İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Miras ve Tereke Hukuku

Yabancı Unsurlu Miras Davaları ve Türkiye’de Mirasçılık: Yetki, Uygulanacak Hukuk, Tanıma-Tenfiz ve Veraset Belgesi

Vasiyetname, Türk pasaportu, tapu senedi, hukuk kitapları, dünya küresi ve mahkeme tokmağıyla yabancı unsurlu miras işlemlerini temsil eden editoryal kompozisyon
Yazar: Yayın tarihi: Güncelleme: Yaklaşık 21 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Yabancı unsurlu miras dosyalarında tek bir ülke hukuku ve tek bir belge bütün malvarlığı için yeterli olmayabilir. Miras bırakanın ölüm tarihindeki vatandaşlığı, malın taşınır veya taşınmaz oluşu, malın bulunduğu ülke, yabancı belgenin mahkeme ilamı niteliği ve talep edilen işlemin tapu, banka, vergi veya dava işlemi olması sonucu değiştirir. Türkiye’deki taşınmazlarda Türk hukuku uygulanır; yabancı mirasçılık belgesi ise güncel Yargıtay yaklaşımında kural olarak tanıma-tenfiz yoluyla Türk mirasçılık belgesinin yerine geçmez.

Bu nedenle dosya, önce miras bırakanın ölüm günündeki vatandaşlığı, sonra Türkiye’deki ve yurt dışındaki malvarlığının türü, ardından kullanılacak yabancı belgenin hukuki niteliği ve son olarak Türkiye’de yapılmak istenen işlem üzerinden kurulmalıdır. En sık yapılan hata, yabancı ülkeden alınan veraset belgesinin apostil ve tercüme ile Türkiye’de doğrudan geçerli olacağını varsaymaktır. Apostil belgenin kaynağını doğrular; belgenin Türk hukukunda mirasçılık belgesi yerine geçmesini veya yabancı kararın kendiliğinden tanınmasını sağlamaz.

Yabancı unsurlu miras ilişkisi ne zaman ortaya çıkar?

Miras bırakanın veya mirasçılardan birinin yabancı vatandaş olması, miras bırakanın yurt dışında yerleşik bulunması, terekenin birden fazla ülkede dağılmış olması, yabancı ülkede düzenlenmiş vasiyetname bulunması veya yabancı mahkeme ya da noter makamından alınmış miras belgesine dayanılması miras ilişkisine yabancılık unsuru kazandırabilir.

Yabancılık unsuru bulunduğunda Türk mahkemesi doğrudan yalnız Türk Medeni Kanunu hükümlerinden hareket etmez. Önce 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) uyarınca hangi ülke hukukunun uygulanacağını ve Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığını belirler. Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmeler de ayrıca incelenir.[1]

Dosyanın sonucunu değiştiren dört temel soru

  1. Miras bırakan ölüm tarihinde hangi devletin vatandaşıdır?
  2. Tereke değeri taşınır mı, Türkiye’de taşınmaz mı, yoksa yurt dışında mı bulunmaktadır?
  3. Sunulan yabancı belge mahkeme ilamı, noter belgesi, idari belge, vasiyetname veya mirasçılık belgesi midir?
  4. Türkiye’de istenen sonuç yalnız bir hukuki durumun tanınması mı, yoksa tapu tescili, para tahsili veya icra gibi bir sonuç mudur?

Aynı aile içinde dahi, Türkiye’deki konut için başka, Türkiye’deki banka hesabı için başka, yurt dışındaki malvarlığı için başka hukuk ve belge düzeni gündeme gelebilir.

Yabancı unsurlu mirasa hangi hukuk uygulanır?

Genel kural: Miras bırakanın millî hukuku

MÖHUK m.20/1 uyarınca miras, kural olarak ölenin millî hukukuna tabidir. Miras bırakan yabancı vatandaş ise yasal mirasçıların kim olduğu ve taşınır tereke üzerindeki payları bakımından öncelikle bu kişinin ölüm tarihindeki millî hukuku araştırılır.[1]

Bu kural, Türk mahkemesinin yabancı hukuk metnini ve yabancı hukuktaki miras sistemini gerçekten belirlemesini gerektirir. Yabancı hukuk yalnız tarafların sunduğu çeviri metne göre değil, mahkemenin re’sen araştırma yükümlülüğü altında uygulanır. Taraflar yabancı hukukun içeriğinin belirlenmesine yardımcı olabilir; fakat hukukun tespiti sadece tarafların iddiasına bırakılmaz.

Türkiye’de bulunan taşınmazlarda Türk hukuku uygulanır

MÖHUK m.20/1’in ikinci cümlesi, Türkiye’de bulunan taşınmazlar yönünden açık bir istisna getirir: Bu taşınmazların miras yoluyla intikalinde Türk hukuku uygulanır. Bu nedenle yabancı miras bırakanın Türkiye’deki konutu, arsası veya işyeri bakımından yasal mirasçılar ve pay oranları Türk miras hukuku esas alınarak belirlenir.

Bu ayrım, yalnız uygulanacak maddi hukuk bakımından değil, mirasçılık belgesinin düzenlenmesi bakımından da önemlidir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 12.01.2026 tarihli kararında; taşınırlar bakımından murisin millî hukuku, Türkiye’deki taşınmazlar bakımından Türk hukuku uygulanması ve iki mal grubu için ayrı ayrı mirasçılık belgesi düzenlenmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.[10]

Mirasın açılması, iktisabı ve taksimi terekenin bulunduğu yer hukukuna bağlıdır

MÖHUK m.20/2, mirasın açılması sebepleri, mirasın iktisabı ve taksimi bakımından terekenin bulunduğu ülke hukukunu yetkili kılar. Dolayısıyla Türkiye’de bulunan tereke değerleri yönünden mirasın kazanılma biçimi, paylaşma ve koruma işlemleri Türk hukuku ile yakın ilişki içindedir.

Bu kural ile m.20/1 birlikte uygulanır. Örneğin Türkiye’deki bir banka hesabında mirasçı sıfatı ve payların belirlenmesinde yabancı millî hukuk gündeme gelebilirken, hesabın Türkiye’de intikali, terekenin korunması ve paylaşılması Türk hukukunun usul ve kurumlarıyla yürütülür.

Mirasın reddinde uygulanacak hukuk ayrıca incelenmelidir

Mirasın reddinin MÖHUK m.20/1 kapsamındaki miras statüsüne mi, yoksa m.20/2 kapsamındaki iktisap rejimine mi tabi olduğu doktrinde tartışılmıştır. Türkiye’de bulunan tereke için Türk hukukundaki üç aylık ret süresinin uygulanabileceği görüşü güçlüdür; ancak yabancı ülkede verilmiş mirası ret kararının Türkiye’de sonuç doğurması ayrıca tanıma meselesi yaratabilir.[20]

Bu nedenle yabancı ülkede miras reddedilmiş olması, Türkiye’deki tereke bakımından hiçbir işlem yapılmadan yeterli kabul edilmemelidir. Kararın mahkeme kararı olup olmadığı, kesinleşmesi, savunma hakkı, kamu düzeni ve Türk mahkemelerinin münhasır yetkisi tek tek incelenmelidir. Yargıtay, kesinleşmiş yabancı mirası ret kararlarının şartları oluştuğunda tanınabileceğine ilişkin kararlar vermiştir.[14]

Birden çok vatandaşlık, Türk vatandaşlığı ve vatansızlık

MÖHUK m.4 uyarınca birden çok vatandaşlığa sahip kişinin vatandaşlıklarından biri Türk vatandaşlığı ise Türk hukuku esas alınır. Kişinin birden çok yabancı vatandaşlığı bulunuyorsa daha sıkı ilişkili olduğu devlet hukuku uygulanır. Vatansızlar ve mülteciler bakımından sırasıyla yerleşim yeri, mutad mesken veya dava tarihinde bulunulan ülke hukuku dikkate alınır.[1]

Yabancı hukuka atıf, araştırma ve kamu düzeni

MÖHUK m.2, hâkimin Türk kanunlar ihtilafı kurallarını ve yetkili yabancı hukuku re’sen uygulamasını öngörür. Aile ve miras hukukunda yetkili yabancı hukukun kanunlar ihtilafı kuralları da dikkate alınabilir. Yabancı hukukun içeriği bütün araştırmalara rağmen belirlenemezse Türk hukuku uygulanır.

Yabancı hukukun uygulanması Türk kamu düzenine açıkça aykırı bir sonuç doğurursa MÖHUK m.5 uyarınca yabancı hukuk hükmü uygulanmaz; gerekli görülen hâllerde Türk hukuku devreye girer. Ancak kamu düzeni istisnası, yabancı hukuku sırf Türk hukukundan farklı olduğu için dışlama aracı değildir.

Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi nasıl belirlenir?

MÖHUK m.43: Son yerleşim yeri ve tereke mallarının bulunduğu yer

Yabancılık unsuru taşıyan miras davalarında özel yetki kuralı MÖHUK m.43’tür. Buna göre mirasa ilişkin davalar ölenin Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde; Türkiye’de son yerleşim yeri yoksa terekeye dahil malların bulunduğu yer mahkemesinde görülür.[1]

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, Norveç vatandaşı bir miras bırakanın Türkiye’de bulunan malvarlığı nedeniyle, malların bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesini yetkili kabul etmiştir. Karar, yabancı mirasçıların Türkiye’de ikamet etmemesinin Türk mahkemelerinin yetkisini ortadan kaldırmadığını; Türkiye’deki tereke varlığının yetki bakımından belirleyici olabileceğini göstermektedir.[11]

Görevli mahkeme talebin türüne göre değişir

“Mirasa ilişkin dava” tek tip bir dava değildir. Talep edilen hukuki sonuca göre görevli mahkeme değişir:

Talep veya işlemKural olarak görevli merci
Yasal mirasçılık belgesi verilmesiSulh Hukuk Mahkemesi
Tereke tespiti, koruma önlemleri, resmî defterSulh Hukuk Mahkemesi
Ortaklığın giderilmesi ve paylaşma uyuşmazlıklarıTalebin niteliğine göre Sulh Hukuk Mahkemesi
Tapu iptali ve tescil, vasiyetnamenin iptali, tenkis gibi çekişmeli davalarTalebin niteliğine göre Asliye Hukuk Mahkemesi
Yabancı mahkeme kararının tanınması veya tenfiziMÖHUK m.51 uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi
Vergi işlemleriVergi dairesi ve gerekli hâllerde vergi yargısı

Görev ve yetki, dava başlığından değil talep sonucundan belirlenmelidir. Aynı miras dosyasında mirasçılık belgesi, tanıma, tapu tescili ve vergi işlemleri ayrı süreçlere dönüşebilir.

Türkiye’deki taşınmazlar ve münhasır yetki

Türkiye’deki taşınmazın aynına veya mülkiyetine doğrudan hükmeden uyuşmazlıklar Türk mahkemelerinin münhasır yetkisi kapsamındadır. Bu sebeple yabancı mahkemenin Türkiye’deki bir taşınmazın mülkiyetini doğrudan devreden veya tapu sicilini değiştiren kararının Türkiye’de tanınması ya da tenfizi mümkün olmayabilir.

Münhasır yetki ile uygulanacak hukuk aynı kavram değildir. MÖHUK m.20 Türkiye’deki taşınmaza Türk hukukunun uygulanmasını; MÖHUK m.54 ise tanıma-tenfiz bakımından Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini korur.

Yabancı mirasçı Türkiye’de mirasçılık belgesini nasıl alır?

Mirasçılık belgesinin işlevi

Mirasçılık belgesi, mirasçıların kim olduğunu ve paylarını gösteren; aksi ispat edilinceye kadar geçerli, açıklayıcı nitelikte bir belgedir. Belge, tapu, banka, araç, şirket payı ve vergi işlemlerinde mirasçı sıfatının ispatında kullanılır; maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz.[2]

Yabancılar için noter yolu kapalıdır

1512 sayılı Noterlik Kanunu m.71/B uyarınca mirasçılık belgesinin yabancılar tarafından talep edilmesi, işlemin yargılamayı gerektirmesi veya nüfus kayıtlarının yetersiz olması hâllerinde noter mirasçılık belgesi veremez. Bu nedenle yabancı mirasçıların başvurusu kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesinde yürütülür.[4]

Başvuran Türk vatandaşı olsa bile yabancı muris, yabancı nüfus kayıtları veya yabancı hukukun uygulanması yargısal incelemeyi gerektiriyorsa noter yolu yine uygun olmayabilir.

Taşınır ve taşınmazlar için ayrı belge gerekebilir

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin E.2025/3452, K.2026/153 sayılı kararı, yabancı unsurlu dosyalarda tek bir mirasçılık belgesinin her mal grubu için yeterli kabul edilmemesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Mahkeme;

  • Türkiye’deki taşınmazlar için Türk hukukuna göre,
  • taşınırlar için miras bırakanın millî hukukuna göre

ayrı mirasçılık belgesi düzenlenmesi gerektiğini belirtmiştir.[10]

Bu ayrım, tapu ve banka işlemlerinde kullanılacak belgenin kapsamının açık yazılmasını gerekli kılar.

Başvuruda sunulabilecek temel belgeler

Dosyanın ülkesine ve aile yapısına göre değişmekle birlikte, uygulamada şu belgeler önem taşır:

  • Miras bırakanın ölüm belgesi,
  • Pasaport ve vatandaşlık kayıtları,
  • Doğum, evlenme, boşanma, evlat edinme ve soybağı belgeleri,
  • Ad ve soyadı değişikliğini gösteren resmî kayıtlar,
  • Aile nüfus tablosu veya eşdeğer yabancı kayıt,
  • Vasiyetname veya miras sözleşmesi,
  • Yabancı mahkeme kararı varsa kararın kesinleşme belgesi,
  • Türkiye’deki taşınmaz, banka, araç veya şirket payını gösteren kayıtlar,
  • Belgelerin apostil veya konsolosluk tasdiki,
  • Yeminli Türkçe tercümeler,
  • Vekil ile takipte usulüne uygun vekâletname,
  • Uygulanacak yabancı hukukun içeriğini gösteren resmî metin ve açıklamalar.

Mahkeme eksik aile kaydı, farklı yazılmış isimler, çifte vatandaşlık veya önceki evlilikler yönünden ek araştırma yapabilir. İsimlerin pasaport, ölüm belgesi, tapu ve banka kayıtlarında farklı yazılması dosyanın en sık gecikme nedenlerinden biridir.

Yabancı hukuk nasıl ispatlanır?

Yabancı hukuk bir “vakıa” gibi yalnız tarafın ispatına bırakılmaz. Mahkeme yabancı hukuku re’sen araştırır; taraflardan belge ve açıklama isteyebilir. Resmî kanun metni, ülke makamı yazısı, uzman görüşü ve gerektiğinde Adalet Bakanlığı aracılığıyla alınacak bilgi dosyaya sunulabilir. Yabancı hukuktaki miras payı, eşin statüsü, evlatlığın durumu veya saklı pay gibi meseleler yalnız bir internet çıktısıyla belirlenmemelidir.

Yabancı mirasçılık belgesi Türkiye’de doğrudan geçerli midir?

Apostil ve tercüme tek başına yeterli değildir

Yabancı ülke makamından alınan mirasçılık belgesine apostil konulması ve belgenin Türkçeye çevrilmesi, belgenin şekli kaynağını doğrular. Bu işlemler belgeyi Türk mahkemesince verilmiş mirasçılık belgesine dönüştürmez.

Apostil; imzanın gerçekliğini, imzalayan kişinin sıfatını ve varsa mühür veya damganın aidiyetini doğrular. Belgenin içeriğinin maddi olarak doğru olduğunu, miras paylarının Türk hukukuna uygun bulunduğunu veya belgenin Türkiye’de icra edilebileceğini garanti etmez.[7]

Güncel Yargıtay yaklaşımı: Yabancı mirasçılık belgesi tanıma-tenfize elverişli değildir

Mirasçılık belgesi, aksi her zaman ispat edilebilen ve maddi anlamda kesin hüküm oluşturmayan bir belgedir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E.2023/1967, K.2024/926 sayılı kararında yabancı mahkemece verilen mirasçılık belgesinin kesin hüküm kuvveti bulunmadığı için tanınamayacağını ve tenfiz edilemeyeceğini belirtmiştir.[12]

Aynı yaklaşım 2025 tarihli kararlarda da sürdürülmüştür. Yabancı mirasçılık belgesi; soybağı, yabancı hukuktaki mirasçılık ve belgelendirme bakımından delil olarak sunulabilir; fakat Türkiye’de tapu ve diğer işlemlerin dayanağı olacak Türk mirasçılık belgesinin yerini kural olarak tutmaz.[13]

Avrupa Mirasçılık Belgesi Türkiye’de otomatik sonuç doğurmaz

Avrupa Mirasçılık Belgesi, 650/2012 sayılı Avrupa Birliği Miras Tüzüğü kapsamındaki katılımcı üye devletler arasındaki sınır ötesi miras işlemlerini kolaylaştırmak için oluşturulmuştur. Türkiye Avrupa Birliği üyesi değildir; bu nedenle belge, AB içindeki dolaşım etkisiyle Türkiye’de otomatik olarak Türk mirasçılık belgesi yerine geçmez.[8]

Belge, Türk mahkemesine yabancı hukuk ve mirasçılık ilişkisi hakkında delil olarak sunulabilir. Ancak Türkiye’deki taşınmaz veya diğer kayıtlı malvarlığı için Türk hukuku ve Türk usulü çerçevesinde ayrıca işlem yapılması gerekir.

Yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi

Tanıma ile tenfiz arasındaki fark

Tanıma, yabancı mahkeme kararının Türkiye’de kesin hüküm veya kesin delil etkisinin kabul edilmesidir. Tenfiz ise yabancı kararın Türkiye’de icra edilebilir hâle getirilmesidir. İcra gerektirmeyen hukuki durum kararlarında tanıma yeterli olabilir; para, teslim veya başka bir eda hükmünün zorla yerine getirilmesi için tenfiz gerekir.

Tanıma ve tenfizin ön şartları

MÖHUK m.50-59 uyarınca tanıma veya tenfiz kararı verilebilmesi, yalnız yabancı belgenin adına değil, kararın hukuki niteliğine ve kanuni koşulların birlikte gerçekleşmesine bağlıdır.[1]

Kararın mahkeme ilamı niteliğinde ve kesinleşmiş olması

Tanıma-tenfize konu belge, yabancı bir mahkeme tarafından hukuk davası kapsamında verilmiş ve kararın verildiği ülke hukukuna göre kesinleşmiş olmalıdır. Noter belgesi, idari makam belgesi, açılış protokolü veya maddi anlamda kesin hüküm oluşturmayan mirasçılık belgesi, sırf “karar” adı taşıdığı için bu koşulu sağlamaz. Kesinleşme, ayrıca yabancı makamdan alınmış kesinleşme şerhi veya eşdeğer belgeyle gösterilmelidir.

Münhasır yetki ve kamu düzeni engeli

Karar, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuya ilişkin olmamalıdır. Özellikle Türkiye’deki taşınmazın aynına veya tapu siciline doğrudan hükmeden yabancı kararlar bu nedenle tanıma-tenfiz engeliyle karşılaşabilir. Ayrıca hükmün sonucu Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamalıdır; yabancı hukukun Türk hukukundan farklı olması tek başına kamu düzeni engeli oluşturmaz.

Savunma hakkının korunmuş olması

Kendisine karşı tanıma veya tenfiz istenen kişi, yabancı yargılamadan usulüne uygun biçimde haberdar edilmiş ve temsil-savunma imkânına sahip olmuş olmalıdır. Yokluğunda verilen kararlar bakımından tebligat, çağrı ve savunma belgeleri özellikle incelenir.

Karşılıklılık yalnız tenfizde aranır

Tenfizde, Türkiye ile kararın verildiği devlet arasında anlaşmaya, kanuna veya fiilî uygulamaya dayanan karşılıklılık şartı aranır. Tanımada ise MÖHUK m.58 gereğince m.54/1-a’daki karşılıklılık koşulu uygulanmaz.

Hangi miras kararları tanınabilir?

Belgenin adı değil, hukuki niteliği belirleyicidir. Şartları oluştuğunda aşağıdaki türden kararların tanınması gündeme gelebilir:

  • Yabancı mahkemenin kesinleşmiş mirası ret kararı,
  • Vasiyetnamenin açılması ve okunmasına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı,
  • Mirasçılık durumunu etkileyen yabancı boşanma, soybağı veya evlat edinme kararı,
  • Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen, kesin hüküm niteliğindeki miras kararları.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, yabancı mahkemede açılıp okunmuş ve itiraz edilmeden kesinleşmiş vasiyetnameye ilişkin kararın tanınabileceğini; ancak tenfiz ifadesinin çıkarılması gerektiğini kabul etmiştir. Aynı kararda yabancı mirasçılık belgesinin tanınamayacağı belirtilmiştir.[12]

Hangi belgeler tanıma-tenfize konu olmaz?

  • Yabancı noter tarafından düzenlenen özel veya resmî belge,
  • Mahkeme kararı niteliği taşımayan idari belge,
  • Kesinleşmemiş mahkeme kararı,
  • Maddi anlamda kesin hüküm oluşturmayan mirasçılık belgesi,
  • Yalnız vasiyetnamenin kendisi,
  • Türkiye’deki taşınmaz mülkiyetine doğrudan hükmeden ve münhasır yetkiyi ihlal eden karar.

Bu belgeler tamamen değersiz değildir; Türk mahkemesinde delil veya yabancı hukukun içeriğini gösteren kayıt olarak kullanılabilir. Ancak tanıma-tenfiz yoluyla bir mahkeme ilamına dönüştürülemez.

Tanıma-tenfiz davasında görev, yetki ve belgeler

Tanıma-tenfiz davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme; kendisine karşı tanıma veya tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer; bunlar da yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biridir.

Dava dilekçesine kural olarak;

  • yabancı mahkeme kararının aslı veya onaylı örneği,
  • kararın kesinleştiğini gösteren belge,
  • apostil veya gerekli tasdik zinciri,
  • onaylı Türkçe tercümeler,
  • taraf ve tebligat bilgileri

eklenmelidir. Türk mahkemesi yabancı kararın esasını yeniden görmez; yalnız MÖHUK’taki tanıma-tenfiz şartlarını denetler.

Yabancı vasiyetname Türkiye’de nasıl değerlendirilir?

Vasiyetnamenin şekli

MÖHUK m.20/4, ölüme bağlı tasarrufların şekli bakımından MÖHUK m.7’ye atıf yapar; ayrıca miras bırakanın millî hukukuna uygun tasarrufları geçerli kabul eder. MÖHUK m.7 uyarınca işlem, yapıldığı ülke hukukunun veya esasa uygulanacak hukukun şekil şartlarına uygunsa geçerli olabilir.[1]

Türkiye, 1961 tarihli Vasiyet Tasarruflarının Biçimine İlişkin Kanunlar İhtilafı Hakkında Lahey Sözleşmesine taraftır. Bu sözleşme, bir vasiyetnamenin şekil bakımından geçerliliğini birden fazla bağlantı noktasına göre korumayı amaçlar; Türkiye bazı maddeler yönünden çekince koymuştur.[6]

Vasiyet yapma ehliyeti

Ölüme bağlı tasarrufta bulunma ehliyeti, tasarrufun yapıldığı andaki millî hukuka tabidir. Dolayısıyla vasiyetnameyi düzenleyen kişinin yaşı, ayırt etme gücü ve tasarruf ehliyeti, yalnız ölüm tarihindeki hukukla değil vasiyetnamenin düzenlendiği tarihteki millî hukukla incelenebilir.

Şeklen geçerli vasiyetname her sonucu doğurur mu?

Hayır. Şeklen geçerli bir yabancı vasiyetnamenin Türkiye’deki taşınmaz üzerindeki maddi etkisi yine Türk miras hukukunun saklı pay, mirasçılık ve taşınmaz rejimine tabidir. Vasiyetnamenin açılması, ilgililere bildirilmesi, itirazlar ve tapu işlemleri ayrıca yürütülür.

Apostil ve tercüme, vasiyetnamenin resmî kaynağını kullanılabilir hâle getirir; vasiyetnamenin maddi geçerliliği, ehliyet, iptal veya tenkis meselelerini ortadan kaldırmaz.

Türkiye’deki taşınmazın yabancı mirasçıya intikali

Mirasçılık hakkı ile taşınmazı edinme veya elde tutma yetkisi ayrıdır

Bir kişinin uygulanacak miras hukukuna göre mirasçı olması ile Tapu Kanunu ve özel mevzuat uyarınca Türkiye’deki taşınmazı adına tescil ettirebilmesi aynı mesele değildir. Önce mirasçılık sıfatı ve pay belirlenir; sonra yabancı kişinin taşınmaz edinme sınırlamalarına tabi olup olmadığı değerlendirilir.

Tapu Kanunu m.35’teki sınırlar

Yabancı gerçek kişilerin taşınmaz edinimi; ülke bakımından izin, kişi başına ülke genelinde otuz hektar sınırı, ilçe yüzölçümünün yüzde onu, askerî ve özel güvenlik bölgeleri ile diğer özel sınırlamalara tabidir. Kanuni sınırlar dışında miras yoluyla edinilen taşınmaz ve ayni haklar, verilen süre içinde tasfiye edilmezse idarece tasfiye edilerek bedeli hak sahibine ödenebilir.[5]

Bu nedenle “yabancı mirasçı taşınmazı hiçbir şekilde alamaz” veya “miras yoluyla her taşınmaz sınırsız edinilir” şeklindeki iki uç yaklaşım da doğru değildir.

Ölüm tarihi ve tarihsel mevzuat önemlidir

Miras, ölümle açılır. Bu nedenle özellikle eski tarihli miraslarda, ölüm tarihinde yürürlükte bulunan yabancıların taşınmaz edinimi rejimi ve o dönemdeki karşılıklılık şartları araştırılabilir. 18 Mayıs 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6302 sayılı Kanunla Tapu Kanunu m.35’in sistemi değiştirilmiş; güncel rejimde genel karşılıklılık şartı yerine ülke ve kamu yararı temelli izin ve sınırlamalar benimsenmiştir.[5]

Eski tarihli bir ölümde güncel kuralı geriye yürütmek veya güncel bir ölümde eski karşılıklılık kuralını otomatik uygulamak hatalıdır.

Tapu intikalinde işlem sırası

Uygulamada işlem sırası genel olarak şöyledir:

  1. Türkiye’de kullanılabilir ölüm ve kimlik belgelerinin hazırlanması,
  2. Taşınmazlar yönünden Türk hukukuna göre mirasçılık belgesinin alınması,
  3. Veraset ve intikal vergisi beyannamesinin verilmesi ve ilişik durumunun tamamlanması,
  4. Yabancı kişinin taşınmaz edinme sınırlamalarının kontrolü,
  5. Tapu müdürlüğünde miras intikalinin yapılması,
  6. Gerekirse paylaşma, satış veya ortaklığın giderilmesi işlemlerinin yürütülmesi.

Her tapu işleminde pasaport, vergi kimlik numarası, tercüme, vekâletname ve ülke bazlı izin kontrolleri ayrıca istenebilir.

Banka hesapları, araçlar, şirket payları ve diğer malvarlığı

Banka hesapları

Türkiye’deki banka hesabı taşınır tereke niteliğindedir. Mirasçı sıfatı ve paylar bakımından miras bırakanın millî hukuku; hesabın Türkiye’de çözülmesi, vergi ve ödeme işlemleri bakımından Türk hukuku ve banka uygulaması birlikte rol oynar. Bankalar genellikle Türk mahkemesinden alınmış kapsamı uygun mirasçılık belgesi, ölüm belgesi, vergi ilişik yazısı ve kimlik belgeleri ister.

Araçlar ve tescile tabi mallar

Araç intikali için mirasçılık belgesi, vergi işlemleri, tescil belgesi ve ilgili kayıtların düzeltilmesi gerekir. Aracın Türkiye’de veya yurt dışında kayıtlı olması, geçici ithalat veya gümrük statüsü sonucu değiştirebilir.

Şirket payları

Limited veya anonim şirket paylarının miras yoluyla geçişinde miras hukuku yanında Türk Ticaret Kanunu, şirket sözleşmesi, pay defteri, genel kurul veya müdürlük işlemleri ve ticaret sicili kayıtları değerlendirilir. Mirasçılık belgesi payın geçişini ispatlar; şirket içi ve sicil işlemlerini kendiliğinden tamamlamaz.

Fikrî haklar, alacaklar ve dijital varlıklar

Telif, marka, alan adı, elektronik hesap, kripto varlık ve sözleşmesel alacaklar bakımından hakkın türü, kayıt sistemi, hizmet sağlayıcının bulunduğu ülke ve sözleşme şartları ayrıca incelenir. Bu varlıklar tek bir “banka hesabı” veya “taşınır” kategorisiyle çözülemeyebilir.

Terekenin korunması ve acil önlemler

Mirasçılar belirlenmeden önce taşınmazın başkası tarafından kullanılması, banka hesabından işlem yapılması, şirket paylarının yönetilmesi veya malların kaçırılması riski varsa tereke koruma önlemleri gecikmeden değerlendirilmelidir.

Sulh Hukuk Mahkemesinden terekenin tespiti, defter tutulması, mühürleme, yönetici veya temsilci atanması ve diğer koruyucu önlemler istenebilir. Yurt dışında bulunan mirasçıların Türkiye’deki süreci uzaktan takip etmesi, gerektiğinde özel yetkili vekâletname düzenlemesi mümkündür.

Yabancı belgelerde apostil, tasdik ve tercüme

Apostil ne zaman kullanılır?

Belgenin düzenlendiği ülke ile Türkiye 1961 Apostil Sözleşmesine taraf ise, yabancı resmî belgenin diplomatik veya konsolosluk tasdiki yerine apostil kullanılabilir. Türkiye bakımından Sözleşme 29 Eylül 1985 tarihinde yürürlüğe girmiştir.[7]

Taraf olmayan ülkelerde, ikili anlaşma veya özel muafiyet yoksa dış temsilcilik tasdik zinciri gerekebilir. Her ülke ve belge türü için güncel yetkili makam kontrol edilmelidir.

Apostilin sınırı

Apostil;

  • belgedeki imzayı,
  • imzalayan kişinin sıfatını,
  • mühür veya damganın aidiyetini

doğrular. Belgenin içeriğini, hukuki etkisini veya Türkiye’de hangi işlemde kullanılabileceğini doğrulamaz.

Tercüme ve isim uyumu

Yabancı belgelerin Türkçe tercümeleri yeminli tercüman tarafından hazırlanmalı; mahkemenin veya kurumun istediği onay biçimi tamamlanmalıdır. Pasaporttaki ad, yabancı nüfus belgesi, tapu, banka ve eski Türk kayıtları arasında harf veya soyadı farkı varsa açıklayıcı belge sunulmalıdır.

Veraset ve intikal vergisi

Yabancı mirasçı da Türkiye’deki mal için vergi mükellefi olabilir

7338 sayılı Kanun uyarınca Türkiye sınırları içinde bulunan malların veraset yoluyla intikali veraset ve intikal vergisine tabidir. Bu nedenle miras bırakanın ve mirasçının yabancı olması, Türkiye’deki malvarlığı yönünden beyan yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz.[9]

2026 yılı istisna ve oranları

2026 yılında çocuklar ve eşten her birine düşen miras payının 2.907.136 TL’si; eşin tek başına mirasçı olması hâlinde 5.817.845 TL’si vergiden istisnadır. Veraset yoluyla intikallerde 2026 tarifesi, matrah dilimlerine göre yüzde 1, 3, 5, 7 ve 10 oranlarından oluşur. Bu tutarlar her yıl değişebileceğinden işlem tarihinde güncel GİB verileri kontrol edilmelidir.[9]

Beyan süreleri

Ölüm ve mirasçının bulunduğu yerBeyan süresi
Ölüm Türkiye’de, mirasçı Türkiye’de4 ay
Ölüm Türkiye’de, mirasçı yurt dışında6 ay
Ölüm yurt dışında, mirasçı Türkiye’de6 ay
Ölüm yurt dışında, mirasçı ölümün gerçekleştiği ülkede4 ay
Ölüm yurt dışında, mirasçı başka bir yabancı ülkede8 ay
GaiplikÖlüm siciline işlenmeyi izleyen 1 ay

Vergi, tahakkukundan itibaren üç yılda ve her yıl mayıs-kasım aylarında olmak üzere altı eşit taksitte ödenir. Beyannameye mirasçılık belgesi, malvarlığı ve borç belgeleri, taşınmaz değerleri, banka ve şirket kayıtları gibi belgeler eklenir.[9]

Vergi işlemi mirasçılığı belirlemez

Vergi dairesine beyan verilmesi veya vergi ödenmesi, tek başına mirasçılık sıfatını kesinleştirmez. Mirasçılık belgesi, tanıma kararı ve tapu/banka işlemleri ayrı hukuki aşamalardır.

Süreler ve hak kaybı riskleri

Tek bir genel süre yoktur

Yabancı unsurlu miras dosyalarında süre, talebin türüne göre değişir:

  • Türk hukukunun uygulandığı mirasın reddinde kural olarak üç ay,
  • Vasiyetnamenin iptalinde öğrenmeden itibaren bir yıl ve somut duruma göre on veya yirmi yıllık üst süreler,
  • Tenkis talebinde öğrenmeden itibaren bir yıl ve on yıllık üst süre,
  • Veraset ve intikal vergisi beyannamesinde 4, 6 veya 8 ay,
  • Tanıma-tenfiz bakımından yabancı kararın kesinleşmesi ve dayanak hakkın zamanaşımı,
  • Tapu veya malvarlığına ilişkin taleplerde dava türüne özgü süreler

gündeme gelebilir.

Mirasçılık belgesi almak için genel bir zamanaşımı bulunmaması, diğer dava ve vergi sürelerinin bekletilebileceği anlamına gelmez.

Yabancı ülkedeki işlem Türkiye’deki süreyi otomatik durdurmaz

Yabancı ülkede mirasçılık belgesi alınması, vasiyetnamenin açılması veya dava yürütülmesi Türkiye’deki vergi, ret, iptal ya da koruma sürelerini kendiliğinden durdurmaz. Her ülke süreci ayrı takvimle izlenmelidir.

Uygulama matrisi: Hangi durumda hangi yol izlenir?

DurumTürkiye’de temel yol
Yabancı murisin Türkiye’de taşınmazı varTürk hukukuna göre Sulh Hukuk Mahkemesinden taşınmaza özgü mirasçılık belgesi; vergi ve tapu intikali
Yabancı murisin Türkiye’de banka hesabı varMillî hukuka göre taşınır mirasçılığı; Türk mahkemesinden kapsamı uygun mirasçılık belgesi; vergi ve banka işlemleri
Yabancı mirasçılık belgesi varDelil olarak kullanılır; kural olarak tanıma-tenfiz yerine Türk mirasçılık belgesi alınır
Yabancı mahkeme mirası ret kararı vermişKesinleşme ve MÖHUK koşullarına göre tanıma değerlendirilir
Yabancı vasiyetname varŞekil, ehliyet, apostil/tercüme ve Türkiye’deki taşınmaza etkisi ayrı incelenir
Yabancı karar Türkiye’deki taşınmazın mülkiyetini doğrudan devrediyorMünhasır yetki nedeniyle tanıma-tenfiz engeli gündeme gelir
Avrupa Mirasçılık Belgesi varTürkiye’de otomatik geçmez; delil niteliği ve Türk belge süreci değerlendirilir
Mirasçı yabancı ve taşınmaz edinim sınırına takılıyorMirasçılık ile edinim sınırlaması ayrılır; tasfiye ve bedelin hak sahibine ödenmesi ihtimali incelenir

En sık yapılan hatalar

Yabancı veraset belgesini doğrudan tapuya sunmak

Belgenin apostilli ve tercümeli olması, Türk tapu işlemi için yeterli olmayabilir. Türkiye’deki taşınmaz için Türk mahkemesinden mirasçılık belgesi alınması gerekir.

Taşınır ve taşınmazları aynı hukuka tabi sanmak

Türkiye’deki taşınmazlar Türk hukukuna, taşınırlar ise kural olarak miras bırakanın millî hukukuna tabidir. Tek belge ve tek pay tablosu her zaman doğru değildir.

Tanıma ile tenfizi aynı işlem kabul etmek

İcra gerektirmeyen karar için tanıma; eda hükmü için tenfiz söz konusu olabilir. Tanımada karşılıklılık şartı aranmazken tenfizde aranır.

Apostilin belgenin içeriğini doğruladığını düşünmek

Apostil, şekli doğrulamadır. Mirasçıların ve payların doğru olduğunu veya belgenin Türkiye’de icra edilebileceğini göstermez.

Ölüm tarihini dikkate almadan güncel taşınmaz rejimini uygulamak

Eski tarihli miraslarda ölüm anındaki mevzuat ve tarihsel karşılıklılık incelemesi gerekebilir.

Vergi süresini mirasçılık belgesi çıkana kadar bekletmek

Veraset ve intikal vergisi süreleri ölüm ve mirasçının bulunduğu yere göre işlemeye başlar. Belge hazırlığı gecikse bile süre yönetimi ayrıca yapılmalıdır.

Yabancı kararın kesinleşme belgesini sunmamak

Tanıma-tenfiz için yabancı kararın verildiği ülke hukukuna göre kesinleştiğinin ispatı gerekir. Apostil, kesinleşme şerhinin yerini tutmaz.

Adım adım işlem planı

  1. Vatandaşlık ve aile durumunu belirleyin. Miras bırakanın ölüm tarihindeki tüm vatandaşlıklarını, evliliklerini, çocuklarını ve evlatlık ilişkilerini doğrulayın.
  2. Tereke haritası çıkarın. Türkiye ve yurt dışındaki taşınmaz, banka, araç, şirket payı, alacak ve diğer hakları ayrı listeleyin.
  3. Hukuk ve belge ayrımı yapın. Her mal için uygulanacak hukuk, görevli merci ve gerekli mirasçılık belgesini belirleyin.
  4. Acil koruma ihtiyacını değerlendirin. Tereke tespiti, hesapların korunması veya temsilci atanması gerekiyorsa beklemeyin.
  5. Yabancı belgeleri kullanılabilir hâle getirin. Apostil/tasdik, kesinleşme belgesi ve Türkçe tercümeleri tamamlayın.
  6. Türk mirasçılık belgesini alın. Taşınır ve taşınmaz kapsamını dilekçede açıkça ayırın.
  7. Gerekli yabancı kararlar için tanıma-tenfiz yolunu değerlendirin. Belgenin gerçekten mahkeme ilamı olup olmadığını önce belirleyin.
  8. Vergi beyannamesini süresinde verin. 4, 6 veya 8 aylık süreyi ölüm yeri ve mirasçının bulunduğu yere göre hesaplayın.
  9. Tapu, banka, araç ve şirket işlemlerini ayrı yürütün. Her kurumun belge ve kimlik kontrolünü önceden teyit edin.
  10. Paylaşma ve uyuşmazlıkları sonuçlandırın. Gerekirse paylaşma sözleşmesi, ortaklığın giderilmesi, iptal, tenkis veya tapu davası açın.

Sonuç

Yabancı unsurlu miras dosyalarında en güvenli yaklaşım, “yurt dışından bir veraset belgesi alındı, apostil yapıldı ve bütün işlemler tamamlandı” varsayımından uzak durmaktır. Miras bırakanın millî hukuku ile Türkiye’deki taşınmazlara uygulanan Türk hukuku ayrılmalı; taşınır ve taşınmazlar için gerekli mirasçılık belgeleri ayrı kurulmalı; yabancı mahkeme kararı ile yabancı noter veya mirasçılık belgesi birbirine karıştırılmamalıdır.

Türkiye’deki taşınmaz, banka hesabı ve diğer malvarlığı için yetki, uygulanacak hukuk, belge, vergi ve tescil adımları tek dosya planı içinde fakat ayrı işlem hatları olarak yürütülmelidir. Özellikle yabancı mirasçılık belgesinin tanınabilirliği, mirası ret kararı, vasiyetname ve eski tarihli taşınmaz intikallerinde güncel içtihat ve olay tarihi birlikte değerlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Yabancı bir kişi Türkiye’de mirasçı olabilir mi?

Evet. Yabancı kişi Türkiye’de mirasçı olabilir. Ancak mirasçılık sıfatının belirlenmesi ile Türkiye’deki taşınmazı edinme veya elde tutma sınırlamaları ayrı incelenir. Tapu Kanunu veya özel mevzuat nedeniyle edinim mümkün değilse tasfiye gündeme gelebilir.

Yabancı mirasçı noterden veraset ilamı alabilir mi?

Kural olarak hayır. Noterlik Kanunu m.71/B, mirasçılık belgesinin yabancılar tarafından talep edilmesi hâlinde noterlerin belge veremeyeceğini düzenler. Başvuru Sulh Hukuk Mahkemesine yapılır.

Yurt dışından alınan mirasçılık belgesi apostilli ise Türkiye’de geçerli olur mu?

Apostil, belgenin imza ve makam kaynağını doğrular; belgenin Türkiye’de Türk mirasçılık belgesi yerine geçmesini sağlamaz. Güncel Yargıtay yaklaşımında yabancı mirasçılık belgesi kesin hüküm niteliğinde olmadığı için kural olarak tanıma-tenfize elverişli değildir.

Türkiye’deki ev için hangi hukuk uygulanır?

Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır. Yabancı miras bırakanın millî hukuku taşınır tereke bakımından önemini koruyabilir.

Türkiye’deki banka hesabı için hangi hukuk uygulanır?

Banka hesabı taşınır tereke niteliğindedir. Mirasçıların ve payların belirlenmesinde kural olarak murisin millî hukuku, hesabın Türkiye’de intikali ve paylaşılması bakımından Türk hukukunun kurumları uygulanır.

Avrupa Mirasçılık Belgesi Türkiye’de doğrudan kullanılabilir mi?

Hayır. Belge, Avrupa Birliği içindeki katılımcı üye devletlerde kullanılmak üzere düzenlenmiştir. Türkiye’de delil olarak sunulabilir; fakat Türk mirasçılık belgesi, tapu ve vergi işlemlerini kendiliğinden ikame etmez.

Yabancı mahkemenin mirası ret kararı Türkiye’de geçerli midir?

Karar kendiliğinden sonuç doğurmaz. Kesinleşmiş mahkeme kararı niteliğindeyse MÖHUK koşullarına göre tanınması istenebilir. Kararın içeriği, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisi ve savunma hakkı denetlenir.

Yabancı vasiyetname Türkiye’de geçerli olabilir mi?

Evet. Vasiyetnamenin şekli MÖHUK m.7 ve m.20/4 ile ilgili milletlerarası sözleşmelere göre geçerli olabilir. Ancak ehliyet, saklı pay, Türkiye’deki taşınmaz ve tapu sonuçları ayrıca incelenir.

Miras vergisi yabancılar için de uygulanır mı?

Türkiye’de bulunan malların miras yoluyla intikali veraset ve intikal vergisine tabidir. Miras bırakanın ve mirasçının yabancı olması, Türkiye’deki mal bakımından beyan yükümlülüğünü otomatik kaldırmaz.

Türkiye’de mirasçılık belgesi almak ne kadar sürer?

Süre; yabancı nüfus kayıtlarının eksiksizliği, uygulanacak yabancı hukukun tespiti, apostil ve tercüme işlemleri, taraf teşkili ve mahkeme araştırmalarına göre değişir. Yabancı hukuk ve soybağı tartışması bulunan dosyalar daha uzun sürebilir.

Mirasçılık belgesi alındıktan sonra işlem tamamlanmış olur mu?

Hayır. Mirasçılık belgesi yalnız mirasçı sıfatını ve payları gösterir. Vergi, tapu, banka, şirket, araç, paylaşma ve gerekiyorsa tanıma-tenfiz işlemleri ayrıca tamamlanmalıdır.

Kaynakça

Mevzuat ve milletlerarası sözleşmeler

[1] 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun; özellikle m.2, 4, 5, 7, 20, 40, 43 ve 50-59.

[2] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu; özellikle m.559, 571, 589-598 ve 606.

[3] 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu; özellikle m.4, 11, 382-384.

[4] 1512 sayılı Noterlik Kanunu m.71/A-71/B.

[5] 2644 sayılı Tapu Kanunu m.35’i değiştiren 6302 sayılı Kanun, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü.

[6] Lahey Uluslararası Özel Hukuk Konferansı, 5 Ekim 1961 tarihli Vasiyet Tasarruflarının Biçimine İlişkin Kanunlar İhtilafı Sözleşmesi; Türkiye bakımından yürürlük ve çekinceler.

[7] Lahey Uluslararası Özel Hukuk Konferansı, Apostil Sözleşmesi durum tablosu; Türkiye için yürürlük 29 Eylül 1985.

[8] Avrupa Parlamentosu ve Konseyinin 650/2012 sayılı Miras Tüzüğü ve Avrupa Mirasçılık Belgesi; Türkiye’nin AB aday ülke statüsü dikkate alınarak yapılan değerlendirme.

[9] Gelir İdaresi Başkanlığı, Veraset ve İntikal Vergisinin Beyanı Broşürü, Yayın No.617, Eylül 2026.

Seçilmiş içtihatlar

[10] Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E.2025/3452, K.2026/153, T.12.01.2026 - taşınır ve Türkiye’deki taşınmazlar bakımından ayrı hukuk ve ayrı mirasçılık belgesi.

[11] Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E.2024/3776, K.2024/7091, T.10.06.2024 - MÖHUK m.43 ve tereke mallarının bulunduğu yer mahkemesinin milletlerarası yetkisi.

[12] Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E.2023/1967, K.2024/926, T.19.02.2024 - yabancı vasiyetnamenin açılması kararının tanınması, tenfiz ayrımı ve yabancı mirasçılık belgesinin kesin hüküm niteliği taşımaması.

[13] Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E.2025/599, K.2025/4398, T.17.10.2025; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E.2025/4518, K.2025/4945, T.24.11.2025 - yabancı mirasçılık belgelerinin tanıma-tenfize elverişliliği.

[14] Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E.2023/1147, K.2024/1233, T.29.02.2024; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E.2024/3352, K.2025/1811, T.09.04.2025 - yabancı mirası ret kararlarının tanınması.

Akademik kaynaklar

[20] Neşe Baran Çelik, “Türkiye’de Yabancılık Unsuru İçeren Mirasçılık Belgelerinin Düzenlenmesi”, Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.24, S.41, 2019, s.439-511.

[21] İpek Yücer Aktürk ve Sema Çörtoğlu Koca, “Yabancı Unsurlu Miras İlişkilerinden Doğan Uyuşmazlıklarda Mirasın Reddine Uygulanacak Hukuk”, Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.4, S.2, 2018, s.11-32.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları