Kısa cevap: Yabancı hasta, zararın nedenine göre hekimden, sağlık tesisini işleten kişiden, aracı kuruluştan, yurt dışındaki organizatörden veya ilgili sigortacıdan talepte bulunabilir. Ancak bu kişilerin sorumlulukları aynı değildir. Hastayı kimin yönlendirdiği kadar sözleşmeyi kimin yaptığı, bedeli kimin hangi sıfatla aldığı, hangi hizmeti ve sonucu üstlendiği önemlidir. Doğru davalı; sözleşme, reklam, ödeme ve tıbbi kayıtlar birlikte incelenerek belirlenir.
Sağlık turizminde hasta çoğu zaman tedaviyi tek bir paket olarak satın alır. Oysa ekranda görülen marka, mesaj gönderen koordinatör, ödemeyi alan şirket, ameliyatın yapıldığı hastane ve müdahaleyi gerçekleştiren hekim farklı kişilerdir. Sorun çıktığında her birinin hastayı diğerine yönlendirmesi, hukuki ilişkinin baştan açıklığa kavuşturulmasını daha da önemli hâle getirir.
Bu yazı, Türkiye’de sunulan özel sağlık hizmetleri ve bunlara bağlı aracılık ilişkileri üzerinde durur. Kamu hastanesinde verilen hizmet, yabancı ülkedeki şirketle yapılan sözleşme veya bağımsız sigorta talebi bakımından uygulanacak hukuk ve başvuru yolu ayrıca değişebilir. Yabancı hastanın bütün taleplerini tek başlık altında “doktor hatası” olarak ileri sürmesi, sözleşmeye aykırı organizasyon ve ücret iadesi taleplerini görünmez bırakabilir.
Sağlık turizmi aracı kuruluşu hangi hizmetlerden sorumludur?
Aracının temel görevi, üstlendiği hizmeti mevzuata, sözleşmeye ve dürüstlük kuralına uygun biçimde yerine getirmektir. Hasta ile sağlık kuruluşunu buluşturmak, randevu ve iletişimi düzenlemek, belgeleri iletmek, tercümanlık sağlamak, ulaşım ve konaklamayı organize etmek aynı faaliyetin farklı parçaları olabilir. Hangi parçanın gerçekten üstlenildiği, kuruluşun adından değil somut ilişki ve belgelerden anlaşılır.
26 Nisan 2025 tarihli Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik, sağlık tesisi ile aracı kuruluş için yetkilendirme ve hizmet standartları getirir. Yönetmeliğin 6. maddesinde, konaklama, ulaşım ve transferin yetkili seyahat acentaları üzerinden yürütülmesi; aracının kendisi yetkili seyahat acentasıysa bu hizmetleri doğrudan yerine getirebilmesi düzenlenir. Aracı kuruluşun en az iki yabancı dilde, haftanın her günü ve günün her saatinde çağrıları karşılayabilecek altyapısı veya buna ilişkin hizmet alımı sözleşmesi bulunmalıdır. [K3]
Bu kuralların varlığı, aracı personelin tıbbi değerlendirme yapabileceği anlamına gelmez. Koordinatörün ameliyat tekniğine karar vermesi, tıbbi riskleri kendi bilgisiyle önemsiz göstermesi veya hekim değerlendirmesi olmadan hastaya uygunluk sözü vermesi ayrı sorunlar doğurur. Yetki belgesi de her çalışanı sağlık meslek mensubuna dönüştürmez; her müdahalenin hukuka uygunluğunu ya da başarılı sonucunu garanti etmez.
Yetkisiz aracılık tespit edilirse ne değişir?
Yetki eksikliği, idari denetim ve yaptırımlar bakımından önemlidir. Özel hukuk talebinde ise hangi yükümlülüğün ihlal edildiği, bunun hastanın kararına ve zararına etkisi ayrıca gösterilmelidir. Sırf yetki belgesi bulunmaması nedeniyle hastanın ileri sürdüğü her gider kendiliğinden tazminata dönüşmez. Buna karşılık yetkisizliği gizleme, yetkili sağlık tesisiyle çalışıldığı izlenimi verme veya hastanın güvenli hizmete ulaşmasını engelleme, somut olayda sorumluluk değerlendirmesini ağırlaştırabilir.
Hasta yalnız internet sitesindeki belge görseline güvenmemelidir. Belgenin hangi tüzel kişiye, hangi faaliyet ve adres için düzenlendiği araştırılmalıdır. Başka şirketin yetki belgesini kullanmak ile şirketin ticaret unvanından farklı bir marka kullanması aynı mesele değildir. Ticaret sicili kaydı, fatura ve yetki belgesi birlikte karşılaştırıldığında gerçek hizmet sunucusu daha sağlıklı belirlenir.
Hekim, hastane, aracı ve yabancı organizatör nasıl ayrılır?
| Muhatap | İncelenecek temel yükümlülük | Belirleyici kayıtlar |
|---|---|---|
| Müdahaleyi yapan hekim | Mesleki özen, aydınlatma, uygun müdahale ve takip; varsa üstlenilen estetik sonuç | Muayene, onam, ameliyat planı, operasyon ve takip kayıtları |
| Sağlık tesisini işleten kişi | Üstlenilen tedavi hizmeti, organizasyon, personel ve altyapı, kayıt ve taburculuk düzeni | Hasta kabul sözleşmesi, ruhsat, fatura, personel ve hizmet ilişkileri |
| Türkiye’deki aracı kuruluş | Kendi aracılık ve organizasyon edimleri; kendi açıklama ve taahhütleri | Paket teklifi, mesajlar, ödeme akışı, tercüman ve yönlendirme kayıtları |
| Yurt dışındaki organizatör | Hastayla kurduğu sözleşme, temsil ilişkisi ve üstlendiği paket veya hizmet | Yabancı şirket unvanı, sözleşme, tahsilat, reklam ve yerel faaliyet kayıtları |
| İlgili sigortacı | Somut poliçedeki sigortalı, riziko, süre ve teminat sınırları | Poliçe, sertifika, özel şartlar, bildirim ve ret yazısı |
Hastane binasının adı ile onu işleten şirketin unvanı farklı olabilir. Aynı marka altında birden fazla şube ve şirket bulunabilir. Bir şirketin ortağı, müdürü veya satış temsilcisi olması, kişiyi şirketin bütün borçlarından şahsen sorumlu yapmaz. Buna karşılık kişinin kendi haksız fiili, şahsi taahhüdü veya başka bir özel sorumluluk sebebi varsa durum ayrıca incelenir.
Hekimin hastanede çalışması da tek başına sözleşmenin bütün içeriğini açıklamaz. Hastanenin tüm tedaviyi üstlendiği kabul ilişkisi ile hastanın bağımsız hekimle anlaşıp yalnız hastane olanaklarından yararlandığı ilişki farklıdır. Hasta her bir muhatap için “hangi hizmeti üstlendi, hangi yükümlülüğü ihlal etti, hangi zarara neden oldu?” sorularını cevaplayan bir iddia kurmalıdır. [K1, K2]
Ödemeyi alan kişi mutlaka tazminatın borçlusu mudur?
Ödeme kaydı güçlü bir başlangıç delilidir; fakat tek başına bütün hukuki ilişkiyi belirlemez. Aracı, sağlık tesisi adına tahsilata yetkili olabilir; kendi organizasyon ücretini almış olabilir veya tedaviyi de kapsayan bütün paketi kendi adına satmış olabilir. Banka dekontunun açıklaması, faturanın kimin adına düzenlendiği, teklifin anteti ve sözleşmedeki taraf bilgileri birlikte değerlendirilmelidir.
Bedelin kişisel hesaba gönderilmesi, nakit alınması veya farklı ülkedeki ödeme kuruluşundan geçmesi, açıklama ihtiyacını artırır. Bu durumda ödeme talimatını kimin verdiği, hesabın kime ait olduğu, ödemenin hangi hizmete mahsup edildiği ve alındığının kim tarafından doğrulandığı korunmalıdır. Sadece kart ekstresinde görülen kısaltılmış ticari adla dava açmak, yanlış muhatap riskini doğurabilir.
Tahsil yetkisiyle alınan bedelin hastaneye aktarılmaması, aracının kendi sözleşmesel veya başka hukuki sorumluluğunu gündeme getirebilir. Hastane ise “bize ödeme yapılmadı” savunmasında bulunduğunda, aracıyı tahsilata yetkilendirip yetkilendirmediği ve hastaya nasıl tanıttığı incelenir. Hastanın aynı bedeli iki kez ödemek zorunda olduğu sonucuna, bu temsil ve ödeme ilişkisi araştırılmadan varılamaz.
Aracının reklamı ve mesajları hangi hâllerde taahhüt sayılır?
Bir kuruluşun sorumluluğu, yalnız imzalı sözleşmenin son sayfasına bakılarak değerlendirilemez. Hastayı tedaviye yönelten internet tanıtımı, kişisel teklif, e-posta, sesli mesaj ve görüşme tutanağı da önem taşır. Belirli hekim, belirli hastane, kullanılacak implant, işlem sayısı, takip süresi veya ücretsiz revizyon konusunda açık açıklamalar sözleşmenin kapsamının belirlenmesinde etkili olabilir. Tüketici hukukunda ilan ve reklamlarda bildirilen özellikler, ayıplı hizmet değerlendirmesi bakımından da önemlidir. [K2]
Genel tanıtım ifadesi ile hastaya verilmiş somut vaat ayrılmalıdır. “Deneyimli ekiple çalışıyoruz” sözü ile belirli isimli hekimin ameliyatı bizzat yapacağının yazılması aynı değildir. “Revizyon desteği sağlanır” ifadesi ile cerrah, hastane, anestezi, uçuş ve konaklama giderlerinin tamamının belirli koşullarda karşılanacağının taahhüt edilmesi de farklı kapsam yaratır.
Tanıtım metinlerinin ve başarı vaatlerinin hukuki değerlendirmesi için sağlık turizminde yanıltıcı reklam ve tedavi vaatleri yazımıza bakabilirsiniz.
Başarı vaadi ile tıbbi bilgilendirme çelişirse
Satış görüşmesinde kesin sonuç sözü verilip ameliyat öncesinde hastaya kapsamlı belirsizlikler içeren standart bir form imzalatılması, çelişkinin kendiliğinden çözüldüğü anlamına gelmez. Hangi sonucun üstlenildiği, önceki vaadin düzeltilip düzeltilmediği, düzeltmenin hastaya ne zaman ve nasıl açıklandığı, yeni koşullar altında hastanın serbestçe karar verip vermediği araştırılır.
Aracı, hekimin yetkisini aşan bir sonucu kendi adına garanti etmişse bunun hukuki etkisi ayrıca ele alınır. Hekim ise kendisine ait olmayan her pazarlama cümlesinden otomatik olarak sorumlu sayılamaz. Ancak reklamın bilgisi ve onayıyla yapılması, açıklamanın muayenede tekrarlanması veya sözleşmeye alınması değerlendirmeyi değiştirebilir. İddia, kimin hangi ifadeyi kullandığı gösterilerek kurulmalıdır.
Estetik ameliyatta eser sonucu ve onam neden ayrı incelenir?
Estetik amaçla yapılan ve belirli görünüm sonucunun üstlenildiği müdahalelerde Yargıtay’ın eser sözleşmesine ilişkin yaklaşımı önemlidir. Bu yaklaşım, ameliyatın teknik kurallara uygun yapılmasının her uyuşmazlığı tek başına çözmeyeceğini gösterir. Kararlaştırılan estetik sonucun ne olduğu ve gerçekleşip gerçekleşmediği de incelenir. Tedavi amacı ağır basan girişimlerle salt estetik amaçlı işlemler aynı hukuki değerlendirmeye tabi tutulmamalıdır. [K1, K10]
Sonuç taahhüdü, hastanın sonradan dile getirdiği her beklentinin garanti edildiği anlamına gelmez. Ameliyat öncesindeki görünüm, tıbbi sınırlar, plan, çizimler, görüntüler ve tarafların açıklamalarıyla somutlaştırılır. Simülasyonun yalnız olası görünümü anlatmak için mi kullanıldığı, yoksa birebir sonuç olarak mı sunulduğu özellikle araştırılmalıdır.
Onam ise hastanın yapılacak müdahaleye, yeterli bilgilendirme sonrasında rıza göstermesiyle ilgilidir. İşlemin kapsamı, başlıca riskleri, alternatifleri, sonuç sınırları ve takip ihtiyacı hastanın anlayacağı biçimde açıklanmalıdır. Yabancı dilde hazırlanmış bir formun bulunması, hastanın o dili anladığını veya gerçek bir açıklama yapıldığını tek başına göstermez. Tercümenin kim tarafından yapıldığı ve sorulara kim tarafından cevap verildiği kayda bağlanmalıdır. [K4]
“Bütün riskleri kabul ediyorum” ifadesi, izin gerektiren uzmanlık hizmetindeki kusuru baştan bağışlayan sınırsız sorumsuzluk belgesi olarak kullanılamaz. TBK m.115 ve m.116’daki sınırlar ile tüketici sözleşmelerindeki haksız şart denetimi saklıdır. Ayrıca açık onam, üstlenilmiş estetik sonucu ortadan kaldırmaz; sonuç taahhüdü de onam eksikliğini gidermez. Bu iki başlık bilirkişi sorularında ve dava anlatımında ayrı tutulmalıdır. [K1, K2]
Doktor veya hastane değiştirilirse hasta ne isteyebilir?
Belirli bir hekim veya sağlık tesisi hastanın kararının temelini oluşturuyorsa, değişiklik basit bir iç organizasyon işlemi sayılmayabilir. Değişikliğin nedeni, sözleşmedeki karşılığı, alternatifin niteliği ve hastaya bildirildiği zaman değerlendirilir. Ameliyat günü öğrenilen değişiklik ile seyahatten önce açıklanıp özgürce kabul edilen değişiklik aynı değildir.
Hastanın Türkiye’ye gelmiş, otel ve uçak masrafı yapmış olması, yeni hekimi veya daha kapsamlı ameliyatı kabul etmek zorunda olduğu anlamına gelmez. Yeni müdahale, yöntem veya anestezi planı için gerekli bilgilendirme ve rıza sağlanmalıdır. Tıbben zorunlu değişikliklerin açıklanması ile ticari kolaylık için yapılan değişikliklerin haklı gösterilmesi birbirine karıştırılmamalıdır.
Hasta, olayın koşullarına göre sözleşmenin gereği gibi ifasını, uygun alternatif sunulmasını, bedel indirimi veya iadesini ve bağlantılı zararların giderilmesini isteyebilir. Hangi hakkın doğduğu; hizmetin hiç sunulmaması, ayıplı sunulması, haklı sona erdirilmesi veya başka bir ifa engeli bulunmasına göre belirlenir. Uçuş ve konaklama giderlerinin tamamının iadesi de otomatik değildir; boşa çıkan giderin değişiklikle bağlantısı ve önlenebilirliği gösterilmelidir. [K1, K2]
Paketin iptali ve bedel iadesi tartışmaları için sağlık turizminde tedavi paketinin iptali ve ücret iadesi yazımızı da inceleyebilirsiniz.
Aracı “Biz yalnızca yönlendirdik” diyerek sorumluluktan kurtulabilir mi?
Bu savunma, aracının gerçekten ne yaptığı incelenerek değerlendirilir. Sadece iletişim ve transfer sağlayan kişi ile tedaviyi kendi markası altında fiyatlandıran, hekimi seçen, tüm bedeli alan ve sonucu kendi adına üstlenen kuruluşun durumu aynı değildir. Aracının sağlık hizmetini ifa borcu bulunmaması, kendi yanlış bilgilendirmesi veya organizasyon kusurunun göz ardı edilmesini gerektirmez.
Örneğin tıbbi belgeleri sağlık tesisine iletme görevini üstlenen kuruluşun önemli bir belgeyi göndermemesi ileri sürülüyorsa, öncelikle bu görevin varlığı ve belgeyi aldığı ispatlanır. Sonra eksikliğin tedavi kararına veya zarara etkisi araştırılır. Belgelerin gönderildiğini gösteren kayıtlar, hastanenin bunları zaten bildiği veya iddia edilen zararın eksiklikle ilgisiz olduğu savunmaları da değerlendirilir. Böylece soyut “aracı sorumludur” cümlesi, denetlenebilir bir hukuki iddiaya dönüşür.
Birden çok kişinin aynı zarardan sorumlu olması hâlinde birlikte sorumluluk hükümleri gündeme gelebilir. Ancak herkesi aynı dosyaya eklemek, müteselsil sorumluluğun koşullarını kendiliğinden sağlamaz. Aynı zarara katkı, farklı hukuki sebepler, yardımcı kişi ilişkisi ve kişilerin hastaya karşı üstlendikleri borçlar somutlaştırılmalıdır. Kimin kendi hizmetinden, kimin başkasının fiilinden sorumlu tutulduğu açıklanmalıdır. [K1]
Yönetmeliğin 6. maddesi nasıl okunmalıdır?
Yönetmeliğin hizmet türüne bağlı sorumluluk düzenlemesi önemlidir; fakat özgün yayımlanmış metin, sonraki yargısal gelişmelerden bağımsız okunmamalıdır. Güncel derlenmiş mevzuat kaydında m.6/3 içindeki “komplikasyon ve” ibaresi hakkında yürütmenin durdurulması notu bulunmaktadır. Komplikasyon sigortası zorunluluğu yönünden ise 2026 tarihli meslek kuruluşu duyuruları, ilgili yürütmeyi durdurma kararının kaldırıldığını bildirmektedir. Bunlar farklı hükümlere ilişkin gelişmelerdir. [K8, K9]
Bu nedenle her komplikasyondan her aracının koşulsuz sorumlu olduğu sonucu çıkarılamaz. Aynı şekilde aracının kendi sözleşmesel yükümlülüklerinin bulunmadığı da söylenemez. İşlem tarihi, ilgili düzenlemenin o tarihteki uygulanabilirliği, somut hizmet ve genel sorumluluk hükümleri birlikte incelenmelidir.
Yargıtay’ın aracı kuruluş ve takip sürecine ilişkin kararı ne gösteriyor?
Hastanın ülkesine döndükten sonra yaşanan takip ve revizyon sorunları ameliyat sonrası takip ve revizyon yazımızda ayrıca ele alınmıştır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 15.10.2025, E.2024/2732, K.2025/3451
Karar, boy uzatma ameliyatı yaptıran ve daha sonra Yunanistan’a dönen hastanın tazminat istemine ilişkindir. Davalılar arasında sağlık danışmanlığı ve turizm şirketinin sahibi olan gerçek kişi de bulunmaktadır. Bu kişi, tedaviyi üstlenmediğini ve yalnız hastanın hekimle bağlantısını, transferini ve konaklamasını sağladığını savunmuştur. [K7]
İlk derece mahkemesi; tıbbi inceleme, imzalı onam ve takip koşullarını değerlendirerek hekim yönünden davayı reddetmiş; şirket sahibi gerçek kişi bakımından ise somut ilişki içinde pasif husumet bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. İstinaf incelemesinden sonra Yargıtay, maddi tazminata ilişkin ret sonucunu onamıştır. Manevi tazminat bakımından temyiz istemi ise miktar nedeniyle reddedilmiştir. Dolayısıyla manevi tazminat yönünden ayrıca esasa ilişkin bir Yargıtay onaması varmış gibi anlatılmamalıdır.
Kararın aracı sorumluluğu bakımından asıl önemi, kişinin gerçek rolünün ve doğru davalının belirlenmesidir. Karar “sağlık turizmi şirketleri hiçbir zaman sorumlu değildir” kuralı koymaz. Özellikle şirket ile ortağın kişiliği ayrılmalı; aracının kendi adına üstlendiği hizmet, verdiği vaat veya bağımsız kusur başka dosyada ayrıca araştırılmalıdır.
Karardaki takip değerlendirmesi de her yurt dışına dönüşü hastanın kusuru hâline getirmez. Bildirilen kontrol planı, hastanın davranışı ve bunun sonuca etkisi somut dosyada incelenmiştir. Sağlık turizmi hizmetini baştan kısa ziyaret ve ülkeye dönüş üzerine kuran kuruluşun, uygun takip düzenini hiç planlamaması farklı bir hukuki sorun oluşturabilir.
Hangi deliller doğru davalıyı ve sorumluluğu ortaya koyar?
Deliller yalnız ameliyatın nasıl yapıldığını değil, hizmetin nasıl satıldığını da göstermelidir. İlk tekliften son şikâyete kadar kronoloji hazırlanmalı; belge, gönderen kişi, tarih, açıklanan hizmet ve ödeme birbirine bağlanmalıdır. Ekran görüntüleri yararlıdır; ancak mümkünse e-postaların asılları, mesaj dışa aktarımları, ek dosyalar ve ödeme belgeleri de korunmalıdır. İçeriği değiştirilmiş veya bağlamından koparılmış kayıtlar ispat tartışmasını güçleştirir.
- Hastanın görüştüğü her kişi ve şirketin unvanı, görevi ve iletişim bilgisi.
- Reklamın ve kişiye özel teklifin tarihli kaydı; vaat edilen hekim, yer, işlem ve takip kapsamı.
- Sözleşmeler, faturalar, dekontlar, kart kayıtları ve ödeme talimatları.
- İşleme özgü onam, tercüme ve muayene kayıtları; ameliyat ve anestezi belgeleri.
- Taburculuk planı, kontrol davetleri, şikâyet mesajları ve verilen cevaplar.
- Yurt dışındaki tedavi raporları, gider belgeleri ve çalışma kaybına ilişkin kayıtlar.
HMK m.199 kapsamında elektronik kayıtlar belge niteliği taşıyabilir; bunun her kaydın kesin delil olduğu anlamına gelmediği unutulmamalıdır. Sağlık kaydı eksikse kurumdan tam dosya istenebilir. Delilin kaybolması veya sonradan elde edilmesinin güçleşmesi riski varsa HMK m.400 ve devamındaki delil tespiti yolu değerlendirilir. Sonradan yapılacak revizyon önceki görünümü değiştirebileceğinden, sağlık hizmetini geciktirmeden uygun kayıt oluşturulması önem taşır. [K5]
Yabancı hasta hangi zararları isteyebilir?
İade, bedel indirimi ve tazminat birbirinden ayrılmalıdır. Hiç sunulmayan transferin bedelini geri istemek için mutlaka bedensel zarar bulunması gerekmez. Buna karşılık yeniden ameliyat, bakım veya kazanç kaybı talebi için giderin ve kaybın sorumluluk doğuran olayla bağlantısı gösterilmelidir. Maddi zarar hesabında tedavi, ulaşım, zorunlu konaklama, bakım ve çalışma gücü kaybı farklı deliller gerektirir. [K1, K2]
Yurt dışında yapılan harcama sırf yabancı ülkede gerçekleştiği için dışlanamaz. Faturanın gerçekliği, tıbbi gereklilik, fiyatın makullüğü ve ilk olayla bağlantı değerlendirilir. Hastanın yaşadığı ülkede acil müdahale görmesi ile yalnız kişisel tercih nedeniyle daha pahalı bir ek işlem yaptırması aynı değildir. Türkçe tercüme, yabancı resmî belgenin niteliğine göre tasdik ve gerektiğinde ek inceleme gündeme gelebilir; her yabancı tıbbi rapor için otomatik apostil kuralı kurulamaz. [K5]
Manevi tazminat da her sözleşme ihlalinin doğal sonucu değildir. Bedensel bütünlük veya kişilik hakkı üzerindeki etki ve ilgili hukuki şartlar değerlendirilir. Hasta adına yapılan ödeme, iade veya sigorta ödemesi hesapta ayrıca gösterilmelidir. Aynı zarar kaleminin birden fazla muhataptan iki kez tahsili istenemez; farklı kişilere yönelen talepler bu sınır içinde kurulmalıdır.
Dava hangi ülkede ve hangi mahkemede açılır?
Türkiye’de tedavi yapılmış olması önemli bir bağlantıdır; ancak uygulanacak hukuk ile mahkemenin milletlerarası yetkisi ayrı sorulardır. Türk mahkemesi bakımından MÖHUK m.24’teki sözleşme kuralları, m.26’daki tüketici sözleşmesi düzenlemesi ve özellikle m.26/4’teki istisna incelenir. Hizmetin tüketicinin mutad meskeninden başka ülkede sağlanmasının zorunlu olduğu sözleşmelere ilişkin istisna nedeniyle, her yabancı hastaya otomatik olarak ikamet ülkesinin tüketici hukuku uygulanacağı söylenemez. Paket tur niteliği ayrıca önem taşır. [K6]
Haksız fiil talebinde MÖHUK m.34; Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinde m.40 ve ilgili özel hükümler değerlendirilir. Yabancı şirketin kendi ülkesinde dava edilmesi, o ülkenin yetki ve uygulanacak hukuk kurallarını gerektirir. Bir İngiliz, Alman veya başka ülke hastası için tek bir “uluslararası sağlık turizmi dava kuralı” yoktur. Yabancı kararın Türkiye’de uygulanabilmesi gerekiyorsa tanıma veya tenfiz koşulları da gündeme gelebilir.
Özel sağlık hizmeti tüketici işlemi niteliğindeyse tüketici yargısı ve parasal sınıra göre tüketici hakem heyeti değerlendirilir. Tüketici mahkemesinde dava açılmadan önce kural olarak dava şartı arabuluculuk bulunur; hakem heyetinin görevindeki başvurular ve kanuni diğer istisnalar ayrıdır. Aracı şirketler arasındaki ticari rücu davası veya kamu sağlık hizmetine ilişkin tam yargı yolu aynı usule tabi değildir. Yabancı davacı için teminat ve muafiyet koşulları da MÖHUK m.48 çerçevesinde araştırılır. [K2, K6]
Genel çerçeve için yabancı hastalar için malpraktis ve tazminat rehberini, Türkiye’deki dosyalar için tıbbi malpraktis ve hekim hatası davaları sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Süreler ve başvuru sırası nasıl planlanmalıdır?
Aracıya, hekime ve sigortacıya yöneltilecek talepler için tek bir zamanaşımı süresi yoktur. TBK m.147’de vekâlet, acentalık ve belirli eser alacakları için beş yıllık düzenlemeler; m.146’da genel süre; m.72’de haksız fiil bakımından öğrenmeye bağlı iki ve fiilden itibaren on yıllık süreler ile daha uzun ceza zamanaşımı ihtimali bulunur. Ayıplı eser için TBK m.478, ayıplı hizmet için TKHK m.16 ayrıca dikkate alınır. Başlangıç ve uygulanacak özel hüküm talep bazında belirlenir. [K1, K2]
Hastaneye e-posta göndermek, Sağlık Bakanlığına şikâyet etmek veya sigortacının cevabını beklemek, tazminat süresini her durumda durdurmaz. Dava şartı arabuluculuk başvurusundan son tutanağa kadar geçen sürenin zamanaşımı ve hak düşürücü süreler üzerindeki etkisi kanuni düzenleme çerçevesinde hesaplanır. “Görüşmeler sürüyor” düşüncesiyle süre takvimi ertelenmemelidir. [K11]
Başlangıçta sağlık ihtiyacı ve belgeler korunmalı, muhataplar belirlenmeli, ardından gerekçeli talep ve uygun başvuru yolu hazırlanmalıdır. Hastanın Türkiye’ye her işlem için şahsen gelmesi gerektiği söylenemez; temsil yoluyla birçok işlem yürütülebilir. Bununla birlikte muayene, bilirkişi incelemesi veya mahkemenin gerekli gördüğü işlemler için kişisel katılım ihtiyacı doğabilir. Yurt dışından verilen vekâletin şekli, yetkileri ve tercümesi somut işleme göre düzenlenmelidir.
Tedavi giderleri yönünden poliçe ve ödeme talebi için sağlık turizminde komplikasyon sigortası yazımıza bakılabilir.
Sonuç
Sağlık turizminde doğru sorumluyu belirlemek, tek bir marka veya ödeme kaydına bakmaktan daha fazlasını gerektirir. Aracının üstlendiği hizmet, hekimin tıbbi ve varsa estetik sonuç borcu, hastanenin organizasyonu ve yabancı organizatörün sözleşmesi ayrı ayrı incelenmelidir. Açık onam, somut sonuç taahhüdü, güvenilir kayıtlar ve doğru usul seçimi, yabancı hastanın talebini hukuken değerlendirilebilir hâle getirir.
Sıkça Sorulan Sorular
Sağlık turizmi acentesine doğrudan dava açılabilir mi?
Aracının kendi sözleşmesine, yanlış açıklamasına, organizasyon kusuruna veya başka bir sorumluluk sebebine dayanılabiliyorsa talep yöneltilebilir. Hangi hizmeti üstlendiği ve zararla bağlantısı gösterilmelidir. Sağlık hizmetini sunan hekimin hatası ileri sürülüyorsa, aracının bundan hangi hukuki nedenle sorumlu tutulduğu ayrıca açıklanır.
Şirketin sahibi de davalı yapılmalı mı?
Şirket ortağı veya yöneticisi olmak tek başına şahsi borç doğurmaz. Kişinin bağımsız haksız fiili, şahsi taahhüdü veya uygulanabilir başka bir sorumluluk sebebi bulunup bulunmadığı incelenir. Şirketin ticaret unvanı ile kişinin adının karıştırılması, husumet nedeniyle talebin reddine yol açabilir.
Aracıya ödeme yaptım, hastane parayı almadığını söylüyor. Ne yapılır?
Tahsil yetkisi, ödeme talimatı, fatura ve yazışmalar birlikte incelenir. Aracının hastane adına mı kendi adına mı bedel aldığı belirlenmelidir. Ödemenin hastaneye aktarılmamış olması, hastanın borcunun devam ettiğini her durumda göstermez; temsil ve ifa ilişkisi çözülmelidir.
Türkçe bilmeyen hastanın imzaladığı onam geçerli olur mu?
İmza kadar hastanın açıklamayı gerçekten anlayabilmesi önemlidir. İşleme özgü bilgilendirme, dil, tercüme, açıklamanın zamanı ve hastanın soru sorabilmesi değerlendirilir. Yabancı dilde bir form kullanılması da bu koşulların tamamının yerine getirildiğini tek başına kanıtlamaz.
Estetik sonuç kötü ise aracı her zaman bedeli iade eder mi?
Hayır. Önce aracı kuruluşun hangi sonucu veya hizmeti üstlendiği belirlenir. Hekimin eser sözleşmesinden doğan borcu ile aracının kendi sözleşmesi aynı değildir. İade ve tazminatın dayanağı, somut taahhüt, gerçekleşen sonuç ve ilgili kişinin rolü üzerinden kurulmalıdır.
Yabancı ülkedeki organizatöre Türkiye’de dava açılabilir mi?
Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, sözleşmenin tarafları ve uyuşmazlıkla bağlantılar incelenerek cevap verilir. Yabancı şirketin Türk kliniğiyle çalışması tek başına her dava için yeterli değildir. Tebligat, uygulanacak hukuk ve kararın icrası ayrıca planlanmalıdır.
Şikâyet başvurusu tazminat yerine geçer mi?
İdari veya mesleki şikâyet denetim sağlayabilir; fakat her durumda hastaya para ödenmesini sağlayan bir tazminat kararı üretmez. Ayrıca hukuk davası sürelerini kendiliğinden durdurduğu varsayılmamalıdır. Şikâyet ve özel hukuk talepleri birlikte, kendi usulleri içinde yürütülmelidir.
Ülkeme döndükten sonra hak arayabilir miyim?
Ülkeye dönüş hakları sona erdirmez. Belgelerin alınması, uygun temsil ve tebligat düzeniyle başvuru yürütülebilir. Kontrol önerilerine uyulup uyulmadığı, yeni tedavi ve zarar arasında bağlantı bulunup bulunmadığı somut olayda ayrıca değerlendirilir.
Kaynakça
K1 — 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu; özellikle m.20–25, 49–56, 61, 112, 115–116, 146–149, 470–478, 502 ve devamı. Resmî metin.
K2 — 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun; m.3, 5, 13–16, 48, 51, 68, 73 ve 73/A. Resmî metin.
K3 — Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik, RG 26.04.2025, sayı 32882; özellikle m.5–7 ve 12. Resmî Gazete. İlk yayımlanan metin, sonraki yargısal gelişmelerle birlikte okunmalıdır.
K4 — Hasta Hakları Yönetmeliği; özellikle m.15–18, 24–25 ve 31. Sağlık Bakanlığı kurumsal yayını.
K5 — 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu; m.199, 219–224, 266 ve devamı, 400 ve devamı. Resmî metin.
K6 — 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun; m.24, 26, 34, 40, 45, 47–48 ve 50 ve devamı. Resmî metin.
K7 — Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 15.10.2025, E.2024/2732, K.2025/3451. Tam metin ve künye doğrulandı. Karar kaydı.
K8 — İstanbul Dişhekimleri Odası, 11.09.2026, “Sağlık Turizminde Komplikasyon Sigortası Zorunluluğu Yeniden Yürürlükte”. Kurumsal duyuru. Duyuru, kararın tam metni değildir.
K9 — LEXPERA, Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik, m.6/3 yargı kararı notu. Derlenmiş mevzuat kaydı. Erişim: 13.10.2026.
K10 — Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 19.03.2025, E.2024/1507, K.2025/1137; estetik sonuç ve eser sözleşmesi değerlendirmesi. Karar kaydı. Tam metin incelendi.
K11 — 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu; m.16 ve 18/A. Resmî metin.