İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Tazminat Hukuku

Trafik Kazası Tazminat Rehberi: Maddi ve Manevi Tazminat Davası

Trafik kazası tazminat dosyası, araç fotoğrafları, sağlık belgesi ve otomobil anahtarı.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 18 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Trafik kazasında maddi ve manevi tazminat hakları, yaralanma, ölüm, araç zararı, sigorta başvurusu, zamanaşımı ve dava sürecine ilişkin kapsamlı rehber.

Trafik kazası tazminatı; yaralanma, ölüm veya araç hasarı nedeniyle doğan zararların, hukuken sorumlu kişilerden ve kapsamı içinde sigortacıdan istenmesini sağlar. Tedavi gideri, çalışamama nedeniyle gelir kaybı, kalıcı bedensel zarar, destekten yoksun kalma, araç değer kaybı ve manevi tazminat farklı şartlara bağlıdır. Bu nedenle ilk yapılacak iş, zararı ve sorumluları belirleyerek her talep için doğru başvuru yolunu seçmektir.

Bir kazada sigorta şirketinin ödeme yapması, bütün zararların giderildiği anlamına gelmeyebilir. Poliçe limiti, teminat dışındaki talepler, kusur tartışması ve hesaplama yöntemi ayrıca incelenir. Sigortaya başvuru, ceza soruşturması, arabuluculuk, sigorta tahkimi ve tazminat davası birbirinden farklı işlemlerdir; birinin yürütülmesi diğerinin sürelerini kendiliğinden korumaz.

Bu rehber, Türkiye’de meydana gelen trafik kazalarına ilişkin genel çerçeveyi 11 Ekim 2026 itibarıyla açıklar. Somut dosyada kaza tarihi, sigorta sözleşmesinin tarihi ve dava tarihi birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle Temmuz 2026’da yürürlüğe giren değişiklikler nedeniyle eski kazalarla yeni davalara aynı kuralların uygulanacağı varsayılmamalıdır.

Trafik kazasında hangi tazminatlar istenebilir?

Maddi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen veya gelecekte meydana gelmesi beklenen ekonomik kaybı gidermeye yöneliktir. Manevi tazminat ise beden bütünlüğünün zarar görmesi veya ölüm nedeniyle yaşanan manevi zarara ilişkin ayrı bir taleptir. Aynı olay her iki tazminat türünü doğurabilir; ancak birinin varlığı diğerinin bütün şartlarının gerçekleştiğini göstermez. Türk Borçlar Kanunu’nun 53, 54 ve 56. maddeleri bu ayrımın temelini oluşturur. [1]

Kazanın sonucuBaşlıca taleplerDosyada açıklanması gereken husus
YaralanmaTedavi ve bakım giderleri, geçici ve sürekli iş göremezlik, ekonomik geleceğin sarsılması, manevi tazminatYaralanmanın kazayla ilişkisi, iyileşme süresi, kalıcı etki ve gelir
ÖlümDestekten yoksun kalma, cenaze giderleri, ölüm öncesi zararlar, yakınların manevi tazminatıDestek ilişkisi, hak sahipleri ve giderler
Araç hasarıOnarım veya tam hasar bedeli, şartları varsa değer kaybıKaza öncesi durum, hasarın kapsamı ve piyasa verileri
Araç kullanılamamasıMakul süreye ilişkin mahrumiyet zararı veya ticari kazanç kaybıKullanım ihtiyacı, makul onarım süresi ve gerçek ekonomik kayıp

Tablodaki her kalem aynı kişiden veya aynı sigorta teminatından istenemez. Örneğin zorunlu trafik sigortasında manevi tazminat teminat dışındadır. Araç mahrumiyeti ile ticari kazanç kaybının da zorunlu sigorta kapsamı ayrıca değerlendirilir. Talep dilekçesinde bütün zararları yalnızca “maddi tazminat” başlığı altında toplamak yerine kalemleri, dayanaklarını ve tutarlarını ayırmak gerekir. [2, 3]

Tazminat kimden talep edilir?

Sürücü, işleten ve teşebbüs sahibinin sorumluluğu

Kazaya kusuruyla neden olan sürücünün sorumluluğu, haksız fiil hükümlerine dayanabilir. Aracın işleteni bakımından ise Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesindeki tehlike sorumluluğu önem taşır. İşletenin bizzat direksiyon başında bulunmaması veya kişisel kusurunun olmaması, tek başına sorumluluktan kurtulmasına yetmez. Kanundaki kurtuluş şartları ayrıca gerçekleşmelidir. [1, 2]

Araç sahibi çoğu dosyada işleten olarak değerlendirilse de ruhsat kaydı tek başına bütün uyuşmazlıkları çözmez. Uzun süreli kiralama, araç üzerindeki fiilî hâkimiyet ve aracın kimin hesabına işletildiği araştırılabilir. Bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında işletilen araçlarda teşebbüs sahibinin sorumluluğu da gündeme gelir. Bu nedenle yalnız sürücünün kimliğini bilmek, davalıların doğru belirlenmesi için her zaman yeterli değildir.

Birden fazla kişinin aynı zarardan sorumlu olduğu olaylarda müteselsil sorumluluk uygulanabilir. Zarar gören, kanuni sınırlar içinde zararının tamamını sorumlulardan isteyebilir; sorumluların kendi aralarındaki paylaşım ayrı meseledir. Bununla birlikte aynı zarar için iki kez tahsilat yapılamaz ve sigortacının sorumluluğu teminat kapsamı ile limitini aşmaz. [2]

Sigorta şirketinin sorumluluğu ve poliçe limiti

Zorunlu trafik sigortası, sigortalı aracın üçüncü kişilere verdiği zararlardan doğan hukuki sorumluluğu teminat altına alır. Kusurlu sürücünün kendi aracındaki hasarı veya kendi bedensel zararını sırf trafik poliçesi bulunduğu için bu poliçeden istemesi mümkün değildir. Kasko, ihtiyari mali sorumluluk ve ferdi kaza sigortaları ayrıca incelenmelidir. [2, 3]

Sigorta limitinin dolması, zarar verenin kalan borcunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Örneğin hesaplanan zarar ilgili teminatı aşıyorsa bakiye için sürücü ve işletenin sorumluluğu değerlendirilebilir. Limit yönünden kaza tarihinde geçerli tutar ve ilgili teminat türü esas alınır; güncel yılın limitini geçmiş bir kazaya doğrudan uygulamak yanlış sonuca yol açabilir.

Sürücünün alkollü veya ehliyetsiz olması da üçüncü kişinin bütün sigorta haklarını otomatik olarak ortadan kaldıran bir durum gibi anlatılmamalıdır. Sigortacının zarar görene karşı borcu ile ödeme sonrasında sigortalısına yöneltebileceği rücu talebi farklıdır. Rücu bakımından kanun, poliçe hükümleri, olayın oluşu ve gerekli nedensellik ilişkisi incelenir. [2, 3]

Sigortasız, tespit edilemeyen ve yabancı plakalı araçlar

Sigortasız veya tespit edilemeyen aracın neden olduğu kazalarda Güvence Hesabına başvuru imkânı özellikle bedensel zararlar bakımından değerlendirilir. Aracın sigortasız olması, araç hasarının veya değer kaybının her durumda Güvence Hesabından alınabileceği anlamına gelmez. Sigortacının iflası gibi özel başvuru sebepleri farklı kapsama sahip olabilir. [7]

Yabancı plakalı araçlarda Yeşil Kart belgesi, teminatın Türkiye bakımından geçerliliği ve Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunun rolü ayrıca araştırılır. Türkiye’de kaza geçiren yabancının hakları ise yalnız vatandaşlığına göre belirlenmez; olayın yeri, uygulanacak hukuk, sigorta ve zararın ispatı önemlidir. Bu özel başvuru yolları serinin ayrı makalelerinde ele alınmaktadır.

Yaralanmalı trafik kazasında maddi tazminat

Tedavi giderleri ve bakıcı ihtiyacı

Tedavi giderleri; kazayla bağlantılı muayene, ameliyat, ilaç, rehabilitasyon, protez ve gerekli diğer sağlık harcamalarını kapsayabilir. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumunun Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi kapsamındaki yükümlülüğü ile sigortacının veya diğer sorumluların borcu ayrılmalıdır. Aynı giderin daha önce ödenip ödenmediği, hizmetin kapsamı ve giderin tıbbi gerekliliği belirleyicidir. [1–3]

Bakıcı giderinde bakımın neden gerektiği, ne kadar sürdüğü ve kalıcı olup olmadığı açıklanmalıdır. Bir yakının ücretsiz yardım etmiş olması, bakım ihtiyacının ve ekonomik değerinin hiç araştırılmaması için yeterli değildir. Buna karşılık yalnızca “ailem ilgilendi” demek de her tutarı ispatlamaz. Sağlık kayıtları, kurul raporu, günlük yaşam üzerindeki etkiler ve bakımın kapsamı dosyaya yansıtılmalıdır.

1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren genel şart değişiklikleri, geçici ve sürekli bakıcı giderlerini sağlık giderleri teminatında; geçici iş göremezlik ile sürekli sakatlığı sakatlanma teminatında düzenlemektedir. Hangi metnin uygulanacağı, genel şartların sözleşmelere ilişkin geçiş kuralı ve üst hukuk normlarıyla birlikte belirlenir. Eski bir poliçe için yeni teminat sınıflandırması otomatik kabul edilmemelidir. [3]

Geçici ve sürekli iş göremezlik

Geçici iş göremezlik, kişinin iyileşme dönemindeki çalışamamasına bağlı zararla ilgilidir. Sürekli iş göremezlik ise kalıcı bedensel etkinin çalışma ve günlük yaşam gücü üzerindeki ekonomik sonucunu gündeme getirir. Hastanede yatış süresi, iyileşme süresi ve kalıcı etkilenme oranı farklı verilerdir; biri diğerinin yerine kullanılamaz. [1]

Çalışmaya geri dönülmüş olması veya ücretin aynı kalması, sürekli bedensel zararın hiçbir ekonomik sonuç doğurmadığını tek başına göstermez. İşin daha fazla çabayla yapılması ve çalışma gücündeki kayıp da değerlendirmeye girebilir. Buna karşılık başka bir hastalığın etkisi, kazadan önce mevcut rahatsızlıklar ve kazayla bağlantısı bulunmayan kayıplar tazminat hesabına gelişigüzel eklenemez.

Sağlık raporunun yetkili kurumdan alınması, olay bakımından uygulanacak düzenlemeye uygun olması ve kazayla nedensellik ilişkisini açıklaması gerekir. Sadece engellilik oranını gösteren bir belge, her trafik kazası dosyasında yeterli rapor sayılmaz. Sigortacının rapora itirazı varsa itirazın gerekçesi ve hangi tıbbi veya hukuki eksikliğe dayandığı somutlaştırılmalıdır.

Ekonomik geleceğin sarsılması

Kalıcı iz, mesleğin icrasındaki güçlük veya başka bir iş alanına yönelme zorunluluğu ekonomik geleceği etkileyebilir. Bu zarar, sürekli iş göremezlik hesabında zaten dikkate alınan aynı kaybın ikinci kez talep edilmesine dönüşmemelidir. Kişinin mesleği, kariyer durumu ve kazadan sonraki somut değişiklikler açıklanmalı; varsayımsal gelir artışları kesin kazanç gibi gösterilmemelidir. [1]

Ölümlü trafik kazasında yakınların hakları

Destekten yoksun kalma tazminatı

Destekten yoksun kalma tazminatı, ölüm nedeniyle devamı beklenen desteğini kaybeden kişinin kendi zararına dayanır. Miras payının ödenmesi değildir. Bu nedenle mirasçı olmak tek başına yeterli olmadığı gibi, mirasçı olmayan bir kişinin destek ilişkisini ispatlayarak talepte bulunması da mümkündür. Eş, çocuklar ve anne-baba bakımından ilişkinin özellikleri ve uygulanabilen karineler değerlendirilir. [1]

Destek yalnız düzenli para transferinden oluşmayabilir. Ev içi hizmet ve bakım katkısı da ekonomik değer taşıyabilir. Bununla birlikte her yakın için otomatik olarak aynı tutarda tazminat hesaplanmaz. Ölenin geliri, destek süresi, hak sahiplerinin durumu ve desteğin paylaşımı ayrı ayrı incelenir.

Ölen kişinin kazadaki kusuru, özellikle sigortacıya yöneltilen talepte önemlidir. “Yakınların kusuru yoksa ölen tamamen kusurlu olsa bile sigorta mutlaka öder” şeklinde genel bir sonuç doğru değildir. Kanuni istisnalar, kaza tarihi ve ilgili içtihat birlikte incelenmelidir. Destek ilişkisi ile sigorta teminatının kapsamı ayrı hukuki sorulardır. [2, 3]

Cenaze giderleri ve ölümden önce doğan zararlar

Makul cenaze giderleri ayrıca talep edilebilir. Ölüm hemen gerçekleşmemişse ölümden önceki tedavi ve çalışma gücü kaybı da değerlendirilir. Gideri yapan kişi, terekeye intikal eden alacaklar ve destekten yoksun kalanların kişisel talepleri birbirinden ayrılmalıdır. Ölüm belgesi, nüfus kayıtları, harcama belgeleri ve destek ilişkisini gösteren kayıtlar bu ayrımı somutlaştırır. [1]

Trafik kazasında manevi tazminat

Kimler manevi tazminat isteyebilir?

Beden bütünlüğü zarar gören kişi, olayın özelliklerine göre manevi tazminat isteyebilir. Yakınların kendi adlarına talebinde ise Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm önem taşır. Yaralanan kişinin kendi hakkı ile yakınlarının hakkına aynı ağırlık şartını uygulamak doğru değildir. Her yakınlık ilişkisi de tek başına aynı sonucu doğurmaz. [1]

Yalnız araçta hasar oluşması ve bu nedenle üzüntü yaşanması, her olayda manevi tazminat için yeterli değildir. Ayrıca kişilik hakkı ihlali veya ilgili diğer hukuki şartlar bulunuyorsa bunlar somut olarak ortaya konulmalıdır. Maddi zarar tutarının yüksekliği, manevi tazminatı kendiliğinden doğurmaz.

Miktar nasıl belirlenir ve kim öder?

Manevi tazminat için herkese uygulanacak sabit bir tarife bulunmaz. Yaralanmanın ağırlığı, tedavi süreci, kalıcı etkiler, ölüm hâlinde ilişkinin niteliği, olayın meydana geliş biçimi ve kusur değerlendirilir. Talep edilen miktarın gerekçelendirilmesi gerekir; başka bir dosyada verilen tutarın aynısını istemek tek başına yeterli açıklama değildir.

Zorunlu trafik sigortasında manevi tazminat teminat dışındadır. Talep, sorumluluğu bulunan sürücü ve işletene yöneltilebilir. İhtiyari mali sorumluluk poliçesinde ayrıca manevi tazminat teminatı varsa poliçenin özel şartları ve limiti incelenir. Bu nedenle “sigorta manevi tazminat ödemez” ifadesi, bütün sigorta ürünlerini kapsayan mutlak bir kural gibi kullanılmamalıdır. [2, 3]

Araç hasarı, değer kaybı ve araç mahrumiyeti

Onarım bedeli ve tam hasar

Onarım bedelinde kazanın neden olduğu hasar, gerekli parça ve işçilik, onarım yöntemi ve piyasa koşulları araştırılır. Önceki hasarlar ile bu kazaya ait hasarlar ayrılmalıdır. Eksper raporunda yer alan tutar tartışmasız bir yargı kararı değildir; fotoğraflar, servis kayıtları ve teknik inceleme ile değerlendirilir. [3]

Araç tam hasarlıysa kaza tarihindeki rayiç değer ve hasarlı aracın kalan değeri önem kazanır. Hasarlı aracın hak sahibinde kalıp kalmadığı hesaba etki eder. Aynı araç için hem tam piyasa bedelini hem aracın kalan değerini haklı bir neden olmadan birlikte elde etmeye yönelik hesap kurulamaz. Hasar nedeniyle trafikten çekilen veya hurdaya ayrılan araçlarda ayrıca değer kaybı talebinin şartları da farklıdır. [3, 9]

Araç değer kaybı

Araç onarılsa bile kazadan önceki ikinci el değeriyle onarıldıktan sonraki değeri arasında fark oluşabilir. Bu farkın tespitinde marka, model, yaş, kullanım durumu, geçmiş hasarlar ve kazada zarar gören bölümler önem taşır. Her boyanan parça için aynı tutarda değer kaybı belirlenmez; önceki hasar da her dosyada bütün talebi otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

2026 genel şart değişikliği, kapsamındaki araç hasarı başvurusunun değer kaybı talebini de içerdiğini düzenler. Bununla birlikte başvuruda değer kaybını açıkça belirtmek, dayanak belgeleri sunmak ve sigortacının hesabını istemek uyuşmazlığın sınırlarını belirginleştirir. Bu yeni başvuru kuralının eski sözleşmelere uygulanacağı varsayılmamalıdır. [3]

Danıştay 8. Dairesinin 14 Mayıs 2025 tarihli, E.2022/826, K.2025/4514 sayılı kararı; 2021 değişikliğiyle getirilen belirli genel şart hükümleriyle değer kaybı hesaplama ekini iptal etmiştir. Dolayısıyla eski bir genel şart formülünü güncel ve tek zorunlu hesap yöntemi gibi kullanmak doğru değildir. Bu karar bütün trafik sigortası genel şartlarının iptal edildiği anlamına da gelmez. [10]

Kullanım mahrumiyeti ve ticari kazanç kaybı

Aracın makul onarım süresince kullanılamaması ayrı bir zarar doğurabilir. Hususi araçtaki kullanım mahrumiyeti ile taksi, servis veya ticari araçtaki kazanç kaybı aynı hesap değildir. Makul süre, aracın kullanım amacı, emsal ikame gideri ve olayın koşulları incelenir. Ticari araçlarda brüt ciroyu doğrudan zarar kabul etmek yerine yapılmayan giderler ve gerçek kazanç kaybı değerlendirilir.

Bu taleplerin zorunlu trafik sigortasındaki dolaylı zarar istisnası karşısındaki durumu ayrıca incelenmelidir. Sürücü ve işletene karşı talep imkânı ile sigortacının teminat sorumluluğu birbirine karıştırılmamalıdır. Kasko poliçesindeki ikame araç hizmeti de her durumda bütün mahrumiyet zararını gideren bir ödeme sayılmaz. [2, 3]

Trafik kazası tazminatı nasıl hesaplanır?

Gelir, yaş, kusur ve sağlık raporunun etkisi

Tazminat hesabının temeli, dosyanın ispatlanmış verileridir. Bedensel zarar ve destek hesabında kişinin yaşı, geliri, çalışma durumu, sağlık raporu, destek süresi ve kusur dikkate alınır. Kullanılan yaşam tablosu, dönem ayrımı ve hesap yöntemi de raporda açıklanmalıdır. Yalnız yaş ve maluliyet oranı girilerek bulunan internet sonucu kesin alacak değildir.

Gelirin bordro, banka kaydı, vergi kaydı ve mesleki belgelerle gösterilmesi gerekir. Kayıtların gerçek geliri yansıtmadığı ileri sürülüyorsa iddia somut delillerle desteklenmelidir. Çalışmayan kişinin hiçbir maddi tazminat hakkı olmadığı veya geliri belgesiz kişinin beyan ettiği bütün kazancın kabul edileceği biçimindeki iki uç yaklaşım da yanlıştır.

Zarar görenin kazanın oluşumuna veya zararın artmasına etkisi indirim tartışmasına neden olabilir. Ancak emniyet kemeri ya da kask kullanılmadığı ileri sürüldüğünde, bu davranışın ilgili zarara etkisi incelenmeden otomatik ve keyfî bir oran uygulanmamalıdır. Birden fazla aracın karıştığı kazalarda kusurun dağılımı ile zarar görene karşı müteselsil sorumluluk ayrı değerlendirilir. [1, 2]

Gerçek zarar ilkesi ve önceki ödemeler

Anayasa Mahkemesinin 29 Aralık 2022 tarihli, E.2021/82, K.2022/167 sayılı kararı, KTK’nin 90. maddesine eklenen bazı hesaplama hükümlerini iptal etmiştir. Mahkeme, sigortacı ile diğer sorumlular bakımından farklı hesapların mağdurun gerçek zararının giderilememesi riskini doğurmasına dikkat çekmiştir. Karar, limitlerin kalktığı veya her başvuruda aynı hesap yönteminin kullanılacağı anlamına gelmez. [9]

Önceki sigorta ödemeleri, kasko ödemeleri ve sosyal güvenlik ödemeleri adları ne olursa olsun aynı yöntemle düşülmez. Ödemenin hangi zarara ilişkin olduğu, ifa amacı, rücu imkânı ve uygulanacak mahsup kuralı araştırılır. Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesindeki indirim yasakları ile aşağıdaki 2026 değişikliği birlikte değerlendirilmelidir. [1, 4]

2026 değişiklikleri hangi kazalara ve davalara uygulanır?

Faiz ve önceki ödemenin mahsubunda olay tarihi

7589 sayılı Kanun, 31 Temmuz 2026’da Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine iki fıkra eklemiştir. Çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında, kazancın bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tutar için olay tarihi; kazancın bilinemediği döneme ilişkin tutar için karar tarihi faiz başlangıcı olarak düzenlenmiştir. [4]

Aynı düzenleme, bu tazminatlar için tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödemenin, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal mahsubunu öngörür. Böylece önceki ödemeyi her dosyada yalnız nominal tutarıyla düşmek doğru olmayabilir. Yeni hükümler, geçiş maddesine göre yürürlükten sonra gerçekleşen haksız fiil veya zarar doğuran olaylara uygulanır; önceki olaylar eski düzenlemeye tabidir. Sigortacının temerrüdü ve talep edilen alacağın türü ayrıca gözetilmelidir. [4]

Belirsiz alacak ve kısmi davada dava tarihi

7589 sayılı Kanun’la Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Geçiş hükmü, kaldırılmadan önce açılmış davalarda bu maddenin uygulanmasına devam edilmesini öngörür. Bu nedenle günümüzde açılacak her trafik kazası davasını eski HMK 107’ye dayanarak “belirsiz alacak davası” şeklinde önermek güncel değildir. [4]

HMK 109’a eklenen hüküm ise kısmi davada talebin, aynı davada bir kez ve tahkikat sonuna kadar iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan artırılmasına imkân tanır; artırılan kısım yönünden zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır. Somut talebin bölünebilirliği, harç, ispat ve usulî süreler yine değerlendirilmelidir. Yeni dava türüyle eski olayın maddi hukukunun birlikte uygulanması mümkündür: kaza tarihinin eski olması tek başına eski dava usulünü korumaz. [4]

Kusur ve zarar hangi delillerle ispatlanır?

Kaza tespit tutanağına ve kusur değerlendirmesine itiraz

Kaza tespit tutanağı önemli bir başlangıç belgesidir; olayın bütün hukuki sonuçlarını kesin biçimde belirleyen mahkeme kararı değildir. Fotoğraflar, kamera kayıtları, tanık anlatımları, araçlardaki hasarın yönü ve yolun özellikleri birlikte değerlendirilir. Olay yerinin güvenliğini tehlikeye atmadan alınabilen kayıtların erken korunması, sonradan giderilemeyecek ispat sorunlarını azaltır.

SBM’nin açıkladığı belirli kusur değerlendirmesi süreçlerinde, bildirimden itibaren beş iş günü içinde yeni bilgi ve belgelerle yeniden inceleme yolu bulunur. Bu süre, bütün tazminat haklarının beş günde sona erdiği anlamına gelmez. İtirazın hangi merciye yapılacağı; şirketler arasındaki mutabakata, sigortacıların aynı olup olmamasına ve değerlendirme aşamasına göre kontrol edilmelidir. [6]

Sağlık, gelir ve hasar belgeleri

Başlangıç dosyasında kaza belgeleri, poliçe bilgileri, fotoğraflar ve varsa soruşturma numarası bulunmalıdır. Yaralanmada ilk başvuru kaydı, epikriz, ameliyat ve istirahat belgeleri; ölümde ölüm ve nüfus kayıtları; araç zararında eksper raporu, servis kayıtları ve piyasa verileri önemlidir. Belgelerin bulunmaması hâlinde bunların nereden isteneceği belirlenmelidir.

Bilirkişi raporuna itiraz, yalnız “tutar düşüktür” demekle sınırlı kalmamalıdır. Yanlış gelir, eksik destek süresi, hatalı sağlık raporu, önceki hasarın yanlış değerlendirilmesi veya uygun olmayan hesap yöntemi ayrı ayrı gösterilmelidir. İtiraz ve ek rapor talepleri ilgili usul süresi içinde sunulmalıdır.

Sigorta şirketine başvuru nasıl yapılır?

Başvurunun içeriği ve sürelerin ayrımı

KTK 97 kapsamında sigortacıya yöneltilecek talep için önce yazılı başvuru yapılmalıdır. Kaza, zarar kalemleri, ödeme talebi ve mevcut belgeler açıklanmalı; başvurunun ulaştığı tarih kanıtlanabilir olmalıdır. Evrak eksikliği ileri sürülüyorsa istenen belgenin hangi zarar kaleminin incelenmesi için gerekli olduğu belirlenmelidir. [2]

Sigortacının başvuruya on beş gün içinde yazılı cevap vermemesi veya cevabın talebi gidermemesi hâlinde dava ya da uygun tahkim yolu gündeme gelir. Trafik sigortası bakımından bu süre on beş takvim günüdür; sigorta tahkimindeki diğer uyuşmazlıklar için belirtilen on beş iş günüyle karıştırılmamalıdır. KTK 99’daki gerekli belgeler sonrası sekiz iş günlük ödeme süresi de farklı bir düzenlemedir. [2, 5]

Eksik ödeme ve ibraname

Sigortacının ödeme teklifinin hangi hesapla oluşturulduğu istenmelidir. Kabul edilen kusur, gelir, sağlık oranı, teminat limiti ve yapılan kesintiler görünür değilse teklif sağlıklı değerlendirilemez. Kısmi ödeme, bakiye talebin her durumda sona erdiği anlamına gelmez; imzalanan belgenin içeriği önem taşır.

KTK 111, hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar ile tazminat tutarına ilişkin açık yetersizlik ya da fahişlik içeren anlaşmaları farklı hükümlerle düzenler. İkinci gruptaki anlaşmalar için iki yıllık iptal imkânı öngörülür. “Her ibraname geçersizdir” veya “imza atıldıysa hiçbir hak kalmaz” şeklindeki genellemelerden kaçınılmalıdır. [2]

Sigorta tahkimi mi, tazminat davası mı?

Sigorta tahkiminin kapsamı

Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta sözleşmesinden doğan ve başvuru şartlarını taşıyan uyuşmazlıklar için değerlendirilir. Ön başvurunun yapıldığı ve sonucunun ne olduğu belgelenmelidir. Başvuru, harç ve kanun yolu koşulları güncel kurallara göre kontrol edilir; parasal sınırlar değişebildiği için eski bir makaledeki tutara güvenilmemelidir. [5]

Sürücüye veya işletene yöneltilecek, sigortacının teminatı dışındaki taleplerin tamamı aynı tahkim dosyasında çözülemez. Ayrıca aynı uyuşmazlık için mahkeme ve tahkim yolunu eş zamanlı kullanmak uygun bir yöntem değildir. Tercih; taraflar, zarar kalemleri, gerekli incelemeler, masraflar ve kanun yolu imkânları birlikte değerlendirilerek yapılmalıdır.

Görevli mahkeme, yetki ve arabuluculuk

Yalnız sürücü ve işletene yöneltilen haksız fiil taleplerinde genel olarak asliye hukuk mahkemesi; sigortacıya karşı sigorta ilişkisine dayanan ticari uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemesi gündeme gelir. Ancak tüketici işlemi niteliğindeki taşıma, iş kazası veya özel bir hukuki ilişki varsa görev ayrıca belirlenmelidir. Her trafik kazası için tek mahkeme adı vermek yeterli değildir. [2, 8]

Yetki bakımından davalının yerleşim yeri yanında haksız fiilin gerçekleştiği yer, zarar görenin yerleşim yeri ve KTK’deki özel seçenekler incelenir. Görev ile yetki farklıdır: il veya ilçe seçmeden önce hangi mahkeme türünün görevli olduğu belirlenmelidir.

Konusu para alacağı veya tazminat olan ticari davalarda dava şartı arabuluculuk gündeme gelebilir. Bu zorunluluk bütün trafik kazası taleplerine tek biçimde uygulanmaz. Sigortacıya yazılı başvuru arabuluculuğun yerine geçmez; sigorta tahkimine başvuruda da mahkeme davasına özgü arabuluculuk şartı otomatik olarak aranmaz. [5, 8]

Ceza dosyasının etkisi

Ceza davası ile tazminat davası farklı amaçlara sahiptir. Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesine göre hukuk hâkimi, ceza hukukunun kusur değerlendirmesi ve beraat kararıyla her konuda bağlı değildir. Bununla birlikte ceza dosyasındaki deliller ve kesinleşmiş maddi olgu tespitleri hukuk dosyasında önem taşıyabilir. Beraat, tazminat hakkının mutlaka bulunmadığını; mahkûmiyet de istenen her tutarın kabul edileceğini göstermez. [1]

Şikâyetten vazgeçme, uzlaşma, sulh ve ibra aynı işlem değildir. Bu işlemlerin hukukî talebe etkisi, belgenin içeriği ve uygulanacak hüküm üzerinden incelenmelidir. Ceza dosyasının tamamlanmasını beklerken tazminat başvurusunun zamanaşımına uğramasına izin verilmemelidir.

Trafik kazası tazminatında zamanaşımı

KTK 109’a göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zarar taleplerinde kural; zarar ile tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her durumda kaza gününden itibaren on yıldır. Fiil suç oluşturuyor ve ceza kanununda daha uzun zamanaşımı bulunuyorsa bu süre tazminat bakımından da gündeme gelir. Manevi tazminatta TBK 72 ve olayın niteliği ayrıca değerlendirilir. [1, 2]

Bu nedenle “kazadan itibaren iki yıl geçti, bütün haklar bitti” sonucu her dosyada doğru değildir. Buna karşılık her yaralanmalı dosyada aynı uzamış sürenin bulunduğu da varsayılamaz. Suçun niteliği, öğrenme zamanı, zarar gelişimi ve ilgili kişilere yöneltilecek talep ayrı incelenmelidir.

Sigortayla yazışmak veya ceza soruşturması yürütülmesi, tazminat zamanaşımını kendiliğinden ve her durumda koruyan işlemler değildir. Arabuluculukta sürenin durması, dava veya tahkimde kesilmesi ve borcun kabulü gibi sebepler kendi şartlarına tabidir. Güvenli yöntem, dosyaya özgü bir süre çizelgesi oluşturarak gerekli işlemi son güne bırakmamaktır.

Faiz, geçici ödeme ve tahsilat

Tazminatın ana para tutarı ile faiz başlangıcı ayrı belirlenir. Sürücü ve işletenin durumu, sigortacının temerrüdü ve 2026’da TBK 55’e eklenen özel hükümler birlikte değerlendirilmelidir. 7589 sayılı Kanun, kanuni faizin belirlenme yöntemini de değiştirmiştir. Dolayısıyla yıllar önce geçerli sabit bir faiz oranını bütün dönemlere uygulamak uygun değildir. [1, 2, 4]

Bedensel zarar nedeniyle acil ekonomik ihtiyaç bulunuyorsa TBK 76’daki geçici ödeme şartları değerlendirilebilir. Talebin haklılığını gösteren inandırıcı deliller ve ekonomik ihtiyaç ortaya konulmalıdır. Geçici ödeme, başvuru yapılınca otomatik olarak verilen bir avans değildir. Malvarlığına yönelik geçici hukuki korumalar da ayrıca kanuni şartlara bağlıdır. [1]

Karar alınması ile fiilen tahsilat yapılması aynı aşama değildir. Sigortacının ödeme kapsamı, diğer borçluların durumu, yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve gerektiğinde icra işlemleri birlikte izlenmelidir. Dava süresine veya elde edilecek tutara ilişkin dosyadan bağımsız kesin vaat verilemez.

Sonuç

Trafik kazasından sonra izlenecek yol, zararın doğru adlandırılmasıyla başlar. Yaralanma, ölüm ve araç zararları için gereken belgeler; sürücünün, işletenin ve sigortacının sorumluluk sınırları; başvuru ve dava süreleri birlikte değerlendirilmelidir. Kusur ve hesap raporlarının dayanakları incelenmeden ödeme teklifine karar verilmesi, bazı zararların dosya dışında kalmasına yol açabilir.

Sağlıklı bir tazminat dosyasında her talebin hukuki dayanağı, ispatı, muhatabı ve süre takvimi görünür olmalıdır. 2026 değişiklikleri nedeniyle bu incelemeye kaza, poliçe ve dava tarihlerinin ayrımı da eklenmelidir. Amaç, kazadan doğan gerçek zararı doğru kişilere ve uygun başvuru yoluyla yönelterek hak kaybı riskini azaltmaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Trafik kazasında hem maddi hem manevi tazminat istenebilir mi?

Evet. Her iki talebin şartları oluşmuşsa birlikte veya uygun usulle ayrı ileri sürülebilir. Ancak sigortacının kapsamı farklıdır; zorunlu trafik sigortası manevi tazminatı kapsamaz.

Kazada kısmen kusurlu olan kişi tazminat alabilir mi?

Kısmi kusur, her talebi bütünüyle ortadan kaldırmaz. Kusurun zarara etkisi ve sorumluluk kuralları uyarınca indirim yapılabilir. Çok araçlı kazalarda sorumlular arasındaki kusur paylaşımı ayrıca değerlendirilir.

Çalışmayan kişi bedensel zarar tazminatı isteyebilir mi?

Çalışmamak tek başına bütün maddi hakları kaldırmaz. Tedavi, bakım ihtiyacı, çalışma gücü ve günlük yaşam üzerindeki kalıcı etkiler kendi şartlarıyla incelenir; gelir hesabı somut duruma göre kurulur.

Sigortaya başvurmadan doğrudan dava açılabilir mi?

KTK 97 kapsamındaki sigortacıya yöneltilecek talep için önce yazılı başvuru gerekir. Sürücü veya işletene karşı talepler ile arabuluculuk koşulları ayrıca değerlendirilir.

Sigorta ödeme yaptıysa ek tazminat istenebilir mi?

Ödemenin hangi zarara ilişkin olduğu, yeterliliği ve imzalanan belgenin etkisi incelenerek bakiye talep gündeme gelebilir. Önceki ödeme uygun mahsup kuralıyla hesaba katılır.

Tazminat için ceza davasının bitmesi şart mı?

Her durumda şart değildir. Ceza dosyasındaki tespitlerin etkisi değerlendirilirken tazminat başvuruları ve zamanaşımı ayrıca takip edilmelidir.

Trafik kazası tazminat davası ne kadar sürer?

Tek bir süre verilemez. Sağlık durumunun kesinleşmesi, bilirkişi incelemeleri, tarafların itirazları, mahkemenin iş yükü ve kanun yolu aşamaları süreyi etkiler.

2026 değişiklikleri eski kazalara da uygulanır mı?

Bütün değişiklikler aynı geçiş kuralına bağlı değildir. TBK 55’teki yeni faiz ve mahsup hükümlerinde olay tarihi; HMK 107’nin kaldırılmasında dava tarihi; genel şart değişikliklerinde ilgili sözleşme ve yürürlük hükümleri incelenir.

Kaynakça

[1] 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, özellikle m.49–56, 72, 74 ve 76. Mevzuat Bilgi Sistemi. Temel hükümler için TSB’deki kanun metni; 2026’da değişen m.55 için ayrıca [4].

[2] 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, özellikle m.85–99 ve 109–111. Mevzuat Bilgi Sistemi. TSB’deki kanun metni, m.90 bakımından ayrıca [9].

[3] Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları; 12.06.2026 tarihli, 33278 sayılı Resmî Gazete’deki değişiklikleri içeren TSB metni. Özellikle A.5, A.6, B.2, B.4 ve C.11.

[4] 7589 sayılı Kanun; kabul 16.07.2026, Resmî Gazete 31.07.2026/33326. Özellikle m.10, 18–20, geçici m.1/9–10 ve m.26. TBMM kanun kaydı ve kabul edilen metin.

[5] Sigorta Tahkim Komisyonu. Başvuru nasıl yapılır?, başvuruda istenilecek belgeler, sık sorulan sorular.

[6] Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi. Kaza tespit tutanağı ve kusur değerlendirmesiyle ilgili açıklamalar.

[7] 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14 ve Güvence Hesabı. Kanun bağlantıları, başvuru kapsamına ilişkin sorular.

[8] 6100 sayılı HMK; 6102 sayılı TTK m.4, 5 ve 5/A; 6325 sayılı Kanun. Adalet Bakanlığı, Uzman Arabuluculuğa Giriş kitabı. HMK 107 ve 109’un 2026 değişikliği için [4].

[9] Anayasa Mahkemesi, 29.12.2022, E.2021/82, K.2022/167. Özellikle §§37–60, 63–68 ve hüküm. AYM karar kaydı; tam metin için alternatif erişim (hesap girişi gerektirebilir).

[10] Danıştay 8. Daire, 14.05.2025, E.2022/826, K.2025/4514. Karar metni (hesap girişi gerektirebilir); açık erişim alternatifi. Karar, hükümde belirtilen düzenlemelerle sınırlı olarak aktarılmıştır.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları