Yabancı plakalı bir aracın Türkiye’ye usulüne uygun girmiş olması, herkes tarafından kullanılabileceği anlamına gelmez. Turistik kolaylıklarla getirilen araçta kullanım yetkisi; gümrük izin sahibinin kim olduğu, sürücünün nerede ikamet ettiği, yakınlık ilişkisi ve izin sahibinin Türkiye’de veya aracın içinde bulunması gibi koşullara bağlıdır.
14 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren değişiklikten sonra, izin sahibi araçtayken yurt dışında ikamet eden diğer kişilerin de aracı kullanabilmesi açıkça düzenlenmiştir. Bu değişiklik, Türkiye’de yerleşik arkadaş veya akrabaya genel sürüş hakkı tanımamaktadır. Aşağıdaki açıklamalar 15 Ekim 2026 itibarıyla turistik geçici ithalat rejimine odaklanır; çalışma veya öğrenim amacıyla getirilen araçların özel kuralları ayrıca belirtilmiştir.
Önce malik, izin sahibi ve sürücüyü ayırın
Ruhsatta adı yazan malik ile aracı Türkiye’ye getirerek adına gümrük kaydı oluşturulan izin sahibi her zaman aynı kişi değildir. Araç vekâletle getirilmiş veya kiralanmış olabilir. Bu nedenle denetimde yalnızca “araç ailemizin” denilmesi yetmez; hangi kişinin hangi sıfatla hak sahibi olduğu belirlenmelidir. [1, 2, 3]
Malik, mülkiyet belgesindeki kişidir. İzin hak sahibi, geçici ithalat kaydının sorumluluğunu taşıyan kişidir. Fiilî sürücü ise denetim anında aracı kullanan kişidir. Kullanım yetkisi incelenirken bu üç kişi, varsa vekâletname ve giriş kaydıyla eşleştirilir. Sürücü belgesi, trafik sigortası ve özel hukuk bakımından verilen kullanım izni de gereklidir; fakat bunlar gümrükteki kullanım sınırlamasını tek başına kaldırmaz.
Örneğin, yurt dışında yaşayan araç sahibi otomobilini başka bir yurt dışı yerleşiğine vekâletle getirtmişse, daha sonra malikin Türkiye’ye gelmesi gümrük kaydını kendiliğinden değiştirmez. Gereken kayıt değişikliği, ilgili mevzuat ve gümrük işlemi üzerinden yapılmalıdır. Önce aracı fiilen kullanıp sonra kaydı düzeltmeye çalışmak uyuşmazlık doğurabilir.
Güncel kullanım tablosu
Tebliğ’in 26. maddesi, 2009/15481 sayılı Karar ve araçsız çıkış hükümleri birlikte okunduğunda aşağıdaki ayrımlar ortaya çıkar. Tablo, turistik kolaylıklarla getirilen kişisel araç içindir. Her satırda geçerli sürücü belgesi, sigorta ve izin süresi gibi diğer koşulların da sağlanması gerekir. [2, 3, 4]
| Aracı kullanacak kişi | İkamet durumu | Temel koşul |
|---|---|---|
| Gümrük izin sahibi | Uygun giriş statüsü mevcut | Geçerli izin ve kullanım amacı içinde kullanabilir |
| İzin sahibinin eşi | Yurt dışında ikamet | İzin sahibi Türkiye’de bulunmalıdır |
| İzin sahibinin üstsoyu veya altsoyu | Yurt dışında ikamet | İzin sahibi Türkiye’de bulunmalıdır |
| Kardeş, arkadaş veya diğer kişi | Yurt dışında ikamet | İzin sahibi aracın içinde bulunmalıdır |
| Eş, çocuk, kardeş veya arkadaş | Türkiye’de yerleşik | Olağan turistik kullanım hakkı yoktur |
| Türkiye’de yerleşik kişi; gerçek acil durum | Türkiye’de yerleşik | Acil durum süresince araç sahibi araçta bulunmalıdır |
| İzin sahibi yurt dışındayken kalan kişi | Yurt dışı veya Türkiye ikameti | Araçsız çıkış taahhüdü altında aracı kullanamaz |
Tablodaki “Türkiye’de bulunmak” ile “aracın içinde bulunmak” aynı koşul değildir. Yurt dışında ikamet eden eş için izin sahibinin araçta oturması her yolculukta aranmazken, aynı durumda olmayan bir arkadaşın kullanımında izin sahibinin taşıtta bulunması gerekir. Bu fark, özellikle uzun yolculukta sürücünün değişmesi bakımından önem taşır.
Eş, çocuk, anne, baba ve diğer yakınlar
Akrabalık tek başına yeterli değildir
Eşin veya çocuğun Türkiye’de yaşıyor olması halinde yalnızca aile ilişkisi, turistik yabancı plakalı aracı kullanma hakkı vermez. Kişinin yabancı vatandaşlığı veya aynı soyadını taşıması da yerleşiklik incelemesinin yerine geçmez. Eş Türkiye’de yerleşikse, yurt dışında ikamet eden diğer eşin araçta bulunması olağan kullanım yasağını kendiliğinden kaldırmaz. [2, 3]
“Birinci derece yakınlar kullanabilir” ifadesi de hukuki kategorileri tam karşılamaz. Düzenleme eş ile üstsoy ve altsoyu esas alır. Anne, baba, büyük anne ve büyük baba üstsoy; çocuk ve torun altsoydur. Kardeş, kuzen, kayınbirader ve arkadaş bu kapsamda değildir. Bunların yurt dışı ikameti varsa, 2026 değişikliğiyle düzenlenen izin sahibinin araçta bulunması koşulu ayrıca değerlendirilebilir. [3, 4]
İzin sahibi Türkiye’deyken farklı şehirde olabilir mi?
Yurt dışında ikamet eden eş, üstsoy veya altsoy bakımından izin sahibinin Türkiye’de bulunmasıyla araçta bulunması farklıdır. Bununla birlikte aracı kullanan kişinin yakınlık ve ikamet koşullarını belgeleyebilmesi gerekir. İzin sahibi yurt dışına çıktıktan sonra bu kullanım devam ettirilemez. Çıkış gününün ve yeniden girişin resmî kayıtlarla belirlenmesi bu nedenle önemlidir.
Varsayımsal olarak, Almanya’da yerleşik izin sahibi Türkiye’de kalırken yine Almanya’da ikamet eden yetişkin çocuğunun aracı kullanmasıyla, İstanbul’da yerleşik çocuğunun kullanması aynı sonuç doğurmaz. İlk durumda diğer koşulların da sağlanmasıyla kullanım mümkün olabilir; ikinci durumda yalnızca çocukluk ilişkisine dayanılması yeterli değildir.
14 Ağustos 2026 değişikliği ne getirdi?
Seri No:9 Tebliğ ile Seri No:1 Tebliğ’in 26/1-a bendi değiştirilmiştir. Yeni metin, izin sahibinin taşıtta bulunması şartıyla Türkiye Gümrük Bölgesi dışında ikamet eden kişilerin kullanımını da kapsar. Böylece aile bağı bulunmayan yurt dışı ikametli sürücü için açık bir düzenleme oluşturulmuştur. Değişiklik yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. [4]
Bu nedenle eski yazılardaki “izin sahibi araçta olsa bile yalnız eşi, annesi, babası ve çocuğu kullanabilir” açıklaması güncel kuralın tamamını yansıtmaz. Ancak yeni düzenlemenin sınırları da korunmalıdır: Sürücünün yurt dışında ikamet etmesi ve izin sahibinin araçta bulunması birlikte aranır. Sadece telefonla izin almak, anahtarı teslim etmek veya izin sahibinin Türkiye’de başka bir yerde bulunması bu kategori için yeterli değildir.
Eski tarihte düzenlenmiş bir ceza değerlendirilirken yalnızca bugünkü kuralın okunması da yeterli olmaz. Fiil tarihi, o tarihte yürürlükteki düzenleme ve lehe sonraki düzenlemenin uygulanabilirliği birlikte incelenir. Bu inceleme yapılmadan geçmiş bütün cezaların kendiliğinden kalktığı söylenemez.
Türkiye’de yerleşik kişi acil durumda kullanabilir mi?
2009/15481 sayılı Karar’ın 17/1-c hükmü, kişisel kullanıma mahsus kara taşıtının acil bir durum nedeniyle ve bu durum süresince, araç sahibi de araçta bulunmak şartıyla Türkiye’de yerleşik kişi tarafından kullanılmasını düzenler. Bu dar istisna, olağan günlük kullanım izni olarak genişletilmemelidir. [2]
Gerçek bir acil durumda olayın niteliği, başlangıcı ve süresi önemlidir. Sağlık müdahalesi, kaza kaydı veya diğer somut belgeler, neden başka birinin direksiyona geçtiğini ortaya koyabilir. Yolculuk yorgunluğu, sürüşü paylaşma isteği veya “yalnızca birkaç kilometre kullandım” açıklaması tek başına bütün şartları karşılayan bir acil durum sayılmaz.
İspat dosyasında sürücünün kimliği, araç sahibinin araçta bulunduğu, olayın zaman çizelgesi ve acil ihtiyacın kapsamı birlikte gösterilmelidir. Sonradan hazırlanmış genel bir beyan, olay anındaki kayıtların yerini her durumda tutmaz.
Vekâletname hangi işlemlerde işe yarar?
Aracı Türkiye’ye getirme yetkisi
Tebliğ’in 23. maddesi, malike ait aracın başka bir kişi tarafından getirilebilmesinde kabul edilen yetki belgelerini düzenler. Noter veya dış temsilcilik onaylı vekâletname, belirli resmî makamlarca onaylanmış belgeler, uygun şirket yetkilendirmesi ve kira sözleşmesi farklı durumlarda kullanılabilir. Buna rağmen aracı getirecek kişinin gerekli yerleşiklik koşulu ayrıca aranır. [3]
Türkiye içinde serbest kullanım iddiası
Bir vekâletnamede “aracı kullanabilir” yazması, Türkiye’de yerleşik kişiyi gümrük düzenlemesindeki izin verilen kullanıcı grubuna kendiliğinden sokmaz. Özel hukuk bakımından malik rızası ile kamu hukuku bakımından geçici ithalat hakkı farklıdır. Genel noter vekâletiyle Türkiye’deki eşe, arkadaşa veya çalışana sınırsız kullanım izni tanındığı varsayılmamalıdır.
Aracı başka birinin yurt dışına çıkarması
Tebliğ’in 29. maddesi, turistik araçların geçerli vekâletle yurt dışında yerleşik başka bir kişi tarafından çıkarılabilmesine ilişkin özel işlemi düzenler. Gümrüğe müracaat, izin kaydının kapatılması ve yeni kayıt oluşturulması gibi adımlar söz konusudur. Uygun onaylı vekâletin bulunduğu durumda başvuru usulü farklılaşabilir. Bu çıkış düzenlemesi, araç Türkiye’de kalırken sürekli kullanımın devredilmesiyle aynı değildir. [3]
Şirket, kiralık ve geçici tescilli araçlar
Yurt dışındaki bir şirket adına kayıtlı aracın turistik kolaylıkla getirilmesi, o aracın Türkiye’deki şube veya acentenin günlük işlerinde serbestçe kullanılabileceği anlamına gelmez. Şirket ortaklığı veya çalışanlık belgesi girişteki yetkiyi açıklar; kullanım amacı ve izin süresi ayrıca değerlendirilir. Bir şirketin aracı olması, aracı kullanan herkesin şirket çalışanı sıfatıyla izinli sayılmasını sağlamaz. [3, 5]
Kiralık araçta kira sözleşmesinde izin verilen sürücüler ve ülke kapsamı incelenir. Sözleşmenin ek sürücüye izin vermesi, gümrük koşullarını ortadan kaldırmaz. Tersine, gümrükte kullanım koşullarının sağlanması da kira sözleşmesinin veya sigortanın sürücü kısıtlamasını kaldırmaz.
Çalışma, görev veya öğrenim nedeniyle geçici giriş belgesi, Yabancı Taşıtlar Geçici Giriş Karnesi veya Formu kapsamında getirilen araçlar ayrı değerlendirilmelidir. Tebliğ’in 26. maddesinde eş, üstsoy ve altsoy ile belirli görev hallerinde özel hizmet akdiyle istihdam edilen sürücüye ilişkin farklı düzenlemeler vardır. Bu hükümler turistik araçların tamamına aktarılamaz; geçici trafik tescilindeki şerhler ve gümrük izni okunmalıdır. [2, 3]
Denetimde hangi belgeler önem taşır?
Denetimde fiilî kullanım ile hukuki yetkinin aynı anda ortaya konulması gerekir. Ruhsat ve ehliyet yanında, somut durumda ilişkiyi açıklayan kayıtlar hazırlanmalıdır. Gereksiz kişisel veriler toplamak yerine kullanım koşuluyla ilgili belge seçilmelidir.
- Aracın ruhsatı, geçici ithalat kaydı ve süre sonu bilgisi.
- İzin sahibinin ve sürücünün pasaport veya kimlik bilgileri.
- Sürücünün yurt dışı ikametini gösteren uygun belge.
- Gerekiyorsa evlilik veya soy bağını gösteren kayıt.
- İzin sahibinin Türkiye’de ya da araçta bulunduğunu gösteren olay kaydı.
- Varsa giriş veya çıkışa özgü vekâletname ve gümrük işlemi.
- Geçerli trafik sigortası, kira sözleşmesi ve ilgili sürücü koşulları.
Tutanakta sürücünün kim olduğu, izin sahibinin araçta bulunup bulunmadığı ve ileri sürülen belgenin ne olduğu açık olmalıdır. Eksik veya hatalı kayıt varsa bunun düzeltilmesi istenirken teslim alınan belge ve tebliğ tarihi korunmalıdır. Aracın gümrüğe teslimi, para cezası ve adli el koyma birbirinden farklı işlemler olabilir; hepsini tek bir “el koyma” başlığı altında değerlendirmek yanlış başvuru yoluna götürebilir.
Yetkisiz kullanımda ceza ve başvuru
Geçici ithalat koşullarının ihlalinde Tebliğ’in 19. maddesi ile Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi gündeme gelir. Tam muafiyetle getirilen özel kullanıma mahsus taşıtta 238/1-b uyarınca gümrük vergileri tutarının dörtte biri esas alınır; kanuni alt sınır da ayrıca gözetilir. Bu oran, doğrudan aracın satış fiyatının yüzde 25’i değildir. Araç sahibi veya izin sahibi ile yetkisiz kullanıcı bakımından ayrı işlemler kurulabilir; muhatap ve fiilin kişiye bağlanması her kararda denetlenmelidir. [1, 3, 5]
İzin iptali ve aracın gümrük idaresince teslim alınması ihtimali, cezanın ödenmesinden farklı bir konudur. Para cezasının ödenmesi, geçmişteki kullanımı izinli hale getirmez ve ileriye dönük serbest kullanım sağlamaz. Kaçakçılık soruşturması veya müsadere ise ayrıca kanuni koşullar gerektirir; her yetkisiz sürüşün otomatik olarak müsadereyle sonuçlandığı söylenemez.
Gümrük Kanunu’nun 242. maddesine tabi işlemde tebliğden itibaren on beş gün içinde idari itiraz önem taşır. İtiraz sonrası görevli mahkeme ve dava süresi ayrıca belirlenir. Danıştay 7. Dairesinin 13.03.2025 tarihli, E.2023/1907, K.2025/1150 sayılı kararında, yetkisiz kullanım nedeniyle kesilen cezanın esasına girilmeden süre yönünden ret sonucu onanmıştır. Dosyada otuz günlük vergi davası süresinin aşılması belirleyici olmuştur. Karar, aracı kimin kullanabileceğine ilişkin esas incelemesi yapmamıştır; burada önemi, yanlış süre kabulünün savunmanın incelenmesini engelleyebilmesidir. [1, 6]
Sonuç
Yabancı plakalı araçta kullanım yetkisi, aile bağı veya vekâletnameyle tek başına açıklanamaz. İzin kaydı, sürücünün ikameti ve izin sahibinin bulunduğu yer birlikte incelenmelidir. 14 Ağustos 2026 değişikliği yurt dışı ikametli üçüncü kişiler bakımından alan açarken, Türkiye’de yerleşik kişilerin olağan kullanımına genel izin getirmemiştir. Aracı kullanmadan önce bu koşulların belgelerle doğrulanması; bir yaptırım halinde ise fiil, muhatap, hesap ve başvuru süresinin ayrı denetlenmesi gerekir.
İlgili yazılar: Yurt Dışından Araç Getirmek: Şartlar, Süreler ve Gümrük İşlemleri; Aracı Türkiye’de Bırakarak Yurt Dışına Çıkmak: Kullanılmama Taahhüdü ve Gümrüğe Teslim; Yabancı Plakalı Araçta Sürenin Dolması: Yurt Dışına Çıkış, Süre Aşımı ve Yeniden Giriş; Vekâletle, Kiralık veya Şirket Aracıyla Türkiye’ye Giriş: Belgeler ve Kullanım Sınırları.
Sıkça Sorulan Sorular
Eşim Türkiye’de yaşıyor; ben araçtayken kullanabilir mi?
Turistik araçlarda sırf eş olma ve izin sahibinin araçta bulunması, Türkiye’de yerleşik eşe olağan kullanım hakkı vermez. Gerçek acil durum istisnası ayrı koşullara bağlıdır.
Yurt dışında yaşayan kardeşim aracı kullanabilir mi?
Kardeş, üstsoy veya altsoy değildir. Güncel düzenlemeye göre yurt dışında ikamet eden kardeş, izin sahibi aracın içindeyken diğer koşulları da sağlayarak kullanabilir.
Yurt dışında yaşayan çocuğum aracı tek başına kullanabilir mi?
İzin sahibi Türkiye’de bulunuyor ve yurt dışı ikamet ile soy bağı koşulları sağlanıyorsa mümkündür. İzin sahibi yurt dışına çıktıktan sonra kullanım sürdürülemez.
Noter vekâleti Türkiye’deki arkadaşıma sürüş hakkı verir mi?
Tek başına vermez. Vekâletname, gümrük mevzuatındaki yerleşiklik ve izin verilen kullanıcı koşullarını ortadan kaldırmaz.
İzin sahibi yurt dışındayken eşi kullanabilir mi?
Araç Türkiye’de kullanılmama taahhüdüyle bırakılmışsa kullanamaz. Yurt dışında ikamet eden eş için de izin sahibinin Türkiye’de bulunması koşulu önemlidir.
Yeni kural eski cezaları otomatik iptal eder mi?
Hayır. Fiil tarihi, o dönemdeki düzenleme, sürücünün ikameti, izin sahibinin araçta bulunması ve lehe düzenlemenin uygulanabilirliği dosya özelinde incelenmelidir.
Ceza aracın fiyatının dörtte biri midir?
238/1-b kapsamındaki oran, aracın satış fiyatına değil gümrük vergileri tutarına uygulanır. Hesap unsurları ve kanuni alt sınır ayrıca kontrol edilir.
Araç kullanım izniyle sigorta kapsamı aynı şey mi?
Hayır. Gümrükte kullanım yetkisi, sürücü belgesinin geçerliliği, kira sözleşmesi ve sigorta kapsamı ayrı ayrı incelenir.
Kaynakça
- 4458 sayılı Gümrük Kanunu, özellikle m.128, 238 ve 242. Resmî mevzuat adresi; incelenen nüsha.
- 2009/15481 sayılı Karar, m.16–20. İncelenen metin nüshası.
- Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliği (Seri No:1), özellikle m.19, 23, 26, 27 ve 29. Bakanlık mevzuat dizini; incelenen güncel nüsha.
- Değişiklik Tebliği (Seri No:9), RG 14.08.2026, sayı 33340, m.2–3. Resmî Gazete metninin erişilebilir nüshası.
- Ticaret Bakanlığı, Yolcu Beraberi Taşıtlar, özellikle kullanım yetkisi, şirket aracı ve araçsız çıkış açıklamaları.
- Danıştay 7. Daire, 13.03.2025, E.2023/1907, K.2025/1150. Karar erişimi — tam metin incelendi; süre yönünden ret, kullanım yetkisi hakkında esas kararı değildir; bağlantı üyelik gerektirebilir.