INTERPOL diffüzyon kaydı nedir?
INTERPOL Veri İşleme Kuralları’nın (RPD) 97. maddesine göre diffüzyon sistemi, belirli amaçlara karşılık gelen standartlaştırılmış iş birliği talepleri ve uluslararası uyarılardan oluşur. Diffüzyon, kurumlar arası sıradan bir e-posta veya yazışma değildir. INTERPOL Bilgi Sistemi (I-24/7) içinde kullanılan, gönderen makamın muhataplarını ve erişim çevresini belirleyebildiği kurallı bir iş birliği aracıdır.
Diffüzyonun temel özellikleri şunlardır:
- Bir Ulusal Merkez Bürosu (NCB) veya yetkilendirilmiş uluslararası kuruluş tarafından gönderilir.
- Seçilen bir, birkaç veya bütün üyelere yöneltilebilir.
- Belirli bir iş birliği amacı taşımalıdır.
- Standart INTERPOL formları ve teknik mekanizmaları kullanılarak işlenir.
- INTERPOL polis veri tabanına kaydedilebilir ve yetkili kullanıcılarca sorgulanabilir.
- Kaynak makam erişimi, kullanım koşullarını ve muhatap çevresini sınırlandırabilir.
- INTERPOL Anayasası ve Veri İşleme Kuralları’na tabidir.
- NDTF denetimine ve koşulları varsa CCF başvurusuna konu olabilir.
Temel sonuç: Diffüzyon, Kırmızı Bülten bulunmadığı için önemsiz sayılabilecek bir bilgi notu değildir. Hukukî etkisi; türü, amacı, alıcı ülkeleri, dayanak kararı ve ilgili ülkenin iç hukukuna göre belirlenir.
INTERPOL bildirimleri, CCF denetimi ve iade sürecinin genel çerçevesi için İnterpol ve Kırmızı Bülten Nedir? rehberimize bakılabilir.
Diffüzyon hangi amaçlarla gönderilebilir?
INTERPOL Veri İşleme Kuralları m.97, diffüzyonların amaçlarını altı ana grupta düzenler:
| Diffüzyonun Amacı | Muhtemel İçerik ve Uygulama |
|---|---|
| Yakalama, tutma veya hareketleri kısıtlama | Sanık veya hükümlünün iade, teslim ya da benzeri hukukî işlem amacıyla bulunması ve uygun tedbirin uygulanması |
| Yerini belirleme ve izleme | Kişinin veya bağlantılı unsurun nerede bulunduğunun saptanması |
| Ek bilgi elde etme | Kimlik, hareket, faaliyet veya soruşturma bağlantısı hakkında bilgi toplanması |
| Kimlik belirleme | Kişinin, kayıp kişinin veya kimliği belirsiz kişinin teşhisine yardımcı olunması |
| Suç faaliyetleri hakkında uyarma | Kamu güvenliği veya tekrar suç işleme riski konusunda üyelere uyarı gönderilmesi |
| Bilgi verme | Belirli bir soruşturma, yöntem, kişi, nesne veya risk hakkında bilgi paylaşılması |
Bu amaçlar, renk kodlu bildirimlerin (notices) işlevleriyle kesişebilir. Bu nedenle bir diffüzyonun hukukî niteliği yalnız “diffusion” ibaresine bakılarak anlaşılamaz. Kayıtta hangi adlî veya idarî işlemin istendiği mutlaka belirlenmelidir.
Wanted Person Diffusion (WPD) nedir?
Wanted Person Diffusion (WPD), kovuşturma veya cezanın infazı amacıyla aranan kişi hakkında gönderilen yakalama amaçlı diffüzyondur. INTERPOL Veri İşleme Kuralları m.97/1-a kapsamında sanık veya hükümlünün yakalanması, tutulması veya hareketlerinin kısıtlanması istenebilir.
WPD, işlevi bakımından Kırmızı Bültene en yakın diffüzyon türüdür. Ancak aynı hukukî belge değildir. WPD’nin dolaşımı belirli ülkelere sınırlandırılabilir ve ilk gönderim süreci Kırmızı Bültenin yayımlanma yönteminden farklıdır.
Önemli uyarı: “Hakkımda kamuya açık Kırmızı Bülten yok” sonucu, yakalama amaçlı diffüzyon bulunmadığını göstermez. WPD kamuya açık Red Notice arama sayfasında görünmez.
Kırmızı Bülten ile diffüzyon arasındaki temel farklar nelerdir?
| Ölçüt | Kırmızı Bülten | Diffüzyon |
|---|---|---|
| İşlemi yapan makam | Üye ülke veya yetkili kuruluşun talebi üzerine INTERPOL Genel Sekreterliği yayımlar | NCB veya yetkili kuruluş seçtiği muhataplara doğrudan gönderir |
| Dolaşım çevresi | Kural olarak bütün INTERPOL üyelerine bildirilir | Bir, birkaç veya bütün üyeler seçilebilir |
| Amaç | Aranan kişinin yerinin belirlenmesi ve iade amacıyla geçici yakalanması | Yakalama dâhil yer tespiti, bilgi toplama, kimlik belirleme, uyarı |
| Yakalama etkisi | Temel amacı geçici yakalama talebidir | Yalnız WPD ve yakalama amaçlı diffüzyonda temel amaçtır |
| Görünürlük | Bazı özetler kaynak ülke talebiyle kamuya açıklanabilir | Genel kamu arama sayfasında yayımlanmaz |
| Dağıtım kontrolü | Geniş, örgüt çapında dolaşım | Kaynak makam alıcıları ve erişimi sınırlayabilir |
| NDTF denetimi | Yayımlanmadan ve aranabilir olmadan önce denetlenir | Denetlenir; WPD’nin ilk e-posta iletimi bakımından özel teknik durum vardır |
| CCF başvurusu | Erişim, düzeltme, silme ve yeniden inceleme mümkündür | Aynı başvuru türlerine konu olabilir |
| Hukukî sonuç | Uluslararası tutuklama emri değildir | Uluslararası tutuklama emri değildir |
Diffüzyon Kırmızı Bültenin daha hafif biçimi midir?
Hayır. “Daha hafif” nitelendirmesi hem teknik hem pratik bakımdan yanıltıcıdır.
Diffüzyon ayrı bir iletişim ve veri işleme yöntemidir. Yakalama dışı amaç taşıyan bir diffüzyon, Kırmızı Bültene göre farklı ve daha sınırlı bir müdahale yaratabilir. Buna karşılık WPD, seçilen ülkelerde yakalama, geçici tutuklama, idarî gözetim ve iade sürecini başlatabilecek kadar güçlü fiilî sonuçlar doğurur.
Coğrafi dolaşımın sınırlı olması, seçilen ülkelerde riskin düşük olduğu anlamına gelmez. Bir WPD yalnız kişinin bulunduğu, ikamet ettiği veya seyahat etmesinin beklendiği ülkelere gönderilmişse hedeflenmiş etkisi yüksek olabilir.
Diffüzyon ile INTERPOL mesajı aynı şey midir?
Hayır. INTERPOL Veri İşleme Kuralları, notice, diffusion ve message araçlarını net hatlarla ayırır:
| Araç | Temel Nitelik | Veri Tabanı İlişkisi |
|---|---|---|
| Notice (Bildirim/Bülten) | Genel Sekreterlik tarafından yayımlanan renk kodlu talep veya uyarı | INTERPOL veri tabanında yayımlanır |
| Diffusion (Diffüzyon) | NCB'nin seçili muhataplara doğrudan gönderdiği standartlaştırılmış talep | INTERPOL sistemi içinde kaydedilir ve kurallı erişime açılır |
| Message (Mesaj) | Yetkili kullanıcılar arasındaki doğrudan iletişim | Kural olarak veri tabanına kayıtlı iş birliği talebi değildir |
Bir belgenin ulusal makamlarca “diffüzyon mesajı” olarak adlandırılması, INTERPOL kurallarındaki diffusion ve message ayrımını ortadan kaldırmaz. Somut kaydın teknik statüsü resmî belgelerden araştırılmalıdır.
Diffüzyon neden tercih edilir?
INTERPOL Veri İşleme Kuralları m.99/3 uyarınca bir NCB veya yetkili kuruluş şu hâllerde notice yerine diffusion kullanmalıdır:
- İş birliği talebini veya uyarıyı seçilmiş NCB’lerle ya da kuruluşlarla sınırlandırmak istiyorsa,
- Veriye erişimi sınırlı sayıda yetkili muhatapla kısıtlamak istiyorsa,
- Talep bir notice yayımlanmasını haklı kılmıyor veya notice şartlarını taşımıyorsa.
Bir talebin Kırmızı Bülten şartlarını taşımaması, aynı verinin diffüzyon yoluyla kuralsız biçimde dolaştırılabileceği anlamına gelmez. Diffüzyon da veri doğruluğu, hukukilik, amaç, gereklilik, orantılılık, insan hakları ve INTERPOL Anayasası m.3 sınırlamalarına uymalıdır.
Diffüzyon göndermek Kırmızı Bülten denetimini aşma yolu mudur?
Hukuken hayır. Üye ülke, Kırmızı Bülten talebinin reddedilebileceğini düşünerek aynı hukuka aykırı veriyi diffüzyonla dolaşıma sokamaz. INTERPOL Anayasası ve Veri İşleme Kuralları her iki araca da uygulanır.
NDTF; kimlik ve adlî verileri, talebin amacını, uluslararası polis iş birliği bakımından ilgisini, veri doğruluğu ve güncelliğini, insan hakları koşullarını, siyasî, askerî, dinî veya ırksal niteliği ve mültecilik durumunu inceler.
INTERPOL’ün resmî açıklamasına göre m.2/1 veya m.3’e aykırılık nedeniyle reddedilen notice veya diffusion bakımından INTERPOL kanalları üzerinden iş birliği sürdürülemez.
NDTF ile CCF arasındaki görev farkı nedir?
NDTF ve CCF aynı denetimi yapan iki merci değildir:
| Merci | İncelemenin Başlama Biçimi | Temel Görevi | Kararın Etkisi |
|---|---|---|---|
| NDTF (Notices and Diffusions Task Force) | Yeni veya mevcut verinin kurum içi incelemesi | Talebin INTERPOL kurallarına uygunluğunu denetlemek | Genel Sekreterliğin izin, ret veya silme işlemini belirler |
| CCF (Commission for the Control of INTERPOL’s Files) | Kişi veya temsilcisinin başvurusu | Kişisel verilerin işlenmesinin kurallara uygunluğunu incelemek | Kararları INTERPOL bakımından kesin ve bağlayıcıdır |
NDTF, Genel Sekreterlik içindeki birimdir. CCF ise bağımsız denetim organıdır. CCF’nin Bireysel Başvurular Dairesi (Requests Chamber), kişisel veriye erişim, düzeltme ve silme talepleri hakkında karar verir.
Wanted Person Diffusion için Kırmızı Bülten şartları aranır mı?
WPD hakkında NDTF incelemesi, INTERPOL Veri İşleme Kuralları’nın kimlik, adlî veri, amaç ve diğer koşullarını kapsar. Yakalama amaçlı WPD bakımından en azından:
- Kişinin sanık veya hükümlü olarak aranması,
- Geçerli ve denetlenebilir bir ulusal adlî dayanak bulunması,
- İsnadın ciddi adi suç niteliğinde olması,
- Yeterli kimlik verisi bulunması,
- Uluslararası polis iş birliği amacı ve gerekliliği,
- INTERPOL Anayasası m.2/1 ve m.3’e uygunluk aranır.
Diffüzyon NDTF incelemesinden önce alıcı ülkeye ulaşabilir mi?
Evet; fakat burada iki farklı teknik durum ayrılmalıdır. INTERPOL’ün güncel resmî açıklamasına göre yeni Kırmızı Bülten ve WPD verileri NDTF incelemesi tamamlanıp onay verilmeden INTERPOL Bilgi Sistemi içinde üye ülkelerce aranabilir hâle gelmez.
Ancak WPD, Kırmızı Bültenin aksine, gönderen makam tarafından seçilen alıcı ülkelerin NCB’lerine NDTF incelemesi tamamlanmadan önce e-posta biçiminde ulaşabilir. Bu e-postada diffüzyonun hukukî inceleme altında bulunduğu uyarısı yer alır.
Bu ayrım şu sonuçları doğurur:
- İnceleme öncesinde WPD henüz INTERPOL veri tabanında aranabilir onaylı kayıt değildir.
- Buna rağmen seçilmiş NCB ilk doğrudan iletimi görmüş olabilir.
- Alıcı ülke, uyarıyı ve kendi ulusal hukukunu dikkate alarak işlem yapmalıdır.
- NDTF sonradan kaydı reddederse Genel Sekreterlik alıcı NCB’lerden ulusal kayıtlarını güncellemelerini ister.
Hakkımda diffüzyon kaydı olup olmadığını nasıl öğrenebilirim?
Kamuya açık kesin bir diffüzyon sorgulama ekranı yoktur. Kişi, INTERPOL Dosyalarının Kontrolü Komisyonuna (CCF) kişisel verilerine erişim talebi sunabilir.
26 Mart 2026 tarihinden itibaren CCF başvuruları güvenli çevrim içi portal üzerinden yapılmaktadır. Portal; erişim, düzeltme/silme ve kararın yeniden incelenmesi taleplerini kabul eder.
CCF başvurusunda kabul edilebilirlik ve karar süreleri
Güncel CCF Statüsü uyarınca:
- Komisyon, başvurunun alınmasından itibaren en geç bir ay içinde kabul edilebilirlik hakkında bilgi verir.
- Erişim talebi, kabul edilebilirlik tarihinden itibaren kural olarak dört ay içinde karara bağlanır.
- Düzeltme veya silme talebi, kabul edilebilirlik tarihinden itibaren kural olarak dokuz ay içinde karara bağlanır.
- Genel Sekreterlik, CCF’nin sorgusından itibaren 45 gün içinde veri işlenip işlenmediğini Komisyona bildirir.
- Kararın yeniden incelenmesi, yeni bir olgunun öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde istenmelidir.
CCF’de gizlilik ve bilgiye erişim sınırlamaları
CCF başvuruları gizlidir. Kaynak makam, soruşturmanın korunması veya güvenlik gibi nedenlerle bazı bilgilerin başvurucuya açıklanmasını sınırlandırabilir. Gizlilik, CCF’nin veriyi görmesine engel değildir; ancak başvurucuya bildirilecek bilginin kapsamını daraltabilir.
Türkiye’de WPD nedeniyle adlî ve idarî süreç nasıl ilerler?
Türkiye’de diffüzyon uyarısı alındığında süreç iki paralel koldan yürür: 6706 sayılı Kanun kapsamında Adlî İade Süreci ve 6458 sayılı Kanun kapsamında İdarî Gözetim ve Tahdit Kodu Süreci.
INTERPOL Diffüzyon Kaydı (WPD)
│
┌─────────────────────┴─────────────────────┐
▼ ▼
[ADLÎ SÜREÇ: 6706 s.K.] [İDARÎ SÜREÇ: 6458 s.K.]
│ │
Adalet Bakanlığı İncelemesi G-87 Tahdit Kodu Tesis Edilmesi
│ │
Gözaltı / C. Savcılığı Geri Gönderme Merkezine Sevk
│ │
24 Saat İçinde Hâkim Önü İdarî Gözetim Kararı (m.57)
│ │
Geçici Tutuklama / Adlî Kontrol (m.14) Sınır Dışı (Deport) Kararı (m.54)
│ │
Ağır Ceza Mahkemesi İade Yargılaması İdare Mahkemesinde İptal Davası1. Adlî Süreç: Yakalama, Geçici Tutuklama ve İade (6706 sayılı Kanun)
- Yakalama ve Hâkim Önüne Çıkarılma: 6706 sayılı Kanun m.14/3 uyarınca yakalanan kişi, geçici tutuklama hakkında karar verilmek üzere en geç yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkimi önüne çıkarılır.
- Geçici Tutuklama Süresi: Mütekabiliyet temelinde geçici tutuklama en fazla kırk gündür. Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi (SİAS) m.16 kapsamında 18–40 günlük süre uygulanır.
- İade Yargılamasında Tutuklama (m.16): Resmî iade talebi ulaştıktan sonra ağır ceza mahkemesince uygulanan tutuklama m.16 kapsamındadır. Kırk günlük geçici tutuklama sınırı m.16 için geçerli değildir; ancak tutukluluk en geç otuzar günlük sürelerle incelenmelidir.
2. İdarî Süreç: Tahdit Kodu (G-87) ve İdarî Gözetim (6458 sayılı Kanun)
Türkiye'de yabancı veya çift uyruklu kişiler hakkında WPD ulaştığında İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı tarafından sisteme G-87 (Genel Güvenlik Aleyhine Faaliyet) tahdit kodu işlenir.
- Kişi hakkında 6458 sayılı Kanun m.54/1-k uyarınca Sınır Dışı Etme (Deport) kararı verilir.
- Kişi Geri Gönderme Merkezine (GGM) sevk edilerek m.57 uyarınca İdarî Gözetime alınır.
- Hukukî Koruma: Adlî iade mahkemesinden tahliye alınsa dahi, idarî gözetim ve G-87 kodu kaldırılmadıkça kişi serbest kalamaz. Bu nedenle İdare Mahkemesinde idarî gözetim kararına itiraz edilmeli ve sınır dışı işleminin iptali davası açılmalıdır.
ABAD, AİHM, AYM, Danıştay ve Yargıtay Emsal Kararları
ABAD (CJEU): WS v. Bundesrepublik Deutschland (Case C-505/19, 12 Mayıs 2021)
Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) Büyük Dairesi, INTERPOL diffüzyonları ve Kırmızı Bültenler bakımından çığır açan bir karar vermiştir. Karara göre:
- Schengen Sözleşmesi m.54 ve AB Temel Haklar Şartı m.50 uyarınca ne bis in idem (aynı suçtan iki kez yargılanmama) ilkesi geçerlidir.
- Bir kişi hakkında AB üyesi veya Schengen tarafı bir ülkede aynı fiil nedeniyle kesinleşmiş mahkûmiyet veya beraat kararı varsa, başka bir üye devlet INTERPOL diffüzyonuna dayanarak kişiyi geçici olarak yakalayamaz veya tutuklayamaz.
Anayasa Mahkemesi (GK): S.K. Başvurusu (B. No: 2018/24280, 17 Mart 2021)
AYM Genel Kurulu kararında; INTERPOL kaydına dayanılarak yapılan iade tutmalarının Anayasa m.19 kapsamında kanunilik, ölçülülük ve etkili yargısal denetim şartlarına tabi olduğu belirtilmiştir. Tutukluluğun makul süreyi aşması ve iade evrakının geliş sürecindeki idarî gecikmeler ihlal nedeni sayılmıştır.
Anayasa Mahkemesi: Oktay Şener Başvurusu (B. No: 2020/9407, 3 Mart 2022)
Avusturya'nın gönderdiği diffüzyon kaydı üzerine Türkiye'de başlayan geçici tutuklama ve iade sürecinde kanun yollarının tüketilmesi ve kişi hürriyeti güvenceleri incelenmiştir. Karar, diffüzyonun ulusal yargı organlarınca doğrudan denetlenmesi gerektiğini teyit eder.
Danıştay 10. Dairesi: G-87 Tahdit Kodu Kararı (E. 2021/4102, K. 2023/1184)
Danıştay; INTERPOL diffüzyonuna dayanılarak soyut iddialarla tesis edilen G-87 tahdit kodlarının ve buna bağlı sınır dışı kararlarının iptal edilmesi gerektiğine karar vermiştir. İdare, diffüzyonun dayanağı olan somut bilgi ve belgeleri sunmakla yükümlüdür.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi: İade Yargılaması Emsal Kararı (E. 2022/1104, K. 2022/3512)
Yargıtay; 6706 sayılı Kanun uyarınca diffüzyon kaydına konu suçun Türk hukukunda da suç oluşturması (çifte cezalandırılabilirlik) ve siyasî/askerî nitelikte olmaması gerektiğini, aksi halde iade talebinin kabul edilemezliğine karar verileceğini hükme bağlamıştır.
Pozitif eşleşme (hit) kesin kimlik tespiti anlamına gelir mi?
Hayır. Pasaport veya isim sorgusunda INTERPOL verisiyle eşleşme çıkması (hit), durdurulan kişinin aranan kişi olduğunu kesinleştirmez. Transliterasyon hataları, sahte kimlik kullanımı veya benzer isimler yanlış eşleşmeye yol açar.
Yanlış kişi iddiası için kimlik karşılaştırma tablosu
| İncelenecek Unsur | Durdurulan Kişi | Diffüzyondaki Kişi | Kullanılacak Belge |
|---|---|---|---|
| Ad-soyad varyasyonları | Bütün alfabe ve önceki soyadlar | Kayıttaki tüm yazılışlar | Nüfus kaydı, pasaport |
| Doğum tarihi ve yeri | Resmî kayıt | Diffüzyon verisi | Doğum belgesi |
| Biyometri | Parmak izi / Yüz tanıma | Kaynak kayıttaki veriler | Yetkili makam karşılaştırması |
| Suç tarihindeki konum | Bulunulan yer kayıtları | İsnat edilen olay yeri | Pasaport giriş-çıkış, ikamet |
Diffüzyona karşı hangi hukuk yolları kullanılabilir?
Etkili bir hukuki strateji üç katmanda yürütülmelidir:
ÜÇ KATMANLI HUKUKÎ STRATEJİ
│
┌───────────────────────────────┼───────────────────────────────┐
▼ ▼ ▼
[1. CCF & INTERPOL] [2. ADLÎ VE İDARÎ YARGI] [3. KAYNAK ÜLKE]
│ │ │
- CCF Bireysel Başvurusu • 6706 s.K. İade Savunması • Ulusal Yakalamaya İtiraz
- Mültecilik / Art 3 İhlali • İdare Mahkemesi (G-87 İptali) • Beraat / Düşme / Zamanaşımı
- Geçici Tedbir (m.37) • İdarî Gözetime İtiraz (Sulh C.H.) • NCB'nin Kaydı Çekmesi- CCF ve INTERPOL Düzeyi: CCF'ye başvuru yapılarak verilerin silinmesi, düzeltilmesi veya geçici tedbir (m.37 uyarınca veri kullanımının askıya alınması) talep edilir. CCF'nin 108. Oturum İlke Kararları uyarınca mülteci statüsü taşıyan kişiler (INTERPOL Anayasası m.2 ve m.3 ihlali) bu yolla kayıtlarını sildirebilir.
- Türkiye Adlî ve İdarî Yargı Düzeyi: Sulh Ceza Hâkimliğinde geçici tutuklamaya itiraz, Ağır Ceza Mahkemesinde iadenin reddi savunması ve İdare Mahkemesinde G-87 tahdit kodu ile sınır dışı kararının iptali davaları açılır.
- Kaynak Ülke Düzeyi: İsnadın bulunduğu ülkede ulusal yakalama kararına itiraz edilir, takipsizlik veya beraat kararı alınarak NCB'nin diffüzyonu geri çekmesi sağlanır.
Müvekkil için hızlı karar tablosu
| Kayıt veya Durum | Yakalama Amacı | Kamuya Açık mı? | Öncelikli Merci | İlk İşlem |
|---|---|---|---|---|
| Kırmızı Bülten | Evet | Yalnız bazı özetler | CCF, Kaynak Ülke, Ağır Ceza | Dayanak karar, iade ve seyahat riski analizi |
| Wanted Person Diffusion (WPD) | Evet | Hayır | CCF, İdare Mahkemesi, Sulh Ceza | Alıcı çevre, G-87 kodu ve adlî durum tespiti |
| Bilgi / Tespiti Diffüzyonu | Kural olarak hayır | Hayır | CCF ve ilgili NCB | Veri kullanım amacı ve sınırlandırma |
| CCF Silme Kararı | Hayır | Karar gizli | INTERPOL ve Ulusal Makamlar | Ulusal veri tabanlarının güncellenmesini takip |
Sık sorulan sorular
INTERPOL diffüzyonu nedir?
NCB veya yetkili kuruluşun seçtiği ülkelere doğrudan gönderdiği standartlaştırılmış uluslararası polis iş birliği talebidir.
WPD ile Kırmızı Bülten aynı şey midir?
Hayır. Amaçları benzer olabilir; ancak dolaşım ve yayımlanma yöntemleri farklıdır. Diffüzyon doğrudan seçilen ülkelere iletilir.
Diffüzyon Türkiye'de otomatik tutuklama sağlar mı?
Hayır. Tutuklama kararı Türk hâkimi tarafından 6706 sayılı Kanun uyarınca verilir. Ayrıca idarî bakımdan G-87 kodu tesis edilerek idarî gözetim uygulanabilir.
CCF başvurusu idarî gözetimi veya iadeyi durdurur mu?
Hayır. CCF başvurusu ulusal yargı süreçlerini otomatik olarak durdurmaz. Ulusal mahkemelerde yürütmeyi durdurma ve tahliye talepleri ayrıca ileri sürülmelidir.
ABAD kararları Türkiye için bağlayıcı mıdır?
ABAD kararları Türkiye bakımından doğrudan bağlayıcı olmamakla birlikte, iade yargılamasında ve uluslararası hukuk ilkelerinin (örneğin ne bis in idem) yorumlanmasında mahkemelerce dikkate alınan nitelikli emsal oluşturur.
Gizlilik ve hukukî bilgilendirme
Güneş & Güneş Hukuk Bürosuyla paylaşılan bilgi ve belgeler meslek sırrı ve KVKK kapsamında korunur. Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayın belgeleri incelenmeden hukuki görüş oluşturmaz.
Resmî, yargısal ve akademik kaynaklar
- INTERPOL Rules on the Processing of Data (RPD)
- Statute of the Commission for the Control of INTERPOL’s Files (CCF)
- ABAD Kararı: WS v. Bundesrepublik Deutschland, Case C-505/19, 12.05.2021.
- AYM Genel Kurul Kararı: S.K., B. No: 2018/24280, 17.03.2021.
- AYM Kararı: Oktay Şener, B. No: 2020/9407, 03.03.2022.
- AİHM Kararı: Hernadi v. Croatia, B. No: 29998/15, 26.09.2019.
- Danıştay 10. Dairesi Kararı: E. 2021/4102, K. 2023/1184 (G-87 iptali).
- Yargıtay 9. Ceza Dairesi Kararı: E. 2022/1104, K. 2022/3512 (İade reddi).
- 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu.
- 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu.