İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Miras ve Tereke Hukuku

Mirasta Denkleştirme (Mirasa İade): Sağlıkta Yapılan Bağışların Miras Paylaşımına Etkisi

Hukuk bürosundaki ahşap masada mirasta denkleştirme başlıklı makale, taşınmaz dosyası ve miras paylaşım çizelgesi
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 22 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Sağlıkta verilen ev, para ve şirket payı mirası nasıl etkiler? İade ve mahsup, iki hesap örneği, süreler ve gerçek Yargıtay kararları.

Mirasta denkleştirme, mirasbırakanın sağlığında yasal mirasçısına miras payına mahsuben yaptığı karşılıksız kazandırmanın, miras paylaşımında hesaba katılmasıdır. Koşulları varsa kazandırılan mal geri verilir veya değeri miras payından indirilir. Çocuğa yapılan her ödeme otomatik olarak geri alınmaz; denkleştirme için saklı payın mutlaka ihlal edilmesi de gerekmez. Belirleyici olan kazandırmanın kaynağı, karşılıksızlığı, mirasçılık sıfatı ve mirasbırakanın iradesidir. Temel düzenleme Türk Medeni Kanunu’nun 669–675. maddeleridir.

Bir çocuğa ev alınması, diğerinin iş kurma borcunun ödenmesi, düğün masrafı yapılması ve bankadaki paranın bir mirasçıya aktarılması ilk bakışta benzer görünebilir. Ancak bu işlemlerin paylaşım hesabına etkisi farklıdır. Bu rehber, denkleştirmenin koşullarını; tenkis ve muris muvazaasından ayrıldığı noktaları; hesap, ispat ve dava sürecini erişilebilir Yargıtay kararlarıyla inceler.

Hukuki araştırma tarihi: 12 Ekim 2026. Açıklamalar Türkiye hukuku bakımından genel bilgilendirme niteliğindedir; uygulanacak hukuk ve talep, ölüm tarihi ile somut işlemin özelliklerine göre belirlenir.

Mirasta denkleştirme nedir, hangi hakkı korur?

Yasal miras payı ile saklı pay aynı değildir

Denkleştirme, kanunun mirasçılar arasında öngördüğü paylaşım dengesine ilişkindir. Tenkis ise saklı payı korur. Bu nedenle bir mirasçının saklı payı zedelenmemiş olsa bile, diğer koşullar gerçekleştiğinde denkleştirme talebi bulunabilir. Örneğin iki çocuktan birinin önceden aldığı miras avansı, kalan terekenin bölüşümünde hesaba katılabilir; inceleme yalnız diğer çocuğun asgari korunan payıyla sınırlanmaz. Saklı payı zedelenen mirasçının alacaklılarının tenkis davası mirasçının alacaklılarının tenkis davası yazısında anlatılmıştır.

Denkleştirme, mirasbırakanın bütün çocuklarına yaşamı boyunca aynı tutarda harcama yapmasını zorunlu kılan genel bir eşitlik kuralı değildir. Kanuni istisnalar, mirasbırakanın geçerli iradesi ve mirasçılar arasındaki paylaşma anlaşmaları sonucu değiştirebilir. Ayrıca bağışın geçerliliği ile paylaşımda hesaba katılması ayrı meselelerdir. Geçerli bir kazandırma denkleştirmeye tabi olabilir. TMK m. 669–675

Denkleştirmenin temel koşulları

Kazandırma mirasbırakanın malvarlığından çıkmalı, onun sağlığında gerçekleşmeli, karşılıksız olmalı ve miras payına mahsuben yapılmış sayılmalıdır. Talebin tarafları bakımından da yasal mirasçılık ilişkisi aranır. Vasiyetnameyle ölümden sonra bırakılan mal, sağlararası kazandırma olmadığı için bu mekanizmanın konusu değildir. Mirasçı olmayan kişiye yapılan bağış da sırf diğer mirasçıları ekonomik olarak etkilediği için denkleştirmeye dönüşmez; tenkis veya başka bir talebin koşulları ayrıca incelenir.

Gerçek satış bedeli, geri ödenmesi gereken borç, hizmet karşılığı ödeme ve bağış birbirinden ayrılmalıdır. Bir çocuğun banka hesabına para yatmış olması kazandırmanın varlığına işaret edebilir; fakat bunun borç ödemesi mi, emanet mi, bakım gideri mi, bağış mı olduğunu tek başına açıklamaz. Davacı aktarımın kaynağını ve karşılıksız kazandırma olgusunu somutlaştırmalı; davalı da dayandığı ödeme veya karşı edim belgelerini sunmalıdır.

Çocuklara ve diğer mirasçılara yapılan kazandırmalar

Altsoya yapılan bağışlarda kanuni karine

TMK m. 669/2, çeyiz, kuruluş sermayesi, malvarlığı devri, borçtan kurtarma ve benzeri karşılıksız kazandırmaları, mirasbırakan aksini açıkça belirtmedikçe denkleştirmeye tabi tutar. Çocuk ve mirasçılık sırası gelen torun bakımından bu karine önemlidir. Ancak önce kazandırmanın gerçekten mirasbırakandan geldiği ortaya konulmalıdır. Karine, ispatlanmamış bir para aktarımını veya başkasına ait malı mirasbırakanın bağışına dönüştürmez.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 21.03.2024 tarihli, E. 2023/1373, K. 2024/2383 sayılı kararında, altsoya yapılan taşınmaz bağışı yönünden ispat yükünün yanlış tarafa yüklenmesi bozma sebebi sayılmıştır. Daire, denkleştirme dışında bırakıldığını davalı tarafın ispatlayamadığını belirterek araştırma yapılmasını istemiştir. Sonuç, doğrudan belirli bir tutarın tahsili değil, ret kararının bu yönden bozulmasıdır. Karar metni

Eş, kardeş ve mirasçılık sırası gelmeyen torun

Altsoy dışındaki yasal mirasçılara yapılan kazandırmalarda aynı iade karinesi uygulanmaz. Örneğin sağ kalan eşe yapılan bir ödemenin miras payına mahsuben verildiğini ileri süren taraf bunu ispatlamalıdır. Kardeşin yasal mirasçı olmadığı bir mirasta ise yalnız akrabalık denkleştirme için yeterli değildir. Çocuğu hayatta bulunan mirasbırakanın torunu da somut mirasta doğrudan yasal mirasçı olmayabilir; mirasçılık belgesi ve soy zinciri incelenmelidir.

Sağ kalan eşin, altsoya yapılan kazandırmalar nedeniyle denkleştirme alacaklısı olup olmayacağı öğretide tartışmalıdır. Güleş’in incelemesi farklı görüşleri gösterir. Bu tartışma, eşe yapılan kazandırmada altsoy karinesinin uygulanmaması sorunundan ayrıdır. Eşin konumu, birlikte mirasçı olduğu kişiler ve kazandırmaya ilişkin irade değerlendirilmeden “eş her durumda ister” veya “hiçbir durumda isteyemez” denilmemelidir. Güleş, s. 409–410

Mirasçılık sıfatı kaybedilirse

Mirasın reddi, feragat veya başka bir nedenle mirasçılık sıfatının kaybı, dosyayı yalnız eski mirasçı üzerinden yürütmeyi engelleyebilir. TMK m. 670, geri verme yükümlülüğünün onun yerini alan mirasçılara, miras paylarında meydana gelen artış oranında geçmesini düzenler. Bu nedenle “mirası reddetti, bütün denkleştirme sorunu bitti” sonucu çıkarılamaz. Kimin yerine kimin geçtiği ve pay artışı belirlenmelidir. Feragat sözleşmesinin kapsamı ve tenkise ilişkin özel hükümler de ayrıca değerlendirilir. TMK m. 528–530, 565, 670

Hangi bağışlar ve ödemeler hesaba katılır?

İşlemİncelenecek temel ayrımÖnemli belge veya savunma
Çocuğa ev veya arsa devriKarşılıksız devir mi, gerçek satış mı; muafiyet var mı?Resmî senet, ödeme kaydı, bağışa ilişkin açıklama
Çocuk adına üçüncü kişiden ev alınmasıBağışlanan şey para mı, taşınmaz mı; bedeli kim ödedi?Satıcı hesabı, banka hareketi, kredi ve satın alma belgeleri
İş kurma sermayesi veya şirket payıKişisel bağış mı, çocuğun emeği ve kendi sermayesi mi?Ticaret sicili, sermaye ödeme kayıtları, pay devir belgeleri
Kredi veya kişisel borç ödenmesiGeri istenmeyen ödeme mi, borç ilişkisi mi?Kredi planı, alacaklıya transfer, geri ödeme kayıtları
Eğitim, düğün ve hediyeKanuni istisna ve olağan ölçü içinde mi?Gider belgeleri, aile koşulları, özel irade açıklaması

Ev almak için verilen para ile ev bağışı

Mirasbırakanın kendi taşınmazını devretmesi ile çocuğuna bir evin bedelini vermesi aynı işlem değildir. İkinci durumda kazandırmanın konusu ve tutarı ayrıca belirlenmelidir. Çocuk kendi birikimi ve kredisiyle de katkıda bulunmuşsa bütün taşınmaz değerinin mirasbırakan tarafından bağışlandığı varsayılamaz. Alım tarihindeki finansman oranları, kredi taksitlerini ödeyen kişi ve daha sonraki iyileştirmeler ayrı kalemlerdir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 15.12.2025 tarihli, E. 2025/2753, K. 2025/5382 sayılı kararında, üçüncü kişiden satın alınan taşınmazın bedelinin mirasbırakan tarafından ödendiğini gösteren bilgi ve belge bulunmaması ilgili talebin reddinde etkili olmuştur. Aynı kararda şirket payları ve şirkete ait başka bir taşınmaz için farklı değerlendirmeler vardır: bazı taleplerin reddi onanmış, şirket taşınmazı hakkındaki ayrı talep yanlış hukuki nitelendirme nedeniyle bozulmuştur. Karar bütün talepler yönünden tek sonuç varmış gibi okunamaz. Karar metni

Şirket kurmak, sermaye koymak ve borç ödemek

Aile şirketinin bütün değerinin ebeveyn tarafından yaratıldığı iddiası, bütün payların denkleştirilmesi için yeterli değildir. Şirket ayrı bir malvarlığına sahiptir. Mirasbırakanın kişisel payı, şirketin taşınmazı, çocuğun nakit sermayesi, pay devri ve şirket iç kaynaklarından yapılan sermaye artışı ayrı incelenmelidir. Çocuğun çalışmasıyla oluşan kazanç da otomatik olarak ebeveynden gelen bağış sayılmaz.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 08.06.2021 tarihli, E. 2019/3104, K. 2021/3838 sayılı kararı bu ayrımı somutlaştırır. Daire; payların edinim kaynağının, kişisel ödemelerin ve sermaye artışlarının yeterince incelenmemesini; her davalının sorumlu olduğu kazandırmanın ayrı belirlenmemesini ve seçim hakkının gözetilmemesini bozma sebebi saymıştır. Bilirkişi, yalnız şirketin bugünkü değerini bulmakla yetinemez; önce kimin ne kazandırdığı belirlenmelidir. Karar metni

Taşıt kredisinin ödenmesinde de borçtan kurtarma söz konusu olabilir. 28.09.2020 tarihli, 14. Hukuk Dairesi E. 2016/16788, K. 2020/5473 sayılı kararda ret hükmü; araçların geçmiş tescil kayıtları, kredi borçları ve banka ödemelerinin birbirleriyle uyumu araştırılmadığı için bozulmuştur. Bu karar, iddia edilen bütün taksitlerin bağış olduğunu kabul etmez; ödeme zincirinin incelenmesini gerektirir. Karar metni

Eğitim, düğün ve olağan hediyeler

Eğitim giderlerinin tamamı geri istenebilir mi?

TMK m. 674’e göre çocukların eğitim ve öğrenim giderleri, mirasbırakanın aksi iradesi ispat edilmedikçe ancak alışılmış ölçüleri aşan kısmıyla geri verme yükümlülüğü doğurur. Ölçü, yalnız faturanın büyüklüğü değildir. Ailenin ekonomik durumu, eğitimin niteliği ve somut koşullar birlikte incelenir. Özel okul veya yurt dışı eğitim, tek başına bütün giderin denkleştirileceği anlamına gelmez.

İddia sahibi, hangi giderin hangi nedenle alışılmış ölçüyü aştığını açıklamalıdır. Karşı taraf, giderin aile koşulları içinde olağan olduğunu veya mirasbırakanın özel iradesini gösterebilir. Eğitimini tamamlamamış veya engelliliği bulunan çocuklara paylaşmada hakkaniyete uygun ödeme yapılmasına ilişkin aynı maddenin ikinci fıkrası da gözden kaçırılmamalıdır. Bu ödeme, geçmişteki her eğitim harcamasını eşitleyen otomatik bir formül değildir. TMK m. 674

Düğün masrafı, çeyiz ve değerli hediye

TMK m. 675, olağan hediyeleri ve evlenme sırasında yapılan geleneğe uygun giderleri denkleştirme dışında tutar. Altsoyun evlenmesinde alışılmış ölçüdeki çeyiz giderleri için de geri verme yükümlülüğü bulunmadığı asıldır. Buna karşılık “düğün hediyesi” denilerek önemli bir malvarlığının devredilmesi, işlem niteliğinin araştırılmasını engellemez.

Bu nedenle m. 669’daki çeyiz örneği ile m. 675’teki olağan çeyiz istisnası birlikte okunmalıdır. Hangi malın kime verildiği, ekonomik büyüklüğü, yerel gelenek ve aile koşulları belirlenmelidir. “Bütün düğün takıları mirasa iade edilir” biçimindeki bir genelleme; hem mülkiyetin kime ait olduğu sorununu hem de kanuni istisnayı atlar. TMK m. 669, 675

Denkleştirmeden muafiyet ve “şartsız bağış” savunması

Mirasbırakanın iradesi nasıl belirlenir?

Mirasbırakan altsoya yaptığı kazandırmayı denkleştirme dışında bırakabilir. TMK m. 669/2 bakımından aksi iradenin açıkça belirtilmesi önemlidir. Bu irade ile diğer mirasçıların saklı paylarından vazgeçmesi aynı şey değildir. Muafiyet bulunsa bile tenkis koşulları ve süreleri ayrıca incelenir. Kazandırmanın geçerlilik şekli de muafiyet iradesinin ispatından ayrı tutulmalıdır.

Bağış senedi, yazışma, noter belgesi ve olay hakkında doğrudan bilgisi bulunan tanık değerlendirmeye alınabilir. Bununla birlikte sadece “babam beni daha çok severdi” veya “anneme ben baktım” demek, her dosyada açık muafiyet iradesi oluşturmaz. Gerçek bir bakım edimi karşılığında devir yapıldığı savunuluyorsa karşılıksızlık koşulu ayrıca tartışılır; bakımın kapsamı, sürekliliği ve devirle ilişkisi kanıtlanmalıdır.

Retle sonuçlanan gerçek karar ve karşı yaklaşım

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 05.05.2025 tarihli, E. 2024/4421, K. 2025/2372 sayılı kararında, resmî akitteki kayıtsız ve şartsız hibe beyanı denkleştirme dışında bırakma iradesi olarak değerlendirilmiş; denkleştirme talebinin reddi onanmıştır. Alternatif tenkis talebi de süre gerekçesiyle reddedilmiştir. Ancak bu dosyadaki kısa gerekçe, tenkiste öğrenme tarihinin her olayda ölüm tarihi olduğu şeklinde genellenemez. Karar metni

Öğretide ise salt bağışlama iradesi ile denkleştirmeden muaf tutma iradesinin ayrılması gerektiği vurgulanır; açık muafiyet arayan yaklaşım, her bağışın kendiliğinden iade dışı sayılmasına karşıdır. Güleş bu ayrımı ve açıklığın önemini ele alır. Bu nedenle hem senedin tam metni hem de diğer deliller incelenmelidir. “Bağış yapıldıysa denkleştirme olmaz” da “şartsız bağış ibaresinin hiçbir önemi yoktur” da güvenli bir genel kural değildir. Güleş, s. 384–386

Mirasta denkleştirme hesabı nasıl yapılır?

Önce tereke ve kazandırma listesi hazırlanır

Hesap, yalnız dava konusu evden ibaret değildir. Mevcut tereke, borçlar, her mirasçının payı ve denkleştirmeye tabi diğer kazandırmalar belirlenir. Aynı değer iki kez eklenmez. Örneğin ebeveynin çocuğa verdiği para ile alınan malın tüm değeri, aynı bağış için iki ayrı kazandırma gibi yazılamaz. Gerçekte borç verilmişse terekeye ait alacak ile miras avansı hesabı da ayrılır.

Sağ kalan eşin mal rejiminden doğan alacağı, miras payıyla aynı kalem değildir. Önce ilgili mal rejimi tasfiyesi ve terekeye etkisi değerlendirilmelidir. Denkleştirmedeki kişilerin hakları ve hesap kapsamı bu incelemeden sonra belirlenir. Varsayımsal hesaplarda tarafların tümü ve istisnaların bulunmadığı açıkça gösterilmelidir. TMK m. 225, 231, 236, 669–673

Örnek: Üç çocuk ve önceden verilen konut

Varsayım: Mirasçılar yalnız A, B ve C adlı üç çocuktur. Borçlar çıkarıldıktan sonra paylaşılabilir tereke 6.000.000 TL; A’ya önceden verilen ve denkleştirmeye tabi olduğu kabul edilen konutun denkleştirme değeri 3.000.000 TL’dir. Muafiyet, başka kazandırma veya değer uyuşmazlığı yoktur. A mahsup yolunu seçmiştir.

Hesap kalemiTutarAçıklama
Mevcut net tereke6.000.000 TLBorçlar zaten düşülmüştür
Hesaba eklenecek konut3.000.000 TLA’nın önceden aldığı kazandırma
Paylaştırma hesabı9.000.000 TLMevcut tereke ve kazandırma toplamı
Her çocuğun toplam payı3.000.000 TL9.000.000 ÷ 3
A’nın mevcut terekeden alacağı0 TLÖnceki kazandırma payını doldurur
B ve C’nin ayrı ayrı alacağı3.000.000 TLMevcut tereke bu şekilde bölünür

Konutun tamamı B ve C’ye verilmez. A, denkleştirme yükümlüsü olmakla birlikte mirasçı olmaya devam eder. Aynen geri verme seçilseydi konut miras ortaklığına dönecek, A da paylaştırmaya katılacaktı. Sonuçların ekonomik olarak karşılaştırılabilmesi için aynı değerleme esasları kullanılmalıdır.

Örnek: Bağış miras payını aşarsa

İkinci varsayımda yine yalnız üç çocuk vardır. Net tereke 3.000.000 TL, A’nın denkleştirmeye tabi kazandırması 6.000.000 TL’dir. Muafiyet ve TMK m. 672 kapsamında fazlalığın A’da kalmasını gerektiren irade ispatlanmamıştır. Mahsup yoluyla toplam hesap 9.000.000 TL, kişi başı pay 3.000.000 TL olur. A’nın kazandırması kendi payını 3.000.000 TL aşar; denkleştirme bu fazlalık gözetilerek tamamlanır.

MirasçıÖnceden aldığı değerPaylaşım sonucundaki durum
A6.000.000 TL3.000.000 TL’lik fazla değer için iade yükümlülüğü
B0 TLToplam 3.000.000 TL pay
C0 TLToplam 3.000.000 TL pay

TMK m. 672’ye göre mirasçı, fazlalığın kendisinde kalmasını mirasbırakanın istediğini ispatlarsa aşan kısım denkleştirmeye tabi olmaz. Bu durumda yukarıdaki sonuç aynen uygulanamaz; diğer mirasçıların tenkis hakkı ayrıca değerlendirilir. Örnekler faiz, yargılama gideri ve uyuşmazlıklı değerlemeyi içermez; kişisel dosya hesabı yerine geçmez. TMK m. 671–673

Aynen iade, mahsup ve değerleme tarihi

Seçim hakkı kime aittir?

TMK m. 671 uyarınca seçim, kural olarak geri vermekle yükümlü mirasçıya aittir: aldığını aynen geri verebilir veya değerini miras payına mahsup ettirebilir. Mirasbırakanın buna aykırı tasarrufları ve tenkis hakları saklıdır. Davacının tapu iptali istemesi, bu seçim hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Aynen iade mümkün değilse veya değer üzerinden hesap gerekiyorsa talep sonucu ve hükmün uygulanabilirliği ayrıca kurulmalıdır.

Şirket paylarına ilişkin 14. Hukuk Dairesi, E. 2019/3104, K. 2021/3838 kararında davalılardan birinin aynen iade tercihi gözetilmeden parasal hüküm kurulması hatalı bulunmuştur. Bu nedenle tercih kayda geçirilmeli, bilirkişi hesabı seçilen yönteme uygun olmalı ve her davalının yükümlülüğü ayrı gösterilmelidir. Karar metni

Ölüm tarihi, bağış tarihi ve denkleştirme anı

Güncel TMK m. 673’ün ölçüsü denkleştirme anındaki değerdir. Bağış tarihindeki tapu bedeli veya ölüm tarihindeki değer otomatik olarak hesap sonucu değildir. Taşınmazın hangi özelliklerinin değerlendirildiği, sonradan yapılan inşaat ve giderlerin kime ait olduğu, gelirler ve yıpranma ayrı açıklanmalıdır. Madde, yarar ve zarar ile gelir ve giderlerde sebepsiz zenginleşme hükümlerine gönderme yapar. Eski bir raporla uzun süre sonra karar verilecekse değerin güncelliğine ilişkin itiraz somutlaştırılmalıdır.

Para kazandırmalarında nominal tutarın mı, alım gücünün mü esas alınacağı öğretide tartışılır. Ak Çelik bu karşıt görüşleri aktarır. Bu nedenle eski para tutarını hiçbir açıklama olmadan aynen kullanmak da, yalnız bir endeksi tartışmasız zorunlu yöntem saymak da uygun değildir. Kazandırmanın para mı yoksa belirli mal mı olduğu ve değerleme yönteminin hukuki gerekçesi raporda açık olmalıdır. Ak Çelik, s. 747–748

Mal satılmış veya başkasına bağışlanmışsa

Sonraki devir, ilk kazandırmayı ve mirasçıya yönelik denkleştirme incelemesini tek başına ortadan kaldırmaz. Ancak yeni alıcı sırf taşınmazı edindiği için denkleştirme borçlusu olmaz. Değer üzerinden sorumluluk, elden çıkarma, iyi niyet, giderler ve varsa ayrı bir geçersizlik veya tazminat sebebi değerlendirilir. Özellikle üçüncü kişiye karşılıksız devirde yükümlülüğün kapsamı öğretide tartışmalıdır. TMK m. 673; Ak Çelik, s. 748

1. Hukuk Dairesi, E. 2023/1373, K. 2024/2383 sayılı karar da sonraki satışlara rağmen ilk bağışı alan altsoy yönünden denkleştirme incelemesinin önemini gösterir. Bununla birlikte bozma, bütün sonraki alıcıların sorumlu tutulduğu veya bütün tapuların iptal edildiği anlamına gelmez. Yeni malike yöneltilecek talebin ayrıca hukuki temeli bulunmalıdır. Karar metni

Davayı kim açar, iade kime yapılır?

Tek mirasçı dava açabilir mi?

Denkleştirme, mirasçıların birbirlerine karşı ileri sürebildiği bir haktır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 10.04.2025 tarihli, E. 2024/2562, K. 2025/1851 sayılı kararı, mirasçının tek başına dava açabileceğini açıkça belirtir. Daire, tereke temsilcisi atanarak devam edilmesini doğru bulmamış; ancak bu konu temyiz itirazı yapılmadığından ret hükmünü onamıştır. Karar, temsilcinin her denkleştirme davasında zorunlu olduğu düşüncesini desteklemez. Karar metni

Davalı, kural olarak denkleştirmeye tabi kazandırmayı alan yasal mirasçıdır. Birden fazla kişiye farklı kazandırmalar yapılmışsa her birine yüklenen borç ayrı belirlenir. Aynı aileden olmak, bütün bağışlar için birlikte ve sınırsız sorumluluk yaratmaz. Ölüm, mirasın reddi veya feragat nedeniyle taraf değişikliği varsa halefiyet ve TMK m. 670 araştırılır.

Terekeye iade ile mirasçıya ödeme ayrımı

Kanundaki temel düzenleme terekeye geri verme ve miras payına mahsuptur. Ancak talep sonucu, paylaşım durumu ve yapılan mahsup dikkate alınmadan her dosyada aynı hüküm cümlesi kullanılamaz. Özellikle davalının kendi miras payı düşülmüş bir tutarın tekrar bütün terekeye verilmesi, hesabın sonucunu bozabilir.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 20.01.2021 tarihli, E. 2017/1426, K. 2021/167 sayılı kararında, mirasbırakanın oğluna aktardığı 100.000 TL denkleştirmeye tabi kabul edilmiştir. Davalının 1/8 payına düşen 12.500 TL çıkarıldıktan sonra kalan 87.500 TL için hüküm, terekeye iade yerine davacılara mirasçılık belgesindeki payları oranında ödeme yönünde düzeltilerek onanmıştır. Bu gerçek kabul örneği, mahsup ile ödeme adresinin birlikte düşünülmesi gerektiğini gösterir. Karar metni

Karardaki ölüm tarihi 2001’dir. Karar metninde yeni Kanuna atıf bulunması, her eski mirasa güncel değerleme kuralının doğrudan uygulanabileceği anlamına gelmez. 4722 sayılı Kanun m. 17 uyarınca mirasçılık ve mirasın geçişi ölüm tarihindeki hükümlere göre belirlenir. Bu nedenle kararın ödeme biçimine ilişkin sonucu ile bugünkü değerleme hesabı birbirine karıştırılmamalıdır. 4722 sayılı Kanun

Denkleştirme davasında süreler

Paylaşmadan önce ve sonra

İncelenen Yargıtay kararlarında denkleştirme talebinin miras paylaşılmadığı sürece zamanaşımına uğramadığı; paylaşmadan önce, paylaşma sırasında veya paylaşmadan sonra ileri sürülebileceği kabul edilir. Paylaşma yapılmışsa, paylaşma tarihinden başlayan on yıllık zamanaşımı yaklaşımı benimsenir. Bu süre, bağışın üzerinden veya ölümden itibaren her durumda on yıl şeklinde açıklanamaz. Paylaşmanın tamamlanıp tamamlanmadığı ve tarihi ayrıca ispatlanmalıdır. 14. HD, 08.06.2021, E. 2019/3104, K. 2021/3838

Mirasçılık belgesinin alınması veya taşınmazların mirasçılar adına elbirliğiyle tescili, tek başına tamamlanmış paylaşma değildir. Yazılı paylaşma sözleşmesi, fiilî teslimler, banka ödemeleri ve varsa ortaklığın giderilmesi dosyası incelenmelidir. TMK m. 676’daki paylaşma şekli ve anlaşmanın hangi malları kapsadığı önemlidir. Sözleşmede denkleştirme talebinin çözüldüğü veya bu haktan vazgeçildiği savunuluyorsa metnin kapsamı ayrıca değerlendirilir.

Talep veya aşamaBaşlangıç ve süreDikkat edilecek ayrım
Paylaşılmamış mirasta denkleştirmeİncelenen içtihatta paylaşım tamamlanana kadar zamanaşımı işlemezDava için önce paylaşma yapılması gerekmez
Paylaşma sonrasında denkleştirmeİçtihatta paylaşma tarihinden itibaren 10 yılPaylaşmanın tarihi ve kapsamı ispatlanır
Alternatif tenkisSaklı pay zedelenmesinin öğrenilmesinden 1 yıl; TMK m. 571’deki başlangıçlara göre her hâlde 10 yılDenkleştirme süresi tenkisi korumaz
İstinaf veya temyizKural olarak usulüne uygun tebliğden 2 haftaKararın kanun yoluna açık olması ayrıca incelenir

Tenkis süresi denkleştirmeye uygulanamaz

Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 23.09.2019 tarihli, E. 2016/15900, K. 2019/5589 sayılı kararında denkleştirme davasının tenkis gibi değerlendirilerek hak düşürücü süre nedeniyle reddi bozulmuştur. Aynı karar, terditli istem veya usulüne uygun talep değişikliği olmadan davanın kendiliğinden tenkise dönüşmeyeceğini vurgular. Karar metni

Öte yandan denkleştirme istemek, alternatif tenkis hakkını süresiz korumaz. 7. Hukuk Dairesinin 24.03.2026 tarihli, E. 2025/4766, K. 2026/1518 sayılı kararında tenkis talebinin reddi, gerekçesi düzeltilerek onanmıştır. Daire, taşınmazın devir tarihinden yapılan hatalı süre hesabını benimsememiş; davacının aynı kazandırma hakkında daha önce açtığı davayı öğrenme açısından esas almıştır. Burada önemli olan, eski dava dosyasının öğrenme delili olabilmesidir. Karar metni

Zamanaşımı ile hak düşürücü süre aynı değildir. Tenkiste vasiyetnamenin açılması, diğer tasarruflarda mirasın açılması ve TMK m. 571/2’deki özel durum ayrı değerlendirilir. Noter ihtarı veya aile görüşmesi, tek başına bütün dava sürelerini durduran işlem sayılmamalıdır. Alternatif taleplerin her biri için ayrı süre çizelgesi hazırlanmalıdır.

Denkleştirme, tenkis ve muris muvazaası arasındaki fark

Hukuki yolİncelemenin odağıTalebin temel yönü
DenkleştirmeSağlıkta, miras payına mahsuben karşılıksız kazandırmaPaylaşımda iade veya mahsup
TenkisSaklı payın kanundaki kazandırmalarla ihlaliSaklı pay açığı ölçüsünde indirim ve iade
Muris muvazaasıGörünürdeki işlem ile gerçek bağış iradesinin ayrılmasıKoşulları varsa tapu iptali ve tescil
Ölüm sonrası haksız çekim veya elde tutmaTerekeye ait değerin yetkisiz kullanılmasıOlayına göre istihkak veya alacak/iade

Satış gibi gösterilen taşınmaz bağışında muris muvazaası; açık bağışta denkleştirme veya tenkis gündeme gelebilir. Ancak açık bağış, sırf mirasçılardan biri bundan hoşnut olmadığı için muvazaalı sayılmaz. Aynı ekonomik değer için iki kez tahsil de istenemez. Dava dilekçesinde hangi olayın hangi asli veya alternatif talebi desteklediği açıklanmalıdır. TMK m. 560–571, 669–675; TBK m. 19

Ölümden sonra çekilen para neden farklıdır?

Ölümden sonraki çekim, mirasbırakanın sağlığında yaptığı kazandırma değildir. Bu durum paranın mutlaka çekende kalacağı anlamına gelmez. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 10.10.2024 tarihli, E. 2023/4552, K. 2024/4443 sayılı kararında, ölüm sonrası banka işlemlerine ilişkin talebin denkleştirme olmadığı gerekçesiyle reddi yeterli bulunmamıştır. Daire, bu kısmın adi istihkak kapsamında değerlendirilmesini ve banka kayıtları üzerinde araştırma yapılmasını istemiştir. Diğer itirazları reddederek bu yönüyle bozma kararı vermiştir. Karar metni

Dolayısıyla paranın aktarım tarihi, mirasbırakanın talimatı, vekâletin kapsamı ve parayı çekme yetkisi belirlenmelidir. Ehliyetsizlik veya yetkisiz işlem iddiası varsa geçerli bağışı paylaşımda denkleştirmekten farklı bir iade sebebi söz konusu olabilir. Yanlış dava adı kullanılması her zaman hakkı ortadan kaldırmasa da vakıaların, talebin ve tarafların yanlış kurulması ciddi usul sorunu yaratır.

Görevli mahkeme, arabuluculuk ve dava talebi

Hangi mahkemede dava açılır?

Bağımsız denkleştirme davası kural olarak asliye hukuk mahkemesinde görülür. Mirasbırakanın son yerleşim yeri yetkisi önemlidir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 03.03.2025 tarihli, E. 2024/10629, K. 2025/2728 sayılı kararında uyuşmazlık denkleştirme olarak nitelendirilmiş ve son yerleşim yerindeki Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesi yargı yeri belirlenmiştir. Karar metni

Bu sonuç, terekeyle bağlantılı bütün taleplerin aynı görev ve yetkiye tabi olduğu anlamına gelmez. Ortaklığın giderilmesi sulh hukuk mahkemesinin görevindedir. Adi istihkak, üçüncü kişiye karşı ayni talep veya şirket işleminden doğan uyuşmazlıkta nitelendirme yeniden yapılmalıdır. Birleştirilmesi düşünülen taleplerin görev ve yetki koşulları ayrı denetlenir. HMK m. 2, 4, 11–12

Salt denkleştirme davası için bütün miras uyuşmazlıklarını kapsayan genel bir zorunlu arabuluculuk kuralı yoktur. Buna karşılık taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıkları, 6325 sayılı Kanun m. 18/B kapsamındadır. Talebin gerçek konusu kontrol edilmelidir. İhtiyari arabuluculuk mümkündür; taşınmaz devri içeren anlaşmalarda m. 17/B’deki özel hükümler ve gerekli şekil gözetilir. 6325 sayılı Kanun

Talep sonucu ve 2026 usul değişikliği

Dilekçe; her kazandırmayı, tarafı, tarihi, hukuki sebebi ve istenen sonucu somutlaştırmalıdır. HMK m. 111’e uygun terditli dava, koşulları varsa denkleştirme ve tenkis taleplerinin sıralanmasını sağlar. Hâkimin hukuki nitelendirme yetkisi, talep edilmeyen her sonucu kendiliğinden vermesi anlamına gelmez. Seçim hakkı, aynen iade, mahsup ve ödeme adresi birbirleriyle uyumlu kurulmalıdır.

12 Ekim 2026 itibarıyla konsolide HMK metninde 107. madde yürürlükten kaldırılmış, 109. maddeye dördüncü fıkra eklenmiştir. Yeni düzenleme, kısmi alacak talebinin tahkikat sonuna kadar bir kez artırılması ve artırılan kısım bakımından zamanaşımının dava tarihinden kesilmiş sayılmasıyla ilgilidir. Bu nedenle eski belirsiz alacak davası şablonu doğrudan kullanılmamalıdır. Yeni hüküm, farklı bir tenkis talebinin hak düşürücü süresini kendiliğinden kurtaran genel izin de değildir. Devam eden dosyalarda yürürlük ve tamamlanmış usul işlemleri ayrıca incelenmelidir. HMK m. 107, 109, 448; 7589 sayılı değişiklik kaydı

İspat, geçici koruma ve kararın uygulanması

Hangi delil hangi soruya cevap verir?

İncelenecek meseleBaşlıca delillerAraştırmanın amacı
Yasal mirasçılık ve paylarMirasçılık belgesi, nüfus ve ölüm kayıtlarıDoğru taraf ve payı belirlemek
Kazandırmanın kaynağıBanka, tapu, kredi ve ticaret sicili kayıtlarıMalın veya paranın kimden geldiğini göstermek
Karşı edim veya muafiyetSözleşme, resmî senet, yazışma, tanıkBağış, satış, bakım ve miras avansını ayırmak
Değer ve mahsupKeşif, uzman bilirkişi, emsal ve gider belgeleriAynı değeri iki kez saymadan hesaplamak
Paylaşım ve öğrenmePaylaşma sözleşmesi, önceki dava, tebligatDenkleştirme ve tenkis sürelerini ayrı belirlemek

Tanığın “ailede böyle konuşuluyordu” demesiyle ödeme yapılırken bizzat bulunması aynı ağırlıkta değildir. Tanığın hangi olayı doğrudan bildiği açıklanmalıdır. Bilirkişi hukuki iradeyi belirleyen hâkimin yerini alamaz; finansman, şirket kayıtları ve değerleme gibi uzmanlık konularını aydınlatır. Rapordaki mükerrer kalem, yanlış tarih veya eksik emsal somut itirazla gösterilmelidir. Belgeler hukuka uygun yollarla edinilmeli; banka ve sağlık kayıtları için gerektiğinde mahkeme aracılığıyla talepte bulunulmalıdır. HMK m. 189–194, 266, 281

Taşınmazın devri nasıl önlenir?

Dava açılması tapuya kendiliğinden devir yasağı koymaz. Uyuşmazlık konusu hakka uygun ihtiyati tedbir için hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya ciddi zarar riski somutlaştırılmalı, yaklaşık ispat sunulmalıdır. Mahkeme tedbirin kapsamını ve teminatı değerlendirir. Salt para alacağında davalının bütün taşınmazlarını otomatik olarak tedbirle bağlamak yerine, şartları varsa ihtiyati haciz hükümleri incelenir. HMK m. 389–392; İİK m. 257

Tedbir kararı alınması tek başına yeterli değildir. HMK m. 393’teki uygulama talebi süresi ve dava öncesi tedbirde m. 397’deki dava açma ve belge sunma yükümlülükleri izlenmelidir. Özellikle uygulamanın tefhim veya tebliğden itibaren bir hafta içinde istenmesi; dava öncesi tedbirde uygulama talebinden itibaren iki haftalık dava açma süresi önemlidir. Somut kararın başlangıç tarihleri dosya üzerinde işaretlenmelidir.

Harç, kanun yolu, tahsil ve yabancılık unsuru

Dava değerine bağlı harç, gider avansı, bilirkişi ve keşif giderleri ile olası teminat planlanmalıdır. Eksik değer veya harç sonradan tamamlama sorunu yaratabilir. Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti, kabul-ret oranı ve ilgili usul hükümlerine göre değerlendirilir; baştan sabit toplam maliyet veya bitiş süresi vaat edilemez. Harçlar Kanunu m. 16, 30; HMK m. 323, 326

İstinaf ve temyiz imkânı kararın türüne, parasal sınıra ve uygulanacak geçiş hükümlerine bağlıdır. Güncel HMK Ek m. 1’de dava tarihine ilişkin düzenleme de dikkate alınmalıdır. Taşınmazın aynına ilişkin hükmün kesinleşmeden uygulanamaması ile para hükmünün icrası farklıdır. Kararda kimin, kime, hangi tutarı ve hangi faiz başlangıcıyla ödeyeceği açık olmalıdır; kabul kararı tek başına fiilî tahsil garantisi vermez. HMK m. 341, 345, 361, 367, Ek m. 1

Yabancı vatandaşlık, yurt dışındaki tereke veya son yerleşim yerinin başka ülkede bulunması hâlinde Türk hukukunun bütün mirasa doğrudan uygulanacağı varsayılmaz. MÖHUK m. 20 ve 43; Türkiye’deki taşınmazlar, mirasın paylaşılması ve milletlerarası yetki bakımından ayrıca incelenir. Yabancı banka kayıtlarının edinilmesi ve yabancı belgelerin usulüne uygun kullanılması da ispat planının parçasıdır. 5718 sayılı Kanun

Konunun ayrıntıları için bağışlanan taşınmazın geri alınması ve tapu iptali yazımıza bakabilirsiniz.

Sonuç

Mirasta denkleştirme, sağlıkta yapılan kazandırmaları paylaşım hesabıyla ilişkilendirir. Sağlam bir değerlendirme için önce kimin, kime, neyi, hangi karşılıkla ve hangi iradeyle verdiği belirlenmelidir. Ardından yasal mirasçılık, muafiyet, kanuni istisnalar ve denkleştirme değeri incelenir. Miras payı ile saklı payın; para bağışı ile taşınmaz bağışının; aynen iade ile mahsup işleminin ayrılması hesabı ve dava sonucunu değiştirebilir.

İlk somut adım, kazandırma ve tereke envanteriyle birlikte ayrı bir süre ve delil çizelgesi hazırlamaktır. Tapu, banka ve şirket kayıtlarının tamamlanması; paylaşma belgelerinin incelenmesi; asli ve alternatif taleplerin doğru kurulması gerekir. İncelenen kabul, ret ve bozma kararlarının ortak gösterdiği nokta şudur: Aile içinde haksızlık hissi tek başına yeterli değildir; hukuken doğru talep, doğrulanabilir kazandırma ve uygulanabilir hesap gerekir.

Konunun ilgili yönleri için altsoyun denkleştirme alacağı ve miras sözleşmesi yazılarımıza da bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Mirasta denkleştirme ile mirasa iade aynı şey midir?

Uygulamada aynı kurum için kullanılır. Geri verme, her zaman malın fiziksel iadesi değildir; koşulları varsa değer miras payına mahsup edilir. Ayrıntı

Babam sağlığında kardeşime ev aldı; pay isteyebilir miyim?

Mümkün olabilir. Bedeli kimin ödediği, bağışın konusu, kardeşinizin katkısı, muafiyet ve mirasçılık durumu araştırılır. Evin tüm değeri otomatik olarak paylaşılmaz. Ayrıntı

Saklı payım ihlal edilmemişse denkleştirme isteyebilir miyim?

Evet, denkleştirmenin diğer koşulları varsa saklı pay ihlali aranmaz. Çünkü inceleme, miras avansının yasal paylaşımda hesaba katılmasına yöneliktir. Ayrıntı

Kayıtsız ve şartsız bağış denkleştirmeyi engeller mi?

Bazı Yargıtay kararlarında bu ifade muafiyet iradesi sayılmıştır. Senedin bütünü ve diğer deliller incelenir; tenkis ihtimali ayrıca değerlendirilir. Ayrıntı

Düğün ve üniversite masrafları geri istenir mi?

Olağan hediyeler, geleneğe uygun evlenme giderleri ve kanundaki ölçüler içindeki eğitim giderleri için istisnalar vardır. Her harcama aynı hesaba eklenmez. Ayrıntı

Denkleştirme davası ölümden itibaren on yılda mı açılmalıdır?

Bu şekilde genel bir başlangıç doğru değildir. İncelenen içtihat paylaşılmamış miras ile paylaşma sonrasını ayırır; paylaşma sonrası on yıllık yaklaşım paylaşma tarihine bağlanır. Ayrıntı

Diğer mirasçılar katılmadan dava açabilir miyim?

Denkleştirme talebinde tek mirasçının dava açması mümkündür. Ancak doğru davalılar, halefiyet ve istenen iade biçimi ayrıca belirlenmelidir. Ayrıntı

Bağışlanan malın hangi tarihteki değeri kullanılır?

Güncel TMK m. 673 denkleştirme anındaki değeri esas alır. Eski ölüm tarihi, para kazandırması ve sonradan yapılan giderler ayrıca incelenir. Ayrıntı

Kardeşim bağışlanan evi sattıysa hak kaybolur mu?

Sonraki satış, ilk kazandırma yönünden incelemeyi kendiliğinden bitirmez. Ancak yeni alıcı otomatik denkleştirme borçlusu değildir; değer ve ayrı talep sebepleri değerlendirilir. Ayrıntı

Ölümden sonra hesaptan çekilen para denkleştirilir mi?

Bu çekim sağlararası kazandırma değildir. Olayın özelliklerine göre adi istihkak veya alacak/iade istemi incelenebilir. Yanlış nitelendirme sebebiyle talebin bütünüyle reddi her durumda doğru olmaz. Ayrıntı

Denkleştirme ve tenkis birlikte istenebilir mi?

Usul koşulları varsa asli ve alternatif talepler kurulabilir. Ancak her talebin koşulu ve süresi ayrıdır; denkleştirme davası kendiliğinden tenkise dönüşmez. Ayrıntı

Dava açılınca taşınmazın satılması engellenir mi?

Hayır. Koşulları varsa ayrıca ihtiyati tedbir talebi, kararın uygulanması ve ilgili sürelerin takibi gerekir. Ayrıntı

Kaynakça

Mevzuat

Yargıtay kararları

Akademik çalışmalar

  • Güleş, Bedia, “Türk Miras Hukukunda Denkleştirme”, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 2018, sayı 134, s. 355–430; özellikle s. 384–386 ve 409–410. Tam metin
  • Ak Çelik, Hasret, “Miras Hukukunda Denkleştirme Davası”, İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2022, cilt 21, sayı 44, s. 724–755; özellikle s. 747–748. DOI: 10.46928/iticusbe.1118185. Tam metin

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları