Bir markanın sicilden kaldırılması için her durumda aynı dava açılmaz. Tescil sırasında mevcut bir hukuka aykırılık hükümsüzlüğü; sonradan ortaya çıkan kullanmama, jenerikleşme veya yanıltıcı kullanım gibi sebepler ise iptali gündeme getirir. Hükümsüzlük mahkemeden istenir. 10 Ocak 2024’ten itibaren marka iptal taleplerini, geçiş hükümleri saklı kalmak üzere, Türk Patent ve Marka Kurumu inceler. Yanlış merciye yönelmek, güçlü bir maddi gerekçenin sonuç vermesini geciktirebilir. [S1]
Bu yazı, Türkiye’de tescilli markalar için iki yolun farkını, kullanılmama iddiasında delilleri ve sicilden kaldırmanın sonuçlarını ele alır. Yurt dışındaki bir tescilin Türkiye’de otomatik olarak aynı korumayı sağladığı varsayılmamalıdır; Türkiye’ye etkili uluslararası tesciller ayrıca değerlendirilir.
Hükümsüzlük ile iptal arasındaki temel fark
Hükümsüzlük: tescilin başlangıcındaki hukuka aykırılık
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 25. maddesi, 5 ve 6. maddelerdeki nedenlere dayanılarak hükümsüzlük istenmesini düzenler. İşaretin ayırt edici olmaması, mal veya hizmeti tanımlaması, önceki bir markayla karıştırılma ihtimali, önceki haklara müdahale veya kötü niyetli başvuru buna örnek olabilir. Her gerekçe kendi koşullarıyla incelenir. Bir markanın benzer görünmesi, tek başına bütün mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlük sonucunu doğurmaz.
Hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi görünen kişiye veya hukuki halefine yöneltilir. TÜRKPATENT bu davada sırf tescil işlemini yaptığı için davalı gösterilmez. Buna karşılık bir Kurum kararının iptali davasının taraf yapısı farklıdır. Dilekçenin hangi kararı veya hakkı hedeflediği açık kurulmalıdır.
İptal: korumanın devamını etkileyen durumlar
SMK m.26; markanın ciddi biçimde kullanılmamasını, marka sahibinin davranışları veya gerekli önlemleri almaması sonucunda yaygın ada dönüşmesini, yanıltıcı kullanımı ve garanti veya ortak markalara ilişkin özel şartlara aykırılığı iptal sebepleri arasında sayar. Kullanılmama yalnızca en sık karşılaşılan sebeptir; bütün iptal başvuruları beş yıllık kullanmama iddiasına dayanmaz.
| İnceleme konusu | Hükümsüzlük | İptal |
|---|---|---|
| Temel sorun | Tescilin başlangıç koşulları | Korumanın devam koşulları |
| İnceleyen merci | Görevli hukuk mahkemesi | Kural olarak TÜRKPATENT |
| Örnek | Önceki markayla karıştırılma ihtimali | Beş yıllık ciddi kullanmama |
| Zaman bakımından etki | Kural olarak başvuru tarihine kadar geriye gider | Kural olarak iptal talebi tarihi; koşulları varsa daha önceki tarih |
| Kısmi sonuç | İlgili mal veya hizmetlerle sınırlanabilir | İlgili mal veya hizmetlerle sınırlanabilir |
Kullanılmayan marka ne zaman iptal edilebilir?
Beş yıllık süre nasıl değerlendirilir?
SMK m.9 uyarınca, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmaksızın Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan veya kullanımına kesintisiz beş yıl ara verilen marka iptal riski taşır. Başvuru tarihi ile tescil tarihi aynı olmayabilir. İlk iş, sicilden tescil tarihini ve korunması istenen mal ve hizmetleri doğrulamaktır.
Markanın beş yaşını doldurması kendiliğinden iptal anlamına gelmez. Talep gerekir ve marka sahibi kullanımını veya kullanmamanın haklı sebebini ileri sürebilir. Yalnızca sicilde bir adres bulunması, şirketin faaliyetini sürdürmesi veya markanın internet sitesinde yer alması da her mal ve hizmet için ciddi kullanımın ispatı sayılmaz.
Hangi kullanımlar dikkate alınabilir?
Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması; marka sahibinin izniyle yapılan kullanım ve kanunun koşulları içinde ihracata yönelik kullanım dikkate alınabilir. Buna karşılık tamamen başka bir işaretin kullanılması, eldeki tescili her zaman kurtarmaz. Fatura üzerinde şirket unvanı bulunması ile markanın ticari kaynak gösteren işaret olarak kullanılması birbirinden ayrılmalıdır.
Ciddi kullanım değerlendirmesi sektörün niteliğini, pazarın büyüklüğünü, malın fiyatını, satış sıklığını ve kullanımın sürekliliğini birlikte ele alır. Seri tüketim ürünleriyle seyrek satılan büyük makineler aynı sayısal eşikle ölçülemez. Kanunda bütün sektörler için belirlenmiş tek bir asgari ciro veya fatura sayısı yoktur.
Başvuru öncesindeki son dakika kullanımının etkisi
İptal talebiyle karşılaşacağını öğrenen marka sahibinin yalnızca sonucu önlemek için kullanım başlatması ayrıca incelenir. SMK m.26’daki üç aylık dönem ve talebin yapılacağının öğrenilmesiyle bağlantılı hazırlık kuralı önemlidir. Her yakın tarihli satış otomatik olarak geçersiz değildir; zaman çizelgesi ve kullanımın gerçek ticari niteliği ortaya konulmalıdır.
Kullanım delilleri nasıl hazırlanır?
En güçlü dosya, çok sayıda belgenin rastgele eklenmesiyle değil, her belgenin hangi mal veya hizmeti ve hangi tarihi ispatladığının gösterilmesiyle oluşur. Bir ürünün faturası, ürün fotoğrafı, sevk belgesi ve katalog sayfası arasında izlenebilir bağlantı kurulması değerlendirmeyi kolaylaştırır.
| Belge | Gösterebileceği husus | Tek başına yetersiz kalabileceği nokta |
|---|---|---|
| Fatura ve sevk belgesi | Tarih, miktar, müşteri, ticari işlem | Markanın ürün üzerinde kullanımı |
| Ambalaj, etiket, ürün fotoğrafı | İşaretin fiilî kullanım biçimi | Fotoğrafın tarihi ve satışın gerçekleşmesi |
| Reklam ve kampanya kayıtları | Pazarlama faaliyeti ve erişim | Reklamın ilgili dönemde yayımlanması |
| Lisans sözleşmesi | Kullanım yetkisinin kaynağı | Lisans alanın gerçekten kullanım yapması |
| Hizmet sözleşmesi ve teslim kaydı | Hizmetin sunulması | Tescilli marka altında sunulup sunulmadığı |
Kişisel veriler veya ticari sırlar içeren belgeler hazırlanırken gereksiz bilgi paylaşımı önlenmelidir. Ancak belgenin ispat değerini ortadan kaldıracak ölçüde karartma yapılması da sakıncalıdır. Gerekirse gizlilik ve dosyaya erişim konusunda usule uygun talepler değerlendirilir.
TÜRKPATENT önünde iptal başvurusu
Başvuru içeriği ve karşı tarafın cevabı
İptal başvurusunda hedef marka, talep sahibi, iptal gerekçesi ve kapsanan mal veya hizmetler belirlenir; gerekli ücret ve belgeler tamamlanır. Yönetmeliğin 30/A maddesindeki zorunlu unsurlar önemlidir. Bazı eksiklikler, ayrıca tamamlama bildirimi yapılmadan talebin yapılmamış sayılmasına yol açabilir. Bu nedenle başvuru yalnızca bir dilekçe yükleme işleminden ibaret görülmemelidir. [S2]
İptal talebi marka sahibine bildirilir. Kanun ve yönetmelikteki bir aylık cevap süresi ile süresi içinde istenebilen bir aya kadar ek süre dikkate alınmalıdır. Sonradan sunulabilecek delillerin sınırsız olduğu varsayılmamalıdır. Başvurucu da marka sahibinin her belgesinin hangi döneme ve mal veya hizmete ilişkin olduğunu somutlaştırarak değerlendirmelidir.
Karara itiraz ve mahkeme denetimi
Kurumun ilgili kararlarına karşı itiraz yolu ve ardından Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararına karşı yargı yolu gündeme gelebilir. Kurum kararına itiraz ile YİDK kararına karşı dava ayrı aşamalardır. Genel olarak iki aylık süreler önem taşır; başlangıç, kararın ilgili kişiye usulüne uygun bildirilmesine göre belirlenir. YİDK kararlarına karşı görevli ve yetkili mahkeme Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir. [S1, S3]
10 Ocak 2024 öncesinde mahkemelerde açılmış iptal davaları bakımından geçiş kuralı ayrıca incelenir. Eski bir Yargıtay kararında iptalin mahkemede görülmüş olması, bugün yeni talebin aynı yere yöneltilebileceğini göstermez.
Gerçek karar: sınırlı fatura sunulması neden yeterli bulunmadı?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05.09.2024 tarihli, E.2023/4111, K.2024/6054 sayılı kararında, COMPUTEST markalarıyla ilgili uyuşmazlıkta kullanım delilleri incelenmiştir. İlgili beş yıllık döneme ilişkin sınırlı fatura içeriğinin, çekişmeli hizmetler yönünden ciddi kullanımı ortaya koymadığı kabul edilen dosyada, bölge adliye mahkemesinin sonucu onanmıştır. [K1]
Kararın uygulamadaki değeri, belirli sayıda faturanın bütün dosyalarda yetersiz olduğunu söylemesinde değildir. Belgenin doğru dönemle, doğru markayla ve doğru hizmetle bağlantısı kurulmalıdır. Davanın geçmişte mahkemede açılmış olması da güncel idari iptal yetkisinden ayrı değerlendirilir. Karar, her kullanılmama başvurusunun kabul edileceği veya iki faturanın hiçbir sektörde değer taşımadığı biçiminde okunmamalıdır.
Hükümsüzlük davasında dikkat edilmesi gerekenler
Sessiz kalma ve kötü niyet
Önceki marka sahibi, sonraki markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde birbirini izleyen beş yıl sessiz kalmışsa, SMK m.25/6 kapsamında hükümsüzlük talebi bakımından engelle karşılaşabilir. Sonraki tescilin kötü niyetli olması istisnadır. Bu düzenleme, her hükümsüzlük gerekçesi için uygulanacak genel bir beş yıllık dava süresi olarak sunulmamalıdır.
Bilginin ne zaman edinildiği; taraflar arasındaki yazışmalar, ihtarlar, dağıtım ilişkileri veya önceki uyuşmazlıklar üzerinden tartışılabilir. Sırf sicil kaydının herkesçe görülebilir olmasıyla bütün somut dosyalarda fiilî bilgi aynı şekilde kabul edilmez.
Kullanım savunması ve doğru taraf
Önceki markaya dayalı bazı hükümsüzlük davalarında davalı, SMK m.25/7 uyarınca kullanımın ispatını isteyebilir. Dava tarihinden önceki dönem yanında sonraki markanın başvuru veya rüçhan tarihi bakımından da ayrı kullanım döneminin gündeme gelmesi mümkündür. Yalnızca güncel satış kayıtlarını sunmak bu nedenle yeterli olmayabilir.
Dava sırasında markanın devri, sicil kaydının değişmesi veya birden fazla markanın bulunması taraf ve talep incelemesini gerektirir. Bir gruptaki şirketlerden birinin marka sahibi olması, diğer grup şirketine kendiliğinden aynı dava hakkını vermez. Lisans alanın yetkisi sözleşme ve kanun çerçevesinde ayrıca ele alınır.
Sicilden kaldırmanın geçmiş işlemlere etkisi
Hükümsüzlük kural olarak marka başvuru tarihinden itibaren sonuç doğurur. İptal ise kural olarak talep tarihinden itibaren etkilidir; iptal sebebinin daha önce ortaya çıktığı ileri sürülüp kanıtlanırsa daha önceki tarihe etkili sonuç istenebilir. Bu ayrım, geçmiş dönem lisans ücretlerini veya tecavüz taleplerini değerlendirmede önem taşır.
SMK m.27’de kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar ile daha önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmeler yönünden istisnalar vardır. Dolayısıyla sicilden kaldırılan bir marka için ödenmiş her bedelin otomatik olarak geri alınacağı söylenemez. Kötü niyet, hakkaniyet ve ilgili istisnalar somut olayda incelenir. Aynı şekilde iptal kararı, işletmeye ait alan adını, ticaret unvanını veya tasarımı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Sonuç
Markayı sicilden kaldırmak isteyen kişi önce hukuka aykırılığın başlangıçta mı bulunduğunu, sonradan mı doğduğunu belirlemelidir. Ardından doğru merci, mal ve hizmet kapsamı, tarih aralığı ve delil planı kurulmalıdır. Marka sahibi açısından ise tescil belgesini saklamak yeterli değildir; markanın gerçekten nasıl kullanıldığını gösteren düzenli bir arşiv oluşturulması gerekir. Başvuru yapılmadan önce sicil ve tebligat kayıtlarının birlikte incelenmesi, usul hatalarının önlenmesinde belirleyicidir.
İlgili yazılar: Marka Başvurusuna İtiraz: Süre, Karıştırılma İhtimali ve Kullanım İspatı; Marka Hakkına Tecavüz: İzinsiz Kullanımın Durdurulması ve Tazminat; Alan Adı Uyuşmazlıkları: .tr Başvuruları, UDRP ve Alan Adının Geri Alınması.
Sıkça Sorulan Sorular
Beş yıldır kullanılmayan marka kendiliğinden silinir mi?
Hayır. Kullanılmama nedeniyle iptal talebi ve ilgili inceleme gerekir. Marka sahibi ciddi kullanımı veya haklı kullanmama nedenlerini ileri sürebilir.
Marka iptal davası artık mahkemede açılamaz mı?
Yeni iptal talepleri bakımından 10 Ocak 2024’ten itibaren TÜRKPATENT yetkilidir. Önceden açılmış davalar, hükümsüzlük davaları ve Kurum kararlarının yargısal denetimi ayrı konulardır.
İnternette markanın görünmesi kullanım ispatı için yeterli midir?
Tek başına her zaman yeterli değildir. Tarih, Türkiye pazarıyla bağlantı, ticari faaliyet, ilgili mal veya hizmet ve kullanımın ciddiyeti birlikte incelenir.
Marka yalnızca bazı ürünlerde kullanılıyorsa tamamı korunur mu?
Kullanımın kapsamına göre kısmi iptal veya kısmi koruma gündeme gelebilir. Bir maldaki kullanımın bütün sınıflara otomatik olarak yayılması beklenmemelidir.
Kaynakça
- 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, özellikle m.9, 25–27, 156, 192 ve geçici m.4. TÜRKPATENT mevzuat dizini; erişilebilir madde metinleri.
- Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.30/A. TÜRKPATENT değişiklik metni.
- 5000 sayılı Kanun m.15/C. Erişilebilir metin.
- Yargıtay 11. HD, 05.09.2024, E.2023/4111, K.2024/6054. Tam metin kaydı — De Jure, erişim hesabı gerekebilir; alternatif karar kaydı. Tam metnin gerekçe ve sonuç bölümleri incelenmiştir.