İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

İmar Hukuku

Sit Alanı ve Koruma Kararlarının Taşınmaza Etkisi: İtiraz, İptal Davası, Takas ve Tazminat

Arkeolojik kalıntılar ve bitişik zeytinlikte koruma sınırını temsil eden sahne.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 9 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Sit alanlarında yapılaşma, koruma kuruluna itiraz, iptal davası, takas ve tazminat. Güncel mevzuat ve gerçek AYM kararıyla maliklerin hakları.

Bir taşınmazın sit alanında kalması veya korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmesi, mülkiyeti kendiliğinden devlete geçirmez; kullanım ve yapılaşma yetkilerini sınırlayabilir. Malik, kararın bilimsel ve hukuki dayanağına karşı itiraz veya iptal davası yolunu değerlendirebilir. Kesin yapılaşma yasağı ve uzun süreli kısıtlılık hâllerinde kamulaştırma, takas veya yapılanma hakkı aktarımı gibi olanaklar da incelenir. Bu yolların hiçbiri yalnız tapuda “sit” kaydı bulunmasıyla otomatik olarak doğmaz.

İlk inceleme, sitin türünü, güncel koruma statüsünü, karar merciini ve parselin hangi bölümünün sınır içinde kaldığını belirlemelidir. Arkeolojik sit, kentsel sit, doğal sit ve tek yapı ölçeğinde kültür varlığı tescili aynı izin ve itiraz rejimine tabi değildir.

Sit alanı ile tescilli kültür varlığı arasındaki fark

Alan koruması ve tek yapı tescili

Sit kararı belirli bir alanı tarihî, arkeolojik, kentsel veya doğal özellikleri nedeniyle koruma altına alır. Tek yapı ölçeğinde tescil ise örneğin tarihî bir konut, han veya başka bir yapının korunmasına ilişkin olabilir. Tescilli yapının çevresinde ayrıca korunma alanı belirlenmesi mümkündür.

Bir parselin üzerinde görünür tarihî yapı bulunmaması, onun sit alanında olamayacağı anlamına gelmez. Arkeolojik değer yer altında bulunabilir; kentsel sitte ise tek yapıdan çok yerleşim dokusunun bütünlüğü korunabilir. Buna karşılık her sınırın parsel özelinde teknik gerekçesi incelenebilir.

Doğal sitlerin güncel statüsü

Doğal sitlerde kesin korunacak hassas alan, nitelikli doğal koruma alanı ve sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı statüleri kullanılır. Eski tapu veya belediye kayıtlarında birinci, ikinci ya da üçüncü derece doğal sit ifadelerinin bulunması hâlinde güncel tescil kararı istenmelidir. Eski dereceyi güncel kategoriye otomatik biçimde eşlemek doğru değildir.

Kültür varlıkları ve arkeolojik sitlerdeki koruma kurulu sistemiyle doğal sitlere ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve tabiat varlıklarını koruma mekanizması ayrılmalıdır. Aynı bölgede farklı koruma statülerinin çakışması mümkündür. Bir makamdan alınan uygun görüş, diğer zorunlu izinlerin yerine her zaman geçmez.

Sit alanında yapı yapılabilir mi?

Sit türü ve derecesi belirleyicidir

Arkeolojik sitlerde koruma dereceleri ve ilgili ilke kararları, izin verilebilecek müdahalelerin sınırını belirler. Birinci derece arkeolojik sitte yeni yapılaşma çok sıkı sınırlamalara tabidir. Daha düşük koruma derecesi de koşulsuz inşaat serbestisi anlamına gelmez. Sondaj, müze denetimi, kurul kararı ve plan koşulları gündeme gelebilir. İzinsiz yapılar hakkında verilen yıkım kararlarına karşı yollar Yıkım Kararına İtiraz ve İptal Davası yazısında ele alınmıştır.

Kentsel sitte koruma amaçlı plan; cephe, kütle, yükseklik, sokak dokusu ve kullanım bakımından özel koşullar getirebilir. Doğal sitlerde ise güncel statü ve koruma-kullanma kararları incelenir. “Üçüncü derece sitte her yapı yapılır” gibi genel ifadeler, farklı sit türlerini birbirine karıştırır.

Tadilat ve bakım işlemleri de incelenmelidir

2863 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamındaki izinsiz müdahale yasağı yalnız yeni bina yapılmasını ilgilendirmez. Yapının fiziksel niteliğini değiştiren işlemler, esaslı onarım veya diğer müdahaleler için ilgili izin rejimi uygulanabilir. Basit bakım ile esaslı tadilat ayrımı, işin gerçek kapsamına göre yapılmalıdır.

Malikin tapuya sahip olması, koruma kararını dikkate almadan çalışma yapma yetkisi vermez. Buna karşılık her bakım işi için aynı proje ve izin sürecinin gerektiği de varsayılamaz. Yetkili idarenin veya kurulun işleme özgü yazılı değerlendirmesi alınmalı; çalışma bu kapsamla sınırlı tutulmalıdır.

Sit ilanı mevcut planı ve ruhsatı nasıl etkiler?

Koruma amaçlı imar planı ve geçiş dönemi

2863 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca koruma bölge kurulunca sit ilanı, alanın plan uygulamalarını etkiler. Koruma amaçlı plan yapılıncaya kadar geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları önem taşır. Sit ilanından önceki genel planın bütün hükümlerinin aynı biçimde uygulanacağı kabul edilemez. Plan değişikliğine karşı açılan davalar için İmar Planı Değişikliğine İtiraz ve İptal Davası yazısı da incelenebilir.

Koruma amaçlı planın hazırlanması ve onaylanması ayrı bir süreçtir. Sit tescili ile bu planın kabulü, farklı tarihli ve farklı içerikli idari işlemler olabilir. Sadece sit kararına karşı dava açılmış olması, sonradan kabul edilen planın da kendiliğinden dava konusu olduğu anlamına gelmez.

Subasman seviyesine ilişkin özel düzenleme

Kanunun 17. maddesi, sit kararının ilanından önce imar mevzuatına ve onaylı planlara uygun ruhsat alınmış yapılarda subasman seviyesinin tamamlanmasına özel sonuç bağlar. Bu koşulları taşıyan yapılarda devam olanağı düzenlenmiş; tamamlanmamış yapılarda ruhsatın iptali öngörülmüştür. İdarenin yapılanma hakkı aktarımı yetkisi ayrıca saklıdır.

Kesin yapılanma yasağı bulunan sit alanlarında bu olanaktan yararlanılamaz. Dolayısıyla yalnız temel atılmış veya ruhsat alınmış olmasına dayanılarak bütün koruma kararları karşısında inşaata devam edilemez. Yapının kritik tarihteki seviyesi, ruhsatın hukuka uygunluğu ve sitin statüsü somut kayıtlarla belirlenmelidir.

Koruma kararına nasıl itiraz edilir?

Kültür varlıklarını koruma kurulu kararları

2863 sayılı Kanun'un 61. maddesi ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları Yönetmeliği'nin 18. maddesi birlikte değerlendirilir. Yönetmelik, koruma bölge kurulu kararlarına karşı tebliğ veya ilandan itibaren 60 gün içinde Koruma Yüksek Kuruluna itiraz imkânı düzenler. Başvurular Bakanlıkça değerlendirilir; gerekli görülenler Yüksek Kurul gündemine alınır.

Gerçek ve tüzel kişilerin taşınmaz üzerindeki ayni veya kiracılık hakkını belgelemeleri önemlidir. İtiraz dilekçesinde kararın tarih ve sayısı, parsel bilgileri, hak ilişkisi ve teknik itiraz nedenleri açıklanmalıdır. Yalnız “mağdur oldum” ifadesi yerine, sınır, tespit yöntemi veya kullanım koşulundaki somut sorun gösterilmelidir.

İtiraz kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz

Kanunda kurul kararlarına uyma zorunluluğu bulunmaktadır. İtiraz edilmiş olması, ilgili kişiye karar yokmuş gibi hareket etme serbestisi sağlamaz. İdari itirazın dava süresine etkisi, başvurunun niteliği ve özel düzenlemelerle birlikte hesaplanmalıdır. Yüksek Kurulun incelemesi için öngörülen süre ile dava açma süresi aynı değildir.

Doğal sit kararlarına yapılacak başvurularda ise ilgili tabiat varlıklarını koruma mevzuatı ve karar merciinin usulü uygulanır. Kültür varlıkları için öngörülen başvuru adresinin doğal sit uyuşmazlığına doğrudan aktarılması uygun değildir. Görevli birim karar metninden belirlenmelidir.

İptal davası hangi mahkemede ve ne zaman açılır?

Dava konusu ve görev ayrımı

Koruma kararının iptali idari yargıda istenir. Yerel kurul veya idare işlemleri bakımından taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi kuralı değerlendirilir. Bununla birlikte Cumhurbaşkanı kararları gibi Danıştayın ilk derece görevine giren işlemler için 2575 sayılı Kanun'un 24. maddesi ayrıca dikkate alınmalıdır.

Dava sit ilanına, koruma derecesine, koruma amaçlı plana, müdahale izninin reddine veya takas başvurusunun reddine yönelik olabilir. Bunlar aynı dava konusu değildir. Tapudaki kaydın silinmesini istemek, dayanak tescil kararının hukukiliğini idari yargıda tartışmanın yerine geçmez. Gerçek bir tapu kayıt hatası ile geçerli idari karara dayanan kayıt ayrılmalıdır.

Tebligat, ilan ve öğrenme tarihi

Özel süre yoksa genel iptal davası süresi 60 gündür. Ancak başlangıç her kararda aynı şekilde belirlenmez. 2863 sayılı Kanun'un 7. maddesinde tek yapı ölçeğindeki tescil ve korunma alanları için tebligat, sit alanlarına ilişkin kararlarda ise Resmî Gazete ve Bakanlığın internet sayfasındaki duyuru düzenlemeleri bulunmaktadır.

Bu nedenle yalnız “bana mektup gelmedi” denilerek sürenin başlamadığı kabul edilmemelidir. İlan kayıtları, tapu şerhi, önceki başvurular ve öğrenmeye ilişkin belgeler incelenir. Eski kararın kaldırılması için tekrarlanan dilekçe de her durumda eski işleme karşı yeni dava hakkı oluşturmaz. Dava süresi, dosyanın bütün tarihleri üzerinden hesaplanmalıdır.

Mahkeme hangi hukuka aykırılıkları inceler?

Sit sınırının bilimsel verilerle açıklanıp açıklanmadığı, tespit raporunun yeterliliği, yetkili makamın karar verip vermediği ve öngörülen kısıtlamanın koruma amacıyla ilişkisi denetlenir. Taşınmazın ekonomik değerinin düşmesi tek başına sit kararının hukuka aykırı olduğunu göstermez. Kültürel ve doğal mirasın korunması meşru kamu yararı oluşturur.

Bunun yanında kısıtlamanın kişi üzerinde aşırı yük doğurup doğurmadığı, alternatif giderim yolları ve idarenin davranışları mülkiyet hakkı bakımından önem taşır. Arkeoloji, sanat tarihi, mimarlık, şehir planlama veya ekoloji alanlarında uygun uzmanlardan oluşan bilirkişi incelemesi gerekebilir. Uzmanlık alanı uyuşmazlığın gerçek konusuna göre seçilmelidir.

Yürütmenin durdurulması talebinde açık hukuka aykırılık ve telafisi güç zarar koşulları birlikte açıklanır. Mahkemece kararın yürütülmesi durdurulsa bile diğer izin ve yapı güvenliği hükümleri kendiliğinden ortadan kalkmaz.

Kamulaştırma, takas ve yapılanma hakkı aktarımı

Kamulaştırma kendiliğinden gerçekleşmez

2863 sayılı Kanun'un 15. maddesi, taşınmaz kültür varlıkları ve korunma alanlarının kamulaştırılmasına ilişkin esaslar içerir. Yetkili idare, koruma amacı, program ve ilgili kamulaştırma hükümleri birlikte uygulanır. Sit tescili, tek başına taşınmazın hemen satın alınacağına ilişkin taahhüt değildir.

Uzun süreli ve ağır kısıtlamalarda malikin hangi kullanımları sürdürebildiği, kamulaştırma veya alternatif yollar için yaptığı başvurular ve idarenin cevapları belgelenmelidir. Fiilî kamu kullanımı bulunması ile yalnız koruma statüsünden kaynaklanan sınırlama da birbirinden ayrılır. Tazminat davasının niteliği ve yargı yolu bu ayrıma göre belirlenir. Kamulaştırma yapılmadan taşınmazın fiilen kullanılması hâlinde Kamulaştırmasız Fiilî El Atma Davası yazısına bakılabilir.

Takas koşulları

15/f kapsamında sit ilan edilmiş ve onaylı 1/1000 ölçekli koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilmiş ilgili parseller için Hazine taşınmazlarıyla değişim olanağı düzenlenir. Kanunda Bakanlık izinli kazı alanları bakımından özel koşullar da vardır. Şerhten sonra taşınmazı edinenler yönünden, miras ve ölüme bağlı tasarruf istisnaları dışında kanuni sınırlama bulunur.

Ayrıca 17/b kapsamında belediye veya il özel idaresine ait taşınmazlarla takas düzenlemesi vardır. Hangi hükmün uygulanacağı, mülkiyet ve statü belgeleriyle belirlenir. Takas, malikin seçtiği herhangi bir Hazine arazisini aynı metrekareyle alma hakkı değildir; değerleme, taşınmaz uygunluğu ve idari usul gerekir.

Yapılanma hakkının aktarımı

17/c kapsamındaki aktarım, kısıtlanan yapılanma hakkının imar planında belirlenen uygun başka alanlarda kullanılmasına yönelik bir mekanizmadır. Aktarım alanı, program, değer denkleştirmesi ve tescil sonuçları önemlidir. Bazı durumlarda hakkın tamamen aktarılması, kısıtlanan taşınmazın ilgili idare mülkiyetine geçmesine yol açar.

Bu nedenle aktarım başvurusu, yalnız “emsalimi başka arsaya taşıyın” talebinden ibaret görülmemelidir. Taşınmazın kalan kullanım hakları ve mülkiyet sonucu önceden incelenmelidir.

AYM'nin Arzu Mülayim ve diğerleri kararı

Anayasa Mahkemesi, Arzu Mülayim ve diğerleri, B. No: 2017/25436, 21.7.2020 kararında birinci derece arkeolojik sitte kalan taşınmazdaki kısıtlamaları incelemiştir. Esası incelenen başvurucular yönünden mülkiyet hakkının ihlal edilmediği sonucuna ulaşılmıştır. Mahkeme, takas yolunun kullanılabilmesi için izlenen yöntemi ve mevcut hukuki imkânları değerlendirmiştir.

Kararda, aynı ada içindeki bütün parsel maliklerinin başvurması koşulunun iptal edilmiş olması ile tek bir paylı parselin tümü üzerinde tasarruf için paydaşların birlikte hareket etmesi ayrılmıştır. Başvurucuların takas ret işlemine karşı dava açmaması da değerlendirmede yer almıştır. Bu sonuç, bütün sit kısıtlamalarının ölçülü veya tazminat dışı olduğu anlamına gelmez. AYM resmî kayıt ve erişilebilir tam metin aktarımı.

Malik için belge ve talep hazırlığı

BelgeAçıklığa kavuşturduğu konu
Güncel tescil kararı ve sınır paftasıSit türü, statüsü ve parselin etkilenen bölümü
Tebligat ve ilan kayıtlarıBaşvuru ve dava süresi
Tapu kaydı ve edinim belgesiHak sahipliği, paydaşlık ve takas koşulları
Koruma amaçlı plan ve geçiş dönemi kararlarıİzin verilebilen kullanım ve müdahaleler
Tespit raporu, fotoğraflar ve uzman incelemesiKoruma kararının bilimsel dayanağı
Önceki başvurular ve cevaplarRet işlemleri ve denenmiş giderim yolları

Başvurunun amacı açıkça seçilmelidir: sınırın düzeltilmesi, derecenin değiştirilmesi, belirli müdahaleye izin, takas veya zarar giderimi farklı taleplerdir. Birden fazla talep bulunabilir; ancak her biri için hangi işleme ve hangi belgeye dayanıldığı açıklanmalıdır.

Sonuç

Sit ve koruma kararlarına ilişkin uyuşmazlıklarda mülkiyet hakkı ile koruma amacı birlikte değerlendirilir. Doğru başvuru, güncel statünün ve karar merciinin belirlenmesiyle başlar. İptal davası, takas, kamulaştırma ve aktarım seçenekleri kendi koşullarıyla incelenmeli; süreler ilan ve tebligat kayıtları üzerinden izlenmelidir.

İlgili yazılar: İmar Para Cezasına İtiraz ve İptal Davası: Hesaplama, Sorumluluk ve Yürütmenin Durdurulması; Yapı Ruhsatının İptali: Kazanılmış Hak, İptal Davası ve Tazminat; İmar Durum Belgesi ve Yapılaşma Koşulları: Belge Verilmemesi, Hatalı Emsal ve İptal Davası; Sit Alanındaki Taşınmaz; Koruma Kurulu Proje Reddi; Kültür Varlığı Tesciline İtiraz ve İptal Davası.

Sıkça Sorulan Sorular

Sit alanında kalan taşınmazın mülkiyeti devlete geçer mi?

Sırf sit ilanıyla geçmez. Kamulaştırma, takas veya tam hak aktarımı gibi ayrıca hukuki sonuç doğuran işlemler farklıdır.

Tapuda sit şerhi yoksa koruma kararı uygulanmaz mı?

Bu sonuca doğrudan gidilemez. Tescil kararı, ilan, bildirim ve kayıt işlemleri birlikte incelenmelidir.

Sit ilanından önce alınmış ruhsatla inşaata devam edilir mi?

Kanundaki özel koşullar, subasman seviyesi ve kesin yapılanma yasağı incelenir. Önceden ruhsat alınması tek başına yeterli değildir.

Her sit taşınmazı Hazine arazisiyle takas edilebilir mi?

Hayır. Sit ve plan koşulları, edinim tarihi, mülkiyet durumu ve ilgili değişim mevzuatı değerlendirilir.

Koruma kuruluna itiraz dava sürecinin yerine geçer mi?

İdari itiraz ile iptal davası farklı yollardır. Başvurunun dava süresine etkisi ayrıca hesaplanmalı; yalnız cevap beklendiği için yargısal süre gözden kaçırılmamalıdır.

Kaynakça

  1. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu; resmî kurumda metin, özellikle 7, 9, 15, 17 ve 61. maddeler.
  2. Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları Yönetmeliği; özellikle 18. madde.
  3. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, sit alanı tescil duyuruları.
  4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu; 7, 10, 11, 27 ve 34. maddeler.
  5. 2575 sayılı Danıştay Kanunu; 24. madde.
  6. AYM, Arzu Mülayim ve diğerleri, B. No: 2017/25436, 21.7.2020; resmî kayıt.
  7. Aynı kararın erişilebilir tam metin aktarımı; özellikle 53–60. paragraflar.

Mevzuat ve erişim kontrolü: 14 Ekim 2026. Genel bilgilendirme niteliğindedir; somut taşınmazın güncel koruma kararları ayrıca incelenmelidir.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları