Ortaklaşa yat sahipliğinde öncelik, satın alınan hakkın niteliğini belirlemektir. Doğrudan gemi payı, yat sahibi şirkette ortaklık ve yalnızca dönemsel kullanım hakkı aynı sonucu doğurmaz. Kullanım takvimi, giderler, karar yetkisi ve çıkış bedeli bu yapıya uygun düzenlenmeli; pay devrinde sicil, şekil ve bayrak şartları birlikte incelenmelidir.
Bir yatı birlikte satın almak, teknenin bedelini bölüşmekten daha geniş bir ilişki kurar. Yüksek sezonda kimin kullanacağı, motor yenilemesini kimin onaylayacağı veya ortaklardan biri ayrılmak istediğinde bedelin nasıl bulunacağı belirlenmemişse, başlangıçtaki ekonomik avantaj zamanla uyuşmazlığa dönüşebilir. Sağlam bir düzen, tarafların yalnız bugün uzlaştıkları hususları değil, ileride farklı düşündüklerinde uygulanacak yöntemi de gösterir.
Bu yazı ağırlıklı olarak Türk hukukuna tabi ortaklık ilişkisini ele alır. Yabancı sicil, yabancı şirket veya farklı hukuk seçimi bulunduğunda mülkiyet, şirket ortaklığı ve sözleşme borçları için ayrı değerlendirme gerekir. Bir yabancı şirketin payını satın almak, şirketin sahip olduğu yatın doğrudan paydaşı olmak anlamına gelmez.
Ortak yat sahipliğinde hangi hukuki yapı kurulmuştur?
Türk Medeni Kanunu’nun 688. maddesindeki paylı mülkiyette birden çok kişi, bölünmemiş eşyanın tamamına belirli paylarla maliktir. Yüzde yirmi beş pay, yatın kamaralarından birine özgü mülkiyet sağlamaz. Belirli haftalarda kullanım ise mülkiyet payından ayrı bir yararlanma düzenidir. Pay oranı ile kullanım günleri tarafların anlaşmasında birbirinden farklı belirlenebilir; bu tercih açıkça yazılmalıdır.
Tekne bir şirkete aitse malik şirkettir. Şirket ortağının hakkı, şirket payından ve varsa kullanım sözleşmesinden kaynaklanır. Yat üzerinde doğrudan tasarruf yetkisi bulunduğu varsayılamaz. Yalnız kullanım paketi alan kişi ise sözleşmesinin kapsamına göre hizmet veya kullanım hakkına sahip olabilir. Satış sunumundaki “hisseli tekne” ifadesi, bu üç modelden hangisinin kurulduğunu tek başına göstermez.
Paylı mülkiyetteki bir gemi, kişilerin yaptıkları sözleşme uyarınca hepsinin adına ve hesabına suda menfaat sağlamak amacıyla kullanılıyorsa Türk Ticaret Kanunu’nun 1064. maddesindeki donatma iştiraki gündeme gelir. Birlikte tatil yapan her arkadaş grubu otomatik olarak donatma iştiraki değildir. Ticaret şirketinin tek başına malik olduğu gemide de bu yapı oluşmaz. Adi ortaklık iddiası varsa TBK m.620 ve devamı ayrıca değerlendirilir; kullanılan sözleşme başlığı tek başına belirleyici değildir.
Satın alma öncesinde güncel kayıt örneği, pay oranları, malik veya şirket temsilcisi, mevcut ipotek ve hacizler incelenmelidir. Ortaklık sözleşmesinin taraflarıyla sicilde görünen kişilerin farklı olması, kullanım vaadinin arkasında beklenen mülkiyet güvencesinin bulunmadığını gösterebilir.
Kullanım takvimi ve teknenin teslimi nasıl düzenlenir?
TMK m.693 uyarınca paydaş, diğerlerinin haklarıyla bağdaştığı ölçüde malı kullanabilir. Uyuşmazlıkta kullanım biçimini hâkim belirleyebilir. Bununla birlikte sezon başlamadan hazırlanan açık bir takvim, mahkeme yoluna başvurmadan birlikte kullanımı sürdürebilmenin temel aracıdır. Takvim yalnız gün sayısını değil, tarihlerin ekonomik ve pratik değerini de dikkate almalıdır.
Yaz ayları, bayramlar ve okul tatilleri için dönüşümlü öncelik veya kura yöntemi seçilebilir. Erken rezervasyon tarihi, kullanılmayan haftanın devri, iptal bildirimi ve sonradan yapılan takasların kayıt yöntemi belirlenmelidir. Örneğin bir ortağın her yıl aynı yüksek sezon haftalarını alması, diğerine eşit sayıda düşük sezon haftası bırakılmasıyla her zaman dengelenmiş olmaz.
Kullanım şartları; tekneyi kullanabilecek kişiler, yeterlik belgeleri, seyir bölgesi, gece seyri, misafir sayısı, kaptan görevlendirilmesi ve üçüncü kişiye kullandırma bakımından somutlaştırılmalıdır. Ortaklar arasındaki izin, mevzuattaki yeterlik veya faaliyet izninin yerini tutmaz. Sigortanın kullanıcı ve kullanım amacı şartlarıyla da uyum gerekir.
Her teslimde tarih, motor saati, yakıt seviyesi, donanım listesi ve mevcut hasar fotoğrafları kaydedilebilir. Sonraki kullanıcıya bildirilmeyen arıza, yalnız onarım bedeli değil, kullanım kaybı tartışması da doğurur. Kötü hava nedeniyle kullanılamayan günlerle teknik arıza nedeniyle iptal edilen günlerin telafi yöntemi ayrı yazılmalıdır; her iptal aynı kişinin kusuruna bağlanamaz.
Bakım, sigorta ve işletme giderleri nasıl paylaşılır?
TMK m.694’te yönetim giderleri, vergiler ve diğer yükümlülükler için aksi kararlaştırılmadıkça pay oranına göre katılım esastır. Payından fazlasını ödeyen paydaşın diğerlerine rücu hakkı vardır. Ancak hangi ödemenin ortak gider, hangisinin kişisel kullanım gideri olduğu açıklanmamışsa, yalnız pay yüzdesini bilmek hesaplaşmayı çözmez.
Marina, yıllık sigorta ve planlı bakım gibi sabit kalemler; yakıt, kişisel ikram ve özel rota masrafları gibi kullanıma bağlı kalemlerden ayrılabilir. Motor revizyonu veya yeni elektronik donanım gibi büyük harcamalar için yıllık bütçe, teklif toplama ve onay sınırı belirlenmelidir. “Her masraf eşit ödenir” hükmü, farklı paylar veya farklı kullanım yoğunluğu bulunduğunda bilinçli olarak kabul edilmelidir. Marina ücreti ve hizmet kalemlerinin sözleşmesel çerçevesi marina bağlama sözleşmesi yazısında ele alınmıştır.
Hasar paylaşımında normal yıpranma, önceki arıza, kullanıcının kusuru ve sigorta teminatı ayrı değerlendirilir. Poliçe muafiyetinin her durumda son kullanıcıya yüklenmesi doğru bir varsayım değildir. Hasarın ne zaman ve nasıl oluştuğu, teslim kayıtları ve teknik inceleme ile araştırılmalıdır. Sigorta ödemesiyle karşılanan zarar, aynı kapsamda yeniden diğer ortaktan tahsil edilmemelidir. Poliçe şartları ve hasar talebinin reddi hâlinde izlenecek yol için yat sigortasında teminat dışı haller bölümüne bakılabilir.
Ortak gider hesabında açılış bakiyesi, avanslar, faturalar, ödeme tarihleri ve dönem sonu farkı görünür olmalıdır. Tek bir ortağın banka hesabını kullanmak, harcama yetkisini veya paranın hukuki korunmasını kendiliğinden düzenlemez. Ödemelerin açıklamalı yapılması, belgelerin bütün ortaklara açılması ve belirli aralıklarla mutabakat sağlanması ispatı kolaylaştırır.
Hangi kararlar çoğunlukla, hangileri birlikte alınır?
Paylı mülkiyet rejiminde bütün kararlar aynı çoğunluğa tabi değildir. TMK m.690 olağan yönetimi; m.691 önemli yönetim işlerini; m.692 olağanüstü yönetim ve tasarrufları düzenler. Önemli yönetim işlerinde kanuni ölçü pay ve paydaş çoğunluğudur. Yatın özgülendiği amacın değiştirilmesi veya tamamı üzerindeki tasarruf bakımından daha ağır koşullar söz konusu olabilir.
Paydaşlar TMK m.689 çerçevesinde oybirliğiyle kullanım ve yönetim düzenini değiştirebilir. Bununla birlikte eşyanın değerini korumak için zorunlu işleri yapma ve yakın zarar tehlikesine karşı hemen önlem alma yetkileri sözleşmeyle tümüyle kaldırılamaz. Acil su alma olayında zarar büyürken olağan bütçe toplantısını beklemekle, yeni bir konfor donanımını acil ihtiyaç saymak birbirinden farklıdır.
Donatma iştirakinde TTK m.1066–1067 uyarınca önce geçerli sözleşme düzeni, ardından kanuni hükümler incelenir. Kanuni karar çoğunluğu iştirak paylarının yarısından fazlasına göre hesaplanır; sözleşmeyi değiştiren veya amaca yabancı kararlar oybirliği gerektirir. Bu çoğunluk sistemi, sıradan paylı mülkiyet için öngörülen pay ve paydaş çoğunluğuyla karıştırılmamalıdır.
Sözleşmede toplantıya çağrı, elektronik onay, çıkar çatışması ve eşitlik halinde izlenecek yol bulunmalıdır. Harcama kararını alan kişi ile sözleşmeyi üçüncü kişi adına imzalayacak temsilci aynı kişi olmayabilir. İçeride verilen bütçe onayı, dışarıya karşı temsil yetkisinin kapsamını kendiliğinden belirlemez.
Yatın kiralanması ve üçüncü kişilere karşı borçlar
Ortakların yatı boş haftalarda kiralamaya karar vermesi, özel kullanımdan gelir getirici faaliyete geçiş bakımından ayrıca incelenir. Gerekli izinler, tekne statüsü, personel, sigorta ve tüketiciyle kurulacak sözleşmeler ortakların iç anlaşmasıyla tamamlanmış sayılmaz. