İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

AİLE HUKUKU · ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARI

Velayetin Belirlenmesi ve Değiştirilmesi

Geçici velayet, boşanma sonrası düzenleme, ortak velayet, velayetin değiştirilmesi ve kaldırılması. Çocuğun üstün yararı esas alınarak koşulların değerlendirilmesi.

Velayet İçin Görüşme Talep Edin

Velayet Davasında Temel Ölçüt: Çocuğun Üstün Yararı

Velayet, ebeveynlerden birini ödüllendiren veya diğerini cezalandıran bir araç değildir. Değerlendirmenin amacı, çocuğun güvenliğini, gelişimini, bakım sürekliliğini ve istikrarlı yaşam düzenini uygun biçimde korumaktır. Boşanmadaki kusur, ekonomik güç, ebeveynin cinsiyeti veya çocuğun yalnızca küçük yaşta bulunması tek başına velayeti belirlemez.

Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre özellikle şu unsurları değerlendirebilir:

  • Çocuğun fiziksel ve duygusal güvenliği
  • Mevcut bakım düzeni ve bakımın sürekliliği
  • Çocuğun yaşı, gelişimi, sağlığı ve özel gereksinimleri
  • Eğitim düzeni, okul devamlılığı ve sosyal çevresi
  • Ebeveynleri, kardeşleri ve yakın çevresiyle ilişkileri
  • Anne ve babanın bakım, gözetim ve temsil sorumluluğunu yerine getirme kapasitesi
  • Ebeveynlerin çocuğun diğer ebeveynle sağlıklı ilişki kurmasını destekleme tutumu
  • Şiddet, ihmal, istismar, bağımlılık veya çocuğu etkileyen ağır çatışma iddiaları
  • Çocuğun yaşam düzeninde yapılacak değişikliğin kısa ve uzun vadeli etkileri
  • Çocuğun yaşı ve olgunluğuyla uyumlu, serbestçe açıklanmış görüşü
  • Sosyal inceleme raporu, uzman değerlendirmeleri ve diğer hukuka uygun deliller

Hâkim, çocuğun üstün yararının gerektirdiği araştırmaların yapılmasına karar verebilir; ilgili kurum kayıtlarını getirtebilir, sosyal inceleme yaptırabilir ve gerekli gördüğü geçici ya da koruyucu önlemleri değerlendirebilir. Yargılama sırasında çocuğun yaşamında veya tarafların koşullarında meydana gelen güncel gelişmeler de dikkate alınabilir.

Yaşı ve olgunluğu elverişli çocuğun görüşünün uygun ve güvenli bir yöntemle alınması önemlidir. Bununla birlikte çocuk, anne veya babadan birini seçmeye zorlanmamalı ve ebeveynler arasındaki uyuşmazlığın karar vericisi hâline getirilmemelidir. Açıklanan görüş; serbestçe oluşup oluşmadığı, yönlendirme bulunup bulunmadığı ve çocuğun bütünsel yararıyla uyumu yönlerinden diğer delillerle birlikte incelenir.

Anneye veya babaya yalnızca cinsiyet nedeniyle otomatik üstünlük tanıyan bir kural bulunmadığı gibi, yüksek gelir de tek başına velayetin verilmesi için yeterli değildir. Bakım becerisi, güvenlik, süreklilik, ebeveynlik sorumlulukları ve çocuğun diğer ebeveynle ilişkisini koruma kapasitesi birlikte değerlendirilir.

Evlilikte Velayet, Tedbiren Velayet, Boşanma Sonrası Velayet ve Ortak Velayet

Evlilik Devam Ederken Velayet

Evlilik devam ettiği sürece velayet kural olarak anne ve baba tarafından birlikte kullanılır. Ortak hayatın sona ermesi, eşlerin ayrı yaşaması veya çocuğun korunmasını gerektiren bir durumun ortaya çıkması hâlinde hâkim; çocuğun kimin yanında kalacağına, bakım ve eğitim giderlerine, kişisel ilişkiye ve gerekli diğer önlemlere karar verebilir.

Tedbiren Velayet ve Geçici Düzenlemeler

Boşanma veya ayrılık davası devam ederken çocuğun geçici yaşam ve bakım düzeninin belirsiz bırakılmaması gerekir. Mahkeme, dava süresince tedbiren velayeti ebeveynlerden birine bırakabilir; diğer ebeveynle kişisel ilişkiyi ve çocuk için tedbir nafakasını düzenleyebilir. Tedbiren velayet kararı nihai velayet hükmü değildir. Koşulların değişmesi veya yeni bir riskin ortaya çıkması hâlinde geçici düzenlemenin yeniden değerlendirilmesi talep edilebilir.

Boşanma Sonrası Velayet

Boşanma kararıyla birlikte mahkeme; velayetin hangi ebeveyn tarafından kullanılacağını, velayeti kullanmayan ebeveynle çocuk arasında kurulacak kişisel ilişkiyi ve çocuğun giderlerine katılımı düzenler. Velayet kararı değişmez nitelikte değildir. Çocuğun yararını etkileyen önemli ve sürekli bir değişiklik ortaya çıkarsa velayet değişikliği davası gündeme gelebilir.

Evlilik Dışında Doğan Çocuğun Velayeti

Türk Medeni Kanunu m. 337 uyarınca anne ve baba evli değilse velayet kural olarak anneye aittir. Annenin küçük, kısıtlı veya ölmüş olması ya da velayetin kendisinden alınması hâlinde hâkim çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velayeti babaya verir. Yabancı unsur, sonradan evlenme ve mevcut kararlar ayrıca değerlendirilir.

Ortak Velayet

Ortak velayet, boşanma sonrasında anne ve babanın çocukla ilgili önemli sorumluluk ve kararları birlikte kullanmasını ifade eder. Ortak velayet; yalnız tarafların talebi veya anlaşmasıyla değil, çocuğun üstün yararı, ebeveynlerin iletişim ve iş birliği kapasitesi, düzenlemenin uygulanabilirliği, çocuğun yaşam düzeni ile aile içi şiddet veya ağır çatışma bulunup bulunmadığı dikkate alınarak değerlendirilir.

Ortak velayet düzeninde çocuğun ana yerleşimi, günlük bakım düzeni, eğitim ve sağlık kararları, hafta içi ve tatil programı, seyahatler, olağan ve olağanüstü giderler, bilgi paylaşımı ve uyuşmazlık hâlinde izlenecek yöntem açık ve uygulanabilir biçimde belirlenmelidir. Tarafların ortak velayet konusunda anlaşmış olması, mahkemenin çocuğun üstün yararına ilişkin denetimini ortadan kaldırmaz.

Velayet Değişikliği ve Velayetin Kaldırılması

Velayet değişikliği davasında, önceki karardan sonra meydana gelen veya çocuğun yararını etkilediği sonradan anlaşılan olgular somut biçimde ortaya konulmalıdır. Ebeveynler arasındaki her uyuşmazlık değişiklik sebebi değildir. İleri sürülen durumun çocuğun güvenliği, gelişimi, bakımı veya diğer ebeveynle ilişkisi üzerindeki etkisi incelenir.

Velayetin değiştirilmesi özellikle şu durumlarda gündeme gelebilir:

  • Velayet görevlerinin sürekli biçimde yerine getirilmemesi
  • Çocuğun bakım, eğitim veya sağlık ihtiyaçlarının ihmal edilmesi
  • Çocuğa veya diğer ebeveyne yönelik şiddet, tehdit ya da istismar
  • Bağımlılığın çocuğun bakımını ve güvenliğini etkilemesi
  • Çocuğun fiilen ve uzun süredir diğer ebeveyn yanında yaşaması
  • Yerleşim yeri değişikliğinin eğitim, sosyal çevre veya kişisel ilişkiyi ağır biçimde etkilemesi
  • Kişisel ilişkinin sürekli ve haklı neden olmaksızın engellenmesi
  • Çocuğun diğer ebeveyne karşı yönlendirildiği iddiasının somut olgularla desteklenmesi
  • Velayet sahibinin ölümü, kısıtlanması veya görevi yerine getirememesi
  • Çocuğun yaşına ve gelişimine bağlı ihtiyaçlarının önemli ölçüde değişmesi

Velayeti kullanan ebeveynin yeniden evlenmesi, başka bir şehre taşınması, hastalığı, engelliliği, tutuklanması veya hükümlü olması tek başına velayetin değiştirilmesi ya da kaldırılması sonucunu doğurmaz. Bu durumların çocuğun günlük bakımı, güvenliği, eğitimi, temsili ve istikrarlı yaşam düzeni üzerindeki somut etkisi incelenir.

Velayetin bir ebeveynden alınarak diğerine verilmesi ile anne ve babanın her ikisinden kaldırılması aynı hukuki işlem değildir. Velayetin kaldırılması son çare niteliğindedir; çocuğun daha ölçülü önlemlerle korunup korunamayacağı araştırılır. Velayetin her iki ebeveynden kaldırıldığı hâllerde vasi atanması ve çocuk koruma tedbirleri ayrıca gündeme gelebilir.

Davanın açılması, yürürlükteki velayet veya kişisel ilişki kararını kendiliğinden değiştirmez. Çocuğun mevcut düzende kalmasını sakıncalı hâle getiren güncel ve ciddi bir risk varsa tedbiren velayetin veya kişisel ilişki düzeninin değiştirilmesi ayrıca talep edilmelidir.

Hukuki dayanaklar

Talebin niteliğine göre Türk Medeni Kanunu ve ilgili usul, koruma ve milletlerarası özel hukuk hükümleri birlikte uygulanır.

Bu içerik genel bilgilendirmedir. Somut dosyanın incelenmesinin yerini tutmaz. Başvuru iletmek tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz.