İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Miras ve Tereke Hukuku

Miras Paylaşma Sözleşmesi: Miras Taksiminin Geçerliliği, Tapu Tescili ve İptali

Miras paylaşımını görüşmek için hazırlanmış yuvarlak masa ve dosyalar
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 11 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Miras paylaşma sözleşmesinde yazılı şekil, bütün mirasçıların katılımı ve tapu tescili. Bedel farkı, iptal, borçlar ve arabuluculuk yolu.

Miras paylaşma sözleşmesi, mirasçıların terekeyi veya terekenin belirli mallarını nasıl paylaşacaklarını kararlaştırdıkları anlaşmadır. TMK m.676 kapsamında sözleşmenin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Taşınmazların paylaşılması da bu kurala dâhildir; fakat yazılı anlaşmanın geçerli olması ile tapudaki tescilin tamamlanması ayrı aşamalardır. Paylaşmadan etkilenen bütün mirasçıların katılımı, doğru mal ve pay bilgileri ile uygulanabilir teslim ve ödeme hükümleri uyuşmazlığı önler.

Bu yazı sözleşmenin kuruluşunu, uygulanmamasını ve geçersizlik iddialarını inceler. Yurt dışından vekâletname çıkarılması ve belgelerin Türkiye’de kullanılmasına ilişkin işlemler, somut ülkeye ve temsil belgesine göre ayrıca değerlendirilmelidir. Bu konu ayrıca yurt dışından Türkiye’de miras paylaşımı başlıklı yazıda ele alınmıştır.

Miras taksimi ile miras payı devri arasındaki fark

Miras ölümle mirasçılara geçer; birden çok mirasçı varsa paylaşmaya kadar miras ortaklığı oluşur. Ortaklığa dâhil bir evde her mirasçının belirli odası kendiliğinden ayrılmaz. Paylaşma, hangi malın kime özgüleneceğini veya satış bedelinin nasıl bölüşüleceğini belirleyerek bu ortaklığı tamamen ya da belirli mallar yönünden sona erdirmeye yönelir. [TMK m.599, 640, 676; Kaynak 1]

Tablo 1 — Miras taksimi ile miras payı devri arasındaki fark
İşlemTemel amaçŞekil ve sonuç açısından dikkat
Miras paylaşma sözleşmesiTereke mallarını mirasçılar arasında özgülemekTMK m.676 uyarınca yazılı şekil; paylaşmanın bütün ilgili mirasçıları kapsaması
Miras payının bir mirasçıya devriBir mirasçının miras payını başka mirasçıya aktarmasıTMK m.677 uyarınca yazılı şekil; belirli taşınmazın mülkiyet devriyle aynı işlem değildir
Miras payının üçüncü kişiye devriPayın ekonomik karşılığını dışarıdaki kişiye bırakmakNoterlikçe düzenleme; üçüncü kişi doğrudan mirasçı ve paylaşmaya katılan kişi olmaz
Açılmamış miras hakkında sözleşmeHenüz hayatta olan kişinin gelecekteki mirası üzerinde anlaşmakTMK m.678’in özel şartları; sıradan paylaşma sözleşmesi gibi kurulamaz

İşlemin adı değil gerçek içeriği esas alınır. “Miras taksim protokolü” başlığı altında dışarıdaki bir kişiye belirli taşınmaz satılıyorsa, mirasçılar arasındaki paylaşmaya tanınan şekil kuralı her satış işlemine taşınamaz. Miras ortaklığının daha önce sona erdiği, taşınmazın paylı mülkiyete dönüştüğü veya miras dışı malların da sözleşmeye eklendiği hâllerde uygulanacak şekil yeniden incelenmelidir.

Bütün mirasçıların imzası gerekli mi?

Terekenin tamamını paylaşan sözleşme bütün mirasçıların katılımını gerektirir. Belirli bir evin paylaşılması da o ev üzerindeki miras ortaklığına dâhil kişilerin haklarını etkiler. İki kardeşin, üçüncü kardeşi dışarıda bırakarak evin tamamını birbirine özgülemesi, üçüncü kişinin payını ortadan kaldırmaz. Belirli paya ilişkin ayrı ve geçerli bir devir olup olmadığı ise ayrıca yorumlanır; eksik katılımlı her belge otomatik olarak tam paylaşma sözleşmesine dönüşmez.

Önce güncel mirasçılık belgesi, nüfus kayıtları, sonradan ölen mirasçıların mirasçıları ve varsa atanmış mirasçılar belirlenmelidir. Bir mirasçı sözleşmeden önce ölmüşse, yalnız eski veraset ilamındaki adı kullanılarak işlem yapılamaz. Sözleşme tarihindeki hak sahipliği zinciri araştırılır. Mirasın reddi, feragat, çıkarma, yoksunluk ve soybağı uyuşmazlıkları da katılacak kişileri değiştirebilir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 26.02.2025 tarihli, E.2025/492, K.2025/1107 sayılı kararındaki dosyada, önceki bozma aşamasında bütün mirasçıların katılımı ve yazılı belge ispatı tartışılmıştır. Son incelemede ise aynı isimli kişiler bakımından tapu kaydı, kimlik numarası ve ölüm tarihleri arasında uyuşmazlık görülerek araştırma eksikliği nedeniyle bozma yapılmıştır. Kararın pratik karşılığı, imza sayısı kadar imza atanların gerçekten o taşınmazın hak sahipleri olup olmadığının da doğrulanmasıdır. [Kaynak 4]

Küçük, kısıtlı veya temsil edilen mirasçı

Bir mirasçının çocuk olması, anne veya babasının onun adına her anlaşmayı tek başına imzalayabileceği anlamına gelmez. Ebeveynin de aynı terekede mirasçı olması hâlinde menfaat çatışması doğabilir; temsil kayyımı ve işlemin niteliğine göre mahkeme izni değerlendirilir. Vesayet altındaki kişinin miras paylaşımı ise vesayet makamının iznine ilişkin özel kurallara tabidir. [TMK m.345, 426, 462; Kaynak 1]

Vekâletle işlem yapılacaksa vekâletnamenin paylaşma, ilgili taşınmazın devri, bedel kabulü, sulh ve gerekiyorsa diğer özel yetkileri kapsayıp kapsamadığı ayrı ayrı kontrol edilir. Genel bir “işlerimi takip” ifadesi her malvarlığı tasarrufuna yeterli kabul edilmemelidir. Aynı vekilin menfaatleri çatışan mirasçıları temsil etmesi de başlı başına inceleme gerektirir. Yurt dışındaki mirasçıların paylaşma sürecine vekille katılması Türkiye’ye gelmeden miras işlemleri yazısında ele alınmıştır.

Yazılı şekil nasıl sağlanır? Noter zorunlu mu?

TMK m.676 kapsamındaki miras paylaşma sözleşmesi için kanun yazılı şekil arar; her durumda noterlikçe düzenleme şartı öngörmez. Borç altına giren tarafların imzaları ve paylaşmayı belirlenebilir kılan içerik bulunmalıdır. Adi yazılı belge geçerli olabilse de kimlik, imza, tarih, ek ve sayfa bütünlüğü bakımından ispat sorunları yaşanabilir. Noterde imza onayı ile noterlikçe düzenleme birbirinden farklı işlemlerdir. [Kaynak 1–2]

Sözlü aile toplantısı, mesajlaşmada “tamam” cevabı veya imzasız hesap çizelgesi her durumda kanunun aradığı yazılı sözleşmenin yerini tutmaz. Fiilen paylaşılmış ve teslim edilmiş mallar bakımından TMK m.676’nın ayrıca düzenlediği tamamlanmış paylaşma ihtimali bulunur. Bunun şartları, özellikle taşınmazlar bakımından kayıt ve mülkiyet kurallarıyla birlikte incelenir; yalnız yıllarca oturmak bütün terekenin hukuken paylaşıldığını kesin olarak göstermez.

Sözleşmenin sonradan değiştirilmesi de şekil ve katılım yönünden değerlendirilir. Bir sayfaya sonradan eklenen taşınmaz veya bedel, diğer mirasçıların başlangıçtaki imzasıyla kendiliğinden kabul edilmiş sayılmaz. Eklerin sözleşmeye dâhil olduğu belirtilmeli, sayfalar ve taraf imzaları tutarlı olmalıdır. İnternetten bulunan boş örnek, somut terekenin yüklerini ve tarafların ihtiyaçlarını karşılamayabilir.

Sözleşmede hangi hükümler bulunmalı?

Paylaşma metni yalnız “ev A’ya, arsa B’ye” cümlesinden oluşmamalıdır. Özgülemenin hangi şartlarla uygulanacağını da belirlemelidir:

  • Mirasbırakanın ve bütün mirasçıların kimliği, mirasçılık dayanağı ve temsil belgeleri.
  • Taşınmazların il, ilçe, mahalle, ada, parsel, bağımsız bölüm bilgileri; araç, hesap ve diğer malların belirlenebilir tanımı.
  • Kimin hangi malı veya payı aldığı, sözleşmenin bütün terekeyi mi belirli malları mı kapsadığı.
  • Değerleme tarihi ve yöntemi, denkleştirme bedeli, vade, ödeme hesabı ve ödeme ile tescilin ilişkisi.
  • Mevcut ipotek, haciz, kira, intifa ve kullanım hakları ile bunların kimin tarafından nasıl karşılanacağı.
  • Anahtar ve zilyetlik teslimi, kira gelirleri, giderler, aidat, vergi ve masrafların hangi tarihten itibaren kime ait olduğu.
  • Eksik veya sonradan ortaya çıkan mallar, borçlar ve uygulanmayan yükümlülükler için izlenecek yol.

Taraflar, ekonomik olarak eşit değerde mal almak zorunda değildir; ancak serbest irade ve hak sahipliği koşulları korunmalıdır. Pay farkının bilinçli kabulü, bağışlama amacı, yanılma veya aşırı yararlanma iddiası birbirine karıştırılmamalıdır. “Bütün haklarımdan vazgeçtim” gibi genel cümleler hangi hakların tasfiye edildiğini açıklamadığı zaman yeni uyuşmazlık üretir.

Bedel farkı için örnek

Varsayımsal örnek: İki eşit mirasçıya kalan borçsuz ev 8 milyon TL, arsa 4 milyon TL değerindedir. Evi alanın, arsayı alana 2 milyon TL ödemesi hâlinde her biri net 6 milyon TL edinir. Hesap ancak kabul edilen değerler doğruysa ve başka borç veya mal yoksa geçerlidir. Ödeme vadesi, teminatı ve tescilden önce mi sonra mı yapılacağı yazılmadığında matematiksel denklik uygulama güvencesi sağlamaz.

Bedelin taksite bağlanması mümkündür; bunun karşılığında uygun teminat ve temerrüt sonuçları düşünülmelidir. İpotek kurulması ayrıca tapuda gerekli şekle tabidir. Sözleşmeye “ipotek vardır” yazmak kendiliğinden sicilde ipotek yaratmaz. Döviz, faiz veya cezai şart kararlaştırılacaksa emredici sınırlamalar ve işlem türü ayrıca incelenir.

Tapu tescili nasıl tamamlanır?

Geçerli paylaşma anlaşması ile tapu müdürlüğünün yapacağı tescil işlemi ayrı değerlendirilir. Tapu kaydı, mirasçılık belgeleri, tarafların ehliyeti, temsil yetkisi, işlem şekli ve taşınmazın özel kısıtlamaları kontrol edilir. Adi yazılı belgeyi eline alan tek mirasçının, diğerlerinin iradesi ve gerekli işlem dayanağı bulunmaksızın her durumda tek başına tescil sağlayacağı söylenemez.

Tapu Sicili Tüzüğü m.20/1-c, tescil yetkisini içeren noterlikçe düzenlenmiş sözleşmeye dayalı yolu ayrıca gösterir. Mirasçılar arasında yazılı yapılan sözleşmede imzalar noterce onaylanmamışsa bütün mirasçıların; bir kısmı onaylanmışsa imzaları onaylanmamış kişilerin istemi aranır. Sözleşmenin geçerliliği için yazılı şeklin yeterli olması, tapuda kimlerin başvurması gerektiği sorusunu bu nedenle tek başına cevaplamaz. [Kaynak 7]

Mirasçılar yükümlülüklerini yerine getirip tapu işlemine katılabilir. Katılmayan mirasçı varsa, geçerli sözleşmeden doğan tescil istemi somut talebe uygun davayla ileri sürülür. Mahkeme taşınmazın ve payların doğru belirlenmesini, taraf sıfatını, sözleşmenin geçerliliğini ve karşı edimlerin durumunu inceler. Bir para borcu ile tescil yükümlülüğü karşılıklı bağlanmışsa ödeme veya güvence sağlanmadan tescil istenip istenemeyeceği de önem taşır.

Tarım arazileri, imar ve ifraz şartları, kat mülkiyeti, yabancıların taşınmaz edinmesi veya koruma statüleri, mirasçıların anlaşmasıyla bertaraf edilemez. Fiziken ikiye çizilmiş bir arsa, idari bölünme şartları sağlanmadan iki bağımsız parsel hâline gelmez. Bu sınırlamalar sözleşme imzalanmadan araştırılmalıdır. [TMK m.705–706; Kaynak 1]

Arabuluculuk anlaşmasının özel etkisi

Taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. Sözleşmenin iptali, alacak veya tapu tescili taleplerinin bu kapsama girip girmediği ise talebin gerçek niteliğine göre değerlendirilir; mirasla ilgili her dava otomatik olarak aynı kurala bağlanmaz. [6325 sayılı Kanun m.18/B; Kaynak 3]

Arabuluculukta taşınmaz devrine ilişkin anlaşma yapılırsa icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur. Taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi anlaşmayı, sınırlamaları ve usulü inceler. Şerhten sonra taraflardan biri tapu müdürlüğüne tescil isteyebilir; müdürlük kanuni incelemesini yapar ve m.18/B’deki özel yol kapsamında resmî senet düzenlenmeden işlem gerçekleştirilebilir. Bu imkân, her özel imzalı aile protokolü için geçerli değildir.

Öğretide paylaşma uyuşmazlıklarının arabuluculukla çözümünde anlaşmanın içeriği ve uygulanabilirliğinin birlikte ele alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Özge Yenice Ceylan’ın çalışması, ortaklığın giderilmesinde dava şartı arabuluculuğun usul boyutlarını incelemektedir. Tarafları veya taşınmazı eksik belirleyen bir anlaşma, uzlaşma sağlanmış görünse de uygulama güçlüğü doğurur. [Kaynak 5]

Sözleşme uygulanmazsa hangi talepler ileri sürülür?

İlk olarak hangi yükümlülüğün ihlal edildiği belirlenir: tapu devrine katılmamak, denkleştirme bedelini ödememek, malı teslim etmemek veya saklanan borcun ortaya çıkması farklı talepler doğurur. Aynen ifa, tapu iptali ve tescil, alacak, teslim, temerrüt nedeniyle zarar veya şartları varsa sözleşmeden dönme seçenekleri birlikte değerlendirilir. Her uyuşmazlık “miras taksim sözleşmesinin iptali” adıyla açılmaz. Yabancı belgelerin tapu işlemlerinde kullanımı için yabancı mirasçılık belgesinin Türkiye’de kullanımı yazısına bakılabilir.

Talep yalnız paylaşmayı gerçekleştirmeye yönelikse sulh hukuk; sözleşmeye dayalı çekişmeli alacak, geçersizlik veya tescil istemlerinde ise genel görev kuralları ve çoğu kez asliye hukuk gündeme gelir. Taşınmazın aynına ilişkin istemlerde HMK m.12; paylaşma öncesi mirasçılar arasındaki ilgili uyuşmazlıklarda HMK m.11 gibi kesin yetki kuralları, somut davanın niteliği üzerinden incelenir. Sadece mirasbırakanın öldüğü şehirde dava açılması yeterli değildir. [Kaynak 6]

Sözleşme, ekler, önceki taslaklar, ödeme kayıtları, banka açıklamaları, tapu ve veraset belgeleri, temsil belgeleri ve hukuka uygun yazışmalar birlikte saklanır. İmza inkârı varsa asıl belge ve karşılaştırma imzaları önem kazanır. Kanunun yazılı şekil aradığı bir sözleşmenin varlığını yalnız tanıkla kanıtlama beklentisi ispat engeliyle karşılaşabilir.

Geçersizlik, iptal ve süreler

Şekil eksikliği, imza veya yetki yokluğu, emredici kurala aykırılık ile yanılma, aldatma ve korkutma aynı hukuki sebep değildir. Şekle aykırılığın sonuçları değerlendirilirken hakkın kötüye kullanılması iddiası da somut ifa ve güven ilişkisi içinde ele alınır; bu istisna yazılı şekli genel olarak gereksiz hâle getirmez.

TBK m.39 kapsamındaki yanılma, aldatma ve korkutmada, kanunun belirlediği öğrenme veya korkunun sona ermesi anından başlayan bir yıllık bağlı olmama açıklaması süresi önemlidir. Aşırı yararlanma için TBK m.28’de farklı başlangıçlar ve bir ile beş yıllık sınırlar bulunur. Sözleşmeden doğan alacaklarda ise ilgili zamanaşımı, muacceliyet ve kesilme sebepleri incelenir; TBK m.146’daki genel on yıl her geçersizlik iddiasını sınırlayan tek süre olarak kullanılamaz. [Kaynak 2]

Mülkiyetin korunması, tescil ve bedel iadesi istemlerinin aynı süreye tabi olduğu varsayılmamalıdır. Taşınmaz üçüncü kişiye devredilmişse sicile güvenin korunması ve kötü niyet tartışması doğabilir. Devir tehlikesi varsa yaklaşık ispat, ölçülülük ve teminat koşullarıyla ihtiyati tedbir istenmesi değerlendirilir; salt dava açılması tapuda işlem yapılmasını otomatik olarak engellemez.

Tereke borçları ve sonradan bulunan mallar

Mirasçıların kendi aralarında “bütün borçlar ev alan kişiye aittir” demeleri, alacaklının rızası olmadan diğer mirasçıları dış ilişkide kendiliğinden kurtarmaz. TMK m.681’de paylaşma sonrasında devam eden müteselsil sorumluluk düzenlenir. Beş yıllık sürenin dolması, borcun tamamen yok olmasıyla aynı şey değildir; kanunun öngördüğü ortak sorumluluk sona erer. Borç daha sonra muaccel oluyorsa başlangıç buna göre değişir. İç ilişkide rücu hakkı ayrıca değerlendirilir. [Kaynak 1]

Sonradan bulunan banka hesabı veya taşınmaz için sözleşmenin kapsamına bakılır. Sadece listelenen malların paylaşılması, bütün bilinmeyen malların da bir mirasçıya bırakıldığı anlamına gelmez. Ek paylaşma anlaşması veya uygun yargısal yol gerekebilir. Saklanan malın varlığı, tek başına bütün sözleşmeyi kendiliğinden hükümsüz kılmaz; irade bozukluğu, hesaplaşma ve iade talepleri ayrı incelenir.

Sonuç

Miras paylaşma sözleşmesinin güvenilirliği; bütün hak sahiplerinin katılımına, kanuna uygun şekle, belirlenebilir mal ve bedellere ve tamamlanabilir tapu işlemlerine dayanır. İmza öncesinde kimlik ve tapu zinciri ile borçların incelenmesi, ödeme ve teslimin açık düzenlenmesi sonradan açılacak davaları azaltır. Uyuşmazlık çıkarsa önce ihlal edilen yükümlülük ve istenen sonuç belirlenmeli, ardından doğru mahkeme ve süreler seçilmelidir.

Hukuki destek için miras hukuku ve miras davaları sayfamıza da bakabilirsiniz.

İlgili yazılar: ÖTV İstisnalı Araç Mirası ve Satış.

Sıkça Sorulan Sorular

Miras taksim sözleşmesinin noterde yapılması şart mı?

TMK m.676 kapsamındaki miras paylaşma sözleşmesi için yazılı şekil yeterlidir. Ancak işlemin aslında satış veya üçüncü kişiye pay devri olması, temsil ve tapu işlemleri farklı şekil kurallarını gerektirebilir.

Bir mirasçı imzalamazsa diğerleri bütün evi paylaşabilir mi?

İmzalamayan kişinin miras ortaklığındaki hakkı ortadan kaldırılamaz. Belgenin imzalayanlar arasında ayrı bir pay devri doğurup doğurmadığı ayrıca incelenir.

Tek bir taşınmaz paylaşılabilir mi?

Evet, terekenin sadece belirli malları paylaşılabilir. Sözleşme kapsamı açık olmalı ve o mallar üzerindeki hakları etkilenen bütün mirasçılar katılmalıdır.

Sözleşme tapuyu kendiliğinden değiştirir mi?

Hayır. Geçerlilik ile tapu tescili ayrı aşamalardır. Gerekli tapu işlemleri, uygun mahkeme kararı veya arabuluculuk anlaşmasının özel tescil yolu tamamlanmalıdır.

Arabuluculuk anlaşmasıyla tek taraf tapuya başvurabilir mi?

6325 sayılı Kanun m.18/B şartlarına uygun anlaşma için zorunlu icra edilebilirlik şerhi alındıktan sonra taraflardan biri başvurabilir. Tapu müdürlüğünün kanuni incelemesi devam eder.

Çocuk mirasçı adına anne veya baba imzalayabilir mi?

Temsil ve menfaat çatışması incelenir. Ebeveynin de mirasçı olduğu durumlarda kayyım ve işleme göre mahkeme izni gerekebilir; sıradan ebeveyn imzası her dosyada yeterli değildir.

Sonradan pişman olan mirasçı sözleşmeyi iptal edebilir mi?

Pişmanlık tek başına iptal sebebi değildir. Geçersizlik, irade bozukluğu veya başka bir hukuki sebep ile buna uygulanacak süre ve ispat koşulları bulunmalıdır.

Denkleştirme bedeli ödenmezse ne yapılır?

Vade, temerrüt, karşılıklı ifa ve teminat hükümleri incelenerek alacak veya ifaya ilişkin talep ileri sürülür. Ödememe her durumda kendiliğinden tapunun eski hâline dönmesi sonucunu doğurmaz.

Paylaşmadan sonra tereke alacaklısı diğer mirasçılara başvurabilir mi?

Alacaklının borcun bölünmesine veya nakline rızası yoksa TMK m.681’deki müteselsil sorumluluk devam edebilir. Mirasçıların iç anlaşması alacaklıya karşı tek başına yeterli değildir.

Bütün miras paylaşımı davaları sulh hukukta mı görülür?

Hayır. Paylaşma ve ortaklığın giderilmesi ile sözleşmeye dayalı alacak, geçersizlik ve tescil davalarının görev kuralları farklı olabilir. Talep sonucu ve hukuki sebep birlikte değerlendirilir.

Kaynakça

  1. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu, özellikle m.345, 426, 462, 599, 640, 676–682, 705–706. Konsolide metin; erişim 13.10.2026.
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, özellikle m.12–16, 27–39, 97, 117 vd., 146. Erişim 13.10.2026.
  3. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m.18/A ve 18/B; 7531 sayılı Kanun sonrası metin. Erişim 13.10.2026.
  4. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 26.02.2025, E.2025/492, K.2025/1107; erişilen tam karar metni. Katılım, belge ve tapu maliki kimliği bakımından incelenmiştir.
  5. Özge Yenice Ceylan, “Ortaklığın Giderilmesinde Dava Şartı Arabuluculuk”, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2023, 14(2), 510–525, DOI: 10.21492/inuhfd.1377452.
  6. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m.2, 4, 11–12, 74, 190, 200, 389 vd. Erişim 13.10.2026.
  7. Tapu Sicili Tüzüğü, m.20/1-c, konsolide metin. Erişim 13.10.2026.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları