SPK tarafından bir yatırım fonunun tasfiyesine karar verilmesi, yatırımcının katılma payından doğan haklarını ortadan kaldırmaz. Buna karşılık tasfiye, yatırılan anaparanın belirli bir tarihte bütünüyle ödeneceği anlamına da gelmez. Yatırımcının izleyeceği yol; fonun gerçekten tasfiye listesinde bulunmasına, satış talimatının zamanına, ödeme usulüne ve ileri sürülen zararın nedenine göre değişir. Bu makale, Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve Bulls portföy yönetim şirketleriyle bağlantılı Eylül–Ekim 2026 kararlarını, yatırımcıların nakde erişim sorunlarını ve hukuki başvuruları birlikte değerlendirir. SPK müdahalesi, adli el koyma, tasfiye ödemesi ve tazminat hakkı arasındaki farkları somutlaştırır.
SPK fon tasfiyesi yatırımcı açısından ne anlama gelir?
Tasfiye kararı hak sahipliğini sona erdirir mi?
Yatırım fonu, yatırımcılardan toplanan paralarla oluşturulan ve katılma payı sahipleri hesabına işletilen ayrı bir malvarlığıdır. Katılma payı, yatırımcının bu fondaki haklarını taşıyan kaydi sermaye piyasası aracıdır. Yatırımcı, fon portföyündeki her tahvilin veya taşınmazın kendi adına tescilli sahibi olmaz; fondaki hakkını payı üzerinden kullanır. Bu yapı, bir şirketin hisse senedini almakla ya da bankada mevduat hesabı açmakla aynı değildir. [1] [2]
Tasfiye, fon faaliyetinin sona erdirilmesi, varlıkların ve alacakların belirlenmesi, yükümlülüklerin hesaba katılması ve dağıtılabilir bakiyenin hak sahiplerine ödenmesi sürecidir. Bu süreçte yatırımcının pay kaydının korunması, doğru hesap yapılmasını istemesi ve hukuka aykırı işlemler nedeniyle oluşan zararlarını ileri sürmesi önemini korur. Hesap ekranında satış yapılamaması, tek başına payın veya bütün alacakların yok olduğu sonucunu doğurmaz. [2, m.28]
Uygulamada ilk yapılması gereken, yalnız portföy şirketinin adına bakmak yerine fonun tam unvanını, üç harfli kodunu, pay adedini ve saklama kaydını belirlemektir. Aynı şirketin farklı fonları farklı kararlara, ödeme koşullarına veya işlem durumlarına tabi olabilir. Bir başka yatırımcıya ödeme yapılmış olması, başka koddaki fonun da aynı gün ödeme yapacağına ilişkin yeterli bilgi değildir.
Fon malvarlığının ayrı olması yatırımcıyı nasıl korur?
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 53. maddesi, fon malvarlığını portföy yönetim şirketi ve saklama kuruluşunun malvarlığından ayırır. Bu koruma, kurucunun kendi borçlarının fon varlıklarından serbestçe tahsil edilmesini önlemeye yöneliktir. Kurucunun veya saklayıcının yönetiminin kamu makamlarına devredilmesi de fon varlıklarını başka amaçlarla kullanılabilir hâle getirmez. [1, m.53]
Ancak hukuki ayrılık, fondaki varlıkların piyasa değerinin düşmeyeceği, bir tahvil borçlusunun temerrüde düşmeyeceği veya geçmişte usulsüz işlem yapılmış olamayacağı anlamına gelmez. Bu nedenle iki inceleme birlikte yürütülmelidir: Fonun bugün dağıtabileceği net değer nedir; bu değerin azalmasında sorumluluk doğuran bir davranış var mıdır? İlk soru tasfiye hesabına, ikinci soru gerektiğinde tazminat veya ceza incelemesine ilişkindir.
Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve Bulls fonlarında hangi kararlar alındı?
Tasfiye edilen şirketler ile tasfiye edilen fonlar aynı değildir
SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli 57/1707 sayılı kararı, belirtilen yedi portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu fonların TEFAS işlem durumuna ve belirlenen fonların tasfiyesine ilişkindir. Kararın kanuni dayanağı olarak SPKn m.96/1 gösterilmiştir. Bu kararın varlığından, yedi şirketin tamamının tüzel kişiliğinin sona erdirildiği veya her birine aynı adli tedbirin uygulandığı sonucu çıkarılamaz. [3]
2026/61 sayılı bültende güncellenen listede 131 fon yer almaktadır. Liste; A1 Capital için 9, Atlas için 16, Bulls için 15, Hedef için 31, Pardus için 42, Pusula için 12 ve Tera için 6 fondan oluşur. Tera fonları yönünden Türkiye İş Bankası, diğer altı kurucunun listelenen fonları yönünden Ziraat Bankası tasfiye sürecinde görevlendirilmiştir. Bu kurumların rolü, yatırımcının satış yaptığı bankanın veya geçmiş dönem portföy yöneticisinin rolüyle karıştırılmamalıdır. [4]
Eylül–Ekim 2026 gelişmeleri yatırımcının durumunu nasıl etkiliyor?
| Tarih ve kaynak | Doğrulanan gelişme | Yatırımcı açısından anlamı |
|---|---|---|
| 17 Eylül; SPK 2026/60 ve 61 | İşlem ve tasfiye kararları, fon listesi ve uygulama esasları açıklandı. | Fon kodu ile karar ekinin eşleştirilmesi gerekir. |
| 20 Eylül kararı; 21 Eylül duyurusu | İlgili tasfiye usulündeki azami üç aylık süre altı ay olarak değiştirildi. | Altı ay, her yatırımcının bütün hukuki başvuruları için bekleme süresi değildir. |
| 28 Eylül; SPK açıklaması | 16 Eylül ve öncesinde TEFAS’a iletilen talimatlar ile 17 Eylül talimatlarının durumu açıklandı. | Bankaya verilen emrin tarihi ile TEFAS’a iletilme tarihi ayrı incelenir. |
| 30 Eylül kararları; 1 Ekim duyuruları | Fon grupları için farklı tasfiye ve ara ödeme usulleri belirlendi. | Bütün fonlara uygulanacak tek bir ödeme takvimi bulunmaz. |
| 15 Ekim; SPK 70/1821 | Hedef fonları, 64/1775 kapsamından çıkarılarak 64/1770 kapsamına alındı. | Hedef hakkında yalnız 1 Ekim açıklamasına dayanan bilgi güncellenmelidir. |
Tablodaki gelişmeler SPK bültenleri ve duyurularına dayanmaktadır. Her satırdaki işlemin kapsamı, sonraki kararlarla birlikte okunmalıdır. Özellikle tasfiye süresinin uzaması ile yatırımcıya ait muaccel bir alacağın geçmişte gecikmiş olması ayrı meselelerdir. [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9]
Açıklanan yatırımcı ve ödeme sayıları nasıl okunmalı?
SPK, 23 Eylül açıklamasında 131 fonda toplam 455.758 tekil yatırımcı bulunduğunu bildirmiştir. Bu sayı sürecin toplumsal büyüklüğünü gösterir; aynı sayıda kişinin dolandırıcılık suçunun mağduru olduğuna veya herkesin aynı tutarda zarar gördüğüne ilişkin yargısal tespit değildir. [10]
13 Ekim tarihli resmî açıklamada, A1 Capital, Bulls ve Pardus fonları bakımından 43.643 yatırımcıya 6,4 milyar TL ödeme yapıldığı belirtilmiştir. Aynı açıklamada kalan fonlara ilişkin daha yüksek tutarlar bir tamamlanma hedefiyle birlikte açıklanmıştır. Gerçekleştiği bildirilen ödeme ile yapılması planlanan ödeme birbirinden ayrılmalıdır. Bu verilerden, her yatırımcıya tam ödeme yapıldığı veya bütün ek zararların giderildiği sonucu çıkarılamaz. [11]
Fonumu satamıyorum: Önce hangi durumu ayırt etmeliyim?
Tasfiye listesinde bulunan fon ile yalnız işlemleri kapalı fon
Bir fonun alım satıma kapalı olması tek başına tasfiye edildiğini göstermez. Tasfiye listesinde yer almayan, fakat kurucusuyla ilgili tedbir nedeniyle işlemleri sınırlandırılan bir fonun durumu; güncel KAP açıklamaları, SPK kararları ve yeniden işleme açılma koşulları üzerinden değerlendirilir. Başvuruda, işlemin kapalı görünmesiyle yetinilmeden kapatmanın hukuki ve teknik sebebi sorulmalıdır. [3] [8]
Tasfiye kapsamındaki bir fonda ise olağan satış işleyişinin devam edeceği varsayılamaz. Yatırımcı, kendi fonunun tasfiye usulüne göre hak sahipliği ve ödeme hesabını takip etmelidir. Buna rağmen tasfiye öncesinde oluştuğu ileri sürülen emir iletim hatası, vadesi gelmiş ödeme borcu veya yanıltıcı bilgilendirme iddiası ayrıca incelenebilir.
16 Eylül ve öncesinde verilen satış talimatı
28 Eylül SPK duyurusunda esas alınan ölçüt, talimatın yalnız bankada oluşturulması değil, 16 Eylül 2026 ve öncesinde TEFAS’a iletilmiş olmasıdır. Bu gruptaki talimatların olağan valörleriyle gerçekleşmesi öngörülmüş; fonun temerrüde düşmesi veya pay fiyatı açıklanmaması nedeniyle yerine getirilememiş önceki talimatlar bakımından tasfiye usullerinin A/6 hükmüne işaret edilmiştir. A/6 kapsamındaki tutar fon hesabına borç kaydedilir ve tasfiyede elde edilen nakitten öncelikle ödenir. Bu konum, yalnız tasfiye bakiyesine katılma payı oranında katılmaktan farklıdır; ancak bütün alacağın derhâl ve eksiksiz tahsilini garanti etmez. [4, A/6] [6]
Bu nedenle yatırımcı, “talimatı verdim” ekran görüntüsünün yanında emir numarasını, sisteme iletim zamanını, talimatın beklenen valörünü, iptal veya ret nedenini ve işlem durumundaki bütün değişiklikleri istemelidir. Bankadaki talimat kaydı ile TEFAS iletim kaydı arasında fark varsa bu farkın açıklanması, sorumlu kişinin ve zarar döneminin belirlenmesinde doğrudan önem taşır.
17 Eylül talimatları ve sonradan verilen emirler
SPK duyurusu, 17 Eylül tarihli talimatların tamamının iptal edildiğini; bunun 13.30 öncesinde verilen talimatları da kapsadığını açıklamıştır. Bu yüzden yalnız “13.30’dan önce sattım” denilerek tasfiye dışında kesin ödeme hakkı bulunduğu ileri sürülmesi güncel resmî açıklamayla bağdaşmaz. [6]
16 Eylül saat 13.30 sonrası ile 17 Eylül saat 13.30 öncesi talimatların aynı fiyat valörüne tabi olması, TEFAS’a iletim tarihinden doğan bu ayrımı kaldırmaz. Bankanın sözleşmeye göre 16 Eylül’de iletmesi gereken bir emri kendi hatasıyla 17 Eylül’e bırakması ileri sürülüyorsa, yalnız gecikme faizi değil, kaybedildiği iddia edilen önceliğin tahsil sonucuna etkisi de araştırılır. Talimat tutarının tamamı otomatik zarar sayılamaz; zamanında iletimde elde edilebilecek tutarla mevcut ödeme ve devam eden hakların değeri karşılaştırılmalıdır. [4] [6] [17]
Bununla birlikte yatırımcıya farklı bir bilgi verilmişse, daha önceki bir emir hatalı işlenmişse veya sisteme gerçeğe aykırı bir kayıt yansıtılmışsa, bu iddiaların belge üzerinden incelenmesi gerekir. İdari kararın uygulanması ile kuruluşun kendisine ait önceki hatanın sonuçları ayrı ayrı değerlendirilir. İkinci makalede incelenen temerrüt ve aşkın zarar sorunu tam da bu tarih ve sorumluluk ayrımına dayanır.
Tasfiye ödemesi, ara ödeme ve nihai bakiye nasıl belirlenir?
Tasfiye hesabında hangi kalemler bulunur?
Hukuki değerlendirme, yalnız uygulamada görünen son tutara dayanmaz. Pay adedi, değerleme tarihi ve yöntemi, fonun varlıkları, tahsil edilecek alacakları, kendisine ait borç ve giderleri, daha önce yapılan ödemeler ve dağıtım oranı birlikte incelenir. Olağan tasfiye kuralı, dağıtılabilir bakiyenin katılma payları oranında ödenmesidir; somut SPK kararındaki özel uygulama esasları ayrıca uygulanır. [2, m.28] [4]
Yatırımcı, tasfiye görevlisinden veya hesabının bulunduğu kuruluştan kendisine ilişkin mutabakat ve ödeme dökümünü istemelidir. “Hesabınıza şu kadar yattı” şeklindeki tek satırlık bildirim; pay adedinin, mahsupların veya kesintilerin doğru olduğunu tek başına göstermez. Kontrol edilebilir bir hesap, her kalemin neye dayandığını açıklamalıdır.
Bir milyon TL ara ödeme bütün alacakların üst sınırı mıdır?
SPK’nın 1 Ekim ara ödeme duyurusu, o tarihte Tera, Pusula, Atlas ve Hedef grubundaki ilgili fonlar için, gerekli mutabakatların ardından fon ve hak sahibi bazında belirli esaslarla azami 1 milyon TL ara ödeme öngörmüştür. Bu, yatırımcının bütün hukuki alacaklarını 1 milyon TL ile sınırlayan genel bir tazminat tavanı değildir. Ara ödeme, nihai tasfiye hesabında dikkate alınacak bir ödeme olarak ele alınmalıdır. [7]
Duyurudaki hesap, MKK kayıtlarında görülen net yatırım tutarına göre her yatırımcı ve her fon için ayrı yapılır. Ara ödeme nihai ödeme tutarından mahsup edilir; bu aşamada katılma payları itfa edilmez. Dolayısıyla hem alınan ara ödemeyi hem de aynı hakkın ara ödeme öncesi tam değerini birbirinden bağımsız kazanç veya zarar kalemleri olarak toplamak doğru olmaz. [7]
Hedef’in 15 Ekim kararıyla farklı usule alınması nedeniyle, 18 Ekim itibarıyla Hedef yatırımcısına hâlâ eski dört kuruculu ara ödeme grubunda bulunduğu varsayımıyla yol gösterilmemelidir. A1 Capital, Bulls, Pardus ve sonradan bu kapsama alınan Hedef için ilgili 64/1770 usulü; diğer fonlar için kendi güncel kararları esas alınır. [8] [9]
Hesaba düşük tutar yatması veya kesinti görünmesi
Eksik görünen her ödeme aynı sebepten kaynaklanmaz. Tutarın ara ödeme olması, daha önceki ödemenin mahsubu, fon değerindeki düşüş, pay adedinin hatalı alınması veya bir kesinti bulunması farklı incelemeler gerektirir. Bu sebepler açıklığa kavuşmadan yalnız yatırılan ilk para ile bugünkü ödeme arasındaki farkın tamamını “kesin tazminat alacağı” olarak nitelendirmek doğru olmaz.
Özellikle vergi veya stopaj açıklamalı bir kesinti varsa; kesinti tutarı, matrahı, yatırımın alış tarihleri, ilgili fonun vergisel niteliği ve kuruluşun hesap dökümü istenmelidir. Şikâyet kaydında “haksız stopaj” denilmesi hukuka aykırılığın kanıtı değildir. Aynı şekilde kuruluşun işlemi otomatik sistemle yapmış olması da hesap hatası olasılığını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bu inceleme, gerekiyorsa vergiye ilişkin düzeltme ve başvuru yollarından ayrı yürütülür.
Güncel yatırımcı mağduriyetleri hangi hukuki sorunları ortaya çıkarıyor?
Nakde erişememe, kira ve kredi ödemeleri
Eylül 2026’da yayımlanan yatırımcı anlatılarında, günlük giderler için kullanılacak birikime erişememe ve önceden verilmiş emirlerin gerçekleşmemesi öne çıkmaktadır. 17 Eylül tarihli bir tüketici şikâyetinde kira ve kredi kartı ödemelerinin tehlikeye girdiği belirtilmiş; banka, başvurunun incelendiği yönünde yanıt vermiştir. Bu kayıt, bir yatırımcı beyanıdır; zararın tutarını veya bankanın kusurunu kesinleştirmez. [12] [13]
Hukuki incelemede beyanı somutlaştıracak bilgiler gerekir: Hangi ödeme ne zaman yapılacaktı? Fon bedeli zamanında gelseydi bu borç gerçekten ödenebilecek miydi? Gecikme nedeniyle yeni kredi kullanıldı mı, ek faiz tahakkuk etti mi? Ödeme ihtiyacı yatırım kararı öncesinde veya satış talimatı verilirken kuruluşla paylaşılmış mıydı? Bu soruların cevabı, yalnız nakde erişememeyi anlatan bir yakınmayı ispatlanabilir zarar incelemesine dönüştürür.
Fonun mevduat gibi veya risksiz anlatıldığı iddiası
23 Eylül tarihli başka bir şikâyette, mevduattan belirli fonlara geçişte riskin doğru anlatılmadığı ileri sürülmüştür. Bankanın inceleme yanıtı, bu iddianın kabul edildiği anlamına gelmez. İlgili görüşmeler, imzalanan belgeler ve yatırımcının gerçekten erişebildiği bilgiler birlikte ele alınmalıdır. [14]
“Risk bildirim formu imzalandı” ifadesi her uyuşmazlığı çözmez; formun hangi ürüne ilişkin olduğu, işlemden önce sunulup sunulmadığı, fonun özelliklerini doğru yansıtıp yansıtmadığı ve satış sırasında bununla çelişen açıklama yapılıp yapılmadığı önemlidir. Öte yandan yatırımcının sonradan riskten rahatsız olması da tek başına yanıltıcı satış yapıldığını göstermez. Somut bilgilendirme eksikliği ile yatırım kararı arasında bağlantı kurulmalıdır.
İletişim kopukluğu ve hesap belirsizliği
Yatırımcı bakımından bilgi verilmemesi, ödeme tutarının yanlış olması kadar önemli bir sorun hâline gelebilir. Aynı başvuruya banka, portföy yönetim şirketi ve tasfiye görevlisi farklı cevaplar verdiğinde başvuruların tek dosyada toplanması gerekir. Her cevabın tarihi, muhatabı ve cevapsız bıraktığı soru kaydedilmelidir. Kuruluşların görevleri ayrıştırılmadan herkese aynı genel dilekçeyi göndermek, açıklığa kavuşması gereken teknik noktaları görünmez bırakabilir.
Bu nedenle yazılı başvurunun çekirdeği şu bilgilerden oluşmalıdır: Fon kodu ve pay miktarı, tartışmalı işlem, tarih ve emir numarası, talep edilen açıklama veya düzeltme, varsa ödeme kaydı ve başvurunun cevabının nasıl iletileceği. Yatırımcının mevcut belgeleri yeterli değilse, eksik kayıtların nerede bulunduğu açıkça belirtilmelidir.
Serbest fon ve nitelikli yatırımcı statüsü hakları nasıl etkiler?
Serbest fon yönetiminde sınır bulunmaz mı?
Serbest fonlar, III-52.1 sayılı Tebliğ’in 17–24. maddelerindeki portföy ve işlem sınırlamalarından ayrılan bir rejime tabidir. Bununla birlikte fonun KAP sayfasında açıklanan yatırım stratejisi ve limitleri önemini korur. Serbest fon niteliği, yöneticinin yatırımcı aleyhine istediği işlemi yapabileceği veya açıklanan stratejiyi dikkate almayabileceği anlamına gelmez. [2, m.25]
Bu nedenle inceleme, sonradan ortaya çıkan kayba bakılarak yapılmamalıdır. İşlem tarihinde izin verilen varlıklar, yoğunlaşma ve risk limitleri, likidite koşulları, değerleme yöntemi ve fiilen yapılan işlemler karşılaştırılmalıdır. Yüksek riskli bir stratejinin açıklanmış olması, hileli değerleme iddiasını cevaplamaz; bir varlığın değer kaybetmesi de tek başına yasak işlem yapıldığını kanıtlamaz.
Nitelikli yatırımcı kaydı ve satış kuruluşunun görevi
Tebliğ, serbest fon satışında yeterli bilgi ve deneyime sahip personel kullanılmasını ve alıcının nitelikli yatırımcı olduğuna ilişkin bilgi ve belgelerin tutulmasını öngörür. Statü incelemesi, satın alma tarihinde geçerli düzenlemeler ve o tarihteki kayıtlarla yapılmalıdır. Güncel bir parasal eşiği geçmiş bütün alımlara otomatik uygulamak isabetli olmaz. [2, m.25/4]
Nitelikli yatırımcı olmak, bütün özen ve sadakat yükümlülüklerinden vazgeçmek değildir. Buna karşılık müşterinin sınıfı, kuruluşun tabi olduğu bazı bilgilendirme ve değerlendirme yükümlülüklerini etkileyebilir. Yatırımcının sınıflandırma talebi, belgeleri ve ürün tercihi birlikte incelenmelidir. Bir formdaki imza, gerçek işlem koşullarından bağımsız değerlendirilmemelidir.
Zarar için kime başvurulabilir?
Kurucu ve portföy yöneticisi
Kurucu ve yönetici yönünden; fonun mevzuata, kurucu belgelerine ve açıklanan stratejiye uygun işletilmesi, yatırımcı menfaatlerinin gözetilmesi ve kayıtların doğru tutulması incelenir. SPKn m.52/4’ün gönderdiği vekâlet hükümleri, talimata uygun hareket etme, sadakat, özen ve hesap verme borçları bakımından önemlidir. İşin bir bölümünün başka kişiye gördürülmesi, kurucunun sorumluluğunun kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez. [1] [2, m.9/1–3] [17]
Talep, yalnız “fon zarar etti” cümlesi üzerine kurulamaz. Hangi işlem veya ihmalin hangi yükümlülüğü ihlal ettiği ve yatırımcıya hangi zararı verdiği açıklanmalıdır. Örneğin strateji dışındaki bir varlığın alınması, emrin hatalı işlenmesi ve gerçeğe aykırı değer açıklanması farklı olgulardır; aynı zararı doğurdukları da ayrıca gösterilmelidir.
Portföy saklayıcısı
Saklayıcının görevi fiziksel veya kaydi muhafazayla sınırlı değildir. SPKn m.56 kapsamındaki kontrol ve izleme yükümlülükleri, fonun türü ve işlemine göre incelenir. Kanun, yükümlülük ihlalinden doğan zarar sorumluluğunu ve katılma payı sahibinin dava hakkını düzenler. Merkezî saklama veya alt saklama kullanılması, ilgili hükümlerdeki sorumluluk incelemesini ortadan kaldırmaz. [1, m.56]
Bununla birlikte saklayıcıyı fonun her yatırım kararından koşulsuz sorumlu kabul etmek de doğru değildir. İddia edilen ihlalin saklayıcının görev alanına girip girmediği, hangi kontrolün yapılmadığı, aykırılığın ne zaman anlaşılabildiği ve zararla ilişkisi belirlenmelidir. Saklama sözleşmesi, uyarılar ve kontrol kayıtları bu nedenle önemli olabilir.
Satışı yapan banka veya yatırım kuruluşu
Satış kuruluşu yönünden talimatın alınması ve iletilmesi, ürün hakkında yapılan açıklamalar, müşteri sınıflandırması ve ödeme aktarımı ayrı başlıklardır. Bankanın fonu satmış olması her piyasa zararından sorumlu olduğu anlamına gelmez. Buna karşılık banka, kendi emir iletim hatası veya kendisine ait yanıltıcı açıklama iddiasını yalnız “fonu başka şirket yönetiyordu” diyerek bertaraf etmiş sayılmaz. [2] [16] [17]
Başvuruda hangi sıfatla sorumluluk ileri sürüldüğü açık olmalıdır. Aynı kuruluş bir işlemde satış kanalı, başka bir işlemde saklayıcı, ayrıca tasfiye görevlisi olabilir. Her görev için yükümlülüğün ve ihlalin ayrı kurulması, doğru davalı ve doğru hukuki sebebin belirlenmesini sağlar.
Tasfiye görevlisi, yeni kurucu ve gerçek kişiler
Bir bankanın tasfiye işlemlerinde görevlendirilmesi, geçmiş dönemdeki bütün fiillerin faili olduğu sonucunu doğurmaz. Tasfiye işleminin kendi içindeki gecikme veya hesap hatası ayrıca incelenir. Gerçek bir kurucu değişikliği varsa Tebliğ’in 29/5 ve 30/9 hükümlerindeki önceki mevzuat yükümlülüklerine ilişkin müteselsil sorumluluk da değerlendirilmelidir. Tasfiye görevlisi ataması ile kurucu değişikliği aynı kabul edilmemelidir. [2]
Yöneticiler, çalışanlar veya üçüncü kişiler yönünden sorumluluk ise görev unvanından bağımsız olarak somut davranışa dayanmalıdır. Talimatı veren, işlemi gerçekleştiren, denetim yükümlülüğünü ihlal eden veya hukuka aykırı işlemden yararlanan kişilerin rolleri belgelerle ayrıştırılır. Ceza sorumluluğu ayrıca kişisellik ve suçun unsurları üzerinden incelenir; yalnız aynı şirkette çalışmak suçluluk oluşturmaz.
Yargı kararları tazminat incelemesi hakkında ne gösteriyor?
Risk profiline aykırı yönetimin somutlaştırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.05.2021 tarihli, E.2020/6040, K.2021/4503 sayılı kararında, bireysel portföy yönetimi uyuşmazlığında yatırımcının risk profili dışına çıkan işlemler ve oluşan zarar değerlendirilmiştir. Daire, kısmen tazminata hükmeden kararı onamıştır. Bu karar, her fon kaybının otomatik ödenmesi gerektiğine ilişkin değildir; risk tercihi, işlem biçimi ve zarar incelemesinin önemini gösterir. Uyuşmazlığın bireysel portföy yönetimine ilişkin olduğu gözetilerek fon payı uyuşmazlıklarına dikkatli uygulanmalıdır. [18]
Kusurlu davranış ile zarar arasındaki bağ
İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin 02.02.2022 tarihli, E.2020/536, K.2022/112 sayılı kararı da bireysel portföy yönetiminden doğmuştur. Daire; nitelikli yatırımcı statüsünün etkisi, ihlal edilen yükümlülük ve zararla uygun nedensellik bağının yeterince açıklanmadığına dikkat çekerek ilk derece kararını kaldırmış ve yeniden inceleme istemiştir. Karar, yatırımcının tazminat istemini nihai olarak kabul eden bir karar gibi sunulamaz. [19]
Bu iki karar birlikte okunduğunda, savunulabilir bir tazminat talebinin yalnız değer kaybına veya bir idari para cezasının varlığına dayanamayacağı görülür. İddia, savunma ve teknik hesabı ilişkilendiren; işlemi, ihlali, zarar kalemini ve aralarındaki bağlantıyı açıkça gösteren bir dosya hazırlanmalıdır. Bilirkişi incelemesi de bu sorulara cevap vermelidir.
SPK şikâyeti, hukuk davası ve diğer başvurular nasıl ayrılır?
| İhtiyaç veya iddia | İlk yöneltilecek işlem | Başvurunun işlevi ve sınırı |
|---|---|---|
| Pay adedi, emir veya ödeme kaydı belirsiz | Hesabın bulunduğu kuruluştan ve ilgili tasfiye görevlisinden yazılı kayıt ve mutabakat isteme | Olguyu ve hesabı açıklığa kavuşturur. |
| Sermaye piyasası mevzuatına aykırılık | Somut işlem ve belgelerle SPK’ya şikâyet veya ihbar | İdari inceleme sağlar; SPK bu başvuruda bireysel tazminata hükmetmez. |
| Borsa dışı müşteri uyuşmazlığı | Uygunluğu varsa TSPB Müşteri Uyuşmazlıkları Hakem Heyeti yolunu inceleme | Kuruluş, konu, süre ve başvuru koşulları ayrıca kontrol edilir. |
| Hatalı işlemden doğan kişisel zarar | Görev, yetki ve dava şartları belirlenerek alacak veya tazminat talebi | Borçlu, ihlal, zarar ve nedensellik bağı gösterilir. |
| Suç oluşturabilecek somut fiil | Cumhuriyet başsavcılığına veya ilgili soruşturma dosyasına belgeli başvuru | Ceza incelemesi ve koşulları varsa malvarlığı tedbirleri sağlar. |
| SPK işleminin hukuka aykırılığı | İdari yargı ve başvuru sürelerinin değerlendirilmesi | Kurula yapılan şikâyet ile iptal veya tam yargı talebi aynı işlem değildir. |
SPK’nın kendi bilgilendirmesinde de mevzuata uygunluk incelemesi ile zarar tazmini ayrılır. Fon satışının TEFAS üzerinden yapılması, uyuşmazlığın kendiliğinden Borsa İstanbul’un bütün borsa uyuşmazlığı usullerine tabi olduğu anlamına gelmez. TSPB veya başka bir başvuru yoluna yönelmeden önce işlemin niteliği ve güncel başvuru koşulları incelenmelidir. [16]
Görevli mahkeme ve arabuluculuk
Mahkemenin görevi, yalnız yatırımcının gerçek kişi olmasına bakılarak belirlenemez. Sözleşmenin niteliği, yatırım hizmeti, tarafların sıfatı, talep ve ticari dava hükümleri birlikte değerlendirilir. Portföy yönetimi uyuşmazlıklarının ticaret mahkemelerinde incelendiği örnekler vardır. Somut ilişkinin tüketici işlemi olarak nitelendirilmesi ihtimali varsa 6502 sayılı Kanun yönünden ayrıca inceleme yapılmalıdır. [18] [19] [25] [26]
Para ödenmesine ilişkin ticari alacak ve tazminat taleplerinde TTK m.5/A kapsamındaki dava şartı arabuluculuk; tüketici uyuşmazlığı niteliği kabul edilen hâllerde ise ilgili özel hükümler kontrol edilir. Arabuluculuk, SPK’ya şikâyet veya suç duyurusuyla birbirinin yerine geçen süreçler değildir. İhtiyati hukuki koruma gereksinimi ve başvuru süreleri de bu değerlendirmeden ayrı bırakılmamalıdır. [25] [26]
Temmuz 2026 değişikliği: Belirsiz alacak ve kısmi dava
31 Temmuz 2026’da yayımlanan 7589 sayılı Kanun, HMK m.107’yi yürürlükten kaldırmış; m.109’daki kısmi dava düzenini değiştirmiştir. Değişiklikten önce açılmış davalar için geçiş hükmü bulunmaktadır. Bu nedenle Eylül 2026 olayları hakkında yeni açılacak davalara, eski HMK m.107 açıklamalarını aynen aktarmak güncel değildir. [20]
Güncel kısmi dava hükmü, talep sonucunun tahkikat sona erinceye kadar bir defaya mahsus artırılmasına ve artırılan bölüm bakımından zamanaşımının dava tarihinde kesilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme içerir. Buna rağmen dava açılırken talebin dayanağı, hangi alacağın bölündüğü ve hesap yönteminin ne olduğu açıklanmalıdır. Hesap belirsizliği, bütün hukuki sebep ve zarar açıklamasının sonraya bırakılabileceği anlamına gelmez. [20, m.19–20 ve geçici m.1/10]
Zamanaşımı ve idari başvuru süreleri
Tek bir “fon mağduriyeti zamanaşımı” yoktur. Vekâlet ilişkisinden doğan alacaklarda TBK m.147/5’teki beş yıllık süre, genel sözleşme hükümlerinde m.146, haksız fiil iddiasında m.72’deki öğrenme ve olay tarihine bağlı süreler ile gerektiğinde daha uzun ceza zamanaşımı gündeme gelebilir. Hangi hükmün uygulanacağı, talebin gerçek hukuki niteliği ve muacceliyetine göre belirlenir. [17]
SPK’ya şikâyet veya savcılığa başvuru yapılmasının bütün özel hukuk sürelerini kendiliğinden kestiği varsayılmamalıdır. Aynı şekilde tasfiyenin altı ay sürmesi, tüm dava sürelerinin altı ay ertelendiği anlamına gelmez. SPKn m.134 uyarınca Kurul kararlarına karşı idari davalar idare mahkemelerinde görülür; başvuru yapılırken idari yargıya özgü dava açma ve üst makama başvuru kuralları ayrıca incelenir. Kararın tebliği veya öğrenilmesi, başvurunun muhatabı ve niteliği süre hesabında kaydedilmelidir. [1, m.134] [17] [24]
Tasfiye kararı bütün icra takiplerini ve hacizleri durdurur mu?
SPKn m.97/2, yetkileri sürekli kaldırılan sermaye piyasası kurumları bakımından, maddede gösterilen dönem ve şartlarla malvarlığı işlemleri, takipler ve süreler hakkında özel sonuçlar öngörür. Ancak bir yatırım fonunun m.96 dayanaklı tasfiyesine karar verilmesini, bütün muhtemel davalılar hakkında m.97/2’nin bütün sonuçlarının doğmasıyla eşitlemek doğru değildir. [3] [21]
İncelenecek olan; hangi kişi veya kurum hakkında hangi kararın verildiği, sürekli yetki kaldırma koşulunun bulunup bulunmadığı, talebin kime yöneltildiği ve hakkında koruma istenen varlığın kime ait olduğudur. Fon malvarlığının m.53 kapsamındaki ayrılığı da ayrıca gözetilmelidir. Bu ayrımlar yapılmadan “hiç dava açılamaz” veya “her malvarlığına ihtiyati haciz uygulanabilir” şeklinde yönlendirme yapılamaz.
Ceza soruşturması ve el koyma ödeme sürecini nasıl etkiler?
Suç duyurusu; şüpheli işlemlerin araştırılması, para hareketlerinin incelenmesi ve koşulları varsa malvarlığına ilişkin tedbirlerin alınması için önem taşıyabilir. Bununla birlikte el koyma kararı, yatırımcıya ödeme kararı değildir. Fon varlığının korunması, suçla bağlantılı bir değerin geri kazanılması, müsadere ve belirli yatırımcıya iade farklı şartlara tabidir. [27]
Eylül 2026 soruşturmaları hakkında kamuya açık haberlerde adli malvarlığı tedbirleri bildirilmiş; 28 Eylül tarihli haberde 45 firma ve 19 fon üzerindeki tedbirin kaldırıldığı açıklanmıştır. Bu gelişme, hem tedbirlerin kapsamının değişebileceğini hem de adli tedbir ile SPK işlem kısıtlamasının ayrı incelenmesi gerektiğini gösterir. Haber, bütün şirketler veya fonlar hakkında aynı tedbirin sürmekte olduğuna kanıt olarak kullanılamaz. [23]
Yatırımcı bakımından ceza dosyasına sunulacak bilgi, kişisel zararın nasıl doğduğunu ve hangi işlemlerle ilişkili olduğunu açıklamalıdır. Toplu bir soruşturmanın varlığı, her başvuranın alacağının ve miktarının dosyada kendiliğinden belirlendiği anlamına gelmez. Ceza soruşturmasının malvarlığının korunması ve zarar giderimi üzerindeki etkisi, üçüncü makalede ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
YTM, devlet güvencesi ve yeni kanun teklifi konusunda ne bilinmeli?
Yatırımcı Tazmin Merkezi her fon zararını öder mi?
YTM sistemi, belirli koşullarda yatırım kuruluşunun yatırımcıya ait nakdi veya sermaye piyasası aracını teslim yükümlülüğünü yerine getirememesi ve ilgili tazmin kararıyla bağlantılıdır. YTM’nin resmî açıklamasında yatırım danışmanlığı veya piyasadaki fiyat hareketlerinden doğan zararların kapsam dışında olduğu belirtilir. Bu nedenle SPK tarafından denetlenen bir fonun bütün kayıplarının devlet tarafından otomatik ödeneceği söylenemez. [15]
Fon malvarlığının korunması, mevduat sigortası, YTM tazmini ve belirli bir karar uyarınca yapılan ara ödeme ayrı hukuki kurumlardır. Fonun isminde veya tanıtımında güven çağrıştıran bir ifade bulunması da mevduat güvencesi yaratmaz. Gerçek bir garanti varsa kapsamı, garantörü, şartları ve hangi yatırımcıya hangi dönemde uygulandığı sözleşme ve bilgilendirme belgelerinden belirlenmelidir.
9 Ekim tarihli kanun teklifi yürürlükte mi?
“Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi” TBMM’ye 9 Ekim 2026’da, 2/3939 esas numarasıyla sunulmuştur. 14 Ekim tarihli TBMM haberi komisyonda kabulü bildirmektedir. 18 Ekim incelemesinde erişilebilen teklif kaydında durum “Komisyonda” olarak görünmektedir; bu kaynaklar yürürlüğe girmiş bir kanun bulunduğunu göstermemektedir. [22]
Bu nedenle teklif kapsamındaki özel tahsil, iade, sorumluluk veya hesap yöntemleri bugünden kesinleşmiş hak gibi sunulmamalıdır. Buna karşılık SPK’nın yürürlükteki ara ödeme kararları da sırf benzer konular teklifte geçtiği için yok sayılmamalıdır. Yatırımcının başvurusu mevcut kurallarla hazırlanır; teklif kanunlaşır ve yayımlanırsa son metin, yürürlük ve geçiş hükümleri ayrıca değerlendirilir.
Yatırımcı başvuru dosyasını nasıl hazırlamalı?
İyi hazırlanmış bir dosya, aynı olayın idari, özel hukuk ve ceza yönlerinin birbirini desteklemesini sağlar. İlk aşamada aşağıdaki kayıtların düzenlenmesi yararlı olur:
- Fonun tam adı ve kodu; bütün alış tarihleri, alış tutarları ve pay adetleri.
- Banka veya aracı kurum hesap ekstreleri ile MKK kayıtlarında görünen pay bilgisi.
- Satış talimatı numarası, oluşturulma ve iletim saatleri, valör ve iptal veya ret kaydı.
- İşlem tarihindeki KAP belgeleri, fon stratejisi, risk ve satış koşulları.
- Müşteri sınıflandırması, nitelikli yatırımcı belgeleri ve varsa uygunluk veya yerindelik kayıtları.
- Kuruluşla yazışmalar, yatırımcıya gönderilen hesaplar ve hukuka uygun şekilde elde bulunan görüşme kayıtları.
- Tasfiye veya ara ödeme dekontları; hesap, kesinti ve mahsup açıklamaları.
- Ek zarar ileri sürülüyorsa kredi sözleşmesi, faiz dökümü, ödeme tarihleri ve diğer gider belgeleri.
Belgeler tarih sırasına konulduktan sonra iddia edilen her hata ayrı gösterilmelidir. Örneğin talimatın geç iletilmesi iddiası için ilgili emir kayıtları; yanlış bilgilendirme için satış öncesi açıklamalar; değerleme hatası için fiyat ve portföy kayıtları öne çıkar. Eksik belgelerin kuruluştan istenmesi, gerekli hâllerde mahkemece getirtilmesi veya kaybolma tehlikesi bulunan delilin tespiti değerlendirilir. [17] [28]
Ödeme alınırken de dikkatli kayıt tutulmalıdır. Ödemenin ara ödeme mi nihai ödeme mi olduğu, hangi alacağa mahsup edildiği ve ayrıca bir ibra veya sulh metni sunulup sunulmadığı belirlenmelidir. İşlemiş faiz bakımından TBK m.131’deki hakkı saklı tutma meselesi önemlidir. Bir ödeme alınması ile bütün taleplerden vazgeçilmesi aynı değildir; fakat imzalanan belgenin içeriği ve ödemenin hukuki niteliği sonucu değiştirebilir. [17]
İlgili yazılar: Ceza Muhakemesinde Elkoyma: Hukuki Sınırlar, İtiraz ve İade Yolları; Delil Tespiti Nedir? Dava Açmadan Önce Delillerinizi Nasıl Korursunuz?; Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler: Dava Açma Süresi Nasıl Belirlenir?; Gerçekleşmeyen Fon İade Talimatlarında Temerrüt Faizi ve Aşkın Zarar Talepleri; Tasfiye Sürecindeki Yatırım Fonlarında Ceza Soruşturması, El Koyma ve Yatırımcı Zararlarının Giderilmesi; SPK’ya Şikâyet Başvurusu Nasıl Yapılır? Başvuru Usulü, Gerekli Belgeler ve Hukuki Sonuçlar; Yatırım Hesabında Unutulan Varlıklar: 10 Yıllık Süre, YTM’ye Devir ve İade Başvurusu.
Sonuç
SPK fon tasfiyesinde yatırımcının ilk hedefi, fonunun güncel hukuki durumunu ve kendisine ilişkin ödeme hesabını kesinleştirmektir. Bunun için fon kodu, pay kaydı, satış talimatının bütün aşamaları ve tasfiye kararları birlikte incelenmelidir. Fon malvarlığının ayrı olması hak sahipliği bakımından koruma sağlar; fakat anaparanın tamamına yönelik koşulsuz ödeme güvencesi oluşturmaz.
Hukuki başvurunun gücü, mağduriyetin ağırlığı kadar doğru hukuki ayrımların yapılmasına bağlıdır. Tasfiye bedeli, geçmişteki emir hatası, yanıltıcı satış, portföy veya saklama yükümlülüğü ihlali ve gecikme giderleri ayrı gösterildiğinde doğru muhatap, delil ve talep belirlenebilir. SPK incelemesi, hukuk davası ve ceza soruşturması birbirini etkileyebilir; her birinin amacı, usulü ve süresi korunmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Fonun tasfiyesine karar verilmesi paramın tamamen kaybolduğu anlamına mı gelir?
Hayır. Tasfiye, varlık ve yükümlülüklerin belirlenmesiyle ödeme hesabının oluşturulmasını gerektirir. Ödenecek tutar, fonun net değeri ve somut tasfiye usulüne bağlıdır. Hak kaydının bulunması ile yatırılan ilk tutarın bütünüyle ödenmesi ayrı meselelerdir. [1] [2]
Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve Bulls yatırımcılarının hepsi aynı usule mi tabi?
Hayır. Fon kodu, karar listesi ve sonraki SPK düzenlemeleri belirleyicidir. Özellikle Hedef’in 15 Ekim 2026’da farklı ödeme usulüne alınması nedeniyle eski açıklamalar tek başına yeterli değildir. [4] [7] [8] [9]
Altı aylık tasfiye süresi dolmadan başvuru yapabilir miyim?
Bilgi ve hesap istemek, kayıtları korumak ve somut ihlal iddialarını hazırlamak için beklemek gerekmez. Dava veya takip yapılabilirliği ise ilgili karar, borçlu, talep ve özel koruma hükümlerine göre incelenir. Altı ay bütün hakların bekletilmesi anlamına gelmez. [5] [21]
Satış talimatını 17 Eylül’de saat 13.30’dan önce verdiysem öncelikli miyim?
28 Eylül SPK açıklaması, 17 Eylül talimatlarının tamamının iptal edildiğini belirtir. Sadece saat bilgisine dayanarak kesin öncelik varsayılamaz. Önceki tarihli emir veya kuruluşa ait hata iddiası varsa tam işlem kayıtları incelenmelidir. [6]
Ara ödeme aldığımda kalan tutardan vazgeçmiş olur muyum?
Ara ödemenin alınması tek başına bütün taleplerden vazgeçildiğini göstermez. Ödemenin hangi alacağa mahsup edildiği, varsa ibra veya sulh metni ve işlemiş faizin saklı tutulması değerlendirilmelidir. Aynı zarar için iki kez tahsilat yapılamaz. [7] [17]
Bir milyon TL’den fazla yatırımım varsa kalan para ödenmez mi?
Ara ödeme sınırı, bütün tasfiye ve tazminat alacaklarının genel tavanı değildir. Kapsama giren fondaki ara ödeme hesabı ile nihai bakiye ve ayrı hukuki zarar talepleri farklıdır. Ayrıca her fon grubu aynı ara ödeme usulüne tabi değildir. [7] [8] [9]
Nitelikli yatırımcı olduğum için dava hakkım ortadan kalkar mı?
Hayır. Statü, bazı yükümlülüklerin kapsamını etkileyebilir; özen, sadakat, sözleşmeye uygun işlem ve doğru kayıt yükümlülüklerini bütünüyle kaldırmaz. Talep edilen zarar ve ihlal somutlaştırılmalıdır. [2] [19]
SPK’ya şikâyet edersem SPK tazminat ödenmesine karar verir mi?
SPK bu tür şikâyetlerde mevzuata uygunluk incelemesi yapar; bireysel zarar tazminine hükmetmez. Tazminat için uyuşmazlığın niteliğine uygun hakem heyeti, arabuluculuk veya yargı yolu ayrıca değerlendirilir. [16]
Şirketin malvarlığına el konulduysa ödeme kesinleşmiş midir?
Hayır. El koyma koruma tedbiridir. Varlığın kime ait olduğu, suçla bağlantısı, iade şartları ve diğer hak sahipleri ayrıca incelenir. Ceza dosyasındaki bir tedbir yatırımcının kişisel alacağının kendiliğinden tahsil edildiği anlamına gelmez. [27]
Tasfiye ödemesi beklenirken hangi belgeler önceliklidir?
Fon kodu ve pay kaydı, talimatın tarih ve iletim bilgisi, valör, iptal gerekçesi, KAP belgeleri, kuruluştan gelen cevaplar ve ödeme dökümleri önceliklidir. Gecikme nedeniyle ek gider varsa bunun tutarını, tarihini ve fon bedeline erişememeyle ilişkisini gösteren belgeler de saklanmalıdır.
Kaynakça
Hukuki ve olgusal kontrol tarihi 18 Ekim 2026’dır. Güncel olaylar, belirtilen tarihlerdeki resmî açıklamaların kapsamıyla aktarılmıştır. Şikâyet ve röportajlar yalnız yatırımcıların dile getirdiği sorunları göstermek için kullanılmış; kesinleşmiş kusur veya suç tespiti kabul edilmemiştir.
- 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, özellikle m.52, 53, 56, 82–84, 96–97 ve 134. MKK’nın mevzuat sayfasından bağlantı verilen, 2024 değişikliklerini içeren resmî nüsha: mkk.com.tr
- SPK, Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği (III-52.1), 9.7.2013/28702; 1.3.2024 değişikliğini içeren metin, özellikle m.3, 9, 12, 25, 28–31: mevzuat.spk.gov.tr
- SPK 2026/60 sayılı Bülten, 17.9.2026 tarihli 57/1707 sayılı karar: spk.gov.tr
- SPK 2026/61 sayılı Bülten, 17.9.2026 tarihli 57/1708 sayılı karar, fon listesi ve tasfiye usulü: spk.gov.tr
- SPK, Tasfiye Konusu Fonlara İlişkin Süre Düzenlemesi, 21.9.2026: spk.gov.tr
- SPK, Tasfiye Süresine İlişkin Basın Duyurusu, 28.9.2026; önceki emirler ve 17 Eylül talimatları: spk.gov.tr
- SPK, Tasfiyedeki Fonlara İlişkin Ara Ödeme Duyurusu, 1.10.2026: spk.gov.tr
- SPK, A1 Capital, Bulls ve Pardus’un Kurucusu Olduğu Fonlara İlişkin Tasfiye Süreci Hakkında Duyuru, 1.10.2026; 64/1770 sayılı karar: spk.gov.tr
- SPK 2026/70 sayılı Bülten, 15.10.2026 tarihli 70/1821 sayılı karar, Hedef fonları: spk.gov.tr
- SPK, Tasfiye Konusu Fonlardaki Yatırımcı Sayısına İlişkin Açıklama, 23.9.2026: spk.gov.tr
- İletişim Başkanlığı, Beşinci Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısına İlişkin Açıklama, 13.10.2026: iletisim.gov.tr
- Aposto, Fon krizinden etkilenenler anlatıyor, 24.9.2026; yatırımcı anlatıları ve kuruluş yanıtı: aposto.com
- Şikâyetvar, VakıfBank/Tera fonun satılamaması ve kira-kredi kartı ödemeleri hakkındaki yatırımcı beyanı, 17.9.2026; banka yanıtıyla birlikte: sikayetvar.com
- Şikâyetvar, Odeabank fon bilgilendirmesi hakkındaki yatırımcı beyanı, 23.9.2026; banka inceleme yanıtıyla birlikte: sikayetvar.com
- Yatırımcı Tazmin Merkezi, Koruma Kapsamı, özellikle fiyat hareketi ve yatırım danışmanlığı zararlarının kapsamı: ytm.gov.tr
- SPK, Şikâyet Başvurusu Nereye, Nasıl Yapılır?, 16.1.2022: spk.gov.tr
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, özellikle m.49–52, 72, 112, 117–122, 131, 146–147, 154 ve 502–514; Adalet Bakanlığı metni: mgm.adalet.gov.tr
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 27.5.2021, E.2020/6040, K.2021/4503; kamuya açık tam karar aktarımı: hukukihaber.net
- İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesi, 2.2.2022, E.2020/536, K.2022/112; kamuya açık tam karar aktarımı: hukukihaber.net
- 7589 sayılı Kanun, kabul: 16.7.2026; Resmî Gazete: 31.7.2026/33326; özellikle m.19, 20, 26 ve geçici m.1/10; TBMM kabul metni: cdn.tbmm.gov.tr
- YTM, SPKn m.97 — Mali Durumun Bozulması Hâlinde Uygulanacak Tedbirler: ytm.gov.tr
- TBMM, Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi, esas no.2/3939, 9.10.2026; durum kaydı: tbmm.gov.tr — Komisyon haberi, 14.10.2026: tbmm.gov.tr
- Anadolu Ajansı, 45 firma ve 19 fon üzerindeki malvarlığı tedbirinin kaldırılmasına ilişkin haber, 28.9.2026: aa.com.tr
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, özellikle m.7, 11–13; Adalet Bakanlığı arşiv metni: rayp.adalet.gov.tr — Başvuru ve cevap sürelerinde 7331 sayılı Kanun m.1–3 değişiklikleriyle birlikte: cdn.tbmm.gov.tr
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, özellikle m.4, 5 ve 5/A; m.5/A’nın 2023 değişikliğini içeren Ticaret Bakanlığı nüshası: aydin.ticaret.gov.tr
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, özellikle m.3, 73 ve 73/A; Ticaret Bakanlığı nüshası: tuketici.ticaret.gov.tr
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m.128 ve 131; Adalet Bakanlığı metni: alternatifcozumler.adalet.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m.219–221, 266 ve 400; Adalet Bakanlığı madde metni: mgm.adalet.gov.tr — m.107 ve 109 bakımından ayrıca [20]’deki 2026 değişikliği esas alınmıştır.