Bir evin, arsanın veya miras payının başkası adına kayıtlı görünmesi, tek başına iptal sebebi değildir. Davacı, hangi hakkının hangi işlemle ihlal edildiğini somutlaştırmalıdır. Bu rehber Türkiye’deki taşınmazlara ilişkin temel dava yolunu açıklar; kadastro, tüketici işlemleri, aile konutu ve kamu malları gibi özel alanlarda farklı hükümler uygulanabilir.
Tapu iptali ile tescil talebi neyi değiştirir?
Kayıt geçersiz olabilir veya malik devretme borcunu yerine getirmiyor olabilir
Türk Medenî Kanunu’nun 1024 ve 1025. maddelerinde, geçerli bir hukuki sebebe dayanmayan tescilin düzeltilmesi düzenlenir. Örneğin malikin katılmadığı sahte bir işlem, sicildeki görünüm ile gerçek hak sahipliğini ayırabilir. Aynî hakkı zedelenen kişi, mevcut kaydın iptalini ve doğru hak durumuna uygun tescili isteyebilir. İyiniyetli üçüncü kişilerin korunması ayrıca incelenir. 1
Buna karşılık geçerli bir satış vaadi veya başka bir devir borcu bulunduğunda sorun, baştan itibaren geçersiz bir kayıt olmayabilir. Tapudaki malik gerçekten maliktir; fakat sözleşmeden doğan devretme yükümlülüğünü yerine getirmemektedir. Bu durumda tescile zorlama talebinin şartları, sözleşmenin geçerliliği, borcun muacceliyeti ve davacının kendi edimini yerine getirip getirmediği üzerinden değerlendirilir. TMK m.716 ile ilgili sözleşme hükümleri birlikte uygulanır. 1 2
Bu ayrımın pratik sonucu büyüktür: Birinci gruptaki aynî hakkın korunmasıyla ikinci gruptaki sözleşmesel tescil alacağı aynı zamanaşımı rejimine tabi tutulamaz. “Tapu iptali” başlığının kullanılması, kişisel hakkı kendiliğinden süresiz hâle getirmez.
Tapu kaydının düzeltilmesi her zaman tapu iptal davası değildir
Malikin kimliği değişmeksizin ad veya soyadındaki yazım hatasının düzeltilmesi, mülkiyetin el değiştirmesi talebinden farklıdır. Sınır ve yüzölçümü uyuşmazlığı, teknik hata düzeltmesi, kat mülkiyetinde arsa payının düzeltilmesi veya idari parselasyon işleminin iptali de kendi şartlarına göre incelenir. Yanlış dava türü; görev, taraf ve süre sorununa yol açabilir.
Davanın sonunda yalnız bir kaydın silinmesi isteniyorsa bunun hangi hukuki sonucu doğuracağı da açıklanmalıdır. Malikliği kimin, hangi payla kazanacağı; ipotek, intifa veya başka kayıtların durumunun talep kapsamında bulunup bulunmadığı ayrı değerlendirilir. Tapu iptali kararı, bütün takyidatları kendiliğinden kaldıran genel bir sonuç olarak görülmemelidir.
Hangi olaylarda tapu iptali ve tescil istenebilir?
| Olay | Belirleyici hukuki mesele | İlk incelenecek kayıt |
|---|---|---|
| Sahte imza, kimlik veya vekâletname | İşlem iradesinin ve temsil yetkisinin gerçekten bulunması | Resmî senet, işlem dosyası, belge aslı |
| İşlem tarihinde ayırt etme gücünün bulunmaması | Sağlık durumunun o işleme etkisi | İşlem tarihine yakın tıbbi kayıtlar |
| Vekilin menfaate aykırı devir yapması | Yetki ile sadakat borcu; alıcının bilgisi | Vekâletname, ödeme ve ilişki kayıtları |
| Mirasçılardan mal kaçırma | Görünürde satış, gerçekte bağış ve miras hakkını zedeleme amacı | Devir zinciri, bedel, malvarlığı ve aile ilişkileri |
| Hile, hata, korkutma veya aşırı yararlanma | İrade bozukluğu ya da edimler arasındaki dengesizliğin şartları | Yazışmalar, ödeme, öğrenme tarihi |
| İnançlı devir veya satış vaadi | Geri verme ya da devir borcunun geçerliliği ve ispatı | Sözleşme, protokol, delil başlangıcı |
| Önalım hakkı | Pay satışı, bildirim, süre ve depo koşulları | Resmî satış işlemi, noter bildirimi |
| Kadastro öncesi hak veya özel kamu hukuku sebebi | Özel görev, süre ve mülkiyet rejimi | Kadastro tutanağı, kesinleşme ve dayanak kayıtlar |
Bu tablo dava sebeplerinin birbirinin yerine kullanılabileceği anlamına gelmez. Bir olayda birden fazla sebep bulunabilir; her birini taşıyan maddi vakıalar ve deliller açıklanmalıdır. 1 2 3 4
Muris muvazaası tenkisle aynı dava değildir
Yargıtay’ın 1.4.1974 tarihli, E.1974/1, K.1974/2 sayılı içtihadı birleştirme kararı, mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla tapulu taşınmazını gerçekte bağışladığı hâlde satış gibi gösteren mirasbırakanın işlemini konu alır. Kararın kapsamındaki durumda saklı pay sahibi olmayan mirasçının da iptal talebi mümkün olabilir. Ancak her aile içi devir veya düşük bedelli satış bu kapsama girmez. 7
Tenkiste ise saklı payı ihlal eden kazandırmanın azaltılması söz konusudur. Geçerli bir bağışın bulunması, saklı pay, terekenin hesabı ve süreler bu davanın ayrı meseleleridir. Davacı, delilleri yalnız “bana az mal kaldı” düşüncesi çevresinde toplarsa muvazaalı işlemin unsurlarını ortaya koyamayabilir. Ayrıntılar mevcut muris muvazaası rehberinde ve tenkis yazısında ele alınmaktadır.
Vekâletnamenin geniş olması her devri geçerli kılmaz
Vekilin dışarıya karşı işlem yapma yetkisi ile vekâlet verene karşı sadakat ve özen borcu farklıdır. “Dilediği kişiye, dilediği bedelle satabilir” biçimindeki yetki, vekile menfaate aykırı davranma serbestisi vermez. Bununla birlikte vekille işlem yapan kişinin kötüye kullanmayı bilip bilmediği de önemlidir. İyiniyetli alıcı korunurken vekilin parasal sorumluluğu gündeme gelebilir. 2
Sahte vekâletnameyle yapılan işlem ise geçerli bir yetkinin kötü kullanılmasından ayrılır. Her iki olayın “vekâlet sorunu” diye bir arada değerlendirilmesi, ilk alıcı ile sonraki malik bakımından yanlış sonuçlara götürebilir. Mevcut vekâletin kötüye kullanılması makalesi bu ayrımı ayrıntılandırır.
Dava kime karşı açılır ve mirasçılar nasıl hareket eder?
İptal ve tescil talebi, kural olarak kaydı değişecek güncel malike yöneltilir. Birden fazla malik veya yalnız belirli paylar söz konusuysa talebin kapsamına göre taraflar belirlenir. Taşınmazı daha önce devretmiş kişi, sadece geçmişte malik olduğu için bugünkü kaydın iptali bakımından doğru davalı sayılmaz; fakat bedel veya zarar talebinin muhatabı olabilir.
İpoteğin kaldırılması isteniyorsa ipotek alacaklısının hakkı da etkilenir. Sicil kayıtları incelenmeden yalnız satıcıya dava açılması bu sebeple yetersiz kalabilir. Tapu müdürlüğü, özel kişiler arasındaki her tapu iptal davasının davalısı değildir. Devletin sicilin tutulmasından doğan sorumluluğu ise TMK m.1007 uyarınca ayrıca değerlendirilir. 1
Miras uyuşmazlığında “kendi miras payım için mi, terekenin bütünü için mi dava açıyorum?” sorusu cevaplanmalıdır. Muris muvazaasında mirasçının kişisel miras hakkına dayanmasıyla, mirasbırakanın sağlığında sahip olduğu hakkın tereke adına ileri sürülmesi aynı değildir. Elbirliği mülkiyeti, diğer mirasçıların katılımı, muvafakati veya tereke temsilcisi ihtiyacı talebin niteliğine göre değerlendirilir. Her miras davasında bütün mirasçıların birlikte dava açmasının zorunlu olduğu söylenemeyeceği gibi, tek mirasçının her durumda terekenin tamamını adına tescil ettirebileceği de söylenemez.
Ölen kişiye yöneltilen dava, mirasçılık belgesindeki hata veya yargılama sırasında ölüm ayrıca usul incelemesi gerektirir. Açık kimlik, mirasçılık ve pay araştırması, davanın yalnız esasına değil dinlenebilirliğine de etki eder.
Görevli ve yetkili mahkeme nasıl belirlenir?
Genel görev kuralı ve özel mahkemeler
Malvarlığı haklarına ilişkin davalarda genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Ancak tüketici işlemi niteliğindeki konut edinimi, aile hukukundan kaynaklanan aile konutu talebi veya kadastro yargılaması gibi özel durumlarda ilgili özel görev kuralları uygulanabilir. Ticari ilişki veya kooperatif uyuşmazlığı da ayrıca değerlendirilir. Davanın adında “tapu” geçmesi tek başına mahkemeyi belirlemez. 3 5
Görev incelemesi, tarafların sıfatı ve talebin dayandığı ilişki üzerinden yapılmalıdır. Bir tüketicinin profesyonel satıcıdan konut satın almasıyla iki kişi arasındaki münferit taşınmaz satışı aynı görev sonucunu doğurmayabilir.
Taşınmazın bulunduğu yerin kesin yetkisi
Taşınmaz üzerindeki aynî hakka ilişkin veya aynî hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda HMK m.12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Birden fazla taşınmaz söz konusu olduğunda maddenin özel düzenlemesi ayrıca uygulanır. Tarafların başka şehirde oturması veya sözleşmede bir şehir seçmesi, bu kesin yetkiyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. 3
Yalnız para alacağı istenen bir davada ise aynı sonuca otomatik olarak gidilmez. Sözleşmenin ifa yeri, davalının yerleşim yeri ve özel yetki hükümleri değerlendirilir. Tescil ve bedel talepleri birlikte düşünülürken görev ve yetki planı da beraber kurulmalıdır.
Tapu davalarında arabuluculuk zorunlu mu?
Taşınmazın devrine ilişkin uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişli olması ile arabuluculuğun dava şartı olması farklıdır. 6325 sayılı Kanun m.17/B, taşınmaz devri ve sınırlı aynî hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar için anlaşma ve sicil işlemlerini düzenler. Bu hüküm, bütün tapu iptal davalarında dava açmadan önce arabulucuya gitme zorunluluğu getirmez. 4
Ortaklığın giderilmesi, komşu hakkı ve Kanun m.18/B’deki diğer uyuşmazlıklar yönünden özel dava şartı bulunur. Tüketici mahkemelerinde genel olarak arabuluculuk düzenlenmiş olsa da 6502 sayılı Kanun m.73/A’da tüketici işlemi niteliğindeki taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar açıkça istisna edilmiştir. Buna karşılık sadece bedel veya tazminat talebinin niteliği ayrıca incelenmelidir. 4 5
Arabuluculukta anlaşma, kendiliğinden tapu devri yapıldığı anlamına gelmez. Kanunun öngördüğü icra edilebilirlik şerhi ve tapu müdürlüğündeki inceleme tamamlanmalıdır. Sürelerin korunması ve varsa tedbirin devamı da ayrıca izlenir. Tarafların görüşüyor olması, tek başına hak düşürücü süreyi durdurmaz.
Dava hangi sürede açılmalıdır?
Aynî hakkın korunmasına dayanan bazı iptal talepleri genel bir zamanaşımına tabi değildir. Bununla birlikte bu cümle; hile, gabin, önalım, kadastro öncesi sebepler, satış vaadi ve parasal talepler için ortak süre kuralı değildir. Dava nedeni kadar başlangıç olayı da belirleyicidir. 1 2 3 6
Hile veya hatada TBK m.39 bakımından bir yıllık süre, ilgili durumun öğrenilmesine; korkutmada korkunun etkisinin ortadan kalkmasına bağlanır. Gabinde TBK m.28 farklı başlangıçlar ve beş yıllık üst süre öngörür. Kadastro Kanunu m.12/3, kadastro öncesi hukuki sebepler için tutanağın kesinleşmesinden başlayan on yıllık hak düşürücü süre getirir.
Önalımda 25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik özellikle önemlidir. TMK m.733’te noter bildirimi üzerinden üç aylık süre korunmuş, üst süre yeni rejimde satıştan itibaren bir yıla indirilmiştir. Ancak önceki satışlar için geçiş hükmü gereği eski m.733 uygulanır. TMK m.734’teki rayiç bedel ve depo düzenlemesi ise geçiş hükmü uyarınca daha önce açılmış davalara da uygulanır. 1 6
Dosyada devir, öğrenme, noter bildirimi, kadastro kesinleşmesi ve muacceliyet tarihleri ayrı satırlarda tutulmalıdır. Aynı taşınmaz için tapu talebi dinlenebilirken vekile veya satıcıya yöneltilecek alacağın zamanaşımına uğramış olması mümkündür. Ayrıntılı karşılaştırma, “Tapu İptali ve Tescil Davasında Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler” başlıklı incelemede yer almaktadır.
Dava açılması taşınmazın satılmasını engeller mi?
Davanın açılmasıyla tapu kendiliğinden kilitlenmez. Devri veya belirli tasarrufları önlemek için uygun kapsamda ihtiyati tedbir istenmesi gerekebilir. HMK m.389–397 uyarınca haklılık yaklaşık olarak ispatlanmalı, tehlike somutlaştırılmalı ve teminat değerlendirilmelidir. Tedbir, davanın kabul edildiği anlamına gelmez. 3
Kararın alınması kadar uygulanması da önemlidir. HMK m.393’teki bir haftalık uygulama talebi süresi, tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğden başlar. Dava öncesinde verilen tedbirde ayrıca uygulamanın talep edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas dava açılması ve bunun belgelendirilmesi gerekir. “Mahkeme zaten tapuya yazar” düşüncesiyle takip bırakılmamalıdır.
Dava sırasında taşınmaz devredilirse HMK m.125, davacıya yeni malike karşı devam etme veya devreden hakkındaki davayı tazminata dönüştürme seçenekleri tanır. Yeni malikin maddi hukuk bakımından iyiniyetle korunup korunmayacağı ise ayrıca incelenir. Usul seçeneği, mülkiyetin mutlaka geri alınacağını garanti etmez.
Deliller nasıl hazırlanmalı ve dava dilekçesinde neler bulunmalı?
Önce olaylar, sonra ispat planı
Dilekçe; hangi taşınmazın, hangi işlemle, kim tarafından, kime ve neden hukuka aykırı biçimde devredildiğini göstermelidir. Ada, parsel, bağımsız bölüm ve pay bilgileri güncel sicille uyumlu olmalıdır. Öğrenme tarihi, ödeme biçimi, temsil ilişkisi ve sonraki devirler uygun delillerle eşleştirilmelidir. 3
Güncel tapu örneği tek başına yeterli olmayabilir. Önceki maliklerin ve bütün devirlerin gösterildiği kayıt, resmî senet, yevmiye belgeleri, vekâletname aslı veya onaylı örneği, banka hareketleri ve gerektiğinde sağlık kayıtları birlikte değerlendirilir. Tanığın görgüye dayanan bilgisi ile başkasından duyduğu söz ayrılır. Bilirkişi, teknik değerlendirme yapar; hangi tarafın hukuken haklı olduğuna karar vermez.
Yargıtay örneği: Hukuki nitelendirme eksik olay anlatımını her zaman kurtarmaz
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.10.2023 tarihli, E.2022/859, K.2023/990 sayılı kararında çoğunluk; ehliyetsizlik iddiasıyla şekillenen davada, sonraki aşamalarda ileri sürülen vekâletin kötüye kullanılması iddialarını genişletme yasağı bağlamında değerlendirmiş ve ret yönündeki direnme kararını onamıştır. Karşıoy, dilekçenin iki sebebi de kapsadığı görüşündedir. 8
Kararın uygulamaya dönük sonucu, yalnız “hâkim hukuku kendiliğinden uygular” düşüncesine güvenilemeyeceğidir. Hâkim hukuki adı belirler; fakat tarafın zamanında ileri sürmediği maddi olayları onun yerine oluşturamaz. Bu kararın eski yargılama aşamasına ilişkin değerlendirmesi, HMK m.141’in bugünkü metniyle birlikte okunmalıdır.
İyiniyetli üçüncü kişi tapuyu elinde tutabilir mi?
TMK m.1023, sicildeki kayda iyiniyetle güvenerek aynî hak kazanan üçüncü kişiyi koruyabilir. Tescilin yolsuz olduğunu bilen veya bilmesi gereken kişi ise m.1024’ten dolayı bu korumadan yararlanamaz. İlk geçersiz işlemin tarafı ile sonraki kayıt malikinin durumu aynı değildir. Yakınlık, kısa aralıklarla devir, olağandışı bedel ve taşınmazın fiilî kullanımı birlikte değerlendirilir. 1
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.5.2025 tarihli, E.2024/1, K.2025/2 sayılı kararı; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçersizliği veya geriye etkili feshi sonrasında, yükleniciden tapuda hak edinen üçüncü kişilerin iyiniyet savunmalarının dinlenmesi gerektiğini kabul etmiştir. Karar mülkiyet yanında ipoteği de kapsar. Her alıcıyı korumaz; edinim anındaki iyiniyetin somut olgularla incelenmesini gerektirir. 9
Harç, masraf ve dava süresi nasıl değerlendirilir?
İptal ve tescil talebi para ile değerlendirilebilir bir taşınmaz hakkına ilişkin olduğundan kural olarak nispi harç gündeme gelir. Talep edilen payın veya hakkın değeri, harç hesabını etkiler. Keşif, bilirkişi, tebligat, tercüme, teminat ve kanun yolu giderleri ayrıca doğabilir. Tüketiciye tanınan harç muafiyeti gibi özel hükümler saklıdır. 3 5 10
Dava dilekçesinde düşük değer gösterilmesi, gerçek değer ortaya çıktığında harcın tamamlatılması ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Eksikliklerin süresinde giderilmemesi işlemlerin devamını etkileyebilir. Karşı vekâlet ücreti ile avukat ve müvekkil arasındaki ücret sözleşmesi farklıdır. Somut maliyet; dava tarihi, talep değeri ve gerekli incelemeler görülmeden güvenilir biçimde hesaplanamaz.
Davanın kaç ay veya yıl süreceğine ilişkin sabit bir sonuç verilemez. Taraf sayısı, yurt dışı tebligatı, geçmiş kayıtların getirtilmesi, tıbbi ya da imza incelemesi, keşif ve kanun yolları süreyi etkiler. İlk derece kararı ile kesinleşmiş ve tapuda uygulanmış sonuç birbirinden ayrılmalıdır.
Tapu alınamazsa bedel veya tazminat nasıl istenir?
Tapunun geri alınamaması, davacının mutlaka parasal bir hak kazandığı anlamına gelmez. Geçerli sözleşmeye aykırılık, sebepsiz zenginleşme, haksız fiil veya vekâlet borcuna aykırılık gibi dayanaklar ayrı ayrı incelenir. Ödemeyi alan kişi ile güncel malik farklıysa, doğru davalı ve usulen birlikte talep imkânı özellikle önemlidir. 1 2 3
HMK m.111’deki terditli davada aynı davalıya yöneltilen talepler arasında öncelik ilişkisi kurulur: Önce tescil, bunun esastan reddi hâlinde uygun bedel talebi gibi. Farklı kişilere yöneltilen her talep bu maddeyle otomatik olarak birleştirilemez. Yargıtay’ın 8.5.2026 tarihli, E.2021/8, K.2026/1 sayılı içtihadı birleştirme kararı da dava dilekçesinde bulunmayan talebin kısmi ıslahla sonradan eklenemeyeceğini kabul etmiştir. Bu nedenle alternatif haklar başlangıçta düşünülmelidir. 11
Karardan sonra hangi işlemler gerekir?
Taşınmazın aynına ilişkin kararlar, HMK m.350/2 ve 367/2 uyarınca kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Hükümdeki taşınmaz ve pay bilgilerinin infaza elverişli olması gerekir. Kanun yolu, kesinleşme, tapuya yazı gönderilmesi ve kaydın fiilen düzeltilmesi birbirini izleyen ayrı adımlardır. 3
Tescil, taşınmazın fiilen boşaltılması veya geçmiş kullanım bedelinin tahsili sorunlarını her durumda çözmez. Elatmanın önlenmesi, teslim, ecrimisil veya başka talepler varsa bunların şartları ayrıca değerlendirilir. Karar yalnız para alacağına ilişkinse icra edilebilirlik de hükmün niteliğine göre incelenir; “Tapu Geri Alınamazsa Bedel ve Tazminat İstenebilir mi?” başlıklı inceleme bu ayrımı açıklar.
Sonuç
Tapu iptali ve tescil davasında sağlam başlangıç, bir dava adı seçmekten önce hakkın kaynağını ve devir zincirini belirlemektir. Doğru taraf, süre, delil, geçici koruma ve alternatif bedel talebi birlikte kurulmalıdır. Güncel kayıt ile dayanak işlem dosyasının erken incelenmesi, sonradan giderilmesi güç usul ve ispat sorunlarını azaltır. Bu içerik genel bilgilendirmedir; somut dosyanın sonucu olayın belgeleri ve uygulanacak hukuk üzerinden değerlendirilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Tapu kaç yıl geçerse kesinleşmiş sayılır?
Bütün tapular için tek bir süre yoktur. Kadastro öncesi sebepler, kazandırıcı zamanaşımı ve sözleşmesel talepler farklı şartlara bağlıdır. Tapunun eski olması tek başına her iptal iddiasını ortadan kaldırmaz; süre bölümündeki ayrımlar birlikte incelenmelidir.
Tapu müdürlüğüne itiraz ederek mülkiyeti geri alabilir miyim?
Basit kayıt yanlışları için idari düzeltme imkânı bulunabilir. Ancak çekişmeli mülkiyetin kime ait olduğunun çözümü çoğunlukla yargılama gerektirir. Başvurunun niteliği ve sicildeki işlemin dayanağı belirlenmelidir.
Dava açılınca tapuya otomatik tedbir konulur mu?
Hayır. Tedbir talebi ve şartların değerlendirilmesi gerekir. Karar verildiğinde de uygulama ve tamamlayıcı işlemler süresinde yapılmalıdır.
Satış bedelinin ödenmemesi tapuyu kendiliğinden iptal eder mi?
Hayır. Geçerli satışta bedelin ödenmemesi öncelikle borcun ifası ve sözleşmesel haklar bakımından değerlendirilir. Her ödenmeyen bedel doğrudan yolsuz tescil oluşturmaz.
Tapuyu yeni alan kişi davadan etkilenmez mi?
Yeni malikin korunması otomatik değildir. Sicile güven koşulları, edinim anındaki bilgisi, göstermekle yükümlü olduğu özen ve varsa şerhler incelenir.
Her tapu davasında arabuluculuk zorunlu mudur?
Hayır. Uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olması ile dava şartı olması ayrı konulardır. Özel kanun ve talep türü üzerinden değerlendirme yapılır.
Tapu talebi reddedilirse mahkeme kendiliğinden para ödenmesine karar verir mi?
Kural olarak hayır. Uygun parasal talep, sorumlu kişi ve hukuki dayanak usulüne uygun biçimde ileri sürülmelidir. Hâkim talep edilenden farklı bir sonuca kendiliğinden hükmedemez.
Kazanılan tapu kararı hemen uygulanır mı?
Aynî hakka ilişkin karar bakımından kesinleşme gerekir. Sonrasında hükmün tapu müdürlüğünde uygulanması ve kaydın kontrolü tamamlanır.
Kaynakça
1. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu, özellikle m.2–7, 194, 640, 683, 705–716, 733–734, 1007, 1023–1025 ve geçici m.1. Resmî konsolide metin.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, özellikle m.19, 28–39, 97, 112, 125, 146–149, 237, 504–506. Resmî metin.
3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m.2, 12, 25–33, 111, 119, 125, 141, 190–204, 266, 350, 367, 389–397. Resmî metin.
4. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m.16, 17/B, 18/A–18/B. Resmî metin.
5. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m.73 ve 73/A. Resmî metin.
6. 3402 sayılı Kadastro Kanunu, m.11–12; 7571 sayılı Kanun, m.35–37 ve 39, RG 25.12.2025, 33118. Kadastro Kanunu; 7571 sayılı Kanun ve yayın bilgileri.
7. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 1.4.1974, E.1974/1, K.1974/2, gerekçe ve sonuç. Tam karar metni, LEXPERA.
8. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 25.10.2023, E.2022/859, K.2023/990, VI/D/2 ve VII; karşıoy. Tam karar metni, Mevzuat Merkezi.
9. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 16.5.2025, E.2024/1, K.2025/2, V–VI. Tam karar metni, LEXPERA.
10. 492 sayılı Harçlar Kanunu, özellikle m.16, 28, 30 ve (1) sayılı tarife. Resmî metin.
11. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 8.5.2026, E.2021/8, K.2026/1, IV–V; RG 30.6.2026, 33296. Tam karar metni, LEXPERA; Resmî Gazete nüshası, Türkiye Barolar Birliği.