Bir mirasçının kişisel borcu nedeniyle mirastaki ekonomik hakkına haciz konulabilir; bu borç diğer mirasçıların kişisel borcu hâline gelmez. Bununla birlikte ortak taşınmazın elbirliği mülkiyetinde bulunması, alacağın tahsili için paylaşma veya satış sürecinin gündeme gelmesine yol açabilir. Haczin kapsamı ile bütün taşınmazın satılıp satılmayacağı ayrı incelenmelidir. [Kaynak 1, İİK m.94 ve 121; Kaynak 2, TMK m.640, 648]
İlk adım, borcun kime ait olduğunu ve tapudaki mülkiyet biçimini belirlemektir. Mirasbırakanın borcu, mirasçının kendi kredi borcu ve taşınmazın üzerindeki ipotek aynı hukuki durum değildir. İcra dosyasındaki borçlu, tapu kaydı ve mirasçılık belgesi birlikte okunmadan “miras evinin tamamına haciz geldi” sonucuna varılmamalıdır.
Mirasçının borcu ile tereke borcu arasındaki fark
Mirasbırakanın ölümünden önce doğmuş borçlarının mirasçılara etkisi, mirasın kazanılması, reddi ve mirasçıların tereke borçlarından sorumluluğu çerçevesinde değerlendirilir. Buna karşılık mirasçının kendi tüketici kredisi, ticari borcu veya tazminat borcu, sırf miras ortaklığı oluştuğu için kardeşlerine veya diğer ortaklara yüklenmez. [Kaynak 2, TMK m.599, 605 ve 641]
Ancak bir malın baştan beri ipotekli olması veya bütün maliklerin kendi iradeleriyle teminat vermesi hâlinde riskin kaynağı farklıdır. “Borç kardeşime ait” savunması, kişinin kendi verdiği kefalet veya ipoteği ortadan kaldırmaz. Bu nedenle kişisel sorumluluk ile taşınmazın belirli bir borca teminat oluşturması ayrıca ayrılmalıdır.
| Durum | İncelemenin odağı |
|---|---|
| Ölen kişinin borcu | Mirasın kabul veya reddi ve tereke borcu sorumluluğu |
| Yalnız bir mirasçının kişisel borcu | Borçlu mirasçının payı ve ekonomik hakkı |
| Ortak malın tamamında geçerli ipotek | İpoteğin kapsamı, sırası ve teminat verdiği borç |
| Diğer mirasçının kendi kefaleti veya borç taahhüdü | Bu kişinin bağımsız sözleşmesel sorumluluğu |
Tereke borçları için miras borçlarından sorumluluk rehberi ayrıca incelenebilir. Buradaki açıklamaların odağı, mirasçının kişisel borcunun açılmış mirastaki hakkına etkisidir.
Miras açılmadan veya tapu intikali yapılmadan haciz olur mu?
Miras, ölümle açılır. Henüz hayatta olan kişinin malvarlığı, çocuğunun ileride mirasçı olabileceği düşüncesiyle çocuğun borcu için haczedilemez. Muhtemel mirasçılık beklentisi ile ölüm üzerine kazanılmış miras payı aynı değildir. Açılmamış mirasa ilişkin sözleşmeler de TMK m.678’in özel şartlarına tabidir. [Kaynak 2, TMK m.575, 599, 678]
Ölüm gerçekleştikten sonra ise taşınmazın tapuda hâlâ mirasbırakan adına görünmesi, borçlu mirasçının hakkını alacaklıdan bütünüyle korumaz. İİK m.94, borçlunun reddetmediği mirasla kazandığı ancak henüz tescil ettirmediği hakkın borçlu adına tescilinin alacaklı tarafından istenebilmesini düzenler. İcra dairesinin bu işlemi takip yetkisini ilgili merciye bildirmesi gerekir. [Kaynak 1]
Burada alacaklı taşınmazı kendi adına miras yoluyla kazanmaz. Amaç, borçluya geçmiş hakkı görünür ve takip edilebilir hâle getirmektir. Mirasçılık zinciri, ret kayıtları ve tapu intikali tamamlanmadan satışa hangi hakkın konu edildiği konusunda belirsizlik bırakılmamalıdır. Mirasçının alacaklılarının tenkis davası açabilmesi mirasçının alacaklılarının tenkis davası yazısında ayrıca ele alınmıştır.
Elbirliği mülkiyetinde ne haczedilir?
Miras ortaklığı devam ederken mirasçıların tereke malları üzerinde elbirliği hâlinde hak sahipliği vardır. Bu yapıda her mirasçının tek bir odanın, katın veya taşınmazın belirli fiziksel bölümünün maliki olduğu söylenemez. Haciz, borçlunun paylaşma sonucunda elde edeceği ekonomik değere yönelir. Belirli taşınmazdaki tasfiye sonu payının haczi tapu kaydına da işlenebilir. [Kaynak 1, İİK m.94; Kaynak 2, TMK m.640, 701–702]
İcra dairesi, kanunda öngörülen şekilde ilgili üçüncü kişilere haczi bildirir. Mirasçılar açısından önemli olan, tebligatta hangi borçlu ve hangi hak için haciz konulduğunu anlayabilmektir. Tapuda haciz kaydı görülmesi, diğer mirasçıların bütün haklarının borçluya ait sayıldığı anlamına gelmez.
Elif Şen, miras hakkı ve payının devrini incelediği çalışmasında haczi, mirasçının paylaşma sonucunda payına düşecek değerlere ilişkin hakla bağlantılı olarak ele almaktadır. Bu yaklaşım, haciz alacaklısının mirasçı sıfatı kazandığı veya ortak malın tüm gelirlerini kendi hesabına alabileceği biçimindeki yanlış yorumu önler. [Kaynak 7]
Paylı mülkiyette takip nasıl değişir?
Paylı mülkiyete geçilmişse borçlunun taşınmaz üzerindeki payı belirli bir kesir olarak tescillidir. Bu payın doğrudan haciz ve satışının mümkün olması, alacaklının ayrıca bütün taşınmaz için ortaklığın giderilmesini istemekte hukuki yararı bulunup bulunmadığını etkiler. [Kaynak 2, TMK m.688; Kaynak 4]
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 05.12.2024 tarihli, E.2024/3912, K.2024/5525 sayılı kararında, yargılama sırasında toplulaştırma nedeniyle paylar belirli hâle gelmiştir. Borçlunun payının satışıyla alacağa ulaşılabilecek olmasına rağmen bütün taşınmazların satışına karar verilmesi uygun bulunmamıştır. Bu nedenle davanın başındaki tapu kaydı kadar karar anındaki güncel kayıt da önemlidir. [Kaynak 4]
Paylı mülkiyete geçiş haczi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Hakkın takip edilme biçimi değişebilir. Dönüşüm sırf alacaklıdan mal kaçırmanın aracı olarak görülmemeli; mevcut haciz ve diğer ayni hakların yeni paylarda nasıl devam ettiği kontrol edilmelidir. Ayrıntılar [elbirliğinden paylı mülkiyete geçiş yazısında]() açıklanmaktadır. Mirasçının mirası reddetmesine karşı alacaklıların başvurabileceği yol mirasın reddinin iptali yazısında anlatılmıştır.
Alacaklı ortaklığın giderilmesini nasıl isteyebilir?
Elbirliği mülkiyetindeki hakkın paraya çevrilmesi için İİK m.121 özel usul öngörür. İcra mahkemesi ilgilileri dinleyerek satış biçimini belirleyebilir; uygulamada alacaklıya ortaklığın giderilmesi davası açabilmesi için yetki verilmesi gündeme gelir. Tapu intikalini takip etmek için m.94 kapsamında verilen yetki ile m.121 kapsamındaki ortaklığın giderilmesi yetkisi aynı işlem değildir. [Kaynak 1]
Alacaklı, gerekli yetkiye dayanarak sulh hukuk mahkemesinde paylaşma veya satış yolunu takip eder. Taşınmazın bulunduğu yer, tarafların ve mirasçıların doğru belirlenmesi, yetki belgesinin kapsadığı parseller ve haczin geçerliliği incelenir. Yetki belgesinden hareketle borçlunun hiçbir hakkı bulunmayan malların satışını istemek mümkün değildir. [Kaynak 3, HMK m.4, 12; Kaynak 5]
Ortaklığın giderilmesi uyuşmazlığı için 6325 sayılı Kanun m.18/B uyarınca dava öncesi arabuluculuk değerlendirilir. Alacaklının yetkiye dayalı hareket etmesi bu aşamayı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Borçlu ve diğer hak sahiplerinin eksiksiz belirlenmesi, görüşmelerin ve son tutanağın dava konusuyla uyumlu olması gerekir. [Kaynak 6]
TMK m.648 ise açılmış mirasta payı haczettirmiş alacaklının, borçlu mirasçının yerine paylaşmaya katılmak üzere kayyım atanmasını istemesine imkân verir. Bu kayyım, terekenin bütün işlerini yürütmek için atanan temsilciyle aynı değildir. Başvurunun amacı ve kayyımın görevi paylaşma çerçevesinde belirlenmelidir. [Kaynak 2]
Bir mirasçının borcu yüzünden evin tamamı satılır mı?
Elbirliği mülkiyetinin çözülmesi için ortaklığın giderilmesi yoluna gidilmişse, aynen paylaşmanın mümkün olmadığı taşınmazın tamamının satışı gündeme gelebilir. Bu, diğer mirasçıların borçtan kişisel olarak sorumlu tutulması anlamına gelmez; onların hakları satış bedeli üzerindeki paylarına dönüşür. Borçluya düşen tutar üzerindeki haciz ise takip dosyasında etkisini gösterir.
Her olayda satış zorunlu değildir. Borcun ödenmesi, alacaklıyla bağlayıcı anlaşma, uygun koşullarda aynen taksim, payın doğrudan satılabilir hâle gelmesi veya haczin hukuken sona ermesi sonucu değiştirebilir. Birden fazla taşınmaz bulunduğunda borca yeterlilik ve talebin kapsamı ayrıca incelenmelidir. Alacaklının tahsil hakkıyla diğer ortakların hakları somut dosyada dengelenir. [Kaynak 1, İİK m.85, 121; Kaynak 4]
Borçlu olmayan mirasçının evde oturması, satışın hiçbir koşulda yapılamayacağına ilişkin tek başına bir güvence değildir. Kullanım anlaşması, kira, intifa hakkı, aile konutu veya başka kayıt varsa bunların niteliği ve satışa etkisi ayrı araştırılır. “Aileden kaldı” nitelemesiyle genel haczedilmezlik sonucu çıkarılamaz.
2026 değişikliği satışa nasıl uygulanır?
31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun, belirli miras taşınmazlarında ilk artırmayı düzenlemiştir. Tüm maliklerin mülkiyeti miras yoluyla edinmiş olması ve mirasçılar dışında üçüncü kişinin mülkiyet hakkının bulunmaması şartlarıyla, ortaklığın satış yoluyla giderilmesinde ilk artırma yalnız malik mirasçılar arasında yapılır. Bu özel usul bir defaya mahsustur. [Kaynak 1, İİK m.114; Kaynak 8]
Bu nedenle her hacizli taşınmazda veya payın doğrudan icra satışında ilk ihalenin aile içinde yapılacağı söylenemez. İşlemin ortaklığın giderilmesi satışı olup olmadığı, mülkiyetin edinilme sebebi ve üçüncü kişi malik bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
Özel ilk artırmada muhammen kıymetin yüzde 100’ü, ikinci artırmada yüzde 50’si esas alınır. Ancak yalnız bu yüzdelere bakılmaz: Kanundaki öncelikli alacak toplamı ile karşılaştırma ve paraya çevirme ile paylaştırma masraflarının eklenmesi de gerekir; teklif ilgili eşiği geçmelidir. İhale bedelinin süresinde ödenmemesinin teminat ve idari para cezası sonuçları vardır. [Kaynak 1, m.114 ve 115]
Geçiş bakımından dava açılış tarihi tek ölçüt değildir. Düzenlemenin yürürlüğünden önce artırma ilanı yapılmış işler için geçici hüküm kontrol edilmelidir. İlan tarihi ve satış şartnamesi görülmeden eski satış dosyasına yeni usul uygulanacağı varsayılmamalıdır. [Kaynak 8, geçici m.1/1]
Satış bedeli diğer mirasçılara nasıl ödenir?
Satış bedelinin tamamı tek mirasçının alacaklısına ödenmez. Hak sahiplerinin payları, taşınmaz üzerindeki rehin ve diğer haklar, muhdesat iddiaları, giderler ve haciz sıraları dikkate alınır. Borçlu mirasçının payından tahsil edilecek tutar, takip borcu ve dosyanın hukuki durumu çerçevesinde belirlenir. [Kaynak 1–2]
Örneğin üç eşit pay sahibinin bulunduğu, başka öncelikli hak veya muhdesat uyuşmazlığı olmayan bir olayda dağıtıma esas net tutarın 6 milyon TL olduğunu varsayalım. Her pay 2 milyon TL’dir. Bir mirasçının borcu olması, diğer iki mirasçıya ait toplam 4 milyon TL’nin de o borca aktarılmasını haklı kılmaz. Borçlunun payındaki artan tutarın kime ve hangi sırayla ödeneceği ise diğer hacizlere göre ayrıca belirlenir.
Bir mirasçı taşınmazdaki evi kendi imkânlarıyla yaptırmışsa, yalnız tapudaki arsa paylarına göre dağıtım yapılması eksik olabilir. Yargıtay’ın E.2025/2017, K.2026/168 sayılı kararı, pay satışında muhdesat değerinin de takip borcuna gitmesi riskinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. [Muhdesatın aidiyetinin tespiti rehberi]() bu özel durumu açıklamaktadır. [Kaynak 9]
Hacze, kıymet takdirine ve satışa nasıl itiraz edilir?
Önce hangi işlemin hukuka aykırı olduğu belirlenir: borcun kendisi, haczin yanlış paya uygulanması, haczedilmezlik, kıymet takdiri, tebligat veya ihale işlemi. Bunların hepsi aynı başvuruya ve aynı süreye tabi değildir. İcra dairesine genel bir dilekçe verilmesi, mahkemeye başvuru süresini kendiliğinden korumaz.
İİK m.16’daki genel şikâyet süresi, işlemin öğrenilmesinden itibaren yedi gündür; süresiz şikâyet kabul edilen hâller ve özel hükümler ayrıdır. Kıymet takdirine şikâyet bakımından m.128/a’daki tebliğden itibaren yedi günlük süre ve masraf şartı dikkate alınır. İhalenin feshi ise m.134’teki özel şartlara bağlıdır. Her işlemin tebliğ veya öğrenme tarihi ayrı kaydedilmelidir. [Kaynak 1]
Borçlunun hâline münasip evi iddiası, İİK m.82 kapsamında somut ihtiyaç ve değer incelemesi gerektirir. Mirasla edinilmiş olması ne otomatik haczedilmezlik ne de otomatik haczedilebilirlik sonucunu tek başına belirler. Diğer mirasçının başkasına ait kişisel haczedilmezlik iddiasını kendi adına ileri sürmesiyle kendi payının yanlış haczedildiğini savunması da farklıdır.
Satış isteme süresi yönünden İİK m.106’daki hacizden itibaren bir yıllık kural ve giderlerin peşin yatırılması şartı önemlidir. Geçerli satış talebi, uzama hâlleri, yetki ve dava süreçlerinin etkisi ile m.110’daki sonuçlar dosya özelinde incelenmelidir. “Haciz yıllardır duruyor, geçerlidir” veya “bir yıl geçti, mutlaka kalktı” biçiminde yalnız takvim hesabıyla karar verilmemelidir. [Kaynak 1]
Ret, devir ve anlaşma haczi ortadan kaldırır mı?
Mirasın reddi, hacizden kaçınmak için her zaman kullanılabilecek sınırsız bir yol değildir. Malvarlığı borçlarına yetmeyen mirasçının alacaklılara zarar vermek amacıyla reddi hâlinde TMK m.617 uygulanabilir. Kanun, yeterli güvence verilmemiş olması şartıyla ret tarihinden başlayarak altı ay içinde iptal davasını düzenler. Her ret bu nedenle geçersiz değildir; özel şartların ispatı gerekir. [Kaynak 2]
Miras payının devri de mevcut haciz, işlem tarihi ve alacaklının hakları incelenmeden çözüm olarak sunulmamalıdır. Tasarrufun iptali veya başka koruma yolları gündeme gelebilir. Aile arasında yapılan ödeme ve paylaşma anlaşmasının alacaklıyı hangi ölçüde bağladığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Uzlaşma sağlanmışsa borcun kapandığı, fer’ilerin ve masrafların nasıl hesaplandığı, haczin kaldırılmasının kim tarafından ve ne zaman isteneceği yazılı hâle getirilmelidir. Ödeme yapılmasıyla tapudaki kaydın fiilen silinmesi aynı an olmayabilir; icra dosyası ve tapu kaydı birlikte takip edilir.
Giderler ve belge kontrolü
İcra, arabuluculuk, ortaklığın giderilmesi ve satış farklı gider kalemleri doğurur. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 21.12.2022 tarihli, E.2022/4119, K.2022/7928 sayılı kararında, dava açıldıktan sonra payın doğrudan satılabilir hâle gelmesi nedeniyle hukuki yararın sona ermesi ile başlangıçtaki haklılık ayrılmıştır. Dava sonradan reddedildi diye giderlerin otomatik olarak alacaklıya yükletilmesi uygun bulunmamıştır. [Kaynak 5]
İnceleme dosyasında icra takip belgeleri, güncel borç hesabı, haciz ve tebliğ kayıtları, mirasçılık belgeleri, güncel ve önceki tapu kayıtları, yetki belgesi, arabuluculuk son tutanağı, kıymet takdiri, satış ilanı ve varsa muhdesat belgeleri bulunmalıdır. Bu belgeler, hangi hakka hangi yolla müdahale edildiğini görünür kılar.
Sonuç
Miras payına haciz, borçlu mirasçının ekonomik hakkına yönelir. Diğer mirasçıların haklarının korunması, mülkiyet biçiminin ve satış yolunun doğru belirlenmesine bağlıdır. Haciz kaydı, yetki belgesi, güncel tapu ve tebligatlar birlikte incelendiğinde; pay satışı, ortaklığın giderilmesi, itiraz veya anlaşma seçenekleri somut biçimde değerlendirilebilir.
Hukuki destek için miras hukuku ve miras davaları sayfamıza da bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kardeşimin borcunu ben ödemek zorunda mıyım?
Sırf birlikte mirasçı olduğunuz için onun kişisel borcundan sorumlu olmazsınız. Kendi kefaletiniz veya verdiğiniz teminat varsa ayrıca incelenir. Bkz. borçların ayrımı.
Anne veya baba hayattayken gelecekteki mirasıma haciz gelir mi?
Henüz açılmamış miras beklentisi, mevcut miras payıyla aynı değildir. Başkasının malı çocuğunun borcu için haczedilemez. Bkz. mirasın açılması.
Tapu hâlâ ölen kişinin adınaysa alacaklı işlem yapabilir mi?
İİK m.94 kapsamında borçlunun kazandığı hakkın tescili için işlem yapılabilir. Tescilin gecikmesi tek başına koruma sağlamaz. Bkz. intikal ve haciz.
Alacaklı doğrudan mirasçı olur mu?
Hayır. Haciz, alacaklıya mirasçı sıfatı kazandırmaz. Paylaşmaya katılım ve satış özel usullere bağlıdır. Bkz. haczin konusu.
Haciz bütün evin mutlaka satılması demek midir?
Hayır. Mülkiyet biçimi, payın doğrudan satılabilirliği, aynen taksim ve diğer seçenekler değerlendirilir. Bkz. bütün taşınmazın satışı.
Paylı mülkiyete geçince haciz kalkar mı?
Kendiliğinden kalkmaz. Borçlunun belirli payının doğrudan takibi mümkün olabilir. Bkz. paylı mülkiyetin etkisi.
İlk ihaleye yalnız mirasçılar mı katılır?
2026’daki özel kural yalnız kanunda belirtilen ortaklığın giderilmesi satışlarında uygulanır. Edinim biçimi, üçüncü kişi mülkiyeti ve geçiş hükmü kontrol edilir. Bkz. 2026 satış değişikliği.
Diğer mirasçıların satış payı alacaklıya verilir mi?
Borçlu olmayanların hakları sırf bu borç nedeniyle alacaklıya aktarılmaz. İpotek ve başka öncelikli haklar ayrıca dikkate alınır. Bkz. bedelin dağıtılması.
Hacze karşı her zaman yedi gün mü vardır?
Genel şikâyet ve özel başvurular ayrıdır; başlangıç olayı ve istisnalar değişebilir. Bkz. itiraz yolları ve süreler.
Mirası reddedersem alacaklı hiçbir işlem yapamaz mı?
Bu kesin sonuç doğru değildir. TMK m.617’nin şartları varsa reddin iptali istenebilir. Bkz. ret ve devir.
Kendi yaptığım evin değeri başkasının borcuna gider mi?
Muhdesat iddianızı ve somut satış riskini ayrıca ileri sürmeniz gerekebilir. Bkz. muhdesatın bedel üzerindeki etkisi.
Borcu ödemek tapudaki haczi hemen siler mi?
Ödeme, dosyanın kapanması ve haciz kaydının kaldırılması ayrı işlemlerdir. Bkz. anlaşmanın uygulanması.
Kaynakça
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, özellikle m.16, 82, 85, 94, 106, 110, 114–115, 121, 128/a, 134; 13.10.2026 tarihinde kontrol edilen konsolide metin.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m.575, 599, 605, 617, 640–648, 677–678, 688 ve 701–702.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.4, 12, 114 ve 323–332.
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 05.12.2024, E.2024/3912, K.2024/5525; payın doğrudan satılabilir hâle gelmesi ve hukuki yarar. Karar tam metni, yeniden yayımlayan: Kanun Yolu.
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 21.12.2022, E.2022/4119, K.2022/7928; İİK m.121’e dayalı dava, hukuki yararın sonradan sona ermesi ve giderler. Karar tam metni, yeniden yayımlayan: Kanun Yolu.
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m.18/A–18/B.
- Elif Şen, “Miras Hakkının ve Payının Devri”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, yıl 9, sayı 33, Ocak 2018, özellikle s.569–570. Tam metin.
- 7589 sayılı Kanun, kabul edilen metin, İİK m.114 değişikliği, geçiş ve yürürlük hükümleri.
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 12.01.2026, E.2025/2017, K.2026/168; icra satışında muhdesat iddiası ve hukuki yarar. Karar tam metni, yeniden yayımlayan: Hukuk Asistan.