İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Ceza Hukuku ve Ceza Yargılaması

Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Ele Geçirme, Verme veya Yayma Suçu (TCK 136)

Elinde profil ekranı açık telefon tutan bir kişi ve kişisel bilgiler içeren belgeleri kalemle işaretleyen el; arkada ağ şeması gösteren dizüstü bilgisayar ve adalet terazisi.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 23 dakika okuma

Hukuki inceleme ve kontrol: Av. Umut Güneş

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Kişisel verilerin hukuka aykırı verilmesi, yayılması ve ele geçirilmesi; 2026 Yargıtay kararları, ceza, delil ve başvuru yolları.

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek, üçüncü kişiye vermek veya yaymak TCK m.136 kapsamında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla yaptırıma bağlanmıştır. Telefon numarası, adres, fotoğraf, sağlık kaydı ve dijital iletişim bilgileri somut olayda kişisel veri olabilir. Ancak bir verinin kullanılması veya paylaşılması her durumda suç oluşturmaz: verinin nasıl edinildiği, kullanım amacı, hukuki yetki, rıza, kast ve deliller birlikte değerlendirilir. Şikâyete bağlı olmayan bu suç; KVKK başvuru yollarından, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan ve 2025 tarihli Siber Güvenlik Kanunu'ndaki ayrı suçlardan ayırt edilmelidir. [1] [2] [5]

TCK 136 suçu nedir ve hangi davranışları kapsar?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 136. maddesi, kimliği belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiyle ilgili verinin hukuka aykırı biçimde başkasına verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesini suç olarak düzenler. Bunlar birbirinden farklı üç seçimlik harekettir. Kanun, suçun tamamlanması için bu hareketlerin tümünün birlikte yapılmasını aramaz. Dolayısıyla bir veri önce hukuka uygun elde edilmiş olsa bile daha sonra yetkisiz kişiye açıklanması ayrıca incelenebilir; buna karşılık verinin hukuka aykırı edinildiği iddiası tek başına kimin hangi fiili gerçekleştirdiğini ispatlamaz. [1] [6]

Kişisel verilerin korunmasına ilişkin temel hak Anayasa m.20/3'te güvence altındadır. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kişisel veri işlenmesinin şartlarını ve veri sorumlusunun yükümlülüklerini düzenlerken, TCK m.136 bireyin cezai sorumluluğunu esas alır. KVKK ihlali tespit edilmesi ceza mahkûmiyeti anlamına gelmediği gibi, KVKK kapsamında idari karar verilmemiş olması da ceza soruşturmasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. [1] [3]

Kişisel veriyi bir başkasına verme

Veriyi yetkisiz bir gerçek veya tüzel kişinin bilgi alanına aktarma, tek bir kişiye gönderimle de gerçekleşebilir. Kişiye ait telefon numarasının başka birine iletilmesi, çalışan listelerinin farklı bir şirkete gönderilmesi veya hasta belgesinin yetkisiz üçüncü kişiye teslimi bu başlık altında değerlendirilebilir. Veriyi alan kişinin bilgiyi sonradan yayması ayrı bir olaydır; verme suçu için sosyal medyada herkese açık paylaşım zorunlu değildir. Verinin gönderilmesine izin veren kanuni bir yetki veya başka hukuka uygunluk sebebi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Kişisel veriyi yayma

Yayma, verinin birden çok kişinin bilgisine sunulması veya erişilebilir kılınması yoluyla gerçekleşebilir. Sahte sosyal medya hesabına fotoğraf eklenmesi, çok sayıda alıcıya kişisel verili dosya gönderilmesi, verilerin internet ortamında yayımlanması veya kapalı gruplarda dağıtılması bu kapsamda incelenir. Hesabın herkese açık veya kapalı olması, fiilin sınırları ile eldeki deliller açısından önemlidir; ancak kapalı grup paylaşımı otomatik olarak hukuka uygun değildir.

Kişisel veriyi ele geçirme

Ele geçirme, başkasının hâkimiyeti altındaki kişisel verinin failin hâkimiyeti altına alınmasıdır. Veri tabanından izinsiz kopya oluşturmak, kaydedilmiş belgenin örneğini almak, kişisel veri içeren kayıtları haricî belleğe aktarmak veya telefon üzerindeki kayıtları yetkisiz biçimde edinmek somut olaya göre bu fiili oluşturabilir. Veri içeriğine yalnızca bakılması veya duyularla öğrenilmesi ile verinin üzerinde tasarruf imkânı kazanılması aynı değildir. Bu ayrımın somut olaya nasıl uygulandığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2023 tarihli kararı bakımından özellikle önemlidir. [7]

Hangi bilgiler kişisel veri sayılır?

KVKK m.3/1-d, kişisel veriyi kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiyle ilgili her türlü bilgi olarak tanımlar. Veri mutlaka sır niteliğinde olmak zorunda değildir. Bir ad-soyad tek başına birden fazla kişiye ait olabilirken; başka bilgilerle birlikte kişiyi belirlenebilir hâle getirebilir. Günlük fotoğraf, bir kimlik belgesi, işyeri kaydı ve sağlık raporunun korunma ihtiyacı aynı olsa da ceza hukuku yönünden verinin niteliği ve kullanım bağlamı ayrıca incelenir. [3] [6]

Veri grubuSomut örneklerİncelemede öne çıkan mesele
Kimlik ve iletişimAd, T.C. kimlik numarası, adres, telefon, e-posta, fotoğrafKimlik belirlenebilirliği, aktarımın amacı ve yetki
Sağlık ve biyometrik kayıtTedavi, reçete, tanı, parmak izi, genetik veriÖzel hassasiyet, erişim yetkisi ve sır saklama
Mali ve mesleki bilgiIBAN, ücret, banka hareketi, çalışan dosyası, sicilMeşru işlem amacı, alıcı ve veri kapsamı
Dijital iletişim ve konumHTS, arama geçmişi, kullanıcı kimliği, belirlenebilir IP, konumElde ediliş yöntemi ve hukuka uygun erişim
Çevrim içi görüntü ve profilProfil fotoğrafı, paylaşım, bağlantılı hesap bilgisiAlenileştirme iradesi ile sonraki kullanma bağlamı

KVKK m.6'da düzenlenen özel nitelikli verilerin işlenme şartları, ceza hukukundaki bütün artırımlarla özdeş değildir. TCK m.135/2'deki özel veri nedeniyle yarı oranında artırım, kişisel verinin kaydedilmesi suçuna ilişkindir; otomatik olarak TCK m.136'ya uygulanmaz. TCK m.136 bakımından kanuni özel artırım sebebi ayrıca m.136/2 ve m.137'de aranır. [1]

Suçun maddi ve manevi unsurları nasıl değerlendirilir?

