İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Anayasa Mahkemesi ve AİHM Başvuruları

Etkili Başvuru Hakkı Nedir? Kapsamı, İhlal Hâlleri ve Başvuru Yolları

Makam koltuğu tarafından görülen düzenli çalışma masasında Etkili Başvuru Hakkı dosyası ve başvuru dilekçesi; arka planda haritalı duvar
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 24 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Temel hak şikâyetinin gerçek bir incelemeye ulaşması: AYM ve AİHM kararlarıyla etkili başvuru, uygun giderim ve güncel başvuru yolları.

Etkili başvuru hakkı, temel bir hakkının ihlal edildiğini savunulabilir gerekçelerle ileri süren kişinin, şikâyetini inceleyebilen ve ihlalin niteliğine uygun bir çözüm sağlayabilen yetkili mercie ulaşabilmesidir. Kanunda bir dava veya itiraz yolunun bulunması yeterli değildir. Bu yolun uygulamada kullanılabilmesi; gerektiğinde ihlali önleyebilmesi, devam eden ihlali durdurabilmesi veya doğan zararı giderebilmesi gerekir. [1, m.40] [2, m.13] [3, §§47–51]

Başvurunun etkili olması, mutlaka kazanılması anlamına gelmez. İncelenecek mesele, kişinin lehine karar verilip verilmediğinden önce, iddiasını gerçek bir incelemeye taşıyıp taşıyamadığı ve uygun giderim elde edebileceği bir mekanizmanın işleyip işlemediğidir. AYM’nin 2026 tarihli kararları da bu ayrımı sürdürmektedir. [5, §§18–25] [6, §§19–30]

Bu rehber; hakkın kapsamını, ihlal örneklerini, Türkiye’de başvurulacak mercileri, süreleri ve dosya hazırlığında yapılan hataları birlikte ele alır. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurunun koşulları birbirinden ayrılır. Açıklamalar 11 Ekim 2026 tarihinde incelenen mevzuat ve içtihat esas alınarak hazırlanmıştır.

Etkili başvuru hakkının hukuki dayanağı ve kapsamı

Anayasa’nın 40. maddesi üç bağlantılı güvence içerir: İhlal iddiasının yetkili makama geciktirilmeden götürülebilmesi; devletin işlemlerinde başvurulacak kanun yolunu, mercii ve süreyi göstermesi; resmî görevlilerin haksız işlemlerinden doğan zararın kanun çerçevesinde devletçe giderilmesi. Son güvence, her kamu işleminden otomatik tazminat doğduğu anlamına gelmez. Sorumluluğun şartları, görevli merci ve uygulanacak usul ayrıca belirlenir. [1, m.40]

AİHS’nin 13. maddesi ise Sözleşme’deki hak ve özgürlüklere ilişkin savunulabilir şikâyetler için ulusal düzeyde etkili bir yol bulunmasını güvence altına alır. Başvuru merciinin her durumda mahkeme olması gerekmez; ancak yetkileri, bağımsızlığı, sunduğu usul güvenceleri ve verebileceği kararın etkisi önem taşır. Bazı durumlarda birden fazla yol, birlikte yeterli koruma sağlayabilir. [8, §157] [15, §§78–80]

Bu hak ceza yargılamasıyla sınırlı değildir. Özel hayat, haberleşme, mülkiyet, bedensel bütünlük, yaşam ve makul sürede yargılanma gibi farklı haklarla bağlantılı olarak gündeme gelebilir. Kişiler arasındaki bir uyuşmazlıkta da devletin sağladığı koruma mekanizmasının yetersizliği anayasal sorun doğurabilir. Bununla birlikte AYM’ye yapılan başvurunun muhatabı özel kişi değildir; kamu makamlarının işlem, eylem veya ihmali ile temel hakkın korunması arasındaki bağ açıklanmalıdır. [4, §§43–50] [17, m.45]

Başka bir hakla bağlantı ve savunulabilir iddia

Etkili başvuru hakkı tamamlayıcı niteliktedir. Dilekçede yalnızca “başvurum reddedildi, Anayasa’nın 40. maddesi ihlal edildi” denilmesi yeterli olmaz. Hangi temel hakkın korunmasının istendiği, bu iddianın hangi olgulara dayandığı ve mevcut yolun neden yetersiz kaldığı gösterilmelidir. AYM bireysel başvurusunda ilgili hakkın Anayasa ile AİHS ve Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerin ortak koruma alanında bulunması da gerekir. [11, §§37–43] [17, m.45]

Savunulabilir iddia, ihlalin peşinen kesin biçimde kanıtlanması demek değildir. Kişi, şikâyetini ciddi bir hukuki ve olgusal temele oturtmalıdır. Bağlantılı hakkın ayrıca ihlal edildiğine karar verilmemiş olması, etkili başvuru hakkı incelemesini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Örneğin sınır dışı edilme riski hakkında gerçek bir incelemeye erişememek, kötü muamelenin fiilen gerçekleşmesini beklemeden değerlendirilebilir. [3, §§43–49]

Öğretide Bezar Eylem Ekinci de hakkın tamamlayıcı niteliği ile bağlantılı hakkın ihlalinin önceden tespit edilmiş olması şartını ayırır. Bu ayrımın uygulamadaki karşılığı şudur: Başvurucu önce hakla bağlantıyı kurmalı; ardından inceleme veya giderim eksikliğini somutlaştırmalıdır. Salt bir madde numarası eklemek, bu açıklamanın yerini tutmaz. [16, s.15–18]

Hak arama, adil yargılanma ve etkili başvuru arasındaki fark

Bu güvenceler birbirini destekler; ancak aynı soruya cevap vermez. Adil yargılanma, yargısal sürecin hakkaniyetini ve usul güvencelerini; etkili başvuru, temel hak şikâyetine uygun bir inceleme ve giderim yolunun bulunmasını konu edinir. Aynı olgular bazen birlikte değerlendirilebilir; her olayda bütün haklardan ayrı ihlal kararı verilmesi zorunlu değildir. [8, §§146–156]

GüvenceTemel soruUygulamadaki ayrım
Hak arama ve mahkemeye erişimUyuşmazlığı görevli yargı merciine taşıyabiliyor muyum?Süre, harç veya aşırı şekilcilik mahkemeye ulaşmayı engelleyebilir.
Adil yargılanmaYargılama gerekli usul güvenceleriyle yürütülüyor mu?Savunma, delili tartışma ve gerekçeli karar güvenceleri incelenir.
Etkili başvuruTemel hak şikâyetim incelenip uygun biçimde giderilebiliyor mu?Yetkisiz, çok geç işleyen veya giderim sunmayan yol yetersiz kalabilir.
AYM bireysel başvurusuKamu gücünden kaynaklanan ihlal anayasal düzeyde giderilebilir mi?Kural olarak olağan ve etkili yollar tüketildikten sonra kullanılır.

Tablo, Anayasa’nın 36, 40 ve 148. maddeleri ile AİHS’nin 6 ve 13. maddelerinin birlikte okunmasına dayanır. Yargılamanın yürütülmesine ilişkin örnek için büronun AYM kararı ışığında adil yargılanma hakkı incelemesine de bakılabilir. [1] [2]

Bir başvuru yolu hangi koşullarda etkili sayılır?

Etkililik, yolun adından veya kaç merciden oluştuğundan çıkarılamaz. Şikâyetle talep edilen koruma arasında somut ilişki kurulmalıdır. Bir alacak uyuşmazlığında gecikme faizi ve tazminat anlamlı olabilirken, yakın bir kötü muamele tehlikesinde yıllar sonra verilecek para kararı yeterli koruma sağlamaz. [3, §§46–51] [5, §§21–25]

Erişilebilirlik ve gerçek inceleme imkânı

Başvuru yolu yeterince belirli olmalı; kişi yetkili mercii, usulü ve süreyi öğrenebilmelidir. Dilekçenin sunulabilmesi, gerekli belgelere ulaşılması ve iddiaların anlatılabilmesi fiilen mümkün olmalıdır. Dil, temsil, ekonomik durum veya özgürlükten yoksun bırakılma gibi koşullar somut dosyada erişimi etkileyebilir. Ancak her güçlük doğrudan ihlal sayılmaz; engelin başvuruyu hangi ölçüde işlemez hâle getirdiği açıklanmalıdır. [1, m.40] [15, §§79–81]

Devletin doğru kanun yolu bildirme yükümlülüğü, başvurucunun bütün dikkat ve özen yükümlülüğünü kaldırmaz. Yanlış bildirim bulunduğunda kararın ilgili bölümü, tebliğ belgesi, verilen bilgiye güvenilerek yapılan işlem ve ret gerekçesi birlikte incelenmelidir. “Kararda süre yazmıyordu” ifadesi tek başına sınırsız başvuru süresi yaratmaz. [1, m.40] [13, §§20–24]

Merci, şikâyetin özünü ele alabilecek yetkiye sahip olmalıdır. Başvurunun kayda alınması veya standart bir cevap verilmesi her durumda yeterli değildir. Hangi olguların incelendiği, belirleyici itirazın neden reddedildiği ve uygulanabilir giderimin neden sağlanmadığı gerekçeden anlaşılabilmelidir. Buna karşılık, ilgili ve yeterli bir inceleme sonunda verilen olumsuz karar, yolun etkisizliğini tek başına göstermez. [4, §§49–59] [6, §20]

Zamanında koruma ve uygun giderim

Etkili yol, korumayı anlamlı zamanda sağlayabilmelidir. Süreç uzadıkça ileri sürülen ihlalin geri döndürülemez hâle gelmesi, etkililik değerlendirmesinde belirleyicidir. Başvurucu bu nedenle yalnız işlemin hukuka aykırılığını değil, beklemenin doğuracağı somut sonucu da açıklamalıdır. Sağlık raporu, uygulanma tarihi bildirilmiş işlem veya yakın tehlikeyi gösteren kayıt bu bağlantıyı kurabilir. [15, §§80–83, 93–100]

Giderim; durdurma, yeniden inceleme, yeniden yargılama veya tazminat biçimini alabilir. Bunların tümünün her olayda birlikte verilmesi zorunlu değildir. Talep edilen çözüm, ihlalin kaynağına ve hâlen devam edip etmediğine uygun olmalıdır. İhlal tespitine rağmen sonucu değiştirmeyen ya da zararın önemli bölümünü açıklamasız bırakan bir süreç ayrıca incelenebilir. [10, §§32–42] [14, §§54–60]

Gerçek kararlarla etkili başvuru hakkının ihlal edildiği durumlar

Sınır dışı işleminden önce koruma: Y.T. ve De Souza Ribeiro

Y.T. [GK], B. No: 2016/22418, 30.05.2019 kararında başvurucu, gönderileceği ülkede kötü muamele riski bulunduğunu ileri sürmüştür. O tarihteki kanun değişikliği, belirli kişiler yönünden dava sürerken sınır dışı işleminin kendiliğinden durmasını ortadan kaldırmıştı. AYM, risk iddiasını inceletebilmek için ülkede kalmayı sağlayan güvencenin yokluğunu yapısal sorun olarak değerlendirmiş; etkili başvuru hakkının ihlaline ve pilot karar usulünün uygulanmasına karar vermiştir. [3, §§48–62, 73–82]

Kararın ek gerekçesinde M. Emin Kuz, ihlal sonucuna katılmakla birlikte yasama organının çözüm yöntemini belirleme alanına dikkat çekmiştir. Böylece kararın ortak sonucu ile çözümün nasıl düzenleneceğine ilişkin yaklaşım ayrılmıştır. Bu tarihsel karar, bugünkü dava süresi veya mevcut kanun metni aynen buymuş gibi aktarılmamalıdır. [3, ek gerekçe]

Güncel 6458 sayılı Kanun’un 53/3. maddesinde, sınır dışı kararına karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvuru öngörülür. Yabancının rızası saklı kalmak üzere dava açma süresince ve yargı yoluna gidildiğinde yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilmeme güvencesi bulunur. Mahkemeye başvuru, sınır dışı kararını veren makama da bildirilir. Bu kural, bütün idari işlemlere uygulanabilecek genel bir durdurma kuralı değildir. [22, m.53/3]

De Souza Ribeiro/Fransa [BD], No: 22689/07, 13.12.2012 kararında, aile ve özel hayat iddiasını yargıya taşıyan kişi başvurusundan kısa süre sonra sınır dışı edilmiştir. AİHM, makamların gerçek bir inceleme yapmasına fırsat kalmaması nedeniyle 8. maddeyle bağlantılı 13. madde ihlali bulmuştur. Mahkeme, yaşam ve kötü muamele riski içeren sınır dışı şikâyetlerindeki otomatik durdurma gereğini, yalnız aile hayatına dayanan şikâyetlerden ayırmıştır. Karar, her itirazın kendiliğinden icrayı durdurması gerektiği biçiminde genellenemez. [15, §§82–100]

İletişim kayıtlarına ilişkin tazminat yolunun dar yorumlanması: Murat Haliç

Murat Haliç, B. No: 2017/24356, 08.07.2020 kararında, takipsizlikten sonra imha edilmesi gereken dinleme kayıtlarının tutulduğu ve farklı dava dosyalarına aktarıldığı iddia edilmiştir. Başvurucu, bu işlemler nedeniyle CMK’nın 141/3. maddesine dayalı tazminat istemiş; mahkemeler koşulların oluşmadığını belirterek davayı reddetmiştir. [4, §§9–18]

AYM, bu olayların neden düzenleme kapsamında ele alınmadığına ilişkin yeterli açıklama yapılmadığını ve benzer kişiler lehine verilen kararlar hakkındaki itirazın değerlendirilmediğini saptamıştır. Özel hayat ve haberleşmeyle bağlantılı etkili başvuru hakkı ihlal edilmiş; yeniden yargılama giderimi benimsenmiştir. Uygulamadaki ders, dilekçede işlem, kayıtların kullanımı, sorumluluk dayanağı ve doğan zararın ayrı ayrı gösterilmesidir. Karar, her dinleme tedbirinin hukuka aykırı olduğu veya her koruma tedbiri isteminin aynı mercie yöneltileceği anlamına gelmez. [4, §§51–67]

Mevcut talebin göz ardı edilmesi: Hayriye Uyar

Hayriye Uyar, B. No: 2021/50281, 10.02.2026 kararında yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin davanın dilekçesinde faiz talebi bulunduğu hâlde, temyiz incelemesinde talep olmadığı gerekçesiyle faiz kaldırılmıştır. AYM, yaklaşık on dört yıllık birikmiş aylığın değer kaybını telafi edebilecek yolun bu yorumla işlemez hâle geldiğini belirterek mülkiyet hakkıyla bağlantılı etkili başvuru hakkının ihlaline karar vermiştir. [5, §§5–9, 22–27]

Bu karar, dilekçedeki mevcut talebin bütün metin içinde değerlendirilmesi gerektiğini gösterir. Buna rağmen uygulamada faiz, başlangıç tarihi ve diğer taleplerin sonuç bölümünde açıkça yazılması, yorum uyuşmazlığını azaltır. Talep gerçekten hiç ileri sürülmemişse aynı sonuç kendiliğinden çıkmaz. AYM kararı, tarafın talep oluşturma sorumluluğunu ortadan kaldıran genel bir kural değildir. [5, §24]

Yargı yolları arasında kalıp şikâyetin esasını inceletememek: Ali Suat Ertosun (17)

Ali Suat Ertosun (17), B. No: 2020/35114, 13.01.2026 kararında gazete yayınlarından doğan manevi tazminat istemi, adli yargıda KHK hükümleri nedeniyle usulden reddedilmiş; sonrasında başvurulan idari yol da ileri sürülen alacağın niteliğine ilişkin gerekçeyle sonuç vermemiştir. AYM, bu yorumların kişinin şeref ve itibarına ilişkin şikâyetini esas yönünden inceletebileceği bir yol bırakmadığına karar vermiştir. [6, §§2–10, 22–30]

Somut olayda yeniden yargılama yararlı bir giderim olarak görülmemiş; talebe bağlı olarak 30.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu tutar başka dosyalar için tarife değildir. Karar, görev ve usul kurallarının varlığını reddetmez; bu kuralların birlikte uygulanmasının temel hak şikâyetini tamamen inceleme dışında bırakmasını sorgular. [6, §§37–39]

Tazminat kazanıldığı hâlde giderimin yetersiz kalması: Ferihan Beyoğlu

Ferihan Beyoğlu [GK], B. No: 2020/20382, 09.01.2025 kararında tıbbi müdahaleden doğan zarar için tazminata hükmedilmiştir. Ancak artırılan tazminat bölümüne faizin daha ileri bir tarihten işletilmesi, aynı zararın bir kısmında yaklaşık dokuz yıllık fark doğurmuştur. AYM, uzun süreçle birlikte bu yorumun yeterli giderimi engellediğini değerlendirmiştir. Yeniden yargılama yanında, süreçten doğan giderilemeyen zarar için manevi tazminata da karar verilmiştir. [10, §§33–42]

Bu örnekte mesele yalnız davanın kabul edilip edilmediği değildir; verilen korumanın somut zararla ilişkisi de önemlidir. Bununla birlikte karar, her faiz hesabının AYM tarafından yeniden yapılacağı anlamına gelmez. Başvuruda hangi yorumun giderimi etkisizleştirdiği açıklanmalıdır. AYM ayrıca kararının 38. paragrafında aynı faiz başlangıcı konusundaki 24.10.2024 tarihli Danıştay içtihadı birleştirme kararına işaret etmiştir; eski farklı uygulama güncel tek kural gibi sunulmamalıdır. [10, §§36–38]

Uzayan yargılamada etkili başvuru ve Tazminat Komisyonu

Kudła/Polonya [BD], No: 30210/96, 26.10.2000 kararında AİHM, yargılamanın uzunluğu ile bu uzunluk hakkında etkili bir iç hukuk yolunun bulunmamasını ayrı sorunlar olarak incelemiştir. Başvurucunun gecikmeyi önletebileceği veya oluşan zararı uygun biçimde giderebileceği bir yol gösterilemediğinden 13. madde ihlali saptanmıştır. Casadevall’in kısmi karşıoyu ise yeni bir başvuru katmanının başvurucuya ek yük getirme riskini vurgulamıştır. Çoğunluğun benimsediği yaklaşım, korumanın öncelikle ulusal sistem içinde sağlanmasıdır. [8, §§146–160 ve kısmi karşıoy]

Türkiye’de Nevriye Kuruç [GK], B. No: 2021/58970, 05.07.2022 pilot kararı, makul süre ihlalleri için AYM’den önce başvurulabilecek kalıcı ve etkili bir giderim yolunun eksikliğini ortaya koymuştur. Bu kararın verildiği dönemdeki durum ile bugünkü başvuru düzeni ayrılmalıdır. 2024 değişikliğiyle 6384 sayılı Kanun’a eklenen 5/A maddesi, makul sürede sonuçlandırılmayan soruşturma, kovuşturma ve yargılamalar bakımından doğrudan Tazminat Komisyonuna başvuru imkânı getirmiştir. [7, §§82–99] [20, m.2/3-a ve 5/A]

Güncel genel kural uyarınca bu başvuru, süreç devam ederken veya kesin kararla sonuçlandığının öğrenilmesinden itibaren en geç bir ay içinde yapılabilir. Kanundaki bir ay, otomatik olarak otuz gün diye yazılmamalıdır. Haklı mazeret varsa, mazeretin kalkmasından itibaren on beş gün içinde belgeleriyle başvuru yapılması öngörülür. Dilekçe doğrudan Komisyona veya Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla verilebilir; bu başvuru harca tabi değildir. Kimlik, adres, işlem, zararın niteliği ve dayanak belgeler sunulmalıdır. [20, m.5/4–6 ve 5/A]

Komisyon kararına karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde, Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz kararı kesindir. İhlalin giderilmediği düşünülüyorsa bundan sonra AYM’nin süre ve diğer kabul edilebilirlik koşulları ayrıca değerlendirilir. Geçici maddelerdeki özel başvuru süreleri, bütün yeni başvurulara uygulanacak genel süreler değildir. [20, m.7 ve geçici m.2–3]

Ahmet Kartalkuş, B. No: 2019/39635, 19.03.2024 kararında makul süre şikâyeti, Komisyon yolu tüketilmediği için kabul edilemez bulunmuştur. Aynı başvuruda mahkemeye erişim şikâyeti yönünden ise ihlal kararı verilmiştir. Bu ayrım önemlidir: Bir dosyadaki farklı hak şikâyetleri, farklı başvuru yollarına ve sonuçlara tabi olabilir. [12, §§24–42 ve hüküm]

Komisyonun genel olarak etkili kabul edilmesi, bütün uygulamalarının ihlalsiz olduğu anlamına da gelmez. Davut Kabasakal ve diğerleri, B. No: 2019/27223, 10.05.2023 kararında, ortaklığın giderilmesi sürecinin icra aşaması hesaba katılmadan yapılan süre değerlendirmesi başvurucuları giderimden yoksun bırakmıştır. AYM etkili başvuru ihlali bulmuş ve Komisyonca yeniden inceleme yapılmasını istemiştir. Karar eski geçiş düzeniyle ilgilidir; bugünkü bütün başvurular için yeni bir süre kuralı oluşturmaz. [9, §§24–42]

Başvuru nereye ve nasıl yapılmalıdır?

Başlangıç noktası, aranan hukuki korumadır. İşlemin iptali, delilin incelenmesi, soruşturmanın etkili yürütülmesi, zararın giderilmesi veya devam eden tehlikenin durdurulması farklı usullere tabi olabilir. Dava türüne göre görev, yetki, taraf sıfatı, husumet ve varsa zorunlu ön başvuru ayrıca belirlenir. Etkili başvuru hakkına dayanmak bu koşulları kendiliğinden kaldırmaz. [17, m.45–48] [21, m.2–3, 7, 11–13]

Şikâyet veya amaçİlk değerlendirilecek yolKritik ayrım
İdari işlemin kaldırılması ve zararın giderilmesiKoşullarına göre idari başvuru, iptal veya tam yargı davasıİptal ve tazminat taleplerinin şartları aynı değildir.
Ceza soruşturmasındaki hukuka aykırılıkİşleme özgü itiraz; gerektiğinde suç duyurusu ve takipsizliğe itirazSadece bir başkasının cezalandırılmasını istemek ayrı bir temel hak oluşturmaz.
Kişilik, özel hayat veya malvarlığına zararİhlalin kaynağına uygun hukuk davası, idari dava veya özel tazminat yoluHer olayda yalnız ceza şikâyetiyle yetinilemez.
Soruşturma veya yargılamanın uzunluğu6384 sayılı Kanun kapsamındaki Tazminat Komisyonu yoluKomisyon ile AYM’nin kendi komisyonları farklı yapılardır.
Olağan yollarla giderilmeyen kamu gücü kaynaklı temel hak ihlaliAYM bireysel başvurusuSüre, tüketme, kapsam ve temellendirme ayrı incelenir.
İç hukukta giderilemeyen Sözleşme ihlaliKoşulları varsa AİHM başvurusuAYM’den farklı form, süre ve gönderim usulü vardır.

Tablo bir görev tayini yerine geçmez; dosyanın konusu belirlendikten sonra hangi yolun inceleneceğini gösterir. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatta 2024 sonrası Komisyon ile ağır ceza mahkemesi arasındaki görev ayrımı da talebin ilgili kanun hükmüne göre yapılır. Bütün CMK 141 istemleri tek mercie yönlendirilemez. [20, m.2/3-b ve 5/B] [27, m.141–142]

CİMER, dilekçe ve denetim başvuruları dava yerine geçer mi?

CİMER’e veya başka bir idari birime yazmak, tek başına dava açmak ya da kanun yoluna gitmek değildir. Başvurunun hangi makama ulaştığı, içeriği ve tabi olduğu özel düzenleme incelenmelidir. Bir dilekçeye cevap beklemek, AYM’nin otuz günlük süresinin kendiliğinden durduğu anlamına gelmez. [17, m.47/5]

Buna karşılık bütün idari başvuruların süre üzerinde etkisiz olduğu da söylenemez. İYUK’un 11. maddesindeki şartlara uygun ve dava açma süresinde yapılan üst makam başvurusu, işlemeye başlayan idari dava süresini durdurur. Ret veya zımni ret üzerine kalan süre hesaplanır; geçen süre silinmez. Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvurunun da 6328 sayılı Kanun’un 17/8. maddesi uyarınca dava süresine etkisi vardır. Bu özel hükümler, AYM ve AİHM sürelerini genel olarak durduran kurallar değildir. [21, m.11] [23, m.17 ve 21]

AYM’ye fiziksel başvuru ve UYAP Avukat Portalı

AYM başvurusu, yayımlanan bireysel başvuru formuna uygun hazırlanmalıdır. Kimlik ve temsil bilgileri, kronolojik olaylar, ihlal açıklaması, tüketilen yollar, öğrenme tarihi ve talepler formda gösterilir. İlgili kararlar, önceki dilekçeler, süreyi gösteren belgeler ve temsil belgesi eklenir. Genel bir dilekçeyi çok sayıda kararla uzatmak, formun zorunlu alanlarını doldurmanın yerine geçmez. [17, m.47] [18, m.59–60] [25]

AYM’nin resmî duyurusuna göre başvurular Mahkemeye doğrudan; mahkemeler, ceza infaz kurumları veya yurt dışı temsilcilikleri aracılığıyla yapılabilmektedir. 1 Ekim 2025’ten beri avukatlar UYAP Avukat Portalı üzerinden de bireysel başvuru yapabilmektedir. Bu imkân, bütün vatandaşların e-Devlet hesabından aynı işlemi yapabildiği anlamına gelmez. Elektronik form sayfasına erişmek ile tamamlanmış başvuruyu yetkili sistemden sunmak farklı işlemlerdir. [18, m.63] [19]

Elektronik işlemde başvurunun tamamlandığını gösteren kayıt, sunulan form ve eklerin son sürümü saklanmalıdır. Olağan e-posta veya faksın, yetkili başvuru kanalı yerine kullanılacağı varsayılmamalıdır. Avukatla temsil zorunlu olmamakla birlikte temsil varsa yetki belgesi eksiksiz olmalıdır. AYM başvurusu harca tabidir; ödeme güçlüğü hâlinde adli yardım talebi dayanak belgeleriyle sunulabilir. Güncel harç, başvuru tarihindeki resmî tarifeden kontrol edilmelidir. [17, m.47] [18, m.61–63]

Süreler ve kabul edilebilirlik: Hangi hata başvuruyu engeller?

Başvuru yollarının tüketilmesi, ulaşılabilir ve ihlali gidermeye elverişli yolların usulüne uygun kullanılmasıdır. Hak şikâyeti, özü itibarıyla önce yetkili mercilere sunulmalıdır. Süresinde itiraz etmeyip ardından “artık yol kalmadı” demek, tüketme koşulunu sağlamaz. Olağan yolun etkisiz olduğu ileri sürülüyorsa bu sonuç somut dosya ve uygulamayla gerekçelendirilmelidir; başarısızlık beklentisi tek başına yeterli değildir. [17, m.45] [12, §§26–40]

BaşvuruGenel süre veya zamanBaşlangıç ve önemli sınır
AYM bireysel başvurusu30 günNihai gerekçeli kararın öğrenilmesi; yol yoksa ihlalin öğrenilmesi. Haklı mazerette kalkıştan itibaren 15 gün ve belge şartı.
Makul süre için Tazminat KomisyonuSüreç devam ederken veya kesin sonuç öğrenildikten sonra bir ay6384 m.5/A; haklı mazerette 15 gün. Özel geçiş başvuruları ayrıca incelenir.
Komisyon kararına itirazTebliğden itibaren 15 günKomisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesi.
AİHM bireysel başvurusuKural olarak nihai iç hukuk kararından itibaren dört ayEtkili yolların tüketilmesi ve Mahkemenin öğrenme/şekil kuralları birlikte uygulanır.
İdari davaÖzel süre yoksa idare mahkemesinde 60, vergi mahkemesinde 30 günİYUK m.7–8; işlem ve uyuşmazlık türüne bağlı özel başlangıçlar bulunur.
Sınır dışı kararına karşı davaTebliğden itibaren yedi gün6458 m.53/3; genel 60 günlük süre uygulanmaz.

Tablonun dayanakları 6216 sayılı Kanun m.47/5, AYM İçtüzüğü m.64, 6384 sayılı Kanun m.5/A ve 7, AİHS m.35, İYUK m.7–8 ve 6458 sayılı Kanun m.53’tür. Her satır kendi yoluna aittir; süreler birbirine eklenerek tek bir toplam süre oluşturulamaz. [2] [17] [18] [20] [21] [22]

UYAP’tan öğrenme ile UETS tebligatı aynı şey değildir

Hüseyin Aşkan, B. No: 2017/15649, 21.07.2020 kararında avukatın nihai Yargıtay kararını UYAP üzerinden açıp okuduğu kayıtla belirlenmiştir. AYM, daha sonraki tebliğ tarihini beklememiş; öğrenme tarihine göre yapılan hesap sonucunda başvuruyu süre aşımından kabul edilemez bulmuştur. [13, §§20–31]

UETS bakımından elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Ancak AYM bireysel başvurusundaki öğrenme yaklaşımı nedeniyle, gerekçeli kararın daha önce öğrenildiğini gösteren kayıt ayrıca önem taşır. UETS’nin kanuni tebliğ tarihi ile UYAP evrakının açılma ve okunma tarihi aynı haneye yazılmamalıdır. Dosyada bu tarihler ve belgeler ayrı tutulmalı; süre hesabı yalnız en geç tarihe dayanılarak yapılmamalıdır. [24] [13]

Kapsam dışı şikâyet, eksik açıklama ve salt kanun yolu itirazı

E.D., B. No: 2019/41024, 19.01.2022 kararında üçüncü kişilerin cezalandırılması istemi, adil yargılanma hakkı kapsamında görülmemiştir. Bu hakla bağlantılı etkili başvuru şikâyeti de konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur. Başvurucunun kişi hürriyeti şikâyeti ise yeterince temellendirilmediğinden açıkça dayanaktan yoksun sayılmıştır. Aynı dosyada iki farklı kabul edilemezlik sebebi bulunmaktadır. [11, §§30–43]

Bu sonuç, yaşam hakkı veya kötü muamele yasağı kapsamında etkili soruşturma yükümlülüğünün bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir iddia varsa ilgili maddi hak, olayın ağırlığı ve soruşturmadaki belirli eksiklikler üzerinden kurulmalıdır. Her takipsizlik kararının yalnız “adil yargılanma” etiketiyle AYM’ye taşınabileceği düşüncesi hatalıdır. [1, m.17] [28, yaşam ve kötü muameleye ilişkin bölümler]

AYM, istinaf veya temyiz merciinin yerine geçerek bütün delilleri baştan değerlendirmez. Başvuruda yanlış sonuca ulaşıldığı iddiasından öte, anayasal güvenceyi etkisizleştiren işlem veya eksiklik gösterilmelidir. Güncel ve kişisel hakkın doğrudan etkilenmesi, kişi ve konu bakımından yetki, zaman bakımından kapsam ve anayasal önem ile kişisel zarar ölçütleri de ayrıca değerlendirilir. Süresinde başvuru yapılmış olması, diğer koşulların sağlandığını göstermez. [17, m.45–49 ve geçici m.1/8]

Özel hukuk tüzel kişileri yalnız tüzel kişiliğe ait haklarının ihlali için başvurabilir; kamu tüzel kişileri bireysel başvuru yapamaz. Yabancılar da yalnız Türk vatandaşlarına tanınmış haklara dayanamaz. Yasama işlemleri ve düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamaz; bunların kişiye uygulanmasıyla oluşan somut ihlal ayrıca değerlendirilir. Zaman bakımından AYM, 23 Eylül 2012’den sonra kesinleşen nihai işlem ve kararları inceleyebilir. [17, m.45/3, 46 ve geçici m.1/8]

Anayasal önem ve kişisel zarar ölçütleri birlikte ele alınmalıdır: Kanun, Anayasa’nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının belirlenmesi açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvuruların kabul edilemez bulunabilmesine imkân verir. Küçük bir parasal değer tek başına otomatik ret sebebi gibi sunulmamalıdır. Açıkça dayanaktan yoksunluk ise ayrıca incelenen bir kabul edilemezlik nedenidir. [17, m.48/2]

Acil durumlarda başvuru işlemi durdurur mu?

AYM’ye bireysel başvuru yapılması, mahkûmiyetin infazını veya idari işlemi kendiliğinden durdurmaz. Tedbir ihtiyacı ayrı ve somut olarak açıklanmalıdır. AYM İçtüzüğü’nün 5 Ağustos 2025’te değişen 73. maddesi, başvurucunun temel haklarına, özellikle yaşamına veya maddi ya da manevi varlığına yönelik ciddi tehlike hâlinde gerekli tedbirlere imkân tanır. Tedbir hakkında yetkili merci ve inceleme usulü bu özel hükme tabidir. [18, m.73]

Tedbir talebinde tehlikenin yakınlığı, işlemin ne zaman uygulanacağı, beklenirse doğacak sonuç, önce başvurulan merci ve istenen korumanın kapsamı açıklanmalıdır. Güncel rapor ve belgeler eklenmeli; yalnız “telafisi imkânsız zarar doğacaktır” kalıbıyla yetinilmemelidir. Olağan koruma yolunun niçin yeterli olmadığı da dosyaya göre gösterilmelidir. [3, §§58–61, 79–82] [18, m.73]

İdari davalarda genel kural da davanın açılmasının yürütmeyi durdurmamasıdır. İYUK m.27 kapsamında yürütmenin durdurulması için açık hukuka aykırılık ile telafisi güç veya imkânsız zarar koşulları birlikte değerlendirilir. Vergi davaları ve sınır dışı işlemleri gibi özel düzenlemeler ayrıca incelenir. Bu nedenle bir yolun “etkili” olması ile her dosyada “otomatik durdurucu” olması aynı değildir. [21, m.27] [22, m.53]

Başvuru dosyası nasıl kurulmalı, hangi hatalardan kaçınılmalı?

İyi hazırlanmış başvuru, olayları uzun uzun anlatmaktan önce anayasal sorunu görünür kılar. Her şikâyet için olay → bağlantılı hak → etkisiz kalan yol → belge → uygun talep ilişkisi kurulmalıdır. Önceki mercilere verilen dilekçeler, sonradan ileri sürülen şikâyetin gerçekten daha önce gündeme getirildiğini gösterebilmelidir. [17, m.47/3] [18, m.59–60]

Varsayımsal bir örnekte, kişinin özel yazışmalarının hukuka aykırı saklandığını ileri sürdüğünü düşünelim. Başvuruda yalnız özel hayat hakkının adı yazılmaz. Kayıtların hangi işlemle tutulduğu, bunların kaldırılması veya zararın giderilmesi için hangi yola gidildiği, merciin hangi gerekçeyle inceleme yapmadığı ve bu gerekçenin neden uygun bir çözüm sunmadığı anlatılır. Talep, olayın devam etmesine göre kayıtların durumunun yeniden incelenmesi veya tazminatla ilişkilendirilir. Bu bir dilekçe şablonu değil, Murat Haliç kararından çıkarılan hazırlık yönteminin örneğidir. [4]

Dosya hazırlığında riskGösterilecek belge veya açıklamaDüzeltilecek nokta
Yalnız “etkili başvuru hakkı ihlal edildi” demekBağlantılı hakkı etkileyen olay ve kişisel sonuçHakkı ve etkisiz kalan mekanizmayı birlikte açıklamak.
Yanlış merci veya tüketilmemiş yolÖnceki başvurular, kararlar, kanun yolu kayıtlarıHer şikâyet için görev ve tüketme incelemesi yapmak.
Sadece tebliğ tarihine güvenmekUYAP okuma kaydı, UETS delil kaydı, tebliğ belgesiGerçek öğrenme ihtimalini ayrı değerlendirmek.
Form yerine ek dilekçeye atıfla yetinmekDoldurulmuş form, düzenli ek listesiEsas olay ve ihlal açıklamasını formun içinde kurmak.
Zarar ve talebi belirsiz bırakmakHesap, ödeme veya sağlık belgesi; açık talepHer zarar kaleminin ihlalle bağını göstermek.
Tedbiri gerekçesiz istemekTehlikenin güncelliği ve uygulanma tarihiHızlı korumanın neden gerekli olduğunu somutlaştırmak.
Emsal kararın yalnız sonucunu kopyalamakOlay benzerliği ve ilgili gerekçe paragraflarıFarklı olguları ve aleyhe yaklaşımı da tartışmak.
Elektronik gönderimi tamamlamamakBaşvuru alındısı ve sunulan son dosyalarKayıt oluştuğunu ve eklerin erişilebilirliğini kontrol etmek.

Tablodaki yöntem, kanuni form yükümlülükleri ve incelenen kararların uygulamaya aktarılmasıdır; tek başına kabul garantisi vermez. Avukatın dosya yönetiminde özellikle süre kaydı, temsil belgesi, okunabilir ekler ve talep sonucu arasında tutarlılık sağlaması gerekir. Bir belge elde edilemiyorsa neden elde edilemediği ve temin için yapılan girişim açıklanmalıdır. [11, §§30–34] [18, m.59–60]

İhlal kararı ne sağlar, AİHM’ye ne zaman gidilebilir?

AYM ihlal tespit ettiğinde, sonuçların giderilmesi için yapılması gerekenleri belirler. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 07.06.2018 kararındaki yaklaşım, mümkün olduğunca ihlal öncesi duruma dönüşü esas alır. İhlal mahkeme kararından kaynaklanıyorsa ve giderim için yararlıysa yeniden yargılama gündeme gelir. Bu yol, olağan usul kanunlarındaki yargılamanın yenilenmesiyle aynı koşullara bağlı bir yeniden kabul incelemesi değildir. [14, §§54–60] [17, m.50]

Ancak her ihlal yeniden yargılama, her yeniden yargılama da otomatik beraat veya davanın kabulü sonucunu doğurmaz. Hayriye Uyar kararında yeniden yargılama; Ali Suat Ertosun (17) kararında tazminat; Davut Kabasakal kararında Komisyonca yeniden inceleme uygun görülmüştür. Talep, bu farklı giderim biçimlerinden hangisinin ihlalin nedenini ortadan kaldırabileceğini açıklamalıdır. [5] [6] [9]

İhlal kararının uygulanması da korumanın parçasıdır. Kararın hangi mercie gönderildiği, yeni işlemin yapılıp yapılmadığı ve tazminatın hükümdeki usule göre ödenip ödenmediği izlenmelidir. AYM kararlarının bağlayıcılığı, ilgili mercilerin ihlal gerekçesini dikkate alma yükümlülüğünü içerir. Ödeme ve yeniden inceleme şartları somut hükümden okunmalı; farklı kararların süre ve tutarları birbirine aktarılmamalıdır. [1, m.153] [14] [17, m.50]

AİHM başvurusu, AİHS kapsamındaki ihlaller yönünden ve etkili iç hukuk yolları tüketildikten sonra değerlendirilir. Türkiye bakımından AYM bireysel başvurusu kural olarak bu incelemenin önemli bir aşamasıdır; bir yolun somut şikâyet bakımından etkisiz olduğu iddiası ise ayrıca kanıtlanmalıdır. Dört aylık süre, usulüne uygun tam başvuru ve Mahkeme İçtüzüğü’nün 47. maddesi birlikte ele alınmalıdır. Eksik bir yazı göndermek veya kullanılmayan etkili yolları atlamak güvenli bir süre koruma yöntemi değildir. [2, m.34–35] [26]

AİHM’nin olağan bireysel başvuru formu ve ekleri, resmî açıklamalardaki usulle postayla Strasbourg’a gönderilir. AYM’nin UYAP kanalı AİHM için kullanılamaz. Ulusal düzeyde etkili başvuru hakkını düzenleyen AİHS m.13 ile AİHM’ye bireysel başvuru hakkını düzenleyen m.34 de birbirinden farklıdır. [2] [26]

Konunun ayrıntıları için bilgi edinme hakkında ret kararları ve etkili başvuru yolları ve işkence ve kötü muamele yasağı yazılarımıza da bakabilirsiniz.

Sonuç

Etkili başvuru hakkının özü, temel hak şikâyetinin yetkili bir merci tarafından gerçek anlamda incelenebilmesi ve olayın niteliğine uygun, zamanında bir çözüm elde edilebilmesidir. Kanunda yol bulunması, dilekçenin kayda alınması veya herhangi bir cevap verilmesi bu güvencenin her zaman sağlandığını göstermez. Buna karşılık başvurunun reddi de tek başına ihlal değildir.

Sağlam bir başvuruda, hangi hakkın etkilendiği kadar mevcut yolun neden işlevsiz kaldığı da gösterilir. Doğru merciye süresinde başvuru, önceki itirazların belgelenmesi ve ihlalin kaynağına uygun talep birlikte kurulmalıdır. Korunmak istenen hak, başvurunun zamanı ve istenen giderim arasındaki bağ dosyada açık olduğunda anayasal sorun da denetlenebilir hâle gelir.

Sıkça Sorulan Sorular

Etkili başvuru hakkı hangi maddelerde düzenlenir?

Türkiye’de temel dayanak Anayasa m.40, Sözleşme sisteminde AİHS m.13’tür. AYM bireysel başvurusunun özel dayanağı ise Anayasa m.148 ve 6216 sayılı Kanun’dur. Hukuki dayanak ve kapsam.

Davamın reddedilmesi etkili başvuru hakkının ihlali midir?

Tek başına değildir. İddianın incelenme biçimi, merciin yetkisi ve uygun giderim imkânı değerlendirilir. İlgili gerekçeyle verilen olumsuz karar ile şikâyeti inceleme dışı bırakan keyfî yaklaşım ayrılmalıdır. Etkililik koşulları.

Yalnız Anayasa’nın 40. maddesine dayanabilir miyim?

AYM bireysel başvurusunda, etkili biçimde korunamadığı ileri sürülen başka bir temel hakla bağlantı kurulmalıdır. Soyut bir sonuç memnuniyetsizliği yeterli olmaz. Bağlantılı hakkın ihlalinin önceden kesinleşmiş olması ise şart değildir. Savunulabilir iddia.

AYM başvurusu artık UYAP’tan yapılabiliyor mu?

Evet. Avukatlar 1 Ekim 2025’ten beri UYAP Avukat Portalı üzerinden bireysel başvuru yapabilmektedir. Bu kanal, vatandaşın yalnız e-Devlet hesabı olmasıyla aynı işlemi yapabileceği şeklinde genellenemez. Başvuru kanalları.

UYAP’tan okuduğum karar için tebligatı bekleyebilir miyim?

AYM başvurusunda bu yaklaşım süre kaybına yol açabilir. Nihai gerekçeli kararın daha önce öğrenildiğini gösteren UYAP kaydı esas alınabilir. UETS’nin kanuni tebliğ tarihi ayrıca tutulmalıdır. UYAP ve UETS ayrımı.

Uzayan davam için doğrudan AYM’ye gitmeli miyim?

Makul süre şikâyetinde güncel Tazminat Komisyonu yolu ve buna ilişkin itiraz usulü incelenmelidir. Bu yol tüketilmeden yapılan AYM başvurusu kabul edilemez bulunabilir. Komisyon yolu.

CİMER’e yazmam başvuru sürelerini durdurur mu?

Genel olarak böyle bir sonuç varsayılamaz. Dilekçenin İYUK m.11 gibi özel bir usule girip girmediği değerlendirilir. Özel bir idari dava süresini durduran hüküm, AYM veya AİHM süresini kendiliğinden durdurmaz. İdari başvurular.

AYM’ye başvurduğumda infaz veya idari işlem durur mu?

Kendiliğinden durmaz. Tedbir koşulları varsa ciddi tehlike belgelenerek ayrıca talep edilir. Bazı olağan yollardaki özel durdurma hükümleri kendi kapsamlarında uygulanır. Acil koruma.

Takipsizlik kararı verilmesi tek başına AYM başvurusu için yeterli mi?

Hayır. Kendi temel hakkına yönelik ihlal ve somut soruşturma eksiklikleri açıklanmalıdır. Yalnız üçüncü kişinin cezalandırılmasını istemek, adil yargılanma hakkı kapsamında bir talep oluşturmaz. Kapsam ve kabul edilebilirlik.

Avukat tutmak ve harç ödemek zorunlu mu?

AYM’ye şahsen başvuru mümkündür; avukat zorunlu değildir. Başvuru harca tabidir ve koşulları varsa belgeli adli yardım istenebilir. Makul süre için Tazminat Komisyonuna müracaat ise harçtan muaftır. AYM başvuru usulü.

İhlal kararı çıkarsa mutlaka tazminat alır mıyım?

Hayır. Uygun giderim yeniden yargılama, yeniden inceleme veya tazminat olabilir. Tazminatın türü, tutarı, zararla bağı ve talep sonucu dosyaya göre değerlendirilir. İhlalin giderilmesi.

AİHM başvurusu AYM’nin devamı olarak UYAP’tan yapılır mı?

Hayır. AİHM’nin kendi formu, dört aylık genel süresi ve gönderim kuralları bulunur. Olağan başvuru, usulüne uygun form ve eklerle resmî posta adresine gönderilir. AİHM’ye geçiş.

Kaynakça

[1] Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, özellikle m.17, 36, 40, 125, 148 ve 153. Resmî metin.

[2] Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, özellikle m.6, 13, 34 ve 35. AİHM Türkçe metni.

[3] AYM, Y.T. [GK], B. No: 2016/22418, 30.05.2019, §§43–62, 73–85 ve ek gerekçe. Karar.

[4] AYM, Murat Haliç, B. No: 2017/24356, 08.07.2020, §§9–18, 43–67. Karar.

[5] AYM, Hayriye Uyar, B. No: 2021/50281, 10.02.2026, §§5–27. Karar.

[6] AYM, Ali Suat Ertosun (17), B. No: 2020/35114, 13.01.2026, §§2–10, 19–39. Karar.

[7] AYM, Nevriye Kuruç [GK], B. No: 2021/58970, 05.07.2022, özellikle §§82–99. Karar.

[8] AİHM, Kudła/Polonya [BD], No: 30210/96, 26.10.2000, §§146–160 ve Casadevall’in kısmi karşıoyu. HUDOC.

[9] AYM, Davut Kabasakal ve diğerleri, B. No: 2019/27223, 10.05.2023, §§24–42. Karar.

[10] AYM, Ferihan Beyoğlu [GK], B. No: 2020/20382, 09.01.2025, §§23–42. Karar.

[11] AYM, E.D., B. No: 2019/41024, 19.01.2022, §§30–43. Karar.

[12] AYM, Ahmet Kartalkuş, B. No: 2019/39635, 19.03.2024, §§24–42 ve hüküm. Karar.

[13] AYM, Hüseyin Aşkan, B. No: 2017/15649, 21.07.2020, §§20–31. Karar.

[14] AYM, Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 07.06.2018, §§54–60. Karar.

[15] AİHM, De Souza Ribeiro/Fransa [BD], No: 22689/07, 13.12.2012, §§78–100. HUDOC.

[16] Bezar Eylem Ekinci, “Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Kararlarında Etkili Başvuru Hakkına İlişkin Unsurlar”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, Yıl 17, Sayı 66, Nisan 2026, s.1–34; özellikle s.15–18. DOI: 10.54049/taad.1858674. Makale.

[17] 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun, m.45–50 ve geçici m.1/8. Resmî metin.

[18] Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü, m.59–64 ve 73; tedbire ilişkin 05.08.2025 tarihli değişiklik dâhil. Resmî metin.

[19] Anayasa Mahkemesi, “Bireysel Başvurular UYAP Avukat Portalı Üzerinden Alınmaya Başlandı”, 01.10.2025. Resmî duyuru.

[20] 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun, m.2, 5, 5/A, 5/B, 7 ve geçici m.2–3. Adalet Bakanlığı metni.

[21] 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, özellikle m.2–3, 7–13 ve 27. Mevzuat Bilgi Sistemi.

[22] 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, m.53/3; 21.11.2024 tarihli 7533 sayılı Kanun ile değişik metin. Mevzuat Bilgi Sistemi.

[23] 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu, m.17 ve 21. Mevzuat Bilgi Sistemi.

[24] PTT, “E-Tebligat Sıkça Sorulan Sorular”; 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a kapsamında tebliğ tarihi açıklaması. Resmî açıklama.

[25] Anayasa Mahkemesi, “Bireysel Başvuru Elektronik Formu”. Resmî form sayfası.

[26] AİHM, “Başvuru Formunun Doldurulmasına İlişkin Açıklamalar”; Mahkeme İçtüzüğü m.47 ve gönderim usulü. Resmî açıklamalar.

[27] 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m.141–142 ve 172–173. Mevzuat Bilgi Sistemi.

[28] AİHM, Guide on Article 13 of the European Convention on Human Rights — Right to an Effective Remedy, 28.02.2026 güncellemesi; genel ilkeler ve yaşam/kötü muamele başlıkları. Resmî rehber.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları