İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

1999’DAN BU YANA · ANTALYA MERKEZLİ · TÜRKİYE GENELİNDE

Şikâyet, Suçun Unsurları ve Ceza Sorumluluğu: Sorular ve Cevaplar

Şikâyet, uzlaştırma, teşebbüs, iştirak ve suçun oluşum koşulları hakkında temel sorular ve açıklamalar.

Hazırlayan: Av. Umut GüneşHukuki kontrol: Av. Umut GüneşSon hukuki kontrol: İlk yayın: Güncelleme:

Aşağıdaki sorular şikâyet, uzlaştırma, teşebbüs, iştirak ve suçun oluşum koşulları konularında genel bir çerçeve sunar. Somut olayda süreler, belgeler ve yürürlükteki düzenlemeler ayrıca değerlendirilir.

11 sorudan 1–11 gösteriliyor

Uzlaştırma görüşmelerinde anlaşma sağlanamazsa soruşturma veya dava nasıl ilerler?

Uzlaştırmaya tabi suçta anlaşma sağlanmaması, dosyanın kanuni şartlara göre soruşturma veya kovuşturma aşamasında devam etmesine yol açabilir.

Uzlaştırma teklifinin geçerli yapılıp yapılmadığı, tarafların iradesi, süreler, edim ve rapor usulü incelenmelidir. Anlaşma sağlanamaması suçun işlendiğinin kabulü anlamına gelmez. Uzlaştırma evresinin başlamadan önce mi, dava açıldıktan sonra mı yürütüldüğü farklı sonuçlar doğurabilir. Mağdur zararı, deliller ve etkin pişmanlık gibi ayrı hukuki kurumlar ayrıca değerlendirilmelidir.

Uzlaşmada kararlaştırılan ödemenin yapılmaması hangi hukuki sonuçlara yol açabilir?

Sonuç, uzlaşmanın soruşturma mı kovuşturma mı evresinde yapıldığına ve edimin niteliğine göre değişir.

CMK m.253-254 uyarınca edimin defaten veya ileri tarihte yerine getirilmesi farklı usul sonuçları doğurabilir. İfa edilmeyen edim nedeniyle icra takibi veya soruşturmanın yeniden değerlendirilmesi gündeme gelebilecek durumlar vardır. Uzlaştırma tutanağının kapsamı, koşullu hüküm/karar ve ödeme delilleri tek tek karşılaştırılmalıdır. Her eksik ödemeyi doğrudan yeni bir suç veya otomatik mahkûmiyet şeklinde nitelendirmek doğru değildir.

Ceza hukukunda önödeme ile uzlaştırma aynı işlemi mi ifade eder?

Hayır. Önödeme, kanunun belirlediği suçlar bakımından parasal ödeme usulüdür; uzlaştırma ise uygun suçlarda taraflar arasında yürütülen süreçtir.

TCK m.75 önödemenin kapsamını ve sonuçlarını düzenler. Uzlaştırmada mağdur veya suçtan zarar görenle yürütülen müzakere ve anlaşma usulü CMK m.253-255’e tabidir. Hangi yolun öncelikli olduğu, suçun nitelikli hâli ve ilgili kanun değişikliklerine göre belirlenmelidir. Tebligat, ödeme miktarı ve geçerli süreyi görmeden yapılacak seçim hak kaybına neden olabilir.

Mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi her ceza davasını sona erdirir mi?

Hayır. Vazgeçmenin etkisi, suçun şikâyete bağlı olup olmadığına ve TCK m.73’teki koşullara bağlıdır.

Re’sen takip edilen suçlarda vazgeçme çoğu durumda kamu davasının devamını tek başına engellemez. Şikâyete bağlı suçlarda vazgeçmenin evresi, sanığın kabulüne ilişkin hükümler ve birden çok suç veya mağdur bulunması ayrı değerlendirilmelidir. Tazminat, uzlaştırma ve şikâyetten vazgeçme birbirinden farklı işlemlerdir. Vekilin vazgeçme yetkisi ve dilekçenin kapsamı açık olmalıdır.

Şikâyete tabi suçlarda altı aylık süre hangi tarihte işlemeye başlar?

Genel kural olarak fiilin ve failin öğrenilmesi birlikte önemlidir; ancak ilgili suçun özel düzenlemesi ve istisnaları kontrol edilmelidir.

TCK m.73’ün genel şikâyet rejimi her suç için otomatik uygulanmaz. Kişinin olayı ne zaman öğrendiği ile faili ne zaman belirleyebildiği farklı tarihler olabilir. Devam eden veya birden fazla fiil bulunan olaylarda süre başlangıcının saptanması özel inceleme gerektirir. E-posta, mesaj, olay kaydı ve ilk başvuru belgeleri muhafaza edilmelidir.

Borç ilişkisinin yerine getirilmemesi hangi hâllerde dolandırıcılık iddiasına dönüşebilir?

