Hukuki araştırma tarihi: 11 Ekim 2026
Anne veya babanın yurt dışında yaşaması, çocuk için ödenen nafakanın artırılmasını tek başına engellemez. Ancak doğru başvuru, mevcut kararın hangi ülkede verildiğine, çocuğun ve ebeveynlerin nerede yaşadığına, değişen ihtiyaçlara ve kararın nerede uygulanacağına bağlıdır. Türkiye’de dava açılabilmesi, Türk hukukunun uygulanması ve yeni tutarın yabancı ülkede tahsil edilmesi ayrı ayrı değerlendirilmelidir. [1,3,5]
Bu rehber, çocuk lehine belirlenmiş nafakanın artırılmasını ele alır. Eski eşin kendisi için aldığı yoksulluk nafakasının şartları farklıdır. Henüz nafaka kararı yoksa ilk kez nafaka belirlenmesi; karar bulunduğu hâlde ödeme yapılmıyorsa tahsil ve icra; mevcut miktar çocuğun ihtiyaçlarına yetmiyorsa artırım gündeme gelir. Aynı ailede birden fazla yolun birlikte yürütülmesi gerekebilir. Nafaka türlerinin genel çerçevesi için nafaka türleri ve şartları yazısına bakılabilir.
Nafakanın yıllık artışı ile artırım davası arasındaki fark
İlk incelenecek belge, mahkeme kararının gerekçesiyle birlikte hüküm fıkrası ve varsa onaylanan boşanma protokolüdür. Kararda her yıl uygulanacak açık bir artış hükmü bulunuyorsa, yalnız bu hükmün hesabını yapmak için yeni bir artırım kararı alınması gerekmez. Borçlunun eski tutarı ödemeye devam etmesi ise hesap ve tahsil sorunu doğurur.
Buna karşılık endeks artışı uygulanmasına rağmen çocuğun ihtiyaçları karşılanamıyorsa, değişen koşullara dayanılarak yeni bir tutar istenebilir. Türk hukukunun uygulandığı çocuk nafakasında temel dayanak TMK m.331’dir. Gelecek yıllar için artış düzenlemesi talebi de TMK m.330 çerçevesinde açıkça kurulmalıdır. [1]
| Mevcut durum | Gündeme gelen işlem | Önce kontrol edilecek belge |
|---|---|---|
| Kararda yıllık artış var, eksik uygulanıyor | Hükme uygun hesap ve eksik ödemenin tahsili | Artış ayı, endeks ve önceki ödemeler |
| Artış uygulanıyor, güncel ihtiyaçlar yine karşılanmıyor | Değişen koşullara dayalı nafaka artırımı | Önceki ve güncel gider–gelir belgeleri |
| Henüz nafaka kararı bulunmuyor | İlk kez nafaka belirlenmesi | Soybağı, bakım düzeni ve ihtiyaç belgeleri |
| Yabancı karar var, Türkiye’de işlem isteniyor | Kararın etkisi, tanıma veya tenfiz ve ayrı artırım ihtiyacının incelenmesi | Yabancı karar, tebligat ve uygulanabilir sözleşme |
2026 yılı için bütün nafakalara uygulanan tek bir artış oranı yoktur. Karardaki “bir önceki yılın aynı ayına göre değişim”, “on iki aylık ortalama” veya başka bir ifade aynı hesabı vermez. Endeksin adı kadar dönemi ve ilk artış tarihi de önemlidir. Belirsiz hüküm, taraflardan birinin kendisi için uygun oranı seçmesiyle çözülemez.
Çocuk nafakası hangi şartlarda artırılabilir?
Çocuğun ihtiyaçları ve önceki denge birlikte değerlendirilir
TMK m.327, 330 ve 331 uyarınca çocuğun bakım, eğitim ve korunma giderleri ile anne ve babanın mali güçleri birlikte değerlendirilir. Çocuğun büyümesi, okul kademesinin değişmesi, belgelenmiş sağlık ihtiyacı, ulaşım ve bakım giderlerinin yükselmesi artırım talebini destekleyebilir. Çocuğa ait gelirler de değerlendirmeye dahildir. [1]
İddia, yalnız “hayat pahalılaştı” cümlesinden ibaret bırakılmamalıdır. Önceki karar verildiğinde bilinen koşullar ile bugünkü koşullar karşılaştırılmalı; hangi giderin ne zaman ve neden değiştiği gösterilmelidir. Yeni okul sözleşmesi, tedavi planı ve düzenli ödeme belgeleri bu karşılaştırmayı somutlaştırır.
Borçlu ebeveyn ise gelirinin azaldığını, işsiz kaldığını, sağlık giderlerinin arttığını veya başka bakım yükümlülükleri bulunduğunu ileri sürebilir. Bu savunmalar da belgeyle değerlendirilir. Yurt dışında yaşamak tek başına yüksek gelir karinesi olmadığı gibi, yalnız düşük gelir beyanı da bütün malvarlığı ve gelir kaynaklarının araştırılmasını gereksiz kılmaz. Gelir azalması iddiasının Türk hukukundaki koşulları nafakanın azaltılması ve kaldırılması yazısında incelenmiştir.
Dava açmak için mutlaka bir yıl beklemek gerekir mi?
TMK m.331’de nafaka artırımı için zorunlu bir yıllık bekleme süresi öngörülmez. Önemli olan önceki belirlemeden sonra artırım gerektiren koşulların ortaya çıkmasıdır. Kısa süre önce belirlenen nafakanın, aynı vakıalar tekrar edilerek değiştirilmesi talebi ise yeterli bulunmayabilir. Yeni ve ciddi bir sağlık gideri ile yalnız önceki değerlendirmeden memnun olmamak aynı durum değildir. Artırım davasının iç hukuktaki ayrıntıları nafaka artırım davası yazısında anlatılmıştır. [1]
Karşı tarafın yeniden evlenmesi veya yeni bir çocuğunun doğması da tek başına mevcut çocuğun hakkını ortadan kaldırmaz. Bunun mali dengeye etkisi somutlaştırılır. Çocuğun ihtiyaçları, iki ebeveynin katkısı ve diğer gerçek yükümlülükler birlikte ele alınır; bir kalem bütün hesabın yerine geçirilmez.
Nafaka artırım davası Türkiye’de mi, yabancı ülkede mi açılır?
Türkiye’de görevli ve yetkili mahkeme
Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, uygulanabilir uluslararası düzenlemeler saklı kalmak üzere, MÖHUK m.40 gereğince iç hukukun yer itibarıyla yetki kurallarıyla belirlenir. Aile hukukundan doğan bu uyuşmazlıklarda görev, 4787 sayılı Kanun çerçevesinde aile mahkemesine; aile mahkemesi bulunmayan yerde bu sıfatla görevlendirilen asliye hukuk mahkemesine aittir. [3,4]
Boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında TMK m.177, nafaka alacaklısının yerleşim yerini de yetkili kılar. HMK’nın genel ve somut olaya uygun diğer yetki kuralları da incelenir. Ancak “davacı Türk vatandaşıysa istediği şehirde dava açabilir” sonucu çıkarılamaz. Çocuğun ve her iki ebeveynin yurt dışında bulunduğu dosyada Türkiye ile yetki bağlantısı özellikle gösterilmelidir. [1,2,3]
Dava yeri seçilirken yalnız dava açılabilecek mahkeme değil, delillerin bulunduğu ülke, usulüne uygun tebligat imkânı ve borçlunun gelirine ulaşılabilecek yer de düşünülmelidir. Türkiye’de alınan kararın başka ülkede uygulanması için ayrıca tanıma veya icra süreci gerekebilir. Yabancı mahkemenin kendi yetkisi ise o ülkenin ve bağlayıcı uluslararası düzenlemelerin kurallarına göre incelenir.
2007 Lahey Sözleşmesi’nin 18. maddesi kimi sınırlar?
2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi m.18, belirli şartlarda nafaka borçlusunun başka bir taraf devlette kararı değiştirtmesini sınırlar. Karar, alacaklının mutat meskeninin bulunduğu taraf devlette verilmiş ve alacaklı orada yaşamaya devam ediyorsa borçlu, kural olarak başka bir taraf devlette değişiklik veya aynı nafakaya ilişkin yeni karar süreci başlatamaz. Bu sınırlama, alacaklının artırım talebini bütünüyle yasaklayan bir hüküm değildir. [5]
Maddede alacaklının diğer makamın yetkisini kabul etmesi, ilk devlet makamının yetkisini kullanamaması veya kullanmayı reddetmesi ve önceki kararın diğer devlette tanınamaması gibi istisnalar düzenlenir. Yazılı yetki anlaşmasına ilişkin istisna ise çocuk nafakasına uygulanmaz. Yetki itirazının ne zaman yapıldığı da alacaklının kabulünün değerlendirilmesini etkileyebilir.
Sözleşme m.10, bazı karar değişikliği başvurularının merkezî makamlar üzerinden iletilmesine olanak sağlar; fakat m.10/3 uyarınca talep edilen devletin yetki kuralları yine incelenir. Merkezî makama başvurulması, başvurunun gönderildiği her mahkemeyi otomatik olarak yetkili yapmaz. Akademik incelemelerde de değişiklik başvuruları, tanıma ve tenfiz başvurularından ayrı açıklanmaktadır. [5,18]
Türkiye’de açılan davada hangi ülkenin hukuku uygulanır?
Türk mahkemesinde dava açılması, nafaka miktarına mutlaka Türk hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez. MÖHUK m.1/2 uluslararası sözleşmeleri saklı tutar. Türkiye bakımından 1973 tarihli Nafaka Yükümlülüğüne Uygulanacak Kanuna Dair Lahey Sözleşmesi, kapsamına giren ilişkilerde öncelikle değerlendirilmelidir. [3,7]
Çocuk nafakası bakımından sözleşmenin başlangıç noktası, alacaklının mutat meskeni hukukudur. Mutat mesken, yalnız nüfus kaydındaki adresi değil, çocuğun yaşamının fiilî merkezini ifade eder. Bu hukukla nafaka elde edilememesi hâlinde ortak millî hukuk ve ardından başvurulan makamın hukuku gibi kademeli kurallar gündeme gelebilir. Mutat mesken değişikliğinin sonraki dönemlere etkisi de ayrıca düzenlenmiştir. [7]
1973 Sözleşmesi’nin uygulanması, işaret edilen hukukun mutlaka sözleşmeye taraf bir devlete ait olmasına bağlı değildir. Türkiye’nin m.15 kapsamındaki çekincesi ise tarafların ikisinin de Türk vatandaşı ve borçlunun mutat meskeninin Türkiye’de olması gibi belirli koşullarda Türk iç hukukuna yöneltir. Sadece Türk pasaportuna sahip olmak bu istisnayı tek başına karşılamaz.
Sözleşmenin uygulanmadığı durumda MÖHUK m.19’un nafaka alacaklısının mutat meskeni hukukuna ilişkin kuralı değerlendirilir. Yabancı hukukun içeriği hâkim tarafından araştırılır; tarafların ilgili mevzuat ve güvenilir açıklamaları sunması incelemeye yardımcı olur. 2007 tarihli tahsil sözleşmesi ile 2007 tarihli uygulanacak hukuk protokolü ayrı metinlerdir; Türkiye, araştırma tarihi itibarıyla bu protokole taraf değildir. [3,8]
Yurt dışındaki ebeveynin geliri nasıl ispatlanır?
Maaşın para birimi kadar net gelir ve yükümlülükler de önemlidir
Avro, dolar veya sterlin üzerinden maaş alınması tek başına belirli bir nafaka tutarı doğurmaz. Brüt ücret ile vergi ve zorunlu kesintiler sonrasındaki gelir ayrılmalı; prim, kira, şirket kazancı ve başka gelirler incelenmelidir. Yaşanılan ülkenin zorunlu yaşam giderleri ve gerçek bakım yükümlülükleri de belgelenmelidir.
Buna karşılık bütün kişisel harcamaların “zorunlu gider” olarak kabul edilmesi beklenemez. Kredi ve yüksek yaşam standardı iddialarının niteliği, zamanı ve nafaka yükümlülüğüyle ilişkisi önem taşır. Çocuğa fiilen bakan ebeveynin bakım emeği de yalnız banka hesabındaki gelire indirgenmemelidir. [1,10]
| İncelenecek konu | Kullanılabilecek belge | Dikkat edilecek ayrım |
|---|---|---|
| Ücret ve ek ödemeler | Bordro, iş sözleşmesi, vergi belgesi | Brüt–net gelir ve düzenli–tek seferlik ödeme |
| Şirket ve kira gelirleri | Ticaret sicili, mali kayıt, kira sözleşmesi | Şirket cirosu ile kişisel kullanılabilir gelir |
| Malvarlığı | Tapu, banka ve hukuken edinilmiş kayıtlar | Malvarlığının değeri ile sağladığı gelir |
| Çocuğun eğitimi | Okul sözleşmesi, servis ve materyal faturaları | Yıllık giderin aylığa dağıtılması |
| Sağlık ve bakım | Rapor, tedavi planı, bakım gider belgesi | Sürekli ihtiyaç ve geçici harcama |
| Önceki ödemeler | Banka dekontu, açıklamalı ödeme çizelgesi | Aylık nafaka, ek okul ödemesi ve mükerrer talep |
Yargıtay’ın yabancı gelir bağlantılı bir dosyadaki yaklaşımı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 18.02.2016 tarihli, E.2015/16775, K.2016/2159 sayılı kararında, babanın yurt dışındaki ticari faaliyeti, taşınmazları, banka hareketleri ve çocuğun özel okul giderleri tartışılmıştır. Daire, yalnız kolluk araştırmasında bildirilen gelire dayanılmasını yeterli bulmamış; diğer kayıtların ve okul giderlerinin ayrıntılı araştırılmasını istemiştir. Eksik incelemeyle verilen hüküm bozulmuştur. [10]
Kararın uygulamadaki değeri, “yurt dışında çalışan herkes yüksek nafaka öder” biçiminde bir genelleme değildir. Birbiriyle çelişen gelir delilleri açıklığa kavuşturulmalıdır. Dilekçede bilinen işveren, şirket, gelir türü ve belge kaynağının somut gösterilmesi bu nedenle önemlidir. Karardaki tarihsel parasal tutarlar bugünkü dosyalar için bir tarife oluşturmaz.
Yabancı ülkedeki kayıtların temini, o ülkenin hukuku ve adli yardımlaşma yollarına bağlıdır. 2007 Sözleşmesi kapsamındaki uygun başvurularda merkezî makamlar adres, gelir veya malvarlığı bilgilerine ulaşılmasına ve delil elde edilmesine yardımcı olabilir. Bu imkân, kişinin özel hesaplarına izinsiz erişim hakkı vermez. [5]
Çocuğun giderleri nasıl hesaplanmalı?
Talebin dayanağı, çocuğun makul ve belgelenebilir ihtiyaçları olmalıdır. Aylık giderler ile yılda bir yapılan ödemeler ayrı gösterilmeli; okul ücreti aylık bütçeye dağıtıldığında aynı ücret tekrar ayrıca eklenmemelidir. Ailenin bütün kira giderini çocuğa aitmiş gibi göstermek de açıklanmaya muhtaç bir hesap oluşturur.
Varsayımsal hesap örneği: Yıllık okul ve servis gideri toplam 180.000 TL ise aylık karşılığı 15.000 TL’dir. Belgelenen diğer aylık çocuk giderleri 10.000 TL olduğunda toplam ihtiyaç 25.000 TL olarak tartışılabilir. Bu toplam, diğer ebeveynin mutlaka 25.000 TL nafaka ödeyeceği anlamına gelmez. İki ebeveynin mali gücü, fiilî bakım katkısı, çocuğun varsa geliri ve mevcut doğrudan ödemeler ayrıca değerlendirilir. [1]
Çocuğun yurt dışında eğitim görmesi hâlinde konaklama, sigorta ve ulaşım giderleri gündeme gelebilir. Ancak tek taraflı seçilmiş her yüksek maliyetli eğitim programının tamamının diğer ebeveyne yükletileceği söylenemez. Önceki eğitim düzeni, ebeveynlerin anlaşması, çocuğun yararı ve ödeme gücü birlikte incelenir.
Boşanma protokolü artırım davasını engeller mi?
Gelecekte talepte bulunmama hükmünün etkisi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 15.04.2026 tarihli, E.2026/2058, K.2026/4169 sayılı kararında, protokolde yıllık artışlar dışındaki geleceğe yönelik taleplerden vazgeçildiğine ilişkin hüküm değerlendirilmiştir. Daire, incelenen hükmün ileride iştirak ve yoksulluk nafakasının artırılması davasına engel olmadığına karar vererek bölge adliye mahkemesinin ret kararını bozmuştur. [11]
Aynı dosyada babanın, protokoldeki çocuğun giderlerini karşılama yükümlülüklerinin kaldırılması için açtığı dava ile artırım davasının bağlantısı da önemsenmiş; davaların birlikte görülmesi gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla protokolün tek cümlesi değil, bütün mali düzenlemesi ve bağlantılı davalar birlikte incelenmelidir.
Bu karar, her artırım talebinin kabul edileceği veya protokoldeki bütün hükümlerden vazgeçilebileceği anlamına gelmez. Dava açılabilmesi ile talep edilen tutarın haklı bulunması farklı meselelerdir. Artırımın maddi şartları ve delilleri yine ortaya konulmalıdır.
Okul ücretleri nafakadan ayrı ve sınırsız bir yükümlülük mü?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.03.2026 tarihli, E.2025/10739, K.2026/2494 sayılı kararında, belirli süreyle üstlenilmiş eğitim giderlerinin eğitim hayatının sonuna kadar uzatılması istemi de incelenmiştir. Daire, eğitim giderlerinin iştirak nafakası kapsamıyla birlikte değerlendirilmesini, talebin açıklattırılmasını ve infaza elverişli belirli bir nafaka miktarı oluşturulmasını istemiştir. [12]
Uygulamada okul bedelinin hem nafaka hesabına eklenmesi hem de ayrıca aynı kapsamda istenmesi mükerrerlik yaratabilir. Buna karşılık mevcut kararda açıkça düzenlenmiş okul ödeme yükümlülüğü de bu karar gerekçe gösterilerek tek taraflı yok sayılamaz. Önceki hükmün kapsamı, doğmuş alacaklar ve yeni döneme yönelik artırım istemi birbirinden ayrılmalıdır.
Döviz üzerinden nafaka artırımı istenebilir mi?
Mevcut nafakanın TL veya yabancı para olarak belirlenmiş olması, kararın içeriği ve uygulanacak hukuk önemlidir. Borçlunun maaşının avro olması, TL nafakanın kendiliğinden avroya dönüşmesini sağlamaz. Yabancı para talebi, para birimi değişikliği ve endeks artışı ayrı gerekçelendirilmelidir.
Mevcut yabancı para kararının ödeme veya icra hesabında da hükmün aynen ödeme düzenlemesi, uygulanacak hukuk ve talep edilen kur tarihi incelenir. Kur artışı ile endeks artışı birlikte uygulanacaksa açık hukuki dayanak ve çifte hesap kontrolü gerekir. Çocuğun TL giderleriyle borçlunun yabancı para gelirinin karşılaştırılması, tek günlük kur çarpımından ibaret olmamalıdır.
Türk hukukuna göre gelecek yıllar için artış talep edilirken endeks, hesap dönemi ve ilk uygulama tarihi açık yazılmalıdır. Çocuğun ihtiyaçlarının endeks artışını aşması durumunda TMK m.331 kapsamında yeniden değerlendirme istenebilmesi ile mevcut hükmün yıllık uygulanması ayrı tutulur. [1]
Nafaka artırım davası nasıl hazırlanır?
Taraf, talep ve delillerin açık kurulması
Çocuk nafakasında hak sahibi çocuktur. Küçük çocuğa fiilen bakan anne veya babanın diğerine karşı dava açması, temsil ve mevcut velayet düzeniyle birlikte TMK m.329 çerçevesinde değerlendirilir. Talep, yalnız ebeveynin kendi geçim ihtiyacı üzerine kurulmamalıdır. [1]
Dava hazırlığında şu belgeler bir araya getirilmelidir:
- Mevcut nafaka kararı, hüküm fıkrası ve varsa onaylı protokol.
- Önceki tutar, uygulanmış yıllık artışlar ve gerçek ödemeleri gösteren çizelge.
- Çocuğun güncel ihtiyaçları ile önceki dönemi karşılaştıran gider belgeleri.
- İki ebeveynin gelir, malvarlığı ve gerçek bakım yükümlülüklerine ilişkin bilgiler.
- Yabancı adres, bilinen işveren ve gerekçeli belge temini talepleri.
- İstenen yeni aylık toplam tutar, artış farkı, başlangıç tarihi ve gelecek yıllara ilişkin açık talep.
Türkiye’de nafaka davaları HMK m.316 kapsamında basit yargılama usulüne tabidir. Bu nedenle iddia, savunma ve delillerin zamanında sunulması önem taşır. Bu bağımsız çocuk nafakası artırım davası için genel bir zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunmaz; çocuğun hakkı, üzerinde serbestçe tasarruf edilebilen sıradan bir ticari alacak gibi ele alınamaz. [2,17]
Yurt dışına tebligat ve vekâlet
Yabancı ülkede bulunan davalıya bildirim, ilgili uluslararası sözleşmeler ve Tebligat Kanunu çerçevesinde yapılır. Muhatabın vatandaşlığı, adresi ve bulunduğu ülke kullanılacak yolu etkiler. Davalıya özel mesaj göndermek, tek başına dava dilekçesinin usulüne uygun tebliği yerine geçmez. Hatalı tebligat, savunma hakkı yanında kararın yurt dışında tanınmasını da etkileyebilir. [14,5]
Yurt dışında yaşayan kişi Türkiye’deki dava için avukatına usulüne uygun vekâlet verebilir. Konsolosluk veya yabancı makam önünde düzenlenecek belgenin şekli ve gereken onaylar somut belgeye göre değerlendirilmelidir. Her dosyada sürekli Türkiye’ye gelme zorunluluğu bulunduğu söylenemez; buna karşılık mahkemenin kişisel katılım gerektiren işlemleri ayrıca dikkate alınır.
Dava sürerken artırım talebi yükseltilebilir mi?
04.03.2026 tarihli E.2025/10739, K.2026/2494 sayılı kararda Yargıtay çoğunluğu, bağımsız iştirak nafakası artırım davasında talebin usulüne uygun ıslahla yükseltilebileceğini kabul etmiştir. Kararda, ıslah öncesi dönem için ilk talep; ıslah tarihinden sonraki dönem için artırılmış talep dikkate alınmaktadır. Artırılan talebin tamamının otomatik olarak ilk dava tarihine yürüdüğü sonucu çıkarılmamalıdır. [12]
Karar oyçokluğuyla verilmiştir. Karşıoy, nafaka artırım talebinin bölünebilir bir kısmi dava konusu yapılamayacağı yaklaşımına dayanır ve aksi yöndeki Hukuk Genel Kurulu kararına atıf yapar. Bu nedenle konu, tartışmasız ve her durumda uygulanacak tek bir formül gibi sunulamaz.
Karardan sonraki mevzuat değişikliği de önemlidir: 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun, HMK m.107’yi yürürlükten kaldırmış ve m.109’a kısmi davada bir defalık talep artırımına ilişkin yeni hüküm eklemiştir. Önceden açılmış belirsiz alacak davaları bakımından geçiş hükmü bulunmaktadır. Yeni m.109/4, nafaka artırım isteminin kısmi davaya elverişliliği tartışmasını kendiliğinden çözmez. Bu nedenle dava tarihi, talebin niteliği, ıslah koşulları ve geçiş düzenlemesi birlikte değerlendirilmelidir. [2,13]
Geçici koruma, harç ve yargılama giderleri
Çocuğun yargılama sırasında korunma ihtiyacı varsa TMK m.332 kapsamındaki geçici önlemler somut gerekçeyle istenebilir. Borçlunun yükümlülüklerini sürekli yerine getirmemesi, kaçmaya hazırlanması veya mallarını savurganca harcaması gibi hâllerde TMK m.334’teki güvence düzenlemesi de değerlendirilir. Talep edilmesi, tedbirin mutlaka verileceği anlamına gelmez; tehlike ve önlemin ölçüsü açıklanmalıdır. [1]
Artırım davasında harç hesabında, istenen aylık artışın yıllık karşılığı önem taşır. Tebligat, tercüme, belge temini ve gerektiğinde bilirkişi giderleri ayrıca oluşabilir. Harç ve avans ile kişinin kendi avukatına sözleşmeyle ödeyeceği ücret ve mahkemenin hükmettiği karşı vekâlet ücreti farklı kalemlerdir. [15]
Araştırma tarihinde yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.9/2, nafaka davalarında reddedilen kısım için avukatlık ücretine hükmedilemeyeceğini düzenlemektedir. Bu özel kural, davanın bütün masraflardan muaf olduğu anlamına gelmez. Giderlerin dağılımı, usulden ret gibi farklı sonuçlar ve sözleşmesel ücret ayrı incelenmelidir. [16]
Ödeme gücü yetersiz kişi HMK m.334 ve devamı kapsamında adli yardım isteyebilir. 2007 Sözleşmesi’nin kapsamındaki çocuk nafakası başvurularında da ücretsiz hukuki yardım hükümleri bulunur; ancak başvurunun türü, yaş sınırı, sözleşmedeki istisnalar ve ülke beyanları değerlendirilmelidir. “Uluslararası nafaka dosyasında hiçbir gider doğmaz” şeklinde genel bir güvence verilemez. [2,5,6]
Artırılan nafaka ne zaman uygulanır ve karara nasıl itiraz edilir?
Türk hukukundaki bağımsız artırım davasında yeni tutar kural olarak dava tarihinden itibaren belirlenir. Ancak hükmün içeriği, talebin sonradan değiştirilmesi ve uygulanacak hukuk sonucu etkiler. Islahla yükseltilen bölüm bakımından yukarıdaki 2026 kararı, başlangıç tarihinin neden ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. [12]
Artırım davası, önceki yıllarda ödenmiş nafakayı kendiliğinden yeni tutara yükseltmez. Buna karşılık eski hükümdeki yıllık artış hiç uygulanmamışsa doğmuş fark alacağı gündeme gelebilir. Eski borç, yeni dönem artışı ve yıllık endeks farkı ayrı çizelgelerde hesaplanmalı; aynı ay için mükerrer tahsil yapılmamalıdır.
İstinaf süresi, kanun yolu açık olan kararlar için usulüne uygun tebliğden itibaren iki haftadır. Temyize açık bölge adliye mahkemesi kararlarında da iki haftalık süre uygulanır. Her nafaka kararı temyize açık değildir. Parasal sınırlar, uyuşmazlık değeri, dava tarihi ve güncel HMK m.362/3 ile geçiş hükümleri birlikte kontrol edilmelidir; yalnız karar yılına bakılarak değerlendirme yapılmamalıdır. [2,13]
Türkiye’de nafaka kararına karşı kanun yoluna başvurulması tek başına icrayı durdurmaz; HMK m.350’de nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına ilişkin özel sınırlama vardır. Yabancı ülkede icra edilebilirlik ise uygulanacak sözleşmeye ve yerel usule göre ayrıca değerlendirilir. Artırım veya azaltma davası açılması, mevcut ödeme yükümlülüğünün tek taraflı bırakılmasını haklı kılmaz. [2,5]
Yeni nafaka kararı yurt dışında nasıl uygulanır?
Türkiye’de artırım kararı alınması, yabancı ülkedeki işverene doğrudan kesinti talimatı verilebildiği anlamına gelmez. 2007 Lahey Sözleşmesi’nin iki ülke arasındaki uygulanabilirliği, yürürlük tarihleri, kapsamı ve çekinceleri kontrol edilmelidir. Türkiye bakımından yürürlük tarihi 1 Şubat 2017’dir. Ülke isimlerinin genel bir listede bulunması, bütün nafaka türlerinin aynı kapsamda olduğunu göstermez. [5,6]
Sözleşme m.10/1-e ve f kapsamında uygun karar değişikliği başvuruları yapılabildiği gibi, alınmış artırım kararının tanınması ve tenfizi de istenebilir. Başvuru, kural olarak başvuranın yaşadığı taraf devletin merkezî makamından diğer devletin merkezî makamına iletilir. Türkiye’de görevli merkezî makam Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğüdür; Bakanlığın Nafaka Bürosu açıklamaları ve güncel başvuru belgeleri izlenmelidir. [5,9]
Karar örneği, icra edilebilirliğe ilişkin belge, gereken hâllerde tebligat ve savunma hakkı belgeleri, borç çizelgesi ve endeks hesabı hazırlanır. Sözleşme kapsamındaki belgeler için m.41 gereğince apostil veya benzeri tasdik aranmaz; bu durum gerekli tercüme ve uygun karar örneği sunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Sözleşme dışındaki dosyada ise belge kuralları yeniden incelenir. [5]
Tenfiz incelemesi nafaka miktarını yeniden belirleyen bir artırım yargılaması değildir. Sözleşme m.28 esasın yeniden incelenmesini yasaklar. Yabancı kararın Türkiye’de etkili hâle getirilmesi ile miktarının değiştirilmesi bu nedenle ayrı değerlendirilir. Uygun ortak sözleşme bulunmadığında diğer uluslararası düzenlemeler ve ilgili ülkenin iç hukuku gündeme gelir.
Başvurunun ne kadar sürede sonuçlanacağı; adresin doğruluğu, tercüme, delil temini, itirazlar ve borçlunun bulunabilir gelirine bağlıdır. Merkezî makamlar arasındaki bildirim süreleri, davanın veya tahsilin tamamlanma garantisi değildir. Tahsil başladıktan sonra eski ve yeni karar dönemlerinin doğru eşleştirilmesi de gerekir.
Yurt dışından nafaka tahsilinin yolları yurt dışından çocuk nafakası tahsili yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
Çocuk 18 yaşını doldurduğunda ne değişir?
Türk hukukunda bakım borcu kural olarak erginliğe kadar sürer. Eğitim devam ediyorsa TMK m.328/2 uyarınca anne ve babanın durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitimin tamamlanmasına kadar destek yükümlülüğü bulunabilir. Ancak küçük çocuk için verilmiş iştirak nafakası kararının aynı temsil ve aynı hükümle otomatik olarak devam ettiği varsayılmamalıdır. Ergin çocuğun kendi talebi ve hukuki dayanağı ayrıca incelenir. [1]
2007 Sözleşmesi’nin yaşa ilişkin uygulama kapsamı da maddi hukuktaki nafaka hakkının süresiyle aynı şey değildir. Türkiye’nin eğitim süren durumlara ilişkin 25 yaş altı kapsam genişletme beyanı, diğer taraf devletin beyanıyla örtüşen ölçüde etkili olur; bütün dosyalarda 25 yaşına kadar otomatik nafaka hakkı yaratmaz. [6]
Sonuç
Yurt dışında yaşayan anne veya babaya karşı nafaka artırımında belirleyici olan, çocuğun güncel ihtiyaçlarını karşılayan ve uygulanabilir bir karar elde etmektir. Bunun için mevcut hüküm, önceki ve güncel giderler, iki ebeveynin mali gücü, yetkili ülke ve uygulanacak hukuk aynı dosyada birlikte değerlendirilmelidir.
İlk adım, karar ve protokol ile açıklamalı ödeme–gider çizelgesini yan yana koymaktır. Böylece eksik yıllık artışın tahsili, yeni miktar talebi ve sınır aşan icra ihtiyacı ayrılır. Dava talebinin doğru kurulması kadar, verilecek kararın borçlunun gelirinin bulunduğu ülkede uygulanabilmesi de çocuğun hakkının korunması için önemlidir. Nafaka türleri ve genel çerçeve için nafaka hukuku sayfasına da bakılabilir.
İlgili yazılar: Yabancı Nafaka Kararını Değiştirme.
Sıkça Sorulan Sorular
Yurt dışındaki babaya veya anneye Türkiye’de nafaka artırım davası açılabilir mi?
Türk mahkemelerinin somut olayda milletlerarası yetkisi bulunuyorsa açılabilir. Davalının yurt dışında olması tek başına engel değildir; davanın açılacağı mahkeme, tebligat ve kararın uygulanacağı ülke birlikte belirlenmelidir. İlgili açıklama
Karşı taraf avro kazanıyorsa nafaka otomatik olarak yükselir mi?
Hayır. Net gelir, diğer gelir kaynakları, gerçek yükümlülükler ve çocuğun ihtiyaçları birlikte değerlendirilir. Yabancı para maaşı, tek başına belirli tutarda nafaka veya para birimi değişikliği doğurmaz. İlgili açıklama
Her yıl artırılan nafaka için yeniden dava açılabilir mi?
Yıllık artışa rağmen değişen koşullar nedeniyle tutar yetersiz kalıyorsa yeni artırım istenebilir. Yalnız mevcut endeks hükmünün eksik uygulanması ise öncelikle hesap ve tahsil sorunudur. İlgili açıklama
Nafaka artırım davasından önce bir yıl beklemek zorunlu mu?
Türk hukukunda böyle sabit bir bekleme süresi yoktur. Önceki karardan sonra ortaya çıkan değişiklik ve bunun ispatı önemlidir; aynı vakıaların tekrarı artırım için yeterli olmayabilir. İlgili açıklama
Protokolde yeniden nafaka istenmeyeceği yazıyorsa dava açılamaz mı?
Bu ifade tek başına kesin engel olarak kabul edilmemelidir. 15.04.2026 tarihli Yargıtay kararı, incelediği geleceğe yönelik feragat hükmünü artırım davasına engel saymamıştır. Protokolün bütünü ve artırım şartları ayrıca değerlendirilir. İlgili açıklama
Yurt dışındaki gelir belgelerine ulaşamıyorsam ne yapabilirim?
Bilinen işveren, şirket, adres ve gelir kaynakları somutlaştırılarak mahkemeden uygun araştırmalar istenebilir. Uygulanabilir uluslararası sözleşme kapsamında merkezî makam yardımı da değerlendirilebilir; sonuç ve erişilebilecek veri ülkeye göre değişir. İlgili açıklama
Artırılan tutarın tamamı dava tarihinden itibaren mi ödenir?
Bu sonuç her durumda varsayılamaz. İlk talebin başlangıcı ile sonradan ıslahla yükseltilen bölümün başlangıcı farklı olabilir. Hüküm, usul işlemleri ve uygulanacak hukuk birlikte okunmalıdır. İlgili açıklama
Türkiye’de alınan artırım kararı yabancı ülkede doğrudan uygulanır mı?
Genellikle ilgili sözleşme veya yabancı hukuk çerçevesinde tanıma ve icra işlemleri gerekir. Türk kararının alınmış olması tek başına yabancı işvereni maaştan kesinti yapmakla yükümlü kılmaz. İlgili açıklama
Artırım davası açılınca eski nafakanın ödenmesi durur mu?
Hayır. Dava açılması mevcut yükümlülüğü kendiliğinden kaldırmaz. Geçerli karar ve sonradan verilen tedbirler dikkate alınarak ödeme ve mahsup hesabı yapılır. İlgili açıklama
Çocuğum 18 yaşını geçti ve okuyor; aynı artırım davasını açabilir miyim?
Erginlik, talebin dayanağını ve temsilini değiştirir. Eğitim nedeniyle destek istenebilse de küçük çocuk için verilen iştirak nafakasının aynen sürdüğü varsayılmamalı; ergin çocuğun kendi hukuki durumu incelenmelidir. İlgili açıklama
Kaynakça
- Türkiye Cumhuriyeti, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu, özellikle m.177, 182, 327–334. Güncel metin.
- Türkiye Cumhuriyeti, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m.6, 107, 109, 166, 176–177, 316–318, 334, 345, 350, 361–362 ve ek m.1. Güncel metin.
- Türkiye Cumhuriyeti, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun, özellikle m.1–2, 19, 40 ve 50–59. Güncel metin.
- Türkiye Cumhuriyeti, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m.2 ve 4. Güncel metin.
- HCCH, Convention of 23 November 2007 on the International Recovery of Child Support and Other Forms of Family Maintenance, özellikle m.2, 6–10, 14–18, 20, 22, 25, 28, 41 ve 44. Sözleşme.
- HCCH, 2007 Nafaka Sözleşmesi taraflık tablosu ve Türkiye’nin beyanları/çekinceleri, kontrol: 11.10.2026. Taraflık tablosu · Türkiye beyanları.
- HCCH, Convention of 2 October 1973 on the Law Applicable to Maintenance Obligations, özellikle m.3–6 ve 15. Sözleşme · Adalet Bakanlığı Türkçe metni · Türkiye çekincesi.
- HCCH, 2007 Protocol on the Law Applicable to Maintenance Obligations, taraflık tablosu, kontrol: 11.10.2026. Taraflık tablosu.
- Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü, Nafaka Bürosu. Başvuru bilgileri.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 18.02.2016, E.2015/16775, K.2016/2159; yabancı ticari faaliyet, gelir ve okul giderlerinin araştırılması. UYAP karar metni.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 15.04.2026, E.2026/2058, K.2026/4169; protokolde geleceğe yönelik feragat ve bağlantılı davalar. UYAP karar metni.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.03.2026, E.2025/10739, K.2026/2494; ıslah, başlangıç tarihi ve eğitim giderleri; çoğunluk gerekçesi ve karşıoy. UYAP karar metni.
- Türkiye Büyük Millet Meclisi, 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, kabul: 16.07.2026; Resmî Gazete: 31.07.2026, sayı 33326; özellikle m.19–20, 25–26 ve geçici m.1. Kanun metni.
- Türkiye Cumhuriyeti, 7201 sayılı Tebligat Kanunu, özellikle m.25 ve 25/a. Güncel metin.
- Türkiye Cumhuriyeti, 492 sayılı Harçlar Kanunu ve (1) sayılı tarife; nafaka davalarında yıllık değer. Güncel metin.
- Türkiye Barolar Birliği, 2025–2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, Resmî Gazete: 04.11.2025; m.9. TBB güncel tarife metni.
- Türkiye Cumhuriyeti, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m.1 ve 18/B. Güncel metin.
- Mesut Aygün ve Gözde Çağlayan Aygün, “Çocuk Nafakası ve Diğer Aile Nafaka Türlerinin Uluslararası Tahsiline İlişkin La Haye Sözleşmesi”, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2018, 9(2), s.71–102, özellikle s.82–83; DOI: 10.21492/inuhfd.424598. Makale.