Mağdur, fail ve suçun konusu

Suçun mağduru kişisel verisi üzerinde hukuka aykırı hareket gerçekleştirilen gerçek kişidir. Fail, kanundaki hareketi gerçekleştirebilecek herhangi bir kişi olabilir. Kamu görevlisinin görevi dolayısıyla veriye erişmesi veya sağlık çalışanının mesleki erişim yetkisi bulunması suçun unsurları açısından önemlidir; bu sıfatların varlığı tek başına mahkûmiyet nedeni değildir. Şirketlerin tüzel kişiliğine ceza sorumluluğu yüklenmesi ile TCK m.140 kapsamında uygun koşullarda güvenlik tedbiri uygulanması da birbirinden farklı hususlardır.

Hukuka aykırılık yalnız rıza yokluğundan ibaret değildir

TCK m.136'da hukuka aykırılık açık bir unsurdur. Başkasının rızası bulunmaması önemli olmakla birlikte tek ölçüt değildir. Kanuni görev, yetkili merciye zorunlu bildirim, somut olayda TCK m.24 veya m.26 kapsamında değerlendirilebilecek bir hak kullanımı ya da verinin hukuka uygun paylaşım şartları tartışılmalıdır. Buna karşılık iş gereği edinilen veri, görev amacı dışına çıkarılarak veya gerekli olmadığı hâlde geniş kitlelere açıklanarak kullanılamaz.

Hak arama ve savunma özgürlüğü sınırsız veri yayımlama yetkisi vermez. Mahkemeye ilgili, gerekli ve hukuka uygun edinilmiş belgenin sunulması ile aynı belgenin sosyal medyada yayımlanması farklı hukuki olaylardır. Özellikle sağlık verileri, çocuklara ait bilgiler ve üçüncü kişilerin mahremiyetini etkileyen belgelerde amaç ve ölçülülük denetimi yapılmalıdır. [14]

Genel kast, haksızlık yanılgısı ve ispat

Bu suç kasten işlenebilir; sırf sistem hatası, sehven adres seçimi veya güvenlik zafiyeti nedeniyle gerçekleşen her veri aktarımı TCK m.136 yönünden mahkûmiyet gerektirmez. Failin neyi bildiği, verinin niteliğini ve eylemin hukuka aykırılığını nasıl değerlendirdiği; davranışın öncesi ve sonrası, mesajlar, erişim kayıtları, deliller ve savunma birlikte incelenir. TCK m.30/4 kapsamındaki kaçınılmaz haksızlık yanılgısı ile sırf cezadan kurtulmak için ileri sürülen soyut bilgisizlik savunması birbirinden ayrılır. [7]

Suçun tamamlanması, teşebbüs, iştirak ve zincirleme suç

Verinin yetkisiz aktarımı, yayılması veya ele geçirilmesi tamamlandığında ayrıca maddi zarar doğması aranmaz. Hareketin icrasına başlanmasına rağmen sonuç tamamlanamamışsa TCK m.35 kapsamında teşebbüs; birden çok kişinin katkısı varsa iştirak; farklı tarihlerde aynı suç işleme kararı kapsamında fiiller varsa TCK m.43 yönünden değerlendirme gerekebilir. Ancak farklı seçimlik hareketlerin gerçekleşmesi, birden çok mağdurun bulunması veya aynı dosyanın farklı kişilerce açılması tek başına otomatik bir ceza artırımı formülü oluşturmaz. Her işlem ve mağdur bakımından fiil birliği, kast ve kanuni şartlar ayrıca belirlenmelidir.

İnternetteki herkese açık fotoğrafı paylaşmak suç mudur?

Her aleni fotoğrafın yeniden paylaşılması suç değildir; ancak verinin önceden açık olması başlı başına sınırsız yeniden kullanma izni de değildir. İncelemede paylaşımı kimin başlattığı, fotoğrafın kaynak sayfadaki açıklığı, eşlik eden ad-soyad ve adres bilgileri, sahte hesap oluşturulup oluşturulmadığı, paylaşımın başka kişiye zarar vermek veya yanıltıcı bir ilişki kurmak için kullanılıp kullanılmadığı ve hukuka aykırılık bilinci belirleyicidir. [8] [9] [10]

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 21.04.2026 tarihli, 2023/4940 E., 2026/4133 K. sayılı kararında, kişinin daha önce kendi hesabından paylaştığı fotoğrafın farklı bir hesaptan rıza dışında yayımlanması nedeniyle verilen beraat kararı bozulmuştur. Karar, fotoğrafın daha önce görülmüş olmasını suçun oluşumunu kesin biçimde dışlayan bir sebep saymamıştır. [8]

Buna karşılık aynı Dairenin 12.05.2025 tarihli, 2022/8087 E., 2025/4289 K. sayılı kararında; kamuya mal olmuş bir kişi hakkında alenileştirilmiş haber ve fotoğrafları bağlamı değiştirmeden paylaşan, hukuka aykırılık bilinci kanıtlanamayan sanığa yönelik beraat onanmıştır. Bu, bütün hayran sayfalarının veya kamu görevlisi fotoğraflarının koşulsuz olarak serbest olduğu anlamına gelmez; sonuç somut paylaşımın koşullarına bağlıdır. [9]

Nitekim 12.05.2025 tarihli, 2023/2695 E., 2025/4315 K. sayılı kararda da herkese açık hesaptan alınan fotoğrafın rıza dışı paylaşılması nedeniyle verilen mahkûmiyet onanmıştır. Bu üç kararın birlikte okunması gerekir; yalnız bir mahkûmiyet veya yalnız bir beraat kararından evrensel sonuç çıkarılması hukuken isabetli değildir. [10]

Sahte sosyal medya hesaplarında isim ve fotoğraf kullanımı

Başkasına ait ad, fotoğraf, telefon veya adres bilgilerinin sahte hesaba taşınması; paylaşımın alıcı çevresi, kimliğin taklit edilmesi, söz ve görüntüyle oluşturulan bağlam gözetilerek TCK m.136 kapsamında değerlendirilebilir. Hakaret, tehdit, şantaj, dolandırıcılık veya bilişim suçlarının koşulları gerçekleşiyorsa bunların ayrıca incelenmesi gerekir; aynı fiile ilişkin cezaların hangi birleşme kuralına tabi olacağı her somut olayda belirlenir. [6] [8]

Mahrem görüntüler ile günlük fotoğraflar aynı değildir

Kişinin ev içindeki mahrem görüntüsü, özel yaşam alanını gösteren ses veya görüntü kaydı ile kamuya açık ortamda günlük kıyafetle çekilmiş portre arasında hukuki vasıf ayrımı vardır. Mahrem görüntülerin rıza dışında kaydedilmesi veya ifşası TCK m.134 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu gündeme getirebilir. Günlük fotoğraf ise TCK m.136 bakımından kişisel veri olabilir. Eylem nitelenirken tek başına paylaşım platformuna değil, görüntünün özel hayat niteliğine ve hukuka aykırı hareketin türüne bakılmalıdır. [1] [15]

Telefon, WhatsApp, HTS ve özel yazışmaların ele geçirilmesi

Telefon numarasının yanlış amaçla başkalarına verilmesi, kişinin adına sahte hesabın açılması, arama kayıtlarının rıza dışında temin edilmesi, mesaj içeriklerinin izinsiz kaydedilmesi ve özel yazışmaların başka gruplara iletilmesi birbirinden farklı maddi olgulardır. TCK m.132 (haberleşmenin gizliliği), m.134 (özel hayat), m.135 (hukuka aykırı kaydetme) ve m.136 (verme, yayma, ele geçirme) arasındaki sınır, verinin niteliği ve hareketin konusu dikkate alınarak çizilir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 06.12.2021 tarihli, 2021/4655 E., 2021/8550 K. sayılı kararında, boşanma aşamasındaki eşe ait altı aylık HTS kayıtlarının rıza dışında temin edilmesine ilişkin mahkûmiyetin suç vasfı yönünden isabetsizlik taşımadığını belirtmiştir. Kişinin eşi olması, haberleşme ve erişim kayıtlarına otomatik erişim yetkisi vermez. [13]

WhatsApp profil fotoğrafı veya sosyal medya hesabında bulunan bir görselin kaydedilmesi ve gönderilmesi ise kaynağı, görünürlük ayarı, amaç, alıcı ve hukuka aykırılık yönünden ayrıca araştırılmalıdır. Gönderimin sehven yapıldığının ileri sürülmesi hâlinde fiilin gerçekleşme şekli teknik kayıtlarla ve diğer delillerle değerlendirilir. Kişiye ait bir fotoğrafın yalnızca belirli bir çevreyle paylaşılmış olması ile herkese açık olarak kullanılmış olması aynı olgu değildir.

Kamu görevlileri, hastaneler ve çalışanların erişim yetkisi

Kamu görevlisinin sistemde sorgulama yapması

Kurumun bilgi sistemine giriş şifresi verilmesi, bütün sorgulamaların görev gereği yapıldığını göstermez. Buna rağmen görevli kişinin sistemde yalnızca veriyi görmesi ile kaydetmesi, kopyalaması veya başkalarına aktarması ayrı araştırılmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2023 tarihli, 2021/384 E., 2023/367 K. sayılı kararında, kurumca erişim yetkisi verilen kamu görevlisinin merak amacıyla yaptığı sorgulamadan ibaret somut olayda, verinin başka yere aktarılmaması ve hukuka aykırılık bilinci bakımından yapılan değerlendirmeler sonucunda beraat doğrultusundaki sonuç benimsenmiştir. Kurum içi disiplin sorumluluğunun ayrı kalabileceği belirtilmiştir. [7]

Buna karşılık Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 21.10.2020 tarihli, 2019/3586 E., 2020/5426 K. sayılı kararında, polis memurunun yetkisi dışında yaptığı sorgulama mahkûmiyeti onanmıştır. Kararlar farklı dosyalara ve fiili koşullara ilişkindir. Güncel CGK kararının varlığı, her erişim kaydını ceza dışı bırakan kategorik bir ilke şeklinde yorumlanmamalı; sorgulama yetkisi, kaydetme/aktarma olgusu, kişinin hukuka aykırılık bilinci ve ispat ayrı ayrı tartışılmalıdır. [7] [16]

Sağlık çalışanı ve özel nitelikli veri

Hastanın ilaç listesi, rapor, tanı veya doğum bilgisi özel hassasiyet taşır. Hastanede çalışmak, kayıtları merak amacıyla açma veya kişinin tıbbi bilgilerini yetkisiz kişiye aktarma yetkisi oluşturmaz. Bununla birlikte suç isnadı için veriye kimin eriştiği, erişim yetkisinin kapsamı, kaydın alındığı dosya, aktarımın alıcısı ve varsa kanuni görev veya savunma amacı somut delillerle ortaya konmalıdır. Sağlık verisinin özel nitelikli olması tek başına TCK m.136 bakımından otomatik ceza artırımına neden olmaz.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.06.2014 tarihli, 2012/1514 E., 2014/312 K. sayılı kararı, kişinin doğum belgesinin sağlık kurumundan alınarak idari şikâyet ekinde sunulması olayında, hak arama amacı iddiasının hukuka uygunluk incelemesini tek başına bitirmediğini ortaya koymuştur. [14]

Şirket çalışanı, banka kayıtları ve müşteri listeleri

İnsan kaynakları kayıtları, müşterilerin iletişim bilgileri, işverenin erişim logları ve banka verileri hem kişisel veri mevzuatı hem de fiilin niteliğine göre ticari/müşteri sırlarına ilişkin normlar bakımından değerlendirilebilir. Veri sorumlusunun zayıf güvenlik politikası ile çalışan tarafından kasten gerçekleştirilen yetkisiz aktarım aynı hukuki sorumluluk değildir. Bu sebeple yetki matrisi, iş tanımı, erişim politikası, çalışan eğitimi, saklama ve erişim kayıtları önem taşır.

Düğün fotoğrafı, profesyonel çekim ve ticari tanıtımda kişisel veri

Düğün veya nişan fotoğrafının fotoğrafçıya çekim için verilmesi, bu görüntünün sanatçının internet portföyünde, reklamında veya başka müşteri çalışmalarında sınırsız ticari kullanımına rıza verildiği anlamına gelmez. Fotoğrafın kişiyi belirlenebilir kılması, çekim ve teslim sözleşmesinin kapsamı, tanıtım amacı için ayrıca verilen yetki, verinin alenileştirilip alenileştirilmediği ve TCK m.136 bakımından hukuka aykırılık/kast ayrı araştırılır. KVKK bakımından işlemenin hukuki sebebi ile kişilik hakkından doğan talepler de kendi koşullarına bağlıdır. Bir sözleşme uyuşmazlığının varlığı tek başına ceza suçunun işlendiğini kanıtlamaz.

Kişinin başlangıçta rızayla yayımlattığı fotoğrafın daha sonra kaldırılmasını istemesi hâlinde önceki rızanın kapsamı, geri alınma veya sonraki kullanımın hukuki durumu ve somut ifşa fiili belirlenmelidir. Her kaldırmama olayı otomatik TCK m.136 suçu değildir; platformun ve veri sorumlusunun farklı yükümlülükleri bulunabilir. [3]

Kişisel verinin dava dosyasına, dilekçeye veya idari şikâyete sunulması

Bir belgenin mahkemeye verilmesi, verinin sınırsız şekilde yayıldığı anlamına gelmez. Hukuka uygun elde edilmiş ve uyuşmazlığın çözümü için gerekli kişisel verinin yargısal veya idari mercie sunulması, hakkın kullanılması kapsamında tartışılabilir. Ancak öncelikle belgenin edinme yöntemi, kimden alındığı, maddi olguyu ispat bakımından gerekliliği, olayla ilgisiz üçüncü kişilerin bilgilerinin ayıklanıp ayıklanmadığı ve tarafların savunma hakları değerlendirilir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/312 K. sayılı kararında doğum belgesinin sağlık kurumundan nasıl edinildiği ve idari şikâyette kullanılması ayrıntılı tartışılmıştır. Bu nedenle ne “mahkemeye sunulduysa suç olmaz” ne de “kişisel bilgi içeren her belge sunumu suçtur” yaklaşımı doğrudur. Mesleki sır saklama yükümlülüğü bulunan avukat, hekim ve diğer meslek mensupları bakımından işlem yetkisinin kapsamı ayrıca önemlidir. [14]

Banka kartı ve ödeme bilgilerinin kopyalanması

ATM üzerinden kart bilgilerinin kopyalanması, kart üzerindeki kişisel verilerin ele geçirilmesi veya kartın hukuka aykırı kullanımına yönelik hazırlıklar, birden fazla ceza hükmünü gündeme getirebilir. TCK m.136 ile TCK m.245'teki banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçu aynı suç değildir. Bir cihazın yerleştirilmesi, kart verisinin fiilen elde edilmesi ve bu veriyle ödeme yapılması ayrı aşamalardır. Tamamlanan hareket, teşebbüs, kullanım ve varsa zarar iddiası teknik tespitlerle ayrılmalıdır. Suçun gerçekleştiği sonucuna yalnız ATM cihazının bulunmasından hareketle varılamaz.

2025 Siber Güvenlik Kanunu: Sızdırılmış verilerin yeniden paylaşılması

7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu m.16/4, veri sızıntısı nedeniyle siber uzayda daha önce yer almış kişisel verileri veya kritik kamu hizmeti kapsamındaki kurumsal verileri, ilgili kişilerin veya kurumların izni olmadan ücretli ya da ücretsiz biçimde erişime açma, paylaşma veya satışa çıkarma fiilleri için üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörür. Burada verinin sızıntıyla bağlantısı, siber ortamda önceden bulunması ve özel kanundaki seçimlik hareketlerin gerçekleşmesi araştırılır. [5]

Bu özel hüküm, TCK m.136'nın yerine tüm olaylarda geçen genel bir düzenleme değildir. Sıradan bir telefon numarası paylaşımı ile daha önce sızdırılmış bir veri setinin ücret karşılığı satılması farklıdır. Aynı fiilin birden fazla hükmün görünüşte kapsamına girmesi hâlinde normların ilişkisi ve içtima kuralları ayrıca değerlendirilmelidir. “Veri zaten sızmıştı” savunması, 7545 sayılı Kanun m.16/4'teki fiiller bakımından kendiliğinden suçsuzluk sonucuna götürmez.

TCK 136 cezası, nitelikli hâller ve artırım oranları

Hükümİlgili fiilKanuni yaptırım / etki
TCK m.136/1Kişisel veriyi hukuka aykırı verme, yayma veya ele geçirme2–4 yıl hapis
TCK m.136/2CMK m.236/5–6 kapsamında kayda alınan belirli beyan veya görüntünün suçun konusu olmasıBirinci fıkraya göre verilecek ceza bir kat artırılır
TCK m.137/1-aKamu görevlisinin görev yetkisini kötüye kullanarak işlemesiİlgili suçun cezası yarı oranında artırılır
TCK m.137/1-bMeslek veya sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılmasıİlgili suçun cezası yarı oranında artırılır
TCK m.138Kanuni sürenin sonunda yok edilmesi gereken veriyi yok etmemeAyrı suç; m.136 ile karıştırılmamalıdır
7545 s. Kanun m.16/4Sızdırılmış kişisel/kritik kamu hizmeti verisini izinsiz erişime açma, paylaşma veya satma3–5 yıl hapis; ayrı düzenleme

Artırım sebeplerinin varlığı; yetkili kamu görevlisi olmak, bir mesleğe sahip olmak veya verinin sağlık verisi niteliğinde bulunması gibi tekil etiketlerle varsayılamaz. Fiil ile görev yetkisinin kötüye kullanılması veya mesleğin sağladığı kolaylık arasındaki bağ somut olayda ispatlanmalıdır. Suç tarihinde yürürlükteki norm ile sonraki değişiklikler TCK m.7 kapsamında ayrıca değerlendirilir. [1] [5]

Adli para cezası, erteleme ve HAGB otomatik değildir

TCK m.136/1'de temel yaptırım doğrudan hapis cezasıdır; seçimlik asli adli para cezası öngörülmemiştir. TCK m.50 kapsamında seçenek yaptırıma çevirme için hükmolunan cezanın niteliği ve kısa süreli hapis sınırı ile özel koşullar incelenir. TCK m.51 uyarınca erteleme ve CMK m.231 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) da otomatik sonuç değildir. [1] [2]

16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanun, CMK m.231'in HAGB hükümlerini yeniden düzenlemiştir. Güncel m.231/5–6 bakımından hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası olması, daha önce kasıtlı suç mahkûmiyeti bulunmaması, yeniden suç işlenmeyeceği kanaati ve kanundaki zarar giderimi şartları önem taşır. TCK m.136'da temel cezanın alt sınırının iki yıl olması, bütün sanıklar için otomatik HAGB uygulaması anlamına gelmez. İndirim ve artırımın sonuç cezaya etkisi, koşullar, suç tarihi ve geçiş hükümleriyle birlikte incelenmelidir. [2]

Zamanaşımı, şikâyet ve uzlaştırma

TCK m.139 gereğince TCK m.136 suçu şikâyete bağlı değildir. Soruşturma kural olarak Cumhuriyet savcılığınca resen yürütülebilir; mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi kamu davasını kendiliğinden düşürmez. TCK m.136 ayrıca CMK'nın genel uzlaştırma kapsamındaki suçlarından değildir; sırf tarafların uzlaşmak istemesi ceza muhakemesini bitirmez. [1] [2]

Dava zamanaşımı bakımından, TCK m.66/1-e'ye göre TCK m.136/1'in temel hâlinde olağan süre kural olarak sekiz yıldır. Ancak daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâl bakımından TCK m.66/3'ün etkisi, süreyi kesen ve durduran sebepler (TCK m.67), suçun işlenme tarihi, failin yaşı ve zaman bakımından uygulama ayrıca incelenir. Bu nedenle her kişisel veri dosyasında kesin biçimde “sekiz yıl içinde biter” denilemez. Şikâyet hakkına özgü altı aylık süre, şikâyete bağlı olmayan m.136'nın dava zamanaşımıyla karıştırılmamalıdır. [1]

Görevli mahkeme ve yer bakımından yetki

Temel TCK m.136 suçu bakımından kural olarak asliye ceza mahkemesi görevlidir. Ancak aynı olayda farklı suçlar, daha ağır yaptırımı etkileyen özel düzenlemeler veya bağlantılı yargılamalar bulunması hâlinde görev ve yetki CMK'nın ilgili hükümlerine göre ayrıca belirlenir. İnternet üzerinden işlenen fiillerde yalnız mağdurun bulunduğu şehir değil, fiilin işlendiği yer, verinin aktarımı ve yargı çevresi bakımından usul kuralları da incelenir. [2]

Kişisel verisi paylaşılan kişi ne yapmalı?

Bir ihlal şüphesinde en önemli amaç, verinin daha fazla yayılmasına katkıda bulunmadan olayın ispatlanabilir kaydını oluşturmak ve hukuki başvuru yollarını ayırmaktır. Başkalarından gelen ekran görüntülerini sosyal medyada tekrar paylaşmak, ihlalin etkisini artırabileceği gibi üçüncü kişilerin verilerinin yeni bir aktarımına yol açabilir.

  1. Kaydı belirleyin: Hangi veri, hangi URL/hesap, hangi tarih ve saatte, kimlerin erişimine açılmış? İçerik kaybolmadan hukuka uygun ekran görüntüleri, tam bağlantı, paylaşım kimliği ve varsa mesaj/dosya başlıkları kaydedilebilir.
  2. Asıl kayıtları koruyun: Mesajın gönderici/alıcı bilgisi, dosyanın orijinali, cihaz veya sistem logları, ilgili ekranın çevresiyle birlikte görünen bütünlük kaydı, gerekiyorsa tespit talebi hazırlanır. Kopyalanan içerikle orijinal veri ayırt edilmelidir.
  3. Suç duyurusunu hazırlayın: Cumhuriyet başsavcılığına başvuruda verinin türü, hukuka aykırılık iddiası, şüpheliyle bağlantılı somut olgular, mevcut deliller ve talep edilen araştırmalar düzenli şekilde sunulabilir. Platform bilgileri ve dijital kayıtların muhafazası talepleri somutlaştırılmalıdır.
  4. Yayının kaldırılmasını değerlendirin: Platform bildirim mekanizmaları, içerik sağlayıcıya başvuru, kişilik haklarının korunması ve somut koşullardaki yargısal koruma seçenekleri ayrı ele alınır. Hangi yolun uygulanacağı yayının niteliğine bağlıdır.
  5. KVKK yolunu ayrıştırın: Olay KVKK kapsamında veri sorumlusunun bir işlemiyle bağlantılıysa ilgili kişi hakları çerçevesinde veri sorumlusuna başvuru ve şartları varsa Kurula şikâyet değerlendirilebilir. Her bireyler arası suç iddiası doğrudan Kurul tarafından ceza soruşturmasına dönüştürülmez.
  6. Zararı ve tekrarı belgeleyin: Başvuru yazışmaları, içerik kaldırma bildirimleri, erişim izleri ve somut maddi/manevi zarar kayıtları korunmalıdır.

KVKK başvuru yolu ceza şikâyetinden farklıdır

KVKK m.13–14 uyarınca ilgili kişi kural olarak önce veri sorumlusuna başvurur; veri sorumlusu en geç 30 gün içinde cevap verir. Kurula şikâyet bakımından cevap süresi, cevabın ne zaman verildiği ve başvuru tarihine göre hesaplanan 30 ve 60 günlük süreler söz konusudur. Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 24.01.2019 tarihli 2019/9 sayılı kararı, bu hesaplamayı ayrıca açıklamaktadır. Bir veri sorumlusunun ihlalini Kurula taşımak, TCK m.136 kapsamında savcılığa yapılabilecek suç duyurusunun zorunlu ön şartı değildir. [3] [4]

Tazminat ve kişilik hakkına dayalı talepler

Bir kişisel veri suçunun oluşmaması, özel hukuk bakımından hukuka aykırı müdahale bulunmadığı anlamına gelmeyebilir. TMK m.24–25 kapsamında kişilik haklarının korunmasına yönelik talepler, TBK'nın sorumluluk hükümleri, koşullarına göre manevi tazminat ve somut zararların giderilmesi ayrıca değerlendirilir. Ceza mahkemesinde beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile özel hukuk sorumluluğunun ispat koşulları ve değerlendirme yöntemi aynı değildir.

Hakkında TCK 136 soruşturması yürütülen kişi hangi savunmaları incelemeli?

Savunmanın yalnız “veri zaten internetteydi” veya “mağdur şikâyetinden vazgeçti” şeklinde kurulması çoğu dosyada yetersizdir. Dosyadaki delillerle cevaplanması gereken esas sorular şunlardır:

• Veri unsuru: İsnat edilen bilgi bir gerçek kişiyi belirli veya belirlenebilir kılıyor mu; bilginin hangi kısmı suçun konusunu oluşturuyor?

• Hareket: Veri gerçekten ele geçirildi mi, yalnız görüntülendi mi, başkasına aktarıldı mı; somut tarih, hesap ve alıcı saptandı mı?

• Aidiyet: Paylaşımın faille bağlantısını kuran platform kayıtları, cihaz incelemesi, hesap yönetimi ve erişim yetkisi ne ölçüde güvenilir?

• Hukuka uygunluk: Açık ve belirli rıza, kanuni yetki, sözleşmesel görevin sınırı veya hakkın kullanılması bakımından ileri sürülebilecek somut olgu ve belgeler var mı?

• Kast ve yanılgı: Yanlış alıcı, otomatik sistem paylaşımı, varsayılan erişim ayarı, hizmet gereği görüntüleme veya başka açıklamalar objektif kayıtlarla destekleniyor mu?

• Delillerin elde edilişi: Dijital veriler hangi yöntemle elde edildi ve muhafaza edildi; CMK m.134 kapsamında gerekli adli izin bulunması gereken işlem var mı; kayıtlar hükme esas alınmaya elverişli mi?

• Suçların ayrımı: İsnat TCK m.132, 134, 135, 136, 243, 245, 239 veya 7545 sayılı Kanun kapsamındaki fiillerden hangisiyle gerçekten örtüşüyor? Zincirleme suç veya nitelikli hâl için kanuni koşullar mevcut mu?

Mahkûmiyet, dosyadaki maddi ve manevi unsurların şüpheye yer bırakmayan delillerle ispatını gerektirir. Bunun tersine, usulsüz erişim kaydını yalnız “mesleki yetkim vardı” diyerek açıklamak da yeterli olmayabilir. Bilirkişi incelemesi, kurumun erişim kayıtları, orijinal paylaşım koşulları ve mağdurun alenileştirme iradesi birlikte değerlendirilmelidir.

TCK 136 ile bağlantılı diğer suçların karşılaştırılması

DüzenlemeTemel konuAyırıcı inceleme
TCK m.132Haberleşmenin gizliliğinin ihlaliYazışma veya haberleşme içeriği ve iletişim mahremiyeti
TCK m.134Özel hayatın gizliliğinin ihlaliMahrem görüntü/ses ve özel yaşam alanının ifşası
TCK m.135Kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesiKaydetme fiili; m.135/2 özel artırımı
TCK m.136Ele geçirme, verme veya yaymaÜç seçimlik hareket ve hukuka aykırılık
TCK m.138Süresi dolan verileri yok etmemeYok etme yükümlülüğü ve süre
TCK m.243–244Bilişim sistemine girme, sistemi/veriyi bozmaYetkisiz sistem erişimi veya veri/sistem bütünlüğüne müdahale
TCK m.239Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrının açıklanmasıSır niteliği, ilgilinin sıfatı, aktarım ve özel unsurlar
7545 s. Kanun m.16/4Sızdırılmış kişisel/kurumsal verinin yeniden dolaşıma sokulmasıSızıntı bağlantısı ve özel kanuni fiiller

Bu tablo bir seçim algoritması değildir. Aynı olayda birden çok tipin gündeme gelmesi hâlinde kanuni unsurlar ve görünüşte içtima, fikrî içtima veya gerçek içtima değerlendirmesi yapılır. Bir suç adının diğerinden daha ağır olması, deliller araştırılmadan o suçtan hüküm kurulmasını haklı kılmaz.

Güncel Yargıtay kararları ve somut uygulama sonuçları

Aşağıdaki kararlar özetlenirken dava konusu fiil, mahkemenin ulaştığı sonuç ve hukuki ayrım esas alınmıştır. Kararların bir kısmı farklı olaylarda farklı sonuçlara ulaştığından, tek bir karar bütün paylaşım türleri için genel izin veya genel yasak anlamına gelmez. Tam künyeler ve karar metnine erişim bağlantıları Kaynakça'dadır.

Herkese açık görüntünün sonradan paylaşılması: 2026 ve 2025 kararları

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 21.04.2026, 2023/4940 E., 2026/4133 K.: Daha önce kişinin kendi hesabında yayımladığı fotoğrafın başka bir hesaptan rıza dışı paylaşılması olayında, haber amacı gerekçesiyle verilen beraat bozulmuştur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 12.05.2025, 2023/2695 E., 2025/4315 K.: Rıza dışı paylaşım nedeniyle mahkûmiyetin onanması söz konusudur. Buna karşılık aynı Dairenin 2022/8087 E., 2025/4289 K. sayılı kararında, paylaşılan alenileştirilmiş verinin kullanım bağlamı ve hukuka aykırılık bilinci gerekçesiyle beraat onanmıştır. [8] [9] [10]

Görünür kimliği ortaya çıkarılan fotoğraf: 2025 kararı

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 16.12.2025, 2023/3806 E., 2025/8877 K.: Daha önce internet haberinde yüzü gizlenerek aktarılan kişinin fotoğrafının farklı platformdan bulunup isim ve soyisimle birlikte gizleme olmaksızın yayımlanması üzerine kurulan mahkûmiyet onanmıştır. Bu karar, yalnız fotoğrafın varlığının değil, önceki yayındaki gizleme iradesinin sonradan kaldırılmasının önemini de gösterir. [11]

Herkese açık profil resminin başka profilde kullanılması: 2024 kararı

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 20.05.2024, 2020/1110 E., 2024/2493 K.: Kişinin kendi sosyal medya hesabında daha önce paylaştığı profil fotoğrafının rıza dışında başka hesapta kullanılması nedeniyle verilen mahkûmiyet onanmıştır. İlk paylaşımın bulunması suçun unsurlarını tartışmayı gereksiz kılmamıştır. [12]

Kamu kurumunun veri tabanına salt erişim: CGK 2023 kararı

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 21.06.2023, 2021/384 E., 2023/367 K.: Görevli kullanıcı şifresiyle yapılan sorgulamanın, verinin kopyalanıp aktarılması iddiası bulunmayan olayda TCK m.136 yönünden mahkûmiyet gerektirip gerektirmediği tartışılmış; somut olaydaki beraat yönü benimsenmiştir. Aynı konuda 12. Ceza Dairesinin 21.10.2020 tarihli, 2019/3586 E., 2020/5426 K. kararının farklı sonuca ulaşmış olması, erişim yetkisi ve fiilin kapsamının dosyadan bağımsız genellenmemesi gerektiğini göstermektedir. [7] [16]

Sağlık belgesinin idari şikâyette kullanılması: CGK 2014 kararı

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 10.06.2014, 2012/1514 E., 2014/312 K.: Doğum belgesinin ilgili kişinin rızası dışında alınarak idari şikâyete eklenmesi olayında, başvuru hakkına dayanmanın hukuka aykırı erişimi otomatik olarak meşrulaştırmadığı vurgulanmıştır. Karar, eski tarihli ceza miktarları içerdiğinden bugünkü temel ceza aralığı için değil, hukuka uygunluk tartışması için dikkate alınmalıdır. [14]

Boşanma sürecinde HTS kayıtları: 2021 kararı

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 06.12.2021, 2021/4655 E., 2021/8550 K.: Eşin arama kayıtlarını hukuka aykırı biçimde temin etme fiili yönünden suç vasfı yerinde bulunmuş, ancak suç tarihinde yürürlükte bulunan daha düşük temel ceza sınırı gözetilmediğinden hüküm bozulmuştur. Aile bağı tek başına üçüncü kişinin iletişim kayıtlarını edinme yetkisi doğurmaz. [13]

İlgili yazılar: Özel Hayata Saygı ve Kişisel Verilerin Korunması: Hak İhlalleri ve Başvuru Yolları; İnternetten İçerik Kaldırma ve Erişimin Engellenmesinde Güncel Başvuru Yolları; Ceza Yargılamasında Dijital Deliller: WhatsApp Yazışmaları, Ekran Görüntüleri ve Hükme Esas Alınabilirlik; Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması: Uygulanma Şartları, Kanun Yolları ve Hukuki Sonuçları.

Sonuç

TCK m.136 bakımından belirleyici soru yalnızca “kişisel veri paylaşıldı mı?” değildir; veriyi kimin, hangi yetkiyle, nasıl ve hangi amaçla ele geçirdiği veya başkasına sunduğudur. Kişisel verilerin korunması temel hak olmakla birlikte her KVKK aykırılığı doğrudan ceza mahkûmiyeti değildir. Bunun tersine bir verinin internette önceden bulunması da sonraki yayını her koşulda hukuka uygun hâle getirmez.

Mağdur bakımından hukuka uygun delil muhafazası, doğru suç vasfı ve ceza–KVKK–tazminat yollarının ayrılması; şüpheli veya sanık bakımından erişim yetkisi, kast, hukuka uygunluk ve teknik delillerin hükme esas alınabilirliği davanın temel meseleleridir. 2026 tarihli Yargıtay içtihadı ve 7545 sayılı Kanun'daki sızdırılmış veri düzenlemesi, güncel değerlendirmede ayrıca dikkate alınmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

TCK 136 suçunun cezası kaç yıldır?

TCK m.136/1 bakımından temel ceza iki yıldan dört yıla kadar hapistir. TCK m.136/2 veya m.137 koşulları varsa ilgili artırım ayrıca uygulanır. Başka suçların bulunması veya cezanın bireyselleştirilmesi somut dosyaya göre değerlendirilir.

Bir kişinin telefon numarasını başkasına vermek suç mu?

Telefon numarası kişisel veri olabilir. Başkasına verilmesinin TCK m.136'yı oluşturup oluşturmadığı, verme fiilinin hukuka aykırılığı ve failin kastı başta olmak üzere somut şartlara bağlıdır. Her meşru iş iletişimi suç sayılmaz.

Herkese açık Instagram fotoğrafını paylaşmak suç mu?

Otomatik olarak ne suçtur ne de serbesttir. Fotoğrafın hangi bağlamda yeniden yayımlandığı, rıza ve hukuka uygunluk sebebi, kimlik bilgileriyle birlikte kullanılması ve kast belirleyicidir. 2025–2026 kararları hem mahkûmiyet hem beraat örnekleri içerir. [8] [9] [10]

Kişisel verileri ele geçirme suçu şikâyete bağlı mı?

Hayır. TCK m.139, m.136'yı şikâyete bağlı suçların dışında bırakmıştır. Şikâyetten vazgeçilmesi ceza dosyasını kendiliğinden bitirmez.

Uzlaştırma veya arabuluculukla ceza davası sona erer mi?

TCK m.136 genel uzlaştırma kapsamında değildir. Özel hukukta sulh veya tazminat anlaşması, ceza yargılamasının kanuni şartlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

WhatsApp ekran görüntüsünü mahkemeye sunmak suç mu?

Her durumda suç sayılmaz. Görüntünün nasıl edinildiği, kimin mesajlarını içerdiği, uyuşmazlıkla ilgisi, gerekli ve ölçülü olup olmadığı ve delil sunma hakkı incelenir. Dosyaya sunmakla sosyal medyada yayımlamak aynı fiil değildir.

Kamu görevlisinin veriyi meraktan sorgulaması her durumda TCK 136 mıdır?

Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2023/367 K. sayılı kararında, yetkili sistemde yalnız sorgulama ve görüntüleme içeren somut olayda suçun oluşmadığı kabul edilmiştir. Bu, görev dışı erişimin disiplin veya veri koruma sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; kopyalama ve aktarım bulunan olaylar farklıdır. [7]

Kişisel verilerin yayılması için maddi zarar gerekir mi?

TCK m.136 seçimlik hareketlerin hukuka aykırı biçimde tamamlanmasını esas alır; ayrıca somut maddi zarar oluşması zorunlu unsur değildir. Ancak tazminat veya başka suç iddialarında zarar, nedensellik ve diğer koşullar ayrı araştırılır.

Kişisel veri ihlali için doğrudan KVKK'ya mı gidilmeli?

KVKK kapsamında ilgili kişinin talebi çoğu durumda önce veri sorumlusuna yöneltilir; Kurula şikâyetin kendine özgü 30/60 günlük süreleri vardır. TCK m.136 için savcılığa suç duyurusu bu başvuru yolundan farklıdır. [3] [4]

Sızdırılmış müşteri verisini yeniden satmak yalnız TCK 136 mıdır?

Hayır. 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu m.16/4, siber uzayda önceden sızdırılmış belirli verilerin izinsiz erişime açılması, paylaşılması veya satışa çıkarılmasını ayrı cezai düzenlemeye bağlar. TCK m.136 ve başka suçlarla ilişkisi somut fiile göre belirlenir. [5]

Zamanaşımı her durumda sekiz yıl mı?

Hayır. Temel TCK m.136/1 hâlinde olağan dava zamanaşımı kural olarak sekiz yıldır; nitelikli hâller, kesilme veya durma sebepleri ve kanunun zaman bakımından uygulanması sonucu değiştirebilir.

Kaynakça

  1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, özellikle m.7, 24–26, 30, 35, 43, 50–51, 66–67, 132–140, 239, 243–245. Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat.
  2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m.134, 160–173, 223, 231, 236 ve kanun yolu hükümleri; 7589 sayılı Kanun'un 16.07.2026 tarihli değişikliği. Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat.
  3. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m.3, 5–6, 11, 13–14, 17 ve 24.01.2019 tarihli 2019/9 sayılı Kurul kararı. Kişisel Verileri Koruma Kurumu.
  4. Kişisel Verileri Koruma Kurumu, 100 Soruda Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, başvuru ve şikâyet bölümleri. Resmî rehber.
  5. 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu, özellikle m.16/4; sızdırılmış veri ve özel suçun kapsamı. TBMM kabul edilen kanun metni.
  6. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 17.06.2014, 2012/1510 E., 2014/331 K., kişisel veri ve suçun unsurları. Karar metni.
  7. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 21.06.2023, 2021/384 E., 2023/367 K., yetkili sistem sorgulaması, ele geçirme ve hukuka aykırılık değerlendirmesi. Karar metni.
  8. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 21.04.2026, 2023/4940 E., 2026/4133 K., daha önce yayımlanmış fotoğrafın rıza dışı yeniden paylaşılması. Karar metni.
  9. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 12.05.2025, 2022/8087 E., 2025/4289 K., aleni verinin bağlamı ve hukuka aykırılık bilinci. Karar metni.
  10. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 12.05.2025, 2023/2695 E., 2025/4315 K., herkese açık fotoğraf paylaşımı. Karar metni.
  11. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 16.12.2025, 2023/3806 E., 2025/8877 K., kimliğin açık biçimde yeniden yayımlanması. Karar metni.
  12. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 20.05.2024, 2020/1110 E., 2024/2493 K., sosyal medya profil fotoğrafı. Karar metni.
  13. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 06.12.2021, 2021/4655 E., 2021/8550 K., HTS verilerinin izinsiz temini. Karar metni.
  14. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 10.06.2014, 2012/1514 E., 2014/312 K., sağlık belgesinin rıza dışı temini ve hak arama iddiası. Karar metni.
  15. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 04.06.2024, 2020/1332 E., 2024/2933 K., profil görüntüsü ve suç vasfının ayrımı. Karar metni.
  16. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 21.10.2020, 2019/3586 E., 2020/5426 K., kamu görevlisinin kayıt sorgulaması. Karar metni.

YAZAR

Av. Menije Nur Özcan

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları