İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Velayet ve Kişisel İlişki

Velayet Davasında Çocuğun Görüşü: Kaç Yaşında Dinlenir, Tercihi Kararı Belirler mi?

Bir kız çocuğunun kadın uzmana görüşlerini anlattığı temsili sahne
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 7 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Çocuk velayet davasında kaç yaşında dinlenir? Tercihinin karara etkisi, uzman görüşmesi ve yönlendirme iddiaları Yargıtay kararıyla ele alınıyor.

Özet

Velayet davasında çocuk, kendisini ilgilendiren yaşam düzeni hakkında görüşünü açıklama hakkına sahiptir. Ancak Türk hukukunda her çocuk için geçerli, tek bir “velayetini seçme yaşı” yoktur. Görüşün alınmasında çocuğun yaşı, olgunluğu ve konuyu kavrama kapasitesi; karar verilirken ise güvenliği, bakım ihtiyaçları ve bütün yaşam koşulları birlikte değerlendirilir. Çocuğu dinlemek, anne ile baba arasında karar verme sorumluluğunu ona yüklemek anlamına gelmez. [1–3]

Velayet davasında çocuğun dinlenmesi neden önemlidir?

Velayet kararı çocuğun nerede yaşayacağını, günlük bakımının nasıl sürdürüleceğini ve ebeveynleriyle ilişkisini doğrudan etkiler. Bu nedenle çocuk, yalnız hakkında yetişkinlerin konuştuğu bir dosyanın konusu değildir. Yaşamına ilişkin deneyimlerini, ihtiyaçlarını ve kaygılarını uygun koşullarda aktarabilmelidir.

Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 12. maddesi, görüş oluşturma yeteneği bulunan çocuğun kendisini ilgilendiren konularda görüşünü serbestçe açıklamasını ve bu görüşe yaşına ve olgunluğuna uygun ağırlık verilmesini düzenler. Bu hak, çocuğun mutlaka bir ebeveyn seçmesi gerektiği anlamına gelmez. Çocuk iki ev arasında taşınmaktan yorulduğunu, okulunun değişmesini istemediğini veya belirli bir görüşmede korktuğunu da anlatabilir. [2]

Dinlenilme hakkı ile karar yetkisi farklıdır

Çocuğun düşüncesini öğrenmek, onun kararın sonuçlarını tek başına üstlenmesini istemek değildir. “Seni kim istiyor?” ya da “Kimi daha çok seviyorsun?” gibi karşılaştırmalar, velayet değerlendirmesinin amacını karşılamaz. İncelenmesi gereken, çocuğun günlük yaşamı ve gelişimi için hangi düzenin daha elverişli olduğudur.

Hâkim; çocuğun açıklamalarını uzman değerlendirmesi, bakım geçmişi, okul ve sağlık bilgileri, ebeveynlerin olanakları ve risklerle birlikte ele alır. Çocuğun görüşüne katılınmaması hâlinde de bu görüşün neden kararın sonucuna yansıtılmadığının somut gerekçeleri önem taşır. Salt “küçük olduğu için” veya “babasını istediği için” biçimindeki açıklamalar, dosyanın özelliklerini ortaya koymaz.

Çocuk velayet davasında kaç yaşında dinlenir?

“8 yaşında kesin dinlenir”, “12 yaşından sonra kendisi seçer” veya “15 yaşında tercihine mutlaka uyulur” şeklinde herkes için geçerli sonuçlar çıkarılamaz. Takvim yaşı değerlendirmede önemlidir; fakat çocuğun olayları anlayabilmesi ve kendi düşüncesini ifade edebilmesi ayrıca incelenir. Aynı yaştaki iki çocuğun gelişimi ve yaşadığı koşullar farklı olabilir.

Uygulamada kullanılan “idrak çağında olmak” ifadesi, velayet uyuşmazlığının kendisi açısından anlamını kavrayabilme ve görüşünü oluşturabilme yeteneğiyle ilgilidir. Bu değerlendirme, çocuğa hukuk terimleri sorulması veya yargılamanın bütün sonuçlarını bilmesinin beklenmesi değildir. Çocuğun kullandığı dili, iletişim ihtiyacını ve gelişim özelliklerini gözeten yöntemler gerekir.

Küçük çocuğun ihtiyaçları nasıl anlaşılır?

Küçük yaş, çocuğun ihtiyaçlarının araştırılmasını gereksiz kılmaz. Sözel anlatımı sınırlı olduğunda bakım düzeni, ebeveynlerle ilişkisi ve gelişimsel ihtiyaçları uzman incelemesiyle değerlendirilebilir. Buna karşılık bir oyun, çizim veya tek görüşmedeki davranış, tek başına kesin bir velayet sonucu ya da tıbbi tanı olarak sunulmamalıdır.

Çocuğun kendisini rahat ifade edememesi; bir ebeveyni sevmediği, yönlendirildiği veya mutlaka şiddete uğradığı sonucunu kendiliğinden doğurmaz. İletişim güçlüğünün olası nedenlerini değerlendirmek, uygun uzmanlık gerektiren ayrı bir iştir.

Çocuğun tercihi hâkimi bağlar mı?

Çocuğun görüşüne gereken ağırlığın verilmesi gerekir; fakat tercih, tek başına bağlayıcı bir oy değildir. Örneğin bir çocuk arkadaşlarına yakın kalmak istediği için mevcut evinde yaşamayı tercih edebilir. Başka bir çocuk daha az kural konulan evi seçebilir. Her iki açıklamanın da nedenleri anlaşılmalı, bunların bakım ve gelişim bakımından anlamı incelenmelidir.

Özellikle yeterli olgunluğa sahip çocuğun tutarlı, gerekçeli ve serbestçe açıkladığı tercih önemlidir. Bununla birlikte somut bir güvenlik riski varsa, yalnız tercih üzerinden karar kurulamaz. Aynı şekilde tercih, yetişkinlerin işine gelmediği için peşinen “yönlendirme” olarak da nitelendirilemez.

Çocuğun açıklamasıAraştırılması gereken konuTek başına çıkarılamayacak sonuç
“Okulumu değiştirmek istemiyorum.”Eğitim sürekliliği, ulaşım, bakım planıMevcut velayetin hiçbir koşulda değişmeyeceği
“Annemle/babamla kalmak istiyorum.”Tercihin nedenleri, tutarlılığı ve serbestliğiTercihin otomatik olarak hükme dönüşeceği
“Görüşmeye gitmekten korkuyorum.”Korkunun kaynağı, güvenlik ve uzman değerlendirmesiMutlaka şiddet bulunduğu veya mutlaka yönlendirme yapıldığı
“İkisiyle de yaşamak istiyorum.”İlişkilerin korunması ve uygulanabilir yaşam düzeniOrtak velayetin kendiliğinden kurulacağı
“Konuşmak istemiyorum.”Görüşme koşulları, yorgunluk ve iletişim ihtiyacıÇocuğun bir ebeveyni reddettiği

Tablodaki ifadeler örnektir; gerçek bir dosyanın veya çocuğun anlatımı değildir. Değerlendirme, çocuğun kendi sözcükleri ve yaşam bağlamı üzerinden yapılmalıdır.

Çocuk hâkim tarafından mı, uzman tarafından mı dinlenir?

Mahkemenin çocuğun görüşünü öğrenmesi ile uzmanların sosyal inceleme kapsamında çocukla görüşmesi, birbiriyle bağlantılı fakat aynı olmayan işlemlerdir. Uzman görüşmesi; gelişim, aile ilişkileri ve yaşam koşullarının değerlendirilmesine yardımcı olur. Hâkim ise yargılamayı yürütür ve velayet hakkında karar verir.

Dosyanın koşulları, önceki görüşmenin kapsamı ve güncelliği önemlidir. Sosyal inceleme raporunda çocuk hakkında birkaç cümle bulunması, her durumda onun görüşünün yeterli şekilde alındığını göstermez. Buna karşılık çocukla tekrar tekrar görüşülmesi de yalnız işlemler tamamlanmış görünsün diye istenmemelidir. Eksik kalan sorunun ne olduğu ve yeniden görüşmenin gerekliliği açıklanmalıdır.

Görüşme ortamında hangi hususlar önemlidir?

Çocuğun yetişkinler arasındaki çatışmanın içinde bırakılmaması, anlaşılır bir dille bilgilendirilmesi ve kendisini baskı altında hissetmeden konuşabilmesi önem taşır. Ebeveynlerin aynı ortamda bulunmasının çocuğun anlatımına etkisi somut olarak değerlendirilmelidir. Görüşmenin yöntemi ve katılımcıları hakkında karar, çocuğun ihtiyaçları ile yargılama koşulları gözetilerek verilir.

Çocuğa, söylediği her şeyin her koşulda ebeveynlerinden gizli kalacağı şeklinde sınırsız bir vaat verilmemelidir. Yargılamada kullanılacak bilgi, dosyaya erişim ve çocuğun korunması birlikte değerlendirilir. Hassas bilgilerin gereksiz yayılmasını önleyecek usul önlemleri, dosyanın ihtiyacına göre mahkemeden istenebilir.

Yargıtay çocuğun güncel görüşünün alınmasına nasıl yaklaşmaktadır?

Hukuk Genel Kurulunun 17.01.2019 tarihli, E.2017/2066, K.2019/15 sayılı kararında, yargılamanın devamı sırasında çocuğun yaşının ilerlemesi ve görüşünü açıklayabilecek aşamaya gelmesi önem taşımıştır. Kurul, velayet konusunda güncel görüşün alınmasını gerektiren inceleme eksikliğine işaret etmiştir. Karar, çocuğun belli bir ebeveyni seçmesi hâlinde velayetin mutlaka o ebeveyne verilmesi gerektiği yönünde değildir. [3]

Kararın dosya akışında önceki değerlendirmeler ve karşı oy da bulunmaktadır. Buradan çıkarılabilecek temel sonuç, çoğunluk kararının gerekçesine uygun olarak, çocuğun güncel durumunun ve dinlenilme hakkının değerlendirilmesidir. Karardaki bir çocuğun yaşı, bütün davalara uygulanacak sabit bir eşik hâline getirilemez.

Uzun süren davada önceki görüş yeterli olur mu?

Çocuğun yaşı, okulu, bakım düzeni veya ebeveynleriyle ilişkisi değişmişse eski bir görüşme güncel durumu tam yansıtmayabilir. Yeni inceleme talebi, “rapor eski” demekle sınırlı bırakılmamalıdır. Aradan geçen sürede hangi değişikliğin gerçekleştiği ve bunun karara etkisi açıklanmalıdır.

Örneğin önceki rapordan sonra okul değişikliği yapılmışsa yeni uyum durumu; uzun süre görüşülmeyen ebeveynle iletişim yeniden başlamışsa ilişkinin niteliği araştırılabilir. Bu örnekler otomatik yeniden görüşme zorunluluğu yaratmaz. Amaç, karar için gerekli güncel bilgiye çocuğu gereksiz yormadan ulaşmaktır.

Ebeveyn çocuğu görüşmeye nasıl hazırlamalıdır?

Hazırlık, çocuğa söyleyeceği cümleleri öğretmek değildir. Görüşmenin amacını yaşına uygun biçimde açıklamak, doğruyu kendi sözcükleriyle anlatabileceğini belirtmek ve anne ya da babanın duygularından sorumlu olmadığını hissettirmek daha sağlıklı bir yaklaşım olur.

Çocuğun anlatımını prova ettirmek, ödül veya suçluluk duygusuyla tercih oluşturmak, görüşme sonrasında sorgular gibi ayrıntı istemek, değerlendirmeyi güçleştirebilir. Ebeveynin delil sunma ihtiyacı, çocuğun sürekli kayıt altına alınmasını veya diğer ebeveyn aleyhine belge toplamasını haklı kılmaz. Delillerin hukuka uygunluğu ayrıca incelenir.

Yönlendirme iddiası nasıl ileri sürülmelidir?

“Çocuk dolduruluyor” biçimindeki genel bir ifade yerine, iddiayı doğuran somut olaylar ve tarihler belirtilmelidir. Çocuğun dili, önceki açıklamaları ve aile ilişkileri uzmanlarca birlikte değerlendirilebilir. Ancak bir ebeveynin görüşüne katılmamak ya da diğer ebeveynle yaşamayı istemek, tek başına yönlendirildiğini kanıtlamaz.

Korku veya kötü muamele anlatımı bulunuyorsa güvenlik boyutu ayrıca araştırılmalıdır. Yönlendirme ihtimali üzerinden çocuğun anlattığı olayların baştan değersiz sayılması, sağlıklı bir inceleme yapılmasını engelleyebilir. Bu iki ihtimal, birbirini otomatik olarak dışlayan varsayımlar şeklinde ele alınmamalıdır.

Çocuğun görüşü alınmadıysa hangi talepler değerlendirilebilir?

Dosyada çocuğun görüşünün neden gerekli olduğunu, önceki görüşmenin hangi açıdan eksik kaldığını ve güncel koşulları açıklayan bir talep sunulabilir. Uygun yöntemle dinlenilmesi, uzman incelemesinin tamamlanması veya çelişkilerin giderilmesi istenebilir. Çocuğun görüşünün alınmaması her dosyada aynı usul sonucunu doğurmaz; gerekçe ve incelemenin bütünü önemlidir.

Karar verilmişse bu eksikliğin kanun yolu incelemesinde ileri sürülmesi, başvuruya elverişlilik ve süre koşulları içinde değerlendirilir. Çocuğun korunmasına ilişkin güncel bir risk bulunması hâlinde ise yalnız nihai karar beklenmeden uygun geçici önlem talebi de ele alınmalıdır. Başvuru yolu, eldeki kararın türüne ve yargılamanın aşamasına göre belirlenir.

Sonuç

Velayet davasında çocuğun sesi duyulmalı; fakat kararın sorumluluğu çocuğa bırakılmamalıdır. Yaş, olgunluk, görüşün oluşma koşulları, bakım ve güvenlik birlikte değerlendirilir. Dosyada asıl soru “Çocuk kimi seçti?” ile sınırlı değildir; çocuğun görüşünün ne anlattığı ve hangi yaşam düzeninin üstün yararını koruduğudur.

Görüşmenin rapora nasıl yansıtıldığını sosyal inceleme raporu, anlatımı destekleyen kayıtları velayet davasında deliller, görüşme reddinin özel değerlendirmesini çocuğun diğer ebeveyni reddetmesi yazılarında inceleyebilirsiniz.

İlgili yazılar: Çocuğun Velayeti Anneye mi Babaya mı Verilir? Yaş, Bakım Düzeni ve Ebeveynlerin Koşulları; Velayet Davası: Çocuğun Velayeti, Mahkemenin Ölçütleri ve Dava Süreci.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuk 12 yaşına gelince velayetini kendisi seçebilir mi?

Hayır. On iki yaşa bağlanmış otomatik bir seçme yetkisi yoktur. Çocuğun yaşı ve olgunluğuna uygun ağırlık verilen görüşü, güvenlik ve bakım koşullarıyla birlikte değerlendirilir.

Çocuk babasını istediğinde velayet mutlaka babaya mı verilir?

Hayır. Tercihin nedenleri ve serbestçe oluşup oluşmadığı araştırılır. Mahkeme çocuğun üstün yararına göre, dosyanın bütününü değerlendirerek karar verir.

Çocuk konuşmak istemezse aleyhine sonuç çıkar mı?

Konuşmak istememesi tek başına belirli bir ebeveyn lehine veya aleyhine kesin sonuç doğurmaz. Görüşme koşulları ve çocuğun ihtiyaçları değerlendirilmelidir.

Uzmanla görüşen çocuğun mahkemece tekrar dinlenmesi gerekir mi?

Her dosya için tek cevap verilemez. Önceki görüşmenin kapsamı, güncelliği, çocuğun gelişimi ve karara esas olacak konular dikkate alınır; gereksiz tekrarın önlenmesi de önemlidir.

Çocuğa hâkime ne söyleyeceğini öğretmek doğru mudur?

Hayır. Çocuğun kendi deneyimini ve düşüncesini serbestçe anlatabilmesi gerekir. Ebeveynin rolü, görüşmeye ilişkin temel bilgiyi vermek ve çocuğu yetişkinler arasındaki çekişmenin yükünden korumaktır.

Kaynakça

  1. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu, özellikle m.182, 183, 339, 346. Resmî mevzuat kaydı.
  2. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, özellikle m.3, 12 ve 16. UNICEF Türkçe metin.
  3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 17.01.2019, E.2017/2066, K.2019/15. Çocuğun güncel görüşünün alınması; çoğunluk gerekçesi esas alınmıştır. Tam karar kaydı — De Jure.
  4. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m.5–6. Adalet Bakanlığı metni.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları