Taşınmaz, muaccel alacak, marka ve yazılım üzerindeki devredilebilir mali haklar, kanuni şartları taşıdıklarında anonim veya limited şirkete ayni sermaye olarak konulabilir. Ekonomik değerlerinin bulunması tek başına yeterli değildir. Hakkın kime ait olduğu, devredilebilirliği, üzerindeki sınırlamalar, mahkemenin atadığı bilirkişinin değerlemesi ve ilgili sicil işlemleri birlikte tamamlanmalıdır. İpotekli bir taşınmazın net değeri yüksek olsa da ipotek tutarını düşmek, sermaye olarak kabul edilmesini kendiliğinden sağlamaz.
Bu makale, anonim ve limited şirketlerin kuruluşunda veya sermaye artırımında ayni sermaye konulmasını inceler. Adi ortaklıktaki katılım payı rejimiyle sermaye şirketlerindeki kurallar aynı değildir. Düzenlemeye tabi sektörlerin ve özel kanunların ek şartları ayrıca uygulanabilir.
Ayni sermaye hangi şartlarla kabul edilir?
Türk Ticaret Kanunu'nun 127. maddesi, ticaret şirketlerine sermaye getirilebilecek değerleri genel olarak sayar. Anonim şirketlerde TTK 342, limited şirketlerde TTK 581 daha sıkı şartlar koyar. Sermaye konusu unsurun parayla değerlendirilebilmesi ve devredilebilmesi; üzerinde sınırlı ayni hak, haciz veya tedbir bulunmaması gerekir. Hizmet edimi, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacak bu şirketlere sermaye olamaz.
Bu nedenle ortakların “bu varlığın değeri yeterlidir” demesi, kanuni elverişlilik incelemesinin yerine geçmez. Bir yazılımın ticari potansiyeli, ortağın yazılım üzerindeki hak sahipliğini kanıtlamaz. Şirketin gelecekte yapacağı satışlardan beklenen gelir de mevcut ve muaccel bir alacak değildir. Genel hükümde bazı değerlerin sayılması, anonim veya limited şirkete ilişkin özel yasağı kaldırmaz.
| Sermaye konusu | Temel şart | Başlıca ispat belgesi | Sık karşılaşılan hata |
|---|---|---|---|
| Taşınmaz mülkiyeti | Devredilebilirlik; sınırlı ayni hak, haciz ve tedbir engelinin bulunmaması | Güncel tapu kaydı, takyidat, mahkeme değerlemesi | İpotek tutarını düşüp kalan değeri yeterli görmek |
| Üçüncü kişiden alacak | Mevcut, geçerli, muaccel, devredilebilir ve tahsil edilebilir olma | Sözleşme, ifa ve hesap belgeleri, borçlunun mali durumunu gösteren kayıtlar | Fatura tutarını doğrudan sermaye değeri kabul etmek |
| Marka veya patent hakkı | Hak sahipliği, devredilebilirlik ve engel bulunmaması | Sicil kaydı, koruma kapsamı, devir ve lisans belgeleri | Şirketin markayı kullanmasını mülkiyet devri sanmak |
| Yazılım üzerindeki mali haklar | Mevcut program üzerindeki belirli, devredilebilir hakların ortaya konulması | Hak edinim sözleşmeleri, kod ve sürüm envanteri | Kaynak kodun teslimini bütün hakların devri saymak |
| Gelecekte çalışma veya danışmanlık | Anonim ve limited şirkette sermaye olamaz | Edimin gerçek içeriğini gösteren sözleşme | Hizmet borcunu “teknoloji sermayesi” olarak adlandırmak |
Ayni sermayeye elverişlilik kontrolü. Ayni sermaye adayının hak sahipliği, devredilebilirliği ve ekonomik değeri belirlenir. Sınırlı ayni hak, haciz ve tedbir kontrol edilir. Alacak muaccel olmalı; hizmet veya kişisel emek sermaye sayılamaz. Uygun varlık mahkeme değerlemesi ve devir işlemlerine geçer.
Mahkeme değerlemesi öncesinde bu belgelerin toplanması, değerleme masrafı yapıldıktan sonra ortaya çıkabilecek tescil engellerini azaltır. Şirketin zaten sahip olduğu varlığı yeniden dışarıdan getirilmiş ayni sermaye gibi göstermek de farklı bir sorundur; iç kaynaklardan sermaye artırımı kendi şartlarına göre değerlendirilir.
Taşınmazın şirkete ayni sermaye olarak konulması
Tapu kaydı ve takyidat nasıl değerlendirilir?
Taşınmazın ada, parsel, bağımsız bölüm ve pay bilgileri; sermaye koyacak kişinin mülkiyeti; güncel takyidat ve devri sınırlayan özel hükümler incelenir. Yalnızca eski tapu senedine dayanmak yeterli değildir. İmar ve kullanım durumu değeri etkilerken ipotek, haciz veya tedbir ayni sermayeye elverişliliği doğrudan etkileyebilir.
Her tapu kaydı aynı hukuki sonucu doğurmaz. Örneğin kişisel hakka ilişkin bir şerh ile sınırlı ayni hak birbirinden ayrılmalıdır. Organize sanayi bölgesinde bulunan taşınmazda devir izni gibi özel şartlar da ayrıca araştırılır. “Tapuda şerh var, dolayısıyla hiçbir şekilde sermaye olamaz” şeklindeki genel bir açıklama kadar, “değeri düşülür ve işlem tamamlanır” yaklaşımı da yetersizdir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.01.2019 tarihli, E. 2017/3176, K. 2019/661 sayılı kararında, ipotekli taşınmazın ipotek tutarı düşüldükten sonra kalan değeriyle sermaye yapılması tartışılmıştır. Ticaret sicilinin ret işlemine karşı açılan davanın reddi onanmıştır. Bu karar, bilirkişi raporunda net değer bulunmasının kanuni sermaye engelini ortadan kaldırmadığını gösterir.
Öğretide sınırlamanın kapsamı eleştirilmektedir. Mehmet Bahtiyar, özellikle somut yükün etkisi ve kalan ekonomik değer üzerinden daha esnek değerlendirme yapılabilecek durumları tartışır. Ancak bu akademik yaklaşım, mevcut ipoteğin her olayda korunarak sermaye konulabileceği anlamına gelmez. İşlem planı, tartışmalı görüşün sicilde mutlaka kabul göreceği varsayımına dayandırılmamalıdır.
Değerleme, sermaye şerhi ve tapu tescili aynı işlem midir?
Hayır. TTK 128 uyarınca şirket sözleşmesindeki taşınmaz sermaye taahhüdünün geçerliliği için ayrıca taşınmaz satışına özgü resmî şekil aranmaz; şirket sözleşmesinin kendi şekil şartları ise korunur. Taşınmazın bilirkişice belirlenen değeriyle sözleşmede gösterilmesi ve tapu sicilindeki sermaye işlemlerinin yapılması gerekir. Şirketin taşınmaz üzerinde tasarruf edebilmesi tapu tesciline bağlıdır.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 2022/5 sayılı Genelgesi, uygulamanın aşamalarını ayırır. Malikin talebi ve mahkeme değerleme raporu üzerine sermaye taahhüdü kayda alınır. Ticaret sicilinden kuruluş veya sermaye artırımının tesciline ilişkin bildirim geldiğinde, bu bildirim tek başına şirket adına mülkiyet tescili yapılması anlamına gelmez. Genelgedeki kayıt işlemlerinin ardından şirketin yetkili temsilcisinin talebiyle şirket adına tescil tamamlanır.
Bu yüzden ticaret sicili dosyasının kapanmasıyla tapu dosyasının da tamamlandığı varsayılmamalıdır. İşlem sonunda şirket adına düzenlenen tapu kaydı kontrol edilmelidir. TTK 128/6, şirketin tek taraflı tescil isteme hakkını da korur; siciller arasındaki bildirim gecikmesi karşısında şirketin tamamen hareketsiz kalması gerekmez.
Taşınmazda ticaret sicili ile tapu işlemlerinin ayrılması. Değerleme ve taahhütten sonra tapudaki sermaye kaydı, ticaret sicili tescili ve siciller arası bildirim izlenir. Bildirim tek başına şirket adına mülkiyet tescili değildir; 2022/5 Genelgesindeki işlemler ve yetkili temsilcinin talebiyle tescil tamamlanır.
Alacağın ayni sermaye yapılması
Vadenin gelmesi ve tahsil edilebilirlik neden ayrı şartlardır?
Vadenin gelmiş olması, alacağın talep edilebilir hale gelmesini ifade eder; borçlunun ödeme gücünü garanti etmez. TTK 343, bilirkişinin alacağın gerçekliğini, geçerliliğini, sermayeye uygunluğunu ve tahsil edilebilirliğini incelemesini ister. Bu nedenle bilanço kaydı veya fatura, tek başına yeterli değerleme dayanağı olmayabilir.
Alacağın doğduğu sözleşme, mal veya hizmetin ifası, ödeme belgeleri, borçlu itirazları, takas savunması, zamanaşımı riski ve devam eden uyuşmazlıklar değerlendirilmelidir. Borçlunun alacağı kabul etmesi yararlı bir delildir; fakat mali yetersizliği varsa tahsil kabiliyetini tek başına kanıtlamaz. Teminatların varlığı da tahsil ihtimali ve bunlardan yararlanma şartlarıyla birlikte ele alınır.
Örneğin vadesi gelmiş bir satış alacağının defter değeri bir milyon lira olabilir. Borçlu teslimin eksik olduğunu ileri sürüyor veya ciddi ödeme güçlüğü yaşıyorsa, bu kayıt sermaye değerinin otomatik olarak bir milyon lira olduğu sonucunu doğurmaz. Değerleme, hukuki ihtilafı görmezden gelerek yapılamaz; çekişmeli hak sahipliği sorununu da bilirkişi raporu tek başına kesin olarak çözmez.
TTK 130 bakımından alacağını sermaye olarak devreden ortak, şirket alacağı tahsil etmedikçe sermaye koyma borcundan kurtulmaz. Kısmen tahsil halinde de tahsil edilmeyen bölüm önemini korur. Böylece alacağın devri ile sermaye borcunun tamamen ifası birbirinden ayrılır.
Ortağın şirkete verdiği para borcu sermayeye eklenebilir mi?
Ortağın sermaye artırımı yapacak şirketten olan alacağı ile üçüncü kişiden olan alacağı birbirinden ayrılmalıdır. İstanbul Ticaret Odasının güncel sermaye artırımı açıklamasında, ortak alacağının nakdi borçlanmadan kaynaklanması halinde YMM, SMMM veya ilgili durumda denetçi raporuyla bunun açıkça belirlenmesi öngörülmektedir. Nakdi borçlanma dışındaki alacaklar bakımından mahkemece atanan bilirkişinin değerlemesi istenir.
Bu uygulama, her ortaklar cari hesabı bakiyesinin aynı usulle sermayeye dönüştürülebileceği anlamına gelmez. Şirkete fiilen verilen para; banka hareketleri, muhasebe kayıtları ve borcun dayanağıyla doğrulanmalıdır. Mal satışından doğan ortak alacağı, yalnızca muhasebede aynı hesapta izlendiği için nakdi borçlanma niteliği kazanmaz. Kullanılacak yol alacağın adına değil, kaynağına göre belirlenir.
Marka, yazılım ve lisans hakları sermaye olabilir mi?
Marka ve patent bakımından hangi hak devredilir?
Marka veya patentin ekonomik değeri ile devredilen hakkın kapsamı aynı dosyada açıklanmalıdır. Hak sahibi, koruma süresi, ilgili ülke, marka sınıfları, mevcut lisanslar, haciz veya rehinler ve hükümsüzlük ihtilafları değerlemeyi etkiler. Sadece tescil belgesinin sunulması bu incelemeyi tamamlamaz.
Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 148. maddesi, kapsadığı haklara ilişkin hukuki işlemlerin şekline ve sicil etkisine ilişkin hükümler içerir. Devir sözleşmesi için öngörülen noter onayı ile TTK 128'deki sermaye ve siciller arası işlem düzeni birlikte değerlendirilmelidir. Şirket sözleşmesinin imzalanmasıyla her türlü marka devri işleminin kendiliğinden tamamlandığı varsayılmamalı; gereken belge ve özel sicil işlemleri belirlenmelidir.
Coğrafi işaretler ve geleneksel ürün adları ise SMK 148'deki devir ve lisans yasağı nedeniyle marka gibi ele alınamaz. Ayrıca TTK 128'deki varsa özel sicile kayıt şartı, bütün fikrî hakların ancak tescilli olduklarında sermaye olabileceği biçiminde genişletilemez. Telif hakkıyla korunan yazılım açısından başka bir değerlendirme gerekir.
Yazılım teslimi ile mali hakların devri arasındaki fark
Mevcut bir bilgisayar programı üzerindeki devredilebilir mali haklar ile gelecekte program geliştirme taahhüdü aynı şey değildir. İkinci durumda sermaye konusu yapılmak istenen edim, yasak kapsamındaki kişisel çalışma veya hizmet olabilir. Buna karşılık mevcut program üzerindeki haklar, diğer şartlarla birlikte ayni sermaye incelemesine konu olabilir.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 52. maddesi gereğince mali haklara ilişkin sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve hakların ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Şirkete hangi işleme, çoğaltma, yayma veya umuma iletim yetkilerinin devredildiği, somut yazılımın kullanımına uygun biçimde belirlenmelidir. Kaynak kodun bir depoya aktarılması yahut kullanıcı şifresinin verilmesi, bütün hakların devredildiğini tek başına göstermez.
Yazılım dosyasında özellikle şu unsurlar bulunmalıdır:
• Programın adı, sürümü, modülleri ve devrin kapsamına giren dokümantasyon.
• Hakların çalışan, bağımsız geliştirici veya başka bir şirketten hangi hukuki ilişkiyle edinildiği.
• Üçüncü kişiye ait bileşenler, açık kaynak lisansları ve bunların dağıtım veya kullanım koşulları.
• Şirkete devredilecek mali haklar, varsa ülke ve süre sınırları ile teslim yükümlülükleri.
• Gelir geçmişi, mevcut müşteri sözleşmeleri ve değerleme varsayımlarını doğrulayan kayıtlar.
Bu belgeler bilirkişinin teknik çalışmasını destekler. Gelecek satış tahmini, henüz doğmamış satış alacağını sermaye haline getirmez; mevcut yazılım hakkının ekonomik değerinin belirlenmesinde kullanılan bir varsayım olabilir.
Kullanım lisansı, hak sahipliğiyle eşdeğer midir?
Hayır. Lisans alan kişi çoğu zaman yalnızca sözleşmede tanımlanan kullanma yetkisine sahiptir. Bu yetkinin üçüncü kişiye veya şirkete devri yasaklanmış ya da lisans verenin onayına bağlanmış olabilir. İnhisari olup olmaması, süresi, bölgesi, fesih şartları ve alt lisans yetkisi değeri etkiler.
Bu nedenle “lisansım var, yazılımı şirkete sermaye koyabilirim” sonucu otomatik değildir. Önce hangi hakkın devredildiği ve devrin mümkün olup olmadığı belirlenir. Sermaye konusu fikrî hakkın önceden üçüncü kişiye inhisari lisanslanmış olması da ayrıca incelenmelidir; öğretide bunun sermayeye elverişlilik üzerindeki etkisi tartışmalıdır. Sefer Oğuz'un 2025 tarihli çalışması, tescilsiz haklar, lisans yükleri ve devir şekli bakımından bu ayrımların önemini göstermektedir.
Yazılımda sermayeye konu edilen hak hangisi? Mevcut yazılımın mali hakları şartları varsa sermaye olabilir. Kullanım lisansında devredilebilirlik ve izinler ayrıca incelenir. Gelecekte yazılım geliştirme hizmeti anonim ve limited şirkette sermaye olamaz.
Mahkeme değerlemesi ve bilirkişi raporuna itiraz
Hangi mahkemeye başvurulur, hangi belgeler sunulur?
TTK 343 uyarınca değerleme, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişiler tarafından yapılır. Limited şirket kuruluşunda TTK 578'in, sermaye artırımında ilgili özel hükümlerin bağlantısı gözetilir. Özel değerleme kuruluşunun raporu ön hazırlığa yardımcı olabilir; kanunun aradığı mahkeme atamasının yerine geçmez.
Başvuruya şirket veya kuruluş bilgileri, sermayeye konulacak değerlerin ayrıntılı listesi, hak sahipliği belgeleri, güncel sicil kayıtları, kısıtlama belgeleri ve değerlemeye esas mali veriler eklenir. Varlığın niteliğine uygun uzmanlık aranmalıdır: taşınmazın imar ve piyasa incelemesiyle yazılımın teknik ve fikrî hak incelemesi aynı uzmanlık değildir.
Bu işlem kural olarak çekişmesiz yargı işidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16.01.2023 tarihli, E. 2021/6736, K. 2023/231 sayılı kararında, başka şirketteki payların kurulacak şirkete sermaye konulması için değerlenmesi talebinin hasımlı açılması nedeniyle verilen usulden ret onanmıştır. Karar, değerleme başvurusu ile hak sahipliğine ilişkin çekişmeli davanın birbirine karıştırılmaması gerektiğini gösterir.
Raporun yalnızca rakam içermesi yeterli midir?
Hayır. Rapor; seçilen yöntemin somut varlığa neden uygun olduğunu, dayandığı verileri, alacağın tahsil edilebilirliğini ve her varlık karşılığında verilecek pay miktarıyla Türk lirası değerini açıklamalıdır. Emsal karşılaştırması, gelir yaklaşımı veya maliyet incelemesinin adı yazılmakla yetinilmemeli; sonuçla veriler arasındaki bağlantı kurulmalıdır.
Kurucular ve menfaat sahipleri rapora itiraz edebilir. İtirazın “değer azdır” biçiminde bırakılması yerine eksik emsal, yanlış yüzölçümü, güncelliğini yitirmiş mali tablo, atlanan lisans kısıtı veya hatalı tahsil varsayımı gösterilmelidir. Gerekirse ek rapor veya yeniden inceleme istenir. TTK 343 itiraz için özel bir süre belirtmediğinden, genel usul hükümleri ve mahkemenin tebligatındaki süre birlikte gözetilerek rapor onaylanmadan harekete geçilmelidir.
Raporun onayı ile sicilin ret kararı aynı yola mı tabidir?
TTK 343, mahkemenin onayladığı bilirkişi kararını kesin sayar. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.12.2015 tarihli, E. 2015/5889, K. 2015/12842 sayılı kararı, ilgili bankanın onaylanan taşınmaz değerlemesine karşı temyiz isteminin reddine ilişkindir. Onaydan sonra mutlaka üst mahkemede yeniden değerleme yaptırılabileceği varsayımı bu nedenle yanlıştır.
Ret veya usule ilişkin kararlar bakımından da kanun yolunun her durumda açık olduğu söylenemez. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.09.2022 tarihli, E. 2022/5530, K. 2022/6247 sayılı kararında, çekişmesiz yargı işi niteliği nedeniyle HMK 362/1-ç kapsamında temyiz istemi reddedilmiştir. Kararın içeriği ve başvurulan kanun yolu ayrı incelenmelidir.
Ticaret sicili müdürlüğünün tescil talebini reddetmesi ise farklı bir işlemdir. TTK 34 uyarınca ilgililer, ret kararının tebliğinden itibaren sekiz gün içinde sicilin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine itiraz edebilir. Değerleme dosyasındaki itirazla sicil kararına itirazın süre ve konusu karıştırılmamalıdır.
Rapor itirazı, onay ve sicil reddi farklı yollardır. Bilirkişi raporu tebliğinde usuli süre kontrol edilerek onaydan önce gerekçeli itiraz edilir. Onaylanan bilirkişi kararı TTK 343 uyarınca kesindir. Ticaret sicilinin ret kararı farklıdır: TTK 34 uyarınca tebliğden sekiz gün içinde itiraz edilir. Diğer ret kararlarının kanun yolu niteliği ayrıca incelenir.
Devir tamamlanmaz veya değer gerçeğe aykırı belirlenirse ne olur?
Şirket sözleşmesinde ayni sermaye taahhüdü bulunması, taahhüt edenin yerine getirme sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Şirket, TTK 128 kapsamında sermaye borcunun ifasını isteyebilir ve dava edebilir. Gecikmeden doğan zararın tazmini için aynı maddede öngörülen ihtar şartı gözetilir. Hak sahipliği veya devir engeli bulunan varlığın teslim edilmiş görünmesi de bu sorunları kendiliğinden gidermez.
TTK 551, ayni sermayeye emsaline göre yüksek değer biçilmesi, varlığın niteliğinin veya durumunun farklı gösterilmesi ve başka yolsuzluklarla bağlantılı sorumluluğu düzenler. Limited şirketlerde TTK 644 bağlantısı da önemlidir. Her değer tahmininin sonradan gerçekleşmemesi sorumluluk doğurmaz; yanlış gösterim, hukuka aykırılık, kusur ve ilgili hükmün diğer şartları somut olaya göre incelenir. Mahkemenin raporu onaylaması, gerçeğe aykırı bilgi veren kişiye genel bir sorumsuzluk sağlamaz.
Kurucuların sermaye taahhüdünü korumak için TTK 128/8 uyarınca ihtiyati tedbir istemesi mümkündür. Korunacak hak, tehlike ve istenen tedbir açıklanmalı; tedbirin kendiliğinden verileceği varsayılmamalıdır. Ayni sermaye değerleme başvurusu, sırf ticari nitelikli olduğu için zorunlu arabuluculuğa tabi olmaz. Buna karşılık sonradan açılacak para alacağı veya tazminat davasında TTK 5/A kapsamı ayrıca kontrol edilir.
Süre, masraf ve yabancılık unsuru nasıl planlanır?
Değerleme raporunun hazırlanması, itirazların karşılanması ve farklı sicillerdeki işlemler için tek bir tamamlanma süresi yoktur. Eksik hak sahipliği belgesi, taşınmaz üzerindeki ipotek veya yazılım lisansındaki devir yasağı süreci uzatabilir. Şirket kuruluşu veya sermaye artırımına ilişkin tescil süreleri ayrıca izlenmeli; değerleme başvurusu yapıldığı için bütün sürelerin durduğu düşünülmemelidir.
Masraf hesabında mahkeme harç ve giderleri, bilirkişi ve keşif giderleri, ticaret sicili ve ilan işlemleri, özel sicil hizmetleri ve gerekli noter veya tercüme giderleri ayrılır. Harçlar Kanunu 123/3'teki anonim ve limited şirketlerin kuruluş ve sermaye artırımına ilişkin istisna, yargı harçlarını kapsamaz. Tapu işlemi yönünden döner sermaye bedeli de ayrıca değerlendirilir. Harç istisnası, işlemin gelir, kurumlar veya katma değer vergisi açısından her durumda vergisiz olduğu anlamına gelmez.
Yabancı ortağın bulunması ayni sermaye yolunu baştan kapatmaz. Ancak yurt dışındaki şirketin yetkili organ kararı, temsil belgesi ve hak sahipliği kayıtlarının Türkiye'de kullanılabilirliği; gerektiğinde tasdik ve tercüme şartları incelenir. Yabancı ülkedeki taşınmazın devri veya yabancı ülkede korunan marka hakkı bakımından ilgili ülkenin sicil ve devir kuralları da belirleyicidir. Türk mahkemesindeki değerleme, yabancı ülkede gerekli devir işleminin yerine geçmez. Türkiye'deki taşınmazlarda ise Tapu Kanunu'nun yabancılar ve yabancı sermayeli şirketler için öngördüğü farklı rejimler gözetilir.
Sonuç
Ayni sermaye işleminin güvenilirliği, değerli bir varlığın bulunmasından başlayıp şirketin o varlık üzerinde gerekli hakları kazanmasına kadar uzanır. Taşınmazda güncel takyidat ve tapu tescili; alacakta muacceliyet, geçerlilik ve tahsil kabiliyeti; yazılım ve markada hak sahipliği, devir kapsamı ve özel sicil işlemleri belirleyicidir. Bilirkişi değerlemesi bu zincirin önemli bir halkasıdır, diğer hukuki eksikliklerin yerine geçen bir onay değildir.
İlgili yazılar: Şirket Tür Değiştirme: Limitedden Anonime Geçiş; Şirketlerde Sermaye Azaltımı ve Alacaklıların Korunması; Şirket Taşınmazının Yetkisiz veya Usulsüz Devri; Şirketin Kendi Paylarını Edinmesi; Sermaye Kaybı ve Borca Batıklık: TTK 376 Tedbirleri.
Sıkça Sorulan Sorular
İpotekli taşınmazın borcu düşülerek kalan değeri sermaye yapılabilir mi?
Bu yöntem kanuni engeli kendiliğinden kaldırmaz. TTK 342 ve 581 ile incelenen Yargıtay kararı, taşınmaz üzerindeki ipoteğin ayrıca değerlendirilmesini gerektirir. Pozitif net değer, tek başına tescil için yeterli değildir.
Ayni sermaye için özel ekspertiz raporu yeterli olur mu?
Kural olarak hayır. TTK 343'teki değerleme mahkemenin atadığı bilirkişilerce yapılır. Ortağın şirkete verdiği nakdi borçtan doğan alacağın sermayeye eklenmesine ilişkin sicil uygulaması ayrı şartlara tabidir.
Vadesi gelmemiş alacak limited şirkete sermaye konulabilir mi?
Hayır. TTK 581 bunu açıkça dışlar. Anonim şirketler bakımından da TTK 342 aynı yasağı içerir. Alacağın yüksek ihtimalle ödenecek olması vade şartını kaldırmaz.
Tescilsiz yazılım ayni sermaye olabilir mi?
Tescilsizlik tek başına engel değildir. Mevcut yazılım üzerindeki devredilebilir mali hakların, hak sahipliğinin, değerinin ve sermayeye ilişkin diğer şartların ortaya konulması gerekir. Gelecekte yazılım geliştirme hizmeti farklıdır.
Markayı şirketin kullanması sermaye borcunun ifası sayılır mı?
Kullanma izni ile marka hakkının devri aynı değildir. Taahhüt edilen hak mülkiyet ise yalnızca kullanım sağlanması yeterli olmayabilir. Devir şekli, sözleşme kapsamı ve sicil işlemleri birlikte tamamlanmalıdır.
Ticaret siciline tescil edilince tapu işlemi biter mi?
Hayır. Ticaret sicili bildirimi ile şirket adına tapu tescili ayrı aşamalardır. 2022/5 sayılı Genelgedeki işlemler ve şirketin yetkili temsilcisinin tescil talebi izlenmelidir.
Bilirkişi raporuna itiraz ne zaman yapılmalıdır?
Mahkeme onayını beklemeden, rapor tebliğiyle birlikte itiraz süresi ve usulü kontrol edilmelidir. TTK 343'te onaylanan bilirkişi kararının kesin olduğu düzenlenmiştir. Sicilin ret kararına yönelik sekiz günlük itiraz süresi bununla karıştırılmamalıdır.
Ayni sermaye taahhüdünü yerine getirmeyen ortaktan ne istenebilir?
Şirket sermaye borcunun ifasını isteyebilir. Gecikme zararının tazmini için TTK 128'deki ihtar şartı ve diğer sorumluluk koşulları incelenir. Somut tehlike varsa geçici hukuki koruma da gündeme gelebilir.
Kaynakça
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu: özellikle m. 5/A, 34, 127–130, 342–343, 551, 578, 581, 590 ve 644.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: bilirkişi raporu, çekişmesiz yargı ve kanun yollarına ilişkin hükümler.
- 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, TBMM kanun metni: özellikle m. 148.
- 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Kültür ve Turizm Bakanlığı: özellikle m. 2 ve 52.
- TKGM, 23.09.2022 tarihli 2022/5 sayılı Genelge, Lexpera üzerinden tam metin: ayni sermaye ve tapu işlemleri.
- İstanbul Ticaret Odası, Anonim Şirketler Tescil İşlemleri: ayni sermaye belgeleri ve ortak alacaklarının sermayeye eklenmesi.
- 492 sayılı Harçlar Kanunu: m. 123/3.
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun: m. 21 ve 23.
- Yargıtay 11. HD, 23.01.2019, E. 2017/3176, K. 2019/661.
- Yargıtay 11. HD, 16.01.2023, E. 2021/6736, K. 2023/231.
- Yargıtay 11. HD, 02.12.2015, E. 2015/5889, K. 2015/12842.
- Yargıtay 11. HD, 26.09.2022, E. 2022/5530, K. 2022/6247.
- Mehmet Bahtiyar, “Anonim ve Limited Şirketlere Konulacak Ayni Sermaye Unsurları Üzerinde Sınırlı Ayni Hak Bulunmaması Şartına İlişkin Bazı Değerlendirmeler”, YÜHFD, XVIII/2, 2021, s. 515–528.
- Sefer Oğuz, “Anonim Şirkete Fikri Mülkiyet Haklarının Sermaye Olarak Konulması”, ÇÜHAD, 2025/8, s. 506–541.