İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Nafaka Davaları

Nafakanın Azaltılması ve Kaldırılması: Hangi Değişiklikler Dava Sebebi Olur?

Bir yetişkinin hesap makinesi ve gider belgeleriyle bütçesini incelemesi
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 14 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

İşsizlik, emeklilik, yeniden evlenme, gelir artışı ve dövizli nafaka. Azaltma, kaldırma ve kendiliğinden sona erme ayrımları, güncel kararlarla.

Nafakanın azaltılması veya kaldırılması, yalnız ödeme yapmakta zorlanıldığının söylenmesiyle gerçekleşmez. Önce nafakanın türü, mevcut karar ve sonradan değişen koşullar belirlenir. Yoksulluk nafakasında bazı olaylar yükümlülüğü kendiliğinden sona erdirirken bazıları mahkeme kararı gerektirir. İştirak ve eğitim nafakasında ise çocuğun yaşı, ihtiyaçları, eğitimi ve ebeveynlerin mali gücü öne çıkar. Dava açılması mevcut ödemeyi kendiliğinden durdurmaz. [1 m.176, 328, 331; 4 m.344]

Bu yazı 13 Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki kuralları ve ilgili kararları esas almaktadır. Azaltma, tamamen kaldırma, kendiliğinden sona erme ve icra hesabına itirazın hangi durumda gündeme geleceğini ayrı ayrı açıklamaktadır.

Azaltma, kaldırma ve kendiliğinden sona erme arasındaki fark

Azaltma davasının konusu nedir?

Azaltmada nafaka yükümlülüğü devam eder; aylık tutarın yeni koşullara göre düşürülmesi istenir. Yoksulluk nafakasında tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyet; çocuk nafakasında ise değişen ihtiyaç ve ödeme gücü değerlendirilir. Önceki kararın verildiği koşullarla dava sırasındaki koşulların karşılaştırılması gerekir. Nafaka türleri arasındaki ayrım nafaka türleri ve şartları yazısında ayrıca özetlenmiştir. [1 m.176/4, 330–331]

Örneğin ciddi ve sürekli bir sağlık sorunu nedeniyle çalışma gücünün azalması, araştırılacak yeni bir olgu olabilir. Buna karşılık nafakanın belirlendiği tarihte zaten mevcut ve bilinen giderleri yeniymiş gibi sunmak aynı etkiyi doğurmaz. Mahkeme, değişimin gerçekliğini, ağırlığını ve nafaka alacaklısının durumunu birlikte değerlendirir. [1 m.2, 4, 176; 5–6]

Kaldırma kararı neyi değiştirir?

Kaldırma, ilgili nafaka yükümlülüğünün mahkemece sona erdirilmesidir. TMK m.176/3, irat biçimindeki yoksulluk nafakasında alacaklının fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya kanundaki ifadeyle haysiyetsiz hayat sürmesi hâllerinde mahkeme kararıyla kaldırmayı düzenler. Bu sebeplerin ileri sürülmesi ile ispatlanması farklıdır. [1]

Tamamen kaldırmayı gerektiren koşullar oluşmamışken miktarın yüksek kaldığı ileri sürülebilir. Bu nedenle davanın sonuç bölümünde asıl talebin ve varsa alternatif azaltma talebinin açık kurulması önem taşır. Mahkemenin her eksik talebi kendiliğinden tamamlayacağı düşüncesiyle dava açılmamalıdır. Miktarın düşük kaldığını düşünen taraf bakımından ise nafaka artırım davası ayrı bir yoldur. [2 m.26, 31, 119]

Hangi hâllerde ayrıca kaldırma kararı gerekmez?

İrat biçimindeki yoksulluk nafakası, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kanun gereği sona erer. Burada evlenen kişinin nafaka alacaklısı olması önemlidir. Nafaka borçlusunun yeniden evlenmesi aynı otomatik sonucu doğurmaz. Sona erme tarihinden önce doğmuş ve ödenmemiş taksitler ise ayrıca değerlendirilir. [1 m.176/3]

İştirak nafakasında çocuğun erginliği de farklı bir sona erme sebebidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 17.11.2016 tarihli, E.2016/4171, K.2016/12901 sayılı kararında, erginlikle kendiliğinden sona eren iştirak nafakasının kaldırılması için ayrıca dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı açıklanmıştır. Uyuşmazlık icra takibinden kaynaklanıyorsa uygun icra hukuku başvurusu değerlendirilir. Eğitim devam ediyorsa ergin çocuğun kendi nafaka talebi bundan ayrıdır. Ergin çocuğun eğitim nedeniyle yeni talebi 18 yaşından sonra nafaka yazısında incelenmektedir. [7]

Olayİlk hukuki değerlendirmeKaçınılması gereken genelleme
Yoksulluk nafakası alacaklısının yeniden evlenmesiKanuni sona erme ve tarihinin belgelenmesiEski taksitler de silinir.
Borçlunun yeniden evlenmesiDeğişen gerçek yükümlülükler ve mali güçYeni evlilik nafakayı otomatik kaldırır.
Alacaklının işe başlamasıGelirin yoksulluğu ortadan kaldırıp kaldırmadığıHer SGK girişi nafakayı bitirir.
Fiilen evliymiş gibi yaşama iddiasıSomut olay ve hukuka uygun delillerHer arkadaşlık veya fotoğraf yeterlidir.
Çocuğun ergin olmasıİştirak nafakasının bitişi ve bağımsız eğitim talebiAnne babanın bütün destek borcu biter.
Geçici gelir azalmasıSüre, sebep, diğer gelirler ve ihtiyaçHer gelir düşüşü tam kaldırma gerektirir.

İşsizlik, emeklilik ve hastalık nafakayı azaltır mı?

Gelir kaybının süresi ve nedeni

İşten çıkarılma, emeklilik veya sağlık nedeniyle kazanç kaybı azaltma istemine dayanak yapılabilir; ancak sonuç otomatik değildir. Yeni net gelir, kıdem veya emeklilik ödemeleri, kira gibi diğer kaynaklar, çalışma olanağı ve zorunlu giderler birlikte incelenir. Alacaklının devam eden ihtiyacı göz ardı edilerek yalnız borçlunun tek gelir kalemine göre karar verilmesi doğru bir karşılaştırma sağlamaz. [1 m.176, 330–331]

Kendi iradesiyle gelirini azaltan kişinin durumu ile çalışması sağlık nedeniyle güçleşen kişinin durumu da aynı değildir. Dürüstlük kuralı, gerçekte mevcut ekonomik gücün gizlenerek yükümlülükten kaçınılmasına koruma sağlamaz. Bununla birlikte işsizliği veya hastalığı peşinen kötü niyet saymak da doğru değildir; olay ve belgeler üzerinden değerlendirme yapılmalıdır. [1 m.2, 4; 2 m.190, 194]

Yeni evlilik ve başka çocuklar

Borçlunun yeni aile düzeni içindeki kanuni bakım yükümlülükleri, mali gücün değerlendirilmesinde önem taşıyabilir. Fakat yeni eş veya yeni çocuk bulunması, önceki çocuğun ihtiyaçlarını ve eski eş yönünden yürürlükteki nafaka kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Her yükümlülüğün kapsamı, fiilen yapılan katkı ve toplam ödeme gücü somutlaştırılmalıdır. [1 m.176, 185–186, 327–331]

Yeni evlilik sonrası isteğe bağlı yüksek harcamaların tamamını zorunlu gider gibi sunmak uygun değildir. Benzer şekilde alacaklı, borçlunun başka çocuklara karşı kanuni yükümlülüklerini yok sayarak sınırsız ödeme gücü varsayamaz. Mahkemenin değerlendirmesi, her iki tarafın ve çocukların gerçek koşullarını karşılaştırmaya dayanır.

Nafaka alan kişinin çalışması veya mal edinmesi yeterli midir?

Gelir elde etmek ile yoksulluğun sona ermesi

Yoksulluk nafakası bakımından esas ölçüt, alacaklının yaşamını sürdürmek için gerekli ihtiyaçlarını karşılayabilecek ekonomik düzeye ulaşıp ulaşmadığıdır. Ücretin düzenliliği, net tutarı, kira ve sağlık giderleri, elde edilen malın gelir getirip getirmediği önemlidir. Bir işe giriş kaydı tek başına her zaman yeterli inceleme oluşturmaz. [1 m.175–176]

Örneğin birkaç aylık geçici çalışmanın geliri ile düzenli ve yeterli ücret; içinde oturulan bir konutla yüksek kira getirili taşınmazlar aynı ekonomik etkiye sahip olmayabilir. Miras veya mal edinme iddiasında da değeri, kullanılabilirliği ve getirisi araştırılmalıdır. Azaltma veya kaldırma isteyen taraf, yalnız malın varlığını değil sonuca etkisini açıklamalıdır. [1 m.4, 176; 2 m.190, 194]

Çocuk nafakasında hangi kişinin geliri önemlidir?

Çocuğa bakan ebeveynin çalışması, diğer ebeveynin iştirak nafakası yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Çocuğun giderleri, iki ebeveynin ödeme gücü ve fiilî katkıları birlikte değerlendirilir. Ergin çocuk bakımından ise çocuğun kendi düzenli geliri, eğitim durumu ve ihtiyacı ayrıca önem taşır. [1 m.182, 328, 330, 364–365]

Bu nedenle davada kimin yoksulluğunun, kimin gelirinin ve hangi nafakanın tartışıldığı açık olmalıdır. Eski eşin yoksulluk nafakasıyla çocuk için ödenen nafakayı tek kalem gibi ele almak, birindeki değişikliği diğerine yanlış aktarma riskini doğurur.

Fiilen evliymiş gibi yaşama nasıl ispatlanır?

Bir ilişkinin varlığı tek başına yeterli mi?

TMK m.176'daki ölçüt, yalnız duygusal ilişki veya sosyal yakınlık değildir. Mahkeme, fiilen evlilik benzeri ortak yaşam kurulup kurulmadığını somut olayın bütünü içinde inceler. Bir kişinin başka biriyle görüşmesi hakkında varsayım, kanuni şartın gerçekleştiğini kendiliğinden göstermez. [1; 5]

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 29.06.2020 tarihli, E.2020/1980, K.2020/3397 sayılı kararında; sosyal medya paylaşımları, otel kayıtları ve birlikte zaman geçirmeye ilişkin delillerin bulunduğu dosyada çoğunluk, evliymiş gibi ortak yaşam konusunda somut ve inandırıcı ispatın oluşmadığı sonucuna varmıştır. Kaldırma kararı bu nedenle bozulmuştur. Karşıoy ise delillerin değerlendirilmesini yeterli görerek onama yönünde görüş bildirmiştir. [5]

Kararın önemi, bu tür kayıtların her zaman değersiz olduğunu söylemesi değildir. Aynı delil farklı olgularla birleştiğinde farklı sonuca götürebilir. Asıl mesele, iddia edilen ortak yaşamın sürekliliğini ve niteliğini kanıtlayan bütünlüklü olguların bulunmasıdır. Tek bir karar, bütün birliktelik türlerini kesin biçimde sınıflandıran liste gibi kullanılmamalıdır.

Delil toplarken özel hayat sınırı

Tanığın doğrudan bildiği olaylarla duyumu ayrılmalıdır. İlgili kayıtların mahkeme aracılığıyla getirtilmesi istenebilir; fakat özel hesaba izinsiz giriş, gizli takip veya hukuka aykırı veri elde etme yöntemleri meşru bir ispat stratejisi değildir. HMK m.189/2, hukuka aykırı elde edilmiş delillerin dikkate alınamayacağını düzenler. [2]

Kanundaki “haysiyetsiz hayat sürme” sebebi de yalnız kişisel beğenmeme, yaşam tarzı eleştirisi veya yeni ilişki kurulmasına indirgenemez. Davacı hangi somut olayın hangi kanuni sebebi oluşturduğunu açıklamalı; soyut ve küçük düşürücü isnatlar yerine sonuca etkili hukuka uygun delillere dayanmalıdır. [1 m.176; 2 m.190, 194]

Anlaşmalı boşanmadaki nafaka ve dövizli ödemeler değiştirilebilir mi?

Protokolün bağlayıcılığı ve sonradan değişen koşullar

Mahkemece onaylanmış protokol, borçlunun sonradan istememesi nedeniyle kendiliğinden etkisiz hâle gelmez. Bununla birlikte protokole dayalı irat biçimindeki nafaka da kanuni koşullar oluştuğunda yeniden değerlendirilebilir. Önceki denge, öngörülebilir riskler ve sonradan meydana gelen değişimin ağırlığı incelenmelidir. [1 m.2, 166, 176; 5–6]

Borçlu, imza tarihinde bilinen gelir ve giderleri yeniden sıralamakla yetinmemeli; sonradan neyin değiştiğini göstermelidir. Alacaklı da protokolde kararlaştırılmış miktarın her koşulda ve sonsuza kadar değiştirilemez olduğunu varsayamaz. Talebin gerekçesi, anlaşmanın kurulma koşullarıyla güncel koşullar arasındaki somut farktır.

Kur artışı tek başına kaldırma sebebi mi?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 18.11.2025 tarihli, E.2024/8651, K.2025/9784 sayılı kararında, protokolde aylık 2.000 ABD doları olarak kararlaştırılan yoksulluk nafakasının kaldırılması incelenmiştir. Önceki kaldırma davasının reddi de bulunan olayda, mali durumda olağan dışı ve öngörülemez değişimin ispatlanamadığı belirtilmiş; yabancı paranın değer kazanması tek başına kaldırma için yeterli görülmemiştir. [6]

Bu karar bütün dövizli nafakaların hiçbir koşulda değiştirilemeyeceği anlamına gelmez. Borçlunun gelirinin para birimi, diğer kazançları, önceki anlaşmanın risk dağılımı ve somut değişimin ağırlığı önemlidir. TL karşılığının artmış olması ile nafakayı ödeme gücünün hukuken uyarlama gerektirecek biçimde değişmesi aynı iddia değildir.

Dava açılması ödeme ve tazyik hapsini durdurur mu?

Mevcut kararın etkisi devam eder

Azaltma veya kaldırma davasının açılması, mevcut ilamın etkisini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Borçlu kendi belirlediği düşük tutarı yatırarak mahkeme kararını tek taraflı değiştiremez. Varsa geçici hukuki koruma talebi ve verilmiş karar, icra dosyası bakımından ayrıca değerlendirilir. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına ilişkin sınırlar icranın geri bırakılması (tehiri icra) yazısında ayrıca ele alınmıştır. [1 m.176, 331; 4 m.344]

Tazyik hapsinde İİK m.344/2 özel bir imkân tanır: Azaltma veya kaldırma davasında ileri sürülen sebepler gözetilerek hapsin uygulanması dava sonuna bırakılabilir. Bu hüküm, borçlunun dilekçe vermesiyle otomatik olarak takipten ve ödemeden kurtulduğu şeklinde yorumlanamaz. Ödenmeyen nafaka için izlenecek yollar nafaka ödenmezse ne yapılır yazısında bir arada anlatılmıştır. [4]

2025 ve 2026 kararları hangi ayrımı gösteriyor?

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 14.01.2025 tarihli, E.2024/6854, K.2025/131 sayılı kararında, ayrı bir nafaka azaltma davasının sonuca etkili olması nedeniyle bekletici mesele yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Kararda, azaltma dosyasının icra ceza kararı sırasında derdest olduğu somut olarak belirlenmiştir. [8]

Buna karşılık aynı Dairenin 20.01.2026 tarihli, E.2026/227, K.2026/222 sayılı kararında, boşanma dosyasında gelir araştırması yapılması bağımsız azaltma davasıyla eş tutulmamıştır. Bu nedenle kanun yararına bozma istemi reddedilmiştir. İki karar birlikte okunduğunda, hangi dosyada hangi talebin mevcut olduğunun yaptırım bakımından sonucu değiştirdiği görülür. [9]

Başlangıç tarihi ve geçmiş ödemeler nasıl ele alınır?

Her durumda dava tarihine mi bakılır?

Azaltma talebinde dava tarihi önemli bir başlangıç noktasıdır; fakat bütün sona erme sebeplerini aynı tarihe bağlamak doğru olmaz. Alacaklının yeniden evlenmesi gibi kanuni sona erme olayında olay tarihi, mahkeme kararı gerektiren hâllerde talep ve kararın kurduğu dönemler önem taşır. Çocuğun erginliği veya eğitim sonrası değişen ihtiyaç da kendi hukuki niteliği içinde değerlendirilir. [1 m.176, 328; 7]

Bu nedenle dilekçede yalnız “nafaka kaldırılsın” denilmesi yerine, hangi tarihten ve hangi sebebe dayanılarak sonuç istendiği açıklanmalıdır. Mahkemenin hüküm fıkrası görüldükten sonra, eski ve yeni dönemlerin icra hesabına nasıl yansıyacağı saptanır. Mevcut kararı geriye dönük olarak yok sayan bir hesap tek taraflı yapılmamalıdır. [2 m.26, 119, 297]

Ödenmiş nafaka otomatik geri alınabilir mi?

Kaldırma veya azaltma kararı verilmesi, geçmiş bütün ödemelerin kendiliğinden iade edileceği anlamına gelmez. Ödemenin hangi döneme ait olduğu, o tarihte geçerli karar, sona ermenin hukuki sebebi ve varsa geri isteme talebinin dayanağı ayrı incelenir. Yeni hükmün geleceğe etkisi ile geçmiş ödeme hakkında kurulabilecek alacak talebi farklıdır. İcra yoluyla ödenen paranın geri alınması konusunda icranın iadesi yazısı da incelenebilir. [1 m.176, 328; 2 m.26, 297] Konunun ayrıntıları için Fazla Ödenen Nafaka Geri Alınabilir mi? yazısına bakılabilir.

İcra dosyasında yanlış dönem için talep varsa, uygun şikâyet veya itiraz yoluyla hesap düzeltilebilir. Gerçekte sona ermiş bir yükümlülüğün icra takibine konu edilmesi ile ekonomik değişim nedeniyle ilk kez azaltma istenmesi aynı dava stratejisi değildir. İcra dosyasındaki işlemlere karşı şikâyet yolları icra müdürlüğü işlemlerine karşı şikâyet yazısında açıklanmıştır. [4 m.16, 33; 7]

2026 AYM kararı mevcut nafakaları otomatik kaldırdı mı?

Hayır. Anayasa Mahkemesinin 04.06.2026 tarihli, E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararı, TMK m.175/1'deki “süresiz olarak” ibaresine ilişkindir. Karar 30.09.2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmış ve iptal hükmünün yürürlüğü dokuz ay ertelenmiştir. Bu nedenle yürürlük tarihi 30.06.2027'dir. 13 Ekim 2026 itibarıyla karar, mevcut bütün nafakaların sona erdiği veya ödemelerin hemen kesilebileceği anlamına gelmez. [10]

Karar bütün nafaka türlerini kaldırmamış, her evlilik için ortak beş yıllık süre de getirmemiştir. İptalin kapsamı, ertelenmiş yürürlük ve sonradan yapılabilecek kanuni düzenleme birbirinden ayrılmalıdır. Mevcut kararların ve derdest davaların etkisi Anayasa m.152–153 ile ilgili usul çerçevesinde değerlendirilir; gelecekteki düzenleme bugünden kesinmiş gibi gösterilemez. [10–11]

Bu güncel gelişme, azaltma veya kaldırma isteyen kişinin somut dava sebebi göstermesi gereğini ortadan kaldırmaz. Yeniden evlenme, yoksulluğun kalkması veya mali koşulların değişmesi gibi mevcut kanuni sebeplerin dosyadaki karşılığı ayrı araştırılmalıdır. [1 m.176]

Dava hangi mahkemede açılır ve nasıl hazırlanır?

Görev, yetki ve taraflar

Aile mahkemesi görevlidir; bulunmayan yerlerde ilgili asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar. Boşanma sonrası nafaka davalarında TMK m.177 ve genel yetki kuralları, nafakanın türüyle birlikte incelenir. Yardım nafakasında TMK m.365'in özel yetki düzenlemesi ayrıca önem taşır. [1; 2 m.6; 3 m.2, 4]

Davacı çoğunlukla nafaka yükümlüsüdür; davalı, kaldırılması veya azaltılması istenen alacağın doğru hak sahibine göre belirlenmelidir. Çocuğun erginliği, temsil ve taraf sıfatını değiştirebilir. Eski eşin kendi yoksulluk nafakasıyla çocuk adına takip edilen yükümlülük aynı dava tarafı düzeniymiş gibi kabul edilmemelidir. [1 m.329, 335, 365; 2 m.50–52]

Deliller eski ve yeni durumu birlikte göstermeli

Dava hazırlığında önceki karar ve protokol, önceki gelir durumu, yeni ücret veya emeklilik kayıtları, sağlık belgeleri, zorunlu giderler ve ileri sürülen sona erme olayını gösteren belgeler toplanmalıdır. Malvarlığı veya gelir araştırması isteniyorsa hangi kaydın hangi iddiayı aydınlatacağı belirtilmelidir. [2 m.190, 194, 318]

Basit yargılama usulünde cevap süresi kural olarak tebliğden itibaren iki haftadır; kanuni koşullarda süre içinde ek süre istenebilir. Davalı, değişimin gerçek olmadığı, ilk karar sırasında bilindiği veya kendi ihtiyacının sürdüğü yönündeki savunmasını ilgili belgelerle sunmalıdır. Hukuka uygun delile dayalı karşılaştırma, iki tarafın da yalnız kişisel iddiada bulunmasından daha açıklayıcıdır. [2 m.316–319]

Giderler ve kararın denetimi

Yargılama gideri, harç, tebligat, gerekirse bilirkişi ve vekâlet ücreti somut talebe göre değerlendirilir. Davanın kabulü, kısmen kabulü veya reddi giderlere etkili olabilir. Adli yardım koşulları varsa başvuru yapılabilir. Kanun yolu imkânı ise kararın niteliği, uygulanabilir parasal sınır ve tebliğ tarihiyle birlikte kontrol edilir. [2 m.323–326, 334–340, 341, 345, 361–362]

Sonuç

Nafakanın azaltılması veya kaldırılmasında belirleyici soru, “ödeme yapmak istiyor muyum?” değil, mevcut yükümlülüğü etkileyen hangi hukuki ve ekonomik değişimin gerçekleştiğidir. Nafaka türünü, sona erme sebebini ve doğru usul yolunu belirlemek; önceki ve güncel koşulları belgelemek gerekir. Dava sürerken ödeme yükümlülüğünün ve icra ceza sürecinin devam edebileceği dikkate alınmalıdır.

İlgili yazılar: Yabancı Nafaka Kararını Değiştirme.

Sıkça Sorulan Sorular

İşsiz kalınca nafaka kendiliğinden düşer mi?

Hayır. İşsizliğin sebebi, süresi, diğer gelirler ve alacaklının ihtiyacı araştırılır. Mevcut tutarı değiştirmek için uygun hukuki talep gerekir. [1 m.176, 331]

Emekli olmak nafakayı kaldırır mı?

Tek başına otomatik kaldırma sebebi değildir. Emeklilik sonrası gerçek ödeme gücü ve diğer koşullar değerlendirilir. [1]

Nafaka alan eski eş yeniden evlenirse ne olur?

İrat biçimindeki yoksulluk nafakası kanun gereği sona erer. Yeniden evlenmeden önce doğan borçlar ayrıca değerlendirilir. [1 m.176/3]

Nafaka borçlusunun evlenmesi aynı sonucu doğurur mu?

Hayır. Yeni evlilik otomatik sona erme sebebi değildir; gerçek mali koşullar bakımından değerlendirmeye konu olabilir. [1 m.176]

Eski eşin işe girmesi yeterli midir?

Her durumda yeterli değildir. Gelirin yoksulluğu ortadan kaldıracak nitelikte olup olmadığı ve zorunlu ihtiyaçlar araştırılır. [1 m.175–176]

Sosyal medya fotoğraflarıyla nafaka kaldırılır mı?

Fotoğrafın bağlamı ve diğer hukuka uygun deliller önemlidir. 2020 tarihli kararda çoğunluk, somut dosyada evlilik benzeri ortak yaşamın yeterince ispatlanmadığını kabul etmiştir. [5]

Döviz kuru yükseldiği için nafaka kaldırılır mı?

Kur artışı tek başına her durumda yeterli değildir. 18.11.2025 tarihli kararda somut mali değişim ispatlanmadığı için kaldırma uygun bulunmamıştır. [6]

Azaltma davası açınca daha düşük ödeme yapılabilir mi?

Dava açılması tek başına mevcut miktarı değiştirmez. Mahkeme kararı ve varsa geçici koruma etkisi ayrıca incelenmelidir. [1; 4 m.344]

Azaltma davası tazyik hapsini etkiler mi?

Sonuca etkili bir azaltma veya kaldırma davası, İİK m.344/2 kapsamında değerlendirilebilir. Bu, her dilekçenin otomatik durdurma etkisi olduğu anlamına gelmez. [8–9]

Çocuk 18 yaşını doldurunca kaldırma davası zorunlu mu?

İştirak nafakası kural olarak erginlikle kendiliğinden sona erer. Eğitim devam ediyorsa ergin çocuğun bağımsız talebi gündeme gelir; mevcut icra uyuşmazlığı ayrıca ele alınır. [7]

AYM kararı nedeniyle bütün nafakalar bitti mi?

Hayır. Karar belirli bir ibareye ilişkindir ve iptal hükmü 30.06.2027'de yürürlüğe girecektir. 13 Ekim 2026 itibarıyla mevcut tüm ödemeleri otomatik durduran bir sonuç yoktur. [10–11]

Kaldırma kararıyla geçmiş bütün ödemeler geri alınır mı?

Otomatik olarak alınmaz. İlgili dönem, hukuki sebep, hükmün etkisi ve varsa geri isteme talebi ayrı değerlendirilir. [1; 2 m.26, 297]

Kaynakça

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, özellikle m.2, 4, 166, 175–177, 182, 185–186, 327–331, 335, 364–365. Resmî metin.
  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m.6, 26, 31, 50–52, 119, 189–194, 297, 316–319, 323–326, 334–345, 361–362. Resmî metin.
  3. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m.2 ve 4. Resmî metin.
  4. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, özellikle m.16, 33, 344. Resmî metin.
  5. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 29.06.2020, E.2020/1980, K.2020/3397; ortak yaşamın ispatı, protokol nafakası ve karşıoy. UYAP tam metin.
  6. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 18.11.2025, E.2024/8651, K.2025/9784; dövizli nafaka ve ispatlanamayan olağan dışı değişim. Tam karar metninin Kanun Yolu yayımı.
  7. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 17.11.2016, E.2016/4171, K.2016/12901; erginlikle sona eren iştirak nafakasında hukuki yarar. UYAP tam metin.
  8. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 14.01.2025, E.2024/6854, K.2025/131; sonuca etkili azaltma davası ve bekletici mesele. UYAP tam metin.
  9. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 20.01.2026, E.2026/227, K.2026/222; boşanma içindeki gelir araştırmasının bağımsız azaltma davasından farkı. UYAP tam metin.
  10. Anayasa Mahkemesi, 04.06.2026, E.2025/156, K.2026/131; Resmî Gazete, 30.09.2026, sayı 33386; TMK m.175/1'deki ibarenin iptali ve dokuz aylık yürürlük ertelemesi. Resmî karar PDF.
  11. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m.152–153. Resmî metin.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları