İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Belediye Hukuku ve Ruhsat İşlemleri

Belediyenin Yıkım Masrafı Talebine İtiraz: Borcun Muhatabı, Hesaplama ve Tahsil İşlemleri

Kontrollü yıkım sahasını dosyayla inceleyen, baret ve yelek giymiş bir uzman; temsili sahne.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 6 dakika okuma

Hukuki inceleme ve kontrol: Av. Umut Güneş

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Belediyenin yıkım masrafı istemesi, talep edilen her kalemin ve her artırımın hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Borcun dayanağı, doğru kişiye yöneltilip yöneltilmediği, yıkımın kapsamı ve gider hesabı incelenmelidir. Masrafı belirleyen işlem ile 6183 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen ödeme emri farklı işlemlerdir; ödeme emrinde özel on beş günlük dava süresi önem taşır.

Yıkım masrafı ile imar para cezası aynı borç mudur?

İmar para cezası, kanunda belirtilen aykırılığa bağlanan idari yaptırımdır. Yıkım masrafı ise idarenin yıkımı gerçekleştirmesi nedeniyle doğduğunu ileri sürdüğü giderdir. Aynı yapı için ikisinin birlikte gündeme gelmesi mümkündür; buna rağmen hesaplama, borçlu ve dava konusu ayrı belirlenmelidir. Para cezasının iptal edilmesi masraf borcunu her durumda ortadan kaldırmaz. Masraf hesabının hukuka aykırı olması da yıkım kararını kendiliğinden geçersiz kılmaz.

Dosyada yapı tatil tutanağı, encümen kararı, tebligat, fiilî yıkım tutanağı, gider cetveli ve ödeme emri bulunabilir. Bunlardan yalnız son yazıyı incelemek, daha önce başlayan sürelerin kaçırılmasına yol açabilir. Her belgenin hangi borcu doğurduğu veya hangi borcu tahsil etmeye yöneldiği saptanmalıdır.

Yıkım hangi kanun maddesine dayanıyor?

Ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı: 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesi

Bu madde kapsamındaki belediye yıkımında kanun, masrafın yapı sahibinden tahsilini öngörür. Belediye, fiilen yapılan ve yıkımla bağlantılı gideri açıklamalıdır. Kanuni dayanak olmaksızın genel bir ceza veya hizmet kârı eklenmesi ayrı hukuka uygunluk sorunu doğurur. Belediyenin kendi tarifesi kanunun izin vermediği yeni bir yaptırımın kaynağı olamaz.

Maddenin Bakanlığın devreye girmesine ilişkin özel düzenlemesi farklıdır. Belirli koşullarla Bakanlıkça yapılan yıkımın maliyetinin yüzde yüz fazlasıyla ilgili idareden tahsili ve belediyenin sorumluluğu, yapı sahibine yöneltilen olağan belediye masraf borcuyla karıştırılmamalıdır. Bu özel zincirde dahi hangi tutarın kimden istendiği ayrı incelenir.

Tehlikeli yapı: 3194 sayılı Kanun'un 39. maddesi

Yıkılacak derecede tehlikeli veya kanundaki koşullara uyan metruk yapılar yönünden tehlike tespiti, bildirim ve giderim süreci bulunur. Yapı sahibinin belirlenen sürede tehlikeyi gidermemesi üzerine idarenin yaptığı işlerin masrafının yüzde 20 fazlasıyla tahsili bu maddede açıkça düzenlenmiştir. Tehlike durumunun acil boşaltma gerektirmesi ve olağan bildirim süreci de birbirinden ayrılır.

Bu nedenle “belediye yıkım giderine hiçbir zaman yüzde 20 ekleyemez” demek de “her yıkım giderine yüzde 20 eklenir” demek de isabetli değildir. 6306 sayılı Kanun, Gecekondu Kanunu veya başka özel düzenlemeye dayalı işlem varsa bunların muhatap ve tahsil hükümleri ayrıca incelenir. Belediyenin yazısında kullanılan genel ifade yerine işlemin gerçek hukuki dayanağı esas alınır.

Borç kime yöneltilebilir?

Yapı sahibi, tapu maliki, kiracı, yüklenici ve yapıyı fiilen kullanan kişi her olayda aynı kişi değildir. İdare, uyguladığı kanun bakımından muhatabın neden borçlu olduğunu ortaya koymalıdır. Tapu kaydı, inşaatın kim tarafından yapıldığı, mülkiyet değişiklikleri, tebligatlar ve özel kanun hükümleri birlikte değerlendirilir. İmar para cezasındaki kişisel sorumluluk esaslarını masraf borcuna açıklama yapmadan aktarmak doğru değildir.

Paylı mülkiyette toplam masrafın tamamının tek kişiden istenmesinin dayanağı sorgulanmalıdır. Mirasçılık veya şirket temsilciliği nedeniyle takipte de sorumluluğun koşulları ayrıca belirlenir. Yapıyı sonradan satın almak, eski borcun her durumda yeni malike geçtiği ya da hiçbir durumda geçmeyeceği sonucunu doğurmaz. Satış sözleşmesindeki gider paylaşımı belediyeye karşı kamu borçlusu sıfatını tek başına belirlemez; taraflar arasındaki rücu ilişkisini etkileyebilir.

Yıkım masrafının hesabı nasıl denetlenir?

Belediyeden toplam rakamın yanında metraj, birim fiyat, makine çalışma süresi, işçilik, nakliye ve bertaraf kayıtları istenmelidir. Yıkılan kısmın hacmi ile binanın toplam alanı karıştırılmamalı; yalnız aykırı eklenti yıkılmışsa bütün bina üzerinden hesap kurulmasının gerekçesi açıklanmalıdır. İhale kapsamında birden fazla yapı yıkılmışsa toplu bedelin ilgili yapıya nasıl dağıtıldığı gösterilmelidir.

Gerçek gider ve belge ilişkisi

Fatura veya hakediş bulunması tek başına her tutarın doğru olduğu anlamına gelmez. İşin gerçekten yapıldığı, doğru taşınmaza ait olduğu ve aynı giderin iki kez yazılmadığı incelenir. Belediyenin kendi ekipleriyle yaptığı çalışmada da ölçülebilir personel ve araç kayıtları aranır. Varsayımsal makine saatleri, açıklanmayan götürü giderler ve yıkımla ilgisiz altyapı harcamaları itiraz konusu olabilir.

Enkaz veya hurda değeri varsa bunun kime ait olduğu, kimin tasarruf ettiği ve sözleşmede nasıl değerlendirildiği araştırılır. Her dosyada otomatik bir hurda indirimi yapılacağı söylenemez; ancak gelir ile giderin birlikte değerlendirilmesini gerektiren bir durum göz ardı edilmemelidir. Vergi, artırım ve gecikme kalemlerinin her biri ayrıca kanuni dayanağa bağlanmalıdır.

Masraf yazısı ile ödeme emri arasındaki fark

Bir yazı yalnız ileride yıkım yapılacağını ve masraf isteneceğini bildirebilir; başka bir yazı ise tutarı kesin olarak tahakkuk ettirebilir. Dava edilebilirlik, yazının başlığından çok hukuki etkisine göre değerlendirilir. Kesin masraf işlemine karşı genel idari dava süresi gündeme gelir. Usulüne uygun ve süresinde İYUK 11 başvurusu, koşulları varsa bu süreyi durdurabilir.

6183 sayılı Kanun kapsamındaki ödeme emrinde ise 58. maddedeki özel on beş günlük dava süresi dikkate alınır. Kanun, borcun bulunmadığı, kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı itirazlarını düzenler. Önceki tahakkuk aşamasında ileri sürülmesi gereken her iddia ödeme emri davasında yeniden sınırsız biçimde incelenmez. Bunun yanında borcun usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği ve takip koşulları önemlidir.

Ödeme emrine karşı belediyeye dilekçe vermenin bu kısa süreyi mutlaka durduracağı varsayılmamalıdır. Masrafın kamu alacağı olması da otomatik olarak vergi mahkemesini görevli kılmaz. İmar mevzuatına dayalı yıkım gideri uyuşmazlığında idare mahkemesi yolu esas olarak gündeme gelir; farklı bir vergi, harç, sözleşme veya icra takibi varsa görev ayrıca belirlenir. Birden fazla işlem için ayrı süre çizelgesi oluşturulması gerekir.

Dava tahsilatı durdurur mu?

İdare mahkemesinde dava açılması tahsilatı kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulması isteniyorsa işlemin açık hukuka aykırılığı ile telafisi güç veya imkânsız zarar koşulları birlikte açıklanmalıdır. Yalnız tutarın yüksek olması yerine yanlış borçlu, mükerrer hesap veya dayanaksız artırım gibi hukuki nedenler ve takibin somut etkisi gösterilir. Tecil, taksit veya idari düzeltme talebi ile yargısal koruma birbirinden farklıdır.

Ödeme yapılmışsa makbuz, ödeme tarihi ve hangi borç kalemine mahsup edildiği saklanmalıdır. Ödeme her durumda dava hakkından vazgeçme değildir; ancak ödeme yapılması da geçmiş dava süresini yeniden başlatmaz. İade ve faiz talebinin hangi işlem veya tahsilata dayandığı açık kurulmalıdır.

Gerçek Danıştay kararı: 32. maddede yüzde 20 artırım

Danıştay 6. Dairesinin 18.2.2005 tarihli, E.2003/4396, K.2005/947 sayılı kararında, 32. maddeye dayanan belediye yıkımında masrafın yüzde 20 fazlasıyla istenmesi incelenmiştir. Daire, bu yıkım türünde söz konusu artırımın kanuni dayanağı bulunmadığını açıklamış; davanın bu kısmını reddeden mahkeme kararını bozmuştur. Yıkım işlemine yönelik ret kısmı ise onanmıştır.

Karar, yıkımın kendisi ile masraf artırımının ayrı denetlenebildiğini gösterir. Eski tarihli kararın 42. madde para cezasına ilişkin bölümü, bugünkü ceza hesabına aynen taşınmamalıdır. Ayrıca bu karar 39. maddedeki açık yüzde 20 hükmünü ortadan kaldırmaz. Güncel dosyada uygulanacak madde ve sonradan getirilen özel hükümler kontrol edilmelidir. Kaynakçadaki bağlantı kararın tam metnine yönelir; giriş gerekebilir.

Sonuç

Yıkım masrafına itirazda temel sorular “hangi kanun, hangi kişi, hangi iş ve hangi hesap”tır. Kesin masraf işlemi ile ödeme emrinin ayrı izlenmesi, gerçek giderlerin belgelerle denetlenmesi ve artırımın kanuni temelinin sorgulanması etkili başvurunun omurgasını oluşturur. Yıkım kararının hukuka uygunluğu ile masraf hesabının doğruluğu aynı mesele değildir.

Sıkça Sorulan Sorular

Belediye her yıkım masrafına yüzde 20 ekleyebilir mi?

Hayır. 32. madde ile 39. madde ve özel kanunlar ayrı değerlendirilir. Artırım için uygulanabilir açık hukuki dayanak gerekir.

Kiracı olduğum için borçtan kesin olarak sorumsuz muyum?

Sırf kiracılık otomatik borçluluk oluşturmaz. Ancak yapıyla ilişkiniz ve uygulanan özel düzenleme incelenmeden kesin sonuç söylenemez.

Ödeme emrinde de altmış günüm var mı?

6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi kapsamındaki ödeme emrine karşı özel süre on beş gündür. Genel süreyle karıştırılmamalıdır.

Belediye fatura göndermezse ne yapabilirim?

Masraf dökümünü, metrajı, hakedişleri ve dayanak kararı yazılı isteyebilirsiniz. Belge beklemek dava süresini kendiliğinden uzatmaz.

Kaynakça

1. 3194 sayılı İmar Kanunu, m.32, 39, 42.

2. 2577 sayılı İYUK, m.7, 11, 12, 27 ve 6183 sayılı Kanun, m.55, 58.

3. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı — 39. maddeye ilişkin görüş.

4. Danıştay 6. Daire, E.2003/4396, K.2005/947, 18.2.2005 — tam metin; giriş gerekebilir.

YAZAR

Av. Menije Nur Özcan

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları