İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Şirketler Hukuku

Adi Ortaklık Tasfiye Protokolü Nasıl Hazırlanır? Ödeme, Teminat ve İbra

Tasfiye anlaşmasını temsil eden sözleşme sayfaları, iki kalem, ödeme zarfı ve anahtar.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 12 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Adi ortaklık tasfiye protokolünde hesap ekleri, ödeme takvimi, teminat, şartlı ibra ve icra yolları; hak kaybını önlemeye yönelik açıklamalı örnek maddeler.

Adi ortaklık tasfiye protokolü; ortaklığın hesaplarını, kimin ne kadar ödeme yapacağını, hangi malların devredileceğini ve tarafların hangi şartlarla birbirlerini ibra edeceğini birlikte düzenlemelidir. Güvenli bir metin, hesap eklerine dayanır; ödeme, teminat ve dava dosyalarının kapatılmasını uyumlu bir sıraya bağlar. Ortaklar arasındaki anlaşma üçüncü kişilerin alacaklarını kendiliğinden kaldırmaz. Noter imzası da her protokolü doğrudan ilamlı icraya uygun hâle getirmez.

Protokolden önce tasfiye hesabı nasıl hazırlanır?

Protokolün tarafları, ortaklığın adıyla sınırlı bırakılmamalı; bütün ortaklar ve temsilcilerinin yetkileri belirlenmelidir. Sona erme sebebi, hesap kesim tarihi ve devam eden işleri kimin tamamlayacağı açıklanmalıdır. TBK m. 644, tasfiyenin kural olarak bütün ortakların katılımıyla yürütülmesini öngörür; tasfiye görevlisi atanabilir. Yönetici ortağın tek başına hazırladığı tablo, diğer ortakların kabul ettiği nihai hesapla aynı değildir. [S1] Adi Ortaklıkta Hesap Vermeyen Ortak yazısı da bu konuyu farklı bir açıdan incelemektedir.

Hesap ve envanter eklerinde neler bulunmalıdır?

  • Banka bakiyeleri, kasa, stoklar, demirbaşlar ve her varlığın mülkiyet veya kullanım durumu.
  • Tahsil edilmiş gelirler, henüz tahsil edilmemiş alacaklar, şüpheli alacaklar ve devam eden işler.
  • Üçüncü kişilere borçlar, çalışan ve kamu borçları, kefaletler, teminat mektupları ve dava riskleri.
  • Her ortağın sermaye katkısı, avansları, ortaklık için ödediği giderler ve kişisel çekişleri.
  • Değerleme tarihi, yöntemi, dayanak faturalar, banka hareketleri ve itiraz edilen kalemler.

Sermaye, avans, gider ve kâr payı aynı kalem değildir. TBK m. 642–643 çerçevesinde borçlar ve ortaklara yapılacak iadeler ayrı hesaplanır; kalan kazanç veya zarar paylaşılır. Mülkiyeti katılım payı olarak konulan malın aynen geri alınması otomatik değildir. Kullanımı ortaklığa bırakılan malın geri verilmesi ise farklı değerlendirilir. Muhasebe defterindeki kayıt, gerçek ödeme ve hukuki niteliğiyle karşılaştırılmalıdır. [S1]

Varsayımsal olarak nakde çevrilmiş varlıklar 3 milyon TL, dış borçlar 900 bin TL, belgeli avans ve gider iadeleri 300 bin TL, toplam sermaye iadeleri 1 milyon TL ise 800 bin TL dağıtılabilir fark kalır. İki ortak ve eşit kâr paylaşımı varsayımında bunun yarısı her ortağa düşer. Örnek, vergi ve tasfiye giderlerinin ayrıca bulunmadığı kabulüne dayanır; 3 milyon TL'nin yarısını doğrudan bir ortağa yazmak aynı hesap değildir.

Taraflar hesap üzerinde anlaşamasa da belli bir bedelde uzlaşabilir. Bu durumda bedelin kesin tasfiye sonucu mu, ihtilaflı hesaplara ilişkin sulh bedeli mi olduğu yazılmalıdır. Tahsil edilecek alacak veya henüz sonuçlanmamış vergi incelemesi varsa, bunların nihai hesap dışında kaldığı ve sonradan nasıl paylaşılacağı açıkça gösterilmelidir. Bununla bağlantılı olarak Adi Ortaklıkta Sermayenin İadesi konusu da birlikte değerlendirilmelidir.

Ödeme borcu ve taksitler nasıl yazılmalıdır?

Borçlu, alacaklı, toplam anapara, her taksidin tutarı ve kesin vadesi belirlenmelidir. “İmkân buldukça ödeme” gibi ifadeler tahsil zamanını belirsizleştirir. Alacaklıya ait banka hesabı, IBAN, ödeme açıklaması ve hesabın değişmesi hâlindeki bildirim yöntemi eklenmelidir. Sahte hesap değişikliği bildirimlerine karşı değişikliğin önceden belirlenen güvenli kanaldan doğrulanması yararlıdır.

Banka talimatı verilmesi ile paranın alacaklının hesabına ulaşması ayrılmalıdır. Ödemenin ne zaman tamamlanmış sayılacağı, banka masrafları ve kısmi ödemelerin hangi kaleme mahsup edileceği netleştirilmelidir. Senet teslimi, aksi açıkça kararlaştırılmadıkça nakit tahsilat gibi gösterilmemelidir.

Borç ikrarı borcun yenilenmesi anlamına gelir mi?

Borç tanıması, ödeme yükümlülüğünü belirginleştirebilir. Ancak TBK m. 133 uyarınca eski borcun yeni bir borçla ortadan kaldırılması, yani yenileme, açık irade gerektirir. Yeni senet veya kefalet verilmesi tek başına yenileme değildir. Metinde önceki alacakların ve teminatların korunması mı, belirli borçların yerine yeni sulh borcu kurulması mı istendiği açıklanmalıdır; eski teminatların kendiliğinden aynı kapsamla devam ettiği varsayılmamalıdır. [S1]

Döviz, faiz ve gecikme nasıl düzenlenmelidir?

Dövizli düzenlemeye izin verildiği doğrulandıktan sonra para birimi, aynen ödeme veya TL karşılığı ödeme seçeneği ve uygulanacak kur kaynağı yazılmalıdır. TBK m. 99 bu ayrımın temelidir. Gecikmede faiz başlangıcı, faiz türü ve oranının hukuki sınırları; taksitlerden birinin aksamasında kalan borcun muaccel olup olmayacağı ayrıca belirlenmelidir. [S1]

Kanuni faiz için eski bir oranı bütün dönemlere uygulamak doğru değildir. 7589 sayılı Kanun m. 10, 3095 sayılı Kanun m. 1'de hesaplama esasını değiştirmiştir. Ticari iş, yabancı para borcu ve sözleşmesel faiz ayrımları da sonucu etkiler. Protokolde oran veya hesaplama yöntemi seçilirken uygulanacak dönem esas alınmalıdır. “Her türlü değer kaybı karşılanır” ifadesi, kapsamı ve hesabı belirli bir yükümlülüğün yerini tutmaz. [S2]

Üçüncü kişilere olan borçlar ortaklar arasında paylaşılabilir mi?

İç ilişkide paylaşılabilir; fakat alacaklının hakları bu anlaşmayla kendiliğinden değişmez. TBK m. 638 kapsamındaki ortaklık borçlarında, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsil sorumluluk söz konusudur. TBK m. 645, ortaklığın sona ermesinin üçüncü kişilere karşı yükümlülükleri değiştirmediğini belirtir. “Bütün banka borçları diğer ortağa aittir” kaydı, banka tarafından serbest bırakılmayan ortağın sorumluluğunu tek başına sona erdirmez. [S1]

TBK m. 195'teki iç üstlenme ile m. 196'daki dış üstlenme ayrılmalıdır. Borçlunun alacaklıya karşı borcundan kurtulması için dış üstlenmenin şartları ve alacaklının kabulü gerekir. Ortaklar arasındaki protokole alacaklının taraf olması veya uygun ayrı kabul belgesi alınması, kapsam tartışmasını azaltır. Borçlu değiştiğinde üçüncü kişinin rehni ile kefaletin devamı, TBK m. 198 uyarınca ilgili güvence verenin yazılı rızasına bağlıdır. Kamu borçları ve çalışan alacakları bakımından özel sorumluluk kuralları ayrıca incelenir. [S1]

Ödemeyi üstlenen ortak ödemez ve diğer ortak alacaklıya ödeme yapmak zorunda kalırsa, iç ilişkide rücu talebi gündeme gelir. Bu nedenle ihbar, savunmaya katılma, ödeme belgesinin sunulması, iade vadesi ve giderlerin paylaşımı düzenlenmelidir. Bilinmeyen borçlar için genel ibra yerine; borcun doğduğu dönem, sorumlu işlemi yapan kişi ve paylaşım ölçütü esas alınabilir.

Tasfiye alacağı hangi teminatlarla güvenceye alınabilir?

İpotek ve rehin gerçekten kurulmuş olmalıdır

“Taşınmaz teminattır” cümlesi ipotek kurmaz. TMK m. 856 uyarınca taşınmaz rehni bakımından kural, resmî şekil ve tapu tescilidir; kanuni özel yollar saklıdır. Taşınmazın maliki, güncel tapu kaydı, mevcut ipoteklerin dereceleri, hacizler, üst sınır ve güvence kapsamı incelenmelidir. Öncelik yalnız protokol tarihinden çıkarılamaz. Piyasa değeri yüksek bir taşınmaz, önceki yükler ve satış giderleri nedeniyle beklenen tahsilatı sağlamayabilir. [S3]

Taşınır rehni için de malın niteliğine uygun kuruluş işlemi yapılmalıdır. Teminatın hangi borcu, hangi tutara kadar güvenceye aldığı; değer azalmasında ek teminat, çözülme ve terkin şartları belirlenmelidir. Son taksit alınmadan bütün teminatların kaldırılması, alacaklıyı kalan borç bakımından korumasız bırakabilir.

Kefalette imza tek başına yeterli değildir

TBK m. 583; yazılı şekil yanında azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefalet söz konusuysa bu sıfatın kefilin el yazısıyla belirtilmesini gerektirir. TBK m. 584'teki eş rızası ve istisnaları somut kişi bakımından incelenmelidir; “ticari iş” etiketi bütün kefaletleri istisnaya sokmaz. TBK m. 603 kapsamına giren, gerçek kişilerce başka adlarla verilen kişisel güvencelerde de şekil, ehliyet ve eş rızasına ilişkin koruyucu hükümler uygulanır. Bu nedenle “garantör” yazılarak şekil şartlarının aşıldığı düşünülmemelidir. Avalin özel kambiyo rejimi ise ayrıca değerlendirilir. [S1, S4]

Teminat senedi ve aval ayrı incelenmelidir

Bonoda TTK m. 776–778'in unsurları korunmalıdır. Teminat ilişkisi, senedin kimlik bilgileri ve hangi borç için verildiği protokolde açıklanırken, senede yazılan şartın kambiyo niteliğine etkisi değerlendirilmelidir. Aval, senet veya alonj üzerindeki ayrı kambiyo güvencesidir; kimin lehine verildiği ve imzanın yeri önemlidir. TTK m. 700–702'deki yapı, adi kefaletle aynı değildir. Tahsil edilen tutarın hem senet hem protokol borcundan düşülmesi ve ödenen senetlerin iadesi düzenlenmelidir. [S4]

İbra ve devam eden davalar hangi aşamada sona erdirilmelidir?

TBK m. 132'deki ibra, borcu tamamen veya kısmen ortadan kaldırabilen bir sözleşmedir. Henüz tahsilat yokken “tarafların hiçbir hak ve alacağı kalmamıştır” denilmesi, ödeme yükümlülüğüyle çelişebilir. İbranın hangi dönem ve kalemleri kapsadığı, yürürlük anı ve saklı tutulan talepler açıkça yazılmalıdır. Şartlı ibra öngörülüyorsa şartın gerçekleşmesini gösterecek ödeme ve teslim belgeleri belirlenmelidir. [S1]

İbra, davadan feragat, davayı kabul ve mahkeme içi sulh farklı işlemlerdir. HMK m. 307–312 kapsamındaki feragat ve kabul kayıtsız şartsızdır; kesin hüküm gibi sonuç doğurur. “Ödenirse feragat ediyorum” biçimindeki bir mahkeme beyanı, şarta bağlı sulhla aynı sonucu vermez. HMK m. 313–315 kapsamında sulh şarta bağlanabilir. Dosya numarası, talepler, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ayrı kararlaştırılmalıdır. Vekilin sulh, ibra, kabul ve feragat yetkileri HMK m. 74 bakımından kontrol edilmelidir. [S5]

Protokol doğrudan ilamlı icraya konulabilir mi?

Adi yazılı protokol, sırf taraflar “ilam niteliğindedir” dediği için bu niteliği kazanmaz. Belgenin düzenlenme yolu ve edimlerin açıklığı birlikte önemlidir.

Belge yoluTemel ayrım
Noterde düzenlemeİİK m. 38 kapsamında kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içeren düzenleme şeklindeki noter senedi gerekir; yalnız imza tasdiki aynı değildir.
Arabuluculuk anlaşmasıHUAK m. 18'deki imza veya şerh şartları uygulanır; özel zorunlu şerh hükümleri saklıdır.
Mahkeme içi sulhHMK m. 313–315 ve İİK m. 38 çerçevesinde değerlendirilir.
Avukatlık Kanunu m. 35/A tutanağıDava öncesinde veya duruşma başlamadan, kanuni şartlarla taraflar ve avukatların birlikte imzaladığı tutanak ilam niteliğindedir.

Noterde borç ikrarı yolunda ödeme yükümlülüğünün belirsiz hesaplaşmalara veya henüz gerçekleşmemiş karşı edime bağlanması, aranan kayıtsız şartsızlık bakımından sorun yaratabilir. Ödeme borcu, teminat kuruluşu ve ibra şartı farklı işlevleri korunarak tasarlanmalıdır. İlam niteliğinde belge de tahsil garantisi sağlamaz. [S6–S8]

HUAK m. 18/4'te, özel şerh zorunluluğu bulunmayan hâllerde taraflar, avukatları ve arabulucunun; ticari uyuşmazlıklarda ise avukatlar ve arabulucunun birlikte imzası bakımından özel düzenleme vardır. Üzerinde anlaşılan hususlarda yeniden dava açılamaması nedeniyle kapsamın açık yazılması ayrıca önemlidir. [S7]

HUAK m. 17/B'deki taşınmaz devri veya sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin anlaşmalar ile m. 18/B kapsamındaki anlaşmalarda icra edilebilirlik şerhi zorunludur. Taşınmazla ilgili şerh, taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden alınır. M. 18/B kapsamındaki diğer anlaşmalarda ise arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesi yetkilidir. 7531 sayılı Kanun'un eklediği hükümler uyarınca, taşınmaz devri veya sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin anlaşmada şerh sonrasında taraflardan biri tescil isteyebilir; tapu müdürlüğünün gerekli incelemesi devam eder. Protokole imza atılması mülkiyeti kendiliğinden geçirmez. [S7, S9]

Teslim, devir ve kayıtların saklanması nasıl düzenlenir?

Anahtar, cihaz, stok, muhasebe dosyası ve dijital hesabın teslimi; tarihli ve imzalı envanterle belgelenmelidir. Dijital hesaplarda kişisel şifrenin paylaşılması yerine yetkili kullanıcı değişikliği ve erişimlerin kapatılması planlanmalıdır. Ruhsat, kira sözleşmesi, müşteri sözleşmesi veya lisansın devrinde gereken üçüncü kişi veya kurum onayı, ortakların kendi aralarındaki kabulle ikame edilemez. Onay çıkmazsa ödeme ve alternatif çözümün ne olacağı açıklanmalıdır.

Belgelerin tamamını tek tarafa bırakıp diğerinin erişimini kesmek, sonradan doğacak vergi veya alacak uyuşmazlığında ispatı güçleştirir. Saklama yükümlülüklerine uygun arşiv, asıl belge sorumlusu ve kontrollü örnek erişimi belirlenmelidir. Kişisel veriler bakımından işleme ve aktarımın hukuki dayanağı ile erişim güvenliği gözetilmeli; tasfiye, müşteri ve çalışan verilerinin sınırsız devri için gerekçe sayılmamalıdır. [S10–S11]

Altı açıklamalı örnek madde

Aşağıdaki ifadeler varsayımsal hukuki yapı örnekleridir. Birlikte dahi tam, imzaya hazır sözleşme oluşturmazlar; gerçek hesap, temsil, şekil ve icra yolu değerlendirmesi gerektirirler.

Örnek madde: Hesabın kapsamı

“Taraflar, imzaladıkları tasfiye bilançosunda kabul edilen kalemleri kesinleştirmiştir. İhtilaflı alacaklar çizelgesindeki kalemler bu kabulün dışındadır; bunların tahsil ve paylaşımı ayrıca sonuçlandırılacaktır.”

Açıklama: Eklerin gerçekten hazırlanıp imzalanması gerekir. Çekince konulmayan hesabın daha sonra tartışılması güçleşebilir; kapsam dışındaki kalemler tanınabilir olmalıdır.

Örnek madde: Ödeme ve mahsup

“Ödeme, alacaklıya ait ve ödeme çizelgesinde belirtilen hesaba kullanılabilir bakiye olarak geçtiği tutarda gerçekleşir. Her tahsilat, aynı alacak için verilen senet ve protokol borcundan birlikte düşülür.”

Açıklama: Bu kayıt çift tahsilat riskini azaltır; anapara, faiz ve giderler arasındaki mahsup sırası ayrıca hukuka uygun biçimde belirlenmelidir.

Örnek madde: Teminatın kurulması

“Taksitlendirmeye bağlı teminatın kararlaştırılan kapsamda kurulması, ilgili sicil kaydıyla belgelenecektir. Teminat çözümü, güvence altındaki borçların tamamen karşılandığının doğrulanmasından sonra yapılacaktır.”

Açıklama: Hüküm tek başına rehin kurmaz. Borcun tamamının vadesi ve teminat kurulmazsa uygulanacak sonuç ayrıca belirlenmelidir; ilamlı icra için borç ikrarı düzenleniyorsa şart ilişkisi yeniden incelenir.

Örnek madde: Şartlı ibra

“İbra, ödeme çizelgesindeki borçların ve teslim yükümlülüklerinin tamamen yerine getirilmesiyle, yalnız kesinleştirilen tasfiye kalemleri bakımından hüküm doğuracaktır. Saklı tutulan alacaklar ibra kapsamına girmez.”

Açıklama: Saklı taleplerin somutlaştırılması gerekir. Bu sözleşme hükmü, mahkemeye sunulacak feragat beyanının yerine geçmez.

Örnek madde: Sonradan ortaya çıkan borç

“Ortaklık veya tasfiye dönemine ait olup borç listesinde yer almayan üçüncü kişi talebi, dayanak belgeleriyle diğer ortağa bildirilecektir. Dış ilişkide ödeme yapan ortak, iç paylaşım ölçüsünü aşan belgeli tutarı sorumlu ortaktan isteyebilecektir.”

Açıklama: Bildirim süresi, savunmaya katılma ve rücu hesabı belirlenmelidir. Bu kayıt alacaklının talebini veya kamu otoritesinin yetkisini sınırlamaz.

Örnek madde: Dosyaların kapatılması

“Devam eden dosyalar çizelgesinde her dosya için yapılacak sulh veya usul işlemi ayrı gösterilecektir. Ödeme, teminatın kaldırılması ve mahkemeye yapılacak beyanlar aynı işlem planına göre yürütülecektir.”

Açıklama: Dosyaların kendiliğinden kapandığı sonucu doğmaz. İşlem türü, yetki, gider ve zamanlama dosya bazında belirlenmelidir.

Anlaşma uygulanmazsa hangi yol ve süreler önemlidir?

Uyuşmazlığın yalnız para alacağı mı, tasfiye hesabı mı, taşınmaz devri mi olduğu görevli mahkemeyi ve başvuru yolunu etkiler. Genel görev kuralı ile TTK m. 4–5 kapsamındaki ticari dava ayrımı incelenir; adi ortaklık etiketi tek başına asliye ticaret mahkemesini görevli kılmaz. Ticari para taleplerinde TTK m. 5/A, ayrıca HUAK m. 18/B kapsamına giren uyuşmazlıklarda ilgili dava şartı arabuluculuk hükümleri değerlendirilir. [S4–S5, S12]

Özel görüşmeler yürütülmesi, bütün dava, itiraz ve zamanaşımı sürelerini durdurmaz. HUAK m. 18/A/15'in dava şartı arabuluculuk için öngördüğü durma etkisi kendi şartları içinde uygulanır. Zamanaşımında ise alacağın hukuki sebebi, muacceliyet ve kesilme nedenleri belirlenmelidir; “protokolden sonra her alacak için aynı süre başlar” denilemez. Gecikme, kayıt kaybına, varlıkların değer düşüşüne ve teminatın fiilen yetersizleşmesine yol açabilir. [S1, S7]

Hukuki değerlendirme için iletilecek bilgi ve belgeler, yalnız hukuki değerlendirme ve üstlenilen hizmet kapsamında, meslek sırrı ve KVKK yükümlülükleri gözetilerek ele alınmalıdır. Hassas belgeler için güvenli gönderim kanalı bürodan öğrenilmelidir. İlk belge gönderimi, işin kabul edildiği anlamına gelmez.

Protokole esas tutar için tasfiye payı hesabı, anlaşmaya kadar somut tehlike varsa malvarlığının korunması değerlendirilmelidir. Genel aşamalar için adi ortaklığın tasfiyesi ve hukuki süreçler ana rehberine de başvurulabilir.

İlgili yazılar: Adi Ortaklıktan Ayrılma ve Ortağın Çıkarılması: Ortaklık Devam Ederken Haklar; Adi Ortaklık Sonrası İşletmenin Kullanılması; Adi Ortaklık Tasfiye Kararının İcrası ve Faiz; Adi Ortaklık Tasfiye Sonrası Borçlar ve Rücu.

Sonuç

Adi ortaklık tasfiye protokolünün güvenilirliği, yalnız tarafların anlaştıkları bedelden kaynaklanmaz. Hesap ekleri, tahsil edilebilir ödeme borcu, geçerli teminat ve doğru zamanda hüküm doğuran ibra birlikte kurulmalıdır. İmza öncesinde özellikle üçüncü kişi borçları, resmî devir işlemleri ve devam eden dosyaların nasıl sonuçlandırılacağı kontrol edilmelidir. Sonraki adım, kabul edilen ve çekişmeli kalemleri ayıran hesapla birlikte seçilen ödeme ve icra yoluna uygun metnin hazırlanmasıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Tasfiye protokolünün noterde yapılması zorunlu mu?

Her protokol için genel bir noter zorunluluğu yoktur; içerdiği işlemlerin özel şekilleri saklıdır. İpotek veya taşınmaz devri gibi işlemler ayrıca değerlendirilir. İlamlı icra hedefleniyorsa yalnız imza tasdiki yeterli görülmemeli, belgenin İİK m. 38 şartları incelenmelidir.

Ödeme yapılmadan imzalanan ibra geçersiz midir?

Kendiliğinden geçersiz değildir. İbra borcu ortadan kaldırabilir; bu nedenle tahsilattan önce sınırsız ibra ciddi risk doğurur. İbranın ödeme şartına bağlanması, kapsamının belirlenmesi ve saklı taleplerin açıklanması gerekir.

Bütün borçları diğer ortak üstlenirse bankaya karşı sorumluluk biter mi?

Yalnız iç paylaşım yeterli değildir. Bankaya karşı borçtan kurtulma, dış üstlenmenin ve alacaklının kabulünün şartlarına bağlıdır. Aksi hâlde banka mevcut borçlusuna başvurabilir; ödeme yapan ortağın diğer ortağa rücu etmesi gerekebilir.

Arabuluculuk anlaşması için her durumda şerh gerekir mi?

Hayır; HUAK m. 18/4'teki şartlarla şerhsiz ilam niteliği mümkündür. Ancak kanunen şerhin zorunlu olduğu özel hâller bundan yararlanamaz. Özellikle m. 17/B ve m. 18/B kapsamı, anlaşmanın içeriğine göre ayrıca kontrol edilmelidir.

Kaynakça

  1. **** 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, özellikle m. 18, 99, 117, 131–133, 146–156, 195–198, 583–584, 603, 638, 642–645. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı metni.
  2. **** 7589 sayılı Kanun, m. 10; 3095 sayılı Kanun m. 1 değişikliği. TBMM kanun metni.
  3. **** 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu, m. 856 ve taşınmaz rehni hükümleri. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı metni.
  4. **** 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 4–5, 700–702, 776–778. Adalet Bakanlığı metni.
  5. **** 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 2, 74, 307–315. Adalet Bakanlığı metni.
  6. **** 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 38; Adalet Bakanlığı Eğitim Dairesi, İcra ve İflas Kanunu, s. 25–26, ilam niteliğinde belgeler açıklaması. Kurumsal eğitim yayını.
  7. **** 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 17/B, 18, 18/A–18/B. Arabuluculuk Daire Başkanlığı metni.
  8. **** Türkiye Barolar Birliği, 35/A Uzlaşması, Avukatlık Kanunu m. 35/A ve Uzlaşma Sağlama Yönetmeliği. Kurumsal yayın.
  9. **** 7531 sayılı Kanun, m. 24 ve 26; arabuluculuk anlaşması sonrasında tapuda tescil. TBMM kanun metni.
  10. **** Kişisel Verileri Koruma Kurumu, Veri Güvenliğine İlişkin Yükümlülükler. Kurumsal açıklama.
  11. **** Kişisel Verileri Koruma Kurumu, Kişisel Veriler, kişisel veri işleme şartları. Kurumsal açıklama.
  12. **** 7445 sayılı Kanun, m. 31 ve 34–37; ticari dava şartı arabuluculuk ve taşınmaz uyuşmazlıkları. TBMM kanun metni.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları