İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

INTERPOL Kırmızı Bülten ve Suçluların İadesi

İnsan Hakları İhlali, Adil Yargılanmama ve İşkence Riski INTERPOL Kaydının Silinmesini Sağlar mı?

Adil yargılanma hakkı ve uluslararası kayıtlar için koruma kalkanı, hukuk terazisi ve belgeler
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 21 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Kısa cevap

İnsan hakları ihlali, açıkça adaletsiz yargılanma veya işkence ve kötü muamele riski, somut ve kişiselleştirilmiş delillerle ortaya konulduğunda Kırmızı Bültenin, Wanted Person Diffusion kaydının veya diğer INTERPOL verilerinin silinmesini sağlayabilir. Hukukî dayanak, INTERPOL faaliyetlerinin İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin ruhu içinde yürütülmesini öngören INTERPOL Anayasası’nın 2. maddesidir.

Ancak kaynak ülkedeki yargı sisteminin genel sorunları, soyut adil yargılanma eleştirileri, gıyabî kararın veya tutuklama ihtimalinin tek başına varlığı çoğu dosyada yeterli değildir. CCF; kişinin gerçek ve bireysel riskini, güvenilir ve güncel raporları, aynı kişi hakkındaki iade veya koruma kararlarını, geçmiş kötü muameleyi, sağlık ve kimlik özelliklerini, işkenceyle elde edilen delillerin kullanılma ihtimalini, yeniden yargılama güvencesini ve kaynak ülkenin verdiği açıklamaları birlikte değerlendirir.

Başvuru, 26 Mart 2026’dan beri kural olarak INTERPOL Dosyalarının Kontrolü Komisyonunun — CCF — güvenli çevrim içi portalından yapılır. CCF başvurusu ulusal yakalama, tutuklama, iade veya sınır dışı işlemlerini kendiliğinden durdurmadığından, bulunulan ülkedeki hukuk yolları eş zamanlı kullanılmalıdır.

Temel hukukî sonuç: İnsan hakları itirazının başarısı, “ülkede ihlal var” iddiasına değil; INTERPOL verisinin işlenmesi ve kişinin yakalanıp iade edilmesi hâlinde ortaya çıkacak belirli, güncel ve kişisel riskin güvenilir delillerle kurulmasına bağlıdır.

INTERPOL insan hakları ihlalini hangi hukukî temelde inceler?

INTERPOL Anayasası’nın 2. maddesi, örgütün ulusal hukukların sınırları içinde ve İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin ruhuna uygun uluslararası kriminal polis iş birliği sağlamasını öngörür. Veri İşleme Kuralları da INTERPOL Bilgi Sistemindeki veri işlemenin ilgili kişilerin temel haklarına saygılı olmasını gerektirir.

Bu çerçevede özellikle şu haklar önem taşır:

  • İşkence, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağı,
  • Keyfî yakalama ve tutma yasağı,
  • Bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde adil yargılanma hakkı,
  • Yaşam hakkı,
  • Özel ve aile hayatının korunması,
  • Etkili savunma ve tercüman yardımından yararlanma,
  • Geri göndermeme ilkesi.

Anayasa madde 2 incelemesi, madde 3’teki siyasi, askerî, dinî veya ırksal faaliyet yasağından farklıdır. Bir dosya siyasi nitelik taşımadığı hâlde işkence riski nedeniyle madde 2’ye aykırı olabilir. Aynı şekilde siyasi kovuşturma iddiası bulunan bir dosyada madde 2 ve madde 3 birlikte ileri sürülebilir.

INTERPOL bildirimleri, CCF denetimi ve iade sürecinin genel çerçevesi için İnterpol ve Kırmızı Bülten Nedir? rehberimize bakılabilir.

CCF bir insan hakları mahkemesi midir?

Hayır. CCF, ulusal mahkemenin veya AİHM’in yerine geçmez; kaynak devleti tazminata mahkûm etmez, ceza davasını iptal etmez ve iade kararı vermez. Görevi, INTERPOL Bilgi Sistemindeki kişisel verinin örgütün kurallarına uygun işlenip işlenmediğini denetlemektir.

Bununla birlikte CCF, bu denetimi yaparken insan hakları riskini göz ardı edemez. INTERPOL kaydının amacı kişinin bulunması ve iade için geçici yakalanmasıysa, bu amacın işkence, açık adaletsizlik veya geri göndermeme yasağı ihlal edilmeden gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceği önem taşır.

Her adil yargılanma ihlali INTERPOL kaydını sildirir mi?

Hayır. CCF uygulamasında sıradan veya giderilebilir usul eksikliği ile temel hakların açık ve ağır biçimde inkârı aynı değildir.

İddiaTek başına genel olarak yeterli mi?Güçlendiren unsurlar
Kişiye soruşturmanın bildirilmemesiHayırBildirim olanağının bilinçli engellenmesi, savunmanın tamamen dışlanması, etkili telafi yolunun bulunmaması
Gıyapta mahkûmiyetHayırKişinin haberdar edilmemesi ve iade sonrası gerçek, tam yeniden yargılama hakkının bulunmaması
Mahkemenin bağımsız olmadığı iddiasıHayırKişiye özgü müdahale, hâkim değişikliği, resmî baskı, bağlayıcı ulusal veya uluslararası karar
Uzun tutukluluk ihtimaliHayırAynı dosyada yaşanmış keyfî tutma, sağlık riski, denetimsizlik, iade makamı kararı
Delillerin yetersizliğiCCF esası çözmezKişisel katılımın hiç açıklanmaması, bülten ve yakalama kararındaki çelişkiler
İşkenceyle alınmış ifadeGüçlü olabilirİşkence tespiti, sağlık raporu, mahkeme kararı, ifadenin belirleyici delil olması
Avukata veya tercümana erişememeBağlama bağlıSistematik ve kişisel engelleme, savunmanın fiilen imkânsız hâle gelmesi

CCF’nin 2017 tarihli 17 No.lu karar özeti, olası usul düzensizliklerine ilişkin basit iddiaların veya tutukluluk ihtimalinin tek başına madde 2 ihlali düzeyine ulaşmadığını; başvurucunun temel haklarının açıkça inkâr edilmesi ihtimalini yeterince temellendirmesi gerektiğini gösterir.

Gıyabî yargılama ne zaman güçlü bir itiraz oluşturur?

Gıyabî yargılama veya mahkûmiyet otomatik silme sebebi değildir. CCF özellikle şu soruları inceler:

  • Kişi soruşturma ve duruşmadan gerçekten haberdar edildi mi?
  • Kaçma veya saklanma iddiasının somut dayanağı var mı?
  • Müdafi görevlendirildi mi ve etkili savunma yapabildi mi?
  • İade veya teslimden sonra mahkûmiyet bütün yönleriyle yeniden incelenebilecek mi?
  • Yeni yargılama yalnız biçimsel mi, yoksa delillerin yeniden tartışılmasını sağlıyor mu?
  • Başvurucunun duruşmaya katılması ve tanıkları sorgulaması mümkün mü?

Kaynak ülke iade sonrasında gerçek ve tam yeniden yargılama hakkı sunuyorsa, önceki gıyabî kararın etkisi azalabilir. Buna karşılık yeniden yargılama yolu bulunmaması veya yalnız görünürde bir itiraz imkânı verilmesi insan hakları itirazını güçlendirebilir.

Delil yetersizliği adil yargılanma iddiasıyla aynı şey midir?

Hayır. CCF suçluluk hakkında karar vermez. “Suçu işlemedim” veya “delil yok” beyanı tek başına insan hakları ihlali sayılmaz. Ancak kaynak NCB:

  • Başvurucunun hangi fiili işlediğini,
  • Fiilin tarihini ve yerini,
  • Kişisel katılım biçimini,
  • Kast veya menfaat unsurunu,
  • İsnat ile kişi arasındaki bağlantıyı

açıklayamıyorsa, veri kalitesi ve suç faaliyetlerinin yeterli tanımı yönünden ayrı bir silme gerekçesi doğabilir. İnsan hakları, veri doğruluğu ve suç anlatımının yetersizliği dosyaya uygunsa birlikte ileri sürülmelidir.

İşkence veya kötü muamele riski kaydın silinmesini nasıl sağlar?

İşkence yasağı mutlak niteliktedir. Kişinin suçlandığı fiilin ağırlığı, toplumdaki olumsuz algı veya ulusal güvenlik gerekçesi, gerçek işkence riskini haklı hâle getirmez.

CCF bakımından asıl soru, kaynak ülkeye iade veya teslimin kişiyi gerçek ve ciddi bir işkence, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele tehlikesiyle karşı karşıya bırakıp bırakmayacağıdır.

Genel risk ile kişisel risk nasıl ayrılır?

Genel ülke riskiKişiselleştirilmiş risk
Cezaevlerinde kötü koşullar bulunduğuna ilişkin raporBaşvurucunun gönderileceği kurum veya tutuklu grubu hakkında özel veri
Kollukta işkence iddialarıBaşvurucunun daha önce aynı makamca işkence görmesi
Muhaliflere baskıBaşvurucunun belirli siyasi, dinî, etnik veya meslekî profili
İtirafa dayalı ceza sistemiBaşvurucunun dosyasındaki belirleyici ifadelerin işkenceyle alındığına ilişkin bulgu
Sağlık hizmetlerinin zayıflığıKişinin hastalığı, tedavi ihtiyacı ve gözaltında erişemeyeceği ilaç
İnsan hakları kuruluşlarının genel raporuAynı kişi ve dosya hakkında iade ret, koruma veya mahkeme kararı

Genel koşullar çok ağır ve yaygınsa, kişinin ayrıca olağanüstü bir özellik göstermesi gerekmeyebilir. Ancak çoğu dosyada genel raporlar, kişinin belirli risk grubuna neden girdiğini gösteren kişisel delillerle birleştirilmelidir.

Geçmişte işkence görmek güncel riskin kanıtı mıdır?

Geçmiş işkence veya kötü muamele güçlü bir göstergedir; fakat olayın tarihi, faili, soruşturmayla bağlantısı ve ülke koşullarının değişip değişmediği incelenir. Şu belgeler önemlidir:

  • Adlî muayene ve sağlık raporları,
  • Fotoğraf ve tedavi kayıtları,
  • Ulusal veya uluslararası mahkeme kararları,
  • İşkence şikâyeti ve soruşturma belgeleri,
  • Tanık anlatımları,
  • Mültecilik veya koruma kararında kabul edilen olaylar,
  • Aynı kolluk biriminin güncel uygulamasına ilişkin güvenilir raporlar.

Belgenin gerçekliği, tarihi ve başvurucuyla bağlantısı açıklanmalıdır. Çevirisi yapılmamış, kaynağı belirsiz veya olayla ilişkisiz görüntü dosyanın merkezine yerleştirilmemelidir.

İstanbul Protokolü standartlarına uygun adli raporların delil gücü

Geçmişte uğranılan işkence veya kötü muamelenin CCF nezdinde sarsılmaz bir delile dönüşebilmesi için tıp etiği ve uluslararası standartlara uygun belgelenmesi gerekir. Birleşmiş Milletler İstanbul Protokolü ilkelerine uygun olarak hazırlanan adli tıp, psikiyatri ve fiziki muayene raporları; kişideki fiziki ve psikolojik travma izlerinin iddia edilen kötü muameleyle nedensellik bağını bilimsel olarak ortaya koyar.

İstanbul Protokolü standartlarındaki uzman adli tıp raporu, CCF bakımından soyut işkence iddiasını somut, objektif ve tıp bilimiyle doğrulanmış bir Madde 2 ihlal riski seviyesine çıkarır.

İşkenceyle elde edilen delilin kullanılması neden ayrıca önemlidir?

İşkenceyle elde edilen ifade yalnız delilin güvenilirliği sorunu değildir; işkence yasağının özüne dokunur. AİHM’in Othman (Abu Qatada) v. United Kingdom kararında, işkenceyle elde edilmiş ifadelerin yeniden yargılamada kullanılmasına ilişkin gerçek riskin açıkça adaletsiz yargılama oluşturacağı kabul edilmiştir.

CCF başvurusunda:

  • İfadenin kimden ve hangi koşullarda alındığı,
  • İşkence iddiasını doğrulayan sağlık veya mahkeme kaydı,
  • Kaynak mahkemenin iddiayı araştırıp araştırmadığı,
  • İfadenin mahkûmiyet için belirleyici olup olmadığı,
  • Yeniden yargılamada tekrar kullanılıp kullanılmayacağı

somutlaştırılmalıdır.

İnsan hakları riskinin kişiselleştirilmesi için hangi deliller gerekir?

Bağımsız mahkeme ve iade kararları

Aynı kişi, aynı kaynak ülke ve aynı ceza dosyası hakkında verilmiş iade ret kararı en güçlü delillerden biri olabilir. Özellikle karar:

  • İşkence veya kötü muamele riskini,
  • Açıkça adaletsiz yargılanma ihtimalini,
  • Siyasi kovuşturmayı,
  • Geri göndermeme ilkesini

gerekçeli biçimde tespit etmişse CCF değerlendirmesinde yüksek ağırlık taşır.

Ancak her iade reddi aynı sonucu doğurmaz. Vatandaşlık, şekli belge eksikliği, zamanaşımı, çifte cezalandırılabilirlik veya talebin süresinde tamamlanmaması gibi nedenler, insan hakları temelli retle aynı değildir. Kararın tam metni, kesinleşme durumu ve aynı fiille bağlantısı sunulmalıdır.

Mültecilik ve uluslararası koruma kararları

Koruma kararında başvurucunun menşe ülkesinde zulüm, işkence veya ciddi zarar riski kabul edilmişse bu karar CCF bakımından güçlüdür. Şunlar açıklanmalıdır:

  • Koruma sağlayan devlet ve karar tarihi,
  • Koruma gerekçesi,
  • INTERPOL kaydını isteyen devletin menşe ülke olup olmadığı,
  • Suç isnadının koruma kararında incelenip incelenmediği,
  • Koruma dışında bırakma veya sona erme sebebi bulunup bulunmadığı.

İkamet izni, vize veya henüz sonuçlanmamış sığınma başvurusu kesin mültecilik kararıyla aynı hukukî ağırlıkta değildir.

AİHM, BM ve diğer güvenilir kaynaklar

Başvurucunun risk grubuyla doğrudan ilgili:

  • AİHM kararları,
  • BM İşkenceye Karşı Komite ve diğer sözleşme organı kararları,
  • BM özel raportör raporları,
  • CPT raporları,
  • Yetkili ulusal mahkeme kararları,
  • Güvenilir uluslararası insan hakları kuruluşlarının güncel raporları

kullanılabilir.

Her kaynak için tarih, ilgili bölüm veya paragraf, kaynak ülke, risk grubu ve başvurucuyla bağlantı belirtilmelidir. Onlarca genel internet çıktısı yerine az sayıda güçlü ve doğrudan ilgili kaynak tercih edilmelidir.

Kişisel sağlık ve kırılganlık belgeleri

Yaş, ağır hastalık, engellilik, ruhsal travma, gebelik veya sürekli tedavi ihtiyacı gözaltı ve cezaevi riskini kişiselleştirebilir. Sağlık raporu:

  • Güncel tanıyı,
  • Kullanılan ilaç ve tedaviyi,
  • Tedavinin kesilmesi hâlindeki sonucu,
  • Cezaevi koşullarında ortaya çıkabilecek özel riski

göstermelidir. Yalnız tanı belgesi, kaynak ülkede tedaviye erişilemeyeceği veya kötü muamele eşiğinin aşılacağı sonucunu her zaman doğurmaz.

Diplomatik güvence işkence riskini ortadan kaldırır mı?

Kaynak devlet, kişinin işkence görmeyeceğini, avukata erişeceğini veya belirli cezaevinde tutulacağını taahhüt edebilir. Güvence otomatik olarak yeterli sayılmaz. Şu unsurlar incelenmelidir:

  • Güvencenin somut ve kişiye özgü olup olmadığı,
  • Yetkili ve bağlayıcı makam tarafından verilip verilmediği,
  • Bağımsız izleme ve habersiz ziyaret olanağı,
  • Avukat, aile ve konsolosluk erişimi,
  • İhlal hâlinde uygulanabilir sonuç,
  • Güvence veren devletin geçmişte benzer taahhütlere uyumu,
  • İşkence iddiasını araştıran bağımsız mekanizmanın varlığı.

AİHM’in Othman kararında ayrıntılı, üst düzeyde verilmiş ve bağımsız izlemeye bağlı güvenceler başvurucunun bizzat işkence görme riskini azaltmıştır; ancak işkenceyle elde edilen delillerin yargılamada kullanılmayacağına dair yeterli güvence bulunmadığı için adil yargılanma bakımından ihlal riski devam etmiştir.

Othman ve Tarakhel testleri: Sözde güvencelerin çürütülmesi

Kaynak devletlerin verilere erişimi veya iadeyi sağlamak amacıyla sunduğu kâğıt üstündeki "işkence yapılmayacak" veya "cezaevi koşulları standartlara uygun olacak" şeklindeki diplomatik taahhütler otomatik olarak kabul edilemez. AİHM’in Othman v. Birleşik Krallık ve Tarakhel v. İsviçre kararlarında geliştirdiği içtihat uyarınca, diplomatik güvencenin geçerli sayılabilmesi için:

  • Güvenceyi veren makamın hiyerarşik ve idari olarak taahhüdü zorunlu kılabilmesi,
  • İade sonrası tarafsız uluslararası örgütler (CPT, Kızılhaç veya bağımsız sivil toplum) tarafından habersiz, engelsiz ve periyodik cezaevi denetimi yapılmasına resmen izin verilmesi,
  • İhlal durumunda uygulanabilir net bir hukuki yaptırımın tanımlanmış olması

gerekir. Bağımsız izleme mekanizmasından yoksun, soyut niyet beyanından ibaret diplomatik güvencelerin işkence riskini ortadan kaldırmadığı CCF nezdinde bu kriterlerle ileri sürülmelidir.

Temel sonuç: Güvence, içeriği ve uygulanabilirliği denetlenmeden “risk yoktur” sonucuna temel yapılamaz.

CCF kararları insan hakları itirazlarında ne gösteriyor?

CCF 2024 tarihli 2 No.lu karar: ayrıntılı ve kişisel risk silmeye götürdü

Başvurucu, kaynak ülkedeki tutuklulukta işkence ve zorla itiraf riskini; aynı dosyadaki ifadelerin işkenceyle alınmış olabileceğini; bağımsız mahkeme ve güvenilir raporları; sağlık durumunu ve ceza isnadındaki kişisel katılım eksikliğini ayrıntılı biçimde sundu. Kaynak NCB, CCF’nin insan hakları ve suç anlatımına ilişkin belirli sorularına tekrarlanan taleplere rağmen cevap vermedi.

CCF önce inceleme sırasında üye ülkelerin veriye erişimini engelledi; nihai olarak verinin INTERPOL kurallarına uygun olmadığına ve silinmesine karar verdi.

Somut ders: Güvenilir rapor, kişisel risk, dosyadaki işkenceyle bağlantılı delil, belirli sorular ve kaynak NCB’nin cevapsızlığı birlikte etkili olmuştur.

CCF 2018 tarihli 15 No.lu karar: iade reddi yeni delil olarak silmeyi sağladı

Başvurucunun ilk silme talebi reddedilmişti. Daha sonra bağımsız bir mahkeme, kaynak ülkeye iade hâlinde işkence ve açıkça adaletsiz yargılanma riski bulunduğunu belirterek iadeyi reddetti. CCF bu kararı, önceki sonucu değiştirebilecek yeni olgu kabul etti.

Komisyon, tek bir devletin iade reddinin INTERPOL verisini otomatik olarak hukuka aykırı hâle getirmediğini; ancak bağımsız mahkemenin kişiye özgü işkence ve adil yargılanma tespitinin göz ardı edilemeyeceğini açıkladı. İade belgelerinin zamanında sunulmaması ve daha önce sonuçsuz kalan uzun tutma süreci de diğer delillerle birlikte değerlendirildi. Sonuçta veri silindi.

Somut ders: İade ret kararının hüküm kısmı değil, insan hakları riskini kişiselleştiren gerekçesi belirleyicidir.

CCF 2017 tarihli 17 No.lu karar: soyut usul iddiaları yeterli görülmedi

Başvurucu soruşturmadan haberdar edilmediğini, mahkemenin bağımsız olmadığını ve tutuklanacağını ileri sürdü. Kaynak NCB ise geçerli yakalama kararını, suç faaliyetlerini ve başvurucunun kişisel katılımına ilişkin bilgileri sundu. CCF, olası usul düzensizliğine veya tutukluluk ihtimaline ilişkin basit iddianın madde 2 ihlali oluşturmayacağını; açık temel hak inkârı ihtimalinin yeterince belgelenmediğini belirledi.

Somut ders: Kaynak NCB’nin dosyaya özgü açıklamasına karşı genel yargı sistemi eleştirisiyle yetinilmemelidir.

CCF karar özetleri ulusal mahkemeler için bağlayıcı içtihat değildir. Komisyonun anonimleştirilmiş uygulama örnekleri olup, güncel başvuruda delil eşiğini ve değerlendirme biçimini anlamak bakımından güçlü yardımcı kaynaklardır.

AİHM kararları INTERPOL dosyasında nasıl kullanılmalıdır?

Liu/Polonya: Kırmızı Bülten iade riskini bağımsız inceleme yükümlülüğünü kaldırmaz

Liu v. Poland, Başvuru No. 37610/18, 6 Ekim 2022 kararında başvurucu, INTERPOL Kırmızı Bülteni üzerine yakalandı ve Çin’in iade talebiyle karşılaştı. AİHM, Çin cezaevi sistemine ilişkin güncel BM ve diğer güvenilir raporların yeterince incelenmediğini; yaygın işkence ve kötü muamele verileri nedeniyle iadenin AİHS madde 3’ü ihlal edeceğini belirledi. Uzayan iade tutması ayrıca madde 5 yönünden ihlal oluşturdu.

Karar Kırmızı Bülteni doğrudan silmemiştir. Ancak aynı kişi ve aynı iade hedefi bakımından işkence riskini bağlayıcı biçimde saptayan AİHM kararı, CCF başvurusunda yüksek ağırlıklı delildir.

Klein/Rusya: diplomatik güvence tek başına yeterli değildir

Klein v. Russia, Başvuru No. 24268/08, 1 Nisan 2010 kararında Kolombiya’ya iade edilmek istenen başvurucu bakımından kötü muamele riski ve verilen güvencelerin yeterliliği incelenmiştir. AİHM, kişinin özel durumu, resmî açıklamalar ve ülke verileri ışığında iadenin madde 3’e aykırı olacağı sonucuna varmıştır.

Karar, güvencelerin soyut kabul edilmemesi; güvence veren makam, izleme sistemi ve başvurucunun kişisel riskinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösterir.

Othman/Birleşik Krallık: işkence delili açıkça adaletsiz yargılama yaratabilir

Othman (Abu Qatada) v. United Kingdom, Başvuru No. 8139/09, 17 Ocak 2012 kararında AİHM, başvurucunun bizzat işkence görmesi riskini diplomatik güvenceler nedeniyle yeterli bulmamış; buna karşılık işkenceyle elde edilmiş ortak sanık ifadelerinin yeniden yargılamada kullanılmasına ilişkin gerçek riskin AİHS madde 6’yı ihlal edecek açık adaletsizlik oluşturacağına karar vermiştir.

Bu karar, adil yargılanma şikâyetlerinde uygulanacak yüksek eşiği ve işkence delilinin özel ağırlığını gösterir.

M.C./Türkiye: INTERPOL kaydı ulusal özgürlük denetiminin yerine geçmez

M.C. v. Türkiye, Başvuru No. 31592/18, 4 Haziran 2024 kararında Kırmızı Bülten ve yabancı yakalama kararına dayalı geçici tutma ve iade süreci kişi özgürlüğü yönünden incelenmiştir. INTERPOL kaydı, ulusal kanunîlik, keyfîlik yasağı ve etkili yargısal denetim şartlarını ortadan kaldırmaz.

Hukukî ağırlık ayrımı: AİHM kararları taraf devletler bakımından AİHS’nin bağlayıcı yorumunu oluşturur; CCF’ye doğrudan emir vermez. CCF karar özetleri ise INTERPOL içi uygulamayı gösterir, ulusal mahkeme hükmü değildir. Her iki kaynak kendi yetki alanında kullanılmalıdır.

İnsan hakları temelli CCF silme başvurusu nasıl hazırlanır?

Önce kayıt türü ve kaynak karar tespit edilmelidir

Kamuya açık Red Notice sayfasında kişinin adının bulunmaması kayıt bulunmadığını kanıtlamaz. Kapalı Kırmızı Bülten, Wanted Person Diffusion veya başka INTERPOL verisi olabilir. Kayıt bilinmiyorsa CCF’ye erişim talebi yapılabilir.

Şu bilgiler belirlenmelidir:

  • Kaynak ülke ve NCB,
  • Kayıt türü ve amacı,
  • Ulusal yakalama kararının tarih ve numarası,
  • İsnat edilen fiil, suç normu ve ceza aralığı,
  • İade talebinin gönderilip gönderilmediği,
  • Önceki yakalama ve iade işlemleri.

Başvuru gerekçeleri tek hukukî sistem içinde kurulmalıdır

Dosyaya uygunsa şu gerekçeler birlikte kullanılabilir:

  • INTERPOL Anayasası madde 2 ve İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi,
  • İşkence, kötü muamele ve geri göndermeme,
  • Açıkça adaletsiz yargılanma riski,
  • Keyfî veya aşırı uzun tutma,
  • İşkenceyle elde edilen delilin kullanılması,
  • Veri doğruluğu ve güncellik,
  • Suç faaliyetlerinin ve kişisel katılımın yeterli açıklanmaması,
  • İade amacının gerçekleşmemesi,
  • Amaç, gereklilik ve orantılılık,
  • Dosyaya uygunsa siyasi nitelik nedeniyle madde 3.

Her gerekçe kendi belgesiyle ilişkilendirilmeli; aynı olay farklı başlıklarda gereksiz biçimde tekrarlanmamalıdır.

Başvuru biçimi ve portal

26 Mart 2026 saat 10.00 CET’den itibaren erişim, düzeltme/silme ve yeniden inceleme başvuruları kural olarak güvenli CCF çevrim içi portalından yapılır.

Silme başvurusunda:

  • Okunabilir ve karartılmamış kimlik belgesi,
  • İmzalı talep,
  • Vekille başvuruluyorsa INTERPOL dosyasındaki verilere erişim yetkisini içeren vekâletname,
  • Arapça, İngilizce, Fransızca veya İspanyolca başvuru metni,
  • Türkçe ve diğer dildeki belgelerin ilgili tercümeleri,
  • On sayfayı aşmayan gerekçe açıklaması,
  • Ekler listesi ve metin içi belirli belge atıfları

sunulmalıdır.

İnsan hakları dosyası için ideal ek dizini

Ek grubuİçerikİspat amacı
AKimlik, pasaport, isim ve vatandaşlık belgeleriDoğru kişi eşleşmesi
BYakalama kararı, iddianame ve mahkeme kararlarıUlusal dayanak ve isnat
CMültecilik ve uluslararası koruma kararlarıZulüm ve ciddi zarar riski
Dİade ret ve tahliye kararlarıBağımsız yargısal risk tespiti
ESağlık, işkence ve tedavi belgeleriGeçmiş ihlal ve kişisel kırılganlık
Fİşkenceyle alınan ifade ve buna ilişkin kararlarAçıkça adaletsiz yargılanma riski
GAİHM, BM, CPT ve güvenilir ülke raporlarıGüncel genel bağlam
HGenel risk–kişisel risk eşleştirme tablosuKişiselleştirme
IKaynak ülke güvenceleri ve bunların uygulanabilirlik analiziGüvencenin yeterliliği
JPortal kayıtları, tercümeler ve kesinleşme belgeleriUsul ve süre ispatı

İdeal insan hakları risk tablosu

RiskGenel kaynakKişisel bağlantıKarşı delil/güvenceSonuç
İşkenceBM/CPT güncel raporuÖnceki işkence ve aynı kollukKaynak ülke genel taahhüdüSomut izleme yoksa risk sürer
İşkence deliliMahkeme/sağlık kaydıOrtak sanık ifadesi başvurucu aleyhine belirleyiciYeniden yargılama vaadiDelilin dışlanması güvence altına alınmamış
SağlıkCezaevi sağlık raporuSürekli ilaç ve ağır hastalıkTedavi sağlanacağı beyanıKurum ve erişim somutlaştırılmalı
Adil yargılanmaYargı bağımsızlığı raporuHâkime müdahale ve savunmanın dışlanmasıGenel yeniden yargılama iddiasıEtkili ve tam telafi gösterilmeli

Acil durumda veriye geçici erişim engeli istenebilir mi?

Yakın yakalama, iade duruşması, sınır dışı, ağır sağlık veya işkence riski varsa CCF’ye aciliyet bildirilerek veriye erişimin inceleme süresince engellenmesi veya sınırlandırılması istenebilir. Talep:

  • Yakalama veya tutma belgesi,
  • İade duruşma tarihi,
  • Uçuş veya sınır dışı planı,
  • AİHM geçici tedbir kararı varsa bunun metni,
  • Güncel sağlık raporu,
  • Yakın ve telafisi güç zararın açıklaması

ile desteklenmelidir.

Geçici erişim engeli otomatik değildir ve ulusal yakalama emrini iptal etmez. Bulunulan ülkedeki tutuklama, iade ve sınır dışı işlemlerine karşı ayrıca başvuru yapılmalıdır.

CCF başvurusu ne kadar sürer?

CCF, başvurunun alınmasından itibaren kural olarak bir ay içinde kabul edilebilirlik durumunu bildirir. Düzeltme veya silme talebi, kabul edilebilirlik tarihinden itibaren kural olarak dokuz ay içinde karara bağlanır. Gerekçeli ve makul uzatma mümkündür.

CCF’nin resmî sayfası iş yükü nedeniyle gecikmeler yaşandığını açıklamaktadır. Bu nedenle dokuz aylık süre kesin karar veya silme tarihi değildir. Aciliyet bildirimi de otomatik kısaltılmış süre yaratmaz.

CCF kararı ulusal iade ve yakalama sürecini nasıl etkiler?

SüreçCCF’nin etkisiAyrı yapılması gereken
INTERPOL verisiSilme, düzeltme veya erişim sınırlaması kararı verebilirCCF portal takibi
Ulusal yakalamaKendiliğinden kaldırmazKaynak ülke mahkemesine başvuru
Geçici tutuklamaOtomatik tahliye sağlamazBulunulan ülkede itiraz ve tahliye talebi
İadeİade mahkemesinin yerine geçmezİşkence, adil yargılanma ve siyasi suç itirazı
Sınır dışıKendiliğinden durdurmazGöç/idare mahkemesinde geri göndermeme savunması
MültecilikStatü vermez veya kaldırmazYetkili koruma makamında başvuru

İnsan hakları dosyasında dört hukukî hat çoğu zaman birlikte yürütülmelidir:

  • CCF erişim ve silme başvurusu,
  • Kaynak ülke ceza dosyası ve yakalama kararına itiraz,
  • Bulunulan ülkede yakalama ve iade savunması,
  • Uluslararası koruma, sınır dışı ve geri göndermeme başvuruları.

AİHM geçici tedbiri INTERPOL kaydını siler mi?

Hayır. AİHM İçtüzüğü’nün 39. kuralı kapsamında verilen geçici tedbir, ilgili devlete başvurucuyu belirli ülkeye göndermeme yükümlülüğü getirebilir; INTERPOL verisini kendiliğinden silmez. Ancak kişisel ve yakın riskin uluslararası yargı önünde ciddi bulunduğunu gösteren güçlü delil olarak CCF’ye sunulabilir.

BM İşkenceye Karşı Komite (UNCAT Madde 3) ve paralel geçici tedbir baskısı

AİHM İçtüzüğü’nün 39. maddesi veya BM İşkenceye Karşı Komite (UNCAT) Madde 3 kapsamında alınan geçici tedbir (Interim Measure) kararları, başvurucunun menşe ülkeye iadesini uluslararası hukuk düzeyinde durdurur.

Bu kararlar CCF'ye sunulduğunda; hem Anayasa Madde 2 ihlalinin varlığını hem de aciliyet şartını kendiliğinden ispatlar. Uluslararası bir yargı veya denetim organının "iade halinde işkence ve telafisi imkansız zarar riski vardır" yönündeki ara kararı, CCF'nin inceleme süresince veriye erişimi derhal engellemesi (suspension) ve nihai silme kararı vermesi bakımından en yüksek ağırlıklı delil setini oluşturur.

Silme kararı nasıl uygulanır ve sonrasında ne yapılır?

INTERPOL Genel Sekreterliğinin madde 2 veya 3 uyumsuzluğu nedeniyle sildiği Kırmızı Bülten, INTERPOL veri tabanından derhâl çıkarılır. Resmî INTERPOL açıklamasına göre silme bilgisi üye ülkelere düzenli olarak iletilir; CCF silme kararları hakkında ülkeler ulusal veri tabanlarını güncellemeleri ve INTERPOL kanallarını kullanmamaları yönünde bilgilendirilir. Uygun durumda kişinin artık Red Notice konusu olmadığına ilişkin sertifika düzenlenebilir.

Bununla birlikte:

  • Ulusal yakalama kararı,
  • İkili polis yazışması,
  • Bölgesel arama sistemi,
  • Vize ve göç kaydı,
  • Özel bankacılık ve risk veri tabanı,
  • Önceden diffüzyon alan ülkenin ulusal kopyası

otomatik güncellenmeyebilir. Karar ve uygulama bildirimi saklanmalı; seyahat edilecek veya transit geçilecek ülkelerde ayrı risk analizi yapılmalıdır.

Schengen (SIS II) ve ticari uyum veri tabanları (World-Check, LexisNexis) temizliği

CCF’nin silme kararı INTERPOL ana sistemini temizlese de, süreç burada sona ermez. Kişisel veriler geçmişte ulusal veya uluslararası alt sistemlere işlenmiş olabilir. Tam hukuki koruma için şu ek adımlar atılmalıdır:

  • SIS II ve Ulusal Uyarı Kayıtları: AB/Schengen üyesi ülkelerin ulusal veri tabanlarındaki (SIS II) giriş kısıtlamalarının kaldırılması için ilgili ülkenin veri koruma otoritesine (KVK/GDPR) başvurulmalıdır.
  • Ticari Uyum (Compliance) Veri Tabanları: Küresel bankalar ve finans kuruluşları tarafından kullanılan World-Check, LexisNexis Bridger, Dow Jones Risk & Compliance gibi özel veri tabanları, eski Kırmızı Bülten kayıtlarını otomatik çekerek kişiyi "Yüksek Riskli / PeP / Suçlu" olarak etiketleyebilir. CCF silme kararı ve Genel Sekreterlik Kaydı Olmadığına Dair Sertifikası (Attestation) bu şirketlerin hukuk birimlerine iletilerek GDPR kapsamında veri düzeltme ve silme ihtarında bulunulmalıdır.

CCF başvurusu reddedilirse ne yapılabilir?

CCF bünyesinde klasik anlamda istinaf veya temyiz bulunmaz. Önceki karar sırasında bilinmiş olsaydı sonucu muhtemelen değiştirebilecek yeni ve ilgili bir olgu ortaya çıkarsa, bu olgunun öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde yeniden inceleme istenebilir.

Yeni olgu örnekleri:

  • İnsan hakları gerekçeli kesinleşmiş iade ret kararı,
  • Yeni AİHM veya BM kararı,
  • Yeni mültecilik veya koruma statüsü,
  • İşkenceyi doğrulayan yeni sağlık veya soruşturma belgesi,
  • Yakalama kararının kaldırılması,
  • Kaynak ülke güvencesinin ihlal edildiğini gösteren yeni olay.

Aynı iddia ve belgelerin yeniden sunulması yeni inceleme hakkı doğurmaz.

Sık yapılan hatalar

  • Kaynak ülkeyi yalnız genel ifadelerle eleştirmek,
  • Kişisel risk ile ülke raporu arasında bağ kurmamak,
  • Her usul ihlalini açıkça adaletsiz yargılama olarak sunmak,
  • Gıyabî kararın ardından gerçek yeniden yargılama imkânını incelememek,
  • İşkence iddiasını sağlık veya mahkeme belgesiyle desteklememek,
  • İade ret kararının yalnız sonuç kısmını sunmak,
  • İkamet iznini mülteci statüsü gibi nitelendirmek,
  • Eski raporları güncel riskin tek dayanağı yapmak,
  • Diplomatik güvenceyi içerik ve izleme yönünden incelememek,
  • İşkenceyle elde edilen ifadenin yargılamadaki ağırlığını açıklamamak,
  • CCF’yi ulusal ceza mahkemesi gibi kullanmak,
  • On sayfalık gerekçe sınırını aşmak,
  • CCF başvurusunun yakalama veya iadeyi durdurduğunu varsaymak,
  • Kamu Red Notice listesinde ad bulunmamasını kayıt yokluğu saymak.

İlk 72 saatte ne yapılmalıdır?

  • Plansız uluslararası seyahat ve riskli transit durdurulmalı,
  • Yakalama, sınır, vize veya iade belgesinin kopyası alınmalı,
  • Kayıt türü, kaynak ülke ve ulusal dosya belirlenmeli,
  • İade, mültecilik, AİHM ve koruma kararları toplanmalı,
  • Sağlık ve geçmiş kötü muamele belgeleri güvenli biçimde muhafaza edilmeli,
  • Güncel ülke raporlarının kişiye ilişkin bölümleri seçilmeli,
  • Bulunulan ülkede iade ve göç hukukçusuyla iletişim kurulmalı,
  • CCF erişim, silme ve acil erişim engeli seçenekleri birlikte değerlendirilmelidir.

Kimlik ve pasaport görüntüleri gayriresmî “INTERPOL sorgulama” sitelerine yüklenmemelidir.

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu bu dosyalarda nasıl çalışır?

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu, insan hakları itirazını genel ülke anlatısıyla sınırlamaz; genel risk, kişisel özellik, ceza dosyası, iade ve koruma kararlarını tek hukukî sistem içinde değerlendirir.

Dosyanın koşullarına göre sunulan somut çalışmalar:

  • INTERPOL kayıt türü ve yakalama–seyahat risk analizi,
  • CCF erişim başvurusunun hazırlanması,
  • İşkence, kötü muamele ve açıkça adaletsiz yargılanma risk dosyasının kurulması,
  • Genel ülke verileriyle kişisel riskin eşleştirilmesi,
  • İade ret, mültecilik ve AİHM kararlarının hukukî etkisinin incelenmesi,
  • Sağlık ve kırılganlık belgelerinin hukukî gerekçeye dönüştürülmesi,
  • Diplomatik güvencelerin uygulanabilirlik analizi,
  • CCF silme, düzeltme ve yeniden inceleme başvuruları,
  • Acil dosyada geçici erişim engeli talebi,
  • Kaynak ülkedeki yakalama kararına karşı başvuru koordinasyonu,
  • Bulunulan ülkede yakalama, tutuklama, iade ve göç savunması,
  • Silme sonrasında ulusal ve üçüncü ülke kayıtlarının takibi.

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu, 1999’dan bu yana Antalya merkezli olarak Türkiye’nin 81 ilinde ve uluslararası bağlantılı dosyalarda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça hukukî hizmet sunmaktadır.

Sonuç garantisi verilmez. Müvekkile delil eksikleri, yetkili merciler, acil süreler, seyahat riskleri ve paralel başvuru yolları açıkça bildirilir.

Sık sorulan sorular

Adil yargılanmayacağımı söylemem kaydın silinmesi için yeterli mi?

Hayır. İddia; kişiye özgü olaylar, bağımsız kararlar, güvenilir raporlar ve etkili telafi yolunun bulunmadığına ilişkin somut delillerle desteklenmelidir.

Gıyabımda mahkûm edildiysem Kırmızı Bülten silinir mi?

Otomatik olarak değil. Karardan haberdar olup olmadığınız ve iade sonrası tam, etkili yeniden yargılama hakkının bulunup bulunmadığı incelenir.

İşkence riski varsa suçlamanın ağırlığı önemli midir?

İşkence yasağı mutlaktır. Ağır suç isnadı gerçek işkence veya kötü muamele riskini meşru hâle getirmez.

Genel insan hakları raporu yeterli midir?

Çoğu dosyada hayır. Raporun kişinin grubu, cezaevi, kolluk birimi, suç dosyası, sağlık durumu veya geçmiş kötü muamelesiyle bağlantısı kurulmalıdır.

İade reddi Kırmızı Bülteni otomatik kaldırır mı?

Hayır. Ret gerekçesi CCF’ye sunulmalı ve ayrı silme talebi yapılmalıdır. İnsan hakları gerekçeli, kesinleşmiş ve aynı dosyaya ilişkin karar güçlü delildir.

Mülteci statüsü otomatik silme sağlar mı?

Her durumda otomatik sonuç doğurmaz. Statünün kaynak ülkeye karşı verilmesi, gerekçesi, suçlamayla ilişkisi ve geri göndermeme riski değerlendirilir.

Diplomatik güvence işkence riskini giderir mi?

Yalnız somut, kişiye özgü, bağlayıcı ve bağımsız izlemeye açık güvence etkili olabilir. Genel taahhüt tek başına yeterli değildir.

İşkenceyle alınan ortak sanık ifadesi kullanılacaksa ne olur?

İfadenin işkenceyle elde edildiği ve yargılamada belirleyici biçimde kullanılacağına ilişkin gerçek risk, açıkça adaletsiz yargılanma itirazını güçlü hâle getirir.

CCF başvurusu ücretsiz midir?

CCF başvurudan ücret almaz. Tercüme, noter, apostil, belge temini, yabancı hukukçu ve avukatlık giderleri ayrıca doğabilir.

Silme başvurusu ne kadar sürer?

Kabul edilebilirlikten itibaren kural olarak dokuz ay içinde karara bağlanır; makul uzatma ve fiilî gecikme mümkündür.

CCF başvurusu iade veya sınır dışını durdurur mu?

Hayır. İlgili ülkedeki tutuklama, iade ve göç yolları ayrıca ve süresinde kullanılmalıdır.

AİHM geçici tedbiri kaydı siler mi?

Hayır. İlgili devlete geri göndermeme yükümlülüğü getirebilir ve CCF için güçlü delil olabilir; INTERPOL verisini kendiliğinden kaldırmaz.

Kayıt silinirse ulusal yakalama kararı da kalkar mı?

Hayır. Kaynak ülkedeki ceza dosyası ve ulusal yakalama kararı için ayrı hukuk yolları gerekir.

Sonuç

İnsan hakları ihlali, açıkça adaletsiz yargılanma veya işkence riski INTERPOL kaydının silinmesini sağlayabilir; fakat sonuç otomatik değildir. CCF, kaynak ülkenin yargı sistemini soyut biçimde değerlendirmez. Kişinin dosyasına, statüsüne, geçmişine ve iade sonucuna ilişkin somut risk arar.

En güçlü dosyalar; güncel ve güvenilir ülke verisini kişisel riskle birleştiren, bağımsız iade veya koruma kararlarını sunan, işkenceyle elde edilen delilin rolünü gösteren, kaynak ülke güvencelerini tartışan ve INTERPOL verisinin amacıyla insan hakları arasındaki uyumsuzluğu açıklayan dosyalardır.

CCF başvurusu, ulusal yakalama ve iade savunmasının yerine geçmez. Veri silme, kaynak ülkedeki ceza dosyası, bulunulan ülkedeki özgürlük ve iade tedbirleri ile uluslararası koruma süreci birlikte yönetilmelidir.

Nihai hukukî sonuç: Doğru soru yalnız “ülkede insan hakları ihlali var mı?” değil; “Bu kişinin, bu dosya nedeniyle, bu makamlara teslimi hâlinde hangi temel hakkı hangi somut ve güvenilir delile göre gerçek biçimde tehlikeye girecek?” sorusudur.

Gizlilik ve hukukî bilgilendirme

Güneş & Güneş Hukuk Bürosuyla paylaşılan kimlik, pasaport, sağlık, ceza soruşturması, işkence iddiası, mültecilik, iade ve diğer bilgi ve belgeler yalnız hukukî değerlendirme ve hizmet amacıyla kullanılır; avukatlık meslek sırrı, gizlilik yükümlülüğü ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat kapsamında korunur.

Bu makale genel hukukî bilgilendirme amacı taşır. Somut dosyanın kaynak ülkesi, kayıt türü, isnat edilen fiiller, sağlık ve koruma durumu, kişinin bulunduğu veya seyahat edeceği ülke ve güncel uygulama incelenmeden hukukî görüş veya sonuç garantisi oluşturmaz.

Resmî, yargısal ve akademik kaynaklar

INTERPOL ve CCF resmî kaynakları

CCF karar özetleri

Yargı kararları

Akademik kaynaklar


YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları