Ölümlü trafik kazasında tazminat, yalnızca mirasçılara yapılan bir ödeme değildir. Ölenin desteğini kaybeden kişiler kendi maddi zararları için destekten yoksun kalma tazminatı; yakınları ise koşulları varsa manevi tazminat isteyebilir. Cenaze giderleri ve ölümden önce oluşan bazı zararlar ayrıca değerlendirilir. Kimin hangi talebi ileri sürebileceği, destek ilişkisine, kazadaki sorumluluğa ve başvurulan sigortanın kapsamına bağlıdır.
Bu rehber, Türkiye’deki trafik kazaları bakımından hak sahipliğini, tazminat hesabını, ispatı ve başvuru yollarını açıklar. Özellikle mirasçılık ile destekten yoksun kalma hakkı birbirinden ayrılmalı; gelir, kusur, önceki ödemeler ve süreler her hak sahibi için incelenmelidir. Kaza, poliçe ve dava tarihleri farklı hükümlerin uygulanmasına yol açabilir.
Ölümlü trafik kazasında hangi tazminatlar istenebilir?
Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi ölüm nedeniyle doğan maddi zararları; 56. maddesi ise yakınların manevi tazminat hakkını düzenler. Bu kalemlerin aynı olaydan doğması, hepsinin aynı kişiye veya aynı borçluya ait olduğu anlamına gelmez. [1]
| Talep | Hakkın dayanağı | Dosyada ayrılması gereken husus |
|---|---|---|
| Destekten yoksun kalma | Ölenin parasal veya hizmet biçimindeki desteğinin kaybı | Her destek görenin kendi payı, süresi ve zararı |
| Cenaze ve defin giderleri | Ölüm nedeniyle yapılan gerekli ve makul harcamalar | Harcamayı yapan kişi, giderin türü ve tutarı |
| Ölüm öncesi zararlar | Tedavi, kazanç ve çalışma gücü kaybı gibi ölümden önce oluşan zararlar | Alacağın kime ait olduğu, mirasa geçişi ve SGK kapsamı |
| Manevi tazminat | Yakınların ölüm nedeniyle uğradığı manevi zarar | Yakınlık ilişkisi, olayın ağırlığı ve talebin muhatabı |
Örneğin cenaze giderini kardeş ödemiş, düzenli desteği eş ile çocuklar kaybetmiş olabilir. Kardeşin harcama talebiyle eş ve çocukların destek kaybı aynı hesap değildir. Taleplerin tek bir “aile tazminatı” olarak yazılması, hangi tutarın kimin için istendiğini belirsizleştirir.
Mirasçılık ile destekten yoksun kalma hakkı arasındaki fark
Tazminat miras paylarına göre bölüştürülmez
Destekten yoksun kalma hakkı, ölen kişiden miras yoluyla geçen bir alacak değildir. Ölümle birlikte desteği kaybeden kişinin şahsında doğar. Dolayısıyla mirasçı olmayan biri destek ilişkisi nedeniyle hak sahibi olabilir; mirasçı olan kişinin ise sırf mirasçılık belgesi sunması bütün talep koşullarını ispatlamaz. Mirasın reddi de bu bağımsız hakkı tek başına ortadan kaldırmaz. İçtihadı birleştirme kararında hakkın bu niteliği açıkça ele alınmıştır. [4]
Miras payı ile destek payı aynı amaçla belirlenmez. Miras payı terekenin dağılımına ilişkindir; destek payı ise ölenin gelirinden veya emeğinden kişinin yararlanacağı bölümü gösterir. Bir çocuğun destek süresi sona ererken diğerinin eğitiminin devam etmesi, aynı miras payına sahip iki çocuk için farklı tazminat tutarları ortaya çıkarabilir.
Bu ayrım öğretide de uzun süredir kabul edilir. Gürsoy’un çalışması, davacının miras bırakanın alacağını değil, kaybettiği yardımın ekonomik değerini istediğini vurgular. Buradaki tarihsel açıklama, güncel sigorta istisnaları ve usul hükümlerinin yerine geçirilmemelidir. [12]
Ölenin kendi alacakları ile yakınların alacakları ayrılmalıdır
Kişi kazadan sonra bir süre yaşamışsa bu dönemde doğan malvarlığı alacaklarının mirasa geçişi ayrıca incelenir. Buna karşılık yakınların destek kaybı doğrudan kendi haklarıdır. Ölenin manevi tazminat isteminin mirasa geçişinde ise Türk Medenî Kanunu’nun 25. maddesindeki özel koşul, yani miras bırakanın istemi ileri sürmüş olması, gözden kaçırılmamalıdır. Yakınların kendi manevi tazminat hakkı bundan farklıdır. [1, 13]
Bir yakının yaptığı anlaşma, yetkisi bulunmadıkça diğer hak sahiplerinin alacağını sona erdirmez. Çocuk adına işlem yapılırken yasal temsil, özel yetki ve temsilciyle çocuğun menfaatlerinin çatışması ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle sigorta ödeme belgelerinde yalnız toplam tutara değil, ödemenin hangi kişi ve hangi zarar kalemi için yapıldığına da bakılır.
Eş, çocuklar, anne ve baba hangi koşullarda hak sahibidir?
Sağ kalan eşin talebi
Eşler arasındaki destek yalnız ücretin aile bütçesine aktarılmasından oluşmaz. Ev işleri, çocuk bakımı ve günlük yaşamı sürdüren hizmetler de ekonomik değer taşır. Sağ kalan eşin çalışıyor olması, ölen eşten hiç destek görmediğini göstermez. İncelenecek konu, ölüm öncesindeki ortak yaşam düzeninde hangi katkının ortadan kalktığıdır. [4]
Gelir kayıtları, ortak giderler, banka hareketleri ve aile düzenini bilen tanıklar bu katkının açıklanmasına yardım eder. Karşı taraf, uzun süredir ayrı yaşandığını veya ileri sürülen desteğin fiilen bulunmadığını savunabilir. Evlilik kaydı ile gerçek yaşam olguları birlikte değerlendirilir. Boşanmış eş bakımından da sırf önceki evlilik değil, devam eden nafaka veya somut destek ilişkisi önemlidir.
Yeniden evlenme, destek süresini ve hesabı etkileyebilir. Gerçekleşmiş evlilik tarihiyle gelecekteki evlenme olasılığı aynı veri değildir. Olasılığa dayanan indirim yapılacaksa kullanılan yöntem ve somut koşullar raporda gösterilmelidir; her eşe aynı yüzdede indirim uygulanması gerekçesiz bırakılmamalıdır.
Çocukların talebi ve destek süresi
Çocuğun yaşı, eğitimi, çalışma durumu ve özel bakım ihtiyacı destek süresini etkiler. Her dosyada yalnız nüfus kaydına bakılarak otomatik bir son yaş belirlenmesi doğru değildir. Üniversite öğrenimi devam eden çocukla kendi geçimini sağlayan yetişkin çocuk veya sürekli bakım ihtiyacı bulunan çocuk aynı varsayımla hesaplanamaz.
Öğrenci belgesi, eğitim geçmişi, mesleğe geçişin beklenen zamanı ve varsa engellilik ile bakım belgeleri dosyaya sunulmalıdır. Sosyal güvenlik mevzuatındaki aylık bağlama yaşları, özel hukuk tazminat hesabına kendiliğinden aktarılmaz. Desteğin muhtemel yaşam süresi de dikkate alınacağından, uzun süreli bakım ihtiyacı tek başına sınırsız bir tazminat dönemi yaratmaz. [4]
Anne ve babanın geliri bulunması talebi engeller mi?
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.06.2018 tarihli, E.2016/5, K.2018/6 sayılı kararı, anne ve babanın destekten yoksun kalma talebini SGK’dan gelir bağlanması koşuluna bağlamaz. Kararda, çocukların anne ve babalarına destek olduklarının karine olarak kabulü benimsenmiştir. [4]
Bu nedenle anne veya babanın emekli olması, çalışması ya da malvarlığının bulunması tek başına ret gerekçesi yapılamaz. Destek, yalnız yoksulluktan kurtaran para yardımı değildir; yaşam düzeyine katkı ve hizmet biçiminde de ortaya çıkabilir. Bununla birlikte karine, her olayda belirli bir tutarın otomatik ödenmesi demek değildir. Destek süresi, gelir, pay, kusur ve sigorta kapsamı ayrıca incelenir; aksi yöndeki somut olgular tartışılabilir.
Karardaki karşı görüşlerde fiilî desteğin ve ihtiyacın somutlaştırılması yönündeki itirazlar da yer alır. Ancak bu görüşler, kabul edilen içtihadı birleştirme sonucuyla karıştırılamaz. Başvuru dosyasında mevcut yardım ve hizmetlerin belgelenmesi, karineye rağmen hesap uyuşmazlığını azaltır.
Kardeş, nişanlı ve diğer fiilî destek gören kişiler
Hak sahipliği kapalı bir akraba listesine bağlı değildir. Resmî nikâhı bulunmayan birlikte yaşayan kişi, kardeş veya başka biri, gerçek ve devamlı destek ilişkisini ya da güçlü olgulara dayanan gelecekteki desteği ortaya koyabilirse talepte bulunabilir. Sadece duygusal yakınlık veya arada verilen hediyeler yeterli değildir. [4, 12]
Kira ve eğitim giderlerinin ödenmesi, düzenli para gönderimi, ortak konut giderleri ve bakım hizmetleri destek ilişkisini gösterebilir. Ödemelerin borç iadesi mi yoksa geçim katkısı mı olduğu açıklanmalıdır. Nişanlılık tek başına gelecekteki bütün giderlerin ödeneceğini ispatlamaz; ilişkinin niteliği ve ortak yaşam hazırlıkları gibi somut veriler gerekir.
Destekten yoksun kalma tazminatı nasıl hesaplanır?
Gelir, destek süresi ve dönemler
Hesap, ölenin varsayımsal bütün kazancının yakınlara aktarılması değildir. Önce belgelenebilir net gelir, kişinin kendi tüketimi ve destek verdiği kişiler belirlenir. Ardından geçmiş ve gelecek dönemler, çalışma dönemi ile sonraki dönem ve her hak sahibinin destek süresi ayrı değerlendirilir.
Ücret bordroları, banka kayıtları, vergi belgeleri, meslek odası bilgileri ve emsal kazanç araştırması birlikte önem taşır. Bordro dışı kazanç ileri sürülüyorsa bunun düzenliliği ve net tutarı ispatlanmalıdır. İşletmenin cirosu, sahibinin kişisel net geliri değildir. Gelir belgesinin bulunmaması da otomatik olarak destek zararı yokluğu anlamına gelmez; uygulanabilir ücret ölçütü ve hizmet desteği araştırılır. [4, 7]
Gelecek dönem hesabında yaşam tablosu, gelir varsayımı, çalışma süresi, artırım ve iskonto yöntemi açıkça belirtilmelidir. Bir hesap programının toplam rakam vermesi yeterli değildir. Hangi hukuk döneminin uygulandığı, her kişinin hangi tarihte destek hesabından çıktığı ve sonraki payların nasıl değiştiği denetlenebilmelidir.
Destek payları neden zaman içinde değişir?
Uygulamada kullanılan paylaştırma yöntemleri kanundaki sabit miras payları değildir. Ölenin kendi tüketimi, eş ve çocuklar, anne ve baba ile diğer destek görenler aynı aile tablosu içinde değerlendirilir. Yalnız dava açan kişilerin sayılması, diğer destek görenler yokmuş gibi daha yüksek pay ayrılmasına yol açabilir.
Varsayımsal bir örnekte, belirli bir dönem için desteğe iki, eşe iki ve iki çocuğun her birine bir pay ayrıldığını düşünelim. Toplam altı pay içinde eşin oranı 2/6, her çocuğun oranı 1/6 olur. Bir çocuk destekten çıktığında sonraki dönem yeniden hesaplanır. Anne veya babanın da hak sahibi olması başlangıçtaki dağılımı değiştirebilir. Bu örnek bir hesap tarifi veya tazminat sonucu değildir; dönem değişikliğinin etkisini gösterir.
Bilirkişi raporuna itiraz, sadece “tutar düşük” denilerek yapılmamalıdır. Atlanan gelir belgesi, yanlış doğum tarihi, gerekçesiz destek sonu, eksik hak sahibi, yinelenen kusur indirimi veya yanlış ödeme mahsubu somut olarak gösterilmelidir. Aksi hâlde yanlış varsayım, matematiksel olarak düzgün görünen bir tablonun içinde kalabilir.
Çocuğun, emeklinin veya düzenli geliri olmayan kişinin ölümü
Henüz çalışmayan çocuğun gelecekteki desteği
Çocuğun kazada öldüğü tarihte gelir elde etmemesi, anne ve babanın gelecekteki desteği kaybetmediği anlamına gelmez. İçtihadı birleştirme kararındaki destek karinesi ve hayatın olağan akışı değerlendirilir. Ancak gelecekteki kazanç, başlangıç zamanı ve destek payı temelsiz biçimde yüksek kabul edilemez. [4]
Çocuğun yaşı, eğitim durumu, sağlık koşulları, ailenin özellikleri ve ebeveynlerin muhtemel yaşam süreleri önem taşır. Hesapta çocuğun kendi yaşamını kurması ve ailesine ayıracağı kaynaklar da değerlendirilir. Yetiştirme giderleri nedeniyle bir indirim savunuluyorsa bunun hangi döneme, gider unsuruna ve hukuki kabule dayandığı açıklanmalıdır; otomatik bir yüzde yeterli gerekçe değildir.
Emekli ve ev içinde çalışan kişinin desteği
Emeklilik, destek verme kapasitesinin bittiği tarih değildir. Emekli aylığından aileye ayrılan katkı, devam eden çalışma ve günlük hizmetler farklı olgular olarak incelenebilir. Ancak aynı katkının hem para hem hizmet kalemi altında iki kez hesaplanması önlenmelidir. Ölümden sonra bağlanan sosyal güvenlik ödemelerinin etkisi ayrıca ele alınır.
Ücretli işi olmayan kişinin ev içi emeği, çocuk veya hasta bakımı da ekonomik değer taşır. Bu durumda araştırma, var olmayan bir maaşı varsaymak yerine kaybedilen hizmetin içeriğine ve değerine yönelir. Yaşlılık, işsizlik veya bordro yokluğu tek başına sıfır tazminat sonucu doğurmaz; gerçekten kaybedilen destek ortaya konmalıdır. [4]
Miras kalan gelir ile kaybedilen kişisel emek ayrımı
Ölenin tarlası, kiraya verilen taşınmazı veya işletmesi bulunuyorsa bütün gelirlerin ölümle kesildiği varsayılamaz. Miras kalan malın geliri devam ederken ölenin kişisel emeği sona ermiş olabilir. Bu iki unsurun ayrılması hem eksik hem fazla hesap yapılmasını önler.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 15.10.2025 tarihli, E.2024/532, K.2025/14162 sayılı kararında çiftçilik yapan desteğin ölümü ele alınmıştır. Karar metnindeki önceki bozma gerekçesi, tarımsal üretimin devam edebilmesi nedeniyle bütün arazi gelirinin kayıp sayılması yerine, ölenin kişisel katkısının yerine geçecek emeğin değerinin araştırılmasını vurgular. 2025 kararı, önceki bozmaya uyularak verilen hükmün onanmasıdır. [7]
Buradan bütün miras değerinin tazminattan indirileceği sonucu çıkmaz. İncelenecek husus, ölümün hangi ekonomik katkıyı gerçekten ortadan kaldırdığıdır. İşletme kayıtları, üretim biçimi ve ölenin yaptığı işler bu nedenle dosyaya açıklanmalıdır.
Kusur, tek taraflı kaza ve sigorta kapsamı
Ölenin kusuru ile talep sahibinin kusuru farklıdır
Kaza tespit tutanağı, ceza dosyasındaki incelemeler ve hukuk yargılamasındaki bilirkişi raporları birlikte değerlendirilir. Tutanaktaki oran her uyuşmazlıkta değişmez bir sonuç değildir. Kamera görüntüsü, tanık, yol durumu ve araç incelemesi farklı bir değerlendirmeyi gerektirebilir. Ceza mahkemesinin kusur değerlendirmesi de hukuk hâkimini her yönüyle bağlayan otomatik bir tazminat hesabı oluşturmaz. [1]
Ölenin zararın oluşmasına katkısı ile talepte bulunan yakının kendi kusuru ayrı incelenir. Örneğin ölenin yolcu olduğu olayda yakının sürücü veya işleten olması, yalnız akrabalık ilişkisinden farklı bir hukuki sorun doğurur. Sigorta bakımından KTK 92’deki istisnalar ayrıca uygulanır. Güncel 92/j hükmü, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı bölümünü teminat dışında bırakır; geçmiş dosyalarda zaman bakımından uygulanacak hukuk araştırılmalıdır. [2, 3]
12 Haziran 2026 değişikliklerini içeren Genel Şartların yürürlük tarihi 1 Temmuz 2026’dır. C.11’deki sözleşme tarihi kuralı nedeniyle yalnız karar tarihine bakılarak yeni metin bütün poliçelere uygulanamaz. Genel şartların kanun ve uygulanabilir yargı kararlarıyla ilişkisi de gözetilmelidir. [3]
Tam kusurlu sürücünün yakınlarına ilişkin karşıt kararlar
Eski tarihli kazalara ilişkin kararlar tek yönde değildir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 05.02.2024 tarihli, E.2023/13594, K.2024/1061 sayılı kararında, 05.08.2010 tarihli kazada tam kusurlu sürücü/işletenin ölümü üzerine anne ve babanın kendi araç sigortasına yönelttiği talebin reddi çoğunlukça onanmıştır. Karşı oy, eski düzenleme döneminde bağımsız üçüncü kişi zararı yaklaşımını savunmuştur. [5]
Buna karşılık aynı Dairenin 10.03.2025 tarihli, E.2023/7323, K.2025/4022 sayılı kararında, 15.06.2012 tarihli kazada tam kusurlu sürücünün anne ve babasına ilişkin ret kararı çoğunlukça bozulmuştur. Çoğunluk, kaza tarihindeki hukuk ve desteği kaybedenlerin bağımsız hakkı üzerinden değerlendirme yapmıştır. Karşı oy ise sigortalının kendi kusuruna dayanan talebin reddini savunmuştur. [6]
Bu iki karar, “eski kazalarda her zaman ödeme yapılır” sonucunu da desteklemez. Kararın verildiği yıl, kazaya uygulanacak hukukla aynı şey değildir. Tarafların sürücü, işleten ve destek gören sıfatları; kaza ve poliçe tarihleri; uygulanabilir kanun ile genel şartlar birlikte incelenmelidir. 2012 kazasına ilişkin 2025 kararı, 2026’daki bir kazaya doğrudan ödeme güvencesi olarak sunulamaz.
Yakının aynı zamanda kusurlu sürücü veya işleten olması
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.10.2024 tarihli, E.2022/12513, K.2024/9982 sayılı kararında, yolcu çocuğun öldüğü kazada baba tam kusurlu sürücü, anne araç sahibi/işleten konumundadır. Ret sonucunun onanması, anne ve babanın sadece mirasçı olmalarına değil, somut olayda kendi hukuki konumları ve sorumluluk ilişkisine dayanır. [8]
Dolayısıyla bu karar, aynı araçta ölen her kişinin yakınlarının tazminat alamayacağı biçiminde okunamaz. Talep sahibinin kazadaki rolü belirtilmeden kullanılan kısa karar özetleri yanıltıcı olabilir. Destek hakkının bağımsızlığı da bütün sigorta istisnalarını ortadan kaldırmaz.
SGK ödemeleri ve önceki sigorta ödemeleri hesaba nasıl girer?
Her SGK ödemesi tazminattan düşülmez
TBK 55, rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile tazmin borcunu ifa amacı taşımayan ödemelerin zarar hesabından indirilmemesini öngörür. Bu nedenle SGK’dan ölüm aylığı veya gelir alınması, destekten yoksun kalma hakkını kendiliğinden sona erdirmez. Anne ve babaya gelir bağlanmamış olması da başlı başına ret nedeni değildir. [1, 4]
“Ölüm aylığı” ile iş kazası nedeniyle bağlanabilecek “ölüm geliri” aynı hukuki rejime tabi kabul edilmemelidir. Kurumdan ödemenin türü, hangi sigorta koluna dayandığı, rücu imkânı ve ilgili tutarlar sorulmalıdır. Aynı kişi ve aynı zarar yönünden indirilebilir kısım saptanmadan bütün SGK ödemelerini topluca çıkarmak doğru değildir. Bağış ve dayanışma yardımları da salt para alındığı için sigorta ödemesi gibi işleme alınamaz.
Kısmi ödeme, ibra ve 2026 değişikliği
Sigortacının yaptığı ödeme, borcun tamamının sona erdiğini her zaman göstermez. Dekont, aktüerya raporu, kişi bazındaki dağılım ve imzalanan belgenin kapsamı birlikte incelenmelidir. KTK 111, açıkça yetersiz veya aşırı tazminat anlaşmalarının iki yıl içinde iptalini düzenler. Bununla birlikte her ibra, sulh, arabuluculuk anlaşması veya kesinleşmiş karar aynı kuralla etkisizleştirilemez. [2]
7589 sayılı Kanunla TBK 55’e eklenen düzenleme, tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödemenin, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminata oranlanarak mahsubunu öngörür. Geçiş hükmü yeni kuralı yürürlükten sonraki zarar doğuran olaylara bağlar. Bu nedenle 31 Temmuz 2026 öncesindeki olaylara yeni mahsup yöntemi otomatik uygulanmamalıdır. [9]
Ödemenin hangi hak sahibine ait olduğu önemini korur. Eşe yapılan ödeme, açıklama ve hukuki dayanak olmadan çocuğun bağımsız alacağından çıkarılamaz. Aynı zarar için ikinci kez tahsil de istenemez. Hesap raporu, her ödemenin tarihini, amacını, kişisini ve uygulanan mahsup yöntemini göstermelidir.
Cenaze giderleri ve yakınların manevi tazminatı
Cenaze, defin ve ölüm öncesi giderler
Cenaze nakli, defin ve gerekli işlemler için yapılan makul harcamalar TBK 53 kapsamında değerlendirilebilir. Harcamayı yapan kişi, giderin ölümle bağlantısını ve tutarını ortaya koymalıdır. Belediye kayıtları, nakil faturaları ve ödeme belgeleri önemlidir. Her törensel harcamanın sınırsız biçimde tazmin edileceği varsayılamaz; yerel koşullar, makullük ve ispat birlikte incelenir. [1]
Ölüm hastanede daha sonra gerçekleşmişse kazayla ölüm arasındaki tıbbi bağ ayrıca gösterilmelidir. Tedavi dosyası, epikriz, ölüm belgesi ve gerektiğinde uzman raporu bu bağlantıyı açıklar. Tedavi giderlerinde KTK 98’in SGK’ya ilişkin özel rejimi gözetilir; bütün giderler doğrudan trafik sigortacısına yüklenmez. Ölüm öncesi zararlar ile ölümden sonraki destek kaybı aynı kalem altında iki kez hesaplanmamalıdır. [2]
Manevi tazminat için maddi destek şart mıdır?
Hayır. TBK 56 kapsamındaki yakınların manevi tazminatı, ekonomik destek kaybından farklıdır. Kişinin destekten yoksun kalma talebinin bulunmaması, yakınlığın ve manevi zararın koşulları gerçekleşmişse manevi tazminat hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Akrabalık derecesi kadar gerçek yakınlık ilişkisi ve olayın kişi üzerindeki etkisi de önemlidir. [1]
Manevi tazminat aktüerya formülüyle hesaplanmaz. Olayın ağırlığı, kusur, tarafların koşulları ve hakkaniyet değerlendirilir. Kanunda bütün eş, çocuk veya anne ve babalar için önceden belirlenmiş sabit bir bedel yoktur. İstenen tutar ve dayanaklar her yakın bakımından açıklanmalıdır.
Zorunlu trafik sigortası manevi tazminatı kapsamaz. Talep hukuki sorumluluğu bulunan kişilere yöneltilir; ihtiyari mali sorumluluk veya başka bir poliçede manevi zarar teminatı varsa ayrıca incelenir. Poliçenin bulunması tek başına manevi tazminat güvencesi oluşturmaz. [2, 3]
Sigortaya başvuru, dava ve tazminatın tahsili
Kime başvurulur ve hangi belgeler hazırlanır?
Kusurlu sürücü, işleten ve koşulları varsa bağlı teşebbüsün sorumluluğu ile sigortacının teminat sorumluluğu ayrılır. Ruhsattaki malik kaydı önemlidir; ancak işletme ilişkisi somut koşullarla farklılaşabilir. Araç sigortasızsa veya tespit edilemiyorsa, ölüm nedeniyle doğan zararlar bakımından Güvence Hesabının şartları incelenir. Hesap, her zararı ve manevi tazminatı ödeyen genel bir fon değildir. [2, 11]
Başvuru dosyasında şu belge grupları birbirini tamamlamalıdır:
- Kaza tutanağı, soruşturma bilgisi, varsa kamera ve tanık kayıtları; ölüm belgesi ve ölüm sonradan gerçekleşmişse tedavi dosyası.
- Nüfus aile kayıtları; eş, çocuk ve ebeveynlerin bilgileri; diğer destek görenler için ortak yaşam ve düzenli yardım belgeleri.
- Gelir ve meslek kayıtları, öğrenci belgeleri, bakım ihtiyacına ilişkin kayıtlar; SGK ödeme türü ve rücu bilgileri.
- Poliçe bilgileri, önceki başvurular, teslim kanıtları, ödeme ve ibra belgeleri; kişi bazında talep açıklaması ve temsil evrakı.
KTK 97 uyarınca sigortacıya yazılı ön başvuru yapılır. 15 gün içinde yazılı cevap verilmemesi veya uyuşmazlığın sürmesi, dava ya da sigorta tahkimi yolunu gündeme getirir. Trafik sigortasındaki bu süre, diğer bazı sigorta uyuşmazlıklarında kullanılan 15 iş günüyle karıştırılmamalıdır. Gerekli belgelerin iletilmesine bağlı sekiz iş günlük ödeme süresi de ayrı bir düzenlemedir. [2, 10]
Başvurunun ulaştığı tarih ve iletilen ekler saklanmalıdır. Belgeler güvenli kanallardan, gerekli kapsamla sınırlı gönderilmelidir. Bir aile üyesinin başvurusu, bütün diğer kişilerin taleplerini açıkça içermiyorsa herkes adına başvuru yapıldığı varsayılmamalıdır.
Tahkim, görevli mahkeme ve talep miktarı
Sigorta Tahkim Komisyonu sigorta uyuşmazlığını inceler; sürücü ve işletenin bütün kişisel sorumluluğunu çözen genel bir mahkeme değildir. Sigortacıya karşı ticari nitelikteki para taleplerinde dava şartı arabuluculuk ayrıca değerlendirilir. Sigortaya yazılı başvuru, arabuluculuğun yerine geçmez. Aynı uyuşmazlığın eş zamanlı olarak mahkeme ve tahkime taşınması usul sorunları doğurur. [10, 14]
Görevli mahkeme, davalılar ve hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenir. Sigortacıya yönelen taleplerde asliye ticaret; yalnız sürücü ve işletene yönelen genel haksız fiil taleplerinde asliye hukuk gündeme gelir. İş kazası veya taşıma sözleşmesi gibi özel ilişkiler sonucu değiştirebilir. KTK 110’daki özel yetki seçenekleri ile genel yetki kuralları birlikte incelenir. [2, 14]
7589 sayılı Kanun HMK 107’yi kaldırmış; HMK 109’a, kısmi davada tahkikat sonuna kadar bir defalık talep artırımı ve artırılan kısım bakımından dava tarihinden itibaren zamanaşımının kesilmesine ilişkin hüküm eklemiştir. Kaldırmadan önce açılan davalarda eski 107 uygulanmaya devam eder. Yeni dava hazırlanırken eski “belirsiz alacak davası” şablonu bu geçiş gözden geçirilmeden kullanılmamalıdır. [9]
Sigorta limiti, faiz ve tahsil
Ölüm teminatı, her mirasçıya ayrı ayrı tam poliçe limiti verilmesi anlamına gelmez. Genel Şartlar ölüm teminatını ölen kişi başına tanımlar. Birden fazla destek görenin alacağı ve kaza başına toplam limit birlikte değerlendirilir; KTK 96’daki oransal dağıtım gündeme gelebilir. Sigorta limiti, sorumlu kişilerin toplam tazminat borcunun mutlaka üst sınırı değildir. [2, 3]
Yeni TBK 55, kapsamındaki destek zararlarında bilinen kazanç dönemine ilişkin tutara olay tarihinden, bilinmeyen kazanç dönemine ilişkin tutara karar tarihinden kanuni faiz yürütülmesini öngörür. Geçiş, olay tarihine bağlıdır. Sigortacının temerrüdü, talep edilen kalem ve diğer borçluların durumu ayrıca incelenir; bütün davalılara ve bütün kalemlere aynı faiz başlangıcı yazılması doğru değildir. [9]
Yargılama sürerken TBK 76 koşulları varsa geçici ödeme istenebilir; istemin haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar ve ekonomik ihtiyaç ortaya konur. Bu, otomatik sigorta avansı değildir. Harç, bilirkişi gideri ve vekâlet ücreti riski de hesaplanmalıdır. Karar sonrasında ödeme veya icra takibi, kanun yolu ve varsa icranın durdurulması kararları birlikte izlenir; yalnız tazminata hükmedilmesi fiilî tahsil güvencesi sağlamaz. [1]
Zamanaşımı ve ceza dosyasının etkisi
KTK 109’da maddi zararlar için zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden başlayan iki yıllık ve kaza gününden başlayan on yıllık süreler yer alır. Fiil suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun zamanaşımı öngörüyorsa uzamış süre uygulanabilir. Suçun niteliği, olay tarihi, öğrenme ve kesilme sebepleri incelenmeden bütün ölümlü kazalara tek bir süre verilmemelidir. Manevi tazminatta TBK 72 de değerlendirilir. [1, 2]
Ceza dosyasının sürmesi, bütün hukuk sürelerinin kendiliğinden durduğu anlamına gelmez. Sigortaya sıradan bir başvuru veya görüşmenin her durumda zamanaşımını kestiği de varsayılmamalıdır. Süre hesabı her hak sahibi, talep ve muhatap için yapılmalı; gerekli dava veya tahkim işlemi ertelenmemelidir.
Ceza soruşturması kazanın oluşu ve ölümle bağlantısı bakımından önemli belgeler sağlar. Ancak hukuk davasındaki zarar ve destek hesabı ayrıca yapılır. Şikâyetten vazgeçme beyanı ile tazminat alacağından ibra veya davadan feragat aynı işlem değildir. İmzalanan belgenin gerçek kapsamı, varsa uzlaşma veya sulhun özel sonuçları incelenmelidir. [1, 2]
Sonuç
Ölümlü trafik kazasında doğru talep, önce hak sahibi, zarar kalemi ve sorumlunun ayrı ayrı belirlenmesiyle kurulur. Destekten yoksun kalma miras paylaşımı değildir; gelir belgesinin bulunmaması desteğin olmadığı anlamına gelmez; SGK ödemesi veya sigorta ödemesi de her dosyada aynı sonucu doğurmaz.
Sağlıklı bir değerlendirme için aile ve destek tablosu, gelir ve hizmet kanıtları, kusur belgeleri, poliçe ile ödeme kayıtları birlikte ele alınmalıdır. Hesabın varsayımları açıklanmalı; özellikle eski kazalardaki karşıt kararlar ve 2026 geçiş hükümleri dosyanın tarihleriyle eşleştirilmelidir. Böylece talebin hangi kişi için, hangi döneme ve hangi hukuki sebebe dayandığı denetlenebilir hâle gelir.
Sıkça Sorulan Sorular
Mirası reddeden kişi destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir mi?
Evet, diğer koşullar varsa isteyebilir. Bu hak miras yoluyla geçen bir alacak olmadığı için mirasın reddi tek başına engel değildir. Destek ilişkisi ve sorumluluk ayrıca incelenir. [4]
Anne ve babanın emekli aylığı olması tazminata engel midir?
Tek başına engel değildir. 2018 tarihli içtihadı birleştirme kararı, SGK gelirini hak sahipliğinin koşulu yapmaz ve çocukların ebeveynlerine desteği yönünde karine kabul eder. Tutar yine somut koşullarla hesaplanır. [4]
Resmî nikâhı olmayan kişi talepte bulunabilir mi?
Fiilî ve devamlı destek ilişkisini veya yeterli olgulara dayanan gelecekteki desteği ispatlayabilirse mümkündür. Birliktelik iddiası tek başına otomatik ödeme hakkı yaratmaz. [4, 12]
Ölen kişi çalışmıyorsa tazminat hesaplanır mı?
Çalışmaması tek başına ret nedeni değildir. Ev içi hizmet, bakım, emekli geliri veya çocuğun gelecekteki desteği gibi olgular değerlendirilebilir. Her durumda kaybedilen ekonomik katkı açıklanmalıdır. [4]
Tam kusurlu sürücünün yakınları trafik sigortasından ödeme alabilir mi?
Bütün kazalar için aynı cevap verilemez. Güncel teminat istisnaları, kaza ve poliçe tarihleri ile tarafların sıfatları incelenir. Eski kazalara ilişkin kabul ve ret yönünde çoğunluk kararları bulunduğundan tek bir karar ödeme garantisi değildir. [2, 5, 6]
Trafik sigortası yakınların manevi tazminatını öder mi?
Zorunlu trafik sigortası ödemez. Hukuken sorumlu kişilere yönelen talep ile varsa manevi zararı kapsayan ihtiyari poliçe ayrı değerlendirilir. [2, 3]
Sigortadan ödeme alındıktan sonra ek tazminat istenebilir mi?
Ödemenin yetersizliği ve anlaşmanın etkisi incelendikten sonra mümkün olabilir. Ödeme tarihi, kişi bazındaki dağılım, ibra ve ilgili süreler önemlidir. Aynı zararın ikinci kez tahsili istenemez. [2, 9]
Tazminat istemek için ceza davasının bitmesi beklenir mi?
Ceza davasının bitmesi genel bir ön koşul değildir. Hukuk mahkemesi somut mesele için ceza dosyasını bekletici mesele yapabilir; ancak bu olasılık başvuru ve zamanaşımı sürelerini ihmal etmeyi haklı kılmaz. [1, 2]
Kaynakça
[1] 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, özellikle m.50–56, 72, 74 ve 76. Temel hükümler için kanun metni; 2026 ek hükümleri için aşağıdaki [9].
[2] 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, özellikle m.85, 91–99 ve 109–111.
[3] Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, A.5, A.6, B.2 ve C.11; 12.06.2026 tarihli değişikliği içeren metin.
[4] Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 22.06.2018, E.2016/5, K.2018/6, destek hakkının niteliği, anne ve baba ile SGK ilişkisi.
[5] Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 05.02.2024, E.2023/13594, K.2024/1061, tam kusurlu sürücü/işletenin yakınlarının talebi; ret sonucunun çoğunlukla onanması ve karşı oy.
[6] Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 10.03.2025, E.2023/7323, K.2025/4022, 2012 tarihli kazada destek görenlerin talebi; çoğunluğun bozma kararı ve karşı oy.
[7] Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 15.10.2025, E.2024/532, K.2025/14162, çiftçilik geliri ile kişisel emeğin ayrılması; önceki bozma sonrası hükmün onanması.
[8] Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 21.10.2024, E.2022/12513, K.2024/9982, talep sahiplerinin sürücü ve işleten sıfatının etkisi.
[9] 7589 sayılı Kanun, TBMM kabul metni, kabul 16.07.2026; Resmî Gazete 31.07.2026, sayı 33326; m.18–20, geçici m.1/9–10 ve m.26. TBMM kanun kaydı.
[10] Sigorta Tahkim Komisyonu, Başvuru Nasıl Yapılır, sigortacıya ön başvuru ve trafik sigortasında 15 günlük süre.
[11] Güvence Hesabı, Sıkça Sorulan Sorular, sigortasız veya tespit edilemeyen aracın neden olduğu bedensel zararlar ve kapsam istisnaları.
[12] Gürsoy, Kemal Tahir, “Destekten Yoksun Kalma Tazminatı”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 1972, C.29, S.1–2, s.143–197; özellikle hakkın niteliği ve düzenli yardım açıklamaları. Tarihsel öğretisel kaynak.
[13] 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu, m.25; ölenin manevi tazminat isteminin mirasa geçişi.
[14] 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m.4, 5 ve 5/A; ticari davalarda görev ve dava şartı arabuluculuk.