İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Anayasa Mahkemesi ve AİHM Başvuruları

Örgütlenme Özgürlüğü: Dernek Kurma, Üyelik, Faaliyetler ve Başvuru Yolları

Örgütlenme Özgürlüğü — koruma alanı
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 12 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Dernek kurma, üyelik ve faaliyet özgürlüğü; örgütlenmeye müdahaleler, tüzel kişi başvuruları, belgeler ve AYM kararlarıyla hak arama yolları.

Örgütlenme özgürlüğü, kişilerin ortak amaçlar için sürekli bir yapı içinde bir araya gelmesini, dernek kurmasını, üyeliğe katılmasını ve ayrılmasını korur. Güvence yalnız kuruluş işlemiyle sınırlı değildir; derneğin faaliyetlerini sürdürebilmesini de kapsar. Kamu denetimi mümkündür, ancak kanuni dayanak, meşru amaç ve ölçülülük gerekir. Derneğe yönelik işlem ile üyeye kişisel olarak uygulanan yaptırım farklı başvuru ve temsil sorunları doğurabilir. [1; 2]

Bu yazı genel bilgilendirme niteliğindedir. Dernekler, sendikalar ve siyasi partiler aynı örgütlenme rejimine tabi değildir; özel kanunlar ayrıca uygulanır.

Dernek hakkının kapsamı

Anayasa’nın 33. maddesi dernek kurma, üye olma ve üyelikten çıkma özgürlüğünü düzenler. AİHS’nin 11. maddesi örgütlenme özgürlüğünü korur. Ortak amaç için bir araya gelen kişilerin örgütün iç işleyişini belirlemesi, görüş açıklaması ve amaçları doğrultusunda faaliyet yürütmesi bu güvencenin anlamlı kullanılabilmesi için önemlidir. [1; 2]

Kimse derneğe üye olmaya veya üyelikte kalmaya zorlanamaz. Öte yandan derneğin de hukuka uygun tüzük ve üyelik kurallarını uygulama alanı vardır. Üyelik uyuşmazlığında kişinin çıkarılma nedeni, savunma imkânı, karar organının yetkisi ve tüzük hükümleri birlikte incelenir. Her üyelik reddi veya çıkarma kararı kendiliğinden anayasal ihlal değildir.

Kuruluş, tüzel kişilik ve temsil

Türk Medeni Kanunu ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu kuruluş ve faaliyet rejimini düzenler. Kuruluş bildirimi, tüzük, kurucular ve zorunlu organlar bakımından kanuni koşullar yerine getirilmelidir. “Önceden izin gerekmemesi”, hiçbir belge veya denetime tabi olunmaması anlamına gelmez. [3; 4] Dinî toplulukların iç örgütlenmesine devlet müdahalesi dinî toplulukların lider seçme özgürlüğü yazısında ayrıca incelenmiştir.

Dernek adına dava veya bireysel başvuru yapılırken yetkili organ kararı ve temsil belgesi önemlidir. Üyeler, derneğin her hakkını kendi adlarına ileri süremez. Dernek de üyelerin bütün kişisel haklarının otomatik sahibi değildir. İşlemin kimin hukuki durumunu etkilediği başlangıçta belirlenmelidir.

Kamu denetimi hangi sınırlar içinde kalmalıdır?

Defter, bildirim, gelir gider, yardım toplama ve faaliyet denetimleri hukuki yükümlülükler içerebilir. Denetimin varlığı tek başına özgürlük ihlali değildir. Sorun, yetkinin hangi amaçla ve nasıl kullanıldığıdır. Sınırlamanın açık kanuni temeli, uygulanma koşulları ve etkin yargısal denetimi bulunmalıdır. [3; 4]

Eksikliğin giderilmesi mümkünken derneğin bütün faaliyetini durdurmak veya ağır yaptırım uygulamak, ölçülülük yönünden ayrıca tartışılır. Buna karşılık ciddi kanuna aykırılık veya üçüncü kişilerin haklarının korunması, daha ağır müdahaleyi haklı kılabilecek olgulardır. Başvuruda yalnız derneğin toplumsal yararı anlatılmamalı; isnat edilen aykırılığın gerçekten bulunup bulunmadığı ve yaptırımla ilişkisi açıklanmalıdır.

Üyeliğin suç veya yaptırım gerekçesi yapılması

Hukuka uygun bir derneğe üyelik, tek başına sınırsız yaptırım nedeni hâline getirilemez. İdarenin üyelikten hangi sonucu çıkardığı ve bu sonucun kanunda düzenlenip düzenlenmediği araştırılır. Ceza yargılamasında ise suçun unsurları ve kişinin somut eylemleri gösterilmelidir. Bir örgütün sonradan kapatılmış olması, bütün geçmiş üyelik davranışlarını aynı hukuki sonuca bağlamaz. Örgüt üyeliği soruşturmalarında ifade ve toplantı faaliyetlerinin delil değeri ifade ve toplantı faaliyetleri örgüt üyeliği suçunda nasıl değerlendirilir yazısında ele alınmıştır.

Bunun karşısında örgütlenme özgürlüğü, şiddet veya suç faaliyetini koruyan genel dokunulmazlık değildir. Asıl ayrım, anayasal faaliyet ile suç isnadı arasındaki somut bağlantının kurulup kurulmadığıdır. Başvurucu, üyeliğin tarihini, faaliyetlerinin kapsamını ve ilgili makamın dayandığı delilleri açıklamalıdır.

Ahmet Erol kararı: dolaylı müdahale de denetlenir

Ahmet Erol, B. No: 2019/2940, 20/7/2023 kararında, üyesi olunan derneğin kapatılması gerekçesiyle işbaşı eğitim programı talebinin reddi incelenmiştir. AYM, ilgili mevzuatta açık düzenleme olmaksızın idari işlemle getirilen engelin kanunilik koşulunu sağlamadığına ve örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermiştir. [5, §§ 39–46]

Karar, müdahalenin yalnız derneği kapatmak biçiminde ortaya çıkmadığını gösterir. Üyelik nedeniyle farklı bir kamusal imkândan yararlanmanın engellenmesi de özgürlüğü etkileyebilir. Bununla birlikte karar, bütün destek programlarının koşulsuz bir hak olduğu anlamına gelmez; müdahalenin dayanağı ve üyelikle bağlantısı belirleyicidir.

Dernek mekânı ve başka kişilerin hakları

Türkiye Emekliler Derneği, B. No: 2012/1035, 17/7/2014 kararı, dernek şubesi olarak kullanılan taşınmazla ilgilidir. AYM incelemeyi mülkiyet hakkı yönünden yapmış; kat maliklerinin haklarını koruyan düzenleme ve somut koşullar içinde ihlal bulmamıştır. Bu karar, doğrudan örgütlenme özgürlüğü ihlali kararı olarak sunulmamalıdır. [6, §§ 50–57]

Dernek faaliyeti yürütülmesi, taşınmazın kullanımına ilişkin bütün özel hukuk kurallarını ortadan kaldırmaz. Öte yandan mekân uyuşmazlığının örgütlenmeye gerçek etkisi varsa bu etki ayrıca açıklanabilir. Kira, kat mülkiyeti ve dernek hakkı iddialarının dayanakları birbirine karıştırılmamalıdır.

Başvuru ve dava yolları

Uyuşmazlık Yolun belirlenmesi İlk incelenecek belge
Dernek organının üyelik kararı Medeni hukuk ve tüzük çerçevesinde iç itiraz ve dava Genel kurul veya yönetim kurulu kararı
İdari yaptırım veya faaliyet işlemi İşlemin özel kanununa göre yargı yolu İşlemin dayanağı, tebliğ ve başvuru açıklaması
Derneğin sona ermesi veya kapatılması İlgili adli usul ve kanun yolları Dava, tedbir ve nihai karar
Üyeliğe bağlı kişisel yaptırım Yaptırımın türüne göre idari, iş veya ceza yolu Kişiye yönelik işlem ve deliller

Medeni Kanun’un 83. maddesi, genel kurul kararlarının iptali için katılan ve katılmayan üyeler bakımından farklı süre başlangıçları öngörür. Toplantıda bulunup karara katılmayan üye karar tarihinden itibaren bir ay; toplantıda bulunmayan üye öğrenmeden itibaren bir ay ve her hâlde karar tarihinden itibaren üç ay içinde başvurabilir. Yokluk veya mutlak butlan iddiaları ayrıca değerlendirilir. Diğer organların kararlarına karşı iç denetim yollarının tüketilmesi de önemlidir. [3]

İdari davada özel süre yoksa genel altmış günlük süre gündeme gelir. Para cezası ve başka yaptırımların görevli mercii kendi düzenlemesinden belirlenmelidir. Faaliyetin durması telafisi güç zarar yaratıyorsa uygun yargı kolundaki geçici koruma talebi gerekçelendirilir. Dava veya itirazın her durumda durdurucu etkisi yoktur. [7]

İspat ve başvuru dosyasının hazırlanması

Tüzüğün olay tarihindeki sürümü, kuruluş ve organ kayıtları, toplantı çağrıları, tutanaklar, tebligatlar, denetim raporu, eksiklik bildirimleri ve verilen cevaplar birlikte düzenlenmelidir. İdarenin tespit ettiği aykırılık giderilmişse ne zaman ve hangi belgeyle giderildiği gösterilmelidir. Bir yaptırımın derneğin faaliyetini nasıl etkilediği somut gider, iptal edilen etkinlik veya erişim engeliyle açıklanabilir.

Başvurunun karşı savunmayı da içermesi gerekir. İdare usulsüz mali işlem ileri sürüyorsa sadece ifade özgürlüğünden söz etmek yeterli değildir; işlemin hesap ve karar belgeleri sunulmalıdır. Üye çıkarma kararında dernek içi özerklik savunuluyorsa, bu özerkliğin tüzük ve kanunla bağdaşan biçimde kullanılıp kullanılmadığı tartışılır.

AYM’ye başvuru, kullanılabilir etkili yollar tüketildikten sonra kural olarak otuz gün içinde yapılır. Derneğin kendi hakkı ile üyenin kişisel hakkı formda ayrı belirtilir. Özel hukuk tüzel kişileri yalnız tüzel kişiliğe ait hakların ihlali iddiasıyla başvurabilir. Genel kamu yararı adına soyut denetim istemi bireysel başvurunun yerine geçmez. [8]

Avukatlar UYAP Avukat Portalı üzerinden başvurabilir. Yetkili organ ve vekâlet belgeleri, nihai kararlar ve öğrenme kayıtları eklenir. Tazminat isteniyorsa zarar derneğe mi üyeye mi ait olduğu açıklanır. İhlal kararı, derneğin bütün faaliyetlerinin yargısal denetim dışında olduğu anlamına gelmez; belirlenen ihlalin sonuçlarının giderilmesini gerektirir. [8; 9]

Kişi ve konu bakımından yetki sorunları için AYM kabul edilebilirlik rehberi tamamlayıcıdır.

Kamu görevlileri bakımından özel sınırlamalar

Ulaş Karan’ın kamu görevlilerinin dernek ve vakıflarda örgütlenmesine ilişkin çalışması, farklı kamu görevlerinin tek bir yasak kategorisi gibi değerlendirilmemesi gerektiğini tartışmaktadır. Somut dosyada personelin statüsü, ilgili özel kanun ve yaptırımın nedeni gösterilmelidir. Kamu görevlisi olmanın doğurduğu yükümlülükler önem taşısa da yalnız bu sıfatın yazılması, her sınırlamanın gerekçesini açıklamaz. Öğretideki reform önerileri ise yürürlükteki kanun hükmü olarak sunulmamalıdır. [10]

Derneğin özerkliği ile üyenin hakları nasıl dengelenir?

Üyelikten çıkarılma sadece tüzük maddesiyle açıklanamaz

Dernek kendi amacını, üyelik koşullarını ve iç işleyişini belirleme özgürlüğüne sahiptir. Üyenin de hukuka ve tüzüğe aykırı işlemlere karşı korunması gerekir. Çıkarma uyuşmazlığında yetkili organ, kararın gerekçesi, tüzükteki çıkarma nedenleri ve olayın bu nedenlerle bağlantısı incelenir. Tüzükte çıkarma nedenlerinin gösterilmiş olması ile gösterilmemiş olması, TMK 67 kapsamında farklı değerlendirme gerektirir. Organ kararlarına karşı dernek içi başvuru ve yargı yolu da ayrıca kontrol edilmelidir. [3]

Avukat yalnız çıkarma yazısını değil, yürürlükteki tüzüğü, üyelik kaydını, bildirilen isnadı, varsa savunmayı ve ilgili organ kararını birlikte incelemelidir. Kararın başvurucuya ne zaman bildirildiği, genel kurula başvuru yapılıp yapılmadığı ve o aşamadaki kararın tarihi süre hesabını etkiler. Derneğin her işlemi idari işlem olmadığından, uyuşmazlığın yalnız “anayasal hak” başlığı taşıması idare mahkemesini görevli kılmaz.

Dernek adına mı, üye adına mı başvuru yapılır?

Derneğin faaliyetine yönelik yasak ile bir üyenin kendi mesleğinde yaşadığı olumsuzluk farklı mağduriyetlerdir. Derneğin dava ve başvuru ehliyeti, temsil yetkisi ve organ kararı; üyenin kişisel etkilenmesi ise ayrı gösterilmelidir. Yönetim kurulu başkanının bütün üyelerin haklarını kendi adına ileri sürmesi veya tüzel kişinin kişisel özgürlüğe ilişkin şikâyeti üstlenmesi doğru bir yöntem değildir. AYM, özel hukuk tüzel kişilerinin yalnız tüzel kişiliğe ait hakları yönünden başvurusunu inceler. [8, m. 46]

Ahmet Erol kararının önemi burada ortaya çıkar: Üyeliğin kendisine yönelik açık bir yasak bulunmasa da kişinin başka bir hak veya imkândan yararlanması üyelik nedeniyle engellenebilir. Bu durumda üyelik ile olumsuz işlem arasındaki neden ilişkisi gösterilmelidir. İşlem metninde üyeliğin zikredilmesi, değerlendirme belgeleri ve idarenin açıklamaları başlıca inceleme araçlarıdır. [5]

Denetim, faaliyet durdurma ve fesih aynı işlem değildir

Beyannamenin verilmesi, defterlerin tutulması veya idari denetime tabi olmak örgütlenme hakkını kendiliğinden ihlal etmez. Bununla birlikte yaptırımın türü ve ağırlığı, eksikliğin niteliğiyle orantılı olmalıdır. Düzeltilebilir bir eksiklik ile derneğin amacının veya faaliyetinin hukuka aykırılığı ayrı değerlendirilir. Faaliyet durdurma ve fesih gibi ağır sonuçlarda kanuni yetki, karar mercii ve yargısal denetim özellikle önem kazanır. [1; 3; 4]

Dosyaya sadece mevzuat ve tüzük eklemek yeterli değildir. Denetim raporundaki her önemli bulgu, buna verilen cevap ve eksikliğin giderildiğini gösteren kayıtlar birlikte sunulmalıdır. İptal veya ret talebi yanında faaliyet kesintisinin somut etkisi açıklanır. Üye sayısı, düzenli faaliyetler ve yararlanıcılar hakkındaki bilgiler ise kişisel veriler gereksiz biçimde açıklanmadan kullanılmalıdır.

Memet Koçarslan kararı: üyelikten çıkarılmada dengeleme

AYM’nin Memet Koçarslan, B. No: 2022/28200, 26/2/2025 kararında uyuşmazlık, başvurucunun ortağı olduğu şirketle dernek arasındaki kira sözleşmesine ilişkin sorunlar nedeniyle dernek üyeliğinden çıkarılmasına ilişkindir. Mahkeme çoğunluğu, şirketin sözleşmeye aykırı davranışları ile başvurucunun üyelikten doğan yükümlülükleri arasındaki bağlantının yargı kararlarında yeterince açıklanmadığını belirlemiştir. Bireyin örgütlenme özgürlüğü ile derneğin kendi üyeliğini düzenleme özgürlüğü arasında gereken denge kurulmadığından Anayasa’nın 33. maddesinin ihlaline ve yeniden yargılamaya karar verilmiştir. [11, §§ 38–47]

Karar, her üyelikten çıkarma işleminin hukuka aykırı olduğu anlamına gelmez. Başvuruda çıkarma nedeninin hangi kişisel davranışa dayandırıldığı, tüzükteki yaptırım ile bağlantısı ve mahkemelerin bu konuyu nasıl incelediği gösterilmelidir. Karşıoyda, başvurucunun şirketin temsilcisi olması nedeniyle gerekli bağlantının kurulduğu savunulmuştur. Bu görüş ayrılığı, kişinin sıfatının ve somut eylemin doğru açıklanmasının önemini ortaya koyar; burada aktarılan sonuç çoğunluğun ihlal kararıdır. [11]

Üyelik uyuşmazlığında tüzük ve kanun birlikte okunmalıdır

Dernek üyeliğinin sona erdirilmesinde ilk incelenecek belgelerden biri, karar tarihinde yürürlükte olan tüzüktür. Sonradan değişen tüzük metninin geçmiş işleme uygulanması veya yalnız güncel internet sayfasındaki metne dayanılması yanlış sonuca götürebilir. Çıkarma sebebi, karar vermeye yetkili organ, bildirim ve dernek içi başvuru düzeni ayrı belirlenmelidir. Üyeye gönderilen kısa bildirim, kararın tam gerekçesini içermiyorsa kararın ve dayanak belgelerin örnekleri talep edilmelidir. [3]

TMK m.67, tüzükte çıkarılma sebeplerinin gösterildiği durumlarla gösterilmediği durumları ayırır. Tüzükte sebep bulunması, somut fiilin gerçekleşip gerçekleşmediği ve gerçekten o sebep kapsamında kalıp kalmadığı sorularını gereksiz kılmaz. Tüzükteki sebebin haklı sayılamayacağı itirazı ile o sebebin başvurucuya uygulanmasının hukuka aykırı olduğu itirazı farklıdır. Dilekçede bu ayrım korunmalıdır. Aksi hâlde üyelik işleminin somut sorunları, tüzüğün genel olarak beğenilmediği izlenimi veren bir anlatımın içinde kaybolabilir. [3, m.67]

Derneğin diğer organlarının kararlarına karşı dernek içi denetim yolları tüketilmeden iptal davası açılamayacağına ilişkin TMK m.83 hükmü ayrıca dikkate alınmalıdır. Genel kurul kararının iptalinde toplantıya katılım, karara katılmama, öğrenme ve karar tarihleri süre hesabını etkiler. Yokluk veya mutlak butlan iddialarına ilişkin saklı düzenleme ise her usul hatasının süresiz ileri sürülebileceği anlamına gelmez. İleri sürülen sakatlığın hukuki niteliği belirlenmeden yalnız “karar hükümsüzdür” ifadesine dayanılması risklidir. [3, m.83]

Memet Koçarslan kararında kişisel fiil ve şirket faaliyeti ayrımı

Memet Koçarslan kararında üyelikten çıkarma ile bağlantılı davranışların bir şirketin işlemleriyle ilişkisi önem taşımıştır. Dernek tesislerinin işletilmesine ilişkin uyuşmazlıkta, şirket faaliyetlerinin başvurucunun kişisel üyelik yükümlülüklerine nasıl bağlandığının açıklanması gerekmiştir. AYM’nin çoğunluk değerlendirmesi, derneğin menfaatleri ile üyenin örgütlenme özgürlüğü arasında yeterli dengeleme yapılmamasına dayanır. Bu sonuç, şirket ortağı olan bir üyenin hiçbir durumda şirket faaliyetleri nedeniyle sorumlu tutulamayacağı yönünde genel bir kural değildir. [11]

Kararın uygulamadaki değeri, sıfatlar arasındaki geçişin gerekçelendirilmesini istemesidir. Şirketin sözleşme yükümlülüğü, yöneticinin yetkisi ve kişinin dernek üyeliği ayrı hukuki ilişkilerdir. Üyelikten çıkarma kararında hangi fiilin bizzat üyeye yüklendiği, üyelikle bağlantısı ve yaptırımın neden gerekli görüldüğü açıklanmalıdır. Başvurucu da şirketin her işlemini kendisinden tamamen bağımsız göstermekle yetinmemeli; temsil, yetki ve fiili katılım konularını belgelerle ortaya koymalıdır. Bu inceleme, kararın hem çoğunluk gerekçesini hem karşı görüşün odaklandığı bağlantıyı anlamayı sağlar. [11]

Ahmet Erol ile Türkiye Emekliler Derneği kararlarının farklı işlevleri

Ahmet Erol kararında dernek üyeliğinin bir kamu imkânından yararlanmayı etkileyen olumsuz ölçüt hâline getirilmesi söz konusudur. Bu, örgütlenme özgürlüğüne müdahalenin yalnız derneği kapatma veya üyeliği yasaklama şeklinde gerçekleşmediğini gösterir. Dernekle bağlantılı geçmiş bir olgunun başka bir işlemde kullanılması da incelenebilir. Başvuruda, olumsuz kararın gerçekten üyeliğe dayandığını gösteren gerekçe ve kayıt sunulmalıdır; yalnız zaman bakımından yakınlık kesin bağlantı sayılmaz. [5]

Türkiye Emekliler Derneği kararının makaledeki işlevi ise farklıdır. Bu karar mülkiyet hakkı yönünden değerlendirilmiştir; derneklerin her mekânda koşulsuz faaliyet gösterebileceğini veya gösteremeyeceğini belirleyen genel bir örgütlenme kararı olarak kullanılamaz. Dernek tüzel kişiliği, komşuluk veya taşınmaz kullanım kurallarından bütünüyle muafiyet sağlamaz. Bununla birlikte mekâna ilişkin işlemin fiilen dernek faaliyetini hedeflediği ileri sürülüyorsa bu bağlantı ayrıca açıklanmalıdır. Hak başlığı, başvurucunun dernek olmasına göre otomatik seçilmemelidir. [6]

Faaliyetin devamı ile geçmiş zararın giderimi

Faaliyet durdurma veya üyelikten çıkarma devam ediyorsa, yalnız geçmiş zarar için para talep etmek uyuşmazlığın bütününü çözmeyebilir. Kararın hukuki etkisinin giderilmesi, faaliyetin sürdürülmesi veya üyelik durumunun yeniden incelenmesi somut uyuşmazlığın niteliğine göre önem taşır. Buna karşılık AYM’den doğrudan dernek yönetimi yerine geçerek üyelik kararı vermesi beklenmemelidir. Bireysel başvuruda istenen giderim, ihlalin kaynağı ve ilgili mahkemenin yeniden inceleme imkânıyla ilişkilendirilmelidir. [8, 11]

Başvuru dosyasına derneğin bütün arşivini koymak yerine tartışmalı tüzük hükümleri, karar, tebliğ, iç başvuru ve yargı kararları düzenli sunulmalıdır. Derneğin hakkı ile üyenin hakkı ayrı açıklanırsa temsil yetkisi ve mağdur sıfatı sorunları da daha erken görülebilir. Belgenin çokluğu, hangi işlemin hangi kişiyi nasıl etkilediğinin açık anlatılmasının yerine geçmez.

Konunun ayrıntıları için toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı yazımıza da bakabilirsiniz. Büromuzun bu alandaki çalışmaları için Anayasa Mahkemesi ve AİHM başvuruları sayfasına bakabilirsiniz.

Konunun ayrıntıları için vakıf kuruluşu yazımıza bakabilirsiniz.

Sonuç

Örgütlenme özgürlüğünün korunmasında kuruluş kadar faaliyetlerin sürdürülebilmesi ve üyeliğin keyfî sonuçlara bağlanmaması önemlidir. Güçlü bir dosya, dernek ile üyenin haklarını ayırır; kanuni yükümlülüğe ilişkin savunmayı ve yaptırımın orantısız etkisini birlikte açıklar. Doğru temsil ve doğru dava yolu, esas incelemeye ulaşmanın temel koşuludur.

Sıkça Sorulan Sorular

Dernek kurmak için önceden izin gerekir mi?

Anayasal kural önceden izin gerekmemesidir. Kuruluş bildirimi ve kanuni belgeler yine gereklidir.

Dernek bütün üyeleri adına AYM’ye başvurabilir mi?

Otomatik olarak başvuramaz. Tüzel kişiliğin kendi hakları ile üyelerin kişisel hakları ayrılmalıdır.

Dernek denetimi başlı başına ihlal midir?

Hayır. Denetimin kanuni temeli, amacı, yöntemi ve yaptırımın ölçülülüğü incelenir.

Dernek üyeliği her yaptırımı haklı kılar mı?

Hayır. Kanuni dayanak ve kişinin somut davranışıyla bağlantı kurulmalıdır.

Genel kurul kararına karşı süre ne zaman başlar?

Toplantıya katılım ve öğrenme durumuna göre değişir. Medeni Kanun 83’teki bir ve üç aylık süreler birlikte değerlendirilir.

Dava açılınca faaliyet yasağı kalkar mı?

Her durumda kalkmaz. Uygun geçici hukuki koruma ayrıca istenmelidir.

Kaynakça

1 — Anayasa, m. 13, 33. Metin.

2 — AİHS, m. 11. Metin.

3 — 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 56–100, özellikle m. 83. Metin.

4 — 5253 sayılı Dernekler Kanunu. Metin.

5 — AYM, Ahmet Erol, B. No: 2019/2940, 20/7/2023. Karar.

6 — AYM, Türkiye Emekliler Derneği, B. No: 2012/1035, 17/7/2014. Karar.

7 — 2577 sayılı Kanun, m. 7, 27. Metin.

8 — 6216 sayılı Kanun, m. 45–50. Metin.

9 — AYM, UYAP Avukat Portal başvuru kılavuzu. Kılavuz.

10 — Ulaş Karan, “Kamu Görevlilerinin Dernekler ve Vakıflar Bağlamında Örgütlenme Özgürlüğü: Anayasa Hukuku Perspektifinden Bir Değerlendirme”, İstanbul Hukuk Mecmuası, 76/1, 2018, s. 65–108. Çalışma.

11 — AYM, Memet Koçarslan, B. No: 2022/28200, 26/2/2025. Karar.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları