İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

SORULAR VE CEVAPLAR

Ticaret Hukuku ve Ticari Davalar: Sorular ve Cevaplar

Ticari davalarda arabuluculuk ve görevli mahkeme, ticari defterler, teminat, çek ve alacağın temliki hakkında temel sorular ve açıklamalar.

Hazırlayan: Av. Umut GüneşHukuki kontrol: Av. Umut GüneşSon hukuki kontrol: İlk yayın: Güncelleme:

Aşağıdaki sorular ticari davalarda arabuluculuk ve görevli mahkeme, ticari defterler, teminat, çek ve alacağın temliki konularında genel bir çerçeve sunar. Somut olayda süreler, belgeler ve yürürlükteki düzenlemeler ayrıca değerlendirilir.

10 sorudan 1–10 gösteriliyor

Ticari davalarda dava şartı arabuluculuk hangi taleplerde önemlidir?

Belirli ticari para talepleri ve kanunda gösterilen diğer taleplerde dava açmadan önce arabuluculuk zorunlu olabilir.

Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi ve arabuluculuğa ilişkin düzenlemeler, ticari davalarda dava şartı kapsamını belirler. Yalnız davanın ticaret mahkemesinde açılması, bütün talepler için arabuluculuğu zorunlu kılmaz. Alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit veya istirdat gibi talepler kendi hukuki nitelikleriyle incelenir. Arabuluculuk son tutanağı ve başvurunun hangi uyuşmazlığı kapsadığı dosyada kontrol edilmelidir.

Cari hesap ve ticari defter kayıtları nasıl delil olarak kullanılır?

Usulüne uygun tutulan ticari defterler bazı koşullarla delil olabilir; cari hesap kaydı tek başına her alacağı ispatlamaz.

Fatura, sözleşme, sipariş, teslim, banka hareketi ve karşılıklı mutabakat kayıtları ticari defterlerle karşılaştırılır. Defterlerin kanuna uygun tutulması, açılış-kapanış onayları ve elektronik defter koşulları önem taşır. Bir tarafın kendi oluşturduğu cari hesap dökümünde yer alan her kayıt karşı taraf için kesin borç ikrarı sayılamaz. HMK'nın ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin özel hükümleri ve bilirkişi incelemesi dikkate alınmalıdır.

Ticari uyuşmazlıkta görevli mahkeme nasıl belirlenir?

Uyuşmazlığın ticari dava niteliği, tarafların sıfatı ve özel kanunlardaki görev hükümleri birlikte incelenir.

Asliye ticaret mahkemesinin görev alanı mutlak ve nispi ticari dava ayrımı ile özel düzenlemeler dikkate alınarak belirlenir. Bir tarafın şirket olması tek başına her davayı ticari dava hâline getirmez. Asliye hukuk, tüketici, iş, fikrî ve sınai haklar veya başka özel görevli mahkemelerin bulunması da değerlendirmeyi etkileyebilir. Görev dava şartıdır; talebin dayanağı, taraf sıfatları ve uyuşmazlığın konusu birlikte incelenmelidir.

E-fatura kaydı tek başına malın teslim edildiğini ispatlar mı?

Hayır; fatura ile fiilî teslim veya hizmet ifası farklı hususlardır.

Sevk irsaliyesi, teslim tutanağı, sipariş yazışmaları, ticari defterler ve ödeme kayıtları birlikte değerlendirilir. Faturaya itiraz edilmemesinin sonuçları ile hiç gerçekleşmemiş teslimin ispatı birbirine karıştırılmamalıdır.

Ticari davada ihtiyati haciz ne zaman istenir?

İİK'daki ihtiyati haciz şartları oluşmuşsa alacağın güvence altına alınması için başvurulabilir.

Rehinle teminat altına alınmamış para alacağı, muacceliyet, yaklaşık ispat ve teminat koşulları ayrı incelenmelidir. İhtiyati haciz kararı kesin tahsil anlamına gelmez; sonrasında tamamlayıcı işlem süreleri bulunur.

Ticari uyuşmazlıkta yabancı mahkeme yetki şartı her durumda uygulanır mı?

Hayır; geçerli yetki anlaşması ve münhasır yetki veya emredici kurallar değerlendirilir.

MÖHUK ve HMK hükümleri, tarafların tacir sıfatı ve uyuşmazlığın niteliği incelenmelidir. Tahkim kaydı, uygulanacak hukuk seçimi ve mahkeme yetkisi üç ayrı meseledir.

Teminat mektubu ile kefalet aynı şey midir?

Hayır; banka teminat mektubu ve kefalet farklı hukuki ilişki ve şartlara tabidir.

Teminatın bağımsızlık niteliği, lehtar, muhatap, vade, ödeme şartı ve itiraz imkânları sözleşme metnine göre belirlenir. Kefalette TBK'nın özel şekil ve eş rızası kuralları ayrıca önem taşır.

Çekin karşılıksız çıkması halinde hangi işlemler yapılabilir?

İbraz süresi, çek niteliği ve kanuni takip yolları değerlendirilmelidir.

Çek yaprağı, banka ibraz şerhi, ciro zinciri, yetkili hamil sıfatı ve uygulanabilecek özel kanun hükümleri birlikte incelenir. Ticari alacağın tahsili ve olası ceza süreci birbirine karıştırılmamalıdır.

Tacirler arasında mal tesliminde ayıp ihbarı neden kritiktir?

TTK m.23 kapsamında tacirler için özel gözden geçirme ve bildirim kuralları gündeme gelebilir.

Açık veya gizli ayıbın tespiti, malın teslim tarihi ve bildirimin hangi yolla yapıldığı ayrıntılı belgelenmelidir. Bildirim yükümlülüğü ile satıcının ağır kusur veya hilesinin sonuçları ayrı değerlendirilir.

Ticari alacağın temliki için borçlunun onayı gerekir mi?

Kanuni veya sözleşmesel engel yoksa alacağın devri kural olarak borçlunun rızasına bağlı değildir.

TBK m.183 ve devamına göre yazılı şekil, devredilen alacağın belirli olması, borçlunun savunmaları ve borçluya bildirim sonuçları incelenir. Temlik ile sözleşmenin bütününün devri farklı işlemlerdir.

Kaynaklar ve hukuki dayanaklar

  1. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
  2. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu
İçerikle ilgili bildirim iletin

İlgili hukukî hizmetler

Ticaret Hukuku ve Ticari Davalar