HUKUK SÖZLÜĞÜ
Tahkim
Tahkim, bir uyuşmazlığın devlet mahkemesi yerine hakem ya da hakem kurulunca bağlayıcı biçimde çözülmesidir; çoğunlukla tarafların tahkim sözleşmesiyle seçtikleri bir yoldur, bazı özel alanlarda ise Anayasa veya kanun zorunlu tahkim öngörür. Tahkim yeri Türkiye olan uyuşmazlıklara, yabancılık unsuru yoksa Hukuk Muhakemeleri Kanunu, varsa 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu uygulanır; 4686 sayılı Kanun, taraflarca veya hakemlerce seçildiğinde de uygulanır. Bu iki Kanuna tabi hakem kararlarına karşı yalnız iptal davası açılabilir.
Kapsam
İhtiyari tahkimin dayanağı tahkim sözleşmesidir: taraflar, doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıklarının tamamının ya da bir kısmının hakem veya hakem kuruluna bırakılmasını, asıl sözleşmeye konan bir şartla veya ayrı bir sözleşmeyle ve yazılı olarak kararlaştırır (HMK m. 412; 4686 s. K. m. 4). HMK'nın tahkim hükümleri, yabancılık unsuru içermeyen ve tahkim yeri Türkiye olan uyuşmazlıklara uygulanır (HMK m. 407). Tarafların yerleşim yerlerinin veya işyerlerinin ayrı devletlerde bulunması ya da sözleşmenin ülkeler arasında sermaye veya mal geçişi gerçekleştirmesi gibi hâllerde yabancılık unsuru vardır; tahkim yeri Türkiye ise ya da taraflar veya hakemler bu Kanunu seçmişse 4686 sayılı Kanun uygulanır (m. 1–2). Taşınmazlar üzerindeki ayni haklardan ve tarafların iradesine tabi olmayan işlerden doğan uyuşmazlıklar tahkime elverişli değildir (HMK m. 408). Spor federasyonu kararlarına karşı öngörülen zorunlu tahkim (Anayasa m. 59) gibi kanuni tahkim yolları kendi özel kurallarına tabidir.
Uygulamadaki önemi
Tahkim sözleşmesine rağmen mahkemede dava açılırsa karşı taraf cevap dilekçesinde tahkim ilk itirazında bulunabilir; süresinde ileri sürülmeyen itiraz dinlenmez (HMK m. 116–117). Bu itiraz üzerine, sözleşme hükümsüz, etkisiz veya uygulanması imkânsız değilse mahkeme davayı usulden reddeder (HMK m. 413; 4686 s. K. m. 5). Bu iki Kanuna tabi hakem kararlarına karşı yalnız kanunda sayılan sebeplerle bölge adliye mahkemesinde iptal davası açılabilir (HMK m. 439; 4686 s. K. m. 15); özel kanunlardaki tahkim yollarında başvuru yolları farklı olabilir. İç tahkimde iptal davası, kararın taraflara bildiriminden itibaren bir ay içinde açılır; dava kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz, icra ancak teminat gösterilerek durdurulabilir (HMK m. 439/4). Taraflar aksini kararlaştırmadıkça hakem esas hakkında bir yıl içinde karar verir; bu süre uzatılabilir (HMK m. 427). Tahkim şartının kapsamı, hakem sayısı, tahkim yeri ve dilinin sözleşmede açıkça belirlenmesi bu nedenle önem taşır.
Karıştırılan kavramlar
Tahkim en sık arabuluculukla karıştırılır: hakem uyuşmazlığı bağlayıcı bir kararla çözer; arabulucu ise karar vermez, tarafların anlaşmasına yardımcı olur ve gerektiğinde öneri getirir. İç tahkim (HMK m. 407 vd.) ile milletlerarası tahkim (4686 sayılı Kanun) de ayrıdır: hangi rejimin uygulanacağını yabancılık unsuru ve tahkim yeri belirler. İptal sebepleri iki Kanunda büyük ölçüde benzerdir; fark özellikle usuldedir: HMK'da iptal davası bir ay içinde açılır ve icrayı kendiliğinden durdurmaz, 4686 sayılı Kanunda ise süre otuz gündür, dava icrayı kendiliğinden durdurur ve taraflar iptal davası hakkından feragat edebilir (HMK m. 439; 4686 s. K. m. 15). Yabancı ülkede verilmiş bir hakem kararının Türkiye'de icrası ise tenfiz kararına bağlıdır (5718 s. K. m. 60 vd.).
Kaynaklar ve kapsam
- T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi — 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu · m. 116–117, 407–408, 412–413, 427, 439(erişim: 24 Eylül 2026)
- T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi — 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu · m. 1, 2, 4, 5, 15(erişim: 24 Eylül 2026)
- T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi — 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun · m. 60(erişim: 24 Eylül 2026)
- T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi — Türkiye Cumhuriyeti Anayasası · m. 59(erişim: 24 Eylül 2026)
Açıklama genel bilgilendirme içindir; somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.