Çocuk teslimi ile kişisel ilişki kurulması arasındaki fark nedir?
Çocuk teslimi, velayete ilişkin karar gereğince çocuğun hak sahibine verilmesini amaçlar. Kişisel ilişki kurulması ise çocuğun kararda belirtilen gün ve saatlerde diğer ebeveyn veya hak sahibi kişiyle görüşmesini ya da birlikte kalmasını sağlar. İkinci durumda görüşme sonunda çocuğun geri verilmesi de sürecin parçasıdır. İki işlemin ayrı düzenlenmesi, aykırılık halinde öngörülen yaptırımlar bakımından da önem taşır. [1]
Örneğin velayeti anneye bırakılan çocuğun babanın yanında tutulması ile babanın hafta sonu görüşmesinin engellenmesi aynı hukuki durum değildir. İlkinde velayet kararına dayalı teslim, ikincisinde belirli süreli kişisel ilişki düzeninin uygulanması söz konusudur. Başvuru dilekçesinin yalnız “çocuğumu göstermiyor” ifadesinden oluşması, hangi kararın hangi bölümünün uygulanmadığını açıklamaz.
Nereye, hangi belgelerle başvurulur?
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.41/A uyarınca yetkili müdürlük çocuğun yerleşim yeri esas alınarak belirlenir. Kararı veren aile mahkemesinin bulunduğu il ile çocuğun yerleşim yeri farklı olabilir. Önce ilgili adliyedeki müdürlük ve çocuk görüşme merkezi bilgileri doğrulanmalıdır; teslim yerinin mutlaka adliye binası olduğu varsayılmamalıdır. Bakanlık, işlemlerin çocuk dostu mekânlarda ve uzman desteğiyle yürütüldüğünü açıklamaktadır. [1] [2]
Başvuruda kimlik ve iletişim bilgileri, uygulanması istenen kararın okunabilir örneği, çocuk ile yükümlünün bilinen adresi ve iletişim bilgileri önemlidir. Daha önceki başvuru ve teslim emri kayıtları, görüşmenin yapılmadığı tarihler ve varsa koruma veya gizlilik kararı da bildirilmelidir. Dosyada bulunmayan belgelerin hangi usulle tamamlanacağı müdürlükle açıklığa kavuşturulur. Taraflar, gerekmediği halde çocuğun bütün sağlık veya eğitim geçmişini iletişim kanallarına göndermemelidir.
Henüz mahkeme kararı yoksa müdürlük görüşme takvimi oluşturabilir mi?
Hayır. Müdürlük, aile mahkemesinin ilamını veya tedbir kararını yerine getirir. Anne ve baba arasında özel olarak yazılmış bir takvim, mahkeme kararının yerine geçmez. Karar bulunmuyorsa uygun mahkemeden velayet, geçici önlem veya kişisel ilişki düzenlemesi talep edilmesi gerekir. Kararda yalnız genel ifadeler varsa uygulanabilir gün, saat, teslim ve dönüş düzeninin yargısal olarak açıklığa kavuşturulması gerekebilir.
Aile hukukuna ilişkin nihai hükümlerde HMK m.367/2 kapsamındaki kesinleşme kuralı gözetilir. Bununla birlikte yargılama devam ederken verilmiş uygulanabilir tedbir kararı için boşanmanın kesinleşmesini beklemek gerektiği söylenemez. Başvurunun dayanağının nihai hüküm mü, yürürlükteki tedbir kararı mı olduğu özellikle kontrol edilmelidir. [3]
İlk başvurudan teslim emrine kadar süreç nasıl işler?
Karar kendiliğinden yerine getirilmiyorsa hak sahibi müdürlüğe başvurur. Müdürlük, kanundaki usulle yükümlüyle iletişim kurar; çocuğun belirtilen yer ve zamanda getirilmesini bildirir ve işlemleri tutanağa bağlar. İletişim kurulamaması veya yükümlünün belirtilen yükümlülüğü yerine getirmemesi halinde, uygulanacak işleme göre resmî teslim emri tebliğ edilir. İlk iletişim ile Tebligat Kanunu’na göre gönderilen teslim emri aynı işlem değildir. [1]
Teslim emrinde ne yapılması gerektiği ve aykırılığın sonuçları açıklanır. Adres veya iletişim bilgisinin değişmesi zamanında bildirilmelidir. Çocuğun hastalığı gibi haklı bir engel ileri sürülüyorsa bu durum yalnız karşı tarafa söylenmekle bırakılmamalı; müdürlüğe, engelin zamanı ve niteliğini gösteren bilgi ve belge sunulmalıdır. Her sağlık belgesi görüşmenin tümüyle imkânsız olduğunu kendiliğinden kanıtlamaz; somut durum değerlendirilir.
Çocuğun alınması gerektiğinde uzman ve kolluğun rolü nedir?
Çocuk teslimine ilişkin emre uyulmaması halinde kanun, uzman veya öğretmen eşliğinde çocuğun alınmasına ve gerektiğinde kolluk yardımına başvurulmasına olanak verir. Dolayısıyla yeni sistem için “kolluk hiçbir koşulda görev alamaz” denilmesi doğru değildir. Bununla birlikte amaç çocuğu korkutmak veya ebeveynler arasında güç gösterisi yapmak değildir; çocuğun güvenliği ve psikolojik durumu gözetilmelidir.
6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma tedbirleri ve gizlilik kararları uygulama sırasında dikkate alınır. Adresi gizli tutulan kişiye ait bilgiler karşı tarafa gelişigüzel açıklanmamalıdır. Güvenlik sorunu bulunan olayda tarafların aynı yerde beklemesi veya doğrudan temas kurması gibi düzenlemeler ayrıca değerlendirilmelidir. Çocuğun teslim anı fotoğraf ve videolarını teşhir etmek de çocuğun kişilik hakları bakımından ayrı riskler doğurur.
Kişisel ilişki için 48 saatlik bildirim ne zaman gerekir?
ÇKK m.41/C/7’deki bildirim yükümlülüğü, kişisel ilişki kurulmasına ilişkin teslim emrinin tebliğinden sonraki süreç içindir. Hak sahibi, belirlenen buluşmadan en az 48 saat önce çocuğu almaya geleceğini yazılı, elektronik veya başvuru sırasında bildirdiği iletişim kanalıyla müdürlüğe bildirir. Bu yükümlülük, ilk kez dosya açmak için her durumda uygulanacak genel bir “48 saat önceden dava açma” süresi değildir. [1]
Bildirim yapılmazsa veya gelinmeyeceği söylenirse müdürlük yükümlüyü bilgilendirir. Bildirim yapıp haklı mazeret olmadan art arda iki kez ya da bir yıl içinde üç kez gelmeyen hak sahibi bakımından dosyanın işlemden kaldırılması ve teslim emrinin hükümsüz hale gelmesi söz konusu olabilir. Bu, mahkemenin kurduğu kişisel ilişki hakkının kendiliğinden sona ermesi değildir; uygulama dosyası ile esas hak birbirinden ayrılmalıdır.
Görüşme sonunda çocuk geri verilmezse ne olur?
Çocuğu teslim alan kişi, kararda ve uygulama düzeninde belirlenen zamanda geri verme yükümlülüğüne uymalıdır. Kendi görüşüne göre sürenin kısa olması, nafaka tartışması veya diğer ebeveyne tepki, çocuğu yanında tutmak için yeterli gerekçe oluşturmaz. Zorunlu bir gecikme varsa durum derhal bildirilip belgelenmelidir.
Kişisel ilişki sonunda çocuğu geri getirmeyen hak sahibi için ÇKK m.41/F/3 ayrı bir disiplin hapsi düzenlemesi içerir. Ayrıca olayın niteliğine göre başka hukuki veya cezai sonuçlar gündeme gelebilir. Süreyi tek taraflı uzatmak yerine, mevcut kişisel ilişki düzeninin değiştirilmesi istenmelidir.
Hangi sorunda hangi başvuru yolu kullanılır?
Müdürlüğün uygulaması yanlış bulunuyorsa işlem denetimi; bir kişi teslim emrine aykırı davranıyorsa yaptırım; mahkemenin belirlediği bakım veya görüşme düzeni artık uygun değilse kararın değiştirilmesi gündeme gelir. Bir başvuru diğerinin yerine otomatik olarak geçmez. Aynı olay birden fazla yolu gerekli kılabilir; ancak her talebin dayanağı ve istenen sonucu ayrı açıklanmalıdır.
| Başvurunun konusu | Süre | İnceleme ve sonuç |
|---|---|---|
| Müdürlük işlemi veya kararı | Öğrenme veya tebliğden itibaren 1 hafta | ÇKK m.41/E uyarınca işlemin denetimi |
| Şikâyet üzerine aile mahkemesinin kararı | Tebliğden itibaren 2 hafta | ÇKK m.41/E/3 uyarınca itiraz |
| Teslim emrine aykırılık veya engelleme | ÇKK m.41/F uyarınca 1 aylık şikâyet süresi | Koşulları varsa disiplin hapsi |
| Disiplin hapsi kararı | Tebliğden itibaren 2 hafta | m.41/F/8’in gönderdiği itiraz yolu |
| Velayet veya kişisel ilişki düzeninin değiştirilmesi | Yukarıdaki 1 haftalık işlem süresiyle aynı değildir | Çocuğun yararı ve değişen koşullara göre yeni düzenleme |
Tablodaki süreler güncel ÇKK hükümlerine dayanmaktadır. Özellikle mahkeme kararına itiraz süresi 7499 sayılı Kanun’la değiştirilmiştir; eski kaynaklarda görülen bir haftalık itiraz süresi güncel başvuruya doğrudan taşınmamalıdır. Tebligatın türü, öğrenme tarihi, sürenin başlangıcı ve son günün tatil olması gibi meseleler somut dosyada ayrıca hesaplanır. Bir aylık aykırılık şikâyeti süresi de olay tarihleri belirlenmeden soyut olarak hesaplanmamalıdır. [1]
Müdürlük işlemine şikâyet uygulamayı durdurur mu?
Şikâyet, işlemi kendiliğinden durdurmaz. Aile mahkemesi gerekli görürse uygulamanın durdurulmasına karar verebilir. Başvuruda hangi işlemin hukuka aykırı olduğu ve durdurma talebi varsa neden gecikmenin zarar doğuracağı açıklanmalıdır. Sadece “karara itiraz ediyorum” denilmesi, çocuğun teslim edilmemesini haklı hale getirmez.
Şikâyet her zaman boşanma mahkemesine mi yapılır?
Hayır. ÇKK’daki özel görev ve yetki düzenlemeleri dikkate alınır. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 18.03.2025 tarihli, E.2024/11480, K.2025/3655 sayılı kararında, kişisel ilişki düzeni Ankara Batı’daki boşanma dosyasından kaynaklanmasına rağmen, uygulama ve engelleme uyuşmazlığı bakımından işlemi yürüten müdürlüğün bulunduğu yerdeki Ardahan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görevli merci olarak belirlenmiştir. [4]
Kararın pratik sonucu, ilk hükmün verildiği yeri her yeni şikâyet için otomatik adres kabul etmemektir. İcra edilen kararın dosya numarasıyla birlikte uygulamayı yürüten müdürlüğün dosyası ve işlem yeri de belirlenmelidir.
Teslim emrine aykırılık halinde hangi yaptırımlar söz konusu olur?
ÇKK m.41/F, çocuk teslimi emrine aykırılık veya engelleme için üç aya kadar; kişisel ilişki emrine aykırılık veya engelleme için üç günden on güne kadar disiplin hapsi öngörür. Görüşme sonunda çocuğu geri getirmeyen hak sahibi bakımından ise üç aya kadar disiplin hapsi düzenlenmiştir. Bu yaptırımlar, kanundaki şikâyet ve yargılama koşulları gerçekleşmeden otomatik olarak uygulanmaz. [1]
Şikâyet edilen kişinin savunması alınır; teslim emri, tebligat, uygulama tutanakları, mazeret ve diğer deliller değerlendirilir. Disiplin hapsi kararının infazında kesinleşme gerekir. “Görüşme olmadı, dolayısıyla hapis kesindir” yaklaşımı hem usulü hem somut olayı göz ardı eder. Çocuğun sağlık durumu, tarafın fiilî davranışı ve işlemlerin usulüne uygunluğu ayrıca incelenmelidir.
Şikâyetten vazgeçmenin davaya ve yaptırıma etkisi kanunda düzenlenmiştir. Ayrıca teslim ve geri vermeme hallerinde çocuğun velayet sahibine teslimi için özel düşme hükümleri vardır. Bu hükümler, bütün aykırılık türlerinde aynı biçimde uygulanıyormuş gibi genellenmemelidir.
Çocuk görüşmek istemediğinde nasıl hareket edilmelidir?
Çocuğun isteksizliği ciddiye alınmalı; korku, uzun süre görüşememe, ebeveyn baskısı, gelişimsel ihtiyaç veya somut güvenlik riski gibi olası nedenler uzman tarafından değerlendirilmelidir. “Çocuk istemedi” cümlesi her olayda işlemi sonlandıran bir sonuç olmadığı gibi, çocuğun görüşü yok sayılarak zorlanması da uygun değildir. Yaşına ve olgunluğuna göre görüşünü güvenli biçimde ifade edebilmesi sağlanmalıdır.
Müdürlük mevcut kararı uygular; esas düzenlemede değişiklik gerektiren durumlar aile mahkemesinin değerlendirmesine taşınır. Danışmanlık tedbiri, ilişkiyi destekleyen aşamalı düzenleme veya güvenlik tedbiri somut olaya göre gündeme gelebilir. Öğretide de uzman desteği ile çocuğun katılımının yalnız şekli bir işlem olarak görülmemesi gerektiği vurgulanmaktadır. [5]
Sürekli engelleme velayetin değiştirilmesine neden olur mu?
TMK m.324, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebilmesine olanak tanır. Bu sonuç otomatik bir ceza değildir. Mahkeme, engellemenin niteliğini ve sürekliliğini, nedenlerini, çocuğun mevcut durumunu ve önerilen yeni bakım düzenini birlikte değerlendirir. [6]
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 20.11.2025 tarihli, E.2025/5404, K.2025/9980 sayılı kararında, velayeti annede olan çocukların babayla kişisel ilişki günlerine denk gelen yurt dışı çıkışlarının babanın rızasına bağlanması talebi incelenmiştir. Daire; kişisel ilişkiyi koruyan mevcut hukuki yolları, seyahat özgürlüğünü ve velayet yetkisini değerlendirerek böyle bir rıza şartı kurulmasını uygun bulmamış, hukuki yarar yokluğu nedeniyle ret gerektiğini belirtmiştir. [7]
Bu karar, her seyahat veya kalıcı taşınma için sınırsız izin anlamına gelmez. Somut sonucu, ilişkiyi koruma ihtiyacının her olayda diğer ebeveyne genel bir veto yetkisi verilerek çözülemeyeceğidir. Engelleme iddiası varsa doğru uygulama, şikâyet veya düzenleme değişikliği yolu seçilmelidir.
Masraflar ve başvuru öncesi olay kaydı
ÇKK m.41/H kapsamındaki kararların yerine getirilmesi işlemleri harçtan muaftır; avukatlık ücreti dışındaki uygulama masrafları Bakanlık bütçesinden ödenir. Bu hüküm, tarafların bütün kişisel seyahat, konaklama veya başka dava giderlerinin koşulsuz olarak devlet tarafından ödeneceği anlamına gelmez. Avukatla yürütülecek işin kapsamı ve ücreti ayrıca belirlenir.
Başvuru öncesinde kararın ilgili bölümü, görüşme tarihleri, müdürlüğe yapılan bildirim, teslim emri ve tebliğ tarihi, tutanaklar ve bildirilen mazeretler tarih sırasıyla hazırlanmalıdır. Çocuğun görüntülerini biriktirmek veya taraflar arasındaki bütün özel konuşmaları sunmak yerine, uyuşmazlığı gösteren gerekli ve hukuka uygun kayıtlar seçilmelidir. Özellikle kısa şikâyet sürelerinde düzenli olay kaydı, doğru talebin zamanında kurulmasını kolaylaştırır.
Sonuç
Çocukla görüşme veya teslim sorununun çözümünde ilk adım, uygulanabilir karar ile uygulama dosyasını birlikte incelemektir. Müdürlüğün yanlış işlemi, kişinin teslim emrine aykırılığı ve mahkeme düzeninin değiştirilmesi farklı başvurular gerektirir. Süreyi kaçırmadan doğru mercie yönelmek, çocuğun güvenliğini korumak ve somut olay kayıtlarını hazırlamak, kararın fiilen uygulanabilmesi için belirleyicidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Çocuğumu görmek için icra dairesine mi gitmeliyim?
Güncel sistemde temel başvuru yeri Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüdür. Bu müdürlüğün bulunmadığı yerlerde belirlenen hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü görev yapar. Geçmiş tarihli işlemlerin geçiş hükümleri ayrıca değerlendirilebilir.
Çocuk teslimi için her görüşmede ücret yatırılır mı?
Kanun kapsamındaki uygulama işlemleri harçtan muaftır ve avukatlık ücreti dışındaki uygulama masrafları Bakanlık bütçesinden ödenir. Kişisel yolculuk giderleri ile başka bir davanın giderleri aynı kapsamda varsayılmamalıdır.
Müdürlüğün kararına kaç gün içinde başvurabilirim?
İşlem veya karara karşı öğrenme ya da tebliğden itibaren bir haftalık şikâyet süresi vardır. Bunun üzerine verilen mahkeme kararına itiraz ise tebliğden itibaren iki haftadır. İki süre birbirinden farklıdır.
48 saat önceden kime bildirim yapılır?
Kişisel ilişkiye dair teslim emri tebliğinden sonra, çocuğu almaya gelecek hak sahibi bildirimi müdürlüğe yapar. Yalnız karşı ebeveyne mesaj göndermek, müdürlüğe bildirim yükümlülüğünün yerine geçtiği varsayımıyla kullanılmamalıdır.
Nafaka ödenmiyorsa görüşme engellenebilir mi?
Nafaka borcu ile kişisel ilişki ayrı hukuki konulardır. Borcun ödenmemesi çocuğu göstermemek için genel bir hak vermez. Nafaka alacağı kendi tahsil yollarıyla takip edilir.
Şikâyet ettim, teslim yükümlülüğü durur mu?
Şikâyet kendiliğinden durdurucu etki doğurmaz. Gerekli görülüyorsa mahkemeden durdurma kararı istenmeli ve buna ilişkin nedenler açıklanmalıdır.
Kaynakça
1 — 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, m.41/A–41/H; m.41/E/3’te 7499 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik. Güncel resmî metin.
2 — Adalet Bakanlığı, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Çocuk teslimi ve kişisel ilişki sürecine ilişkin bilgilendirme; Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmelik.
3 — 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.367. Resmî metin.
4 — Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 18.03.2025, E.2024/11480, K.2025/3655. Tam karar kaydı (erişim oturum gerektirebilir).
5 — Hakan Albayrak / Esra Bulut, “Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair İlamların veya Tedbir Kararlarının Uygulanması”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, Yıl 16, Sayı 62, Nisan 2025, s.297–324, DOI:10.54049/taad.1683897. Açık erişim makale.
6 — 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m.323–324. Resmî metin.
7 — Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 20.11.2025, E.2025/5404, K.2025/9980. Tam karar kaydı (erişim oturum gerektirebilir).