İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Şirketler Hukuku

Limited ve Anonim Şirket Tasfiyesi: Şirket Kapatma Süreci, Belgeler ve Masraflar

Şirket tasfiyesini temsil eden işletme modeli, envanter dosyası, arşiv kutuları ve ofis anahtarları.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 14 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Limited ve anonim şirket tasfiyesinde karar, üç alacaklı ilanı, üç aylık bekleme, belgeler, masraflar ve son bilançodan terkine kadar kapanış süreci.

Limited ve anonim şirketin kapatılması, kural olarak sona erme kararının ardından tasfiye yapılmasını ve ticaret sicilinden terkin işlemini gerektirir. Tasfiye memurları malvarlığını belirler, alacaklıları çağırır, devam eden işleri ve borçları sonuçlandırır; dağıtım koşulları sağlanınca son bilanço ve terkin işlemleri tamamlanır. Üç aylık bekleme, üçüncü alacaklı çağrısından itibaren kalan varlığın dağıtılmasına ilişkindir. Toplam süre ve masraf; şirketin borçlarına, çalışanlarına, varlıklarına ve uyuşmazlıklarına göre değişir.[1][2]

Şirket kapatma, tasfiye ve terkin arasındaki fark

Şirketin faaliyetini durdurmak, tabelasını indirmek veya banka hesabını kapatmak tüzel kişiliğini sona erdirmez. Sona erme, şirketi kural olarak tasfiye aşamasına geçirir. Tasfiye, mevcut hukuki ve mali ilişkilerin çözülmesidir. Terkin, bu işlemler tamamlandıktan sonra ticaret sicili kaydının silinmesidir. Şirket, tasfiye boyunca tüzel kişiliğini korur ve unvanında “tasfiye hâlinde” ibaresini kullanır.[1]

Bu ayrım, borcun muhatabını da belirler. Tasfiyeye giren şirketin sözleşmesi kendiliğinden ortağın sözleşmesine dönüşmez. Şirket adına gelen ihtar, dava veya ödeme talebi değerlendirilmelidir. Dosyanın görmezden gelinmesi veya borcun kapanış bilançosunda gösterilmemesi, borcu sona erdirmez; uyuşmazlığın hukuken çözülmesi gerekir.

Pay devri ise şirketi kapatmaz; ortaklık yapısını değiştirir. Birleşme gibi kanunun tasfiyesiz sona ermeyi kabul ettiği işlemler ayrıca değerlendirilir. Ortaklar anlaşamadığı için açılan fesih davası da kendiliğinden “tasfiyesiz kapatma” yöntemi değildir. Bu makale, özel düzenlemeye tabi olmayan limited ve anonim şirketlerin olağan tasfiyesini ele almaktadır. Banka, sigorta şirketi veya başka bir düzenlemeye tabi kuruluşta izin ve özel tasfiye rejimi ayrıca incelenmelidir.[1][4] Bununla bağlantılı olarak Şirketin İhyası ve Ek Tasfiye Davası konusu da birlikte değerlendirilmelidir.

Tasfiye kararı nasıl alınır, şirket türü neyi değiştirir?

Limited şirkette karar ve tescil

Limited şirkette genel kurul kararıyla fesih için TTK m.621/1-ı uyarınca iki çoğunluk birlikte aranır: temsil edilen oyların en az üçte ikisi ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğu. Yalnız toplantıya katılanların çoğunluğu yeterli değildir. Şirket sözleşmesindeki geçerli ağırlaştırıcı hükümler ve çağrı düzeni de kontrol edilir.[1]

Örneğin sermayenin yarısını temsil eden bir ortağın, diğer ortak gelmediği için toplantıda tek başına kalması fesih kararı alabileceği anlamına gelmez. Toplantıdaki bütün oylar aynı yönde kullanılsa bile sermayeye ilişkin ikinci eşik sağlanmamış olabilir. Karar taslağı hazırlanmadan pay defteri, oy hakları, temsil belgeleri ve şirket sözleşmesi birlikte incelenmelidir.

İflas ve mahkeme kararı dışındaki sona erme hâllerinde tescil ve ilanı müdür; birden çok müdür varsa en az iki müdür yaptırır. Tasfiye usulünde ise TTK m.643 yoluyla anonim şirket hükümleri uygulanır. Limited şirket, alacaklı ilanlarını veya son bilanço işlemini şirket türünün daha sade olduğu gerekçesiyle atlayamaz.[1]

Anonim şirkette karar ve tescil

Anonim şirkette genel kurulun fesih kararı, TTK m.529/1-d ve m.421/3–4 gereğince sermayenin en az yüzde yetmiş beşini oluşturan payların olumlu oyunu gerektirir. İlk toplantıda sağlanamayan bu nisap sonraki toplantılarda düşmez. Esas sözleşmedeki ağırlaştırılmış koşullar ayrıca dikkate alınır. İflas ve mahkeme kararı dışındaki sona ermenin tescil ve ilan görevi yönetim kurulundadır.[1]

Tek ortaklı limited veya tek pay sahipli anonim şirkette karar yazılı olmalıdır. Tek kişi bütün sermayeyi temsil etse de şirketle kendi malvarlığını birleştiremez; alacaklıların korunması ve sicil işlemleri devam eder. Anonim şirkette hazır bulunanlar listesi, Bakanlık temsilcisi ve izin gereklilikleri şirketin ve toplantının özelliklerine göre belirlenir. Her tasfiye toplantısında aynı eklerin zorunlu olduğu varsayılmamalıdır.[1][4] Daha geniş çerçeve için Şirket Genel Kurul Kararının İptali yazısı okunabilir.

Tasfiye memuru seçimi ve temsil düzeni

Tasfiye memuru, esas veya şirket sözleşmesiyle yahut genel kurul kararıyla belirlenebilir; ortak veya dışarıdan bir kişi olabilir. Ayrıca atama yapılmamışsa anonim şirkette yönetim kurulu, limited şirkette organ yapısına uygun biçimde müdürler tasfiye görevini yürütür. Şirketin feshine mahkeme karar veriyorsa tasfiye memurunu da mahkeme atar. Temsile yetkili memurlardan en az birinin hem Türk vatandaşı olması hem Türkiye’de yerleşim yerinin bulunması gerekir.[1]

Kararda ad ve soyadın bulunması tek başına yeterli çalışma düzeni sağlamaz. İmza şekli, şirket hesabına erişim, kayıtların teslimi ve gerekli mesleki destek açıklaştırılmalıdır. Birden fazla memurda, aksi düzenlenmemişse şirketi bağlamak için imzaya yetkili iki memurun şirket unvanı altında imzası gerekir. Kanuni yetkiler bütünüyle devredilemez; belirli uygulama işlemleri için temsil yetkisi verilebilir.[1]

Öğretide tasfiye amacı ile şirket organlarının temsil yetkisi arasındaki ayrım vurgulanır. Bunun uygulamadaki karşılığı, “şirket artık tasfiyede” denilerek her işlemin yok sayılmamasıdır. TTK m.539/2 uyarınca amaç dışı işlemler de kural olarak şirketi bağlar; üçüncü kişinin bunu bildiğinin veya bilmemesinin mümkün olmadığının ispatı sonucu değiştirebilir. Tasfiyenin tescili tek başına bu ispat için yeterli değildir. İşlemin şirketi bağlaması ile memurun sorumluluğu ayrı değerlendirilir.[1][5] Bu aşamanın ayrıntıları Tasfiye Memurunun Sorumluluğu ve Görevden Alınması başlıklı yazıda ayrıca ele alınmıştır.

İlk envanter, borç incelemesi ve iflas sınırı

Tasfiye memurları başlangıçtaki malvarlığını ve mali durumu gösteren envanter ile bilançoyu hazırlayıp genel kurulun onayına sunar. Gerekiyorsa uzman değerlemesi alınır. Banka bakiyesi dışında taşınmaz, araç, stok, marka, depozito, verilen avans ve ortaklardan alacaklar da araştırılır. Muhasebe kaydı ile tapu, banka veya fiilî stok arasında fark varsa açıklaması dosyaya konulmalıdır.[1]

Borçların bulunması tasfiyeye girmeye engel değildir; tasfiyenin işlevlerinden biri borçları sonuçlandırmaktır. Buna karşılık borca batıklık, yalnız nakit sıkışıklığından farklıdır. Varlıkların alacaklıların alacaklarını karşılamaya yetmemesi şüphesinde TTK m.376 kapsamında gerekli ara bilanço incelemesi yapılır. Limited şirkette TTK m.633 bağlantısı dikkate alınır. Tasfiye sırasında borçların şirket varlığından fazla olduğu anlaşılırsa m.542/1-c uyarınca durum derhâl şirket merkezindeki asliye ticaret mahkemesine bildirilir.[1]

Bu nedenle “ortaklar kapatmayı kabul etti, ilan süresini bekleyelim” yaklaşımı borca batıklık incelemesinin yerine geçmez. İflasa karar verilirse tasfiye, olağan tasfiye memurları eliyle değil İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde iflas idaresi tarafından yürütülür. Sıraya girme anlaşmaları, finansman veya konkordato gibi ihtimaller de kendi koşullarına tabidir; belgelenmemiş bir ödeme vaadiyle bildirim yükümlülüğü bertaraf edilmiş sayılmaz.[1]

Alacaklı ilanları ve üç aylık bekleme nasıl uygulanır?

Bilinen alacaklıya bildirim, diğer alacaklılara ilan

Şirket kayıtlarından alacaklı olduğu anlaşılan ve adresi bilinen kişilere taahhütlü mektup gönderilir. Diğer alacaklılar, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde birer hafta arayla yapılacak üç ilanla alacaklarını bildirmeye çağrılır. TTK m.541’deki internet sitesi ve şirket sözleşmesine ilişkin duyuru düzeni de dosyada kontrol edilmelidir. Yalnız sicilde tasfiyeye girişin ilan edilmesi, alacaklı çağrılarının eksiksiz yapıldığını göstermeyebilir.[1]

İlan, bilinen borcu ortadan kaldırmaz. Çağrıya cevap vermeyen bilinen alacaklı için kanunun öngördüğü bankaya depo mekanizması; henüz muaccel olmayan veya çekişmeli borçlarda ise notere depo, yeterli teminat veya dağıtımın borcun ödenmesine bağlanması seçenekleri ayrı değerlendirilir. Bir tedarikçinin talebine itiraz edilmiş olması, o tutarın kapanış hesabından gerekçesiz çıkarılmasını haklı kılmaz.[1]

İTO uygulamasında alacaklı çağrısı metni MERSİS tasfiye başvurusu sırasında elektronik olarak oluşturulup ilana gönderilmektedir. Bu kolaylık, ilanların gerçekten yayımlandığının ve tarihlerinin kontrol edilmesi ihtiyacını kaldırmaz. İlgili sicilin güncel işlem yöntemi başvuru öncesinde görülmelidir.[3][4]

Üç ay, toplam tasfiye süresi değildir

TTK m.543/2’deki kural, üçüncü çağrı tarihinden itibaren üç ay geçmeden kalan varlığın dağıtılamamasıdır. Süreyi altı aydan üç aya indiren düzenleme, 7341 sayılı Kanun’un 17. maddesidir. Başlangıç olarak genel kurul kararını, ilk ilanı veya tasfiyeye giriş tescilini almak yanlıştır.[1][2]

Alacaklılar için tehlike bulunmadığı anlaşılırsa mahkeme erken dağıtıma izin verebilir. Ortakların oybirliği ya da memurun “borç yoktur” değerlendirmesi mahkeme izninin yerine geçmez. Üç ayın dolması da satılmamış taşınmazı, sonuçlanmamış sözleşmeyi veya korunmamış çekişmeli borcu kendiliğinden çözüme kavuşturmaz.

Kapanış takvimi bu nedenle üç ayrı tarihle izlenmelidir: üçüncü ilanın yayımlandığı tarih, dağıtım için kanuni beklemenin dolduğu tarih ve diğer tasfiye işlemlerinin fiilen tamamlandığı tarih. Sicil başvurusuna uygun son genel kurul tarihi bunlar birlikte değerlendirilerek belirlenir.[1][3]

Çalışanlar, kiralar, ruhsatlar ve devam eden işler

İş sözleşmeleri ve sosyal güvenlik işlemleri

Tasfiye kararı bütün iş sözleşmelerini kendiliğinden sona erdirmez. Çalışacak personel ile sözleşmesi feshedilecek personel ayrılır. Ücret, fazla çalışma, kullanılmamış izin ve koşulları varsa kıdem ile ihbar tazminatı hesapları hazırlanır. Bildirim süreleri ve iş güvencesi hükümleri olayın özelliklerine göre uygulanır; kapanış ifadesi işçilik alacaklarını ortadan kaldırmaz.[6][7]

Toplu işçi çıkarma ile işyerinin bütünüyle kesin ve devamlı kapatılması, İş Kanunu m.29 bakımından ayrı kontrol gerektirir. Tam kapanışta kanunun öngördüğü en az otuz gün önceden ilgili makamlara bildirim ve işyerinde ilan yükümlülüğü gözden kaçırılmamalıdır. SGK’nın açıklamasına göre 4/a sigortalısının işten ayrılış bildirgesi, hizmet akdinin sona erdiği tarihi izleyen on gün içinde verilmelidir. Bu süre şirketin terkin tarihine kadar ertelenemez.[6][8]

Kira, müşteri sözleşmeleri ve idari izinler

Devam eden siparişlerin tamamlanması, avansların iadesi, teminat mektuplarının çözülmesi ve garanti yükümlülükleri için ayrı karar gerekir. Tasfiyenin gerektirdiği işlemler yapılabilir; amaçla ilgisiz yeni ticari faaliyetlere girişilemez. Malvarlığının önemli bölümünün toptan satışı düşünülüyorsa genel kurul kararı ve ilgili nisap ayrıca incelenir.[1]

Kiralanan yeri boşaltmak da bütün kira borcunu bitirmeyebilir. TBK m.325’e göre süresinden önce geri vermede makul yeniden kiralama süresi gündeme gelir; uygun yeni kiracı bulunması ve kiraya verenin tasarruf ettiği giderler gibi unsurlar sonucu değiştirebilir. Bu nedenle fesih bildirimi, teslim tarihi, anahtar tutanağı ve depozito hesabı kapanış dosyasına eklenmelidir.[9]

Ruhsat, faaliyet izni, şube kaydı, abonelik ve elektronik hizmet hesapları için hangi kurumun hangi işlem beklediği belirlenmelidir. Bir ruhsatın işletmeyle birlikte devredilebileceği varsayılmamalıdır. Devir, iptal veya kapanış koşulları izin türüne göre değişir. Elektronik tebligat ve kayıt sistemlerine erişim, açık dosyalar ve saklama yükümlülükleri değerlendirilmeden sona erdirilmemelidir.

Tasfiye dosyasında hangi belgeler bulunmalı?

Sicile sunulacak belgeler ile şirketin içeride saklayacağı ispat dosyası aynı değildir. İTO’nun limited ve anonim şirket sayfaları, tasfiyeye girişte kararın onaylı örneği, imza beyannamesi ve gerektiğinde dışarıdan seçilen memurun kabul belgesini; tasfiye sonunda ise onaylı son ve kesin bilanço ile genel kurul kararını göstermektedir. Yabancı ortak, özel izin veya temsil belgesi gibi özellikler ek evrak doğurabilir. Elektronik karar ve defter uygulamalarında kabul edilen belge biçimi ilgili sicilden doğrulanmalıdır.[3][4]

Aşama veya olayTemel belgeYapılacak kontrolAçık kalan risk
Fesih kararıSözleşme, çağrı, tutanakOy ve sermaye nisabıGeçersiz karar
Göreve başlamaEnvanter, ilk bilançoMülkiyet ve borç karşılığıEksik malvarlığı
Alacaklı çağrısıGazeteler, gönderi belgeleriÜçüncü çağrı tarihiErken dağıtım
Çekişmeli borçSözleşme, ihtar, dosya kaydıDepo veya teminatKorunmamış alacak
İşyerinin bırakılmasıFesih, teslim, ödeme belgeleriİşçilik ve kira hesabıSonradan talep
Terkin hazırlığıKesin bilanço, kapanış kararıAçık iş ve dağıtım iziEk tasfiye ihtiyacı

Varsayımsal olarak, bir şirketin stokları satılmış ve banka borcu ödenmiş olsun. Şirketin kiralayana verdiği depozito henüz iade edilmemiş, eski çalışanın ücret talebi de tartışmalı olabilir. Banka hesabındaki parayı dağıtmak için yalnız kredi kapanış yazısına bakılması yeterli değildir. Depozito şirket alacağı olarak takip edilir; işçi talebinin delilleri ve korunması gereken tutar incelenir. Böylece bilanço, dosyada gerçekten çözülmüş işlemlere dayanır.

Belge teslimi tutanakla yapılmalı; dosyada kimin hangi kaydı sakladığı anlaşılmalıdır. Tasfiye memurunun, mali müşavirin ve avukatın görev paylaşımı takvim üzerinde gösterilebilir. Bu çalışma, bir görevin başka bir meslek mensubu tarafından zaten yapılacağı varsayımından kaynaklanan eksikleri azaltır.

Şirket kapatma masrafı nasıl hesaplanır?

Tek bir “2026 şirket kapatma ücreti” her şirket için doğru sonuç vermez. İTO’nun 2026 tarifesi; tescil harçlarını, ilan ücretlerini, belge harçlarını ve hizmet bedellerini ayrı düzenlemektedir. Alacaklı çağrılarının ücretlendirilmesinde ilan uzunluğu ve şirket türü de önemlidir. Tarifedeki tek bir kayıt silme kalemi, bütün tasfiye maliyeti gibi sunulmamalıdır.[12]

Gerçekçi bütçe şu kalemleri ayrı göstermelidir:

  • Tasfiyeye giriş, temsil değişikliği, alacaklı ilanları ve terkin için uygulanacak sicil ve ilan giderleri.
  • Gerekli noter işlemleri, tercüme, apostil, vekâlet ve belge temini giderleri.
  • Tasfiye memuru, mali müşavir, avukat ve gerektiğinde değerleme uzmanı ücretleri.
  • Tasfiye boyunca süren muhasebe, kira, personel, arşiv ve malvarlığını koruma giderleri.
  • Dava, tahsilat, satış ve teminat işlemlerinden doğabilecek dosyaya özgü giderler.

Şirketin mevcut vergi, kredi veya işçilik borcu ise işlem harcından ayrı bir mali yükümlülüktür. “Kapatma masrafı” teklifinde bu ayrım yapılmazsa düşük görünen hizmet bedeli, şirketin kapanabilmesi için gereken nakdi göstermeyebilir. Teklifte kapsam, vergiler, üçüncü kişi giderleri ve tasfiye uzarsa uygulanacak ücret yöntemi açıklaştırılmalıdır. Son tutar işlem günündeki tarife ve somut dosya üzerinden çıkarılır.

Son bilanço, dağıtım, vergi işlemleri ve terkin

Tasfiye sonunda kesin bilanço hazırlanıp genel kurula sunulur. Şirket borçlarının ödenmesi ve korunması gereken talepler için uygun önlemler tamamlanmadan ortaklara dağıtım yapılmamalıdır. Tasfiye kalanı; ödenmiş sermaye, geçerli imtiyazlar ve sözleşme hükümleri dikkate alınarak hesaplanır. Başlangıçta konulan sermayenin tamamının mutlaka geri alınacağı garanti değildir. Dağıtım kural olarak paradır; aynen dağıtım ayrıca hukuki ve mali inceleme gerektirir.[1]

Vergi bakımından tasfiye dönemleri ve beyannameler devam eder. Kurumlar Vergisi Kanunu m.17/2 uyarınca son tasfiye dönemine ilişkin beyanname, tasfiyenin sonuçlandığı tarihten itibaren otuz gün içinde verilir. Dağıtılan değerlerin bildirimi ve vergiler için karşılık ayırma yükümlülükleri kapanış takvimine alınmalıdır. Vergi ve prim borçlarının sorumluluk rejimi yalnız ortaklık sıfatına bakılarak belirlenemez; yöneticilik ve tasfiye memurluğu görevleri de önem taşır.[10]

Ticaret sicilinden elektronik olarak vergi idaresine aktarılan işlemler bakımından 546 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği’ndeki bildirim kolaylığı ayrıca kontrol edilir. Tebliğ ekinde, anonim ve limited şirketlerin tasfiye giriş bilançosunu vergi dairesine vermeye devam edeceği açıkça belirtilir. Aynı bilgiyi yeniden bildirme zorunluluğunun kalkması, tasfiye beyannamesi verme ve vergi ödeme ödevlerinin kalkması anlamına gelmez.[11]

Tasfiye tamamlanınca memurlar unvanın sicilden silinmesini ister; terkin tescil ve ilan edilir. Devam eden dava, unutulan taşınmaz veya tahsil edilmemiş alacak sonradan ortaya çıkarsa TTK m.547 kapsamında ek tasfiye için yeniden tescil gerekebilir. Bu yol, şirketin olağan ticari faaliyetlerine sınırsız biçimde geri dönmesi anlamına gelmez. Alacaklıların takip yolları ve kişisel sorumluluk iddiaları ayrıca incelenir.[1]

Defterlerin saklanması da kapanışla bitmez. TTK m.82 ve m.544 kapsamındaki kayıtlar için on yıllık saklama düzeni bulunur; saklama süresi ticari defterlerde son kaydın yapıldığı, diğer belgelerde ise kanunda belirtilen düzenleme veya oluşum olayının gerçekleştiği takvim yılının bitişiyle başlar. Tüzel kişinin sona ermesinde m.82/8’deki sulh mahkemesinde saklama düzeni gözetilmelidir. Fiziksel belgeler, elektronik kayıtlar ve erişim araçları için uygulanacak teslim ve muhafaza yöntemi terkin öncesinde netleştirilmelidir.[1] Konunun ayrıntıları için Şirket Tasfiyesinde Vergi ve SGK Borçları yazısına bakılabilir.

Hukuki değerlendirme ve belge paylaşımı

Tasfiye planı için güncel şirket sözleşmesi, sicil kayıtları, ortaklık yapısı, son mali tablolar, varlık ve borç listeleri ile açık uyuşmazlıkların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Güneş & Güneş Hukuk Bürosuna iletilen bilgi ve belgeler, hukuki değerlendirme ve üstlenilen hizmet amacıyla, meslek sırrı ve kişisel verilerin korunması ilkeleri çerçevesinde işlenir. Hassas belgeler için bürodan güvenli paylaşım kanalı öğrenilmelidir. İlk iletişim tek başına işin kabul edildiği anlamına gelmez.

<!-- grup-3-baglantilari -->

İlgili konularda tasfiye hâlindeki şirketten alacak tahsili ve tasfiyeden dönmenin koşulları hakkındaki incelemelerimize bakabilirsiniz.

Sonuç

Limited ve anonim şirket tasfiyesi, geçerli kararın alınmasından son bilanço ve terkine kadar birbirini tamamlayan işlemler gerektirir. Şirket türü karar nisabını ve organ görevlerini değiştirirken alacaklıların korunması tasfiyenin ortak eksenidir. Üçüncü çağrıdan başlayan üç ay, dağıtım için kanuni beklemedir; bütün dosyaların kapanış süresi değildir.

Uygulanabilir plan, her malvarlığı ve borç kaleminin hangi belgeyle sonuçlandırılacağını gösterir. İşçilik, kira, ruhsat, vergi ve açık dava kontrolleri bu plana baştan eklenmelidir. Masraf bütçesi de yalnız sicil ücretini değil, tasfiye boyunca devam edecek hizmet ve koruma giderlerini kapsamalıdır. Terkin talebi, çözülmemiş işlerin görünmez hâle getirildiği bir formaliteye dönüştürülmemelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hiç faaliyet göstermeyen şirket de tasfiye edilmeli mi?

Faaliyetsizlik sicil kaydını kendiliğinden silmez. Şirketin hukuki durumu ve varsa özel sona erme yolu incelenir. Olağan kapatmada karar, alacaklıların korunması, bilanço ve terkin işlemleri yürütülür. Faaliyetsiz görünen şirkette ödenmemiş sermaye, aidat, kira veya vergi yükümlülüğü bulunabileceğinden önce kayıt incelemesi yapılmalıdır.[1]

Üç ilan yapıldıktan sonra şirket üç ayda kesin kapanır mı?

Hayır. Üç ay üçüncü alacaklı çağrısından başlayarak kalan varlığın dağıtımını sınırlar. Tahsilat, satış, uyuşmazlık veya sözleşme işlemleri sürüyorsa tasfiye daha uzun sürebilir. Erken dağıtım ise alacaklılar için tehlike bulunmaması ve mahkemenin izin vermesi koşuluna bağlıdır.[1][2]

Borcu olan limited şirket tasfiyeye girebilir mi?

Evet; borçların belirlenmesi ve ödenmesi tasfiyenin temel işlerindendir. Ancak şirket varlıkları borçları karşılamaya yetmiyorsa borca batıklık ve mahkemeye bildirim yükümlülüğü değerlendirilir. İflas kararı verilmesi hâlinde farklı tasfiye rejimi uygulanır. Tasfiye kararı borçları ortadan kaldırmaz.[1]

Tek ortaklı şirkette alacaklı ilanlarını atlayabilir miyim?

Hayır. Tek ortaklı yapı kararın alınmasını kolaylaştırabilir; alacaklılara ilişkin korumayı kaldırmaz. Ortak aynı zamanda müdür veya tasfiye memuru olsa bile şirket malvarlığını kişisel parası gibi dağıtamaz. Unvan, temsil, ilan ve terkin işlemleri şirket türüne uygun yürütülür.[1]

Tasfiye kararından sonra çalışanların sözleşmeleri sona erer mi?

Karar tek başına bütün iş sözleşmelerini sona erdirmez. Çalışanların durumu, fesih usulü, bildirimler ve ödenecek haklar ayrı değerlendirilir. İşten ayrılış bildiriminin süresi fiilî hukuki sona erme tarihine göre izlenir; sicilden terkin beklenmez.[6][7][8]

Şirket kapandıktan sonra defterleri imha edebilir miyim?

Hayır. TTK’nın saklama hükümleri tasfiye sonrasında da dikkate alınır. Süre, belge türü, elektronik kayıtların okunabilirliği ve sona eren tüzel kişiye ait defterlerin muhafaza usulü kontrol edilmelidir. Devam eden uyuşmazlığa ilişkin delillerin korunması ayrıca önemlidir.[1]

Kaynakça

  1. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, özellikle m.82, 376, 408, 421, 529–548, 616, 621, 633, 636–637 ve 643. Ticaret Bakanlığı Aydın Ticaret İl Müdürlüğü mevzuat kopyası.
  2. 7341 sayılı Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, m.17 ve 19. TBMM kabul edilen kanun metni.
  3. İstanbul Ticaret Odası, Limited Şirketler: Tasfiyeye Giriş ve Tasfiye Sonu İşlemleri. Resmî sicil işlem rehberi.
  4. İstanbul Ticaret Odası, Anonim Şirketler: Tasfiyeye Giriş ve Tasfiye Sonu İşlemleri. Resmî sicil işlem rehberi.
  5. M. Emin Bilge, “Anonim Şirketin Sona Ermesi ve Tasfiyesi”, Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt XVI, Sayı 3–4, 2012, s.261–294; özellikle s.280–287. Akademik tam metin.
  6. 4857 sayılı İş Kanunu, özellikle m.17–21, 29, 32 ve 59. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı mevzuat kopyası.
  7. 1475 sayılı İş Kanunu, yürürlükteki m.14. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı mevzuat kopyası.
  8. Sosyal Güvenlik Kurumu, İşverenin Yükümlülükleri, Sigortalı İşten Ayrılış Bildirgesi Verme Yükümlülüğü. SGK açıklaması.
  9. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.325. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı mevzuat kopyası.
  10. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, m.17/1–3 ve 7–8. Gelir İdaresi Başkanlığı güncel mevzuat verisi.
  11. Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, Sıra No.546, m.3–4 ve Ek 1, RG 18.01.2023, Sayı 32077. Lexpera’daki tebliğ yeniden yayımı ve Ek 1 özgün Resmî Gazete taraması.
  12. İstanbul Ticaret Odası, 2026 Yılı Ticaret Sicili Harçları, TTSG İlan Ücretleri ve Hizmet Bedelleri. Resmî tarife.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları