Mal Paylaşımı Davası Ne Zaman Açılır?
Boşanma davası ile mal rejiminin tasfiyesi davası aynı dava değildir. Mal rejimine dayalı alacak davası boşanma yargılaması sürerken açılabilse de, boşanma kararı kesinleşmeden tasfiye alacağının esası hakkında karar verilmesi kural olarak mümkün değildir; boşanma dosyasının sonucu bekletici mesele yapılabilir.
Boşanma nedeniyle sona eren mal rejiminden doğan katılma alacağında, Yargıtay uygulamasında kural olarak boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımı esas alınır. Bu kural her tapu, ziynet, sözleşme veya üçüncü kişi talebine uygulanmaz. Rejimin sona erme nedeni, durma ve kesilme sebepleri, yabancı mahkeme kararları ve talebin niteliği ayrıca incelenir.
Özellikle karşılıksız kazandırmadan yararlanan üçüncü kişiye yöneltilecek taleplerde, öğrenmeden itibaren bir yıllık ve mal rejiminin sona ermesinden itibaren beş yıllık özel süreler bulunmaktadır. Tapu iptali ve tescil, muvazaa, inançlı işlem, ziynet, sözleşme veya eşler arasındaki bağımsız borç ilişkilerinde ise ilgili talebin kendi süre rejimi esas alınır.
Talebin miktarı dava açılırken tam ve kesin olarak belirlenemiyorsa belirsiz alacak davası koşulları ayrıca değerlendirilebilir. Harç, talep artırımı, bilirkişi raporu ve zamanaşımı bakımından dava türünün doğru belirlenmesi önem taşır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Mal rejiminin tasfiyesinden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme aile mahkemesidir; ayrı aile mahkemesi bulunmayan yerlerde dava aile mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Yetkili mahkeme, mal rejiminin sona erme nedenine göre belirlenir. Ölümle sona erme hâlinde ölen eşin son yerleşim yeri; boşanma, evlenmenin iptali veya hâkim kararıyla mal ayrılığına geçiş hâlinde bu davalarda yetkili olan mahkeme; diğer hâllerde davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi gündeme gelir. Taşınmazın bulunduğu yer, tarafların yerleşim yeri, yabancı ülke bağlantısı ve talebin mal rejimi dışında ayni bir hakka dayanması yetki incelemesini etkileyebilir.
Katılma Alacağının Ödenmesi, Faiz, Erteleme ve Güvence
Katılma alacağı ve değer artış payı para veya aynî edim yoluyla ödenebilir. Aynî ödemede malın sürüm değeri esas alınır; mesleki faaliyete ayrılmış birimler ile işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir. Mal rejimi tasfiyesinin çoğunlukla parasal alacağa hükmedilmesiyle sonuçlanması, kanuni koşullar bulunduğunda aynî ödemenin gündeme gelmesine engel değildir.
Alacağın derhâl ödenmesi borçlu eş bakımından ciddi güçlük doğuracaksa, borçlu eş ödemenin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir. Erteleme kendiliğinden uygulanmaz; mali durum, alacağın miktarı, malvarlığının yapısı, alacaklı eşin menfaati ve somut güçlük mahkemece değerlendirilir. Durum ve koşullar gerektiriyorsa borçludan güvence gösterilmesi de istenebilir.
Aksine anlaşma yoksa katılma alacağı ve değer artış payına tasfiyenin sona ermesinden başlayarak faiz yürütülmesi kanunda düzenlenmiştir. Bununla birlikte talep türü, değerleme tarihi, usulüne uygun faiz talebi, temerrüt, hükmün kapsamı ve güncel yargısal uygulama faiz başlangıcının belirlenmesinde ayrıca incelenmelidir. Kararda hükmedilen para alacağının tahsili için gerektiğinde icra takibi yürütülür; aynî edim, tapu veya araç devri içeren düzenlemelerin uygulanabilirliği ayrıca sağlanmalıdır.
Dava ve Sürelerde Çalışma Yaklaşımımız
Tarih çizelgesi ve usul incelemesi
Boşanma davası, kesinleşme, tebligat, öğrenme ve devir tarihleri belgeleriyle incelenir. Zamanaşımı ile hak düşürücü süre ayrılır; tek bir süre bütün taleplere uygulanmaz.
Başvuru ve takip planı
Görev, yetki, talep türü ve gerekli deliller belirlenir. İş kabulü ve yetkilendirme sonrasında, üstlenilen kapsam içindeki başvuru, duruşma ve kanun yolu aşamaları takip edilir.
İşin kapsamı, ücret ve giderler ile belge paylaşımı ve bilgilendirme yöntemi görüşmede belirlenir. Temsil, iş kabulü ve gerekli yetkilendirmeye bağlıdır.
Genel bilgilendirmedir. Talebin niteliği, belgeler, güncel mevzuat ve somut olay birlikte değerlendirilmelidir. Başvuru iletilmesi yasal süreleri durdurmaz.
Mal paylaşımı hizmetlerine dönün