Salt borcu ödememek dolandırıcılık değildir; başlangıçtaki hileli davranış, aldatma ve menfaat temini gibi unsurların incelenmesi gerekir.

TCK m.157-158 bakımından sözleşme öncesi beyanlar, sahte belgeler, ödeme iradesi, mal teslimi ve para akışı değerlendirilir. Sonradan ödeme güçlüğüne düşülmesi ile baştan itibaren hileli plan kurulması birbirinden ayrılmalıdır. Aynı olay ticari alacak veya sözleşmeye aykırılık da oluşturabilir. Ceza soruşturmasının varlığı, hukuk davası açma ihtiyacını ortadan kaldırmaz.

Taksirle yaralama olayında mağdurun şikâyeti her durumda gerekli midir?

TCK m.89’daki temel kural ve istisnalar yaralanma niteliği ile bilinçli taksir ihtimaline göre incelenmelidir.

Sağlık raporundaki yaralanmanın ağırlığı, kalıcı sonuçlar, kusur raporu, olayın oluşumu ve sorumluluk dağılımı önemlidir. Trafik kazası, iş kazası veya tıbbi müdahale olayında aynı suç tipi farklı deliller gerektirebilir. Şikâyet koşulları, cezai sürecin yanında tazminat ve sigorta taleplerinden ayrı değerlendirilmelidir. Olayın soruşturma evresindeki nitelendirmesi nihai olmayabilir.

Haksız tahrik indirimi için yalnızca taraflar arasında tartışma çıkması yeterli olur mu?

Hayır. TCK m.29’daki haksız fiil, bunun oluşturduğu hiddet veya şiddetli elem ve suçla nedensellik bağı somutlaştırılmalıdır.

Tahrik iddiası, olayların sırası, karşılıklı davranışlar, tanık anlatımları ve varsa görüntü kayıtlarıyla değerlendirilir. Mağdurun kişisel özellikleri veya soyut bir “kışkırtma” anlatımı tek başına yeterli kabul edilmemelidir. Meşru savunma, hata ve haksız tahrik farklı ceza hukuku kurumlarıdır. İndirim oranı uygulanacak olsa da mahkemenin gerekçeli değerlendirmesi aranır.

Suça teşebbüs ile yalnızca hazırlık hareketi arasında hangi ayrım yapılır?

Teşebbüs için failin elverişli hareketlerle suçun icrasına doğrudan başlaması ve elde olmayan nedenle tamamlayamaması gerekir.

TCK m.35 kapsamında hareketin suçun icrasına ne ölçüde yaklaştığı ve tipik fiille bağlantısı araştırılır. Sırf plan yapmak, malzeme edinmek veya düşünce açıklamak her suçta teşebbüs sayılmaz. Suçun sırf hareket suçu olup olmadığı ve gönüllü vazgeçme koşulları sonucu etkileyebilir. Kamera görüntüsü, konum, mesaj ve olay sırası ayrıntılı kronolojiyle değerlendirilmelidir.

Suça yardım eden kişi ile müşterek failin ceza sorumluluğu nasıl ayrılır?

Müşterek faillik, suç üzerinde ortak hâkimiyetle; yardım etme ise kanundaki destek davranışlarıyla ilişkilidir.

TCK m.37 ve m.39 kapsamında karar alma, görev paylaşımı, fiil üzerindeki kontrol ve katkının niteliği araştırılır. Sadece olay yerinde bulunmak veya taraflarla tanışmak otomatik iştirak sonucu doğurmaz. Önceden verilen vaat, araç temini veya bilgi paylaşımı gibi eylemlerin bilerek ve isteyerek yapılıp yapılmadığı önemlidir. Savunma, her kişiye isnat edilen eylemin somut delille gösterilmesini istemelidir.

Hırsızlık iddiasıyla birlikte mala zarar verme suçundan ayrıca hüküm kurulabilir mi?

Bu, zarar verilen eşya, eylemin amacı ve TCK’daki içtima ile özel hükümlere göre belirlenir; her olayda iki ayrı ceza doğmaz.

Hırsızlık sırasında kapı, kilit, araç veya eşyanın zarar görmesi farklı hukuki değerlendirmeler gerektirebilir. TCK m.141 ve devamı ile m.151-152 ve m.44-45 birlikte incelenmelidir. Eylemler arasında ayrı kast ve bağımsız zarar bulunup bulunmadığı araştırılır. İddianamedeki suçlar, zarar tespit raporu ve mahkemenin vasıflandırması karşılaştırılmadan otomatik içtima sonucu çıkarılmamalıdır.

Kaynaklar ve hukuki dayanaklar

  1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
  2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
İçerikle ilgili bildirim iletin

İlgili hukukî hizmetler

Suç Duyurusu ve Şikâyet: Mağdur, Müşteki ve Katılan VekilliğiCeza Hukuku ve Ağır Ceza Davaları