İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Şirketler Hukuku

Şirket Müşterilerini Kendi İşine Yönlendiren Ortak veya Yöneticiye Karşı Hangi Hukuki Yollara Başvurulabilir?

Şirket müşteri listesini ve dijital müşteri kayıtlarını inceleyen yöneticiler ile e-posta ve iletişim kayıtlarını gösteren temsili editoryal sahne.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 16 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Bir şirket ortağının, müdürün veya yönetim kurulu üyesinin aynı sektörde faaliyet göstermesi ya da şirketin müşterileriyle ticari ilişki kurması, tek başına her durumda hukuka aykırı değildir. Hukuki değerlendirmede belirleyici olan; kişinin şirketteki sıfatı, eylemin görev dönemi içinde mi yoksa sonrasında mı gerçekleştiği, müşteri ilişkisinin hangi yöntemle kurulduğu, şirket sırları veya korunan verilerin kullanılıp kullanılmadığı, müşterinin serbest iradesinin yanıltıcı ya da dürüstlük kuralına aykırı davranışlarla etkilenip etkilenmediği ve şirket zararının somutlaştırılıp somutlaştırılamadığıdır. Aynı müşteri listesinin iki şirkette görünmesi veya cironun düşmesi, tek başına ihlali ispatlamaz. Buna karşılık CRM kayıtlarının kopyalanması, özel fiyat ve teklif bilgilerinin kullanılması, müşterilere şirketin faaliyetini bıraktığı yönünde yanlış bilgi verilmesi, şirket çalışanlarının planlı biçimde yeni işletmeye geçirilmesi veya yönetim yetkisinin kişisel menfaat için kullanılması; haksız rekabet, bağlılık borcunun ihlali ve yönetici sorumluluğu doğurabilir. İlk aşamada erişimler sınırlandırılmalı, deliller hukuka uygun biçimde muhafaza edilmeli, gerekiyorsa delil tespiti ve ihtiyati tedbir değerlendirilmelidir. 12

Müşteri Yönlendirme Ne Zaman Hukuka Aykırı Hâle Gelir?

Aynı sektörde faaliyet göstermek tek başına yasak değildir

Serbest rekabet düzeni, kişilerin mesleki bilgi ve tecrübelerini kullanarak aynı sektörde faaliyet göstermesine kural olarak engel olmaz. Eski ortak, yönetici veya çalışan; şirketten hukuka uygun biçimde ayrıldıktan sonra farklı müşterilerle çalışabilir, kendi işletmesini kurabilir ve genel mesleki deneyiminden yararlanabilir. Salt rakip işletme kurulması, eski şirketin bazı müşterilerinin yeni işletmeyi tercih etmesi veya tarafların aynı pazarda bulunması, haksız rekabet sonucuna ulaşmak için yeterli değildir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.03.2010 tarihli kararında, müşteri listelerinin karşılaştırılmasıyla yetinilemeyeceği; sektörün özelliklerinin, müşterilerin daha önce yalnız davacıyla çalışıp çalışmadığının ve davalıların eylemleri nedeniyle ilişkiyi bırakıp bırakmadığının araştırılması gerektiği vurgulanmıştır. Karar, “müşteri çakışması” ile “hukuka aykırı müşteri transferi” arasındaki ayrımın ispat bakımından merkezî olduğunu göstermektedir. 3

Hukuka aykırılık, yöntem ve kullanılan bilgi üzerinden belirlenir

Müşteri çevresi üzerinde mülkiyet hakkı bulunmaz; müşteri kiminle çalışacağını serbestçe seçebilir. Ancak bu özgürlük, şirket içinde edinilen gizli bilgilerin, güven ilişkisinin veya yönetim yetkisinin dürüstlük kuralına aykırı biçimde kullanılmasını meşrulaştırmaz. Aşağıdaki davranışlar, somut olayın özelliklerine göre hukuka aykırılık göstergesi olabilir:

  • Şirkete ait güncel müşteri listesi, CRM verisi, karar verici kişilerin doğrudan iletişim bilgileri veya satın alma alışkanlıklarının kopyalanması.
  • Şirkete özgü fiyatlama, iskonto, maliyet, kâr marjı, teklif şablonu veya yenileme tarihleri kullanılarak hedefli teklif verilmesi.
  • Müşterilere eski şirketin kapandığı, hizmet veremediği, yetkisinin sona erdiği veya işin yeni işletme tarafından sürdürüldüğü yönünde gerçeğe aykırı açıklama yapılması.
  • Şirket e-posta hesabı, alan adı, telefon hattı, sosyal medya hesabı veya müşteri iletişim kanalının yeni işletmeye aktarılması ya da müşteride devamlılık yanılgısı oluşturulması.
  • Şirket çalışanlarının veya satış ekibinin, şirketin müşteri ilişkilerini birlikte taşımak üzere planlı ve toplu biçimde yeni işletmeye geçirilmesi.
  • Ortaklık veya yöneticilik devam ederken, şirkete gelmesi gereken siparişin bağlantılı işletmeye yönlendirilmesi ya da fırsatın şirketten gizlenmesi.

Genel bilgi ve tecrübe ile ticari sır birbirinden ayrılmalıdır

Bir kişinin mesleki birikimi, sektörel tecrübesi ve hafızasında kalan genel bilgiler bütünüyle eski şirkete ait sayılamaz. Koruma talebinde bulunan şirket; hangi bilginin herkesçe bilinmediğini, ekonomik değer taşıdığını, şirket tarafından gizli tutulduğunu ve somut eylemde nasıl kullanıldığını açıklamalıdır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09.05.2017 tarihli kararında, “hangi ticari sır veya gizli bilginin hangi işte nasıl kullanıldığı” somut olarak ispatlanamadığından, genel bilgi ve tecrübeyle yeni faaliyet yürütülmesinin haksız rekabet oluşturmadığı kabul edilmiştir. 4

Kişinin Şirketteki Sıfatı Uygulanacak Hukuku Değiştirir

Anonim şirkette sıradan pay sahibi bakımından otomatik rekabet yasağı yoktur

Sırf anonim şirket pay sahibi olmak, kural olarak TTK m.396’daki yönetim kurulu üyesine özgü rekabet yasağını doğurmaz. Bununla birlikte pay sahibi aynı zamanda yönetim kurulu üyesi, yönetici, çalışan veya pay sahipleri sözleşmesinin tarafıysa, bu sıfatlardan doğan ek yükümlülükler uygulanabilir. Pay sahibinin şirket sırlarını hukuka aykırı biçimde ele geçirmesi, yanıltıcı açıklamalarla müşteri yönlendirmesi veya şirket organları üzerindeki hâkimiyetini kötüye kullanması da genel haksız rekabet ve sorumluluk hükümlerine tabi olabilir.

Anonim şirket yönetim kurulu üyesinin bağlılık ve rekabet yükümlülüğü daha ağırdır

Yönetim kurulu üyeleri, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirket menfaatlerini dürüstlük kuralına uygun biçimde gözetmekle yükümlüdür. Genel kurul izni olmadıkça şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünde kendi veya başkası hesabına işlem yapamaz ve aynı tür işlerle uğraşan bir şirkete sınırsız sorumlu ortak olarak giremez. İhlal hâlinde şirket; tazminat, işlemin şirket adına yapılmış sayılması veya üçüncü kişi hesabına yapılan sözleşmeden doğan menfaatin şirkete bırakılması seçeneklerinden birini değerlendirebilir. Bu özel haklar bakımından öğrenmeden itibaren üç aylık ve her hâlde bir yıllık süre ayrıca gözetilmelidir. 1

Limited şirket ortağının bağlılık borcu, rekabet yasağından daha geniştir

Limited şirket ortakları şirket sırlarını korumak ve şirket çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlardan kaçınmak zorundadır. Şirket sözleşmesi, ortaklar için ayrıca rekabet yasağı öngörebilir. Bu nedenle şirket sözleşmesinde açık rekabet yasağı bulunmaması, ortağın şirket müşterilerini gizlice başka işletmeye aktarmasını veya şirket amacına zarar veren özel menfaat işlemlerini kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez. TTK m.613’teki bağlılık borcu ile sözleşmesel rekabet yasağı ayrı ayrı değerlendirilmelidir. 1

Limited şirket müdürü bakımından açık rekabet yasağı vardır

Limited şirket müdürü ve yönetimle görevli kişi, şirket menfaatini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdür. Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı izin vermemişse, müdür şirketle rekabet oluşturan faaliyette bulunamaz. Ağır bağlılık ihlali; müdürün görevden alınması, yönetim ve temsil yetkisinin sınırlandırılması ile tazminat sorumluluğu bakımından önem taşır. 1

Ayrılan çalışan, danışman veya yönetici bakımından sözleşme ve dönem ayrımı yapılır

İş ilişkisi devam ederken sadakat borcu ile iş ilişkisi sonrasındaki rekabet yasağı aynı değildir. İş sözleşmesi sona erdikten sonraki rekabet yasağı, TBK m.444-447’deki özel şartlara tabi olabilir. Ortaklık veya pay devri ilişkisinden doğan sözleşmesel yasak ise otomatik olarak işçi rekabet yasağı hükümleriyle nitelendirilemez. Kişinin aynı anda ortak, yönetici ve çalışan olması hâlinde; hangi eylemin hangi dönemde, hangi sıfatla ve hangi sözleşmeye aykırı olarak yapıldığı ayrılaştırılmalıdır.

Haksız Rekabet Hükümleri Müşteri Yönlendirmesine Nasıl Uygulanır?

Dürüst ve bozulmamış rekabetin korunması esastır

TTK m.54, rakipler veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ya da dürüstlük kuralına aykırı davranış ve ticari uygulamaları haksız ve hukuka aykırı kabul eder. Haksız rekabet için her zaman taraflar arasında doğrudan rekabet ilişkisi, failin kazanç sağlaması veya zararın gerçekleşmiş olması aranmaz; zarar tehlikesi de koruma talebini gündeme getirebilir. Buna karşılık davranışın dürüst rekabeti nasıl bozduğu somutlaştırılmalıdır. 1

Sözleşmeyi ihlale yöneltme ve çalışan ayartma ayrı incelenir

Müşterinin mevcut sözleşmesini ihlal etmeye yöneltilmesi, şirket çalışanlarının işverene ait üretim veya iş sırlarını açıklamaya sevk edilmesi ya da şirket personelinin müşteri çevresiyle birlikte planlı biçimde aktarılması haksız rekabet kapsamında değerlendirilebilir. Ancak her işe alım veya her müşteri kazanımı “ayartma” değildir. Hangi sözleşmenin, hangi davranışla, ne amaçla ihlal ettirildiği gösterilmelidir.

Teklif, hesap, plan ve ticari sırların yetkisiz kullanılması koruma doğurabilir

Kendisine emanet edilen veya hukuka aykırı biçimde sağlanan teklif, hesap, plan ve pazarlamaya hazır iş ürünlerinden yetkisiz yararlanılması; üretim ve iş sırlarının hukuka aykırı açıklanması ya da değerlendirilmesi TTK m.55 kapsamında haksız rekabet örnekleri arasındadır. Şirketin standart fiyat listesinden farklı olarak müşteriye özgü teklif geçmişi, yenileme tarihi, özel indirim eşiği ve karar verici bilgisi; erişim ve gizlilik koşullarına göre daha güçlü koruma görebilir. 1

Yanıltıcı açıklamalar ve kötüleme, müşteri tercihinin serbestliğini bozar

Rakip şirket, ürün, çalışan veya yöneticiler hakkında yanlış, yanıltıcı ya da gereksiz yere incitici açıklamalar yapılması; müşterinin kararını dürüst olmayan yöntemle etkilemesi nedeniyle haksız rekabet oluşturabilir. Davacı şirketin ürünlerini kötüleme ve müşteri portföyünü ticari sırlarla birlikte kullanma iddialarının tanık ve diğer delillerle desteklendiği bir uyuşmazlıkta Yargıtay, haksız rekabet kabulünü denetlemiştir. 5

Deliller Nasıl Toplanmalı ve Muhafaza Edilmelidir?

İddia, kişi ve olay bazında somutlaştırılmalıdır

“Müşterilerimiz çalındı” veya “CRM verileri kullanıldı” şeklindeki genel ifadeler yeterli değildir. Her müşteri veya işlem bakımından mümkün olduğunca şu bağlantı kurulmalıdır: şirketle önceki ilişki, bilgiyi bilen kişinin erişim yetkisi, verinin elde edilme zamanı, yeni işletmenin teması, verilen teklifin özellikleri, müşterinin karar nedeni, gerçekleşen satış ve şirkette oluşan mali etki.

E-posta, WhatsApp ve dijital kayıtlar hukuka uygun biçimde elde edilmelidir

HMK m.199 uyarınca elektronik ortamdaki veriler belge niteliği taşıyabilir. Bununla birlikte ekran görüntüsünün kim tarafından, hangi cihazdan, hangi tarihte alındığı; konuşmanın bütünlüğü; hesap sahibinin kimliği; dosyanın değiştirilip değiştirilmediği ve kaydın hukuka uygun elde edilip edilmediği incelenir. Şirket sistemlerindeki kurumsal e-postalar, erişim logları, CRM dışa aktarma kayıtları ve dosya indirme hareketleri; kişisel hesaplara izinsiz erişimden farklıdır. İnceleme, yetki ve amaçla sınırlı yürütülmeli; kişisel veriler ve haberleşme gizliliği gözetilmelidir. 2

CRM ve erişim logları zaman çizelgesi oluşturmak için kullanılır

Kullanıcının hangi müşteri dosyasına eriştiği, toplu dışa aktarma yapıp yapmadığı, erişimin görevle uyumlu olup olmadığı, ayrılış öncesi olağandışı indirme veya yönlendirme bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Logların sonradan üretildiği izlenimi doğmaması için sistem saati, saklama politikası, yetki kayıtları ve yedekler birlikte muhafaza edilmelidir.

Teklif, sözleşme, fatura ve banka kayıtları ekonomik ilişkiyi gösterir

Eski ve yeni işletmenin aynı müşteriye verdiği tekliflerin tarih, kapsam, ürün, iskonto ve teslim koşulları karşılaştırılabilir. Faturalar, banka hareketleri, sipariş kayıtları, sevk belgeleri, müşteriyle yapılan toplantılar ve satış personelinin prim kayıtları; fiil ile ekonomik sonuç arasındaki bağlantının kurulmasına yardımcı olur. Ticari defterler usulüne uygun tutulmuşsa HMK m.222 kapsamında delil değerlendirmesinde önem taşır. 2

Müşteri ve çalışan beyanları tek başına değil, objektif kayıtlarla birlikte değerlendirilmelidir

Müşterinin neden tedarikçi değiştirdiği, kim tarafından ne zaman arandığı ve hangi açıklamanın yapıldığı tanık beyanıyla ortaya konulabilir. Ancak iş ilişkisi, kişisel husumet veya taraflarla ekonomik bağ beyanın ağırlığını etkileyebilir. Beyanlar e-posta, teklif, toplantı kaydı, telefon trafiği ve ticari kayıtlarla desteklenmelidir.

Sadece müşteri listesi karşılaştırması yeterli değildir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, müşteri listesi benzerliğinin sektörün yapısı, müşteri sayısı, müşterilerin birden fazla tedarikçiyle çalışıp çalışmadığı ve ilişkinin değişme nedeni incelenmeden sonuca götürmeyeceğini açıkça belirtmiştir. Özellikle sınırlı sayıda alıcının bulunduğu piyasalarda iki rakibin aynı müşterilere satış yapması doğal olabilir. Bilirkişi incelemesi, yalnız listeleri değil; zaman, fiyat, erişim, davranış ve nedensellik verilerini birlikte değerlendirmelidir. 3

İhlal Şüphesinde İlk Hukuki ve Kurumsal Adımlar

İlk inceleme ve koruma adımları

AşamaYapılacak işlemTemel amaç
1. Yetki ve erişim kontrolüİlgili kişinin kurumsal e-posta, CRM, dosya sunucusu, bulut hesabı, telefon hattı ve fiziksel arşiv erişimleri gözden geçirilir.İhlalin sürmesini ve delillerin değişmesini önlemek.
2. Kayıtların muhafazasıLoglar, yedekler, e-postalar, teklif sürümleri, müşteri ve personel hareketleri değiştirilmeden saklanır.Delillerin elde ediliş biçimini ve bütünlüğünü göstermek.
3. Hukuki nitelendirmeKişinin sıfatı, görev dönemi, şirket sözleşmesi, iş sözleşmesi, pay sahipleri sözleşmesi ve gizlilik hükümleri incelenir.Doğru talep ve görevli mahkemeyi belirlemek.
4. Bildirim ve ihtarSomut ihlal açıklanır; kullanımın durdurulması, verilerin iadesi/silinmesi ve delillerin korunması talep edilir.İhlali sınırlandırmak ve sonraki davranışı kayıt altına almak.
5. Delil tespiti ve tedbirKaybolma veya değiştirilme tehlikesi varsa HMK m.400 ve TTK m.61 çerçevesinde başvuru değerlendirilir.Esas davadan önce delili korumak ve devam eden zararı önlemek.
6. Dava ve arabuluculuk planıTespit, men, maddi durumun kaldırılması ve para talepleri ayrı ayrı sınıflandırılır.Dava şartı ve süre hatasını önlemek.

Şirket içi inceleme delil üretme aracına dönüştürülmemelidir

İç inceleme; var olan kayıtları korumalı ve yetkili erişimle değerlendirmelidir. Kişinin özel hesabına izinsiz girilmesi, sahte müşteri teması kurulması, gerçeğe aykırı yazışma oluşturulması veya kişisel cihazın hukuka aykırı incelenmesi; elde edilen verinin hükme esas alınabilirliğini zedeleyebilir ve ayrıca sorumluluk doğurabilir.

Noter ihtarı yararlı olabilir; fakat her durumda zorunlu değildir

İhtar, ihlalin somutlaştırılması, durdurma talebinin ve bilginin gizli olduğunun bildirilmesi bakımından işlevlidir. Ancak acil delil kaybı veya müşteri aktarımı devam ediyorsa, yalnız ihtar sonucunu beklemek telafisi güç zararı artırabilir. İhtar, tedbir ve delil tespiti seçenekleri somut risk takvimine göre birlikte planlanmalıdır.

Başvurulabilecek Hukuki Yollar Nelerdir?

Haksız rekabetin tespiti

Fiilin haksız olup olmadığının tespiti, davranış sona ermiş olsa bile devam eden belirsizliğin giderilmesi veya sonraki taleplerin dayanağının kurulması bakımından istenebilir. Hukuki yarar, fiilin etkisi ve talebin kapsamı açıkça gösterilmelidir.

Haksız rekabetin men’i ve maddi durumun ortadan kaldırılması

Devam eden müşteri temaslarının, yanıltıcı mesajların, alan adı veya iletişim kanalının kullanımının durdurulması istenebilir. Haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun kaldırılması; yanlış beyanların düzeltilmesi, ihlal içeren içeriğin kaldırılması, hukuka aykırı elde edilen verilerin kullanılmasının önlenmesi ve zorunlu hâllerde etkili araçların imhası gibi sonuçlar doğurabilir. Talep, teknik olarak uygulanabilir ve ölçülü biçimde kurulmalıdır. 1

Maddi tazminat ve davalının elde ettiği menfaat

Kusur varsa şirketin fiil nedeniyle uğradığı gerçek zarar ve yoksun kaldığı kâr talep edilebilir. TTK m.56, hâkimin haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da tazminat olarak hükmedebilmesine imkân tanır. Bu seçenek, zarar hesabının belirsiz olduğu her olayda otomatik bir tahsil yöntemi değildir; davalının ilgili faaliyetle elde ettiği menfaatin ve ihlalle bağlantısının incelenmesi gerekir. 1

Yönetici sorumluluğu ve şirket içi talepler

Eylem yönetim kurulu üyesi veya müdür tarafından görev sırasında gerçekleştirilmişse, haksız rekabet taleplerinin yanında TTK m.553 kapsamındaki yönetici sorumluluğu da gündeme gelebilir. Limited şirkette ağır bağlılık ihlali, müdürün yönetim ve temsil yetkisinin mahkemece kaldırılması veya sınırlandırılması talebine dayanak olabilir. Şirket zararı ile ortağın doğrudan kişisel zararı ayrılmalı; şirket zararının ortağa ödenmesi istenmemelidir.

İhtiyati tedbir ve delil tespiti

Mevcut durumda meydana gelebilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacaksa veya gecikme ciddi zarar doğuracaksa HMK m.389 kapsamında ihtiyati tedbir istenebilir. Haksız rekabette TTK m.61; mevcut durumun korunması, davranışın önlenmesi ve yanlış beyanların düzeltilmesi gibi tedbirleri ayrıca düzenler. Delilin kaybolma veya ileri sürülmesinin zorlaşma ihtimali varsa HMK m.400 kapsamında delil tespiti değerlendirilebilir. 12

Ceza sorumluluğu ihtimali

TTK m.62, belirli haksız rekabet fiillerinin kasten işlenmesi hâlinde ve dava hakkına sahip kişilerden birinin şikâyeti üzerine ceza sorumluluğu öngörür. Fiilin ticari sır, bilişim sistemi veya kişisel veriyle bağlantısı başka suç tiplerini de gündeme getirebilir. Ceza başvurusu, hukuk davasındaki ispat eksikliğini gidermek amacıyla kullanılmamalı; fiil, kast ve şikâyet süresi ayrıca incelenmelidir. 1

Davayı Kim Açabilir ve Talep Kime Yöneltilir?

Asıl zarar şirket malvarlığında doğmuşsa davacı kural olarak şirkettir

Müşteri ve ciro kaybı şirket tüzel kişiliğinin ekonomik alanında gerçekleşir. Bu nedenle tespit, men ve şirket zararının giderilmesi talepleri kural olarak şirket tarafından ileri sürülür. Bir ortağın pay değerinin dolaylı azalması, şirket zararını kendi adına talep etmesi için tek başına yeterli değildir. Ortağın doğrudan kişisel zararı veya kendisine ait bağımsız sözleşmesel hak varsa bu talep ayrıca değerlendirilir.

Fiili işleyen kişi ile yararlanan yeni işletme birlikte değerlendirilebilir

Müşteri yönlendirmeyi gerçekleştiren ortak, yönetici veya çalışan yanında; ticari sırları bilerek kullanan, yanıltıcı açıklamaları sürdüren ya da eylemden yararlanan yeni işletmenin sorumluluğu da gündeme gelebilir. Hangi davalının hangi fiile katıldığı, tazminat bakımından kusur ve illiyet bağı ayrı gösterilmelidir.

Çalıştıranın sorumluluğu ve müşterilerin dava hakkı

Haksız rekabet fiili çalışan tarafından işini gördüğü sırada işlenmişse, TTK m.57’deki şartlarla çalıştırana karşı da tespit, men ve maddi durumun kaldırılması talepleri yöneltilebilir. Ekonomik çıkarı zarar gören veya zarar tehlikesiyle karşılaşan müşteriler de TTK m.56’daki sınırlar içinde dava hakkına sahip olabilir. 1

Zarar ve Nedensellik Nasıl Hesaplanır?

Ciro düşüşü tek başına zarar ve illiyet bağını kanıtlamaz

Ciro; piyasa daralması, fiyat artışı, hizmet kalitesi, personel değişimi, tedarik sorunu, müşterinin kendi bütçesi veya yeni rakiplerin pazara girişi gibi birçok nedenle değişebilir. Bu nedenle ihlal öncesi ve sonrası satışların karşılaştırılması; sektör verileri, müşteri bazlı hareket, brüt kâr, değişken giderler ve ikame satışlar dikkate alınarak yapılmalıdır.

Zarar hesabı müşteri ve dönem bazında kurulmalıdır

Kaybedildiği ileri sürülen müşterinin önceki sipariş sıklığı, sözleşme süresi, yenileme olasılığı, marjı ve yeni işletmeye geçen gerçek iş hacmi belirlenmelidir. Brüt ciro bütünüyle zarar sayılamaz; tasarruf edilen giderler ve gerçekleşmeyen maliyetler düşülmelidir. Davalının kazancı ile davacının zararı aynı tutar olmak zorunda değildir.

Bilirkişi sorusu hukuki nitelendirmeyi mahkemeden almamalıdır

Bilirkişiden yalnız “haksız rekabet var mı?” şeklinde soyut hukukî görüş istenmesi yerine; müşteri geçiş zamanları, kullanılan verilerin niteliği, fiyat benzerliği, ticari defter hareketleri ve kâr hesabı gibi teknik konular sorulmalıdır. Hukuka aykırılık ve uygulanacak normun belirlenmesi mahkemeye aittir.

Süre, Görev ve Arabuluculuk Bakımından Kritik Ayrımlar

Haksız rekabet davalarında özel süreler vardır

TTK m.60’a göre hukuk davaları, dava hakkı sahibinin fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde fiilin doğumundan itibaren üç yıl içinde açılmalıdır. Fiil aynı zamanda daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa bu süre hukuk davalarına da uygulanabilir. Devam eden veya tekrarlanan fiillerde her eylemin zamanı ve etkisi ayrıca incelenmelidir. 1

Yönetim kurulu üyesinin rekabet yasağında daha kısa özel süre gündeme gelebilir

TTK m.396’daki şirket seçenekleri, diğer üyelerin işlemi öğrenmesinden itibaren üç ay ve her hâlde işlemin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır. Aynı olayın haksız rekabet veya yönetici sorumluluğu yönünden başka süreleri bulunabilir; talepler tek bir süreye indirgenmemelidir. 1

Görevli mahkeme ve dava şartı talep türüne göre belirlenir

Haksız rekabetten doğan davalar kural olarak ticari dava niteliğindedir. Ancak uyuşmazlığın iş sözleşmesi, ortaklık, pay devir sözleşmesi veya başka bir özel ilişkiyle birleşmesi görev ve yetki değerlendirmesini etkileyebilir. Konusu para olan ticari alacak ve tazminat taleplerinde dava şartı arabuluculuk uygulanır; tespit, men, tedbir ve karma talepler bakımından her talep ayrı sınıflandırılmalıdır. İhtiyati tedbir ve delil tespiti, esas dava öncesindeki acil koruma ihtiyacına göre ayrıca istenebilir.

Yargıtay Kararlarından Çıkan Temel İlkeler

Seçili Yargıtay kararlarının uygulama bakımından önemi

KararÖne çıkan yaklaşımPratik sonuç
Yargıtay 11. HD, E.2008/6503, K.2010/2412, 04.03.2010Müşteri listesi örtüşmesi tek başına yeterli değildir; sektör ve müşteri geçiş nedeni araştırılmalıdır.Davacı, müşteri kaybını somut eylem ve nedensellikle bağlamalıdır.
Yargıtay 11. HD, E.2016/1951, K.2017/2738, 09.05.2017Hangi ticari sır veya gizli bilginin hangi işte nasıl kullanıldığı ispatlanamamıştır; genel bilgi ve tecrübeyle faaliyet haksız rekabet sayılmamıştır.Ticari sır iddiası bilgi, erişim, kullanım ve sonuç unsurlarıyla somutlaştırılmalıdır.
Yargıtay 11. HD, E.2015/14696, K.2017/2739, 09.05.2017Salt davacının müşterileriyle ticari ilişki kurulması yeterli görülmemiştir.Müşteriye teklif verilmesinin yanında hukuka aykırı yöntem veya bilgi kullanımı gösterilmelidir.
Yargıtay 11. HD, E.2015/11283, K.2016/6338, 08.06.2016Ticari sır ve müşteri portföyü kullanımı ile şirketi kötüleyen beyanlar birlikte değerlendirilmiştir.Objektif kayıtlar ve tanıklar, davranışın yanıltıcı niteliğini birlikte ortaya koyabilir.

Kararlar, her müşteri geçişinin haksız rekabet olmadığını; buna karşılık şirket sırrı, yanıltıcı açıklama ve planlı aktarımın somut delillerle ortaya konulması hâlinde koruma sağlanabileceğini göstermektedir. Tek bir kararın farklı sektör ve sözleşme yapısına mekanik biçimde uygulanması doğru değildir.

Müşteri Çevresini Korumak İçin Önleyici Kurumsal Tedbirler

  • Müşteri verileri, fiyatlama, maliyet, teklif ve yenileme kayıtlarının hangilerinin gizli olduğu yazılı politika ve erişim sınıflarıyla belirlenmelidir.
  • CRM ve dosya sunucusunda rol bazlı erişim, dışa aktarma kaydı, iki aşamalı doğrulama ve düzenli yetki kontrolü uygulanmalıdır.
  • Ortaklık, yöneticilik, çalışma ve danışmanlık sözleşmelerindeki gizlilik, rekabet, fikrî hak, veri iadesi ve müşteri ayartmama hükümleri kişinin gerçek sıfatına göre hazırlanmalıdır.
  • Görevden ayrılma sürecinde erişimler aynı gün sonlandırılmalı; kurumsal cihazlar, hesaplar, fiziksel belgeler ve yetki belgeleri tutanakla teslim alınmalıdır.
  • Müşteri ilişkileri yalnız tek kişide bırakılmamalı; kurumsal e-posta, ortak CRM ve yedekli yetkilendirme kullanılmalıdır.
  • Şirket sözleşmesi ve pay sahipleri sözleşmesinde bağlılık, rekabet, karar yetkisi, delil muhafazası ve uyuşmazlık çözüm mekanizmaları birbiriyle çelişmeyecek biçimde kurulmalıdır.

Sonuç

Şirket müşterilerini kendi işine yönlendirme iddiasında belirleyici soru, “aynı müşteriyle kim çalıştı?” değil; müşteriye hangi yöntemle ulaşıldığı, hangi bilginin kullanıldığı, kişinin şirketteki sıfatından doğan yükümlülüğün bulunup bulunmadığı ve davranışın şirkette hangi somut etkiyi doğurduğudur. Aynı sektörde yeni işletme kurulması ve müşterinin tedarikçi değiştirmesi serbest rekabetin parçası olabilir. Buna karşılık şirket sırrının, özel fiyatlama bilgisinin, yönetim yetkisinin veya yanıltıcı açıklamaların kullanılması; haksız rekabet, bağlılık borcunun ihlali ve yönetici sorumluluğu doğurabilir. Etkili hukuki koruma, olay ortaya çıktıktan sonra yalnız dava açmaktan değil; erişim kayıtlarının önceden tutulmasından, delillerin hukuka uygun biçimde muhafazasından, talep ve sürelerin doğru ayrılmasından ve tedbir ihtiyacının gecikmeden değerlendirilmesinden geçer.

Sıkça Sorulan Sorular

Eski ortağın şirket müşterileriyle çalışması her durumda yasak mıdır?

Hayır. Müşteriler serbestçe seçim yapabilir ve eski ortağın aynı sektörde faaliyet göstermesi tek başına haksız rekabet değildir. Şirket sırrının kullanılması, yanıltıcı açıklama, sözleşmesel yasak veya görev dönemindeki bağlılık ihlali gibi ek unsurlar aranır.

Müşteri listesinin yeni şirkette bulunması davayı kazanmaya yeter mi?

Kural olarak yeterli değildir. Listenin gizli niteliği, nasıl elde edildiği, hangi müşteriye ne zaman ve hangi bilgiyle teklif verildiği, sektörün yapısı ve müşterinin geçiş nedeni birlikte ispatlanmalıdır.

WhatsApp ekran görüntüsü delil olabilir mi?

Elektronik yazışma HMK m.199 kapsamında belge niteliği taşıyabilir. Ancak hesabın ve tarafların kimliği, konuşmanın bütünlüğü, elde ediliş biçimi ve ekran görüntüsünün değiştirilmeyip değiştirilmediği değerlendirilir. Yalnız kesilmiş tek ekran görüntüsüne dayanmak risklidir.

Şirket, CRM kayıtlarının silinmesini veya kullanılmamasını isteyebilir mi?

Hukuka aykırı elde edilen veya kullanılan verilerin kullanımının önlenmesi ve maddi durumun ortadan kaldırılması talep edilebilir. Silme veya iade talebi, verinin şirket sırrı ve kişisel veri niteliği ile teknik uygulanabilirlik gözetilerek somutlaştırılmalıdır.

Müdür müşterileri başka şirkete yönlendirirse görevden alınabilir mi?

Eylem, özen ve bağlılık yükümünün ağır ihlali niteliğindeyse limited şirket müdürünün görevden alınması veya yönetim ve temsil yetkisinin sınırlandırılması gündeme gelebilir. Genel kurul ve mahkeme yolu, şirket sözleşmesi ve somut şartlara göre değerlendirilir.

Dava açılmadan önce ihtar çekmek zorunlu mudur?

Her talep için genel bir zorunluluk yoktur. İhtar; ihlalin bildirilmesi, durdurma talebi ve temerrüt bakımından yararlı olabilir. Delil kaybı veya devam eden zarar varsa tedbir ve delil tespiti ihtarı beklemeden değerlendirilmelidir.

Haksız rekabet davasında tazminat nasıl hesaplanır?

Gerçek zarar, yoksun kalınan kâr veya kanuni şartlarla davalının elde etmesi mümkün görülen menfaat esas alınabilir. Brüt ciro doğrudan zarar değildir; giderler, piyasa etkisi ve nedensellik değerlendirilir.

Dava açmadan önce arabulucuya gitmek gerekir mi?

Konusu para olan ticari alacak ve tazminat talepleri için dava şartı arabuluculuk gündeme gelir. Tespit, men, tedbir ve karma taleplerin durumu ayrıca değerlendirilmelidir. Başvuru planı, talepler ayrıştırıldıktan sonra kurulmalıdır.

Haksız rekabet şikâyete bağlı bir suç oluşturabilir mi?

TTK m.62’de sayılan kasıtlı haksız rekabet fiilleri, dava hakkına sahip kişinin şikâyeti üzerine cezai sorumluluk doğurabilir. Somut fiilin daha ağır başka bir suçu oluşturup oluşturmadığı ve şikâyet süresi ayrıca incelenmelidir.

Kaynakça

1. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — m.5/A, 54-63, 369, 396, 553, 613, 626, 630. Kaynak

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.189, 199, 222, 389-399, 400-405. Kaynak

3. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2008/6503, K.2010/2412, T.04.03.2010 — Müşteri listesi karşılaştırmasının tek başına yeterli olmaması; sektör ve nedensellik incelemesi. Kaynak

4. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2016/1951, K.2017/2738, T.09.05.2017 — Ticari sır kullanımının somut ispatı ve genel bilgi-tecrübe ayrımı. Kaynak

5. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2015/14696, K.2017/2739, T.09.05.2017 — Salt müşteriyle ticari ilişki kurulmasının yeterli olmaması. Künye doğrulandı; doğrudan bağlantı kaydı bulunmamaktadır.

6. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2015/11283, K.2016/6338, T.08.06.2016 — Ticari sır, müşteri portföyü ve kötüleyici beyanların değerlendirilmesi. Künye doğrulandı; doğrudan bağlantı kaydı bulunmamaktadır.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları