HUKUK SÖZLÜĞÜ
Hak düşürücü süre
Hak düşürücü süre, bir hakkın ancak içinde kullanılabildiği ve dolmasıyla hakkın kendisinin sona erdiği süredir. Türk hukukunda genel bir yasal tanımı yoktur; bu süreler çoğunlukla Türk Borçlar Kanunu, Türk Medeni Kanunu, Türk Ticaret Kanunu gibi kanunlardaki özel hükümlerle öngörülür, öğretiye göre sözleşmeyle de kararlaştırılabilir. Yerleşik uygulamaya göre hâkim bu süreyi kendiliğinden dikkate alır; bu yönüyle, borçlunun ileri sürmesi gereken borçlar hukukundaki zamanaşımından ayrılır.
Kapsam
Hak düşürücü süre çoğunlukla bir hukukî ilişkiyi değiştiren veya sona erdiren hakların (iptal, fesih, önalım gibi) ve bazı dava haklarının kullanılmasını sınırlar. Kanunlar bu süreleri genellikle "düşer" ya da "hak düşürücü süre içinde" gibi ifadelerle belirtir. Örneğin evlenmenin iptali davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m. 152); kolektif şirkette diğer ortakların kararıyla şirketten çıkarılan ortak da çıkarılmanın iptali davasını, kararın noter aracılığıyla tebliğinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde açabilir (TTK m. 255/2). Kanun sürenin niteliğini açıkça belirtmiyorsa bu, öğreti ve yargı kararlarıyla belirlenir.
Uygulamadaki önemi
Süre geçtiğinde hak sona erdiği için artık kullanılamaz; bu hakka dayanılarak açılan dava da reddedilir, çünkü hak düşürücü süre bir dava şartı değil, maddi hukuka ilişkin bir sınırdır. Hâkim, ön inceleme tamamlandıktan sonra ve tahkikata başlamadan önce hak düşürücü süreler ile zamanaşımına ilişkin itiraz ve def'ileri karara bağlar (HMK m. 142). Öğretide ve uygulamada kabul edildiği üzere bu süreler kural olarak kesilmez ve durmaz; ancak kanun istisna öngörebilir: dava şartı arabuluculukta başvurudan son tutanağa kadar hak düşürücü süre işlemez (6325 s. K. m. 18/A). Dava görevsizlik, yetkisizlik veya düzeltilebilir bir yanlışlık nedeniyle reddedilmiş ve bu arada süre dolmuşsa altmış günlük ek süre tanınır (TBK m. 158).
Karıştırılan kavramlar
Hak düşürücü süre en çok zamanaşımıyla karıştırılır. Özel hukukta zamanaşımı dolduğunda alacak ortadan kalkmaz; borçlu zamanaşımını ileri sürerek ifadan kaçınabilir, hâkim ise bunu kendiliğinden dikkate alamaz (TBK m. 161); zamanaşımı ayrıca kanunda sayılan sebeplerle durur veya kesilir (m. 153–154). Hak düşürücü sürede ise hakkın kendisi sona erer, süre kendiliğinden gözetilir ve kural olarak durma veya kesilme söz konusu olmaz.
Kaynaklar ve kapsam
- T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi — 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · m. 152(erişim: 24 Eylül 2026)
- T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi — 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu · m. 142(erişim: 24 Eylül 2026)
- T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi — 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu · m. 158, 161(erişim: 24 Eylül 2026)
- T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu · m. 255(erişim: 24 Eylül 2026)
Açıklama genel bilgilendirme içindir; somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.