İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Yabancılar ve Göç Hukuku

Refakatsiz Yabancı Çocuklar: Yaş Tespiti, Temsil ve Sınır Dışı Güvenceleri

Güvenli bir danışma odasında çocukla yaşına uygun biçimde görüşen yetişkin uzmanı gösteren temsili çizim.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 9 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Refakatsiz yabancı çocuklarda yaş tespiti, vasi ve avukatın görevleri, güvenli yerleştirme ve sınır dışı kararına karşı hukuki güvenceler.

Türkiye’de yanında kendisinden sorumlu bir yetişkin bulunmayan yabancı çocuk için ilk mesele, güvenliğinin sağlanması ve çocuk olarak korunmasıdır. Kimliğin veya yaşın araştırılması, barınma ve sağlık ihtiyacının ertelenmesine gerekçe olmamalıdır. Uluslararası koruma, yasal temsil ve varsa sınır dışı işlemleri birbirinden ayrı değerlendirilir. Çocuğun düzensiz giriş yapmış olması, çocuk koruma güvencelerini ortadan kaldırmaz.[1–3]

Refakatsiz çocuklarla ilgili bir dosyada yalnız pasaport ya da tahdit kaydı üzerinden karar verilemez. Çocuğun nerede bulunduğu, yanında görünen yetişkinle ilişkisi, yaşı, bakım ihtiyacı, aileye ulaşmanın güvenli olup olmadığı ve görüşünü anlayabileceği bir dilde açıklayabilmesi birlikte incelenmelidir. Bu rehber, uluslararası koruma başvurusunda bulunan çocuklara ilişkin özel hükümler ile bütün refakatsiz çocukların korunmasına yönelik kuralların farkını açıklar.

Kimler refakatsiz çocuk sayılır?

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’na göre çocuk, henüz on sekiz yaşını doldurmamış ve ergin olmamış kişidir. Refakatsiz çocuk ise kanunen veya örf ve âdet gereği kendisinden sorumlu bir yetişkinin refakati olmadan Türkiye’ye gelen ya da giriş yaptıktan sonra refakatsiz kalan çocuktur. Sınırdan ailesiyle geçmiş olmak, daha sonra ailesinden ayrılan çocuğun bu kapsamda değerlendirilmesine engel değildir.[1, m.3]

Yanında bir akraba veya tanıdık bulunması da tek başına yeterli açıklama değildir. Bu kişinin çocuğun bakımını gerçekten üstlenip üstlenmediği, temsil yetkisi ve çocuk bakımından risk oluşturup oluşturmadığı araştırılır. Akrabalık beyanı, çocuğun iradesini ve güvenlik incelemesini gereksiz kılmaz. Çocuğun kendisini tanıtan bir yetişkinin yanında konuşmaktan çekindiği durumlarda bağımsız görüşme ihtiyacı özellikle değerlendirilmelidir.

Uluslararası koruma başvurusu yapılmasıyla çocuk koruma tedbirleri aynı işlem değildir. YUKK m.66, koruma başvurusunda bulunan refakatsiz çocuklara özgü kurallar içerir. Uygulama Yönetmeliği m.123 ise uluslararası koruma başvurusu bulunup bulunmadığına bakılmaksızın refakatsiz çocukların işlemlerinde çocuk koruma mevzuatının uygulanmasını öngörür.[1–2]

İlk tespitten sonra hangi işlemler yapılmalıdır?

Öncelik, çocuğun güvenli bir yere alınması ve yetkili çocuk koruma birimlerine bildirilmesidir. Göç İdaresiyle yürütülen kimlik ve statü işlemleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı birimleri tarafından yürütülen bakım ve koruma işlemleriyle eşgüdüm içinde ilerlemelidir. Acil sağlık ihtiyacı, şiddet veya istismar belirtisi varsa bunlar ayrıca kayda geçirilmelidir.

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu; danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma tedbirlerini düzenler. Hangi tedbirin gerekli olduğu çocuğun somut ihtiyacına bağlıdır. Acil korunma gereken hâllerde Kanun’un özel usulü uygulanır. Çocukla ilgili kararın amacı, bir kuruma teslim işlemini tamamlamakla sınırlı değildir; bakımın devamı, eğitim ve güvenli temsil de izlenmelidir.[3, m.4–9]

İnceleme alanıKaydedilmesi gerekenlerHukuki önemi
Güvenlik ve sağlıkBulunduğu yer, acil ihtiyaç, şiddet veya sömürü belirtileriKoruyucu tedbirin gecikmeden belirlenmesi
Kimlik ve yaşBeyan, mevcut belgeler, önceki kayıtlar, tercüman bilgisiÇocuk usulünün uygulanması ve kayıt hatasının önlenmesi
Aile ve refakatYakınların kimliği, ilişki ve bakım koşullarıGüvenli yerleştirme ve temsil değerlendirmesi
Devam eden işlemlerGöç kararı, tebliğ, başvuru ve sevk kayıtlarıAyrı başvuru sürelerinin korunması

Bu tablo her çocuk için aynı belge listesinin zorunlu olduğu anlamına gelmez. Pasaportu bulunmayan veya travma nedeniyle ayrıntılı anlatım yapamayan çocuğun koruma ihtiyacı, belge eksikliği gerekçesiyle yok sayılamaz.

Yaş tespiti nasıl yapılır?

YUKK m.66, fiziksel görünüm ile beyan edilen yaşın uyumlu bulunmadığı durumlarda sağlık kuruluşlarında yaş tespitini düzenler. Yönetmelik m.123, yaşı belgeyle kanıtlanamayan ve on sekiz yaşından büyük olabileceğinden şüphe edilen kişiler için fiziksel ve psikolojik değerlendirmeyi içeren kapsamlı bir inceleme öngörür. Dolayısıyla yalnız görünüşe bakılarak yetişkin kaydı yapılması veya tek bir ölçümün tartışmasız kesinlik taşıdığı varsayımı yeterli değildir.[1–2]

Belge ve sağlık raporu birlikte değerlendirilir

Doğum belgesi, okul kaydı, aile kayıtları, önceki göç işlemleri ve sağlık değerlendirmesi arasında farklılık bulunabilir. Bu durumda her belgenin kaynağı ve düzenlenme koşulları açıklanmalıdır. Yanlış tercüme, farklı takvim kullanımı veya isim yazımındaki farklılıklar araştırılmadan beyanın güvenilmez olduğu sonucuna varılmamalıdır.

İncelemenin amacı ve süreci kişiye anlatılmalıdır. Raporun hangi yöntemlere dayandığı, yaş aralığı veya belirsizlik içerip içermediği ve diğer belgelerle neden farklılaştığı dosyada görünür olmalıdır. Tıbbi değerlendirmenin hukuk bakımından etkisi, raporun gerçek içeriğine göre belirlenir; bilimsel belirsizlik tek bir kesin doğum tarihine dönüştürülmemelidir.

Şüphe giderilemezse çocuk kabul edilir

Yönetmelik m.123/2-c, yaş konusundaki tereddüt tespit sonunda giderilemezse kişinin çocuk kabul edilmesini öngörür. Kesin rapor verilinceye kadar barınma da yetkili kamu kuruluşunca veya uygun görülen yerde sağlanır. Yaş incelemesinin tamamlanması beklenirken kişinin yetişkinlerle aynı koşullarda tutulması ayrıca değerlendirilmesi gereken bir sorundur.[2]

Yaş kaydına itirazda raporun örneği, değerlendirmeye alınmayan belgeler ve kayıt nedeniyle doğan somut sonuç birlikte gösterilmelidir. Yaş değerlendirmesi, nüfus kaydı ve bu değerlendirmeye dayanılarak verilen göç kararı farklı işlemler olabilir. Hepsine uygulanacak tek bir başvuru süresi bulunduğu varsayılmamalıdır.

Vasi, kayyım ve avukatın görevleri nasıl ayrılır?

Türk Medeni Kanunu m.404, velayet altında bulunmayan küçüğün vesayet altına alınmasını düzenler. Vasi, çocuğun kişiliği ve malvarlığıyla ilgili menfaatlerini korur ve hukuki işlemlerde temsil görevini üstlenir. Belirli bir işlemde temsil ihtiyacı veya menfaat çatışması varsa kayyımlık ayrıca gündeme gelebilir. Vesayet makamı kural olarak sulh hukuk mahkemesidir; uluslararası unsur içeren dosyalarda yetki ve uygulanacak hukuk ayrıca incelenir.[4, m.397, 403–404, 426]

Çocuk Koruma Kanunu m.7/7, koruyucu ve destekleyici tedbir kararı veren çocuk hâkimine, bu kararın yanında velayet, vesayet ve kayyım konularında da karar verebilme yetkisi tanır. Bu nedenle her temsil ihtiyacında yalnız tek bir mahkemeye başvurulabileceği söylenemez; mevcut çocuk koruma dosyası ve istenen kararın niteliği birlikte incelenmelidir.[3]

Bir sosyal hizmet görevlisinin çocukla ilgilenmesi, her hukuki işlem için kendiliğinden vasi olduğu anlamına gelmez. Barodan avukat görevlendirilmesi de velayet veya vesayet sorununu tek başına çözmez. Avukat, dava ve başvuru yollarını yürütür; yasal temsilci ise çocuğun hukuki durumuna göre temsil ve izin görevlerini yerine getirir. Gerektiğinde her iki desteğin birlikte sağlanması gerekir.

Çocuğun görüşünün alınması, bütün karar sorumluluğunun çocuğa bırakılması değildir. Açıklama, yaşına ve olgunluğuna uygun yapılmalı; tercümanla iletişim kurulmalı; bakım, başvuru ve dönüş seçenekleri anlaşılır biçimde anlatılmalıdır. Çocuğun sessiz kalması veya bir yetişkinin yönlendirmesine uyum göstermesi, serbest ve bilgilenmiş bir tercih olarak kabul edilmemelidir.[5, m.3 ve 12]

Yerleştirme ve aile araştırmasında hangi ölçütler önemlidir?

YUKK m.66 uyarınca çocuğun görüşü dikkate alınarak uygun konaklama yerine, yetişkin akrabalarının veya koruyucu ailenin yanına yerleştirme değerlendirilebilir. Kardeşlerin birlikte kalması, yer değişikliklerinin azaltılması, bakımın sürekliliği ve uzman personelle görüşme Yönetmelikte ayrıca ele alınır.[1–2]

Ailenin bulunması her durumda hemen teslim veya dönüş yapılacağı anlamına gelmez. Aile içi şiddet, zorla evlendirme, sömürü, insan ticareti veya çocuğun yerinin açıklanmasından doğabilecek risk araştırılmalıdır. Aile birliği ile güvenliğin birlikte korunması gerekir. Çocuğun fotoğrafının, adının veya konumunun kamuya açık biçimde paylaşılması yerine yetkili kurumların güvenli iletişim yolları kullanılmalıdır.

Eski düzenlemelerdeki on altı yaşını dolduran çocukların bazı merkezlerde barındırılmasına ilişkin ifadeler, genel bir idari gözetim yetkisi gibi okunamaz. Güncel Kanun’daki çocuk koruma düzeni, işlemin amacı ve özgürlüğü sınırlayan tedbirin hukuki dayanağı ayrıca değerlendirilir. Bir yerin “barınma” olarak adlandırılması da fiilî olarak çıkışın engellendiği durumlarda özgürlük denetimini ortadan kaldırmaz.

Uluslararası koruma ve sınır dışı işlemleri nasıl izlenir?

Çocuğun ülkesine dönme korkusu veya ciddi zarar riski varsa uluslararası koruma ihtiyacı ayrıca araştırılır. Refakatsiz çocukların başvuruları YUKK m.79/4 gereğince hızlandırılmış değerlendirmeye alınamaz. Bu güvence, her başvurunun kabul edileceği anlamına gelmez; yaşa uygun usul ve bireysel inceleme gerektirir.[1]

Sadece koruma başvurusu yapılması idari gözetim gerekçesi değildir. Çocuk bakımından koruyucu tedbirler ve daha hafif seçenekler ayrıca değerlendirilmelidir. Bir sınır dışı kararı varsa çocuğun yüksek yararı, aileye güvenli erişim, sağlık durumu ve gönderileceği yerdeki riskler karar dosyasına somut biçimde yansıtılmalıdır. YUKK m.4’teki geri göndermeme ilkesi çocuklar için de geçerlidir.

İşlemİzlenecek yolDikkat edilecek ayrım
Koruma ve bakım ihtiyacıYetkili çocuk koruma birimleri ve gerekli mahkeme tedbirleriGöç başvurusu sonucu beklenmez
Temsil eksikliğiVelayet, vesayet veya kayyımlık incelemesi; avukat desteğiAvukat görevlendirmesi bütün temsil sorunlarını çözmez
Sınır dışı kararıTebliğden itibaren yedi günlük özel dava yolunun izlenmesiSosyal hizmet veya baro başvurusu bu süreyi kendiliğinden durdurmaz
İdari gözetimİlgili YUKK hükmüne göre sulh ceza hâkimliği denetimiSınır dışı davasından ayrı bir özgürlük incelemesidir

YUKK m.53’teki dava açma süresinde ve dava açılmışsa yargılama sonuçlanıncaya kadar, kişinin rızasına ilişkin hüküm saklı olmak üzere sınır dışı etmeme güvencesi bulunur. Çocuk bakımından rıza, temsil ve yüksek yarar ayrıca incelenmeden bir dönüş formundan sonuç çıkarılmamalıdır. Acil risk varsa karar, tebligat, sevk bilgisi ve risk belgeleri avukata birlikte ulaştırılmalıdır.

Başvuru dosyasında hangi kayıtlar bulunmalıdır?

Dosya, olayların tarih sırasına göre izlenmesini sağlamalıdır. Mevcut belgelerin kopyaları korunmalı; eksik belgenin neden temin edilemediği açıklanmalıdır. Çocuğun güvenliğini tehlikeye atacak bir makamla temas kurulmadan önce koruma ihtiyacı değerlendirilmelidir.

  • Kimlik ve doğum tarihine ilişkin mevcut belgeler ile önceki kayıtların örnekleri.
  • Yaş değerlendirmesi raporu, kullanılan yöntem ve çelişen belge açıklamaları.
  • Çocuk koruma, yerleştirme, velayet, vasi veya kayyım kararları.
  • Sağlık, eğitim ve bakım ihtiyacını gösteren güncel kayıtlar.
  • Göç kararları, tebligatlar, tercüman talepleri ve avukata erişim başvuruları.
  • Aile bağları ve güvenli iletişim olanağına ilişkin, gizlilik gözetilerek hazırlanmış bilgiler.

Bu belgeler yalnız başvuruya ek yapılmak için toplanmaz. Hangi belgenin hangi talebi desteklediği belirtilmelidir: yaş kaydının düzeltilmesi, güvenli yerleştirme, temsilci atanması, sevkin engellenmesi veya bir kararın iptali farklı taleplerdir.

Sonuç

Refakatsiz yabancı çocuk dosyası, kimlik tespitiyle başlayıp bir göç kararıyla biten tek bir işlem değildir. Çocuğun korunması, yaşının doğru değerlendirilmesi, hukuki temsilinin sağlanması ve varsa sınır dışı riskinin yargısal denetimi birlikte yürütülmelidir. Çocukla ilgili her kararın gerekçesi, kişisel ihtiyaç ve güvenlik bilgileriyle açıklanmalıdır. Hukuki incelemede ilk adım, çocuğun bulunduğu yer ile mevcut karar ve tebliğ tarihlerini belirlemek olmalıdır.

İlgili yazılar: İnsan ticareti mağduru yabancılar; Vatansız kişilerin statüsü ve kimlik belgesi; Göç davalarında adli yardım, tercüman ve temsil; Uluslararası koruma başvurusu, haklar ve itiraz; Sınır dışı kararında tebligat ve yedi günlük süre; Türk vatandaşı eş ve çocuk sınır dışı kararını nasıl etkiler.

Sıkça Sorulan Sorular

Pasaportu olmayan çocuk yetişkin olarak kaydedilebilir mi?

Pasaportun bulunmaması yetişkinlik kanıtı değildir. Beyan, mevcut kayıtlar ve gerekli kapsamlı yaş değerlendirmesi birlikte incelenir. Yaş tespiti sonunda tereddüt giderilemezse Yönetmelik uyarınca kişi çocuk kabul edilir.

Yaş incelemesi sürerken koruma bekletilir mi?

Koruma ihtiyacı devam eder. Kesin rapora kadar yetkili kamu kuruluşunca veya uygun görülen yerde barınma sağlanır; acil sağlık ve güvenlik gereksinimleri ayrıca ele alınır.

Çocuğun yanında akrabası bulunması yeterli midir?

Hayır. İlişkinin gerçekliği, bakım sorumluluğu, temsil yetkisi ve güvenlik koşulları araştırılmalıdır. Çocuğun görüşü de uygun yöntemle alınmalıdır.

Avukat atanması vasi atanması yerine geçer mi?

Geçmez. Avukatın hukuki yardım görevi ile velayet, vesayet veya kayyımlıktan doğan temsil görevleri ayrıdır. Dosyaya göre birlikte gerekli olabilirler.

Refakatsiz çocuğun koruma başvurusu hızlandırılabilir mi?

YUKK m.79/4, refakatsiz çocukların uluslararası koruma başvurularının hızlandırılmış değerlendirilmesini yasaklar. Başvurunun esası yine bireysel olarak incelenir.

Çocuk koruma birimine başvurmak dava süresini durdurur mu?

Kendiliğinden durdurmaz. Özellikle ayrı bir sınır dışı kararının yedi günlük dava süresi ayrıca izlenmelidir. Temsil ve tercüme engelleri de belgelendirilmelidir.

Aile bulunduğunda çocuk hemen gönderilir mi?

Hayır. Aileye dönüşün güvenli olup olmadığı ve çocuğun yüksek yararı değerlendirilmelidir. Aileye ulaşmak, gönderilecek yerdeki risklerin araştırılmasının yerine geçmez.

Çocuğun Türkiye’de korunması vatandaşlık kazandırır mı?

Tek başına kazandırmaz. Çocuk koruma tedbiri, göç statüsü ve vatandaşlığın kazanılması ayrı hukuki konulardır.

Kaynakça

  1. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, özellikle m.3, 4, 53, 55, 66–70, 79 ve 81; m.66’nın 7196 sayılı Kanun’la değişik metni.
  2. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik, Resmî Gazete, 17.03.2016, sayı 29656; özellikle m.122–123.
  3. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, özellikle m.4–9; Millî Eğitim Bakanlığı mevzuat nüshası.
  4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, özellikle m.397, 403–404 ve 426.
  5. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, özellikle m.3, 12, 20 ve 22; UNICEF Türkiye metni.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları