Gizli veya izinsiz ses kaydının mahkemede kullanılabilirliği, kaydın ne anlattığından önce nasıl, ne zaman, kim tarafından ve hangi amaçla elde edildiğine bağlıdır. Türk hukukunda temel kural, hukuka aykırı şekilde elde edilen delilin hükme esas alınmamasıdır. Bu nedenle, konuşmanın önemli bir gerçeği ortaya çıkarması veya uyuşmazlığı ispatlaması, kaydı kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
Bununla birlikte Yargıtay, kişiye yönelen ve o anda devam eden bir suç veya haksız saldırı karşısında; olayın ani geliştiği, başka türlü delil elde etmenin ve yetkili makamlara başvurmanın fiilen mümkün olmadığı, kaydın yalnızca kaybolacak delili korumak amacıyla alındığı bazı istisnai durumlarda gizli kaydı hukuka uygun kabul edebilmektedir. Bu istisna dar yorumlanır; kayıt yapma yönünde genel bir izin oluşturmaz.
Önemli uyarı: Bir konuşmanın tarafı olmak, o konuşmayı gizlice kaydetmeyi her durumda hukuka uygun hâle getirmez. Ceza sorumluluğu ile kaydın yargılamadaki delil değeri, birbirinden ayrı değerlendirilir.
Kısa Cevap: Hangi Gizli Ses Kaydı Delil Olabilir?
Gizli ses kaydı, aşağıdaki ölçütlerin somut olayda birlikte gerçekleşmesi hâlinde istisnai olarak delil niteliği kazanabilir:
- Kayıt yapan kişiye veya yakınına karşı o anda işlenmekte olan bir suç ya da haksız saldırı bulunmalıdır.
- Olay ani ve beklenmedik biçimde gelişmiş olmalıdır.
- Delili başka yöntemle elde etmek veya daha sonra yeniden üretmek fiilen mümkün olmamalıdır.
- O anda kolluğa, savcılığa, işverene, yönetime veya başka bir yetkili makama başvurarak delili koruma imkânı bulunmamalıdır.
- Kayıt, karşı tarafı konuşturmak, kışkırtmak, tuzağa düşürmek veya ileride kullanılmak üzere delil üretmek amacıyla planlanmış olmamalıdır.
- Kayıt yalnızca gerekli süre ve kapsamla sınırlı olmalı; ölçülülük korunmalıdır.
- Kayıtta kesme, ekleme, montaj, hız değiştirme veya bağlamı bozan seçici aktarım bulunmamalıdır.
- Kayıt, sosyal medyada veya ilgisiz kişiler arasında dolaşıma sokulmamalı; gerekli ise yalnızca yetkili makamlar ve yargılama çerçevesinde kullanılmalıdır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.05.2013 tarihli kararında formüle edilen temel ölçüt; kişinin kendisine karşı işlenmekte olan suç bakımından bir daha delil elde etme olanağının ve yetkili makamlara başvurma imkânının bulunmadığı ani bir durumun varlığıdır. Anayasa Mahkemesi ise 29.09.2022 tarihli kararında, “delil elde etme” amacına kategorik üstünlük tanınamayacağını; zorunluluk, ölçülülük, alternatif yollar, planlama ve kayıt bütünlüğünün somut biçimde incelenmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Hızlı Değerlendirme Tablosu
| Kayıt biçimi | Delil değeri bakımından genel eğilim | Başlıca risk |
|---|---|---|
| Tüm konuşanların açık rızasıyla alınan kayıt | Kural olarak kullanılabilir; yine de kapsam ve amaç incelenir | Rızanın kapsamını aşan kullanım |
| Ani gelişen tehdit, hakaret veya şantaj sırasında mağdurun yaptığı kayıt | Başka delil imkânı yoksa istisnai olarak kullanılabilir | Şartların ispatlanamaması |
| Olay bittikten sonra karşı tarafı arayıp konuşturma | Genellikle planlı delil üretme kabul edilir | Hukuka aykırı delil ve ceza sorumluluğu |
| Gizli cihazı eve, odaya, araca veya işyerine önceden yerleştirme | Kural olarak hukuka aykırı | TCK m. 133, 134 ve kişisel veri suçları |
| Konuşmanın tarafı olmayan üçüncü kişinin dinlemesi veya kaydetmesi | Kural olarak hukuka aykırı | TCK m. 133/1 kapsamında ağır ceza riski |
| Telefon veya çevrim içi görüşmenin tarafça kaydedilmesi | Taraf olmak tek başına yeterli değildir; amaç ve koşullar belirleyicidir | Özel hayat, haberleşme ve ifşa suçları |
| Kaydı yalnızca savcılığa veya mahkemeye sunma | Kamuya yaymaktan daha sınırlıdır; fakat otomatik hukuka uygunluk sağlamaz | Elde etme biçimi hukuka aykırıysa delil dışlanabilir |
| Kaydı WhatsApp grubunda, işyerinde veya sosyal medyada paylaşma | Delil ihtiyacını aşar; çoğu durumda hukuka aykırıdır | Ayrı ifşa/yayma suçu ve tazminat sorumluluğu |
Ses Kaydının Hukuki Çerçevesi
Anayasal Güvenceler
Ses kaydı tartışması, birden fazla temel hakkın kesiştiği bir alandır:
- Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı Anayasa’nın 20. maddesiyle korunur.
- Haberleşme hürriyeti ve haberleşmenin gizliliği Anayasa’nın 22. maddesinin güvencesi altındadır.
- Anayasa’nın 38/6. maddesine göre kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez.
Bu nedenle mahkeme, yalnızca kaydın içeriğine değil; kaydı alanın amacı ile kayda maruz kalan kişinin özel hayatı, haberleşmesi ve kişisel verileri üzerindeki müdahalenin ağırlığına da bakmalıdır.
Ceza Muhakemesinde Hukuka Aykırı Delil Yasağı
Ceza Muhakemesi Kanunu bakımından:
- Hukuka aykırı elde edilen delil reddedilir (CMK m. 206/2-a).
- Yüklenen suç ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş delille ispatlanabilir (CMK m. 217/2).
- Gerekçeli kararda reddedilen ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller gösterilmelidir (CMK m. 230/1-b).
- Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması, kesin hukuka aykırılık nedeni oluşturabilir (CMK m. 289/1-i).
Dolayısıyla kaydın içeriği gerçeği yansıtsa bile, elde ediliş yöntemi hukuka aykırıysa mahkûmiyetin buna dayandırılması mümkün değildir. Bununla birlikte kayıt dışlandığında, dosyadaki diğer hukuka uygun deliller ayrı olarak değerlendirilebilir.
Hukuk Davalarında Ses Kaydı: Belge Olmak ile Delil Olmak Aynı Şey Değildir
HMK m. 199, ses ve görüntü kayıtlarını “belge” kavramı içinde sayar. Ancak bir verinin belge niteliğinde olması, onun hukuka uygun delil olduğu anlamına gelmez. HMK m. 189/2 uyarınca hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.
Boşanma, işçilik alacağı, tazminat, ticari uyuşmazlık veya alacak davası olması bu temel kuralı değiştirmez. Uyuşmazlığın türü, yalnızca haklar arasındaki dengelemenin ve “başka türlü ispat” olanağının nasıl değerlendirileceğini etkiler.
Ceza Sorumluluğu ile Delil Değeri Ayrı Sorulardır
Aynı ses kaydı için iki farklı soru sorulmalıdır:
- Kayıt yapan kişi suç işlemiş midir?
- Kayıt, görülen davada hükme esas alınabilir mi?
Bir fiilin belirli bir suç tipinin unsurlarını oluşturmaması, kaydın her yargılamada kullanılabileceği anlamına gelmez. Tersine, bir kaydın dosyaya sunulması da kayıt alma eylemini geriye dönük olarak otomatik biçimde hukuka uygun hâle getirmez.
Kayıt Türüne Göre Hukuki Ayrım
Rızaya Dayalı Kayıt
Konuşmaya katılanların kayıt konusunda açıkça bilgilendirildiği ve rıza gösterdiği hâllerde hukuka aykırılık riski önemli ölçüde azalır. Rızanın ispatlanabilir, özgür iradeye dayalı, belirli ve kullanım amacıyla uyumlu olması gerekir. “Toplantı kalite amacıyla kaydedilecektir” şeklindeki bir bilgilendirme, kaydın daha sonra kamuya açıklanmasına veya ilgisiz amaçla kullanılmasına rıza verildiği anlamına gelmez.
Yüz Yüze ve Aleni Olmayan Konuşma
Konuşmanın Tarafı Olmayan Üçüncü Kişinin Kaydı
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin yerleşik açıklamasında TCK m. 133/1; konuşmanın tarafı olmayan kişinin, aleni olmayan yüz yüze konuşmayı ilgililerin rızası olmaksızın bir araçla dinlemesini veya kaydetmesini düzenler. Bir odaya gizli dinleme cihazı yerleştirmek, kapı arkasından teknik araçla dinlemek ya da başkalarının özel konuşmasını telefonla kaydetmek bu kapsamda ağır risk taşır.
Konuşmaya Katılan Kişinin Kaydı
TCK m. 133/2, Yargıtay uygulamasında en az üç kişinin katıldığı aleni olmayan “söyleşiyi”, söyleşinin taraflarından birinin diğerlerinin rızası olmaksızın kaydetmesini konu edinir. İki kişi arasındaki yüz yüze konuşmada taraflardan birinin kayıt yapması TCK m. 133/1 kapsamına otomatik olarak girmez; ancak konuşmanın özel yaşam alanına ilişkin olması hâlinde TCK m. 134 ve diğer hükümler gündeme gelebilir.
Sonuç olarak, “Ben konuşmanın tarafıydım; istediğim gibi kaydederim” yaklaşımı hukuken doğru değildir. Taraf olma, yalnızca uygulanacak suç tipinin belirlenmesinde önem taşıyan unsurlardan biridir.
Telefon, WhatsApp, Zoom ve Benzeri Haberleşmeler
Telefon, görüntülü görüşme, çevrim içi toplantı, sesli mesajlaşma veya benzeri araçlarla kurulan iletişimde haberleşme gizliliği ayrıca korunur. Kişinin kendi tarafı olduğu telefon görüşmesini kaydetmesi, üçüncü kişinin iletişimi dinlemesiyle aynı tipik fiil değildir. Buna rağmen:
- Görüşmenin özel hayata ilişkin içeriği,
- Kaydın önceden planlanıp planlanmadığı,
- Karşı tarafın kışkırtılıp kışkırtılmadığı,
- Kaydın kimlerle paylaşıldığı,
- Kayıt için gerçekten zorunluluk bulunup bulunmadığı
ayrı ayrı değerlendirilir. Kişinin kendi tarafı olduğu haberleşmenin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın alenen ifşa etmesi, TCK m. 132/3 bakımından ayrıca suç oluşturabilir.
Gizli Cihaz, Casus Yazılım ve Sürekli Gözetim
Eve, araca, odaya veya işyerine gizli kayıt cihazı yerleştirilmesi; telefona casus yazılım kurulması; uzun süreli ve sistematik dinleme yapılması, ani gelişen olay istisnasından nitelik itibarıyla uzaklaşır. Bu yöntemler çoğu durumda önceden planlama, sürekli gözetim ve ölçüsüz müdahale niteliğindedir.
Kişinin eşi, çalışanı, ortağı veya yakını olması bu sonucu kendiliğinden değiştirmez. Evlilik, iş ilişkisi veya ortak yaşam, kişiye sınırsız gözetim yetkisi vermez.
Gizli Ses Kaydının İstisnai Olarak Hukuka Uygun Sayılabilmesi İçin Aranan Ölçütler
Yargı kararlarındaki değerlendirmeler tek bir matematik formüle indirgenemez. Bununla birlikte aşağıdaki ölçütler tekrar eden ve birlikte ele alınan esaslardır.
1. O Anda Devam Eden Bir Suç veya Haksız Saldırı Bulunmalıdır
Kayıt, geçmişte yaşanmış bir olayı sonradan ispatlamak amacıyla yeni bir konuşma yaratmak için değil; o sırada gerçekleşen tehdit, hakaret, şantaj, cinsel taciz, rüşvet talebi veya benzeri hukuka aykırı eylemi tespit etmek için alınmış olmalıdır.
Geçmiş Olayı Sonradan İtiraf Ettirme Girişimi
Olay tamamlandıktan sonra karşı tarafı arayıp sorularla yönlendirmek, kapalı görüşme düzenlemek veya senaryo kurarak itiraf almaya çalışmak genellikle ani olay istisnasına girmez. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.09.2025 tarihli kararında, olaydan sonra yapılan telefon görüşmesinin kaydı hukuka uygun delil sayılmamıştır.
2. Olay Ani ve Beklenmedik Biçimde Gelişmelidir
Kayıt cihazının günler öncesinden hazırlanması, görüşmenin özellikle kayıt amacıyla organize edilmesi veya kişinin konuşmayı belirli bir sonuca götürmek üzere yönetmesi, ani gelişme iddiasını zayıflatır.
Hazırlıklı Olmak ile Ani Olayı Kaydetmek Arasındaki Fark
Telefonun kayıt özelliğinin bulunması tek başına planlama anlamına gelmez. Belirleyici olan, görüşmenin delil üretmek için kurgulanıp kurgulanmadığıdır. Buna karşılık kayıt uygulamasının önceden hazırlanması, tanığa “telefonu kaydet” talimatı verilmesi veya konuşmanın özellikle başlatılması, planlı hareket edildiğini gösterebilir.
3. Başka Türlü Delil Elde Etme İmkânı Bulunmamalıdır
Görgü tanığı, güvenlik kamerası, mesaj, e-posta, HTS kaydı, işyeri tutanağı, banka kaydı, resmî başvuru veya başka objektif delillerle olayın ortaya konulması mümkünse gizli kayıt zorunlu kabul edilmeyebilir.
“İspat zor” olması, tek başına gizli kaydı meşrulaştırmaz. Aranan ölçüt, somut anda kaybolacak delili başka şekilde korumanın gerçekten mümkün olmamasıdır.
4. Yetkili Makama Başvurma İmkânı O Anda Bulunmamalıdır
Kişinin olay anında kolluğa, savcılığa veya başka bir yetkili makama başvurma olanağı fiilen yoksa, delilin kaybolmasını önleme amacı önem kazanır. Buna karşılık uzun süredir bilinen ve tekrarlanan bir durum için hiçbir resmî başvuru yapılmaksızın sistematik kayıt tutulması, istisnanın uygulanmasını güçleştirir.
5. Amaç Delili Korumak Olmalıdır
Kaydın amacı; intikam, küçük düşürme, baskı kurma, iş ilişkisinde koz elde etme, sosyal çevrede itibar zedeleme veya yayın yapma değil, kaybolacak delili yetkili makama sunmak üzere korumak olmalıdır.
Amaç Sonraki Kullanımla Birlikte Değerlendirilir
Kayıt alındıktan sonra dosyaya sunulması ile arkadaş grubuna, işyerine, aileye veya sosyal medyaya yayılması aynı hukuki sonucu doğurmaz. Gereksiz paylaşım, başlangıçtaki meşru amaç iddiasını da zayıflatabilir.
6. Kayıt Gerekli ve Ölçülü Olmalıdır
Anayasa Mahkemesi, delil elde etme amacına otomatik üstünlük tanınamayacağını belirtmektedir. Bu nedenle:
- Kayıt yalnızca gerekli konuşmayı kapsamalı,
- Uzun süreli gözetim yapılmamalı,
- Üçüncü kişilerin ilgisiz konuşmaları kaydedilmemeli,
- Özel hayatın uyuşmazlıkla ilgisiz alanlarına girilmemeli,
- Daha hafif bir yöntem yeterliyse o yöntem tercih edilmelidir.
7. Kurgu, Kışkırtma, Tuzak ve Yönlendirme Bulunmamalıdır
Mahkeme, kaydı yapan kişinin konuşmayı nasıl başlattığını, hangi soruları sorduğunu, karşı tarafı öfkelendirip öfkelendirmediğini ve cevapları belirli bir sonuca yöneltip yöneltmediğini inceler.
Hukuka Aykırı Elde Etme ile Delil Üretme Arasındaki Ayrım
Var olan ani bir olayın kaydedilmesi ile, olmayan veya sona ermiş bir olayın konuşma kurgulanarak “delile dönüştürülmesi” aynı değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, boşanma davasında sırf delil oluşturmak amacıyla kurgu sonucu yaratılan kaydın hükme esas alınamayacağını kabul etmiştir.
8. Kayıt Bütünlüğü ve Kaynağı Doğrulanabilir Olmalıdır
Kayıt hukuka uygun elde edilmiş olsa bile, teknik güvenilirliği ayrıca incelenir. Aşağıdaki hususlar önemlidir:
- Orijinal dosyanın ve kayıt cihazının korunması,
- Dosyanın oluşturulma tarihi ve teknik üst verileri,
- Kesme, ekleme veya montaj bulunup bulunmadığı,
- Seslerin kime ait olduğu,
- Konuşmanın başının ve sonunun bağlamı,
- Kayıt dökümünün orijinal sesle uyumu.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, kaydın zamanı, ortamı, şartları, ekleme-çıkarma ihtimali, konuşmacıların kimliği ve olayın bütününü kapsayıp kapsamadığı hakkında denetime elverişli teknik inceleme yapılmasını aramaktadır.
9. Kayıt Sınırlı Bir Amaçla ve Sınırlı Çevrede Kullanılmalıdır
Savcılık veya mahkemeye, uyuşmazlıkla doğrudan ilgili bölüm ve açıklamayla sunulan kayıt ile kaydın kamuya açıklanması arasında nitelik farkı vardır. Ancak yalnızca mahkemeye sunulmuş olması, kayıt alma eylemini otomatik olarak hukuka uygun yapmaz. İlk elde etme biçimi yine tüm ölçütlerle incelenir.
Ceza Yargılamasında Gizli Ses Kaydı
Kabul Edilebilen Durumların Tipik Özelliği
Ceza yargılamasında kabul gören örneklerde genellikle şu ortak görünüm vardır:
- Mağdur, tehdit, hakaret, şantaj veya benzeri eylemle o anda karşı karşıyadır.
- Konuşma mağdur tarafından özel olarak kurgulanmamıştır.
- Olay iki kişi arasında gerçekleştiğinden tanık veya başka objektif delil yoktur.
- Kayıt kısa, olayla sınırlı ve delili koruma amaçlıdır.
- Kayıt yetkili makama sunulmuş; kamuya veya ilgisiz kişilere yayılmamıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2012/1270, K. 2013/248 sayılı kararında bu yaklaşımı kabul etmiş; Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2017/475, K. 2018/139 ve E. 2018/39, K. 2020/485 sayılı kararlarında da dar istisna çizgisini sürdürmüştür.
Hukuka Aykırı Bulunan Durumların Tipik Özelliği
Aşağıdaki davranışlar kaydın yasak delil sayılmasına yol açabilir:
- Olaydan sonra karşı tarafı arayıp konuşturmak,
- Hazırlanmış sorularla ikrar elde etmeye çalışmak,
- Kişiyi kapalı bir alanda baskı veya tehditle konuşturmak,
- Uzun süreli ve çok sayıda kayıt almak,
- Görüşmeyi üçüncü kişiye kaydettirmek,
- Kayıt içeriğini seçerek kesmek veya bağlamından koparmak,
- Kaydı tek veya belirleyici delil hâline getirirken teknik itirazları incelememek.
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 12.05.2025 tarihli kararında, kişinin kapalı odaya alınarak baskıyla konuşturulması ve kaydedilmesi yasak delil kabul edilmiştir. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.10.2025 tarihli kararında ise uzun süreli ve planlı karşılıklı kayıtlar ile zayıf ses tanıma bulgusunun mahkûmiyete yeterli olmadığı belirtilmiştir.
Kayıt Dışlanırsa Dava Mutlaka Sona Erer mi?
Hayır. Hukuka aykırı kayıt hükme esas alınamaz; ancak mağdur beyanı, tanık anlatımı, mesajlar, kamera görüntüsü, banka kaydı, konum verisi veya diğer hukuka uygun deliller mevcutsa bunlar bağımsız olarak değerlendirilebilir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.09.2025 tarihli kararında sonradan alınan kayıt hukuka uygun sayılmamış, buna rağmen dosyadaki diğer delillerin yeterliliği ayrıca ele alınmıştır.
Sesin Kime Ait Olduğu Nasıl Belirlenir?
Kişi sesin kendisine ait olmadığını, kaydın montajlandığını veya eksik olduğunu ileri sürerse bilirkişi ya da adli bilişim incelemesi gerekebilir. Salt bir konuşma dökümü, her durumda teknik doğrulamanın yerini tutmaz. Özellikle mahkûmiyet sonucuna götürecek kayıtta orijinal dosya, cihaz, üst veri ve karşılaştırma örnekleri önem taşır.
Boşanma ve Aile Hukukunda Gizli Ses Kaydı
Boşanma Davası Gizli Kayda Genel Bir İstisna Değildir
Eski tarihli bazı kararlar, ortak konutta sadakat yükümlülüğüne ilişkin kayıtları daha geniş değerlendirmiştir. Ancak bu kararlar, eşlerden birine diğerini sınırsız ve sürekli biçimde gözetleme yetkisi veren genel bir kural olarak yorumlanamaz.
HMK m. 189/2, Anayasa Mahkemesinin ölçülülük yaklaşımı ve güncel Yargıtay kararları birlikte değerlendirildiğinde; boşanma davası açma ihtimali, tek başına gizli kayıt yapma yetkisi doğurmaz.
Evlilik Özel Hayatı Ortadan Kaldırmaz
Eşlerin aynı konutu paylaşması, birbirlerinin özel yaşam alanına sınırsız biçimde girebilecekleri anlamına gelmez. Telefon görüşmeleri, kişisel yazışmalar, sağlık bilgileri, özel konuşmalar ve üçüncü kişilerle iletişim somut olaya göre ayrı koruma görür.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2019/3848, K. 2020/156 sayılı kararında, kadının annesiyle yaptığı telefon görüşmelerinin erkek tarafından gizlice kaydedilmesi hukuka aykırı delil olarak değerlendirilmiştir.
Ortak Konutta Kayıt Her Zaman Hukuka Uygun mudur?
Hayır. Ortak konut, kayıt serbestisi bulunan bir alan değildir. Değerlendirmede:
- Kayıt yapan eşin konuşmaya katılıp katılmadığı,
- Cihazın önceden gizlice yerleştirilip yerleştirilmediği,
- Kaydın sürekli gözetim niteliğinde olup olmadığı,
- Diğer eşin kayıt yapıldığını bilip bilmediği,
- Uyuşmazlıkla ilgisiz özel konuşmaların kaydedilip kaydedilmediği,
- Daha az müdahaleci başka delil yollarının bulunup bulunmadığı
incelenir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun E. 2020/26, K. 2022/1434 sayılı kararında, eşin çekimden haberdar olduğunu gösteren olgular nedeniyle kayıt gizli kabul edilmemiş ve delil olarak değerlendirilebilmiştir. Bu kararın belirleyici yönü ortak konut değil, kayıt hakkında bilgi ve rıza değerlendirmesidir.
Gizli Dinleme Cihazı ve Casus Yazılım
Eve veya araca dinleme cihazı yerleştirmek, eşin telefonuna casus yazılım kurmak ya da eş evde yokken konuşmalarını sürekli kaydetmek; ani olay ve zorunluluk ölçütleriyle bağdaşmaz. Güncel boşanma kararlarında bu tür yöntemlerle elde edilen kayıtların hükme esas alınmaması yönünde güçlü bir eğilim vardır.
Kurgu Sonucu Oluşturulan Kayıt
Eşi belirli sorularla yönlendirerek, öfkelendirerek veya anlaşmalı biçimde başka bir kişiye aratarak kayıt oluşturmak “mevcut delili elde etme” değil, “delil üretme” sayılabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun E. 2011/703, K. 2012/70 sayılı kararında sırf boşanma davasında kullanılmak amacıyla kurgu sonucu oluşturulan kayıt hükme esas alınmamıştır.
Sosyal Medya İçeriği ile Gizli Ses Kaydı Aynı Değildir
Herkese açık biçimde yayımlanan bir sosyal medya gönderisinin tespiti ile özel konuşmanın gizlice kaydedilmesi farklıdır. Bununla birlikte sosyal medya çıktısında da hesabın kime ait olduğu, içeriğin herkese açık olup olmadığı, erişimin hukuka uygunluğu, ekran görüntüsünün değiştirilip değiştirilmediği ve paylaşımın tarihi araştırılır.
Boşanma süreçlerinde delil değerlendirmesi hakkında ayrıca Boşanma Avukatlık Hizmetleri ve Aile Hukuku Avukatlık Hizmetleri sayfaları incelenebilir.
İş Hukukunda ve İşyerinde Ses Kaydı
Çalışanın Ani Hakaret veya Tehdidi Kaydetmesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin E. 2017/25269, K. 2018/12510 sayılı kararında, işçinin telefon görüşmesi sırasında kendisine yönelen hakaret içerikli sözleri başka türlü ispatlama imkânı bulunmadığı sırada kaydetmesi hukuka aykırı kabul edilmemiş; sırf bu kayıt nedeniyle yapılan fesih geçersiz bulunmuştur.
Bu karar, çalışanların her toplantıyı veya işyeri görüşmesini gizlice kaydedebileceği anlamına gelmez. Ani olay, başka delil bulunmaması, kayıt kapsamı ve kullanım amacı yine somut biçimde ispatlanmalıdır.
Mobbing İddiasında Sürekli Kayıt Yapılabilir mi?
Mobbing çoğu zaman süreç içinde geliştiği için ispat güçlüğü yaşanabilir. Ancak bu güçlük, sınırsız ve sürekli kayıt yetkisi vermez. Çalışan; e-posta, görev değişikliği kayıtları, yazılı talimatlar, performans belgeleri, tanık anlatımları, sağlık kayıtları, işyeri bildirimleri ve noter ihtarı gibi daha az müdahaleci delilleri de korumalıdır.
Belirli bir görüşmede ani hakaret veya tehdit gerçekleşirse ayrı değerlendirme yapılabilir. Buna karşılık haftalar boyunca gizli cihazla tüm işyeri konuşmalarının kaydedilmesi ölçüsüz kabul edilebilir.
İşverenin Çalışanları Sesli Olarak İzlemesi
İşverenin güvenlik kamerası bulunduğunu bildirmesi, kameranın ses kaydetmesine de rıza verildiği anlamına gelmez. Görüntüye ek olarak ses kaydı daha yoğun bir müdahaledir. İşveren bakımından:
- Açık ve önceden bilgilendirme,
- Belirli ve meşru amaç,
- Veri minimizasyonu,
- Ölçülülük,
- Saklama süresi,
- Erişim yetkisi ve güvenlik,
- İş hukukundaki gözetim sınırları ile kişisel verilerin korunması kuralları
birlikte değerlendirilmelidir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin E. 2015/28830, K. 2018/15646 sayılı kararında çalışanların kamera ile izlendiğini bildikleri, ancak seslerinin kaydedildiğini bilmedikleri hususu özellikle ele alınmıştır.
İşyerindeki tartışma ve fesih değerlendirmeleri yönünden İşyerinde Tartışma ve Kavga başlıklı içerik de bağlantılıdır.
Alacak, Ticari, Tüketici ve Diğer Hukuk Davalarında Ses Kaydı
Alacak veya sözleşme ilişkisinde yazılı belge bulunmaması, taraflardan birine diğerini gizlice konuşturma konusunda genel bir yetki vermez. HMK m. 189/2 tüm özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanır.
Borç İkrarını Gizlice Kaydetmek
Kişinin önceden hazırladığı sorularla karşı tarafı araması ve borç ikrarı almaya çalışması, planlı delil üretme olarak değerlendirilebilir. Buna karşılık devam eden bir uyuşmazlık içinde kendiliğinden gelişen konuşmanın kaydı, kaydı yapanın taraf olması ve yalnızca mahkemeye sunulması ceza hukuku bakımından farklı sonuç doğurabilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin E. 2021/5406, K. 2024/2934 sayılı kararında, kişinin tarafı olduğu haberleşmeyi alacak davasına sunması somut olayın koşullarında suç oluşturmadığı kabul edilmiştir.
Bu karar, kaydın hukuk davasında mutlaka delil kabul edileceği anlamına gelmez. Ceza sorumluluğunun bulunmaması ile HMK kapsamında delilin değerlendirilebilirliği ayrı meselelerdir.
Ticari Toplantılar ve Kurumsal Görüşmeler
Toplantıların kayıt altına alınması gerekiyorsa en güvenli yöntem, görüşme başlamadan önce açık bilgilendirme yapmak ve katılımcıların rızasını almaktır. Rıza verilmediğinde toplantı notu, imzalı tutanak, teyit e-postası, sözleşme eki veya noter aracılığıyla bildirim gibi yöntemler tercih edilmelidir.
Ses Kaydı Mahkemeye veya Savcılığa Sunulmadan Önce Ne Yapılmalıdır?
1. Orijinal Dosya ve Cihaz Korunmalıdır
Kayıt başka bir dosya biçimine çevrilmemeli, kesilmemeli, gürültü azaltma filtresi uygulanmamalı ve mesajlaşma uygulaması üzerinden sıkıştırılmamalıdır. Orijinal kayıt cihazı mümkünse korunmalıdır.
2. Teknik Bütünlük Belgelendirilmelidir
Dosyanın kopyası alınırken dijital özet değeri (örneğin SHA-256) oluşturulması, dosyanın sonradan değişmediğini göstermeye yardımcı olabilir. Bu işlem tek başına hukuka uygunluk sağlamaz; yalnızca teknik bütünlüğü destekler.
3. Olayın Zaman Çizelgesi Hazırlanmalıdır
Kayıt öncesinde ne olduğu, konuşmanın nasıl başladığı, hangi anda kayıt alındığı, neden başka delil bulunmadığı, kayıt sonrasında hangi makama başvurulduğu ve dosyanın kimlerle paylaşıldığı açıkça yazılmalıdır.
4. Döküm Hazırlanabilir, Fakat Orijinal Ses Esastır
Konuşma dökümü mahkemenin incelemesini kolaylaştırabilir. Dökümde konuşmacılar, anlaşılmayan bölümler ve zaman kodları gösterilmelidir. Ancak döküm, orijinal kaydın yerine geçmez.
5. Hukuka Uygunluk Gerekçesi Dilekçede Açıklanmalıdır
Kaydın yalnızca “delil” olarak sunulması yeterli değildir. Kaydın neden zorunlu olduğu, olayın neden ani geliştiği, başka delil imkânının neden bulunmadığı, kaydın kapsamının neden ölçülü olduğu ve paylaşımın nasıl sınırlandığı somut olgularla açıklanmalıdır.
6. Bilirkişi İncelemesi Talep Edilebilir
Ses aidiyeti, montaj iddiası, dosya üst verisi veya bütünlük tartışmalıysa denetime elverişli bilirkişi incelemesi talep edilmelidir. İnceleme yalnızca “ses benziyor” düzeyinde bırakılmamalı; yöntem, karşılaştırma materyali ve hata payı açıklanmalıdır.
7. Gereksiz Paylaşım Yapılmamalıdır
Kayıt, dava vekili ve yetkili makamlar dışındaki kişilere gönderilmemelidir. Aile üyelerine, iş arkadaşlarına, medya kuruluşlarına veya sosyal medya kullanıcılarına aktarım; delil sunma ihtiyacını aşabilir ve ayrı sorumluluk doğurabilir.
Ceza yargılamasında delilin sunulması ve tartışılması bakımından Ceza Davalarında Avukatın Rolü ve Önemi başlıklı içerik de incelenebilir.
İzinsiz Ses Kaydı Hangi Suçları Gündeme Getirebilir?
Uygulanacak madde, iletişimin türüne, kaydı yapanın konuşmanın tarafı olup olmadığına, içeriğin özel hayata ilişkin niteliğine ve kaydın paylaşılıp paylaşılmadığına göre belirlenir.
| Olası suç tipi | Genel olarak korunan alan | Güncel kanuni yaptırımın ana çerçevesi |
|---|---|---|
| TCK m. 132/1 – Haberleşmenin gizliliğini ihlal | Telefon, mesaj, e-posta ve benzeri haberleşme | 1–3 yıl hapis; ihlal içeriklerin kaydı suretiyle gerçekleşirse ceza bir kat artırılır |
| TCK m. 132/2 – Haberleşme içeriğini hukuka aykırı ifşa | Başkalarının haberleşme içeriği | 2–5 yıl hapis |
| TCK m. 132/3 – Kendi tarafı olduğu haberleşmeyi alenen ifşa | Kişinin kendi tarafı olduğu iletişimin karşı tarafça korunması | 1–3 yıl hapis |
| TCK m. 133/1 – Aleni olmayan konuşmayı dinleme veya kaydetme | Yüz yüze özel konuşma; fail konuşmanın tarafı değildir | 2–5 yıl hapis |
| TCK m. 133/2 – Katıldığı aleni olmayan söyleşiyi kaydetme | En az üç kişinin yer aldığı aleni olmayan söyleşi | 6 ay–2 yıl hapis veya adli para cezası |
| TCK m. 133/3 – Kaydedilen konuşmayı hukuka aykırı ifşa | Aleni olmayan konuşma kayıtları | 2–5 yıl hapis ve 4.000 güne kadar adli para cezası |
| TCK m. 134/1 – Özel hayatın gizliliğini ihlal | Özel yaşam alanı | 1–3 yıl hapis; ses veya görüntü kaydıyla ihlalde ceza bir kat artırılır |
| TCK m. 134/2 – Özel hayata ilişkin ses veya görüntüyü ifşa | Özel yaşam kaydının dolaşıma sokulması | 2–5 yıl hapis |
| TCK m. 135 – Kişisel verileri hukuka aykırı kaydetme | Belirli veya belirlenebilir kişiye ait veri | 1–3 yıl hapis; bazı özel nitelikli verilerde artırım |
| TCK m. 136 – Kişisel verileri hukuka aykırı verme, yayma veya ele geçirme | Kişisel verinin dolaşıma sokulması veya ele geçirilmesi | 2–4 yıl hapis |
Bu tablo, her kaydın aynı anda tüm suçları oluşturacağı anlamına gelmez. Suçların unsurları, içtima kuralları, kast, hukuka uygunluk nedenleri, şikâyet koşulları ve fiil tarihi somut olayda ayrıca incelenir.
Şikâyet Süresi
TCK m. 139 uyarınca m. 132, 133 ve 134 kapsamındaki suçlarda kural olarak şikâyet aranır; genel şikâyet süresi fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır. TCK m. 135 ve 136 kapsamındaki suçlar ise şikâyete bağlı değildir. Hangi suçun oluştuğu kesinleştirilmeden süre hesabı yapılması ciddi hak kaybına yol açabilir.
Kişisel veri suçları hakkında ayrıntılı bilgi için Kişisel Verileri Ele Geçirme, Başkasına Verme veya Yayma Suçu başlıklı makale incelenebilir.
Ses Kaydı Başkalarıyla Paylaşılabilir mi?
Mahkemeye Sunma ile Kamuya Yayma Aynı Değildir
Kaydın gerekli olduğu ölçüde savcılığa, mahkemeye veya avukata sunulması ile sosyal medyada yayımlanması, basına verilmesi ya da kalabalık bir mesaj grubuna gönderilmesi arasında temel fark vardır. İfşa, TCK m. 132/2-3, 133/3, 134/2 veya 136 kapsamında bağımsız sorumluluk doğurabilir.
“Sadece Aileme Gönderdim” Savunması Her Zaman Yeterli Değildir
Paylaşımın kapsamı, amacı ve zorunluluğu değerlendirilir. Bazı kararlarda kaydın yalnızca yargılamaya sunulmasını sağlamak amacıyla sınırlı aktarım farklı değerlendirilmiş olsa da, ilgisiz veya geniş çevreye gönderim güvenli kabul edilemez.
İnternetten Kaldırma ve Erişim Tedbirleri
Ses kaydı internet ortamında yayımlanmışsa ceza soruşturmasının yanı sıra kişilik hakkının korunması, içeriğin çıkarılması, erişimin engellenmesi, tazminat ve kişisel verilerin korunması yolları gündeme gelebilir. Uygulanacak yol, yayının niteliğine ve platforma göre belirlenir. Medya ve iletişim uyuşmazlıkları yönünden Medya ve İletişim Avukatlık Hizmetleri sayfası bağlantılıdır.
Habersiz Kaydedildiğini Öğrenen Kişi Ne Yapmalıdır?
1. Kaydın Varlığını ve Yayılma Biçimini Belgeleyin
Mesaj ekranları, bağlantılar, gönderim tarihleri, kullanıcı adları, tanıklar ve dosya bilgileri değiştirilmeden korunmalıdır. Mümkünse noter tespiti veya uzman teknik tespit değerlendirilmelidir.
2. Karşı Kayıt veya Tehdit Yoluna Başvurmayın
Kaydı yapan kişiyi tehdit etmek, hesabına izinsiz girmek veya karşı kayıtları yaymak yeni hukuki sorunlar yaratabilir.
3. Ceza ve Özel Hukuk Yollarını Birlikte Değerlendirin
Fiile göre Cumhuriyet başsavcılığına şikâyet, kişilik hakkına saldırının önlenmesi ve durdurulması, maddi veya manevi tazminat, içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi gibi yollar gündeme gelebilir.
4. Şikâyet Süresini Bekletmeyin
Şikâyete bağlı suçlarda altı aylık süre kritik olabilir. Hangi suç tipinin uygulanacağı belirsiz olsa bile, olay öğrenildiğinde gecikmeden hukuki değerlendirme yapılmalıdır.
5. Kayıt Bir Davada Sunulmuşsa Delil İtirazını Somutlaştırın
Yalnızca “kayıt hukuka aykırıdır” demek yerine; kaydın ne şekilde alındığı, planlama, özel hayat alanı, alternatif delil yolları, montaj ihtimali, eksik bağlam, ses aidiyeti ve yayılma kapsamı açıklanmalı; gerektiğinde kayıt aslı ile cihazın getirtilmesi ve bilirkişi incelemesi talep edilmelidir.
Güncel Yargı Kararlarının Gösterdiği Yön
2013: Dar İstisnanın Temel Formülü
Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2012/1270, K. 2013/248 sayılı kararında; kişinin kendisine karşı işlenmekte olan suçla ilgili, bir daha kanıt elde etme ve yetkili makama başvurma imkânının bulunmadığı ani durumda yaptığı kaydın hukuka uygun kabul edilebileceğini belirtmiştir.
2016–2020: Kurgu Yasağı ve Teknik Denetim
Yargıtay ceza daireleri, planlı görüşme, kışkırtma ve yönlendirmeyle oluşturulan kayıtları dışlamış; kayıt zamanı, ortamı, konuşmacı kimliği, ekleme-çıkarma ve bütünlük hakkında teknik inceleme yapılmasını istemiştir. Hukuk yargılamasında da sırf dava için kurgu sonucu yaratılan kaydın kullanılamayacağı çizgisi korunmuştur.
2022: Anayasa Mahkemesinden Ölçülülük Vurgusu
Anayasa Mahkemesi B. No: 2018/16857, 29.09.2022 tarihli kararında; ses kaydının kişisel veri ve özel hayat kapsamında olduğunu, delil elde etme amacına peşinen üstünlük verilemeyeceğini, alternatif yol, zorunluluk, ölçülülük, planlama ve kayıt bütünlüğü yönlerinden etkili inceleme yapılması gerektiğini ortaya koymuştur.
2025: Olay Sonrası ve Planlı Kayıtlara Daha Açık Sınır
Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2022/169, K. 2025/352 sayılı kararında olaydan sonra yapılan görüşme kaydını hukuka uygun delil saymamıştır. Yargıtay 6. Ceza Dairesi E. 2023/17657, K. 2025/8915 sayılı kararında uzun ve planlı kayıtları; Yargıtay 2. Ceza Dairesi E. 2022/12221, K. 2025/8720 sayılı kararında ise baskıyla ikrar elde etmeye yönelik kaydı yasak delil kabul etmiştir.
Güncel yön, gizli kayda geniş bir serbesti tanımak değil; istisnayı somut ve sıkı bir zorunluluk–ölçülülük denetimine tabi tutmaktır.
Sık Sorulan Sorular
Gizli ses kaydı her durumda suç mudur?
Hayır; ancak rıza dışı kayıt kural olarak ciddi ceza ve özel hukuk riski taşır. Ani gelişen suç veya haksız saldırı, başka türlü delil elde edememe ve yetkili makama başvuramama gibi dar koşullar somut olayda mevcutsa hukuka uygunluk tartışılabilir. Bu koşullar otomatik uygulanmaz.
Konuşmanın tarafıysam ses kaydı almam serbest midir?
Hayır. Taraf olmak, özellikle TCK m. 133/1 bakımından suç tipinin belirlenmesinde önemlidir; fakat özel hayat, haberleşme, kişisel veri, ifşa ve hukuka aykırı delil kurallarını ortadan kaldırmaz.
Telefonda tehdit veya hakaret edilirken kayıt alabilir miyim?
Olay o anda gerçekleşiyor, ani gelişiyor ve başka türlü delil elde etme imkânı bulunmuyorsa kayıt istisnai olarak hukuka uygun kabul edilebilir. Görüşmeyi özellikle başlatmak, karşı tarafı kışkırtmak veya olay bittikten sonra yeniden arayıp konuşturmak sonucu değiştirebilir.
Olaydan sonra arayıp itiraf ettirsem kayıt delil olur mu?
Genellikle yüksek risklidir. Güncel Yargıtay yaklaşımı, olaydan sonra planlanan ve sorularla ikrar almaya yönelik kayıtları ani gelişen olay istisnası dışında değerlendirmektedir.
Boşanma davasında eşimi gizlice kaydedebilir miyim?
Boşanma davası gizli kayıt için genel izin değildir. Ortak konut, eşe sınırsız gözetim yetkisi vermez. Cihaz yerleştirme, üçüncü kişilerle telefon görüşmelerini kaydetme veya sürekli takip çoğu durumda hukuka aykırıdır.
Eşimin haberi olduğu ev içi video veya ses kaydı kullanılabilir mi?
Rıza veya kayıttan haberdar olma ispatlanabiliyorsa gizli kayıt tartışması değişir. Bununla birlikte kullanım amacı, kapsamı ve özel hayatla ilgisiz bölümlerin korunması yine incelenir.
İşyerinde mobbingi ispatlamak için her toplantıyı kaydedebilir miyim?
Hayır. Sistematik kayıt ölçüsüz kabul edilebilir. Öncelikle yazılı talimatlar, e-postalar, tanıklar, sağlık belgeleri, görev değişiklikleri ve resmî başvurular korunmalıdır. Ani hakaret veya tehdit içeren belirli bir olay ayrıca değerlendirilebilir.
İşveren çalışanların sesini kamerayla kaydedebilir mi?
Kamera bulunduğuna ilişkin bilgilendirme, ses kaydına otomatik rıza değildir. Ses kaydı için ayrıca meşru amaç, önceden açık bilgilendirme, gereklilik, ölçülülük, veri minimizasyonu ve güvenlik şartları aranır.
WhatsApp veya Zoom görüşmesini kaydetmek de aynı kurallara tabi midir?
Evet. İletişim aracının dijital olması haberleşme ve özel hayat korumasını ortadan kaldırmaz. Platformun teknik olarak kayıt özelliği sunması, hukuken sınırsız kayıt yetkisi vermez.
Ses kaydını avukatıma gönderebilir miyim?
Hukuki değerlendirme amacıyla avukata sınırlı aktarım ile kamuya yayma aynı değildir. Yine de dosyanın güvenli yöntemle iletilmesi, gereksiz üçüncü kişilere gönderilmemesi ve orijinalin korunması gerekir. Avukata gönderim, hukuka aykırı elde edilmiş kaydı otomatik olarak hukuka uygun hâle getirmez.
Kayıt sosyal medyada yayımlanabilir mi?
Kural olarak hayır. Sosyal medya yayını, delil sunma amacı ve zorunluluk sınırını aşar; haberleşme, özel hayat, konuşma ve kişisel veri ifşası suçlarını, kişilik hakkı ihlalini ve tazminat sorumluluğunu gündeme getirebilir.
Kesilmiş veya düzenlenmiş ses kaydı delil olur mu?
Kesilmiş kayıt güvenilirlik ve bağlam sorununa yol açar. Orijinal dosyanın bulunmaması, montaj iddiasının incelenememesi ve konuşmanın bütününün görülmemesi delil değerini ciddi biçimde azaltabilir. Döküm veya temizlenmiş kopya sunulacaksa orijinal kayıt da korunmalıdır.
Şikâyet için ne kadar sürem var?
TCK m. 132–134 kapsamındaki suçlarda kural olarak fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aylık şikâyet süresi uygulanır. TCK m. 135–136 suçları şikâyete bağlı değildir. Doğru suç tipinin belirlenmesi için olay gecikmeden değerlendirilmelidir.
Sonuç: Ses Kaydında İçerikten Önce Elde Ediliş Yöntemi İncelenir
Gizli ses kaydının bir uyuşmazlığı ispatlaması, tek başına o kaydı hukuka uygun delil yapmaz. Esas olan; kaydın ani gelişen ve devam eden bir saldırı sırasında, başka türlü delil elde etme ve yetkili makama başvurma imkânı bulunmaksızın, delili kaybolmaktan korumak amacıyla, kurgu ve yönlendirme olmadan, gerekli ve ölçülü kapsamda alınmış olup olmadığıdır.
Konuşmanın tarafı olmak, boşanma davası açmak, işyerinde mobbing iddiasında bulunmak veya kaydı yalnızca mahkemeye vermek tek başına yeterli değildir. Kayıt bütünlüğü, özel hayatın kapsamı, alternatif deliller, paylaşım biçimi ve somut olayın tüm koşulları birlikte değerlendirilir.
Bir ses kaydı alınmışsa veya hakkınızda alınan kayıt bir dosyada kullanılmışsa, kaydın yayılmasını genişletmeden önce hukuki ve teknik değerlendirme yapılması; orijinal dosyanın korunması; sürelerin ve olası ceza sorumluluğunun birlikte ele alınması gerekir.
Seçilmiş Mevzuat ve İçtihatlar
Temel Mevzuat
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 20, 22 ve 38/6.
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 206/2-a, 217/2, 230/1-b ve 289/1-i.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189/2 ve 199.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 132–139.
- 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu.
Seçilmiş Yargı Kararları
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2012/1270, K. 2013/248, T. 21.05.2013.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/475, K. 2018/139, T. 03.04.2018.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/39, K. 2020/485, T. 01.12.2020.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/169, K. 2025/352, T. 24.09.2025.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2011/703, K. 2012/70, T. 15.02.2012.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/26, K. 2022/1434, T. 02.11.2022.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/3848, K. 2020/156, T. 14.01.2020.
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/25269, K. 2018/12510, T. 04.06.2018.
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/2135, K. 2017/5583, T. 28.06.2017.
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/5406, K. 2024/2934, T. 04.06.2024.
- Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/17657, K. 2025/8915, T. 23.10.2025.
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/12221, K. 2025/8720, T. 12.05.2025.
- Anayasa Mahkemesi, B. No: 2018/16857, T. 29.09.2022.