İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

INTERPOL Kırmızı Bülten ve Suçluların İadesi

Kırmızı Bülten veya Diffüzyon Nedeniyle Türkiye’de Yakalama ve İade Süreci Nasıl İşler?

Kırmızı bülten ve suçluların iadesi dosyasını simgeleyen hukuki başvuru belgeleri
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 23 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Kısa cevap

INTERPOL Kırmızı Bülteni veya yakalama amaçlı Wanted Person Diffusion, Türkiye’de tek başına mahkemece verilmiş bir tutuklama ya da iade kararı değildir. Bununla birlikte kayıt, yabancı devletin geçici tutuklama ve ardından iade talebinin Türkiye’de işleme alınmasına yol açabilir.

Türkiye’de süreç genel olarak; kaydın tespiti, Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasındaki inceleme, kişinin yakalanması, Cumhuriyet savcılığına sevki, sulh ceza hâkiminin geçici tutuklama veya adlî kontrol değerlendirmesi, yabancı devletin resmî iade evrakını göndermesi, ağır ceza mahkemesinde iade yargılaması, temyiz, idarî/siyasî onay ve teslim aşamalarından oluşur.

Kişi yakalandığında otomatik olarak iade edilmez. Talebin 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu’na, Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmelere ve insan hakları güvencelerine uygunluğu ayrı ayrı incelenir. Türk vatandaşlığı, siyasî suç, işkence veya kötü muamele riski, Türkiye’nin yargı yetkisi, zamanaşımı, af, aynı fiil hakkında Türkiye’de kesin hüküm, ölüm cezası ve ölçüsüz aile mağduriyeti gibi nedenler iade talebini engelleyebilir.

Temel sonuç: Kırmızı Bülten veya diffüzyon, yakalama ve iade riskini başlatabilen uluslararası bir iş birliği kaydıdır; özgürlükten yoksun bırakma ve teslim ise ancak Türk hukukundaki yetkili makamların ayrı kararlarıyla gerçekleşebilir.

Kırmızı Bülten ve diffüzyon Türkiye’de ne anlama gelir?

Kırmızı Bülten, kişinin yerinin belirlenmesini ve iade, teslim veya benzeri hukuka uygun işlem amacıyla geçici yakalanmasını isteyen INTERPOL bildirimidir. INTERPOL tarafından bağımsız bir soruşturma sonunda çıkarılmaz; kaynak ülkenin talebi ve geçerli ulusal yakalama emri veya aynı etkiye sahip yargısal karar üzerine yayımlanır.

Diffüzyon, üye ülke NCB’sinin seçtiği ülkelere doğrudan gönderdiği ve INTERPOL bilgi sistemine kaydettiği ayrı dolaşım aracıdır. Wanted Person Diffusion, kişi hakkında yer tespiti ve ilgili ülke hukukunun izin verdiği ölçüde geçici yakalama talebi içerebilir.

Bu iki aracın Türkiye bakımından ortak özelliği şudur:

  • Yabancı devletin arama ve iade iradesini Türk makamlarına bildirir.
  • Kişinin kimliğinin ve Türkiye’de bulunduğunun araştırılmasına yol açabilir.
  • Geçici tutuklama süreci için değerlendirme başlatabilir.
  • Resmî iade talepnamesinin yerine geçmez.
  • Türk mahkemesini tutuklama veya iade kararı vermeye zorlamaz.
  • Kişinin suçlu olduğunu kesinleştirmez.

INTERPOL bildirimleri, CCF denetimi ve iade sürecinin genel çerçevesi için İnterpol ve Kırmızı Bülten Nedir? rehberimize bakılabilir.

Adalet Bakanlığının resmî uygulaması

Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünün resmî açıklamasına göre, Türkiye’de bulunduğu bildirilen kişiler hakkındaki Kırmızı Bülten veya diffüzyonlar İçişleri Bakanlığı tarafından Adalet Bakanlığına gönderilir. Adalet Bakanlığı; suçun iadeye elverişli olup olmadığını ve suç işlendiğine dair kanaat oluşturmaya yeterli veri bulunup bulunmadığını inceler. Uygun görülürse İçişleri Bakanlığından, kişi yakalandığında adlî mercilere sevk edilmesi istenir.

Bu açıklama, kayıt görüldüğü anda otomatik tutuklama olmadığı gibi kaydın hiçbir etkisinin bulunmadığı varsayımının da yanlış olduğunu gösterir.

Türkiye’de yakalama süreci hangi aşamalardan oluşur?

Kayıt sınır kapısında veya ülke içinde tespit edilir

Kişi;

  • Havalimanı, liman veya kara sınır kapısında,
  • Kimlik veya pasaport kontrolünde,
  • Trafik ya da asayiş uygulamasında,
  • Otel, ikamet, vize veya göç işlemleri sırasında,
  • Başka bir soruşturma kapsamında yapılan sorguda

uluslararası kayıtla eşleşebilir.

İlk aşamada kimlik eşleşmesinin doğruluğu kritik önemdedir. Ad-soyad benzerliği, farklı alfabe çevrimi, doğum tarihi hatası, eski pasaport bilgisi veya aynı isimli başka kişi nedeniyle yanlış eşleşme olabilir.

Kolluk;

  • Kimliği ve kayıt referansını doğrulamalı,
  • İşlemin hangi ulusal yazı veya talebe dayandığını belirlemeli,
  • Kişiye özgürlüğünün neden kısıtlandığını bildirmeli,
  • Savcılık talimatı ve uygulanabilir usule göre hareket etmelidir.

Kolluk işlemi ile hâkim kararı aynı şey değildir

Kolluğun kişiyi kontrol altında tutması, kimlik tespiti yapması veya savcılığa sevk etmesi ile hâkimin geçici tutuklama kararı farklı işlemlerdir. Kırmızı Bülten ya da diffüzyon, Türk mahkemesi kararı yerine kullanılamaz.

Özgürlük kısıtlamasının;

  • Kanunî dayanağı,
  • Yetkili makamı,
  • Başlangıç saati,
  • Kişiye bildirilen nedeni,
  • Avukata ve tercümana erişim imkânı

tutanaklarda açık olmalıdır.

Geçici tutuklama nasıl uygulanır?

6706 sayılı Kanun’un 14. maddesine göre, iade talebine konu olabilecek bir suç işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunması hâlinde; uygulanabilir sözleşme veya karşılıklılık ilkesi çerçevesinde ilgili devletin talebi ve Merkezî Makamın uygun bulması üzerine kişi, resmî iade evrakı Türkiye’ye ulaşmadan önce geçici olarak tutuklanabilir.

Kanundaki özel durumda, Türk Ceza Kanunu madde 12/3-a kapsamına giren bir suç yönünden kuvvetli şüphe varsa ilgili devletin talebi aranmaksızın da geçici tutuklama gündeme gelebilir.

Yakalanan kişi hangi sürede hâkim önüne çıkarılır?

Yabancı devletin geçici tutuklama talebi Adalet Bakanlığı tarafından yakalama ve savcılığa sevk amacıyla İçişleri Bakanlığına gönderilir. Yakalanan kişi, geçici tutuklama hakkında karar verilmek üzere en geç 24 saat içinde sulh ceza hâkimi önüne çıkarılmalıdır.

Sulh ceza hâkimi;

  • Talebin ve kimlik eşleşmesinin dayanağını,
  • Suçun iadeye elverişli görünümünü,
  • Kuvvetli şüpheyi destekleyen bilgiyi,
  • Kaçma riskini ve tedbirin gerekliliğini,
  • Tutuklama yerine adlî kontrolün yeterli olup olmadığını,
  • Kişinin sağlık, aile ve yerleşim durumunu

değerlendirmelidir.

Hâkim, kişiye rızaya dayalı iade imkânı ve bunun hukukî sonuçları hakkında da bilgi verir.

Geçici tutuklama zorunlu mudur?

Hayır. 6706 sayılı Kanun madde 14/5, geçici tutuklama yerine kişinin kaçmasını engelleyecek şekilde Ceza Muhakemesi Kanunu madde 109 uyarınca adlî kontrol uygulanmasına açıkça izin verir.

Somut olayın koşullarına göre;

  • Yurt dışına çıkış yasağı,
  • Belirli aralıklarla imza verme,
  • Belirli yerleşim bölgesini terk etmeme,
  • Güvence yatırma veya
  • CMK’da öngörülen başka uygun tedbirler

değerlendirilebilir.

Tutuklama otomatik veya cezalandırıcı bir önlem değildir. Ölçülülük ve zorunluluk her kişi bakımından ayrıca gerekçelendirilmelidir.

Geçici tutuklama ne kadar sürer?

Süre, öncelikle Türkiye ile talep eden devlet arasındaki yürürlükteki sözleşmeye göre belirlenir.

SİDAS’a taraf devletler bakımından süre

Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi — SİDAS — madde 16 uyarınca, geçici tutuklanan kişi tutuklamadan itibaren 18 gün içinde resmî iade talebi ve gerekli evrak alınmamışsa geçici olarak serbest bırakılabilir; geçici tutuklama hiçbir durumda 40 günü aşamaz. Uygulamada sözleşme, ek protokol, çekince ve somut yazışmanın tarihi birlikte incelenmelidir.

İkili sözleşme veya karşılıklılık hâlinde süre

SİDAS’a taraf olmayan devletlerde süre ilgili ikili sözleşmede farklı düzenlenebilir. Uygulanabilir sözleşme yok ve karşılıklılık ilkesi kullanılıyorsa 6706 sayılı Kanun’a göre geçici tutukluluk en fazla 40 gün olabilir.

İade evrakı süresinde gelmezse ne olur?

Belirlenen süre içinde resmî iade evrakı gönderilmezse geçici tutuklama veya adlî kontrol kaldırılmalıdır. Ancak bu durum, resmî iade talebi daha sonra geldiğinde iade amacıyla yeni koruma tedbiri uygulanmasına tek başına engel değildir.

Bu nedenle tahliye, dosyanın kesin olarak kapandığı veya uluslararası kaydın silindiği anlamına gelmez.

Kişinin yakalandığı ilk 24 saatte hangi hakları vardır?

Kişi;

  • Yakalama ve özgürlük kısıtlamasının nedenini öğrenme,
  • Avukat yardımından yararlanma,
  • Türkçe bilmiyorsa ücretsiz tercüman yardımı isteme,
  • Susma ve kendisini suçlayıcı beyanda bulunmama,
  • Sağlık durumu ve ilaç ihtiyacını bildirme,
  • Koşulları varsa yakınına ve konsolosluğuna haber verilmesini isteme,
  • Tutanakları tercüman ve avukatla inceleme,
  • Tutuklama veya adlî kontrol kararına karşı kanun yoluna başvurma

haklarına sahiptir.

Hangi belgeler hemen istenmelidir?

  • Kırmızı Bülten veya diffüzyonun açıklanabilen içeriği,
  • Kaynak ülke ve dosya numarası,
  • Yakalama emrinin tarihi ve düzenleyen makam,
  • Adalet Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı yazısının tarih ve sayısı,
  • Yakalama ve sevk tutanakları,
  • Hak bildirim formu,
  • Savcılık talep yazısı,
  • Sulh ceza hâkimliği kararı ve süre başlangıcı.

Kayıt gizli tutuluyorsa savunmaya etkili olacak asgari bilgiye erişim ve kısıtlamanın gerekçesi tartışılmalıdır.

Resmî iade talebi Türkiye’ye nasıl gelir?

Kırmızı Bülten veya diffüzyon, resmî iade talepnamesi değildir. Kaynak devlet, sözleşmede veya belirlenen sürede iade evrakını Türkiye’ye iletmelidir.

İade evrakı genel olarak;

  • Talep eden yetkili makamın yazısını,
  • Kişinin ayrıntılı kimlik bilgilerini,
  • Geçerli yakalama emri veya kesinleşmiş mahkûmiyet kararını,
  • Olayın yer, zaman ve kişi bağlantısını gösteren anlatımı,
  • Uygulanacak ceza hükümlerini,
  • Zamanaşımı bilgisini,
  • Kovuşturma için yeterli suç isnadı veya infaz için kalan ceza bilgisini,
  • Gerekli tercüme ve onayları

içermelidir.

Merkezî Makam kimdir?

6706 sayılı Kanun’a göre Türkiye’de Merkezî Makam Adalet Bakanlığıdır. İşlemler Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü tarafından yürütülür.

Adalet Bakanlığı, talebi ön incelemeye tabi tutar; gerekli görürse ek bilgi ve belge ister. Şartları taşımayan talebi ağır ceza mahkemesine göndermeden reddedebilir. Gerekli şartları taşıyan evrak, kişinin bulunduğu yer ağır ceza mahkemesi nezdindeki Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

Hangi ağır ceza mahkemesi yetkilidir?

6706 sayılı Kanun madde 15 uyarınca iade talebi hakkında karar vermeye kişinin bulunduğu yer ağır ceza mahkemesi yetkilidir. Kişinin bulunduğu yer belli değilse Ankara ağır ceza mahkemesi yetkilidir.

Cumhuriyet başsavcılığı, iade talebinin kabul edilebilirliği hakkında karar verilmesi için ağır ceza mahkemesine başvurur.

Bu aşamada sulh ceza hâkimliğindeki geçici tutuklama dosyası ile ağır ceza mahkemesindeki iade yargılaması birbirine karıştırılmamalıdır. İlkinde resmî evrak gelene kadar geçici koruma; ikincisinde iadenin hukukî şartları incelenir.

Ağır ceza mahkemesinde iade yargılaması nasıl yürür?

Kişi rızaya dayalı iade usulünü kabul etmezse ağır ceza mahkemesi duruşma açar ve 6706 sayılı Kanun ile uygulanabilir uluslararası sözleşmelere göre talebin kabul edilebilir olup olmadığını inceler.

Mahkeme, iade isteyen ülkedeki ceza davasının esasını Türk ceza mahkemesi gibi yeniden görmez. Buna rağmen talebin hukukî şartlarını etkili biçimde denetlemek zorundadır.

İade için aranan ceza eşiği nedir?

6706 sayılı Kanun madde 10’a göre, soruşturma veya kovuşturma amacıyla iade isteniyorsa talebe konu fiilin hem talep eden devlet hukukunda hem Türk hukukunda üst sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektirmesi gerekir. Kesinleşmiş mahkûmiyetin infazı amacıyla iade isteniyorsa hükmolunan hapis cezasının en az dört ay olması gerekir.

Birden fazla suç birlikte talep edilmiş ve bunlardan en az biri gerekli eşiği taşıyorsa, koşulları oluştuğunda eşik altında kalan bağlantılı suçlar da iade kapsamına alınabilir. Bu nedenle savunma her suçu, maddi fiili, ceza eşiğini ve zamanaşımını ayrı satırda incelemelidir.

Mahkemenin inceleyeceği temel şartlar

  • İstenen kişinin doğru kişi olup olmadığı,
  • İsnadın veya mahkûmiyetin iade eşiğini taşıyıp taşımadığı,
  • Fiilin hem talep eden devlette hem Türkiye’de suç oluşturup oluşturmadığı,
  • Talebin geçerli yakalama veya mahkûmiyet kararına dayanıp dayanmadığı,
  • Zamanaşımı, af veya kesin hüküm engeli,
  • Siyasî, askerî veya düşünce suçu niteliği,
  • Ayrımcı kovuşturma, işkence veya kötü muamele riski,
  • Ölüm cezası ya da insan onuruyla bağdaşmayan yaptırım,
  • Türkiye’nin yargılama yetkisi,
  • Türk vatandaşlığı,
  • Kişisel ve ailevi durum nedeniyle ölçüsüz mağduriyet,
  • Gıyabî hükümde etkili yeniden yargılama güvencesi,
  • Hususilik kuralı ve sunulan güvencelerin yeterliliği.

Mahkeme ek bilgi isteyebilir mi?

Evet. Yabancı devletin gönderdiği belgeler yeterli değilse ağır ceza mahkemesi uygun süre içinde ek bilgi ve belge gönderilmesini isteyebilir.

Eksiklik;

  • Olay anlatımı,
  • Kişinin fiile şahsî katılımı,
  • Yakalama kararının geçerliliği,
  • Ceza ve zamanaşımı hesabı,
  • Gıyabî hüküm sonrası yeniden yargılama,
  • Cezaevi koşulları veya diplomatik güvence

gibi sonucu etkileyen konulardaysa tamamlanmadan kabul kararı verilmemelidir.

ABAD (AB Adalet Divanı) İçtihatlarının Türkiye ve Transit Yakalamalardaki Etkisi

Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki iade ve geçici tutuklama ilişkilerinde AB Adalet Divanı’nın (ABAD) emsal kararları doğrudan veya dolaylı hukuki etki yaratır.

Schengen Alanı ve ABAD WS v. Germany Kararı

ABAD Büyük Dairesi’nin WS v Bundesrepublik Deutschland (C-505/19) kararı uyarınca, Schengen Uygulama Sözleşmesi m. 54 kapsamında aynı fiil nedeniyle kesin hüküm (ne bis in idem) verilmişse Kırmızı Bültene dayanılarak kişinin Schengen bölgesinde ve transit geçişlerde yakalanması ve tutuklanması hukuka aykırıdır. Türkiye’den AB/Schengen üyesi ülkelere seyahat eden veya AB üyesi bir ülkeden Türkiye’ye iadesi istenen kişiler bakımından ne bis in idem engeli Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde mutlak ret sebebi olarak ileri sürülmelidir.

AB Vatandaşlığı ve ABAD Petruhhin Doktrini

ABAD Büyük Dairesi’nin Petruhhin (C-182/15) ve Pisciotti (C-191/16) kararları, bir AB üyesi devletin kendi vatandaşını üçüncü bir ülkeye iade etmeme kuralını (vatandaşlık engeli), AB serbest dolaşım hakkı kapsamında diğer AB vatandaşlarına da genişletmiştir. AB vatandaşı bir kişinin Türkiye’de yakalanması ve üçüncü bir ülkeye iadesinin talep edilmesi halinde, kişinin kendi menşe AB devletine yargılamanın devredilmesi teklifinin yapılıp yapılmadığı ve AB normlarının ihlal edilip edilmediği Ağır Ceza Mahkemesi yargılamasında özel savunma başlığı olarak işlenmelidir.

Türkiye’de iadenin kabul edilemeyeceği hâller nelerdir?

6706 sayılı Kanun madde 11 uyarınca iade talebi özellikle şu hâllerde kabul edilmez:

  • Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler dışında kişinin Türk vatandaşı olması.
  • Irk, etnik köken, din, vatandaşlık, belirli sosyal gruba mensubiyet veya siyasî görüş nedeniyle soruşturma, kovuşturma ya da cezalandırma; işkence veya kötü muamele riski hakkında kuvvetli şüphe bulunması.
  • Fiilin düşünce suçu, siyasî suç veya siyasî suçla bağlantılı suç olması.
  • Fiilin sırf askerî suç olması.
  • Suçun Türkiye Devletinin güvenliğine karşı ya da Türkiye Devleti, Türk vatandaşı veya Türk tüzel kişisi zararına işlenmesi.
  • Fiilin Türkiye’nin yargılama yetkisine girmesi.
  • Suçun zamanaşımı veya affa uğraması.
  • Aynı fiil hakkında Türkiye’de daha önce beraat veya mahkûmiyet kararı verilmesi.
  • Talebin ölüm cezası veya insan onuruyla bağdaşmayan ceza gerektiren suça ilişkin olması.

Ölüm cezası veya yaptırımın niteliğiyle ilgili engelde talep eden devlet yeterli ve güvenilir teminat verirse iade kabul edilebilir. Teminatın soyut bir diplomatik cümle olmaması; yetkili, uygulanabilir, izlenebilir ve ülke pratiğiyle güvenilir olması gerekir.

Kişisel ve ailevi durum ret nedeni olabilir mi?

Kişinin talep tarihinde 18 yaşından küçük olması, uzun süredir Türkiye’de bulunması, evli olması, ciddi sağlık durumu, çocukların üstün yararı ve benzeri kişisel hâller nedeniyle iade, kişi veya ailesi için fiilin ağırlığıyla orantısız mağduriyet doğuracaksa talep kabul edilmeyebilir.

Bu değerlendirme otomatik değildir. İsnadın ağırlığı, Türkiye’deki aile bağları, bakım yükümlülüğü, sağlık raporları, yerleşik hayat ve talep eden ülkedeki koşullar birlikte belgelenmelidir.

Türk vatandaşı Kırmızı Bültenle yakalanabilir mi ve iade edilir mi?

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası madde 38 ve 6706 sayılı Kanun madde 11/1-a uyarınca, Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler dışında Türk vatandaşı suç nedeniyle yabancı devlete iade edilemez.

Ancak bu kural;

  • Kırmızı Bültenin otomatik silindiği,
  • Ulusal yakalama kaydının ortadan kalktığı,
  • Üçüncü ülkeye seyahatin güvenli olduğu veya
  • Fiil nedeniyle Türkiye’de soruşturma yapılamayacağı

anlamına gelmez.

Vatandaşlık tartışmalıysa kazanma tarihi, çifte vatandaşlık, kimlik kaydı ve vatandaşlığın geçerliliği resmî belgelerle ortaya konulmalıdır.

Siyasî suç ve insan hakları savunması nasıl yapılır?

Yalnız “dosya siyasîdir” veya “işkence riski vardır” demek yeterli değildir. Savunma, kişiye özgü ve güncel bilgiyle kurulmalıdır.

Siyasî nitelik için önemli göstergeler

  • Kişinin siyasî veya kamusal profili,
  • İsnat ile siyasî faaliyet arasındaki zaman ilişkisi,
  • Kaynak ülkenin suçlamayı muhaliflere karşı kullanma pratiği,
  • Olay anlatımının adi suç unsurundan yoksunluğu,
  • Başka ülkelerde verilmiş sığınma veya iade ret kararları,
  • INTERPOL Anayasası madde 3 bakımından siyasî unsurun baskınlığı.

İşkence ve kötü muamele riski için önemli belgeler

  • Önceki gözaltı ve işkenceye ilişkin tıbbi raporlar,
  • Kişiye yönelik tehdit veya kötü muamele kayıtları,
  • Cezaevi ve sorgu koşullarına dair güncel resmî/uluslararası raporlar,
  • Aynı gruptaki kişilere yönelik uygulamalar,
  • Mülteci veya uluslararası koruma kararı,
  • AİHM, BM organları veya başka devlet mahkemelerinin kişiye özgü tespitleri.

Genel ülke raporu, kişisel risk bağlantısı kurulmadan tek başına yeterli görülmeyebilir.

Rızaya dayalı iade nedir?

Kişi iadeye açıkça rıza gösterirse klasik iade usulü kısaltılabilir. Ağır ceza mahkemesi kişiye CMK’daki haklarını, rızaya dayalı iadenin mahiyetini ve hukukî sonuçlarını anlatmalı; özgür iradeye dayalı beyanı tutanağa geçirmelidir.

Rıza verilmesi, mahkemenin hukukî şartları hiç incelemeyeceği anlamına gelmez. Mahkeme yine iade talebinin kabul edilebilirliğine karar verir. Bu karara karşı itiraz mümkündür; yerine getirme Merkezî Makamın onayına bağlıdır.

Rıza verilmeden önce hangi riskler açıklanmalıdır?

  • Normal iade yargılamasındaki savunma imkânlarından vazgeçmenin etkisi,
  • Hususilik kuralı ve bundan feragat edilip edilmediği,
  • Talep eden ülkedeki tutukluluk ve yargılama koşulları,
  • Başka suçlardan işlem yapılma ihtimali,
  • İltica, geri gönderme yasağı ve insan hakları iddiaları,
  • Rızanın geri alınabilirliği konusunda uygulanabilir sözleşme hükümleri.

Tercüman ve avukat olmadan sonuçları anlaşılmadan verilen rıza ciddi hak kaybı doğurabilir.

Tutukluluk ağır ceza mahkemesinde nasıl denetlenir?

6706 sayılı Kanun madde 16’ya göre ağır ceza mahkemesi iade sürecinin her aşamasında CMK uyarınca koruma tedbirlerine karar verebilir.

Kişi tutukluysa;

  • Tutukluluk en geç 30’ar günlük sürelerle incelenmelidir.
  • Her incelemede tutuklamanın güncel zorunluluğu ve adlî kontrol seçeneği gerekçelendirilmelidir.
  • Toplam tutukluluk, iade talebine konu suçtan verilebilecek veya verilmiş cezanın infaz süresini aşamaz.
  • Ağır ceza mahkemesinin kabul edilebilirlik kararı kesinleştikten sonra bir yıl içinde 6706 sayılı Kanun madde 19 uyarınca iade kararı verilmezse koruma tedbirleri kaldırılır.

AYM Samira Alakbarova kararı neden önemlidir?

Anayasa Mahkemesi, Samira Alakbarova, B. No. 2018/19302, 22 Şubat 2022 kararında iade sürecindeki yaklaşık bir yıl iki aylık tutukluluğu incelemiş; tutukluluğun en geç 30’ar günlük sürelerle etkili biçimde denetlenmemesini, gecikmelerin açıklanmamasını ve adlî kontrol olanağının yeterince değerlendirilmemesini kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı bakımından ihlal olarak görmüştür.

Kararın somut uygulama etkisi şudur: İade dosyasının varlığı uzun tutukluluğu tek başına haklı göstermez. Makamlar özel bir özenle hareket etmeli, her aşamada daha hafif tedbirin yeterli olup olmadığını tartışmalıdır.

AİHM M.C./Türkiye kararı neden önemlidir?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, M.C. v. Türkiye, Başvuru No. 31592/18, 4 Haziran 2024 kararında Rusya NCB’si üzerinden yayımlanan Kırmızı Bülten ve gıyabî yakalama kararına dayalı geçici tutma ile iade sürecini incelemiştir.

Karar, Kırmızı Bültenin kişi özgürlüğü bakımından bağımsız bir kanunî temel sayılamayacağını; tutmanın Türk hukuku ve AİHS madde 5 güvenceleri içinde açık, öngörülebilir, denetlenebilir ve keyfîlikten uzak olması gerektiğini gösterir. AİHM iade mahkemesinin yerine geçmez veya Kırmızı Bülteni silmez; özgürlükten yoksun bırakmanın Sözleşme’ye uygunluğunu denetler.

Ağır ceza mahkemesi hangi kararı verir?

Mahkeme, kişinin suçlu olup olmadığına değil, iade talebinin kabul edilebilir olup olmadığına karar verir.

  • Talep kabul edilemez bulunursa iade yargısal engelle karşılaşır ve koruma tedbirleri yeniden değerlendirilir.
  • Talep kabul edilebilir bulunursa karar doğrudan ve aynı gün teslim anlamına gelmez; kanun yolu ve idarî/siyasî karar aşaması devam eder.

İade yargılamasında suçtan zarar gören veya üçüncü kişi katılma talebinde bulunamaz.

Birden fazla devlet aynı kişiyi isterse ne olur?

Aynı kişi hakkında birden fazla devletten iade talebi gelirse hangi talebin önce işleme alınacağını Merkezî Makam belirler. Değerlendirmede özellikle suçların ağırlığı ve işlendiği yer, taleplerin geliş sırası, kişinin vatandaşlığı ve sonradan başka bir devlete yeniden iade edilme ihtimali dikkate alınır.

Öncelik kararı diğer talebin kesin olarak ortadan kalktığı anlamına gelmez. İlk iade ve olası yeniden iade bakımından hususilik kuralı, Türkiye’nin rızası ve ilgili sözleşmeler ayrıca incelenmelidir.

Ağır ceza mahkemesi kararına karşı hangi kanun yolu vardır?

Kişinin rıza göstermediği olağan iade yargılamasında ağır ceza mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurulabilir. 6706 sayılı Kanun madde 18/4, Yargıtayın başvuruyu üç ay içinde sonuçlandırmasını öngörür.

Temyizde özellikle;

  • Eksik belgeyle karar verilmesi,
  • Çifte suçluluk ve suç eşiğinin yanlış değerlendirilmesi,
  • İnsan hakları riskinin yüzeysel incelenmesi,
  • Siyasî nitelik savunmasının gerekçesiz reddi,
  • Türk vatandaşlığı veya Türkiye’nin yargı yetkisinin göz ardı edilmesi,
  • Güvencelerin somut güvenilirliğinin tartışılmaması,
  • Tutukluluğun ölçüsüzlüğü

ileri sürülebilir.

Rızaya dayalı iade usulünde ise kabul edilebilirlik kararına karşı 6706 sayılı Kanun madde 17/3 uyarınca itiraz yolu öngörülmüştür.

Mahkeme iade edilebilir derse kişi hemen teslim edilir mi?

Hayır. Ağır ceza mahkemesinin kabul edilebilirlik kararının kesinleşmesinden sonra 6706 sayılı Kanun madde 19’daki idarî/siyasî aşama yürütülür.

Kararın yerine getirilmesi;

  • Dışişleri Bakanlığının görüşü,
  • İçişleri Bakanlığının görüşü,
  • Adalet Bakanının teklifi ve
  • Cumhurbaşkanının onayına

bağlıdır.

Bu yapı, mahkemenin iadenin hukukî olarak mümkün olup olmadığını; yürütme makamlarının ise kesinleşmiş yargısal çerçeve içinde devletlerarası ve idarî yönü değerlendirdiğini gösterir.

Merkezî Makam sonucu talep eden devlete ve iadesi istenen kişiye bildirir.

Teslim aşaması nasıl işler?

İade onaylandıktan sonra teslim tarihi ve yöntemi ilgili devletle koordine edilir. Talep eden devlet, kararlaştırılan tarihte haklı neden olmadan kişiyi teslim almazsa bu tarihten itibaren 30 gün sonra mahkemece verilen koruma tedbirleri kaldırılır.

Kişi hakkında Türkiye’de başka bir suç nedeniyle soruşturma, kovuşturma veya infazı gereken hapis cezası bulunuyorsa ya da sağlık nedeniyle seyahat edemiyorsa Merkezî Makam teslimi erteleyebilir.

Hususilik kuralı ve Diplomatik Güvencelerin Somut Audit'i

Hususilik kuralına göre iade edilen kişi, kural olarak yalnız iade kararına dayanak olan fiiller nedeniyle yargılanabilir veya hakkında yalnız bu kapsamdaki ceza infaz edilebilir. Başka fiiller için işlem yapılması, ilgili sözleşmedeki istisna veya Türkiye’nin rızasını gerektirebilir.

Savunma, teslim öncesinde;

  • İzin verilen suçları ve sevk maddelerini,
  • Suç vasfındaki olası değişikliği,
  • Yeniden iade riskini,
  • Verilen güvencelerin bağımsız uluslararası kurumlarca izlenebilirliğini,
  • Hususilikten feragat bulunup bulunmadığını

yazılı olarak netleştirmelidir. Talep eden devlet tarafından sunulan diplomatik güvenceler (cezaevi koşulları, kötü muamele yapılmayacağı taahhüdü vb.) Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde AİHM Othman (Abu Qatada) kriterlerine göre denetlenmeli; soyut taahhütler yetersiz kabul edilmelidir.

İade ile sınır dışı ve idarî gözetim aynı şey midir?

Hayır. İade, yabancı devletin ceza soruşturması, kovuşturması veya cezanın infazı için istediği kişiyi teslim etmeye yönelik adlî ve idarî süreçtir. Sınır dışı, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamındaki göç hukuku işlemidir. İdarî gözetim de ceza veya iade tutuklamasından ayrı bir özgürlük kısıtlamasıdır.

6706 sayılı Kanun madde 12’ye göre;

  • Yabancı, iade sürecinde Merkezî Makamın görüşü alınmadan sınır dışı edilemez.
  • İade talebi reddedilen devlete, Merkezî Makamın görüşü alınmadan sınır dışı edilemez.

İade Reddi Sonrası Fiilî Sınır Dışı (De Facto Extradition) Engeli

İade talebi Ağır Ceza Mahkemesi veya idari makamlarca reddedildiği halde, kişinin Geri Gönderme Merkezine (GİM) sevk edilerek 6458 sayılı Kanun kapsamında sınır dışı (deport) edilmeye çalışılması "fiili iade" (de facto extradition) teşkil eder.

Ağır Ceza Mahkemesi ret kararı verdikten sonra, İçişleri Bakanlığı/Göç İdaresi kararıyla talep eden ülkeye sınır dışı etme kararı verilmesi durumunda, 6458 sayılı Kanun m. 55 uyarınca mutlak "geri gönderme yasağı" kalkanı devreye sokulmalı ve Anayasa Mahkemesi nezdinde acil geçici tedbir (interim measure) başvurusu yapılmalıdır.

İade tutuklaması biterse idarî gözetim başlayabilir mi?

Göç idaresi ayrı bir hukukî sebep bulunduğunu ileri sürerek idarî gözetim kararı verebilir. Bu karar iade tutuklamasının otomatik devamı değildir; 6458 sayılı Kanun’daki şartlara, süreye, tebliğe ve sulh ceza hâkimliği denetimine tabidir.

Avukat, kişinin hangi statüyle ve hangi karar altında tutulduğunu her anda yazılı olarak tespit etmelidir. “Serbest bırakıldı” kaydı ile fiilen geri gönderme merkezine götürülme arasındaki geçiş ayrıca denetlenmelidir.

Uluslararası koruma başvurusu iade sürecini durdurur mu?

Uluslararası koruma veya mülteci statüsü, özellikle kaynak ülkeye geri gönderilme riski bakımından çok önemlidir; ancak her durumda ve her aşamada iade dosyasını mekanik biçimde durduran tek işlem olarak görülmemelidir.

Şu hususlar birlikte incelenir:

  • Başvurunun veya statünün hangi ülkeye karşı koruma sağladığı,
  • Başvurunun derdest mi, kabul edilmiş mi olduğu,
  • Geri gönderme yasağının kapsamı,
  • Suç isnadıyla koruma dışı bırakma hükümlerinin ilişkisi,
  • İade mahkemesine sunulan kişisel risk belgeleri,
  • İdarî yargı ve Anayasa Mahkemesi önündeki tedbir süreçleri.

Koruma başvurusu, Kırmızı Bülteni veya diffüzyonu kendiliğinden silmez. INTERPOL kaydı için CCF süreci ayrıca yürütülmelidir.

Kırmızı Bülten veya diffüzyona karşı CCF başvurusu Türkiye’deki süreci durdurur mu?

Hayır. INTERPOL Dosyalarının Kontrolü Komisyonuna — CCF — erişim, düzeltme veya silme başvurusu yapılması;

  • Türk mahkemesindeki tutuklamayı,
  • İade yargılamasını,
  • Yargıtay incelemesini,
  • Göç veya sınır dışı işlemini

otomatik olarak durdurmaz.

Ancak CCF’ye sunulan veya CCF’den alınan karar, Türk makamlarına derhâl bildirilmelidir. INTERPOL verisi silinirse kaydın uluslararası dayanağı ve güncelliği değişir; buna rağmen kaynak ülkedeki ulusal yakalama emri ve resmî iade talebi ayrıca değerlendirilir.

CCF Önünde Geçici Tedbir (Operating Rules m. 34) Stratejisi

Türkiye’deki iade yargılaması devam ederken, kişinin başka bir transit seyahatte veya tutukluluk sürecinde telafisi imkansız zarara uğrama riski mevcutsa, CCF İşleyiş Kuralları (Operating Rules) m. 34 uyarınca CCF nezdinde geçici tedbir (interim measures) talep edilerek Kırmızı Bültenin görünürlüğü geçici olarak askıya aldırılabilir. Bu karar Türk mahkemesine sunulduğunda adli kontrolle tahliye şansını artırır.

Türkiye’deki savunma ile CCF başvurusu aynı olgu ve belgeler bakımından tutarlı kurulmalıdır.

Yakalama anında ve ilk 72 saatte ne yapılmalıdır?

İlk saatler

  • İade ve ceza hukuku alanında çalışan avukata ulaşılmalıdır.
  • Tercüman sağlanmadan esaslı beyan veya rıza verilmemelidir.
  • Kayıt türü, kaynak ülke, dosya numarası ve yakalama emri belirlenmelidir.
  • Yakalama başlangıç saati ve hâkim önüne çıkarılma süresi kaydedilmelidir.
  • Kimlik karışıklığı varsa biyometrik ve resmî belgeler sunulmalıdır.
  • Sağlık, ilaç ve özel ihtiyaçlar tutanağa geçirilmelidir.

İlk 24 saat

  • Geçici tutuklama şartlarına itiraz hazırlanmalıdır.
  • Adlî kontrolün neden yeterli olacağı somut belgelerle gösterilmelidir.
  • Türkiye’de sabit ikamet, aile, iş, sağlık ve kaçmama göstergeleri sunulmalıdır.
  • Kaynak ülke riskleri ve varsa koruma statüsü bildirilmelidir.
  • Rızaya dayalı iadenin sonuçları anlaşılmadan rıza verilmemelidir.

İlk 72 saat

  • Kaynak ülkedeki avukattan ceza dosyası ve yakalama kararı alınmalıdır.
  • Kırmızı Bülten ve diffüzyon içeriği için CCF stratejisi kurulmalıdır.
  • SİDAS, ikili sözleşme veya karşılıklılık süresi hesaplanmalıdır.
  • İade engellerine ilişkin belge planı hazırlanmalıdır.
  • Göç statüsü ve olası idarî gözetim riski ayrıca incelenmelidir.
  • Tutukluluk ve itiraz süreleri takvimlendirilmelidir.

Savunmada hangi belgeler önemlidir?

Kimlik ve vatandaşlık

  • Pasaportlar ve kimlik belgeleri,
  • Türk vatandaşlığı kazanma veya doğum kayıtları,
  • Çifte vatandaşlık belgeleri,
  • İsim değişikliği ve transliterasyon kayıtları.

Kaynak ceza dosyası

  • Yakalama emri, iddianame ve gerekçeli karar,
  • Beraat, takipsizlik, düşme veya infaz belgeleri,
  • Gıyabî hüküm ve yeniden yargılama hükümleri,
  • Zamanaşımı ve kalan ceza hesabı,
  • Suçun maddi anlatımı ve kişisel katılım bilgisi.

İnsan hakları ve siyasî nitelik

  • Mülteci veya uluslararası koruma kararları,
  • Başka devletlerin iade ret kararları,
  • Kişiye özgü tehdit ve kötü muamele belgeleri,
  • Sağlık ve adli tıp raporları,
  • Güvenilir uluslararası raporların ilgili bölümleri,
  • Siyasî faaliyet ve kovuşturma bağlantısını gösteren kayıtlar.

Adlî kontrol ve ölçülülük

  • Türkiye’de yerleşim ve ikamet belgeleri,
  • Aile bağları ve bakmakla yükümlü olunan kişiler,
  • İş, şirket, vergi ve sosyal güvenlik kayıtları,
  • Sağlık ve tedavi belgeleri,
  • Güvence sunma ve düzenli imza verme imkânı.

Süreç tablosu

AşamaYetkili makamTemel karar veya işlemKritik savunma konusu
Kayıt tespitiKolluk / İçişleri BakanlığıKimlik ve uluslararası kayıt kontrolüYanlış eşleşme, kayıt türü, ulusal dayanak
İlk sevkCumhuriyet savcılığıSerbest bırakma, adlî kontrol veya geçici tutuklama talebi24 saat, avukat, tercüman, kuvvetli şüphe
Geçici tutuklamaSulh ceza hâkimiTutuklama, adlî kontrol veya serbest bırakmaÖlçülülük, kaçma riski, evrak süresi
Merkezî Makam incelemesiAdalet BakanlığıEk belge, ret veya yargı merciine göndermeİadeye elverişlilik ve belge yeterliliği
İade yargılamasıYetkili ağır ceza mahkemesiKabul edilebilirlik veya ret6706 m.10–11, ABAD/AİHM ilkeleri, insan hakları
Kanun yoluYargıtayOnama veya bozmaHukukî hata, eksik inceleme, gerekçe
İdarî/siyasî aşamaBakanlıklar ve Cumhurbaşkanıİadenin yerine getirilmesiGüncel risk, güvenceler, devletlerarası yön
TeslimMerkezî Makam ve ilgili birimlerKararlaştırılan tarihte teslimHususilik, sağlık, erteleme, 30 günlük teslim süresi

En sık yapılan hatalar

  • Kırmızı Bülteni uluslararası tutuklama emri sanmak.
  • Diffüzyonun yakalama riski doğurmayacağını varsaymak.
  • Tercüman olmadan rızaya dayalı iadeyi kabul etmek.
  • Geçici tutuklama süresi ile iade yargılamasındaki tutukluluğu karıştırmak.
  • Uygulanabilir sözleşmeyi ve süreyi kontrol etmemek.
  • Adlî kontrol seçeneğini somut belgelerle sunmamak.
  • İnsan hakları riskini yalnız genel ülke raporuna dayandırmak.
  • Türk vatandaşlığının kayıtları otomatik sildiğini düşünmek.
  • CCF başvurusunun Türkiye’deki süreci durdurduğunu varsaymak.
  • İade ret kararı sonrası idarî gözetim ve fiili sınır dışı (de facto extradition) riskini izlememek.
  • Teslim öncesinde hususilik ve diplomatik güvenceleri yazılılaştırmamak.

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu bu dosyalarda nasıl çalışır?

Kırmızı Bülten veya diffüzyon kaynaklı Türkiye dosyalarında ilk saatlerde verilen kararlar, uzun süreli özgürlük kaybı ve iade riski bakımından belirleyici olabilir. Güneş & Güneş Hukuk Bürosu, INTERPOL kaydını, Türk iade yargılamasını, kaynak ülkedeki ceza dosyasını ve göç işlemlerini birlikte değerlendirir.

Müvekkile sunulan somut hukukî çalışmalar

  • Yakalama anında kolluk, savcılık ve hâkimlik sürecine müdahale,
  • Kayıt türü, kimlik eşleşmesi ve kaynak yakalama kararının analizi,
  • Geçici tutuklamaya itiraz ve adlî kontrol talebinin hazırlanması,
  • SİDAS, ikili sözleşme ve 6706 sayılı Kanun sürelerinin takibi,
  • Ağır ceza mahkemesinde iade savunması ve delillerin sunulması,
  • İnsan hakları, siyasî suç, vatandaşlık, zamanaşımı ve kesin hüküm savunması,
  • ABAD (Petruhhin/WS) ve AİHM içtihatları çerçevesinde uluslararası hukuk kalkanı oluşturulması,
  • Güvence ve gıyabî yargılama koşullarının denetlenmesi,
  • Temyiz başvurusunun hazırlanması ve takibi,
  • CCF erişim, düzeltme, silme ve geçici tedbir (m. 34) başvurusunun eş zamanlı yürütülmesi,
  • Kaynak ülkedeki hukukçularla ceza dosyası ve belge koordinasyonu,
  • Uluslararası koruma, idarî gözetim ve sınır dışı (de facto extradition) süreçlerinin ayrı yönetimi,
  • İade reddi veya CCF silme sonrasında ulusal kayıtların güncellenmesinin takibi.

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu, 1999’dan bu yana Antalya merkezli olarak Türkiye’nin 81 ilinde ve uluslararası bağlantılı dosyalarda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça hukukî hizmet sunmaktadır. Sonuç garantisi verilmez; yetkili merciler, süreler, savunma seçenekleri ve riskler somut dosya üzerinden belirlenir.

Sık sorulan sorular

Kırmızı Bülten varsa Türkiye’ye girerken kesin yakalanır mıyım?

Kesin sonuç söylenemez. Kaydın türü, görünürlüğü, Adalet ve İçişleri Bakanlığı işlemleri, kimlik eşleşmesi ve ulusal talimat önemlidir. Yakalama riski nedeniyle seyahat öncesi dosyaya özgü inceleme yapılmalıdır.

Diffüzyon nedeniyle Türkiye’de tutuklama olabilir mi?

Yakalama amaçlı Wanted Person Diffusion söz konusuysa ve 6706 sayılı Kanun ile uygulanabilir sözleşmedeki şartlar varsa geçici tutuklama süreci başlayabilir. Diffüzyon yalnız bilgi notu sayılmamalıdır.

Kırmızı Bülten tek başına tutuklama için yeterli midir?

Kırmızı Bülten Türk mahkemesi tutuklama kararı değildir. Türk makamları kanunî dayanak, yabancı devlet talebi, Merkezî Makam işlemi, suç ve şüphe durumu ile ölçülülüğü ayrıca incelemelidir.

Geçici tutuklama kaç gün sürer?

Uygulanabilir sözleşmeye bağlıdır. SİDAS bakımından resmî evrakın 18–40 günlük çerçevede ulaşması gerekir; karşılıklılıkta 6706 sayılı Kanun azami 40 gün öngörür. İkili sözleşme farklı süre içerebilir.

İade evrakı gelmezse serbest bırakılır mıyım?

Süre içinde evrak gelmezse geçici tutuklama veya adlî kontrol kaldırılmalıdır. Fakat evrak sonradan geldiğinde yeni koruma tedbiri istenebilir; Kırmızı Bülten de kendiliğinden silinmez.

Türk vatandaşı yabancı ülkeye iade edilir mi?

Anayasa madde 38 ve 6706 sayılı Kanun uyarınca, Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler dışında Türk vatandaşı yabancı devlete iade edilemez.

Ağır ceza mahkemesi iade kararı verirse hemen teslim olur mu?

Hayır. Karar temyize tabidir. Kesinleşme sonrasında Dışişleri ve İçişleri bakanlıklarının görüşü, Adalet Bakanının teklifi ve Cumhurbaşkanının onayı gerekir.

İade tutuklamasına karşı adlî kontrol istenebilir mi?

Evet. Hem geçici tutuklama hem ağır ceza aşamasında daha hafif tedbirlerin yeterliliği somut belgelerle ileri sürülebilir.

CCF kaydı silerse iade dosyası kapanır mı?

Otomatik olarak kapanmaz. CCF kararı Türk makamlarına sunulur ve kaydın dayanağını etkiler; ancak kaynak ülkedeki yakalama emri, resmî iade talebi ve Türk mahkemesi dosyası ayrıca değerlendirilir.

İade reddedildikten sonra sınır dışı (deport) edilebilir miyim?

6706 sayılı Kanun m. 12 uyarınca iade talebi reddedilen devlete Merkezî Makam görüşü olmaksızın sınır dışı işlemi yapılamaz. Buna rağmen fiili iade (de facto extradition) riskine karşı 6458 sayılı Kanun m. 55 geri gönderme yasağı uyarınca AYM tedbir kararı yolu derhal işletilmelidir.

Sonuç

Kırmızı Bülten veya Wanted Person Diffusion, Türkiye’de ciddi bir yakalama ve iade riski yaratabilir; ancak bu kayıtlar tek başına tutuklama veya teslim kararı değildir.

Türkiye’de geçici tutuklama ile başlayan süreç, belirli sürelerde resmî iade evrakının gelmesini, Adalet Bakanlığının ön incelemesini, ağır ceza mahkemesinin kabul edilebilirlik yargılamasını, kanun yolunu ve kesinleşme sonrasında yürütme makamlarının onayını gerektirir.

Savunma yalnız INTERPOL kaydına itirazdan ibaret değildir. Geçici tutuklama, adlî kontrol, iade engelleri, ABAD ve AİHM içtihatları, insan hakları, kaynak dosya, CCF geçici tedbirleri, göç statüsü ve olası fiili sınır dışı (de facto extradition) riski aynı bütüncül strateji içinde yönetilmelidir.

Nihai hukukî sonuç: Türkiye’de Kırmızı Bülten veya diffüzyon nedeniyle yakalanan kişi otomatik olarak iade edilmez; her özgürlük kısıtlaması ve teslim işlemi 6706 sayılı Kanun, uygulanabilir sözleşme, CMK, ABAD/AİHM içtihatları ve insan hakları güvenceleri içinde ayrı, güncel ve denetlenebilir bir karara dayanmalıdır.

Gizlilik ve hukukî bilgilendirme

Güneş & Güneş Hukuk Bürosuyla paylaşılan bilgi ve belgeler yalnız hukukî değerlendirme ve hizmet amacıyla kullanılır; avukatlık meslek sırrı, gizlilik yükümlülüğü ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat kapsamında korunur.

Bu makale genel hukukî bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın kaynak ülkesi, uygulanabilir sözleşmesi, kayıt türü, yakalama emri, kişinin vatandaşlığı, koruma statüsü ve güncel belgeleri incelenmeden hukukî görüş veya sonuç garantisi oluşturmaz.

Resmî, yargısal ve akademik kaynaklar

Türkiye resmî kaynakları

INTERPOL resmî kaynakları

Yargı kararları

Akademik kaynaklar


YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları