Yurt dışında yaşayan mirasçıların Türkiye’deki mirası paylaşabilmesi için bütün varlıkların ve borçların, hak sahiplerinin ve uygulanacak şekil kurallarının açıklığa kavuşması gerekir. Aile içinde anlaşmak önemli olsa da yalnız sözlü anlaşma her varlığın tescil ve teslimini sağlamaz. Paylaşma sözleşmesi ile onun bankada, tapuda veya şirkette uygulanması ayrı aşamalardır. [1]
Paylaşmadan önce net tereke belirlenir
Ölüm tarihindeki malvarlığı, borçlar, eşin mal rejimi hakları ve sonradan oluşan gelir-giderler ayrılır. Önceki bağışların denkleştirme veya tenkis bakımından etkisi varsa ayrıca değerlendirilir. Mirasçılardan birinin para çekmiş olması, o tutarın paylaşma hesabından kendiliğinden çıkarılmasını gerektirmez; hukuki sebep ve hesap incelenir.
Veraset ilamındaki paylar doğru olmalıdır. Sonradan ölen mirasçı varsa onun payının kimlere geçtiği de belirlenir. Yabancı belgeler, küçük veya kısıtlı hak sahipleri ve vatandaşlık bağlantıları dosyayı etkileyebilir. Türkiye’deki taşınmazlarla diğer varlıklar için uygulanacak hukuk MÖHUK m.20 çerçevesinde ayrılır. [2]
Paylaşma sözleşmesinin şekli
TMK m.676, miras paylaşma sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmasını öngörür. Hangi malın kime bırakıldığı, borç ve denkleştirme hesabı açık yazılmalıdır. Taşınmaz, araç ve şirket payının ilgili sicilde uygulanması için özel işlem koşulları ayrıca yerine getirilir. Yazılı aile anlaşmasının varlığı, her kurumda başka belge gerekmeyeceği anlamına gelmez. [1]
Miras payının bir mirasçıya veya üçüncü kişiye devri, mirasın paylaşılmasıyla aynı sözleşme değildir. TMK m.677’deki taraf ve şekil ayrımları ayrıca değerlendirilir. “Feragat”, “satış” veya “paylaşma” başlığı, işlemin gerçek hukuki niteliğini değiştirmez.
Yurt dışındaki mirasçının temsil edilmesi
Vekâlet, paylaşma, sulh, taşınmaz devri ve ödeme işlemleri bakımından yeterli olmalıdır. Yabancı noter belgesinin tasdik ve tercümesi kontrol edilir. Bütün mirasçıların tek kişiye vekâlet vermesi halinde çıkar çatışması ve farklı ödeme talepleri ayrıca düzenlenmelidir. Bir mirasçı kendi adına ve diğerlerinin vekili olarak imzalayacaksa kendi kendisiyle işlem sorunu incelenir. [3] [4]
Küçük veya vesayet altındaki kişi için temsilcinin rızası her zaman tek başına yeterli değildir. İzin ve kayyım gerekip gerekmediği belirlenmeden paylaşma imzalanmamalıdır. Yabancı vesayet kararının Türkiye’deki etkisi de ayrıca incelenebilir.
Sözleşmede bulunması gereken somut hükümler
| Konu | Açıkça yazılacak husus |
|---|---|
| Mal listesi | Sicil, hesap ve ayırt edici bilgiler |
| Değer | Tarih, yöntem ve kabul edilen tutar |
| Özgüleme | Hangi malın hangi mirasçıya bırakıldığı |
| Denkleştirme | Tutar, vade, hesap ve güvence |
| Borçlar | İç ilişkide üstlenme ve alacaklı etkisi |
| Gelir-gider | Kira, vergi, bakım ve tahsil hesabı |
| Sonradan bulunan mal | Ek paylaşma yöntemi |
| İbra | Yalnız gerçekten hesaplaşılan haklar |
Mirasçıların borcu kendi aralarında bir kişiye bırakması, alacaklı karşısındaki sorumluluğu her durumda sona erdirmez. Borçtan kurtulma ve alacaklı rızası ayrı değerlendirilir. Bu nedenle “bütün borçları kardeşim aldı” hükmü üçüncü kişinin talebine karşı kesin koruma olarak sunulmamalıdır. [1] [3]
Anlaşma olmazsa
Taşınır ve taşınmazların paylaşılması ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıkta dava şartı arabuluculuk değerlendirilir. Sonrasında görevli mahkemede paylaşma veya ortaklığın giderilmesi istenebilir. Aynen bölünme, değer kaybı, tarım arazisi kuralları ve satış ihtimali malın niteliğine göre belirlenir. [6] [1]
Satışla ortaklığın giderilmesinde 2026 tarihli İİK m.114 değişikliğinin koşulları varsa ilk artırma yalnız malik mirasçılar arasında yapılır. Bu usul bir kez uygulanır ve üçüncü kişinin pay sahibi olduğu her taşınmazı kapsamaz. İhale, teminat ve ödeme süreleri karar sonrası ayrıca takip edilir. [7]
Paylaşma öncesi bilgi verme yükümlülüğü
TMK m.649 uyarınca mirasçılar tereke malları üzerinde eşit hakka sahiptir ve mirasbırakanla ilişkileri hakkında paylaşmanın eşitliğini ve doğruluğunu sağlayacak bilgileri birbirlerine vermekle yükümlüdür. Bu hüküm, özellikle yurt dışında yaşayan ve hesaplara erişimi bulunmayan mirasçı bakımından önemlidir. Banka bakiyesi, tahsil edilmiş kira, önceden alınmış ödeme ve terekeye ait belgeler paylaşma görüşmesinin dışında tutulmamalıdır. [1]
Bilgi verilmemesi şüphesinde önce hangi mal veya dönem için eksiklik bulunduğu somutlaştırılır. Bütün aile ilişkilerini kapsayan belirsiz bir talep yerine, belirli bankanın ölüm tarihi ve sonraki hareketleri, belirli taşınmazın kira hesabı veya şirketten yapılan ödeme sorulabilir. Karşı taraf “bu para kişisel malımdı” diyorsa hesabın ortaklığı tek başına kesin cevap oluşturmaz; paranın kaynağı ve çekim nedeni araştırılır.
Paylaşma bedeli vadeye bağlanabilir mi?
Bir mirasçı evi alırken diğerine para ödeyecekse bedelin miktarı kadar ödeme güvencesi de önemlidir. Vade, para birimi, temerrüt sonucu, masraflar ve tescille ödemenin sırası açıkça düzenlenmelidir. Tescil hemen yapılacak fakat bedel aylar sonra ödenecekse alacağın korunması ayrıca düşünülür. Uygun güvence seçimi malın niteliği, tarafların durumu ve sicil işlemleriyle birlikte değerlendirilir. [1] [3]
Değerleme tarihinin belirsiz bırakılması da uyuşmazlık yaratır. Taşınmazın geçen yılki değeriyle bugünkü yatırım portföyünü karşılaştırmak dengeli paylaşım sağlamayabilir. Taraflar aynı tarihli değerler kullanabilir veya farklı tarihler arasındaki değişimi nasıl hesaba katacaklarını yazabilir. Aile içi anlaşmada herkesin razı olduğu değer ile üçüncü kişiye satışta elde edilecek fiyatın aynı olması zorunlu değildir; rızanın bilgiye dayanması önemlidir.
Örnek denkleştirme hesabı
Varsayımsal net terekede 6.000.000 TL değerinde ev ve 2.000.000 TL nakit, eşit paylı iki mirasçı bulunsun. Her birinin ekonomik payı 4.000.000 TL’dir. Evi alan mirasçı diğerine 2.000.000 TL öder ve mevcut nakit diğer mirasçıya bırakılırsa, yalnız bu varsayımlar altında denge sağlanır. Evin ipotek borcu veya ödenmemiş vergi varsa önce net değer yeniden hesaplanır. Bu işlem hesabı, TMK anlamında önceki kazandırmaların mirasta denkleştirilmesi sorunuyla karıştırılmamalıdır.
Borçların içeride paylaşılması alacaklıyı bağlar mı?
Mirasçılar bir borcu kendi aralarında yalnız bir kişinin ödemesini kararlaştırabilir. Ancak alacaklıya karşı sorumluluğun kalkması için ayrıca kanuni koşulların gerçekleşmesi gerekir. TMK m.681’de paylaşmadan sonra mirasçıların sorumluluğu ve süresi düzenlenmiştir. Borcun üstlenilmesi anlaşmasının alacaklıya etkisi TBK hükümleriyle birlikte incelenir. Bu nedenle paylaşma sözleşmesinde borcun iç ilişkide kime ait olduğu ve diğer mirasçıya başvurulursa geri ödeme düzeni ayrı gösterilir. [1] [3]
Anlaşmalı paylaşma ile satış yoluyla çözümün farkı
Anlaşmalı paylaşmada mirasçılar malların kime kalacağını ve denge ödemelerini şekil kurallarına uyarak belirler. Mahkeme yolunda ise her malın aynen bölünüp bölünemeyeceği, değer kaybı, özel mevzuat ve tarafların talepleri değerlendirilir. Ortaklığın giderilmesi davasında bütün paydaşların doğru biçimde yer alması önemlidir. Sonradan ölen paydaşın mirasçılarının dosyaya dahil edilmemesi usul sorununa yol açabilir. [4] [1]
Satış kararı verilmiş olması alıcının ve bedelin kesinleştiğini göstermez. Kıymet takdiri, ilan, ihale, bedelin yatırılması ve dağıtım aşamaları ayrıca takip edilir. İİK m.114’teki mirasçılar arası ilk artırma düzenlemesi, kanuni kapsam koşullarıyla uygulanır; mirasçıların her aşamada diledikleri fiyatla malı almalarını sağlayan bir hak değildir. [7]
Kapanışta imzalı sözleşmenin yanına güncel tapu veya sicil kaydı, banka ödeme dekontları ve teslim tutanağı eklenir. Sonradan bulunan varlıkların paylaşımı ve açık kalan borçlar ayrıca kaydedilir. İbra, gerçekten açıklanmış ve hesaplaşılmış kalemlerle ilişkilendirildiğinde hem anlaşmanın kapsamı hem de ilerideki ispat daha belirgin olur.
Paylaşmanın fiilen tamamlanması
Sözleşme imzalandıktan sonra tapu, araç, banka, yatırım ve şirket kayıtları ayrı ayrı güncellenir. Denkleştirme bedellerinin ödendiği doğrulanır. Vergi dosyası ve devam eden borçlar kapatılır veya takvime bağlanır. Sonradan bulunan varlık için ek işlem yöntemi belirlenir; sadece imzalı belge gönderilerek dosya tamamlandı sayılmaz.
Paylaşma sözleşmesi, pay devri ve tapu işlemi arasındaki fark
TMK m.676 kapsamındaki miras paylaşma sözleşmesi, mirasçılar arasında hangi tereke unsurunun kime bırakılacağını düzenler ve yazılı şekle tabidir. TMK m.677’deki miras payının devri ise farklı bir işlemdir: mirasçılar arasındaki sözleşmede yazılı şekil, üçüncü kişiyle sözleşmede noterlikçe düzenleme aranır. Üçüncü kişiye pay devri, o kişiyi kendiliğinden paylaşmaya katılan mirasçı haline getirmez. Türk Medeni Kanunu, m.676–677.
Bu ayrım yurt dışındaki mirasçı açısından önemlidir. “Bütün miras hakkımı devrediyorum” ifadesiyle yalnız bir taşınmazın belirli bedelle kardeşe bırakılması aynı sonuç değildir. Taslakta işlem türü, kapsanan tereke, diğer malların durumu ve karşılık açık yazılır. Taşınmazın tapuda tescili, bankanın ödeme işlemi ve şirket kayıtlarının güncellenmesi için ilgili kurumun uygulama belgeleri ayrıca hazırlanır. Sözleşmenin kurulmasıyla bütün siciller aynı anda değişmez.
Küçük veya kısıtlı mirasçı varsa
Temsilcinin kim olduğu, temsil yetkisinin sınırı ve gerekiyorsa vesayet makamı izni incelenir. Aynı kişinin hem kendi payı için hem çocuğun payı için karşılıklı menfaat içeren sözleşmeye imza atması çıkar çatışması doğurabilir. Kayyım ihtiyacı ve özel koruma hükümleri somut işleme göre değerlendirilir. Yurt dışında verilmiş velayet veya vesayet kararının Türkiye’deki etkisi de ayrıca araştırılır; yabancı belgenin tercümesi bu incelemenin yerine geçmez.
Yargıtay örneği: Paylaşmada gizlenen banka hesabı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.09.2024 tarihli, E.2024/1124, K.2024/6758 sayılı kararında mirasbırakanın ölümünden sonra ortak hesaptan para çekilmesi ve daha sonra yapılan paylaşma sözleşmesinin bu para yönünden etkisi tartışılmıştır. Dosyada mirasçının paradan haberdar olmadığı ve mirasçılar arasındaki bilgi verme yükümlülüğü değerlendirilmiştir. Bozma sonrasındaki inceleme sonucunda verilen kabul hükmü onanmıştır. Resmî karar bağlantısı.
Sonradan pişmanlık duymak tek başına geçerli paylaşmayı ortadan kaldıran bir neden değildir. Karar, her paylaşma sözleşmesinin geçersiz olduğu veya her banka ödemesinin tazminat doğurduğu anlamına gelmez. Somut olayın hesap hareketleri, bilgi sahibi olma durumu ve anlaşmanın kapsamı belirleyicidir. Genel ibra cümlesiyle henüz açıklanmamış bütün malların kesin olarak tasfiye edildiği sonucuna kolayca gidilmemelidir. Bu nedenle paylaşmadan önce banka dökümleri ve bilinen borçlar eklenmeli; sonradan bulunacak mal için bildirim ve ek paylaşma yöntemi kararlaştırılmalıdır.
Mirasçı yurt dışında olduğu için hesapları doğrudan incelememişse, yalnız diğer mirasçının hazırladığı özetle yetinmemesi yararlıdır. Kurumdan alınmış kayıtların kaynağı ve tarihi görülmeli, belgelerin tüm taraflara iletildiği kaydedilmelidir. Bilgi verme yükümlülüğü, kişisel verilerin ilgisiz üçüncü kişilere açılması için sınırsız yetki oluşturmaz.
2026 değişikliği: Ortaklığın satışla giderilmesinde ilk artırma
7589 sayılı Kanunla İİK m.114’te yapılan düzenleme, bütün maliklerin miras yoluyla edindiği ve mirasçılar dışında üçüncü kişinin mülkiyet hakkı bulunmayan taşınmazlarda ortaklığın satış yoluyla giderilmesi bakımından özel bir ilk artırma getirmiştir. Koşullar gerçekleştiğinde ilk artırma yalnız malik olan mirasçılar arasında ve bir defaya mahsus yapılır. 7589 sayılı Kanun, m.1 ve geçici m.1.
Hangi koşullar birlikte incelenir?
Malın taşınmaz olması, mülkiyetin miras yoluyla edinilmesi, malik çevresi ve satış suretiyle ortaklığın giderilmesi kararı birlikte değerlendirilir. Her aile taşınmazında veya her icra satışında bu usul uygulanmaz. Üçüncü kişiye yapılmış pay devri varsa güncel kayıt ayrıca incelenmelidir. Düzenleme, mirasçılara bütün aşamalarda üçüncü kişileri süresiz dışlama yetkisi vermez.
İlk artırmanın yalnız mirasçılar arasında yapıldığı durumda teklif eşiği için muhammen kıymetin yüzde yüzü; ikinci artırmada yüzde ellisi esas alınır. Ancak kanundaki öncelikli alacaklar ve satış/paylaştırma giderleri de dikkate alınır. Bu yüzden “ilk ihalede tam ekspertiz tutarını teklif etmek yeterlidir” şeklinde eksik bir hesap yapılmamalıdır. Satış ilanı ve dosya hesabı görülmelidir.
Eski ilanlarda hangi usul uygulanır?
Geçici hüküm, değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce ilan edilmiş açık artırmaların eski hükümlere göre yürütülmesini öngörür. Dolayısıyla yalnız kararın verildiği tarihe bakılmaz; açık artırma ilanı ve yürürlük ilişkisi kontrol edilir. Yeni usul, yurt dışındaki mirasçı için temsil, teminat, teklif ve ödeme hazırlığını daha da önemli hale getirir. İhaleye katılma yetkisi ve bedelin finansmanı son güne bırakılmamalıdır.
Uygulanabilir paylaşma planı nasıl hazırlanır?
| Konu | Sözleşmede açıklanacak husus | Tamamlanma belgesi |
|---|---|---|
| Taşınmaz | Kime bırakıldığı, kayıtlar, tescil zamanı | Güncel tapu kaydı |
| Banka parası | Pay, masraf ve vergi kesintisi | Banka ödeme dekontu |
| Dengeleme bedeli | Net/brüt tutar, vade, para birimi | Alıcı hesabına geçiş |
| Borç | İç ilişkide yüklenen kişi, alacaklı durumu | Ödeme veya alacaklı kabulü |
| Yeni bulunan mal | Bildirim ve ek paylaşma yöntemi | Ek sözleşme/hesap |
Varsayımsal bir dosyada ev bir mirasçıya, mevduat diğerine bırakılıyor ve evin değeri nedeniyle ek bedel ödeniyorsa, tescille ödeme arasındaki sıra açık kurulmalıdır. Ödeme vadeli olduğunda gecikmenin sonucu ve uygun güvence ayrıca kararlaştırılır. Bir tarafın önce bütün edimini yerine getirip karşılığını belirsiz süre beklemesi, anlaşmanın uygulamada yeni uyuşmazlık üretmesine neden olabilir.
Yurt dışındaki mirasçı bakımından kapanış, yalnız imza örneğinin gönderilmesi değildir. Vekilin yaptığı işlemler, tahsil ettiği tutarlar, ödenen giderler ve alınan kayıtlar hesapla birlikte teslim edilmelidir. Borçlar, vergi taksitleri veya sonuçlanmamış dava varsa bunların devam ettiği kapanış notunda gösterilir. Böylece paylaşma anlaşması, kurumlarda uygulanmış ve tarafların kontrol edebileceği bir sonuca dönüşür.
Sonuç
Sınır ötesi miras paylaşmasında sağlam anlaşma, eksiksiz envanter ve uygulanabilir ödeme-tescil hükümlerine dayanır. Şekil, temsil, alacaklı hakları ve kurum işlemleri birlikte tamamlandığında aile anlaşması gerçek sonuca dönüşür.
İlgili yazılar: Yabancı Vasiyetname Türkiye’de Nasıl Uygulanır? Açılma, Mirasçılık ve Malın Teslimi; Mavi Kartlılar ve Çifte Vatandaşlar İçin Türkiye’de Miras İşlemleri; Türkiye’de Miras İntikali Neden Tamamlanamaz? Eksik Belge, Kurum Reddi ve Çözüm Yolları; Türkiye’ye Gelmeden Miras İşlemleri Nasıl Yapılır? Yurt Dışından Vekâlet ve Uzaktan Takip; Yabancı Mirasçılık Belgesi Türkiye’de Geçerli mi? Apostil, Mahkeme Kararı ve Kullanım Usulü.; Yabancı ve Yurt Dışındaki Mirasçıların Veraset ve İntikal Vergisi; Türkiye’de Miras Kalan Para Yurt Dışına Nasıl Transfer Edilir?
Sıkça Sorulan Sorular
Sözlü aile anlaşması yeterli mi?
Miras paylaşmasında yazılı şekil ve varlığa özgü uygulama koşulları gözetilmelidir.
Bütün borçları bir mirasçı üstlenirse diğerleri kurtulur mu?
İç anlaşmanın alacaklıya etkisi ayrıca incelenir; otomatik kurtuluş varsayılmaz.
Yurt dışından elektronik mesajla onay verilebilir mi?
Mesajın varlığı kanuni şekli ve sicil işlemini her durumda karşılamaz.
Sonradan mal çıkarsa paylaşma biter mi?
Sözleşmenin kapsamı ve ek paylaşma hükümleri değerlendirilir.
Miras payını üçüncü kişiye devretmek paylaşma mıdır?
Aynı işlem değildir. TMK m.677 üçüncü kişiyle pay devrinde noterlikçe düzenlemeyi arar; üçüncü kişi doğrudan mirasçı sıfatı kazanmaz.
Yeni ilk artırma kuralı her taşınmazda uygulanır mı?
Hayır. İİK m.114 koşulları, malik çevresi, edinim şekli ve geçiş hükmü birlikte incelenir.
Küçük mirasçı adına aile anlaşması yeterli mi?
Temsil, çıkar çatışması ve gerekli izinler ayrıca kontrol edilir.
Paylaşma sözleşmesi imzalanınca bütün kurum işlemleri biter mi?
Hayır. Tescil, ödeme ve kayıt güncellemeleri ayrıca uygulanmalı ve belgelenmelidir.
Kaynakça
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 25.09.2024, E.2024/1124, K.2024/6758
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
- 7589 sayılı Kanun, m.1 ve geçici m.1