Küçük veya vesayet altındaki yabancı mirasçı Türkiye’de malvarlığı kazanabilir. Asıl mesele, hakkın kim tarafından ve hangi yetkiyle kullanılacağıdır. Anne-baba, vasi ve kayyım aynı temsilci değildir. Mirasın intikali, paylaşılması, reddi ve satışı için gereken yetki veya mahkeme izni işlemin türüne göre değişir. [1, 2]
Ehliyet, velayet ve vesayet ayrı incelenir
MÖHUK’ta hak ve fiil ehliyeti, velayet ve vesayet için farklı bağlama kuralları bulunur. Yabancı mahkemenin temsil kararı ve uygulanabilir milletlerarası sözleşmeler ayrıca değerlendirilir. Çocuğun vatandaşlığı ve mutad meskeni, yalnız mirasbırakanın vatandaşlığına bakılarak göz ardı edilmemelidir. [2]
Türkiye’deki taşınmaz mirası bakımından Türk hukuku uygulanması, yabancı velayet veya vesayet belgesinin otomatik geçerli olduğu anlamına gelmez. Kararın niteliği, Türkiye’de doğuracağı etki ve gerekiyorsa tanıma veya koruma süreci incelenir. Apostil, temsil yetkisinin kapsamını genişletmez.
Menfaat çatışmasında kayyım
Anne veya baba hem kendi miras payını hem çocuğun payını ilgilendiren paylaşmada farklı menfaatlere sahip olabilir. Salt aynı aileden olmak çatışmayı ortadan kaldırmaz. TMK m.426 kapsamında temsil kayyımı gerekip gerekmediği somut işlem üzerinden değerlendirilir. [1]
Örneğin ev anneye bırakılıp çocuğa bedel ödenecekse, değerin ve ödemenin yeterliliği önemlidir. Bu açıklama her ortak mirasçılıkta otomatik kayyım gerektiği anlamına gelmez; gerçek menfaat çatışması ve işlem niteliği incelenir. Çocuğun malını temsilcinin kişisel hesabına almak ayrıca hesap ve koruma sorunu yaratır.
Vesayette izin gerektiren işlemler
TMK m.462; taşınmaz alım-satımı, olağan yönetim dışı tasarruflar ve miras paylaşma veya miras payı devri gibi işlemler için vesayet makamı iznini düzenler. M.463 ise mirasın kabulü veya reddi gibi belirli işlemlerde vesayet makamı yanında denetim makamı iznini de öngörür. Bu iki izin katmanı karıştırılmamalıdır. [1]
Velayet altındaki çocukla vesayet altındaki kişi aynı izin rejimine mekanik olarak tabi tutulamaz. Yasal temsil türü, menfaat çatışması ve somut tasarruf birlikte değerlendirilir. “Veli imzaladı, her şey tamam” veya “her çocuk işleminde iki mahkeme izni gerekir” ifadeleri isabetli değildir.
Belge dosyası
| Belge | Amaç |
|---|---|
| Doğum ve kimlik kaydı | Yaş ve soybağı |
| Mirasçılık belgesi | Payın belirlenmesi |
| Velayet/vesayet kararı | Temsilci ve yetki |
| Kesinleşme ve tasdik | Yabancı kararın kullanılabilirliği |
| Kayyım veya izin kararı | Özel işlem yetkisi |
| Değerleme ve ödeme planı | Korunan kişinin menfaati |
| Hak sahibine ait hesap | Paranın ayrı tutulması |
Belgenin bütün ekleri ve Türkçe tercümesi hazırlanır. Yabancı karar yalnız kişisel bakım yetkisi veriyorsa malvarlığı satış yetkisi içerdiği varsayılmamalıdır. Süreli veya sınırlı temsil kararı varsa işlem tarihinde yürürlükte olması gerekir.
Borçlu tereke ve ret süresi
Küçüğün veya kısıtlının mirası borçlu olabilir. Ret, resmî defter ve tasfiye seçenekleri gecikmeden incelenir. Temsilci atanması veya izin süreci beklenirken sürenin kendiliğinden durduğu varsayılmamalıdır. Öğrenme tarihi, temsil durumu ve gerekiyorsa süreye ilişkin mahkeme talebi ayrı kayda alınır. [1]
Korunan kişinin malını satmak veya borç ödemek, kabul-ret stratejisini etkileyebilir. Tereke malının korunmasıyla olağan yönetimi aşan tasarruf ayrılır. Mirasın reddi yalnız borç tutarına bakılarak değil, bütün malvarlığı ve sorumluluk incelemesiyle kararlaştırılır.
Banka, tapu ve paylaşma uygulaması
Kurum, temsil kararını ve özel izni işlemle karşılaştırır. Mahkemenin satışa izin vermesi durumunda bedel, satış usulü ve paranın yatırılacağı hesap koşulları izlenir. İzin kapsamının dışında farklı mal veya farklı işlem yapılamaz. Paylaşmada çocuğa bırakılan değer ve varsa bedelin güvenliği açık olmalıdır.
Paranın yurt dışına gönderilmesi, temsilcinin kişisel kullanımına bırakılmasıyla aynı şey değildir. Hak sahibine ait hesap ve gerekiyorsa kısıtlı kullanım koşulları korunur. Vesayet hesabı ve raporlama yükümlülükleri satıştan sonra da devam edebilir. [1]
Temsil belgesinin kapsamı nasıl okunur?
Yabancı kararda çocuğun bakımını üstlenen kişinin Türkiye’deki evi satmaya da yetkili olduğu varsayılmaz. Kişisel bakım, malvarlığı yönetimi ve belirli tasarruf yetkileri ayrı olabilir. Kararın süresi, yürürlük durumu, ekleri ve başka makamdan izin şartı birlikte okunmalıdır. Tasdik ve tercüme belgenin kullanılabilirliğini sağlar; daha geniş yetki yaratmaz. [2]
Çocuğun kimliğiyle temsilcinin kimliği arasında soybağı veya atama ilişkisi belgelenir. Temsilci değişmişse eski karar kullanılmamalıdır. Birden fazla temsilcinin birlikte hareket etmesi öngörülmüşse tek imza yeterli olmayabilir. Kurumun ek belge talebi bu nedenle yalnız mirasçılık payına değil, imza yetkisine ilişkin olabilir. Hangi yetkinin eksik görüldüğü yazılı sorulmalıdır.
Menfaat çatışması hangi işlemde ortaya çıkar?
Anne ile çocuğun aynı mirasta pay sahibi olması bütün işlemlerde çatışma bulunduğunu göstermez. Ancak evin anneye bırakılması karşılığında çocuğa ödenecek tutarın belirlenmesinde karşıt menfaat oluşabilir. TMK m.426 kapsamında temsil kayyımı ihtiyacı somut işleme göre incelenir. Kayyımın görevi de kararın belirlediği kapsamla sınırlıdır. [1]
Değerleme raporu çatışma sorununu tek başına ortadan kaldırmaz. Temsilcinin hangi sıfatla imzaladığı, çocuğun alacağının güvencesi ve ödeme hesabı belirlenir. Aynı kişi hem satın alan hem çocuk adına satan konumdaysa yalnız genel vekâlete dayanılması yeterli kabul edilmemelidir. İşlemin şekli ve izinleri tamamlanmalıdır.
İzin talebinde ekonomik yarar nasıl açıklanır?
Dosyada malın güncel değeri, devam eden giderleri, satış veya paylaşma nedeni ve bedelin korunma yöntemi bulunabilir. “Aile böyle istiyor” gerekçesi çocuğun menfaatini tek başına açıklamaz. Gelir getirmeyen ve yüksek bakım gideri olan taşınmazın satılması düşünülüyorsa gider belgeleri ve alternatifler gösterilir. Bedelin temsilcinin kişisel borcuna kullanılmayacağı açık olmalıdır.
Türk vesayet hukukunda TMK m.462 ve 463’teki farklı izinler işlem türüne göre değerlendirilir. Velayet altındaki çocuk aynı rejime otomatik tabi tutulmaz. Yabancı temsil ilişkisinde uygulanacak hukuk ve Türkiye’de alınması gereken koruma tedbirleri ayrıca incelenir. “Bütün küçükler için aynı iki izin” veya “veli için hiç kontrol yok” genellemeleri doğru değildir. [1, 2]
Borçlu mirasta süre yönetimi
Borçların araştırılması temsil ve izin işlemleri sırasında ertelenmemelidir. Ret, resmî defter ve tasfiye seçenekleri ayrı değerlendirilir. Türk hukukunda ret için genel üç aylık süre ile resmî defter istemine ilişkin bir aylık süre farklıdır. Başlangıç, öğrenme ve temsil sorunları somut dosyada hesaplanır. [1]
Malın korunması için zorunlu gider ile malın satılıp kişisel ihtiyaçta kullanılması aynı değildir. TMK m.610 bakımından olağan yönetim dışındaki işlemlerin ret hakkına etkisi araştırılır. Temsilcinin yetkisiz davranışı karşısında korunan kişinin durumu ayrıca incelenebilir. Ret kararı beklenirken yapılan tasarrufun amacı ve kapsamı kaydedilmelidir. İzin başvurusunun bütün süreleri kendiliğinden durdurduğu varsayılmamalıdır.
Ödeme ve sonraki hesap verme
Çocuğa para bırakılıyorsa hesabın hak sahibi adına olması, kullanım koşulları ve varsa mahkeme talimatı izlenir. Parayı yurt dışına göndermek, temsilcinin kişisel hesabında serbestçe kullanmasına izin verildiği anlamına gelmez. Transfer ve kur farkları çocuğun hesabında gösterilir.
Kapanışta yalnız izin kararı yeterli değildir. İzin verilen malın doğru bedelle devredildiği, paranın belirtilen hesaba yatırıldığı ve gereken raporların sunulduğu doğrulanır. Kişi ergin olmuş veya vesayet sona ermişse devir ve hesap teslimi ayrıca ele alınır. İşlemin amacı temsil kolaylığından önce hak sahibinin malvarlığını korumaktır.
Yabancı çocuk hakkında 1996 Lahey Sözleşmesi neyi değiştirir?
Miras hakkı ile çocuğun malvarlığının korunması
1996 Lahey Çocukların Korunması Sözleşmesi miras payını belirlemez; miras konusu kapsam dışındadır. Ancak çocuğun malvarlığının yönetimi, korunması, tasarrufu ve temsilcinin yetkileri kapsamına girebilir. Doğumdan 18 yaşa kadar uygulanır. Türkiye için yürürlük tarihi 1 Şubat 2017’dir; somut ilişkide diğer devletin taraflığı, zaman bakımından kapsam ve çekinceler ayrıca kontrol edilir. [3, 4]
Tanıma, icra ve Türkiye’nin çekincesi
Sözleşme kapsamındaki koruma tedbirleri bakımından m.23 kendiliğinden tanımayı, m.26 gerektiğinde icra edilebilirlik sürecini düzenler. Bu nedenle her yabancı velayet kararına otomatik olarak genel tanıma davası gerektiği söylenemez. Ret sebepleri ve belgenin yetki kapsamı yine incelenir. Türkiye, ülkesindeki çocuk malvarlığını koruyucu tedbir alma yetkisini ve bu mallar için kendi tedbirleriyle bağdaşmayan yabancı tedbir veya velayet sorumluluğunu tanımama hakkını saklı tutmuştur. [3, 5]
Somut dosyada çocuk için koruma kararı, yetişkin için vesayet kararı ve mirasçılık belgesi ayrı sınıflandırılmalıdır. Çocuğa ilişkin sözleşme yetişkin vesayetine otomatik uygulanmaz. Böylece temsil yetkisinin tanınması ile Türkiye’deki miras payının belirlenmesi aynı işlem sanılmaz.
Türk hukukunda izin ve temsil için pratik kontrol
Velayette menfaat çatışmasının özel sonucu
TMK m.345 uyarınca çocukla anne veya baba arasında ya da anne-babanın menfaatine çocukla üçüncü kişi arasında yapılacak işlemle çocuğun borç altına girmesi, kayyımın katılımına ve hâkimin onayına bağlıdır. Bu özel hüküm, m.426’daki menfaat çatışması nedeniyle temsil kayyımı incelemesiyle birlikte ele alınır. Ailenin satış veya paylaşım üzerinde uzlaşması, çocuğun bağımsız temsil ihtiyacını ortadan kaldırmaz. [1]
| İşlem veya sorun | Türk hukukunda kontrol | Dosyada bulunması gereken açıklama |
|---|---|---|
| Miras payının belirlenmesi | Hak sahipliği ve temsil | Ölüm, soybağı, temsil kaydı |
| Temsilciyle karşıt menfaat | TMK m.426; koşulları varsa m.345 | Çatışan menfaat ve işlemin kapsamı |
| Vesayette taşınmaz satışı | TMK m.462 ve satışa ilişkin hükümler | Değer, gerekçe, satış usulü ve ödeme |
| Vesayette mirasın paylaşılması veya pay devri | TMK m.462 | Pay hesabı ve anlaşmanın ekonomik sonucu |
| Vesayette mirasın kabulü veya reddi | TMK m.463 | Vesayet ve denetim makamı izinleri |
| Yabancı temsil kararı | Sözleşme ve MÖHUK incelemesi | Yetki, süre, hukuki etki ve sınırlamalar |
Yetkili makam ve acil koruma
Türk vesayet düzeninde vesayet makamı sulh hukuk, denetim makamı asliye hukuk mahkemesidir. Yabancılık unsurunda milletlerarası sözleşmeler öncelikle değerlendirilir; uygulanacağı ölçüde MÖHUK m.42, Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan yabancı için sakin olduğu yer veya Türkiye’de sakin değilse mallarının bulunduğu yer bağlantısını düzenler. Çocuğun malı Türkiye’de diye bütün temsil uyuşmazlıklarının aynı mahkemede çözüleceği varsayılmamalıdır. [1, 2]
Malın kaybı veya bedelin kişisel hesaba aktarılması riski varsa koruma ihtiyacı somut belgelerle açıklanır. Hesap hareketi, tapu kaydı, satış yazışması veya mevcut temsil kararındaki sınırlama bu değerlendirmeye yardımcı olur. İzin başvurusu tek başına banka hesabını bloke etmez veya tapuya tedbir işlemez; gereken koruma ayrıca istenmelidir. İşlem tamamlandığında izin kararının şartları, satış belgesi ve ödeme hesabı karşılaştırılarak korunan kişiye ait değerin gerçekten korunduğu gösterilmelidir.
Sonuç
Korunması gereken mirasçının dosyasında hızdan önce doğru temsil ve işleme uygun izin kurulmalıdır. Hak sahipliği, menfaat çatışması, değerleme ve ödeme ayrı denetlendiğinde intikal kişinin yararına tamamlanabilir.
İlgili yazılar: Mirasın Reddi: Başvuru Usulü, Süreler ve Miras Borçlarından Korunma; Miras Borçlarından Sorumluluk: Mirasçılara Yöneltilen İcra Takipleri ve Korunma Yolları; Yabancı Mahkemenin Velayet Kararının Türkiye’de Tanınması ve Tenfizi; Yabancı Mirasçı Türkiye’de Veraset İlamı Nasıl Alır? Belgeler ve Mahkeme Süreci
Sıkça Sorulan Sorular
Yabancı çocuk Türkiye’de mirasçı olabilir mi?
Olabilir; miras ve yabancı edinim koşulları ile temsil ayrıca değerlendirilir.
Anne-baba her satışı tek başına yapabilir mi?
Temsil türü, çatışma ve izin gerekliliği incelenmelidir.
Vasi mirası reddedebilir mi?
Türk vesayet rejiminde ilgili izinler ve ret süresi birlikte gözetilir.
Yabancı vesayet kararına apostil yeterli mi?
Hayır. Kararın Türkiye’deki hukuki etkisi, yetki kapsamı ve uygulanabilir sözleşme ayrı incelenir. Çocuk koruma tedbirinde 1996 Lahey Sözleşmesi kapsamında kendiliğinden tanıma mümkün olabilir; icra ve Türkiye’nin malvarlığı çekincesi ayrıca değerlendirilir.
Kaynakça
[1] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
[2] 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun
[3] HCCH, 19 Ekim 1996 Çocukların Korunması Sözleşmesi, m.2–5, 23, 26, 55