İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Miras ve Tereke Hukuku

Mirastan Feragat Sözleşmesi: Geçerlilik Şartları, İptali ve Miras Hakkına Etkisi

Güneş & Güneş ofis kompozisyonunda, masanın üzerinde Mirastan Feragat Sözleşmesi başlıklı makale sayfası ve sözleşme dosyası.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 21 dakika okuma

Hukuki inceleme ve kontrol: Av. Umut Güneş

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Feragat sözleşmesinde şekil, altsoy, ödeme, iptal süreleri ve tenkise bağlı iade; on Yargıtay kararının gerekçe ve sonuçları.

Türkiye hukuku bakımından genel bilgilendirme. Mevzuat ve karar inceleme tarihi: 12 Ekim 2026.

Mirastan feragat sözleşmesi, mirasbırakan hayattayken onunla muhtemel mirasçısı arasında kurulan ve gelecekteki miras hakkından tamamen veya belirli bir kapsamda vazgeçilmesini sağlayan sözleşmedir. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 528. maddesinde düzenlenir. Geçerliliği, resmî vasiyetname biçimine ve bu biçimin gerektirdiği katılım, irade ve ehliyet koşullarına bağlıdır. Aile içinde imzalanan “miras istemiyorum” yazısı, tek başına bu sözleşmenin yerini tutmaz.

Geçerli ve kapsamı tüm mirası içeren feragat, kural olarak saklı pay talebini de etkiler. Bir karşılık alınarak yapılan feragat, sözleşmede aksi öngörülmemişse çocuklar ve torunlar bakımından da sonuç doğurabilir. Buna rağmen her feragat sözleşmesi aynı sonucu doğurmaz: bedelin ödenmemesi, lehine feragat edilen kişinin mirasçı olamaması, şekil eksikliği ve irade bozukluğu ayrı ayrı incelenir. Özellikle “bedeli iade ederim, yeniden mirasçı olurum” düşüncesi her olayda geçerli değildir. TMK m. 528–530, 545–547, 573–574.

Mirastan feragat neyi değiştirir, hangi işlemlerden ayrılır?

Mirasbırakanın katılımı ve henüz doğmamış miras hakkı

Miras hakkı ölümle kazanılır. Feragat sözleşmesi yapılırken miras henüz açılmamıştır; sözleşmenin konusu, ileride doğabilecek mirasçılık beklentisidir. Mirasbırakanın sözleşmeye taraf olması gerekir. Bir kardeşin başka bir kardeşe verdiği para üzerine yazılan “babamdan kalanları istemeyeceğim” belgesi, yalnız bu ifade nedeniyle TMK m. 528 anlamında feragat olmaz.

Mirasbırakanın katılması veya izni olmadan henüz açılmamış miras üzerinde mirasçılarla ya da üçüncü kişilerle yapılan anlaşmalar ayrıca TMK m. 678’e tabidir. Bu hüküm, feragatin resmî biçimini gereksiz kılan genel bir izin değildir. Mirasbırakanın ölümünden sonra yapılan pay devrinde ise TMK m. 677 değerlendirilir. Belgenin başlığından önce, kimin hangi tarihte hangi haktan vazgeçtiği belirlenmelidir.

Feragat, mirasın reddi ve miras payı devri

İşlemZaman ve kuruluşBaşlıca sonuç
Mirastan feragatÖlümden önce; mirasbırakanla resmî biçimde sözleşmeSözleşme kapsamındaki gelecekteki miras hakkını etkiler.
Mirasın reddiÖlümden sonra; sulh mahkemesine beyan, kural olarak üç aylık süreAçılmış mirasın kazanılmasına ilişkin ret sonuçları doğurur; süre başlangıcı ve istisnalar ayrıca incelenir.
Miras payının devriMiras açıldıktan sonra; mirasçılar arasında yazılı, üçüncü kişiyle noterlikçe düzenlemeDevralanın konumuna göre payın verilmesi hakkı doğurur; üçüncü kişiye kendiliğinden paylaşmaya katılma yetkisi vermez.
Denkleştirmeden muafiyetSağlıkta yapılan kazandırmanın paylaşım hesabıyla ilgili iradeKazandırmanın hesaba katılmasını etkiler; mirasçılıktan vazgeçme anlamına gelmez.

Dayanaklar: TMK m. 528, 545, 605–609, 669 ve 677–678. Mirasın reddine ait üç aylık süreyi feragat sözleşmesinin iptaline uygulamak, başvuru yolunu ve süre hesabını yanlış kurar.

Hukuk Genel Kurulunun 11.05.2016 tarihli, E. 2014/1111, K. 2016/605 sayılı kararında, aynı noter belgesinin hem yaşayan bir kişiden ileride gelecek mirastan feragati hem de daha önce ölmüş kök mirasbırakandan gelen payın devrini içerdiği kabul edildi. Edimin yerine getirildiği değerlendirilerek davanın kabulü gerektiği yönünde direnme kararı bozuldu. Karşı oy ise devrin kapsamını daha dar yorumladı. Bu karar, ölümden sonra feragat yapılabileceğini değil, tek belgenin farklı hukuki işlemler içerebileceğini gösterir. Karar metni.

Mirastan feragat sözleşmesinin geçerlilik şartları

Resmî düzenleme, birlikte katılım ve iki tanık

TMK m. 545 uyarınca sözleşme resmî vasiyetname şeklinde düzenlenir. Taraflar iradelerini resmî memura aynı zamanda bildirir; düzenlenen metin memur ve iki tanık önünde imzalanır. Resmî memur noter, sulh hâkimi veya kanunla yetkilendirilmiş başka görevli olabilir. Uygulamada noterlikte düzenleme yoluna başvurulması, salt imza onayının yeterli olduğu anlamına gelmez.

Mirasbırakanın kişisel irade açıklaması vekâletnameyle ikame edilemez. Feragat eden taraf bakımından temsil ve ehliyet meselesi ise tarafın konumuna göre ayrıca incelenmelidir; mirasbırakana ilişkin kişiye sıkı sıkıya bağlılık kuralını bütün taraflara aynı gerekçeyle yaymak doğru olmaz. Küçüklük, vesayet veya menfaat çatışması bulunan dosyalarda temsil yetkisi, kayyım ve gereken izinler kuruluş öncesinde belirlenmelidir. TMK m. 463/5, vesayet altında miras sözleşmesi için vesayet makamı izninden sonra denetim makamı iznini de düzenler; bu izin, mirasbırakanın şahsen sahip olması gereken tasarruf ehliyetinin yerine geçmez.

Okuyamama, imzalayamama veya Türkçe bilmeme hâlleri basit bir imza sorunu olarak görülmemelidir. Okuma, açıklama, tanık ve gerektiğinde tercüman işlemlerinin uygun usulle tamamlanması gerekir. Resmî işlem dosyasındaki tutanaklar, tanık beyanları ve metnin taraflara nasıl açıklandığı, sonradan çıkan uyuşmazlıkta önem taşır. TMK m. 463, 532–536, 545.

Ehliyet, sağlık kayıtları ve işlemin yapıldığı tarih

TMK m. 503, miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücü, erginlik ve kısıtlı olmama koşullarını arar. Ölüme bağlı tasarrufta bulunan mirasbırakan yönünden bu koşullar işlem anında bulunmalıdır. Ölüme bağlı tasarrufta bulunmayan diğer tarafın ehliyeti ve temsili genel kurallarla birlikte değerlendirilir. Vasiyetname için öngörülen on beş yaş koşulu, miras sözleşmesinin ehliyet kuralıyla karıştırılmamalıdır.

İleri yaş veya hastalık adı tek başına ehliyetsizliği ispatlamaz. Aynı şekilde işlem günü alınmış tek bir rapor da bütün uyuşmazlığı kesin olarak çözmez. Hastane kayıtları, kullanılan ilaçlar, önceki ve sonraki tıbbi bulgular, tanık anlatımları ve uzman incelemesi, kişinin sözleşmenin anlam ve sonuçlarını o tarihte kavrayıp kavrayamadığına yönelmelidir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 19.02.2024 tarihli, E. 2022/5996, K. 2024/914 sayılı kararında, Alzheimer ve Türkçe bilmeme iddialarıyla iptal istenmişti. Adli Tıp değerlendirmesi işlem tarihinde ehliyeti destekledi; tanıklar davacının Türkçe konuştuğunu ve sözleşmeyi bilerek imzaladığını bildirdi. Ret kararı onandı. Sonuç, yabancı uyruklu kişinin tercümana hiçbir zaman ihtiyaç duymadığı değildir; ileri sürülen engelin somut dosyada kanıtlanması gerekir. Karar metni.

Tanıkların yasaklı kişilerden seçilmemesi

TMK m. 536, mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri dâhil belirli kişilerin resmî işlemin düzenlenmesine memur veya tanık olarak katılmasını yasaklar. Düzenlemeye katılanlara ve maddede belirtilen yakınlarına kazandırma yasağı da ayrıca vardır. Bu iki yasağın kapsamı ve iptalin sözleşmenin tümüne mi belirli kazandırmaya mı etkili olacağı aynı değildir; TMK m. 558 de birlikte okunmalıdır.

14. Hukuk Dairesinin 27.03.2019 tarihli, E. 2016/8822, K. 2019/2813 sayılı kararında, mirasbırakanın çocuğu sözleşmeye tanık olmuştu. Çoğunluk şekil sorununu kabul etmekle birlikte, davacının 20.000 TL bedeli aldığını açıklaması ve edimlerin ifası karşısında şekil eksikliğine dayanmasını dürüstlük kuralına aykırı buldu; iptal kararı bozuldu. Karşı oy, emredici tanık yasağı nedeniyle iptalin yerinde olduğunu savundu. Bedel ödenmesinin bütün şekil eksikliklerini giderdiği sonucu çıkarılamaz. Bu, karşı oy içeren somut olay değerlendirmesidir. Karar metni.

İvazlı, ivazsız ve kısmi feragat çocukları nasıl etkiler?

Bir karşılık alınarak yapılan feragat

İvaz; para, taşınmaz veya başka bir ekonomik edim olabilir. Sözleşmede miktar, ödeme veya devir tarihi, borçlu kişi, taksitler ve varsa teminat açıklanmalıdır. Taşınmazın karşılık gösterilmesi, mülkiyetin fiilen devredildiği anlamına gelmez; tapu işlemi ayrıca kontrol edilir. “Aldım” beyanı ile ileride ödeme vaadi, ispat ve temerrüt bakımından farklıdır.

TMK m. 528/3’e göre karşılık sağlanarak feragat, aksi sözleşmede öngörülmedikçe altsoy için de sonuç doğurur. Dolayısıyla metinde çocuklar hiç anılmadığında onların mutlaka mirasçı kalacağı söylenemez. Altsoyun haklarının korunması isteniyorsa kapsam açıkça düzenlenmelidir. Sözleşmedeki karşılığın gerçekten mevcut olup olmadığına ilişkin uyuşmazlık da bütün belge ve ödeme kayıtlarıyla çözülür; yalnız hesap hareketi bulunmamasından ivazsızlık sonucu çıkarılmaz.

Karşılıksız feragat ve kısmi vazgeçme

İvazsız feragatte altsoy kural olarak feragatten etkilenmez. Bununla birlikte feragat edenin çocuğunun her durumda belirli bir pay alacağı söylenemez; soybağı, ölüm tarihindeki mirasçı çevresi, sözleşmenin kapsamı ve diğer miras hukuku kuralları birlikte değerlendirilir. Feragat eden eşin kendi çocuğu, yalnız bu sıfatla diğer eşin mirasçısı hâline gelmez.

Feragat tüm mirası kapsayabileceği gibi belirli bir oran veya malvarlığı kapsamıyla sınırlanabilir. “Şu evle ilgili hak istemiyorum” ifadesiyle “tüm yasal ve saklı payımdan vazgeçiyorum” ifadesi aynı değildir. Belirsiz metinde tarafların gerçek ortak iradesi araştırılır. Sonradan edinilen malların kapsamı, borçlar ve başka bir mirasbırakandan gelecek haklar açık bırakılırsa, sözleşme yeni bir uyuşmazlığın kaynağı olabilir.

Varsayımsal örnek: Mirasbırakanın A ve B adlı iki çocuğu vardır; eşi yoktur. A’nın da C adlı çocuğu bulunmaktadır. A, B lehine tüm mirastan geçerli ve ivazlı feragat etmiş, altsoy için istisna konulmamış ve B mirasçı olmuşsa, C sırf A’nın çocuğu olduğu için A’nın yerine geçerek pay isteyemez. Aynı ailede ivazsız feragat yapılmışsa C’nin konumu farklı değerlendirilir. Bu örnek, başka mirasçı, yoksunluk veya hükümden düşme sebebi bulunmadığı varsayımına dayanır.

Evlenmeden önce mirastan feragat yapılabilir mi?

Muhtemel eşin feragati ve 2024 tarihli karar

7. Hukuk Dairesinin 26.11.2024 tarihli, E. 2024/35, K. 2024/5267 sayılı kararında, nikâhtan on beş gün önce yapılan sözleşme incelendi. Çoğunluk, yüksek evlilik beklentisini, evliliğin gerçekleşmesini ve ölüm anındaki eş sıfatını dikkate aldı; yalnız sözleşme tarihinde evli olunmadığı gerekçesiyle feragatin etkisiz sayılmasını doğru bulmadı ve ret kararını bozdu. Karşı oy, sözleşme tarihinde muhtemel mirasçılık bulunmadığını savundu. Bu nedenle konu, her nişanlıya ve her belgeye uygulanacak tartışmasız bir formül şeklinde sunulmamalıdır. Karar metni.

Mal ayrılığı sözleşmesi neden yeterli olmayabilir?

Mal rejimi tasfiyesi ile mirasçılık farklı hak alanlarıdır. Bir eşin evlilik mallarından doğan alacağı ile miras payı aynı değildir. “Mal ayrılığı yaptık” denilmesi, geçerli mirastan feragat bulunduğunu göstermez; feragat de tek başına tüm mal rejimi alacaklarını ortadan kaldırmaz.

7. Hukuk Dairesinin 15.04.2024 tarihli, E. 2023/1878, K. 2024/2030 sayılı kararında, konsoloslukta düzenlenen evlilik protokolü ve mal ayrılığı sözleşmesine dayanılarak mirasçılık belgesinin iptali istenmişti. Feragat şeklinin sağlanmaması ve belgenin niteliği dâhil gerekçelerle ret kararı onandı. Kararda evlilik öncesi sıfata ilişkin değerlendirmeler de bulunur; Kasım 2024 kararıyla birlikte okunduğunda uygulamadaki yaklaşım farkı görünür. Evlilik sözleşmesinin başlığına güvenmek yerine, feragat iradesi ve resmî biçim ayrı denetlenmelidir. Karar metni.

Feragat bedeli ödenmezse veya çok düşükse ne olur?

İfa talebi, temerrüt ve sözleşmeden dönme

TMK m. 547, miras sözleşmesinden doğan sağlararası edimlerin sözleşmeye uygun yerine getirilmemesi veya güvenceye bağlanmaması hâlinde borçlar hukuku kuralları uyarınca dönme olanağı tanır. Bu nedenle ödeme yapılmaması sözleşmeyi kendiliğinden silmez. Önce borcun muaccel olup olmadığı, kimin borçlandığı, ihtar gerekip gerekmediği ve uygun ek süre koşulları belirlenir. TBK m. 117 ve 123–125 bu incelemede önemlidir.

Feragat eden, koşullarına göre ifayı ve gecikmenin sonuçlarını isteyebilir veya dönme yolunu kullanabilir. Birbirini dışlayan seçimler, sanki hepsi aynı anda kesin olarak talep edilebilirmiş gibi kurulamaz. Dönme bildiriminin içeriği ve muhataba ulaştığı tarih, iade ve zarar taleplerinin dayanağıyla birlikte belgelenmelidir. Kısmi ödeme varsa tasfiye hesabında gözetilir. “Bedeli almadım” iddiasının yanında sözleşmedeki teslim beyanı açıklanmadan yalnız tanık listesi sunmak yeterli olmayabilir.

Resmî senet ve ödeme kayıtlarının ispat değeri

Noter senedinin güçlü ispat değeri vardır; ancak her iddianın yalnız başka bir noter belgesiyle ispatlanabileceği söylenemez. HMK m. 200–204 çerçevesinde, memurun bizzat tespit ettiği olgu ile tarafın ödeme beyanı, senede karşı işlem iddiası ile irade bozukluğu iddiası ayrılmalıdır. İrade bozukluğu ve aşırı yararlanma iddiaları için HMK m. 203/1-ç tanıkla ispat istisnası öngörür. Tanık dinlenebilmesi, anlatımın mahkemeyi mutlaka ikna edeceği anlamına gelmez.

7. Hukuk Dairesinin 21.02.2024 tarihli, E. 2022/6188, K. 2024/1004 sayılı kararında, baskı, ödeme yapılmaması ve edimler arasındaki oransızlık ileri sürülmüştü. İlk derece mahkemesinin kabul kararı istinafta kaldırıldı; iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle verilen ret Yargıtayca onandı. Dosyada 2001 tarihli sözleşme bulunduğundan, karardaki değerlendirme güncel kanunların geçmişe otomatik uygulanması şeklinde okunmamalıdır. Karar metni.

Aşırı yararlanma ile sonradan pişmanlık arasındaki sınır

Beklenen mirasın ileride değer kazanması veya başka malların edinilmesi, tek başına başlangıçtaki sözleşmeyi geçersiz kılmaz. TBK m. 28 kapsamında açık oransızlığın yanı sıra zor durumda kalma, düşüncesizlik veya deneyimsizlikten yararlanma koşulları da aranır. Değerleme tarihi, sözleşmedeki belirsizlik ve riskler, tarafların durumları ve sömürü iddiasını destekleyen olgular birlikte incelenir.

7. Hukuk Dairesinin 29.04.2025 tarihli, E. 2024/3648, K. 2025/2309 sayılı kararında, ivazların yerine getirilmediği, oransızlık ve tanık bağlantısı ileri sürülmesine rağmen ret kararı onandı. Yargıtay gerekçesinde hem TMK m. 559 hem TBK m. 28 sürelerini aktardı. Bu karar, yalnız taşınmazların yüksek değerini göstermenin yeterli olmadığını ve talebin dayanağına uygun sürenin belirlenmesi gerektiğini ortaya koyar. Karar metni.

Sözleşmenin iptali, kaldırılması ve hükümden düşmesi

İptal sebepleri ve hukuki nitelendirme

TMK m. 557; tasarruf ehliyetsizliği, yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama, hukuka ya da ahlaka aykırılık ve şekle aykırılık nedeniyle iptal davasını düzenler. Ancak sözleşmenin hangi tarafının iradesinin sakatlandığı, mirasbırakanın hayatta olup olmadığı ve ileri sürülen eksikliğin sözleşmenin kurulmasını mı yoksa geçerliliğini mi etkilediği belirlenmelidir. Genel borçlar hukuku hükümlerinin uygulanacağı iddialar da bulunabilir.

Bu ayrımın pratik sonucu büyüktür: “Şekil eksikliği var, her zaman dava açarım” genellemesi güvenli değildir. Ölüme bağlı tasarrufların iptal sistemi, yokluk veya kesin hükümsüzlük iddiasıyla aynı değildir. Davacının kullandığı başlık tek başına süreyi değiştirmez. Akademik incelemede de kendiliğinden hükümsüzlük ve iptal edilebilirlik ayrımı özellikle vurgulanır; ehliyet ve irade bozukluğunun taraflara göre farklı incelenmesi gerektiği açıklanır. Aktaş Avci, 2025, özellikle s. 609–616.

Anlaşarak kaldırma ve tek taraflı vazgeçme

TMK m. 546/1, miras sözleşmesinin tarafların yazılı anlaşmasıyla ortadan kaldırılmasına imkân tanır. Bu yol, haklı sebep kanıtlayarak iptal davası açmaktan farklıdır. Ödenmiş bedelin, yapılmış tapu devrinin veya başka edimlerin nasıl tasfiye edileceği de açıklanmalıdır. Yazılı kaldırma anlaşması, taşınmazın mülkiyetini kendiliğinden geri geçirmez.

Mirasbırakanın sonradan vasiyetname düzenlemesi yahut feragat edenin tek başına “vazgeçtim” demesi, önceki sözleşmeyi otomatik kaldırmaz. TMK m. 546/2’deki mirasçılıktan çıkarma sebebine dayalı tek taraflı kaldırma düzenlemesi, mirasçı atanan veya kendisine belirli mal bırakılan kişiye ilişkindir; bütün feragat sözleşmelerinde herkese tanınmış serbest cayma hakkı değildir.

Lehine feragat edilen kişi mirasçı olamazsa

TMK m. 529’a göre feragat belirli kişi lehine yapılmış ve bu kişi herhangi bir nedenle mirasçı olamamışsa feragat hükümden düşer. Belirli kişi gösterilmemişse en yakın ortak kökün altsoyu lehine yapılmış sayılma kuralı incelenir. Sözleşmede birden çok lehtar, alternatif düzenleme veya kapsam sınırlaması bulunması yorumu değiştirebilir. Nüfus kayıtları, ölüm sıralaması, mirasın reddi ve yoksunluk gibi olgular somutlaştırılmalıdır. Reddin alacaklılar bakımından sonuçları mirasın reddinin iptali yazısında ayrıca ele alınmıştır.

14. Hukuk Dairesinin 13.06.2017 tarihli, E. 2017/1871, K. 2017/5019 sayılı kararında, çocukların feragatlerinden sonra sağ kalan eşin konumu ve belirli lehtar gösterilmemesi tartışıldı. Yargıtay, sözleşmelerin hükümden düşmesini veya iptalini gerektiren neden bulunmadığını belirterek kabul kararını bozdu. Gerekçenin bu noktada kısa olması nedeniyle karar, “lehtar yazılmasa bile eş her zaman tek mirasçı olur” şeklinde genişletilemez. Karar metni.

Dava süreleri hangi tarihten başlar?

Bir yıllık süre her talep için aynı değildir

TMK m. 559 kapsamında iptal hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve hak sahibi olduğunu öğrenmesinden itibaren bir yıl; diğer ölüme bağlı tasarruflarda mirasın geçmesinden itibaren iyiniyetli davalıya karşı on, iyiniyetli olmayan davalıya karşı yirmi yıllık üst süreye bağlıdır. Bunlar hak düşürücü sürelerdir. Hükümsüzlüğün def’i yoluyla ileri sürülmesi ise maddede ayrıca düzenlenmiştir; savunma olanağı, bağımsız tapu veya alacak talebinin süresiz olduğu anlamına gelmez.

Feragat edenin kendi irade bozukluğuna dayanan talebi TBK m. 39 çerçevesinde değerlendiriliyorsa öğrenme veya korkutmanın etkisinin kalkması önem taşır. Mirasbırakanın ölümünü beklemek bütün taleplerde süreyi korumaz. Nitekim 7. Hukuk Dairesinin 24.04.2025 tarihli kararında, endişenin etkisinin 2013’teki boşanmayla sona erdiği kabul edilmiş; 2018’deki ölüm beklenerek kurulan süre yaklaşımı davacıyı korumamıştır. E. 2024/3916, K. 2025/2236.

Hukuki yolSüre ve başlangıçDosyada kontrol edilecek husus
TMK m. 559 iptal davasıÖğrenmenin belirtilen üç unsuru birlikte oluşunca bir yıl; mirasın geçmesinden itibaren on/yirmi yıl üst süreTalebin gerçekten ölüme bağlı tasarrufun iptali niteliğinde olması; davalının iyiniyeti
TBK m. 39 irade bozukluğuYanılma/aldatmanın öğrenilmesi veya korkutma etkisinin kalkmasından itibaren bir yılBağlı olmama bildirimi veya verilenin geri istenmesi; ilgili tarafa uygulanan rejim
TBK m. 28 aşırı yararlanmaMaddede belirtilen öğrenme/etkinin kalkmasından bir yıl; sözleşmeden itibaren en çok beş yılOransızlık yanında yararlanma koşulları; eski sözleşmelerin geçiş hukuku
Bedelin ifası veya iadesiAlacağın niteliği ve muacceliyetine göre ilgili zamanaşımıHer bedel talebine TMK m. 559 uygulanmaz; kesilme, durma ve özel hükümler incelenir.
TMK m. 530 alacaklı sorumluluğuÖlümden önceki beş yılda alınan karşılık incelemeye girer.Bu dönem, tek başına dava açma süresi değildir.

Öğrenme tarihinin ispatı ve eski sözleşmeler

Noter örneğinin alınması, önceki dava dilekçesi, ihtar, yazışma veya duruşmadaki beyan öğrenmeye delil olabilir. Belgenin varlığını bilmekle belirli bir iptal sebebini bilmek her zaman aynı değildir. Süre savunması ve karşı deliller, tarih sırasına göre hazırlanmalıdır. Sözleşme tarihi ile ölüm tarihi tek satırda birleştirilmemeli; her talebe ayrı takvim kurulmalıdır.

Eski işlemlerde kuruluş tarihindeki hukuk ve geçiş hükümleri dikkate alınır. Mirasın geçmesi bakımından 4722 sayılı Kanun m. 17–20; borçlar hukuku iddialarında ilgili yürürlük hükümleri önemlidir. Bu makaledeki güncel süre tablosu, eski tarihli bütün işlemlere doğrudan uygulanacak hesap cetveli değildir.

Saklı pay, tenkis ve bedeli geri vererek mirasa katılma

Feragat edenin talebi ile diğer mirasçıların talebi ayrılır

Tüm mirası kapsayan geçerli feragat sürerken kişinin yalnız “saklı payım azaldı” diyerek tenkis istemesi kural olarak mümkün değildir. Kısmi feragatte ise kalan haklar sözleşmenin kapsamına göre belirlenir. Feragat eden kişiye verilen karşılık, diğer saklı paylı mirasçıların haklarından bağımsız değildir. TMK m. 565/2, 573 ve 574 birlikte uygulanır.

TMK m. 573, mirasbırakanın sağlığında feragat edene sağladığı edimlerin tasarruf edilebilir kısmı aşması hâlini düzenler. Feragat edenin yalnız saklı payını aşan miktarı tenkise konu olabilir; değerlerin mahsubunda denkleştirme kuralları dikkate alınır. Bunun için tereke, borçlar, diğer kazandırmalar ve hak sahibi kişilerin payları belirlenmelidir. Sadece feragat bedeline bakılarak tenkis miktarı bulunamaz.

TMK m. 574 serbest cayma hakkı vermez

Feragat eden, tenkis nedeniyle bir malı veya değeri terekeye geri vermekle yükümlü olursa, tenkise tabi kısmı verebilir; alternatif olarak aldıklarının tamamını iade ederek feragat etmemiş gibi paylaşmaya katılabilir. Bu seçim, tenkis nedeniyle doğan geri verme yükümlülüğüyle bağlantılıdır. Herhangi bir zamanda pişman olup bedeli hesaba yatırmak aynı sonucu doğurmaz.

7. Hukuk Dairesinin 24.04.2025 tarihli, E. 2024/3916, K. 2025/2236 sayılı kararında, davacı 5.000 TL bedeli iade ederek mirasa katılmayı da istemişti. Kendisine karşı diğer mirasçıların açtığı tenkis davası bulunmaması ve gerekli koşulların oluşmaması nedeniyle bu talebin reddi onandı. Aynı dosyada irade bozukluğu ve diğer geçersizlik iddiaları da ayrı gerekçelerle reddedildi. Bir talebin reddi, bütün diğer taleplerin aynı süre veya aynı gerekçeye bağlı olduğu anlamına gelmez. Karar metni.

Tereke borçları ve alacaklılara karşı sorumluluk

TMK m. 530’un birlikte aranan koşulları

Feragat, borçlu mirasbırakanın malvarlığından alınan karşılığın alacaklılara karşı her durumda korunmasını sağlamaz. TMK m. 530 için miras açıldığı anda tereke borçlarını ödemeye yeterli olmamalı, borçlar mirasçılar tarafından da ödenmemeli, karşılık ölümden önceki beş yıl içinde mirasbırakandan alınmış olmalıdır. Sorumluluk, mirasın açılması anında mevcut zenginleşmeyle sınırlıdır; feragat edenin mirasçıları da hükmün kapsamındadır.

Varsayımsal örnek: Feragat eden, ölümden üç yıl önce 2.000.000 TL almış olsun. Ölüm anında bu karşılığa bağlı zenginleşmenin 1.200.000 TL olduğu, terekenin borçlara yetmediği ve borçların mirasçılarca ödenmediği saptanırsa, m. 530 bakımından 1.200.000 TL sınırı tartışılır. Bu tutar kendiliğinden kesin borç değildir; alacağın varlığı, tahsil edilemeyen miktar ve zenginleşme ispatlanmalıdır. Karşılığın harcanmış olması da her olayda zenginleşmenin tamamen yok olduğu anlamına gelmez.

Tenkis ve tasarrufun iptalinden farkı

Tenkis saklı payı, m. 530 ise tereke alacaklılarını korur. Borçlunun alacaklılardan mal kaçırdığı iddiasında İcra ve İflas Kanunu’nun tasarrufun iptali hükümleri ayrıca gündeme gelebilir; o yolun alacak, takip, aciz, süre ve işlem koşulları bağımsızdır. Bir yolun beş yıllık dönemi başka bir yolun dava süresi yerine kullanılamaz. Alacaklı, hangi malvarlığı hareketinin hangi hukuki sebeple sorumluluk doğurduğunu somutlaştırmalıdır.

Dava kime karşı, hangi mahkemede açılır?

Davacı, davalı ve talep sonucu

TMK m. 558 kapsamında iptal isteyen kişi, iptalde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı olmalıdır. Feragat eden tarafın kendi sözleşmesinden doğan iptal, dönme ve alacak taleplerinde taraf sıfatı ilgili borç ilişkisine göre değerlendirilir. Ölümden sonra iptal istemi, sözleşmeden yararlanan ve hakkı etkilenecek kişilere yöneltilmelidir. Noter, sırf sözleşmeyi düzenlemiş olması nedeniyle feragatin iptali davasının doğru davalısı hâline gelmez.

Sözleşmenin iptali, mirasçılık belgesinin düzeltilmesi, tapu iptali ve tescil, bedel alacağı ve iade farklı sonuçlardır. İptal kararı alınması, davada istenmeyen bir taşınmazın kendiliğinden adınıza tescilini sağlamaz. Taşınmaz devredilmişse kayıt maliki, sonraki alıcının konumu ve TMK m. 1023–1024 bakımından tapu siciline güven ayrıca incelenir. Sıfat, görev ve talep eksikliği, maddi olarak güçlü iddiayı sonuçsuz bırakabilir.

Görev, yetki ve arabuluculuk

Feragat sözleşmesinin iptali davasında genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Ölümden sonra ölüme bağlı tasarrufun iptali ve tenkisinde mirasbırakanın son yerleşim yeri kesin yetkisi değerlendirilir (TMK m. 576; HMK m. 11). Sağlıkta açılan sözleşme alacağı davası veya bağımsız taşınmaz aynına ilişkin talepte yetkiyi aynı kurala bağlamak doğru değildir; HMK m. 6, 10 ve 12 gibi ilgili hükümler talep özelinde incelenir.

Feragat iptali davası, yalnız mirasla ilgili olduğu için otomatik olarak zorunlu arabuluculuğa tabi değildir. Buna karşılık taşınmazların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıkları 6325 sayılı Kanun m. 18/B kapsamındadır. Birlikte veya ayrı ileri sürülen her talep bakımından dava şartı denetlenmelidir. İlk mirasçılık belgesi alınması ile çekişmeli iptal ve tescil davası da aynı iş değildir.

Feragat sözleşmesi vasiyetname gibi açılıp okunur mu?

Resmî vasiyetname biçiminde düzenlenmesi, ölümden sonra vasiyetnamenin açılması usulüne tabi olduğu anlamına gelmez. 7. Hukuk Dairesinin 10.03.2025 tarihli, E. 2025/606, K. 2025/1361 sayılı kararında, tarafların açtığı bir dava bulunmadığı hâlde sözleşme üzerinden tespit kararı verilmesi bozuldu. Daire, bu sözleşme için vasiyetnamedeki açılıp okunma düzenlemesinin bulunmadığını belirtti. Sulh mahkemesinden gelecek bir “açılma günü” beklenerek hak arama takvimi kurulamaz. Karar metni.

Deliller, ihtiyati tedbir ve karar sonrası işlemler

Hangi belge hangi soruyu çözer?

Belge veya kayıtAydınlattığı meseleİncelemede dikkat edilecek nokta
Noter sözleşmesi ve işlem dosyasıKapsam, tanıklar, katılım, ödeme beyanıSadece ilk sayfa veya fotokopi yerine ekler ve usul kayıtları birlikte okunur.
Nüfus ve ölüm kayıtlarıAltsoy, lehtar, eş ve ölüm sıralamasıSözleşme günü ile ölüm günündeki aile yapısı ayrılır.
Banka, tapu ve teslim belgeleriİvazın gerçekten yerine getirilmesiGönderen, alan, açıklama, tarih ve bağımsız devir işlemi eşleştirilir.
Sağlık dosyası ve uzman raporuİşlem tarihindeki ayırt etme gücüTanı adı yerine o işleme özgü kavrama ve irade yeteneği araştırılır.
İhtar, yazışma ve önceki dava evrakıÖğrenme, temerrüt ve dönme bildirimiBelgenin oluşturulması ile muhataba ulaşması farklı tarihler olabilir.
Tereke ve borç envanteriTenkis veya m. 530 sorumluluğuAktifler, borçlar, önceki kazandırmalar ve kalan zenginleşme ayrı gösterilir.

İspat yükü HMK m. 190 ve özel kurallara göre belirlenir. Hile veya korkutma iddiasında kim tarafından, hangi davranışla ve ne zaman iradenin etkilendiği açıklanmalıdır. Karşı tarafın güçlü savunması; bilerek imza, gerçek ödeme, sonraki onama, süre geçmesi veya feragatin iddia edilenden daha dar kapsamlı olması olabilir. Hukuka aykırı elde edilmiş kayıtların kullanılabileceği varsayılmamalıdır.

Tedbir ve delil tespiti

Dava açılması tapu devrini kendiliğinden durdurmaz. HMK m. 389 ve devamındaki koşullar varsa uyuşmazlık konusu üzerinde ölçülü ihtiyati tedbir istenebilir. Tehlike ve hak yaklaşık olarak ispatlanmalı; teminat konusu değerlendirilmelidir. Salt para alacağında ihtiyati haciz koşulları ayrıca incelenir. Dava öncesinde delilin kaybolması tehlikesi varsa uygun delil tespiti yolu düşünülebilir.

Tedbir kararının uygulanması, isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmelidir. Tedbir dava açılmadan verilmişse, uygulanmasının istendiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas dava açılarak gerekli belge uygulama dosyasına konulmalıdır. HMK m. 393 ve 397’deki bu süreler, feragatin iptaline ilişkin esas sürelerden farklıdır.

Harç, kanun yolu, icra ve yabancı unsur

Talebin ekonomik içeriği, harç ve dava değerini etkiler. Yargılama giderleri, bilirkişi ve keşif giderleri, tedbir teminatı ve vekâlet ücreti ayrı kalemlerdir. Başarı sonucuna bağlı kesin maliyet veya bitiş tarihi verilemez. Kararın türüne göre kesinleşme, tapu işlemi ve icra şartları değişir; özellikle taşınmazın aynına ilişkin hükümle para alacağı hükmü aynı şekilde uygulanmaz. Kanun yolu süresi tebliğle ilişkilidir; istinaf ve temyiz imkânı güncel parasal sınırlar ve geçiş kurallarıyla dosya özelinde kontrol edilmelidir.

Yurt dışında düzenlenen feragat veya yabancı mirasbırakan söz konusuysa uygulanacak hukuk ayrıca belirlenir. MÖHUK m. 20, ölenin millî hukuku, Türkiye’deki taşınmazlar ve şekil/ehliyet bakımından farklı bağlantılar içerir; m. 43 yetkiyi düzenler. Yabancı noter belgesinin apostilli olması, içeriğin Türk miras hukuku bakımından mutlaka geçerli olduğu anlamına gelmez. Malın yeri, vatandaşlıklar, sözleşme ve ölüm tarihleri incelenmelidir. Yabancı mirasbırakan söz konusu olduğunda işlem sırası için yabancılar ve yurt dışında yaşayanlar için miras intikali yazısına bakılabilir.

Sonuç

Mirastan feragat, aile içinde imzalanan sıradan bir vazgeçme belgesi değildir. Gelecekteki miras hakkını, saklı payı ve belirli koşullarda altsoyu etkileyen bağlayıcı bir sözleşmedir. Geçerlilik için resmî kuruluş ve serbest irade; uyuşmazlıkta ise doğru talep, doğru süre ve o talebe uygun delil birlikte ele alınmalıdır.

Sözleşmenin kaldırılması, bedelin ödenmemesi nedeniyle dönme, iptal, hükümden düşme ve tenkis sonucu mirasa katılma birbirinin yerine kullanılamaz. İncelemeye noter sözleşmesinin tamamı, ödeme veya tapu kayıtları, aile yapısı ve tarih çizelgesiyle başlanmalıdır. Yargıtay kararlarının gösterdiği gibi, aynı “feragat” başlığı altında hem talebin kabulünü gerektiren hem de reddine yol açan farklı hukuki durumlar bulunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Noter onaylı bir feragatname her zaman geçerli midir?

Hayır. Belgenin resmî vasiyetname biçiminde düzenlenmesi, tarafların gerekli katılımı, ehliyet, tanık koşulları ve iradenin sağlıklı oluşması incelenir. Yalnız imza onayı, TMK m. 545’teki kuruluş işleminin yerine geçmez.

Babamın ölümünden sonra mirastan feragat sözleşmesi yapabilir miyim?

Ölmüş kişiyle TMK m. 528 anlamında sözleşme kurulamaz. Ölümden sonraki işlem, koşullarına göre mirasın reddi, paylaşma veya miras payının devri olabilir. Bunların şekil ve süreleri farklıdır.

Feragat edersem çocuklarım da payını kaybeder mi?

İvazlı feragatte, aksi sözleşmede öngörülmedikçe altsoy da etkilenir. İvazsız feragatte kural farklıdır. Çocuğun hangi mirasbırakanla soybağı bulunduğu ve sözleşmenin kapsamı ayrıca belirlenmelidir.

Feragat karşılığında söz verilen para ödenmezse mirasçılığım geri gelir mi?

Ödeme yapılmaması tek başına otomatik dönüş sağlamaz. Muacceliyet, temerrüt, ek süre ve TMK m. 547 kapsamında dönme koşulları değerlendirilir. İfa veya dönme seçimine uygun bildirim ve talep gerekir.

Aldığım bedel bugünkü miras değerinden çok düşükse iptal isteyebilir miyim?

Yalnız bugünkü değer farkı yeterli değildir. Aşırı yararlanma ileri sürülüyorsa açık oransızlık yanında yararlanma koşulları ve özel süreler; hile veya korkutma ileri sürülüyorsa bunların somut olguları ispatlanmalıdır.

Aldığım parayı iade ederek feragatten vazgeçebilir miyim?

Her zaman değil. TMK m. 574’teki paylaşmaya katılma seçimi, tenkis nedeniyle geri verme yükümlülüğü doğmasına bağlıdır. Anlaşarak kaldırma veya başka geçerli sona erme sebebi bulunup bulunmadığı ayrıca incelenir.

Sözleşmede lehine feragat edilen kişi ölürse ne olur?

Ölümün sırası önemlidir. Belirli lehtar mirasbırakandan önce ölmüş ve mirasçı olamamışsa TMK m. 529 gündeme gelir. Lehtarın miras açıldıktan sonra ölmesi aynı durum değildir; birden çok lehtar veya alternatif hüküm de sonucu etkileyebilir.

Evlenmeden önce imzalanan feragat kesin olarak geçersiz midir?

Bu kadar kesin söylenemez. 26.11.2024 tarihli Yargıtay kararında nikâhtan on beş gün önce yapılan sözleşmeye etkili sonuç bağlanmıştır; karar karşı oy içerir. Şekil, somut evlilik beklentisi ve sonraki olaylar incelenmelidir.

İptal davasını açmak için mutlaka mirasbırakanın ölmesini mi beklemeliyim?

Hayır. Kendi irade bozukluğuna, bedelin ifasına veya dönmeye ilişkin bir hakkın daha önce kullanılması gerekebilir. TMK m. 559 ile TBK m. 28 ve 39 süreleri aynı takvim değildir; ölüm beklenirken hak kaybı doğabilir.

Feragat eden kişi tereke borçlarından tamamen kurtulur mu?

Her durumda değil. TMK m. 530’un koşulları varsa ölümden önceki beş yılda alınan karşılık bakımından, ölüm anındaki zenginleşmeyle sınırlı sorumluluk doğabilir. Diğer alacaklı koruma yolları ayrıca değerlendirilir.

Sözleşmenin sulh mahkemesinde açılmasını beklemek gerekir mi?

Feragat sözleşmesi için vasiyetnamedeki açılıp okunma usulü öngörülmemiştir. Hak arama süresi böyle bir işlem yapılacağı varsayımına bağlanmamalıdır. Mirasçılık belgesi ve çekişmeli dava yolları ayrı değerlendirilir.

Feragat sözleşmesinin iptali tapuyu da kendiliğinden değiştirir mi?

Hayır. Tapu kaydının düzeltilmesi, kayıt malikinin ve varsa sonraki alıcının konumu ile talep sonucuna bağlıdır. Sözleşme iptali, tescil ve bedel talepleri birbirini tamamlayacak biçimde hukuken kurulmalıdır.

Kaynakça

Mevzuat

Yargıtay kararları

Akademik çalışma

  • Pınar Aktaş Avci, “Mirastan Feragat Sözleşmesinin Hükümsüzlüğü”, Necmettin Erbakan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2025, 8(2), s. 600–624; özellikle s. 609–616. DOI: 10.51120/NEUHFD.2025.161.

YAZAR

Av. Yusuf Saykın

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları