Eşin veya ebeveynin yurt dışında yaşaması, Türkiye’de nafaka istenmesini kendiliğinden engellemez. Ancak davanın Türkiye’de görülebilmesi, nafakaya uygulanacak hukuk ve kararın borçlunun bulunduğu ülkede tahsili ayrı ayrı değerlendirilir. Türk mahkemesinin yetkili olması her durumda Türk hukukunun uygulanacağı veya kararın yabancı ülkede doğrudan icra edileceği anlamına gelmez.
Bu rehber, henüz nafaka kararı bulunmayan veya mevcut aile davasında nafaka isteyen kişiler için hazırlanmıştır. Yabancı kararın Türkiye’de icrası ve Türk kararının yurt dışında tahsili, farklı belge ve başvuru kurallarına tabidir. İlk adım; nafaka türünü, tarafların vatandaşlıklarını, mutad meskenlerini ve mevcut yargılamaları birlikte belirlemektir. [1, 2]
Nafaka davasından önce hangi bilgiler belirlenmelidir?
Çocuk için istenen bakım katkısı, boşanma sırasında eşin geçimini koruyan tedbir ve boşanmış eşin nafakası aynı bağlantı kurallarıyla çözümlenmeyebilir. Çocuğun davada kimin tarafından temsil edileceği, soybağının kurulmuş olup olmadığı ve erginlik durumu da talebin niteliğini etkiler. Anne veya babanın kendi adına istediği eş nafakası ile çocuk adına ileri sürdüğü talep dilekçede ayrılmalıdır.
Yabancılık unsuru yalnız yabancı vatandaşlık değildir. İki Türk vatandaşının farklı ülkelerde yaşaması veya nafaka alacaklısının hayat merkezinin başka ülkede bulunması da önemlidir. Mutad mesken, yalnız nüfus kaydındaki adresi değil, kişinin yaşam ilişkilerinin fiilen yoğunlaştığı yeri ifade eder. Okul, iş, konut, aile düzeni ve kalışın sürekliliği birlikte değerlendirilir; tek başına tatil veya kısa ziyaret belirleyici olmayabilir.
| Başlangıç bilgisi | Neden önemlidir? | Hazırlanabilecek belge |
|---|---|---|
| Nafaka türü ve hak sahibi | Hukuk, temsil ve talep kapsamı | Nüfus ve soybağı kayıtları |
| Tarafların yaşam merkezi | Yetki ve uygulanacak hukuk | İkamet, okul ve iş belgeleri |
| Mevcut yabancı dava veya karar | Paralel yargılama ve mükerrer talep | Dava dilekçesi ve karar örneği |
| Borçlunun adresi ve işi | Tebligat ve tahsil ihtimali | Güncel adres, işveren bilgisi |
| İhtiyaçlar ve ödeme gücü | Miktarın somutlaştırılması | Gider dökümü, gelir ve ödeme kayıtları |
Türkiye’de hangi mahkemede nafaka davası açılır?
Milletlerarası yetki ile görev ayrı incelenir
MÖHUK m.40, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini iç hukukun yer itibarıyla yetki kurallarına bağlar. Bu nedenle önce talebin boşanmayla birlikte mi, bağımsız olarak mı, yoksa önceki nafakanın değiştirilmesi amacıyla mı ileri sürüldüğü saptanır. Bütün nafaka uyuşmazlıklarında aynı şehir mahkemesinin yetkili olduğu söylenemez. Aile hukukundan doğan nafaka uyuşmazlıklarında görev, aile mahkemeleri ve aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla görev yapan mahkeme düzeni içinde değerlendirilir. [1, 9]
Örneğin boşanma davasındaki nafaka için boşanmanın yetki düzeni önem taşırken, bağımsız nafaka talebinde ilgili özel yetki kuralı ayrıca araştırılır. Talep yalnız yabancı ilamın tenfizi ise yeni bir nafaka davasının değil, tenfizin görev ve yetki hükümleri esas alınır. Dilekçenin adı değil, istenen hukuki sonuç belirleyicidir.
MÖHUK m.41 her davacıya serbest şehir seçimi vermez
Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davaları yabancı ülkede açılmamış veya açılamamışsa m.41’deki sıra gündeme gelebilir. Önce Türkiye’de yer itibarıyla yetkili mahkeme; bu bulunmazsa ilgilinin sakin olduğu yer, Türkiye’de sakin değilse Türkiye’deki son yerleşim yeri incelenir. Ancak bunlar da bulunmadığında Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri söz konusu olur. [1, m.41]
Dolayısıyla “Eşim yurt dışında, istediğim üç büyük şehirden birinde dava açarım” yaklaşımı eksiktir. Türk vatandaşlığı ve kişi hâli bağlantısı, yabancı yargılamanın varlığı ve kanundaki sıra somut olayda gösterilmelidir. İki yabancının uyuşmazlığına m.41 kendiliğinden uygulanamaz.
Türk mahkemesi hangi ülkenin hukukunu uygular?
Önce milletlerarası sözleşme, sonra ilgili kanun kuralı incelenir
MÖHUK m.1/2 milletlerarası sözleşmeleri saklı tutar. Türkiye’nin taraf olduğu 1973 tarihli Nafaka Yükümlülüğüne Uygulanacak Kanuna Dair Lahey Sözleşmesi, kapsamına giren taleplerde öncelikle değerlendirilir. Bu metin, nafakanın tahsiline ilişkin 2007 Lahey Sözleşmesinden farklıdır. Türkiye’nin 2007 tahsil sözleşmesine taraf olması, 2007 Uygulanacak Hukuk Protokolüne de taraf olduğu anlamına gelmez; HCCH taraflık tablosunda Türkiye bu Protokolün tarafları arasında yer almamaktadır. [2, 3]
1973 Sözleşmesinde temel bağlantı nafaka alacaklısının mutad meskenidir. Bu hukuka göre nafaka elde edilemiyorsa ortak millî hukuk; bununla da elde edilemiyorsa başvurulan makamın hukuku sırasıyla gündeme gelir. Bunlar davacının dilediği hukuku seçebileceği alternatifler değildir. Sözleşme, belirlediği hukukun taraf olmayan bir devletin hukuku olabilmesine de izin verir. [2, m.3–6]
Boşanmış eş nafakası ve Türkiye’nin çekinceleri ayrıca ele alınır
1973 Sözleşmesi m.8, boşanmış eşler arasındaki nafaka ve bunun değiştirilmesi bakımından boşanmaya uygulanan hukuka ilişkin özel kural içerir. Çocuk nafakasını sırf boşanma kararında düzenlendiği için bu kurala tabi saymak doğru değildir. Sözleşme uygulanmayan alanda MÖHUK m.19 ve boşanmış eşler bakımından m.14/2 gibi özel hükümler birlikte değerlendirilir. [1, 2]
Türkiye’nin 1973 Sözleşmesindeki çekinceleri de göz ardı edilmemelidir. Yansoy ve kayın hısımlığı nafakalarına ilişkin kapsam çekincesi ile tarafların ikisinin de Türk vatandaşı ve borçlunun mutad meskeninin Türkiye’de olması hâlindeki m.15 çekincesi, sonucu değiştirebilir. Bu yüzden anne-baba, çocuk, eski eş ve kardeş nafakası tek bir kurala indirgenemez. [4]
Yabancı hukukun içeriği dosyaya nasıl kazandırılır?
Hâkim, Türk kanunlar ihtilafı kurallarını ve bunların gösterdiği yabancı hukuku resen uygular; içeriğin tespitinde tarafların yardımını isteyebilir. Güncel yabancı kanun metni, yürürlük bilgisi, ilgili kararlar ve güvenilir tercümeler bu nedenle önemlidir. Yalnız internetten alınmış bir nafaka hesap tablosu, o tablonun bağlayıcılığını ve istisnalarını kanıtlamaz. Türk hukukuna dönüş, yabancı hukukun olaya ilişkin hükümlerinin bütün araştırmalara rağmen tespit edilememesi koşuluna bağlıdır. [1, m.2]
Yurt dışındaki eşe veya ebeveyne tebligat nasıl yapılır?
Tebligat, davalıya talebi öğrenme ve savunma olanağı sağlar. Muhatabın ülkesi, vatandaşlığı, bilinen adresi ve uygulanabilir sözleşme hangi yöntemin kullanılacağını etkiler. Uluslararası tebligat kanalları ile yurt dışındaki Türk vatandaşlarına yönelik konsolosluk yolunun koşulları birbirinden ayrılmalıdır. Her ülkeye aynı belge, dil ve yöntemle gönderim yapılamaz. [5]
Borçlunun yurt dışında yaşadığı biliniyorsa Türkiye’deki eski adrese gönderim yapılması, sorunu kendiliğinden çözmez. Adres araştırması, usulüne uygun bildirim ve tebliğ belgesinin dosyada tutulması özellikle önemlidir. Bir mesajın okunmuş olması da her durumda usulüne uygun mahkeme tebligatının yerine geçmez. Eksiklik, kararın kanun yolu incelemesini ve daha sonra yabancı ülkede tanınmasını etkileyebilir.
Yabancı ülkedeki gelir ve malvarlığı nasıl araştırılır?
Gelir iddiası mümkün olduğunca somutlaştırılmalıdır. İşverenin adı, çalışma ülkesi, bilinen işyeri, meslek, şirket ortaklığı ve düzenli ödeme kayıtları araştırmayı yönlendirir. Hukuka uygun elde edilmiş banka hareketleri ve vergi belgeleri yararlı olabilir. Ancak başka ülkedeki bütün banka hesaplarının Türk mahkemesince tek işlemle görülebileceği varsayılmamalıdır.
Uluslararası istinabe ve uygulanabilir adli yardımlaşma düzenleri, yabancı ülkede delil temininde kullanılabilir. 2007 Lahey Sözleşmesi kapsamındaki merkezî makam başvurularında adres, gelir ve malvarlığının belirlenmesine yardım da mümkündür; bu yardım yerel yetki, gizlilik ve veri koruma kurallarıyla sınırlıdır. Merkezî makam, mahkemenin yerine geçerek nafaka miktarını hükme bağlamaz. [6][7, m.6]
| Delil veya araştırma | Destekleyebileceği konu | Dikkat edilecek sınır |
|---|---|---|
| Maaş ve vergi kayıtları | Düzenli gelir ve kesintiler | Brüt gelir ile kullanılabilir gelir ayrılır |
| Çocuk giderleri | Eğitim, sağlık ve bakım ihtiyacı | Aynı gider iki kez yazılmaz |
| Konut ve yaşam giderleri | Ülkedeki gerçek geçim koşulları | Döviz kuru tek başına yeterli değildir |
| Önceki ödemeler | Mevcut katkı ve mahsup | Ödeme dönemi ve amacı açıklanır |
| İşveren ve adres bilgisi | Resmî araştırmanın yönü | Hukuka aykırı veri toplama kullanılmaz |
Yargıtay yetki ile uygulanacak hukuku nasıl ayırmaktadır?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 6 Haziran 2016 tarihli, E.2016/1960, K.2016/9078 sayılı kararında, çocuklar için nafaka talebinde MÖHUK m.19’dan hareketle yabancı mahkemenin yetkili olduğu sonucuna varılması isabetli görülmemiştir. Daire, uygulanacak hukuku gösteren kural ile milletlerarası yetkiyi ayırmış; olayın özellikleri içinde m.41’i ve 1973 Sözleşmesinin önceliğini değerlendirmiştir. [8]
Karardan çıkarılabilecek sonuç, her yurt dışı bağlantılı nafaka davasının Türkiye’de açılabileceği değildir. Asıl ders, “yabancı hukuk uygulanır” düşüncesinin tek başına Türk mahkemesinin yetkisizliğini göstermediğidir. Yetki ve uygulanacak hukuk dilekçede ayrı gerekçelendirilmelidir.
Dava ve tahsil planı birlikte nasıl kurulmalıdır?
Varsayımsal olarak çocuk Türkiye’de, ebeveyn Almanya’da yaşıyorsa; çocuğun ihtiyaçları, ebeveynin ödeme gücü ve Türkiye’de yetkinin dayanağı birlikte hazırlanır. Bunun yanında kararın Almanya’da kullanılabilmesi için düzgün tebligat ve kararın icra edilebilirliğini gösteren belgelerin nasıl alınacağı düşünülür. Türk mahkemesinde karar alınması ile yabancı ülkede fiilen ödeme sağlanması farklı aşamalardır.
Geçici korunma ihtiyacı varsa talep açıkça belirtilmelidir. MÖHUK m.14/4’ün geçici tedbirlere ilişkin hükmü, ilgili talebin niteliği ve uygulanabilir sözleşme çerçevesinde ele alınır. Geçici kararın başka ülkede uygulanıp uygulanamayacağı ayrıca kontrol edilir. Yabancılık nedeniyle teminat veya adli yardım sorunu doğarsa MÖHUK m.48 ile sözleşme muafiyetleri birlikte değerlendirilir; yabancı vatandaş olmak her olayda teminat ödeneceği anlamına gelmez.
Sonuç
Yurt dışında yaşayan eş veya ebeveynden nafaka istemenin sağlam başlangıcı, doğru talep ve doğru yetki gerekçesidir. Uygulanacak hukuk, tebligat ve gelir araştırması bunun üzerine kurulur. Kararın alınacağı ülke ile tahsilin yapılacağı ülkeyi baştan birlikte değerlendirmek, sonradan giderilmesi güç belge ve savunma hakkı sorunlarını azaltır.
İlgili yazılar: Yabancı Mahkemenin Nafaka Kararının Türkiye’de Tanınması ve Tenfizi; Türkiye’de Verilen Nafaka Kararının Yurt Dışında Tahsili: Başvuru Yolları ve Gerekli Belgeler; Yabancı Nafaka Kararının Artırılması, Azaltılması veya Kaldırılması: Hangi Ülkede Dava Açılır?; Nafaka Davası Nerede ve Nasıl Açılır? Görevli Mahkeme, Yetki, Arabuluculuk ve Adli Yardım; Yurt Dışından Çocuk Nafakası Nasıl Tahsil Edilir?.
Sıkça Sorulan Sorular
Eşim yurt dışında diye nafaka hakkım kaybolur mu?
Hayır. Hak sahipliği uygulanacak hukuka göre değerlendirilir; yurt dışında bulunmak tek başına nafaka talebini ortadan kaldırmaz.
Türkiye’de dava açınca mutlaka Türk hukuku mu uygulanır?
Hayır. Mahkemenin yetkisi ile esasa uygulanacak hukuk ayrı sorulardır. Sözleşme ve kanunlar ihtilafı kuralları yabancı hukuku gösterebilir.
İki taraf da Türk vatandaşıysa sonuç değişir mi?
Vatandaşlık önemlidir, fakat tek başına yeterli değildir. Mutad mesken, nafaka türü ve ilgili sözleşmenin çekinceleri de incelenir.
Ankara, İstanbul veya İzmir’den istediğim birini seçebilir miyim?
MÖHUK m.41’deki koşullar ve öncelik sırası gerçekleşmeden bu seçeneklere doğrudan başvurulamaz.
Borçlunun adresini bilmiyorsam ne hazırlamalıyım?
Bilinen son adres, işveren, kimlik ve iletişim bilgileri araştırmayı kolaylaştırır. Adresin bilinmemesi uygun resmî araştırma yolunu belirleme ihtiyacını doğurur.
WhatsApp mesajı mahkeme tebligatı yerine geçer mi?
Tek başına mesaj gönderilmesi, uluslararası adli tebligatın bütün koşullarını karşılamaz. Usulüne uygun tebliğ ayrıca değerlendirilir.
Yabancı para cinsinden gelirin tamamı esas alınır mı?
Gelirin niteliği, zorunlu giderler, ihtiyaçlar ve uygulanacak hukuk birlikte incelenir. Sadece kur çarpımıyla nafaka sonucu çıkarılamaz.
Yabancı hukuk metnini benim sunmam gerekir mi?
Hâkimin resen araştırma görevi vardır; taraflardan yardım istenebilir. Güncel ve doğrulanabilir metin ile tercüme sunulması incelemeye katkı sağlar.
Merkezî makam nafakaya karar verir mi?
Merkezî makam başvurulara ve işbirliğine yardım eder. Yargısal yetki gerektiren kararları ilgili yetkili makam verir.
Karar alınır alınmaz yurt dışında para tahsil edilir mi?
Hayır. Kararın ilgili ülkede tanınması, icra edilebilirliği ve yerel tahsil işlemleri ayrıca tamamlanır.
Kaynakça
- 5718 sayılı MÖHUK, özellikle m.1–2, 14, 19, 40–41, 48 ve 50–59. Adalet Bakanlığı metni.
- HCCH, 2 Ekim 1973 Nafaka Yükümlülüğüne Uygulanacak Kanuna Dair Sözleşme, m.3–8. Tam metin.
- HCCH, 2007 Nafaka Yükümlülüklerine Uygulanacak Hukuk Protokolü. Taraflık tablosu.
- HCCH, 1973 uygulanacak hukuk sözleşmesi, Türkiye çekinceleri. Taraflık ve beyanlar.
- Adalet Bakanlığı, Hukukî Alanda Uluslararası Adli Tebligat İşlemleri, 63/3 sayılı Genelge. Resmî genelgeler.
- Adalet Bakanlığı, Hukuki Konularda Uluslararası İstinabe Taleplerine Uygulanacak Esaslar, 63/2 sayılı Genelge. Resmî genelgeler.
- HCCH, 23 Kasım 2007 Nafaka Tahsili Sözleşmesi, özellikle m.6 ve 9–10. Tam metin.
- Yargıtay 3. HD, 06.06.2016, E.2016/1960, K.2016/9078. Karar tam metnine erişim.
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m.2 ve 4; eski 2675 sayılı Kanuna yapılan atıflar için MÖHUK m.64. Adalet Bakanlığı metni.
Kaynak kontrol tarihi: 14 Ekim 2026.