İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Anayasa Mahkemesi ve AİHM Başvuruları

Bağımsız ve Tarafsız Mahkemede Yargılanma Hakkı: Hâkimin Tarafsızlığı, Hak İhlalleri ve Başvuru Yolları

Bağımsız ve Tarafsız Mahkemede Yargılanma Hakkı başlığı ve Güneş & Güneş logosuyla üstten net dosya ve masa
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 20 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Bağımsızlık, nesnel ve öznel tarafsızlık; hâkimin reddi, somut deliller, süreler ve AYM–AİHM yolları.

Bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkı, uyuşmazlığın dış baskılardan uzak, taraflara karşı ön yargı taşımayan ve tarafsızlığı konusunda haklı kuşku uyandırmayan bir yargı makamınca çözümlenmesini güvence altına alır. Bu hakkın korunması için yalnızca kararın sonucuna itiraz etmek yeterli değildir. Hâkimin davayla veya taraflarla bağlantısı, önceki görevi, kullandığı ifadeler ve ilgili usul güvenceleri somut olarak ortaya konulmalıdır. [1; 2; 8]

Hâkimin reddi, istinaf veya temyiz, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru farklı aşamalarda işleyen yollardır. Ret isteminin süresi ile ret kararına karşı kanun yolu süresi aynı değildir. Ceza, hukuk ve idari yargılamada uygulanacak kurallar da birbirinden ayrılır. Bu rehber, söz konusu ayrımları güncel kanun metinleri ve gerçek kararlar üzerinden açıklar.

Bağımsızlık ve tarafsızlık hangi güvenceleri içerir?

Yargı bağımsızlığı ve kanuni hâkim güvencesi

Anayasa’nın 9. maddesi yargı yetkisinin bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılmasını öngörür. 36. madde hak arama özgürlüğünü ve adil yargılanmayı, 37. madde kanuni hâkim güvencesini düzenler. 138. madde uyarınca hâkimler görevlerinde bağımsızdır; Anayasa’ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatleriyle hüküm verir. Hiçbir makam yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere emir ve talimat veremez. [1]

Bağımsızlık yalnız yürütme organına karşı korunmayı ifade etmez. Tarafların, ekonomik çevrelerin veya başka güç odaklarının karar üzerindeki baskısı da bu güvenceyle ilgilidir. Hâkimlik teminatı ve mesleki statüye ilişkin anayasal hükümler, karar verme özgürlüğünü koruyan yapının parçalarıdır. Kanuni hâkim güvencesi ise kişinin kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılmamasını ve bu sonucu doğuracak olağanüstü merciler oluşturulmamasını güvence altına alır. [1, m. 37, 138–140]

Bununla birlikte kişinin kendi hâkimini seçme hakkı yoktur. Görevli mahkemeden hoşnut olmamak, yasal iş bölümü veya hâkim değişikliğiyle karşılaşmak tek başına anayasal ihlal göstermez. İddia; hangi düzenleme, müdahale veya görevlendirmenin yargısal güvenceyi neden zedelediğini açıklamalıdır. AİHS’nin 6. maddesindeki koruma da uyuşmazlığın medeni hak ve yükümlülükler veya suç isnadı alanına girmesi şartıyla değerlendirilir; her idari başvuru kendiliğinden bu kapsama girmez. [1; 2]

Öznel ve nesnel tarafsızlık

Öznel tarafsızlık, belirli hâkimin davadaki kişisel tutumuyla ilgilidir. Kişisel düşmanlık, ön yargı veya menfaat bulunduğu iddiası bu alanda değerlendirilir. Aksi gösterilinceye kadar hâkimin kişisel olarak tarafsız olduğu kabul edilir. Nesnel tarafsızlık ise hâkimin niyetini ispatlamadan, mahkemenin oluşumu ve bağlantıları bakımından haklı kuşku doğuran olguların bulunup bulunmadığını inceler. [8, §§ 60–62; 12, §§ 30–32]

Bu ayrım uygulamada önemlidir: Başvurucu her zaman hâkimin iç dünyasını veya kararı hangi kişisel saikle verdiğini ispatlayamaz. Ancak karar veren kişiyle uyuşmazlık arasında nesnel bir bağ gösterebilir. AİHM, Micallef/Malta kararında iki yaklaşımın birbirinden tamamen kopuk olmadığını, nesnel incelemenin ilave güvence sağladığını açıklamıştır. Başvurucunun kaygısı dikkate alınır; belirleyici olan kaygının somut olgularla haklılaştırılabilmesidir. [13, §§ 93–99]

Güvenceİncelemenin odağıİddianın somutlaştırılması
BağımsızlıkDış baskı ve karar verme güvenceleriMüdahalenin kaynağı, zamanı ve dosyayla ilişkisi
Öznel tarafsızlıkHâkimin kişisel ön yargısı veya menfaatiSöylenen söz, davranış, kişisel bağlantı ve doğrulanabilir kayıt
Nesnel tarafsızlıkMahkemenin oluşumunun doğurduğu haklı kuşkuÖnceki görev, yakın ilişki, denetlenen karara katılım
Kanuni hâkimKanunen yetkili yargı merciinde yargılanmaGörevlendirme ve görev kurallarına ilişkin somut aykırılık

Hangi durumlar hâkimin tarafsızlığını tartışmalı hâle getirebilir?

Yakınlık, menfaat ve uyuşmazlıkla bağlantı

Hâkimin taraflardan biriyle akrabalığı, davanın sonucunda kişisel menfaatinin bulunması veya uyuşmazlığın önceki aşamasında farklı bir görev üstlenmesi önem taşıyabilir. Ancak yasaklılık sebepleriyle genel ret sebepleri ayrılmalıdır. Kanunun açıkça görev yapmayı yasakladığı durumlarda ilgili hüküm uygulanır; sayılan yasakların dışında kalan ilişkiler ise tarafsızlığı kuşkuya düşürecek ağırlıkta olup olmadıkları yönünden değerlendirilir. [3, m. 22–24; 4, m. 34–36]

Micallef/Malta kararında, mahkeme başkanının karşı tarafın avukatlarıyla yakın aile ilişkileri nesnel tarafsızlık bakımından yeterli güvence bulunmadığını göstermiştir. AİHM Büyük Dairesi 15 Ekim 2009 tarihinde ihlal sonucuna ulaşmıştır. Karar, yalnız tarafla değil, tarafın avukatıyla olan ilişkinin de önem taşıyabileceğini gösterir. Bunun Türkiye’deki hukuki sonucu, ilgili usul kanununun yasaklılık ve ret hükümleriyle birlikte belirlenmelidir. [13, §§ 100–104]

Her mesleki tanışıklık aynı ağırlıkta değildir. İlişkinin yakınlığı, sürekliliği ve somut uyuşmazlıkla bağlantısı açıklanmalıdır. Genel sosyal çevre bilgisiyle yetinmek yerine, hukuka uygun biçimde elde edilmiş belgeler ve hangi olgunun araştırılmasının istendiği gösterilmelidir. Aile veya özel hayat hakkında ilgisiz bilgilerin dosyaya taşınması ise iddiayı güçlendirmez.

Önceden görüş açıklanması ve duruşmadaki tutum

Hâkimin duruşmayı yönetmesi, hukuki sorular sorması veya uyuşmazlığın açıklığa kavuşmasını istemesi tek başına taraf tutmak değildir. Hukuk yargılamasında HMK’nın 31. maddesi hâkimin davayı aydınlatma ödevini düzenler. Buna karşılık taraflardan birine kanunen gerekmeyen şekilde yol gösterilmesi veya davanın sonucu hakkında uygunsuz biçimde peşin kanaat açıklanması, HMK’nın 36. maddesi kapsamında değerlendirmeye konu olabilir. [4]

Bir sözün bağlamından koparılması önemli bir hatadır. Söylenen ifadenin tamamı, duruşmanın hangi aşamasında kullanıldığı, hangi talebe cevap olduğu ve tutanağa nasıl geçtiği birlikte sunulmalıdır. Karşı görüş, sözün hukuki değerlendirme veya duruşma düzeni kapsamında kaldığı olabilir. Etkili başvuru, bu ihtimali de irdeleyerek neden ötesine geçildiğini göstermelidir.

Morice/Fransa kararında, başvurucu avukat hakkındaki davayı inceleyen hâkimlerden birinin daha önce uyuşmazlığın karşı tarafındaki hâkime açık destek vermesi, olayın özel bağlantıları içinde değerlendirilmiştir. Büyük Daire, ilgili hâkimin geniş bir heyette tek üye olmasını kuşkuyu gidermeye yeterli görmemiş; başvurucunun heyet oluşumunu önceden bilmemesini de dikkate almıştır. Karar, her mesleki dayanışmayı otomatik ret sebebi saymaz; olayın bağlamını esas alır. [14, §§ 79–92]

Aleyhe karar verilmesi veya hâkim hakkında şikâyette bulunulması

Aleyhe ara karar, bilirkişi raporuna katılma veya bir delil talebinin reddi öncelikle ilgili usul ve kanun yolu hükümleri açısından incelenir. Kararın yanlış olduğu savı ile karar vericinin tarafsız olmadığı savı aynı değildir. İkinci iddia için yanlışlık savının ötesinde, taraflılık kuşkusunu açıklayan olgular ortaya konulmalıdır. [8, §§ 60–63]

Tahir Gökatalay başvurusunda tedbir talebi reddedilen başvurucu, hâkime sorumluluk ihtarı göndermiş; çekinme ve denetim süreci yaşanmıştır. AYM, somut koşullarda taraflılığı gösteren delil bulunmadığı ve usul güvenceleri işletildiği için tarafsızlık şikâyetini açıkça dayanaktan yoksun bularak kabul edilemez saymıştır. Hâkim hakkında şikâyet veya dava yoluna başvurulması, kendiliğinden o hâkimin dosyadan ayrılmasını sağlamaz. Aksi yaklaşım taraflara tek yanlı işlemle hâkim değiştirme imkânı verebilir. [8, § 63]

Aynı hâkimin dosyanın farklı aşamalarında görev alması

Önceki görevin niteliği neden belirleyicidir?

Piersack/Belçika kararında, davaya bakan mahkeme başkanının daha önce aynı kovuşturmayla ilgili savcılık biriminin başında bulunması incelenmiştir. AİHM, kişinin bir zamanlar savcı olmasının bütün sonraki davalar için engel oluşturmayacağını belirtmiş; buna karşılık aynı dosyayla bağlantılı önceki yönetsel ve mesleki yetkileri nedeniyle nesnel tarafsızlık sorunu bulmuştur. Ölçüt, mesleki unvanın geçmişte taşınması değil, önceki görevin somut davayla ilişkisidir. [12, §§ 28–32]

Hauschildt/Danimarka kararında da yargılama öncesi karar vermenin tek başına tarafsızlığı ortadan kaldırmayacağı açıklanmıştır. Ancak tutukluluğun sürdürülmesinde uygulanan özel ölçütün suçluluk konusunda çok güçlü bir kanaat gerektirmesi, somut olayda ihlal sonucuna götürmüştür. Bu nedenle önceki kararın yalnız başlığı değil, gerekçesi ve kullanılan değerlendirme ölçütü incelenmelidir. Danimarka hukukuna ilişkin bu değerlendirme, Türk hukukundaki açık görev yasaklarının yerine geçmez. [15, §§ 46–53]

CMK’nın 23. maddesi tek başına okunmamalıdır

CMK’nın 23. maddesinin birinci fıkrası, karar veya hükme katılan hâkimin yüksek görevli mahkemedeki ilgili karar veya hükme katılamayacağını düzenler. Üçüncü fıkra ise yargılamanın yenilenmesinde önceki yargılamada görev yapan hâkimin aynı işte görev alamamasına ilişkindir. İkinci fıkradaki soruşturma–kovuşturma ayrımı bakımından ayrıca 5320 sayılı Kanun’un 11. maddesi okunmalıdır. [3; 6]

Bu özel hüküm, CMK’nın 23/2. maddesinin CMK’nın 163. maddesi dışındaki hâllerde uygulanmayacağını belirtir. CMK’nın 163. maddesi, belirli acil koşullarda sulh ceza hâkiminin savcıya ait soruşturma işlemlerini yapmasını düzenler. Dolayısıyla “soruşturma aşamasında herhangi bir karar veren hâkim hiçbir koşulda kovuşturmaya katılamaz” şeklindeki genelleme mevcut düzenlemeyi eksik yansıtır. [3, m. 163; 6, m. 11]

Buna rağmen genel ret ve anayasal tarafsızlık güvenceleri ortadan kalkmaz. Önceki işlem, hâkimin suçluluk hakkında peşin kanaat oluşturduğunu düşündüren somut özellikler taşıyorsa ayrıca değerlendirilir. Aras Turay’ın çalışması, 5320 sayılı Kanun’daki sınırlamayı eleştirmekte ve kaldırılmasını önermektedir. Bu, yürürlükteki hukukla aynı şey olmayan bir öğretisel öneridir. [17, s. 206–207]

Seyfi Gür kararı: İtirazı inceleyen heyetin oluşumu

AYM Birinci Bölümünün 11 Şubat 2026 tarihli Seyfi Gür kararında, mahkûmiyet hükmünü veren hâkim ile itirazı yerinde görmeyerek dosyayı itiraz merciine gönderen hâkim, itirazı inceleyen üç kişilik heyette de yer almıştır. AYM, bu bileşimi nesnel tarafsızlıkla bağdaşmaz bulmuş ve Anayasa’nın 36. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. [9, §§ 46–51]

Başvurucu açısından belirleyici belgeler, önceki kararların ve itiraz kararının imza bölümleridir. Yalnız “aynı mahkeme karar verdi” demek yerine, hangi hâkimin hangi işleme katıldığı gösterilmelidir. Bu olayda heyette önceki değerlendirmeleri yapan iki hâkimin bulunması önemlidir. Karardaki sonuç bütün kanun yolu sistemleri veya her önceki görev için mekanik biçimde genellenemez.

AYM yeniden yargılama için kararın ilgili merciye gönderilmesine hükmetmiş; yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağını belirterek manevi tazminatı, belgelendirilmeyen maddi zarar talebini de reddetmiştir. Bu karar, ihlal tespitinin otomatik beraat veya otomatik tazminat anlamına gelmediğini açıkça gösterir. [9, §§ 54–57 ve hüküm]

Ceza yargılamasında hâkimin reddi nereye ve nasıl yapılır?

Başvuru hakkı, süre ve dilekçe

CMK’nın 24. maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısı; şüpheli, sanık veya müdafii; katılan veya vekili ret isteminde bulunabilir. İlgililer isterse karar veya hükme katılacak hâkimlerin isimleri bildirilir. Ret istemi, hâkimin mensup olduğu mahkemeye dilekçeyle veya zabıt kâtibine tutanak düzenletilerek yapılır. Öğrenilmiş bütün ret sebepleri bir defada, olgularıyla birlikte açıklanmalıdır. [3, m. 24–26]

Tarafsızlığı şüpheye düşüren sebeplerde, ilk derece mahkemesinde sanığın sorgusu başlayıncaya kadar istemde bulunulmalıdır. Duruşmalı istinaf ve temyizde raporun açıklanmasına, diğer hâllerde incelemenin başlamasına ilişkin özel sınırlar vardır. Sonradan ortaya çıkan veya öğrenilen sebeplerde ise öğrenmeden itibaren yedi gün içinde ve duruşma veya inceleme bitmeden başvurulmalıdır. Kanuni görev yasağı ile bu süreye tabi genel şüphe sebepleri birbirine karıştırılmamalıdır. [3, m. 22–25]

Dilekçede dosya numarası, reddi istenen hâkim, sebebin öğrenildiği tarih, somut olay, hukuki dayanak ve dayanak belgeler açıkça gösterilmelidir. Başvuru kaydı saklanmalıdır. Yalnız bir şikâyet kurumuna yazmak veya mahkemenin genel e-posta adresine bildirim göndermek, kanunun öngördüğü ret usulünü yerine getirdiği varsayımıyla kullanılmamalıdır.

İnceleme mercii ve yargılamaya etkisi

Kural olarak ret istemini hâkimin mensup olduğu mahkeme, reddi istenen hâkim katılmadan inceler. Mahkemenin oluşamaması, tek hâkimli yapı ve sulh ceza hâkimliği için CMK’nın 27. maddesinde özel merci kuralları vardır. Örneğin sulh ceza hâkimi hakkındaki istem, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesince incelenir. Bu nedenle doğrudan ilgisiz bir üst mahkemeye gönderim yapmak yerine başvurunun verileceği yer ile inceleyecek merci ayrılmalıdır. [3, m. 26–27]

Ret istemi, bütün işlemleri koşulsuz biçimde durdurmaz. CMK’nın 29. maddesi gecikmesinde sakınca bulunan işlemlere izin verir. Oturum sırasında ret hâlinde oturumun devamı için özel düzenleme vardır; ancak 216. madde uyarınca son iddia ve sözlerin dinlenilmesine geçilemez ve ret kararı verilmeden reddedilen hâkimle sonraki oturuma başlanamaz. Kabul hâlinde, acil işlemler dışındaki duruşma işlemlerinin tekrarı gündeme gelir. [3, m. 29]

Geri çevirme, esastan ret ve itiraz

Süresinde yapılmayan, sebepsiz ve delilsiz veya açıkça duruşmayı uzatma amaçlı istemler CMK’nın 31. maddesi kapsamında geri çevrilebilir. Bu sınırlı hâllerde reddi istenen hâkimin karara katılabilmesi, her ret isteminin esasını kendisinin inceleyebileceği anlamına gelmez. Faruk Turhan’ın ayrıntılı çalışması, geri çevirme ile esas incelemesi arasındaki sınırın uygulamadaki önemini vurgular. [3, m. 31; 16, s. 1049–1052]

CMK’nın 28. maddesine göre kabul kararı kesindir; kabul edilmemeye karşı itiraz mümkündür. 31. madde kapsamındaki geri çevirme kararına da itiraz edilebilir. Genel itiraz süresi CMK’nın 268. maddesine göre kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır. Bu değişiklik, geçici 6. madde uyarınca 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar için uygulanır. İlk ret istemindeki yedi gün, karara itirazdaki iki haftaya dönüşmüş değildir; bunlar ayrı işlemlerdir. [3, m. 28, 31, 268, geçici m. 6]

Hukuk ve idari yargılamada ret usulü

Hukuk davalarında yasaklılık ve ret

HMK’nın 34. maddesindeki yasaklılık hâllerinde hâkim talep olmasa da çekinmek zorundadır. 36. madde ise tarafsızlıktan şüpheyi gerektiren önemli sebepleri düzenler. Tarafa yol gösterme, gereksiz görüş açıklama, önceki belirli görevler, arabuluculuk veya uzlaştırmacılık yapma ve maddede belirtilen diğer ilişkiler bu değerlendirmeye girebilir. Ret sebeplerinin örneklerle sayılması, incelemenin yalnız bu örneklere kapalı olduğu anlamına gelmez. [4, m. 34–37]

Bilinen ret sebebi en geç ilk duruşmada ileri sürülmelidir. Sebep sonradan öğrenilmişse, öğrenmeden sonraki ilk duruşmada yeni işlem yapılmadan önce hemen bildirilmelidir. HMK’da bu istem için CMK’daki gibi genel bir yedi günlük süre yoktur. Talep dilekçeyle, reddi istenen hâkimin mahkemesine verilir; sebep, delil ve emareler gösterilir. Ret talebi geri alınamaz; hâkimi çekilmeye davet de ret hükmündedir. [4, m. 38]

Avukat aracılığıyla yapılan başvuruda vekâletnamenin kapsamı da önemlidir. HMK’nın 74. maddesi hâkimin reddi için açık yetki arar. Genel dava vekâletinin bu özel yetkiyi mutlaka içerdiği varsayılmamalıdır; eksiklik, başvuru öncesinde denetlenmelidir. [4, m. 74]

Ret sebebi tam olarak sabit olmasa bile merciin bunu muhtemel görmesi kabul için yeterli olabilir; buna karşılık sırf soyut güvensizlik yeterli değildir. Ret hakkında merci kararı verilinceye kadar hâkimin davaya bakamaması kuralının acil işler ve aynı olaylara dayalı tekrar istemler bakımından istisnaları vardır. Kötüniyetli ve esastan kabul edilmeyen istem disiplin para cezası riski doğurur. [4, m. 42]

Hukuk davalarında hangi karara nasıl başvurulur?

HMK’nın 41. maddesindeki usulden geri çevirme kararına karşı kanun yoluna hükümle birlikte gidilir. Buna karşılık 43. madde kapsamındaki merci kararında, esas hüküm yönünden istinaf açık ise tebliğden itibaren iki haftalık özel istinaf yolu vardır. Bölge adliye mahkemesi hâkimlerinin reddine ilişkin 44. madde kapsamındaki kararlar da esas hüküm bakımından temyiz açık olmak şartıyla tebliğden itibaren iki haftada temyiz edilebilir. [4]

Bu sebeple “ret talebim reddedildi” bilgisi süreyi belirlemeye yetmez. Kararın hangi maddeyle verildiği ve hangi merciye ait olduğu okunmalıdır. Esas hüküm bakımından kanun yolu kapalıysa ilgili merci kararının kesinliği de ayrıca değerlendirilir. 7499 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi gereğince yeni süre ve tebliğ başlangıcı, 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar için uygulanır. 2024 değişikliği öncesindeki bir haftalık süreleri güncel dosyalara taşımak veya bugünkü kuralları eski tarihli kararlara otomatik uygulamak hatalıdır. [4, m. 41–44; 19, m. 37, geçici m. 1, m. 40]

İdari yargıda özel merci kuralları

İYUK’un 31. maddesi, hâkimin yasaklılığı ve reddinde HMK hükümlerine gönderme yapar. Ancak Danıştay bakımından 56., idare, vergi ve bölge idare mahkemeleri bakımından 57. maddeler özel düzenlemeler içerir. Bu nedenle HMK’daki adli yargı merci sıralaması idari yargıya aynen taşınmaz. [5]

Tek hâkimli davada istem, reddedilen hâkimin katılmadığı idare veya vergi mahkemesince incelenir. İdare veya vergi mahkemesinde birden çok üyenin reddinde bölge idare mahkemesi; bölge idare mahkemesinde birden çok üyenin reddinde Danıştay devreye girer. Danıştay daireleri ve kurulları için ayrıca özel oluşum kuralları bulunur. Başvuru, dosyanın hangi yargı merciinde olduğunu belirterek hazırlanmalı; hukuk yargısındaki kanun yolu süreleri idari dosyaya doğrudan aktarılmamalıdır. [5, m. 56–57]

İşlemZaman veya usulÖzellikle dikkat edilecek ayrım
Ceza davasında sonradan öğrenilen ret sebebiÖğrenmeden itibaren 7 gün; inceleme veya duruşma bitmedenCMK 25/2
Ceza davasında ret kararına itirazGüncel genel kural: öğrenmeden itibaren 2 haftaCMK 268 ve geçici 6
Hukuk davasında ret istemiİlk duruşma; sonradan öğrenmede sonraki ilk duruşmada yeni işlemden önceHMK 38; genel 7 gün kuralı yok
HMK 41 geri çevirme kararıHükümle birlikte kanun yoluMerciin esas kararıyla karıştırılmamalı
HMK 43–44 kapsamındaki kararlarŞartları varsa tebliğden itibaren 2 haftaEsas hükmün kanun yoluna açıklığı önemli
AYM bireysel başvurusuOlağan yollar tüketildikten sonra 30 günRet istemine veya HSK şikâyetine ait süre değildir

İhlal bulunmayan karar ve karşıoy nasıl okunmalıdır?

Nihat Karagöz başvurusunda, idari işlemde imzası bulunan kişinin eşinin Danıştay’daki incelemeye katılması tartışılmıştır. AYM çoğunluğu, daha sonra ilk derece mahkemesinin ısrar etmesini ve oluşumuna itiraz edilmeyen İdari Dava Daireleri Kurulunun oybirliğiyle yaptığı incelemeyi dikkate alarak tarafsızlık hakkının ihlal edilmediği sonucuna varmıştır. Bu, yakınlığın önemsiz olduğu şeklinde okunamaz; çoğunluğun değerlendirmesinde sonraki yargılama süreci belirleyicidir. [10, §§ 36–42]

Karşıoy sahibi Selahaddin Menteş, tarafsızlık güvencesinin davanın sonucundan bağımsız olduğunu; sonraki merci değişikliğinin ilk aşamadaki sorunu kendiliğinden gidermediğini savunmuştur. Başvuru hazırlarken yalnız destekleyen görüşün aktarılması yerine, çoğunluk gerekçesi ve karşıoy arasındaki bu ayrım açıklanmalıdır. Ayrıca aynı dosyada makul sürede yargılanma yönünden ihlal bulunması, tarafsızlık şikâyetinde de ihlal bulunduğu anlamına gelmez. [10, hüküm ve karşıoy]

Bu karar ile Seyfi Gür kararı farklı olay örgülerine sahiptir. Birincisinde sonraki bağımsız incelemenin etkisi tartışılırken ikincisinde itirazı sonuçlandıran heyetin oluşumu sorun yaratmıştır. Başvurucu, sonraki incelemenin önceki sakatlığı neden gidermediğini veya denetimin hangi aşamada etkisiz kaldığını kendi dosyasının belgeleriyle açıklamalıdır.

Etkili dilekçe ve belge hazırlığı

Olay, hak, belge ve talep arasındaki bağlantı

Etkili bir dilekçe sıfatlandırmalara değil, doğrulanabilir olgulara dayanır. Önce olay ve öğrenme tarihi, ardından tarafsızlıkla bağlantı ve uygulanacak usul kuralı açıklanmalıdır. Son bölümde hangi hâkim hakkında hangi kararın istendiği belirtilmelidir. Aynı dosyada birden fazla hâkim varsa her birinin rolü ayrı gösterilmelidir.

İddiaUygun dayanakAçıklanacak hukuki bağlantı
Önceki karara katılımKararların imza sayfaları ve görev bilgileriAynı kişinin hangi aşamalarda hangi değerlendirmeyi yaptığı
Ön yargılı sözDuruşma tutanağı ve hukuka uygun kayıtSözün tamamı, bağlamı ve tarafsızlığı neden etkilediği
Yakın ilişki veya menfaatSomut bağlantıyı gösteren hukuka uygun belgeİlişkinin uyuşmazlık bakımından önemi
Sonradan öğrenmeErişim, tebliğ veya bilgi edinme kaydıSürenin başlangıcı ve başvurunun zamanında oluşu
Ret isteminin incelenmemesiDilekçe alındısı, ara karar ve itiraz evrakıUsul güvencesinin hangi nedenle işletilmediği

Dilekçede yalnız hükmün kaldırılması istenip tarafsızlık meselesinin açıklanmaması, sonraki bireysel başvuruda sorun yaratabilir. Tersine, yalnız hâkimin reddi istenip esas karara karşı açık kanun yolunun kullanılmaması da hak kaybına neden olabilir. Ret dosyası ile esas dosyanın süreleri birlikte takip edilmelidir.

Sert eleştiri ile dayanaksız isnat arasındaki sınır

Simay Kozmetik Gıda Turizm Taşımacılık ve İnşaat Ticaret Ltd. Şti. kararında AYM, ret dilekçesindeki ifadeler nedeniyle şirkete yüklenen manevi tazminatı ifade özgürlüğü yönünden incelemiştir. İddiaların olgusal temelinin yeterince değerlendirilmemesi, 20 Mayıs 2026 tarihli kararda ihlal sonucuna götürmüştür. Karar, dilekçedeki bütün isnatların doğru olduğunu veya ret talebinin kabul edilmesi gerektiğini tespit etmez. [11, §§ 20–26]

Uygulamada sert eleştirinin dosyayla bağlantısı ve dayanağı gösterilmeli; kanıtlanmamış kişisel suçlamalar kesin gerçek gibi yazılmamalıdır. İfade özgürlüğü ile hâkimin tarafsızlığı ayrı inceleme konularıdır. Birincisinde ihlal bulunması, ikincisinde otomatik sonuç doğurmaz. Kararın hangi anayasal hak bakımından verildiğini doğru belirtmek, emsal kullanımının temel şartıdır.

AYM ve AİHM başvurularında hangi koşullar aranır?

Önce etkili olağan başvuru yolları

AYM, ilk kez hâkim seçen veya her ara kararı doğrudan denetleyen bir üst mahkeme değildir. İhlal iddiası, erişilebilir ve etkili olağan yollarda usulüne uygun biçimde ileri sürülmelidir. Ret, itiraz ve esas hükme karşı kanun yollarının somut olayda nasıl işleyeceği belirlendikten sonra bireysel başvuru değerlendirilir. Bireysel başvuruya konu hak, Anayasa ve AİHS’nin ortak koruma alanında olmalı; başvurucu doğrudan, güncel ve kişisel etkilenmesini açıklamalıdır. [7, m. 45–48]

Seyfi Gür kararında tarafsızlık yönünden ihlal saptanırken, müsadereye bağlı mülkiyet şikâyeti olağan itirazda ileri sürülmediği için başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur. Bu örnek, kabul edilebilirliğin her şikâyet bakımından ayrı değerlendirilmesinin önemini gösterir. [9, § 53]

HSK’ya yapılan mesleki veya disiplin şikâyeti, mahkeme kararına karşı istinaf ya da temyizin yerine geçmez. Anayasa’nın 159. maddesindeki görev alanıyla yargısal kararın denetimi ayrılmalıdır. Disiplin başvurusunun sonucunu bekleyerek yargısal başvuru sürelerinin durduğunu varsaymak doğru değildir. [1; 3; 4; 7]

Süre ve başvuru kanalı

6216 sayılı Kanun’un 47. maddesine göre bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketilmesinden; yol öngörülmemişse ihlalin öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde yapılır. Haklı mazerette, mazeretin kalkmasından itibaren on beş gün içinde mazeret delilleriyle başvuru imkânı ayrıca düzenlenmiştir. Bu imkân olağan süreyi serbestçe uzatan bir seçenek değildir. [7]

Başlangıç tarihi belirlenirken nihai kararın tebliğ ve öğrenme kayıtları birlikte değerlendirilmelidir. UYAP’taki belge görüntüleme ile UETS’deki elektronik tebligat aynı işlem değildir. Somut dosyada öğrenmenin ne zaman gerçekleştiği araştırılmadan yalnız gelecekteki bir tebligat tarihine güvenilmemelidir.

Başvuru doğrudan AYM’ye, mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikler aracılığıyla yapılabilir. Ayrıca 1 Ekim 2025’ten beri avukatlar UYAP Avukat Portalı üzerinden bireysel başvuru yapabilmektedir. Bu imkân, bütün vatandaşların her e-Devlet ekranından aynı işlemi yapabileceği anlamına gelmez. Kullanılan kanala uygun form, imza, ekler, harç veya adli yardım talebi ve başvurunun tamamlandığını gösteren kayıt kontrol edilmelidir. [7, m. 47; 18]

İhlal kararı ve uluslararası başvuru

AYM’nin ihlal kararı, ihlalin ve sonuçlarının giderilmesini hedefler. Mahkeme kararından kaynaklanan ihlalde yeniden yargılama gündeme gelebilir; tazminat ise koşullarına göre değerlendirilir. Başvurunun yapılması kendiliğinden esas yargılamayı veya infazı durdurduğu varsayımıyla hareket edilmemelidir. Seyfi Gür kararında açıklandığı üzere yeniden yargılama, davanın sonucunun başvurucu lehine önceden belirlenmesi değildir. [7, m. 49–50; 9, §§ 55–57]

AİHM bakımından etkili iç hukuk yollarının tüketilmesi ve kural olarak nihai iç hukuk kararından itibaren dört aylık süre önemlidir. Türkiye’de şikâyet bakımından etkili olan AYM yolunun usulüne uygun kullanılması da bu değerlendirmeye dahildir. AİHM, her hukuk hatasını düzelten bir temyiz mercii değildir; Sözleşme güvencesinin ihlal edilip edilmediğini inceler. [2, m. 6, 35]

Avukatların ve başvurucuların sık yaptığı hatalar

• Aleyhe kararı tek başına taraflılık kanıtı saymak; hukuki hata ile tarafsızlık sorununu ayırmamak.

• Hâkimin hangi görevine itiraz edildiğini, ret sebebinin ne zaman öğrenildiğini veya ilgili belgeyi göstermemek.

• Hukuk yargılamasında vekâletnamedeki hâkimi reddetmeye ilişkin açık yetkiyi kontrol etmemek.

• CMK’daki ilk ret istemi süresiyle karara itiraz süresini; HMK’daki geri çevirme kararıyla merci kararını karıştırmak.

• CMK’nın 23/2. maddesini 5320 sayılı Kanun’un 11. maddesinden bağımsız okumak.

• Ret dilekçesini yanlış dosyaya göndermek; alındı kaydını saklamamak veya elektronik taslağı tamamlanmış başvuru sanmak.

• İddiaları olağan kanun yollarında ileri sürmeden ilk kez AYM önüne taşımak; HSK şikâyetinin süreyi durdurduğunu düşünmek.

• Karardaki farklı hakların sonuçlarını karıştırmak; karşıoyu çoğunluk hükmü veya ifade özgürlüğü ihlalini tarafsızlık ihlali gibi sunmak.

• Somut olay ve talep bağlantısı kurmadan uzun karar alıntıları eklemek; gereksiz kişisel verilerle dosyayı genişletmek.

Bu hataları azaltmak için her işlemde üç kayıt birlikte tutulmalıdır: hangi karar veya davranışa itiraz edildiği, hangi sürenin işlediği ve hangi hukuki sonucun istendiği. Böylece ret istemi, esas davanın savunması ve sonraki hak ihlali iddiası arasında tutarlı bir bağ kurulur.

Sonuç

Bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkı, hem karar vericinin kişisel tutumunu hem de mahkemenin güven veren oluşumunu korur. Etkili başvuru, soyut güvensizliğin ötesine geçerek önceki görev, yakınlık, menfaat veya açıklamayı somutlaştırır; uygulanacak usulü ve süreyi doğru belirler.

Seyfi Gür, Nihat Karagöz ve Tahir Gökatalay kararları birlikte değerlendirildiğinde ihlal, ihlal bulunmaması ve kabul edilemezlik sonuçlarının farklı gerekçelere dayanabildiği görülür. Doğru savunma stratejisi, yalnız destekleyen kararları sıralamak değil, kendi dosyasının benzerliklerini ve ayrıldığı noktaları açıklamaktır. Ret, olağan kanun yolları ve bireysel başvuru birbirini tamamlayan fakat birbirinin yerine geçmeyen güvencelerdir.

Sıkça Sorulan Sorular

Bağımsız mahkeme ile tarafsız mahkeme aynı şey midir?

Hayır. Bağımsızlık dış baskılardan uzak karar verebilmeyi; tarafsızlık taraflara ve uyuşmazlığa karşı ön yargısız olmayı ve haklı kuşku doğurmayan bir yapı içinde yargılama yapmayı ifade eder. Birbirini tamamlarlar. [1; 8]

Hâkim aleyhime karar verirse reddini isteyebilir miyim?

Ret talebi somut bir sebebe dayanmalıdır. Aleyhe kararın hatalı olduğunu düşünmek tek başına yeterli değildir; tarafsızlık kuşkusunu doğuran ek olgular açıklanmalıdır. Kararın hukuka aykırılığı ayrıca ilgili kanun yolunda ileri sürülür. [8]

Hâkimin taraflı olduğunu kesin olarak ispatlamak gerekir mi?

Nesnel tarafsızlıkta kişisel niyetin ispatı aranmaz; haklı kuşku doğuran somut olgular incelenir. HMK’nın 42. maddesi, ret sebebinin merci tarafından muhtemel görülmesine de sonuç bağlar. Soyut kanaat yine yeterli değildir. [4; 13]

Ceza davasında ret dilekçesi nereye verilir?

Hâkimin mensup olduğu mahkemeye verilir veya zabıt kâtibine tutanak düzenletilir. İstem hakkında karar verecek merci CMK’nın 27. maddesine göre belirlenir. Dilekçenin verildiği yerle inceleme mercii her zaman aynı olmayabilir. [3]

Sonradan öğrenilen ret sebebi kaç günde ileri sürülmelidir?

Ceza yargılamasında öğrenmeden itibaren yedi gün içinde, duruşma veya inceleme bitmeden ileri sürülmelidir. Hukuk yargılamasında ise sonraki ilk duruşmada yeni işlemden önce hemen bildirme kuralı vardır. [3, m. 25; 4, m. 38]

Ret istemi yapılınca duruşma tamamen durur mu?

Her durumda tamamen durmaz. Ceza ve hukuk yargılamasında gecikmesinde sakınca bulunan işler ve diğer özel durumlar düzenlenmiştir. İlgili aşama bakımından CMK 29 veya HMK 42 uygulanır. [3; 4]

Reddi istenen hâkim kendi ret istemini karara bağlayabilir mi?

Esas incelemesinde kural, reddi istenen hâkimin katılmamasıdır. CMK 31 ve HMK 41’deki belirli geri çevirme durumları istisnadır. Bu istisna bütün taleplerin esastan aynı hâkimce incelenmesine izin vermez. [3; 4]

Hâkim hakkında HSK’ya şikâyet etmek yeterli midir?

Hayır. Disiplin şikâyeti, ret isteminin veya mahkeme kararına karşı kanun yolunun yerine geçmez. Her yolun konusu ve süresi ayrı takip edilmelidir. [1; 3; 4]

Daha önce tutuklama kararı veren hâkim mutlaka taraflı mıdır?

Otomatik bir sonuç kurulamaz. Türk hukukundaki görev yasakları ve 5320 sayılı Kanun’un özel hükmü ile önceki kararın içeriği birlikte değerlendirilir. Suçluluk hakkında peşin kanaat gösteren gerekçe ayrıca önem taşıyabilir. [3; 6; 15]

Hâkimin karşı tarafın avukatıyla yakınlığı önemli midir?

Evet, ilişkinin niteliği ve yakınlığına göre tarafsızlık sorunu doğabilir. Micallef/Malta kararında yakın aile bağları nedeniyle ihlal bulunmuştur. Her mesleki tanışıklık aynı sonucu doğurmaz. [13]

Hukuk davasında ret kararına karşı süre her zaman iki hafta mıdır?

Hayır. HMK 43–44 kapsamındaki kararlar için kanun yolunun açık olması şartıyla iki haftalık süre vardır. HMK 41’deki geri çevirme kararlarına ise hükümle birlikte başvurulur. [4]

Hâkimin reddi kabul edilmezse hemen AYM’ye gidilir mi?

Genel olarak etkili olağan yolların tüketilmesi gerekir. Ret kararıyla esas yargılamanın durumu birlikte değerlendirilmeden doğrudan başvuru yapılması kabul edilebilirlik sorununa yol açabilir. [7]

AYM bireysel başvurusu UYAP’tan yapılabilir mi?

Evet. Avukatlar 1 Ekim 2025’ten itibaren UYAP Avukat Portalı üzerinden başvurabilir. Başvurunun tamamlandığı, ekler ve işlem kaydı ayrıca kontrol edilmelidir. [18]

AYM tarafsızlık ihlali bulursa dava kazanılmış olur mu?

Hayır. Yeniden yargılama, tarafsızlık sorununu giderecek usulle yeni karar verilmesini amaçlar. Otomatik beraat, davanın kabulü veya tazminat anlamına gelmez. [9, §§ 55–57]

Sert ifadeler içeren ret dilekçesi her durumda yaptırıma yol açar mı?

İfadelerin bağlamı, olgusal temeli ve hak arama amacı değerlendirilmelidir. Simay Kozmetik kararında ifade özgürlüğü ihlali bulunması, dayanaksız isnatların sınırsız biçimde korunacağı anlamına gelmez. [11]

AİHM başvuru süresi ne kadardır?

Kural olarak nihai iç hukuk kararından itibaren dört aydır. Etkili iç hukuk yollarının tüketilmesi ve başvurunun usul şartlarına uygun yapılması ayrıca gereklidir. [2, m. 35]

Kaynakça

[1] Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 9, 36, 37, 138–140, 148, 159. Güncel metin.

[2] Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, m. 6 ve 35. AİHM resmî Türkçe metni.

[3] 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m. 22–31, 38/A, 163, 268 ve geçici m. 6. Güncel metin.

[4] 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m. 31, 34–44, 74. Güncel metin.

[5] 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 31, 56–57. Güncel metin.

[6] 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun, m. 11. Güncel metin.

[7] 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun, m. 45–50. Güncel metin.

[8] AYM, İkinci Bölüm, Tahir Gökatalay, B. No: 2013/1780, 20/3/2014, §§ 60–63. Karar.

[9] AYM, Birinci Bölüm, Seyfi Gür, B. No: 2021/41572, 11/2/2026, §§ 37–57 ve hüküm. Karar.

[10] AYM, Birinci Bölüm, Nihat Karagöz, B. No: 2019/21436, 3/2/2022, §§ 36–42, hüküm ve Selahaddin Menteş’in karşıoyu. Karar.

[11] AYM, Birinci Bölüm, Simay Kozmetik Gıda Turizm Taşımacılık ve İnşaat Ticaret Ltd. Şti., B. No: 2023/841, 20/5/2026, §§ 20–30. Karar.

[12] AİHM, Daire, Piersack/Belçika, No: 8692/79, 1/10/1982, §§ 28–32. HUDOC.

[13] AİHM, Büyük Daire, Micallef/Malta, No: 17056/06, 15/10/2009, §§ 93–104. HUDOC.

[14] AİHM, Büyük Daire, Morice/Fransa, No: 29369/10, 23/4/2015, §§ 73–92. HUDOC.

[15] AİHM, Genel Kurul, Hauschildt/Danimarka, No: 10486/83, 24/5/1989, §§ 46–53. HUDOC.

[16] Faruk Turhan, “Ceza Muhakemesinde Hakimin Tarafsızlığını Şüpheye Düşürecek Sebeplerden Dolayı Reddi Usulüne İlişkin CMK Hükümlerinin Doktrin ve Uygulama Işığında Eleştirel Bir Değerlendirmesi”, Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2023, 13(2), s. 1049–1138; kullanılan bölüm s. 1049–1052. Makale.

[17] Aras Turay, “Mahkemenin Tarafsızlığı ve Hakimin Aynı Dosyada Farklı Görevler Alması”, Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2025, 15(1), s. 179–224; kullanılan bölüm s. 206–207. DOI: 10.54704/akdhfd.1672512. Makale.

[18] Anayasa Mahkemesi, “Bireysel Başvurular UYAP Avukat Portalı Üzerinden Alınmaya Başlandı”, 1/10/2025. Resmî duyuru.

[19] 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, m. 37, geçici m. 1 ve m. 40. Kanun metni.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları