Şirket ortağı, yönetimde bulunmasa da şirket işleri hakkında bilgi alabilir ve kanuni şartlarla kayıtları inceleyebilir. Anonim şirkette pay sahibinin hakkı TTK m.437, limited şirkette ortağın hakkı TTK m.614 kapsamında kullanılır. Başvuru sırası ve süreler aynı değildir: anonim şirkette açık ret için öngörülen 10 günlük mahkemeye başvuru süresi, limited şirkete kendiliğinden uygulanmaz. İncelenecek konu, istenen kayıt ve reddedilen talep açıkça belirlenmelidir. [1][3]
Bu hak, şirketin mali durumunu, yöneticilerin açıklamalarını ve ortaklık haklarının nasıl kullanılacağını değerlendirmeye yarar. Ortağın önceden bir usulsüzlüğü ispatlaması gerekmez. Bununla birlikte bilgiye erişim, bütün şirket arşivinin koşulsuz teslimi veya yönetimin ortağa devredilmesi anlamına gelmez. Hakkın kapsamı, şirket türü, başvuran kişinin sıfatı ve somut bilgi ihtiyacı birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Hak Kimin? Pay Sahibi ile Yöneticinin Başvuru Yolları Farklıdır
Bilgi alma hakkı yalnız çoğunluğa veya belirli bir sermaye oranına ulaşan azlığa tanınmamıştır. TTK m.437 ve m.614 kapsamında her pay sahibi veya ortak başvurabilir. Küçük pay oranı, tek başına ret gerekçesi oluşturmaz. Buna karşılık genel kurulu toplantıya çağırmaya ilişkin azlık şartları, bilgi alma hakkının sahipliğinden ayrı bir konudur. [1]
| Başvuranın sıfatı | Temel hüküm | İzlenecek yolun özelliği |
|---|---|---|
| Anonim şirket pay sahibi | TTK m.437 | Genel kurulda bilgi; ilgili kayıtlar için genel kurul izni veya yönetim kurulu kararı; gerektiğinde mahkeme |
| Limited şirket ortağı | TTK m.614 | Önce müdürlerden talep; engelleme üzerine genel kurul; haksız engelleme sürerse mahkeme |
| Anonim şirket yönetim kurulu üyesi | TTK m.392 | Yönetim göreviyle bağlantılı ayrı bilgi ve inceleme düzeni; başkan, yönetim kurulu ve mahkeme aşamaları |
Anonim şirkette yönetim kurulu üyesinin bilgi hakkı, pay sahibi olmasından değil yönetim görevi ve sorumluluğundan kaynaklanır. TTK m.392, toplantı sırasında ve toplantı dışında farklı kurallar içerir. Toplantı dışında şirketin işleyişi hakkında bilgi ve münferit işler hakkında talep, başkanın izniyle ilişkilidir. Başkanın talebi reddetmesi durumunda konunun iki gün içinde yönetim kuruluna getirilmesi; kurulun toplanmaması veya reddetmesi hâlinde şirket merkezindeki asliye ticaret mahkemesine başvurulması öngörülür. Bu özel düzen, sıradan pay sahibinin m.437 başvurusuyla karıştırılmamalıdır. [1]
Pay sahibi aynı zamanda yönetim kurulu üyesiyse hangi sıfata dayanarak başvurduğunu açıklamalıdır. Ortaklık sıfatı tartışmalıysa pay sahipliğini gösteren belgeler öncelikle değerlendirilir. Eski ortak, mirasçı veya payı devralan kişi bakımından da sıfatın hangi tarihte ve hangi işlemle kazanıldığı ya da sona erdiği önem taşır. Sadece geçmişte ortak olmak, güncel ortaklık hakkının devam ettiğini kendiliğinden göstermez. İlgili uygulama örnekleri Adi Ortaklıkta Hesap Vermeyen Ortak yazısında anlatılmıştır.
Anonim Şirkette Bilgi Alma ve Defter İnceleme Nasıl Kullanılır?
Genel kuruldan önce hangi belgeler hazır bulundurulur?
TTK m.437/1; finansal tabloları, konsolide finansal tabloları, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunu, denetleme raporlarını ve kâr dağıtım önerisini ayrı bir erişim düzenine bağlar. Bu belgeler, genel kuruldan en az 15 gün önce şirketin merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin incelemesine hazır tutulur. Finansal tablolar ile konsolide tablolar bir yıl süreyle incelemeye açık kalır. Pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosu ve bilançonun suretini isteyebilir. [1]
Buradaki 15 gün, mahkemeye başvuru süresi değildir. Genel kurul hazırlığına ilişkin bir yükümlülüktür. Belgelerin sadece toplantı günü gösterilmesi, kanundaki hazırlık imkânıyla aynı değildir. Erişim sağlanmadığında hangi belgenin hangi tarihte istendiğinin ve şirketin ne cevap verdiğinin kayda geçirilmesi, sonraki başvuruyu somutlaştırır.
Genel kurulda soru sormanın kapsamı nedir?
Pay sahibi yönetim kurulundan şirket işleri, denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir. Cevabın özenli, gerçeğe uygun ve hesap verme ilkesiyle uyumlu olması gerekir. Sadece “kayıtlarda mevcut” denilmesi, sorunun ne olduğuna göre yeterli bir cevap sayılmayabilir. Örneğin gider artışının sebebi sorulmuşsa toplam gider rakamının tekrarlanması, artışın dayanağını açıklamaz. [1]
Bir pay sahibine pay sahipliği sıfatıyla, genel kurul dışında bilgi verilmişse diğer pay sahibinin talebi de aynı kapsam ve ayrıntıyla cevaplanmalıdır. TTK m.437/2, bu durumda gündemle bağlantı aramaz ve m.437/3'teki ret gerekçesine dayanılmasını engeller. Yöneticinin yalnız yöneticilik görevi nedeniyle öğrendiği her bilgi ise bu eşitleme kuralına otomatik olarak girmez. [1]
Soruların yazılı hazırlanması, toplantıda okunması ve tutanağa geçirilmesinin istenmesi yararlıdır. Talep ile verilen cevabın birlikte kaydedilmesi, “cevap verildi” savunmasının içeriği üzerinden değerlendirilmesini sağlar. Sadece sorunun tutanakta bulunması, cevabın yeterli veya yetersiz olduğunu tek başına ortaya koymaz.
Bilgi verme yükümlülüğü, TTK m.200 çerçevesinde bağlı şirketlerle ilgili bilgileri de kapsar. Şirketin grup içinde yer alması, ortaklık ilişkileriyle bağlantılı işlemlerin açıklamasız bırakılmasını haklılaştırmaz. Ayrıca m.437/6 gereğince bilgi alma ve inceleme hakkı esas sözleşme veya şirket organı kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz. Kanundaki gizlilik sınırları ile sözleşmeyle hakkı ortadan kaldırma girişimi ayrılmalıdır. [1]
Defterler uzman olmadan incelenebilir mi?
TTK m.437/4 uyarınca ticari defterler ve yazışmaların pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımları, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun kararıyla incelenebilir. Bu, her pay sahibine bütün kayıtlar üzerinde sürekli ve sınırsız erişim yetkisi veren bir hüküm değildir. Bilgi talebi ile belge inceleme talebinin ayrı yazılması, hangi hakkın engellendiğini anlaşılır kılar. [1]
Uzmanla inceleme zorunlu değildir. Kanun, izin verildiğinde incelemenin uzman aracılığıyla da yapılabilmesini kabul eder. Muhasebe verileri teknik yardım gerektiriyorsa mali müşavir veya uygun başka bir uzmandan yararlanılması düşünülebilir. Uzmanın kimliği, yetkisi, inceleme konusu ve gizlilik düzeni önceden belirlenmelidir. Bu kişi, sırf ortağa yardım ettiği için mahkemenin atadığı özel denetçi hâline gelmez.
Limited Şirket Ortağı Yıl Boyunca Bilgi İsteyebilir
Limited şirkette bilgi alma, yalnız yıllık genel kurul toplantısında kullanılabilen bir hak değildir. TTK m.614/1, her ortağın müdürlerden şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi istemesine ve belirli konularda inceleme yapmasına imkân verir. Bütün işlere ilişkin bilgi ile belirli konularda inceleme arasındaki bu ifade farkı önemlidir. Herhangi bir konu belirlemeden bütün arşivin teslimini istemek, kanunun sağladığı hakkın kapsamını doğru yansıtmaz. [1]
İlk talep müdürlere yöneltilir. Talepte ortaklık sıfatı, açıklanması istenen işlemler, dönem ve talep edilen belgeler gösterilmelidir. Kanun, her bilgi talebi için noter ihtarını zorunlu tutmaz. Bununla birlikte ulaştığı ve içeriği sonradan gösterilebilen bir yazılı başvuru, sözlü tartışmaya göre daha elverişli delil oluşturur. Noter ihtarı, teslim alındığı doğrulanabilen yazı veya uygun elektronik iletişim bu amaçla değerlendirilebilir. [1][2]
Müdürlerin hakkı engellemesi üzerine ortak, konunun genel kurulca karara bağlanmasını ister. Genel kurulun haksız engellemesi devam ederse mahkemeye başvurulur. Doğrudan müdüre gönderilen ihtar, genel kurul aşamasının tamamlandığını tek başına göstermez. Müdür ve genel kurul kararları farklı organ işlemleridir; dosyada her birine ilişkin talep ve cevap ayrı tutulmalıdır. [1]
Bilgi istemek için aynı zamanda müdürün görevden alınmasını, şirketin feshini veya tazminat ödenmesini talep etme zorunluluğu yoktur. Bilgi hakkı bağımsız kullanılabilir. Elde edilen kayıtların başka bir davaya ihtiyaç gösterip göstermediği ise daha sonra, o davanın kendi şartları çerçevesinde değerlendirilir. Daha geniş çerçeve için Limited Şirket Müdürünün Görevden Alınması yazısı okunabilir.
Bilgi Talebi Hangi Belgeleri ve Dönemleri Kapsamalıdır?
Etkili bir başvuru, öğrenilmek istenen mesele ile istenen kayıt arasında ilişki kurar. Talebin çok geniş tutulması incelemeyi güçleştirebilir; gereğinden dar tutulması da asıl işlemin anlaşılamamasına yol açabilir. Dönem, işlem grubu ve ilgili hesap belirlenirken ortağın henüz erişemediği kaydın ayrıntılarını biliyormuş gibi davranması beklenmemelidir.
Aşağıdaki tablo, varsayımsal talep örneklerini gösterir; sayılan kayıtların her olayda koşulsuz teslim edilmesi gerektiği anlamına gelmez.
| Açıklığa kavuşturulacak mesele | Talep edilebilecek ilgili kayıt | Kapsamı belirleyen unsur |
|---|---|---|
| Ortağa veya ilişkili şirkete yapılan ödeme | İlgili hesap hareketi, sözleşme ve ödeme belgesi | Belirlenen dönem ve işlem ilişkisi |
| Finansal tablodaki olağandışı gider artışı | İlgili gider hesabı dökümü ve dayanak belgeler | Artışın görüldüğü hesap ve dönem |
| Şirket varlığının satış bedeli | Satış sözleşmesi, karar ve tahsilat kaydı | Belirli varlık ve satış işlemi |
| Ortaklar cari hesabındaki borç veya alacak | İlgili hesabın hareketleri ve dayanak işlemler | Açılış bakiyesi, dönem ve hesap sahibi |
Elektronik kayıt tutulması bilgi hakkını anlamsızlaştırmaz; fakat ortağa şirketin banka şifresini, e-imzasını veya bütün bilişim sisteminin yönetici yetkisini verme zorunluluğu da doğurmaz. Konuya uygun okunabilir çıktı, belirli kayıtların elektronik sureti veya gözetimli inceleme gibi yöntemler tartışılabilir. Amaç, gerekli bilginin anlaşılmasını sağlarken şirketin işlemlerini ve ilgisiz verilerini korumaktır.
İnceleme hakkı ile kayıtların aslını alıp götürme yetkisi aynı değildir. Özellikle anonim şirkette m.437/1'in belirli finansal belgeler için açıkça tanıdığı suret hakkı, bütün defter ve yazışmalara otomatik biçimde genişletilmemelidir. Kopya ihtiyacı varsa hangi sayfa veya kaydın niçin gerekli olduğu açıklanmalıdır. [1]
Şirket “zaten erişim sağladım” diyorsa erişimin gerçek içeriği incelenir. Açılmayan dosya, okunamayan çıktı veya soruyla ilgisiz yüzlerce belge gönderilmesi ile kullanılabilir bilgi verilmesi aynı sonuç değildir. Ortak da sunulan makul inceleme randevularını ve ilgili belgeleri gerekçesiz reddetmemelidir. Teslim ve inceleme tutanağı, iki tarafın da sonradan ileri süreceği iddiaları netleştirir. Bu aşamanın ayrıntıları Şirketten Kâr Payı Alacağı başlıklı yazıda ayrıca ele alınmıştır.
Şirket Sırrı ve Rekabet Gerekçesiyle Her Talep Reddedilemez
Anonim şirkette TTK m.437/3, şirket sırlarının açıklanması veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye düşmesi gerekçesiyle ret imkânı tanır. Limited şirkette m.614/2 ise ortağın elde edeceği bilgiyi şirkete zarar verecek şekilde kullanması tehlikesi varsa gerekli ölçüde engellemeye izin verir. Testlerin ifadeleri farklıdır; savunma, ilgili şirket türünün hükmüne göre kurulmalıdır. [1]
“Şirket sırrıdır” veya “ortakla davamız var” demekle değerlendirme sona ermez. Şirket; hangi bilginin korunmasını istediğini, açıklamanın nasıl bir tehlike yaratacağını ve neden daha dar bir erişimin yeterli olmayacağını somutlaştırmalıdır. Rakip faaliyette bulunma iddiasında da faaliyetin niteliği ile istenen bilginin ilişkisi açıklanmalıdır. Öte yandan müşteri listelerinin rakibe aktarılmasına ilişkin somut kayıtlar varsa bunlar göz ardı edilemez.
Talebin tamamını reddetmeden önce konu dışı kısımların kapatılması, sınırlı suret verilmesi, uygun yerde inceleme veya gizliliği koruyacak uzman desteği değerlendirilebilir. Bunlar her uyuşmazlıkta otomatik uygulanacak çözümler değildir; hakkın etkili kullanımını engellemeyen ve somut tehlikeyi azaltan yöntemler seçilmelidir. Limited şirket ortağının sır saklama yükümlülüğü TTK m.613'te ayrıca düzenlenmiştir. [1]
Kayıtlarda çalışanların veya müşterilerin kişisel verilerinin bulunması, bütün incelemenin reddini kendiliğinden haklılaştırmaz. Buna karşılık ortaklık hakkı da ilgisiz sağlık, kimlik veya iletişim bilgilerinin sınırsız paylaşımına dayanak olmaz. Kişisel Verileri Koruma Kurumunun açıkladığı amaçla bağlantılılık ve ölçülülük ilkeleri dikkate alınarak, sorunun anlaşılması için gerekmeyen alanların kapatılması değerlendirilebilir. Bu öneri, şirketler hukuku ve veri koruma yükümlülüklerinin birlikte uygulanmasına yöneliktir. [6]
Ret ve Cevapsızlıkta Mahkemeye Hangi Sürede Başvurulur?
Anonim şirkette açık ret ile cevapsızlık farklıdır
TTK m.437/5, talebi reddedilen pay sahibi için reddi izleyen 10 gün içinde mahkemeye başvuruyu düzenler. Cevapsız bırakma, erteleme ve hükümdeki diğer hâllerde ise makul bir sürenin geçmesinden sonra başvuru öngörülür. Kanunun bu iki ayrı ifadesi, bütün ihtimaller için tek bir “10 gün” kuralına dönüştürülmemelidir. [1]
Bu, ret işlemine bağlı özel başvuru süresidir; ayrı bir kâr payı veya tazminat alacağının zamanaşımıyla aynı değildir. Başvurunun süresinde yapılmaması, bilgi hakkının mahkeme yoluyla kullanılmasını tehlikeye düşürür.
Açık ret mevcutken sonradan ihtar göndererek sürenin yeniden başlayacağı varsayılmamalıdır. Ret tarihi, tutanak ve yazılı cevap birlikte incelenmelidir. Cevapsızlıkta makul süre ise sorunun karmaşıklığına, kayıtların hazırlanma ihtiyacına ve şirketin davranışına göre değerlendirilir. Sürekli belirsiz bir tarihe erteleme, hakkın fiilen engellenmesi sonucunu doğurabilir; buna karşılık gerekli kaydın hazırlanması için açıklanmış ve ölçülü süre ihtiyacı ayrıca dikkate alınır.
Limited şirkette 10 günlük süre kıyasen uygulanabilir mi?
TTK m.614, anonim şirketteki gibi 10 günlük özel bir dava süresi içermez. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 7 Mart 2018 tarihli, E.2018/833, K.2018/1722 sayılı kararında, limited şirket ortağının talebinin m.437'deki süre gerekçesiyle reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Daire, limited şirket düzenlemesinde böyle bir süre bulunmadığını ve m.437'ye bu yönde atıf yapılmadığını vurgulamıştır. [3]
Karar kanun yararına bozma niteliğindedir. Somut davadaki kesin hükmün sonucunu değiştirmeden hukuka aykırılığı ortaya koymuştur; ortağa o dosyada doğrudan inceleme izni verilmiş gibi anlatılamaz. Pratik sonucu, limited şirket başvurusunun anonim şirkete ait süre gerekçesiyle otomatik elenmemesidir.
Özel sürenin bulunmaması, talebin yıllarca bekletilmesinin her koşulda sorunsuz olduğu anlamına gelmez. Öğretide uzun süre sessiz kalmanın, diğer davranışlarla birlikte güven yaratması hâlinde dürüstlük kuralı bakımından tartışılabileceği belirtilir. Buradan kanunda bulunmayan sabit bir yıl veya gün sınırı üretilemez. Ortaklık sıfatı, güncel bilgi ihtiyacı ve başvurunun amacı somut olayda incelenir. [5]
Genel kurul hiç toplanmıyorsa ne yapılır?
Limited şirkette müdürlerin genel kurulu toplantıya çağırmaması, başvuru sırasını fiilen kilitleyebilir. TTK m.617'nin göndermesiyle genel kurula çağrı ve azlık kuralları değerlendirilir. Kanuni şartları bulunan ortaklar bakımından m.411 ve m.412'deki çağrı yolları gündeme gelebilir. Bilgi talebi, genel kurulda karara bağlanma isteği ve bunların şirkete ulaşması ayrı ayrı belgelenmelidir. [1]
Öğretide, bilgi hakkının bireysel niteliği nedeniyle azlık oranına ulaşmayan ortağın da hakkı işlevsiz bırakılmayacak şekilde korunması gerektiği savunulur. Bu, her ortağın her koşulda aynı çağrı yolunu kullanabileceğine ilişkin açık ve tartışmasız bir kanun hükmü değildir. Genel kurulun oluşturulamadığı dosyada erişim engelinin biçimi ve uygun yargısal talep ayrıca kurulmalıdır. [5]
Bilgi Alma Davasında Taraflar, İspat ve Arabuluculuk
Dava kime karşı ve hangi mahkemede açılır?
Bilgi ve inceleme hakkının yerine getirilmesi talebi şirket tüzel kişiliğine yöneltilir. Talebi müdürün reddetmesi, bu davanın yalnız müdürün şahsına karşı açılmasını gerektirmez. Yöneticiye yönelik kişisel sorumluluk iddiası başka bir hukuki meseledir.
Görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Anonim şirket için TTK m.437/5 şirket merkezinin bulunduğu yeri açıkça gösterir. Limited şirket için m.614 aynı ayrıntıda bir yetki cümlesi içermez; şirketin merkezindeki mahkeme, genel yetki çerçevesinde de başvuru yeridir. Görev ve yetki değerlendirmesinde şirketin kayıtları ile dava tarihindeki durumu birlikte kontrol edilir. [1][2]
TTK m.1521 uyarınca bu ortaklık uyuşmazlıklarında basit yargılama usulü uygulanır. Basit usul, davacının hiçbir belge sunmadan sonuç alacağı veya karşı tarafın dinlenmeyeceği anlamına gelmez. TTK m.392'de yönetim kurulu üyesi için bulunan özel dosya üzerinden karar düzeni, bütün pay sahibi davalarına otomatik taşınmamalıdır. Hukuki dinlenilme hakkı korunur. [1][2]
Yalnız bilgi verilmesi veya incelemeye izin verilmesi talebi, konusu bir miktar para olan ticari davalara ilişkin TTK m.5/A kapsamındaki zorunlu arabuluculuğa sırf ticari nitelik taşıdığı için tabi olmaz. Aynı uyuşmazlık çevresinde para alacağı veya tazminat da isteniyorsa o talebin dava şartları ayrıca değerlendirilir. [1]
Ortak hangi delilleri hazırlamalıdır?
Dosya, yalnız ortaklar arasındaki anlaşmazlığı anlatmamalı; kullanılmak istenen hakkın şartlarını göstermelidir. İspat yükü ve somutlaştırma bakımından özellikle şu belgeler yararlıdır: [2]
• Ortaklık veya pay sahipliği sıfatını ve gerekiyorsa temsil yetkisini gösteren belgeler.
• Soruların ve inceleme taleplerinin tarihli metinleri; bunların muhataba ulaştığını gösteren kayıtlar.
• Genel kurul tutanağı, ilgili organ kararları ve şirketin verdiği cevaplar.
• İstenen bilgi ile sunulan cevabın hangi noktalarda ayrıştığını gösteren kısa karşılaştırma.
• İnceleme randevuları, sunulan dosyalar ve erişimin fiilen gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin kayıtlar.
Ortak, talebini ve engellemeyi somutlaştırır; şirket de dayanıyorsa sır, zarar tehlikesi veya hakkın zaten kullandırıldığı savunmasını ilgili olgularla destekler. Ortağın bu aşamada yöneticinin yolsuzluğunu kesin olarak ispatlaması beklenmez. Bilgi hakkının işlevlerinden biri, işlemleri değerlendirebilmeyi sağlamaktır. Hukuka aykırı yoldan ele geçirilen yazışmaların kullanılması ise ayrıca delil yasağı sorununa yol açabilir. [1][2]
Başvurunun maliyeti yalnız harçtan ibaret değildir. Tebligat, inceleme, bilirkişi veya uzman giderleri ve yargılama sonunda hükmedilebilecek vekâlet ücreti ayrı kalemlerdir. Tutarlar işlem tarihine, talebe ve gerekli incelemeye göre belirlenir; bilgi davası için her dosyada geçerli tek bir toplam ücret öngörülmemelidir. [2]
Mahkeme Kararı Ne Sağlar, Karar Kesin midir?
Mahkemeden istenen sonuç, hangi soruların cevaplanacağını veya hangi kayıtların hangi kapsamda inceleneceğini göstermelidir. “Bütün haklarımın kullandırılması” gibi genel bir ifade, uyuşmazlığın ve kararın uygulanmasının sınırlarını belirsiz bırakabilir. İnceleme yeri, ilgili dönem, kayıt türü, uzman desteği ve gerekli gizlilik düzeni somut ihtiyaca göre açıklanmalıdır.
Anonim şirkette TTK m.437/5, mahkeme kararının genel kurul dışında bilgi verilmesini ve bunun şeklini de içerebilmesine açıkça imkân tanır. Limited şirkette de talep, m.614 kapsamındaki bilgi veya inceleme engelini gidermeye yönelir. Kabul kararı kâr payı ödenmesine, yöneticinin azline veya tazminata kendiliğinden hükmedildiği anlamına gelmez. [1]
Her iki hüküm mahkeme kararının kesinliğini düzenler. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13 Haziran 2017 tarihli, E.2016/1162, K.2017/3675 sayılı kararında çoğunluk, anonim şirkette bilgi ve inceleme talebinin reddine ilişkin kararın da kesin olduğunu kabul etmiştir. Karşıoy ise kesinliğin kabul kararlarıyla sınırlı yorumlanması, ret kararına kanun yolunun açık olması gerektiğini savunmuştur. Karşıoy, çoğunluğun hükmü gibi aktarılamaz. [4]
Bu ayrım, ilk derece başvurusunun eksiksiz hazırlanmasını önemli kılar. Ayrıca uyuşmazlığın esasını çözmeyen usul kararlarının niteliği ve başvuru imkânları, yalnız “bilgi davasıdır” denilerek genellenmemelidir. Karar yerine getirilmezse hangi yükümlülüğün ihlal edildiği hüküm fıkrasıyla karşılaştırılmalı; uygulanma ve gerektiğinde icra yolu kararın içeriğine göre değerlendirilmelidir. Genel bir kabul cümlesi yerine somutlaştırılmış hüküm, bu aşamada da yarar sağlar. Şirket Müdürü ve Yönetim Kurulunun Sorumluluğu yazısı da bu konuyu farklı bir açıdan incelemektedir.
Kayıtlar Kaybolacaksa Geçici Koruma ve Diğer Haklar
Kayıtların silinmesi veya kaybolması yönünde somut tehlike varsa delil tespiti değerlendirilebilir. HMK m.400 ve devamındaki bu yol, ileride delilin ileri sürülmesinin kaybolması veya önemli ölçüde güçleşmesi riskine yönelir. Her bilgi reddi kendiliğinden delil tespiti şartlarını oluşturmaz. Hangi kayıtların, neden ve ne zaman tehlikeye girdiği açıklanmalıdır. [2]
HMK m.389 ve devamındaki ihtiyati tedbir için de hakkın elde edilmesinin güçleşmesi veya gecikme nedeniyle ciddi zarar tehlikesi gibi şartlar somutlaştırılmalı, gerekli yaklaşık ispat sağlanmalıdır. Talep, bilgi uyuşmazlığıyla orantılı olmalıdır. Sırf bilgi verilmediği gerekçesiyle bütün şirket faaliyetlerinin durdurulması veya yönetimin otomatik değiştirilmesi sonucu çıkarılamaz. Teminat ve uygulama şartları ayrıca değerlendirilir. [2]
Bilgi davası, genel kurul kararının iptaline ilişkin süreleri kendiliğinden durdurmaz. Özel denetçi atanması, yöneticinin sorumluluğu veya müdürün görevden alınması da ayrı şartlara bağlıdır. Aynı kayıtlar birden çok süreçte önem taşıyabilir; ancak bir başvurunun yapılması diğerinin ön şartlarının tamamlandığı anlamına gelmez. Bu nedenle bilgiye erişim süreci yürütülürken korunması gereken diğer ortaklık hakları da ayrıca değerlendirilmelidir. [1]
Bilgi edinildikten sonra işlemlerin bağımsız biçimde açıklanmasına ihtiyaç varsa özel denetçi atanmasının koşulları; bir organ kararına karşı koruma gerekiyorsa genel kurul kararının iptali ayrıca incelenmelidir. Bu konuya ilişkin Delil Tespiti Nedir? yazımızda daha ayrıntılı bilgi bulunmaktadır.
Sonuç
Şirketin kayıtlarına erişimde ilk soru, başvuranın hangi sıfata ve hangi şirket türüne dayanarak bilgi istediğidir. Anonim şirkette pay sahibinin genel kurul ve inceleme düzeni; limited şirkette müdür, genel kurul ve mahkeme sırası doğru kurulmalıdır. Anonim şirketteki açık ret için 10 günlük süre ile limited şirkette özel süre bulunmaması birbirine karıştırılmamalıdır.
Uygulanabilir bir talep; konu, dönem, soru, gerekli belge ve uygun inceleme yöntemini birlikte gösterir. Şirketin gizlilik savunması somutlaştırılmalı; ortağın talebi de amacına uygun sınırlar içinde kalmalıdır. Ret veya cevapsızlığın belgelendiği, sürelerin izlendiği ve mahkemeden istenen sonucun açık olduğu bir dosya, hakkın etkili kullanımının temelidir. Bu yazı genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlığın belgeleri ve tarihleri ayrıca incelenmelidir.
İlgili yazılar: Hâkim Şirketin Sorumluluğu ve TTK 202 Davası; Birleşme ve Bölünmede Ortak Hakları ve Dava Süreleri; Genel Kurul Toplanmıyorsa.
Sıkça Sorulan Sorular
Yüzde bir payı olan ortak bilgi isteyebilir mi?
Evet. TTK m.437 ve m.614'te bilgi alma hakkı için asgari pay oranı aranmaz. Genel kurulu toplantıya çağırmaya ilişkin azlık şartları ise ayrı değerlendirilir. [1]
Limited şirket ortağı doğrudan mahkemeye başvurabilir mi?
Kanundaki olağan sıra müdürlere talep, engelleme üzerine genel kurul ve haksız engelleme sürerse mahkemedir. Genel kurulun hiç işletilemediği durumlar ayrıca değerlendirilmelidir; yalnız müdüre ihtar göndermek bütün aşamaları otomatik tamamlamaz. [1][5]
Anonim şirkette cevap verilmeyince de 10 gün mü beklenir?
Kanun, açık ret için reddi izleyen 10 gün içinde başvuruyu; cevapsızlık ve diğer hâller için makul süre geçtikten sonra başvuruyu düzenler. Cevapsızlık için değişmez bir 10 günlük bekleme süresi öngörmez. [1]
Limited şirkette bilgi alma davası 10 günde açılmazsa hak kaybolur mu?
TTK m.614'te böyle bir özel süre yoktur. Anonim şirkete ilişkin m.437'deki sürenin limited şirkete uygulanamayacağı, Yargıtayın E.2018/833, K.2018/1722 sayılı kanun yararına bozma kararında da açıklanmıştır. Bu durum, gecikmenin her koşulda önemsiz olduğu anlamına gelmez. [3][5]
Defterleri incelemek için mali müşavir tutmak zorunlu mu?
Anonim şirkette TTK m.437/4, incelemenin uzman aracılığıyla da yapılabileceğini düzenler; uzman kullanmayı zorunlu kılmaz. Teknik kayıtların anlaşılması için yardım alınacaksa yetki, kapsam ve gizlilik açıkça belirlenmelidir. [1]
Bilgi alma davasını kazanmak şirketten para alınmasını sağlar mı?
Bu kararın doğrudan konusu bilgi verilmesi veya inceleme engelinin giderilmesidir. Kâr payı, tazminat veya başka bir para alacağı için ilgili hakkın koşulları ve başvuru yolu ayrıca değerlendirilir. [1]
Kaynakça
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, özellikle m.4, 5, 5/A, 200, 392/1–6, 411–412, 437, 613–614, 617 ve 1521. Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı, kanun metni.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m.6, 27, 189–190, 194, 199, 323, 326, 389–392 ve 400–405. Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı, kanun metni.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 07.03.2018, E.2018/833, K.2018/1722, kanun yararına bozma kararı. Hukuki Haber, kararın tam metin aktarımı; Alomaliye, bağımsız tam metin aktarımı.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 13.06.2017, E.2016/1162, K.2017/3675, çoğunluk kararı ve karşıoy. Karamercan Hukuk, kararın tam metin aktarımı.
- Topaloğlu, İsmail. “Limited Şirket Ortaklarının Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı ve Mahkeme Yoluyla Hakkın Kullanılmasına İlişkin Güncel Sorunlar”, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 3, Sayı 1, 2025, s.81–96; özellikle s.89–92. Makalenin tam metni.
- Kişisel Verileri Koruma Kurumu. “Kişisel Verilerin İşlenmesine İlişkin Temel İlkeler”, KVKK Yayınları No.99, Haziran 2025, özellikle s.14–15. Kurum yayını.