İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Mülkiyet ve Komşuluk Davaları

Komşu İnşaatın Binaya Zarar Vermesi: Delil Tespiti, İnşaatın Durdurulması ve Tazminat

Komşu kazı yakınındaki çatlak bina duvarı.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 8 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Komşu kazı binanıza zarar verdiyse delil tespiti, ihtiyati tedbir, zorunlu arabuluculuk ve tazminat. Gerçek Yargıtay kararıyla uygulama.

Komşu parseldeki kazı veya inşaat binanızda çatlak, oturma, su sızıntısı ya da kullanım kaybı doğuruyorsa önce can güvenliği sağlanmalı ve zararın delilleri korunmalıdır. Hukuk mahkemesinden delil tespiti; koşulları varsa ihtiyati tedbir, tehlikenin giderilmesi ve tazminat istenebilir. Yapı ruhsatının bulunması komşuya zarar verme yetkisi vermez. Komşuluk hakkından kaynaklanan özel hukuk davalarında zorunlu arabuluculuk değerlendirilirken, acil koruma talepleri de geciktirilmeden ele alınmalıdır.

Komşu inşaat zararında ilk yapılacaklar nelerdir?

Yeni bir çatlak görülmesiyle binanın taşıyıcı sisteminin güvenli olup olmadığı aynı sorudur denilemez. Hasarın önemi mühendislik incelemesi gerektirir. Çökme, ani oturma veya taşıyıcı eleman hasarı şüphesinde acil yardım birimlerine ve ilgili idareye haber verilmesi; tehlikeli alandan uzaklaşılması önceliklidir. Dava dosyası hazırlamak için riskli binada kalınmamalıdır.

Güvenli biçimde elde edilebiliyorsa hasarın tarihli görüntüleri, ilk fark edildiği zaman, komşu şantiyedeki çalışma türü ve önceki bina görüntüleri saklanır. Çatlağın sonradan sıvanması veya kazının kapatılması, nedenin araştırılmasını zorlaştırabilir. Gerekli güvenlik onarımı geciktirilmeden, önceki durumun mümkün olduğunca usulüne uygun kayda alınması gerekir.

Belediye tutanağı mahkeme delil tespitinin yerine geçer mi?

Belediye, yapı denetimi ve güvenlik bakımından inceleme yapabilir. Tutanak değerli bir delil olabilir; ancak her belediye incelemesi zararın nedeni, tüm onarım kalemleri ve gelir kaybını kapsamaz. Hukuk mahkemesinden istenen delil tespiti, ileride açılacak özel hukuk davasının ihtiyaçlarına göre ayrıca planlanır.

Özel mühendis raporu da yararlıdır. Bununla birlikte özel rapor, mahkemece görevlendirilen bilirkişi incelemesiyle aynı usuli konuma sahip değildir. Raporun hazırlayıcısı, kullanılan yöntem, dayanak fotoğraflar, ölçüm tarihleri ve varsayımlar belli olmalıdır. Tek başına fotoğrafa dayanarak kazının bütün hasarın nedeni olduğu sonucuna varılmamalıdır.

Yapı ruhsatı olsa bile komşuya verilen zarardan sorumluluk doğar mı?

Türk Medenî Kanunu m.730, mülkiyet hakkının yasal sınırlarına aykırı kullanılması nedeniyle zarar gören veya zarar tehlikesiyle karşılaşan kişiye koruma sağlar. M.737 komşular arasında hoş görülebilecek ölçüyü aşan etkileri; m.738 ise kazı ve yapı çalışmalarıyla komşu toprağın veya tesislerin zarar görmesini düzenler. Ruhsat, bu özel hukuk yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.

Olağan inşaat rahatsızlığı ile fiziksel hasar

Geçici ses veya toz ile komşu temelin desteklenmemesi sonucu oluşan fiziksel zarar aynı değerlendirmeye tabi değildir. Yer, süre, yoğunluk ve alınan önlemler önemlidir. Kazı nedeniyle komşu yapının güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi, yalnız “inşaatın olağan sonucudur” denilerek açıklanamaz.

Yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan zararlar yönünden TMK m.730'daki denkleştirme olanağı ayrıca değerlendirilir. Bunun için kaçınılmazlık ve uygun bedel koşulları araştırılır. Her rahatsızlık maddi tazminat, her endişe manevi tazminat doğurmaz; talebin hukuki dayanağı ve ispatı ayrı kurulmalıdır.

Kime karşı dava açılır: Malik mi, müteahhit mi?

Taşınmaz malikinin TMK m.730 kapsamında sorumluluğu ile yüklenicinin kendi faaliyeti nedeniyle sorumluluğu farklı dayanaklara sahip olabilir. Malik yönünden kusursuz sorumluluk tartışılması, zarar ve nedensellik bağının ispatını gereksiz kılmaz. Yüklenici, alt yüklenici, yapı denetim kuruluşu ve diğer kişilerin sorumluluğu da rol ve yükümlülükleri incelenmeden otomatik kabul edilmez.

Taraf belirlemek için hangi belgeler gerekir?

Tapu bilgileri, ruhsat, şantiye tabelası, yüklenici kayıtları, varsa sözleşmeler ve yapılan işin türü araştırılır. Tabeladaki ticari adla davalı tüzel kişinin tam unvanı aynı olmayabilir. Sırf belediye ruhsat verdi diye özel inşaatın bütün zararlarından belediyenin sorumlu olduğu varsayılamaz; idarenin hizmet kusuruna ilişkin talepler ayrı yargı yolu doğurabilir.

Kiracı da kendi kullanımına veya eşyasına verilen zarar nedeniyle hak ileri sürebilir. Ancak binanın malikine ait yapı zararını, kendisine ait işletme zararını ve sözleşmeden kaynaklanan talepleri ayırmalıdır. Aynı zararın farklı kişilerce iki kez tahsil edilmesini önleyecek biçimde hak sahipliği ve talep kalemleri açıklanmalıdır.

Delil tespiti nasıl istenir?

HMK m.400 ve devamına göre, ileride kaybolması veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşması ihtimali bulunan delilin önceden tespiti istenebilir. Talepte hangi olayın ispatlanacağı, neden beklenemeyeceği ve inceleme konusu açık gösterilmelidir. Delil tespiti, tazminatın tahsiline karar veren esas dava değildir.

Görevli mahkeme ve acil inceleme

Dava açılmadan önce delil tespiti, esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden veya keşif ve bilirkişi incelemesi yapılacak şeyin bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden istenebilir. Esas dava açıldıktan sonra tespit talebi, o davaya bakan mahkemeye yöneltilir. Acil hâllerde karşı tarafa önceden bildirim yapılmadan tespit olanağı bulunmakla birlikte, kanuni bildirim ve itiraz güvenceleri uygulanır.

Tespit isteyenin hukuki yararı, “ileride dava açabilirim” açıklamasından ibaret bırakılmamalıdır. Kazının kapatılacak olması, onarım zorunluluğu veya hasarın ilerlemesi somutlaştırılabilir. Tespit giderleri, bilirkişi uzmanlığı ve keşif kapsamı da başvuru hazırlanırken değerlendirilmelidir.

Bilirkişiye hangi sorular yöneltilmeli?

İncelemenin yalnız çatlakları sayması çoğu zaman yeterli değildir. Zemin, temel, iksa, drenaj ve mevcut yapının durumu birlikte araştırılmalıdır. Somut olaya göre şu sorular önem taşır:

  • Hasar nerede, hangi boyutta ve hangi taşıyıcı ya da taşıyıcı olmayan elemandadır?
  • Kazı, titreşim, su hareketi veya destek kaybıyla hasar arasında teknik bağlantı var mıdır?
  • Hasarın tamamı yeni midir; önceki kusurlar veya başka olaylar etkili olmuş mudur?
  • Tehlikeyi azaltmak için hangi acil önlem gerekir?
  • Kalıcı onarımın yöntemi, makul süresi ve hesaplanabilir maliyeti nedir?

Bilirkişi raporunun ölçüm ve fotoğraflarıyla birlikte okunması gerekir. Eksik rapora karşı itiraz, yalnız “bedel düşüktür” demekle sınırlı kalmamalı; eksik kalem, yanlış kabul veya çelişki gösterilmelidir. Tespit raporuna itirazla esas davadaki bilirkişi raporuna itirazın süreleri aynı varsayılmamalıdır.

İnşaatın durdurulması için ihtiyati tedbir alınabilir mi?

HMK m.389 ve devamı kapsamında, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması veya gecikme nedeniyle ciddi zarar tehlikesi varsa geçici koruma istenebilir. Haklılık yaklaşık olarak ortaya konulmalı ve istenen tedbirin neden gerekli olduğu açıklanmalıdır. Her çatlak ihbarı üzerine bütün şantiyenin süresiz durdurulması otomatik bir sonuç değildir.

Mahkeme, somut riske göre belirli kazının durdurulması, destekleyici önlem veya başka uygun korumayı değerlendirebilir. Talep, teknik riskle orantılı kurulmalıdır. Ruhsatın idari yargıda yürütmesinin durdurulmasıyla komşuluk hakkını koruyan hukuk mahkemesi tedbiri farklı kurumlar olup birbirinin yerine kullanılamaz.

Teminat ve tedbiri sürdürme süreleri

HMK m.392 uyarınca teminat kuralı ve istisnaları değerlendirilir; her dosyada teminatsız tedbir verileceği söylenemez. M.393 uyarınca kararın uygulanması, tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğden itibaren bir hafta içinde talep edilmelidir. Bu yükümlülük yerine getirilmezse, dava açılmış olsa bile tedbir kendiliğinden kalkabilir.

Dava öncesi tedbirde m.397 uyarınca uygulama talebinden itibaren iki hafta içinde esas davanın açılması ve gerekli belgenin uygulayan memura sunulması gerekir. Dava şartı arabuluculukla ilgili özel düzenleme bu süreyi etkileyebilir. Bu etki, bütün tedbir sürelerinin durduğu anlamına gelmez; özellikle bir haftalık uygulama talebi süresi ayrıca korunmalıdır.

Komşuluk davasında arabuluculuk zorunlu mu?

6325 sayılı Kanun m.18/B uyarınca komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvuru, 1 Eylül 2023'ten beri dava şartıdır. Talebin gerçek hukuki niteliği belirlenmelidir. İdare mahkemesinde yapı ruhsatının iptali davası, bu özel hukuk arabuluculuğu kapsamında değildir.

Arabuluculuk, delil tespiti veya acil tedbir ihtiyacının göz ardı edilmesini gerektirmez. M.18/A'daki süre hükümleri kapsamında, büroya başvuruyla son tutanak arasındaki dönemde zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez; dava öncesi tedbirde esas davayı açma süresine ilişkin özel kural da dikkate alınır. Süre çizelgesinde başvuru, son tutanak ve tedbir uygulama tarihleri ayrı gösterilmelidir.

Uzlaşma sağlanırsa onarımın yöntemi, uygulayıcı, süre, denetim, ödeme ve yeniden hasar hâli belirsiz bırakılmamalıdır. Tarafların anlaşması, imar mevzuatına aykırı yapıyı ruhsatlı hâle getirmez veya belediyenin kamu hukuku yetkisini kaldırmaz.

Hangi zararlar için tazminat istenebilir?

Onarım gideri, gerekli güçlendirme, eşya zararı, zorunlu geçici barınma veya taşınma gideri ve ispatlanabilir kullanım ya da kazanç kaybı somut olaya göre talep edilebilir. Bedel hesabında makul gider, nedensellik ve zararın azaltılması yükümlülüğü önemlidir. Aynı kayıp farklı başlıklarla iki kez hesaplanmamalıdır.

Kazanç kaybı nasıl ispatlanır?

İşletmenin kapalı kaldığı her günün cirosunu toplayarak zarar hesaplamak yeterli değildir. Gerçek faaliyet kayıtları, giderler, net kazanç, makul onarım süresi ve kapalı kalmayla hasar arasındaki bağlantı incelenir. Fiilen geç dönülmüş olması, gecikmenin tamamının davalıya yüklenebileceğini göstermez.

Malikin kusursuz sorumluluğu, zarar görenin davranışının hiçbir etkisi olmayacağı anlamına gelmez. Önceki yapı kusurları, gerekli önlemlerin alınmaması veya zararı artıran davranışlar teknik ve hukuki değerlendirmeye konu olabilir. Buna karşılık salt yapının eski olması, bütün zararın kendiliğinden zarar görene yüklenmesini haklı kılmaz.

Yargıtay kararı: Makul onarım süresi neden önemlidir?

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 13.10.2020 tarihli, E.2019/835, K.2020/3372 sayılı kararında, komşu kazı nedeniyle zarar gören işletmeye ilişkin eski hâle getirme bedeli ve kazanç kaybı tartışılmıştır. Daire, zarar görenin katkısının ve makul onarım süresinin yeterince araştırılmamasını bozma nedeni saymıştır. Fiilî kapanış süresinin tamamının doğrudan kazanç kaybı hesabına alınması yeterli görülmemiştir.

Karar, ruhsatın sorumluluğu ortadan kaldırmadığı ve teknik nedensellik incelemesinin önem taşıdığı çerçevede okunmalıdır. Sonuç, her dosyada aynı indirim oranı veya aynı onarım süresinin uygulanması değildir. Ayrıca bu karar 2023 öncesine aittir; bugünkü dava şartı arabuluculuk düzenlemesini ortadan kaldıran bir örnek olarak kullanılamaz.

Görevli mahkeme ve zamanaşımı nasıl belirlenir?

Komşuluk hukukuna dayalı bu tür malvarlığı davalarında, özel bir görev kuralı bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi gündeme gelir. Taşınmazın aynına, elatmanın önlenmesine veya yalnız tazminata yönelen talebin niteliği, yetki incelemesini etkiler. Her dava için tek ve değişmez bir mahkeme tarifi yapmak yerine taraflar ve talepler birlikte incelenmelidir.

Zamanaşımı da talebin dayanağına göre belirlenir. Haksız fiil tazminatında TBK m.72'deki öğrenme ve olay tarihine bağlı süreler ile varsa daha uzun ceza zamanaşımı dikkate alınır. Süregelen müdahalenin önlenmesiyle geçmişte oluşmuş parasal zarar aynı süre değerlendirmesine tabi tutulmamalıdır. Delil tespiti yaptırılması tek başına bütün alacak sürelerinin korunduğu anlamına gelmez.

Sonuç

Komşu inşaat zararında güvenlik, delil ve hukuki koruma birlikte ele alınmalıdır. Erken teknik inceleme, doğru taraf seçimi ve zarar kalemlerinin belgelenmesi dosyanın temelidir. Delil tespiti zararı kayda alır; ihtiyati tedbir tehlikeyi sınırlamayı amaçlar; esas dava ise sorumluluk ve giderimi belirler. Arabuluculuk ve tedbir süreleri ayrı ayrı takip edilmelidir.

İlgili yazılar: Belediyenin Kaçak Yapıya Müdahale Etmemesi: Şikâyet, Başvuru ve Dava Yolları; Çekme Mesafesine ve Yapı Yüksekliğine Aykırı İnşaat: Ruhsat Denetimi ve Komşunun Hakları.

Sıkça Sorulan Sorular

İnşaat ruhsatlıysa tazminat isteyemez miyim?

Ruhsat, komşuya zarar verme yetkisi sağlamaz. Zarar, sorumluluk sebebi ve nedensellik bağı somut olayda incelenir.

Delil tespiti kararı tazminatı tahsil etmemi sağlar mı?

Tek başına sağlamaz. Delil tespiti, mevcut durumun ilerideki yargılama için korunmasına hizmet eder; esas talep ayrıca ileri sürülür.

Kiracı komşu inşaattan zarar gördüyse başvurabilir mi?

Kendi kullanımına, eşyasına veya işletmesine ilişkin zarar bakımından başvuru gündeme gelebilir. Malike ait taleple kiracının talebi ayrılmalıdır.

Arabuluculuk bitmeden acil koruma istenebilir mi?

Koşulları varsa delil tespiti ve ihtiyati tedbir değerlendirilir. Arabuluculukla bağlantılı süre kuralları, tedbirin uygulanmasına ilişkin bütün süreleri otomatik durdurmaz.

Duvarı hemen tamir ettirmeli miyim?

Güvenlik açısından gerekli önlem geciktirilmemelidir. Bununla birlikte mümkün ve güvenliyse onarım öncesi durumun usulüne uygun tespiti ve gider belgelerinin saklanması önemlidir.

Kaynakça

  1. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu, m.730, 737, 738 ve 739; kanun metni aktarımı.
  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.2, 12, 16, 389–405; kanun metni aktarımı.
  3. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m.18/A ve 18/B.
  4. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.49, 51, 52 ve 72; resmî mevzuat bağlantısı.
  5. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 13.10.2020, E.2019/835, K.2020/3372, erişilebilir karar metni.

Araştırma kontrol tarihi: 15.10.2026. Metin genel hukuki bilgilendirmedir; teknik güvenlik değerlendirmesinin ve somut hukuki incelemenin yerine geçmez.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları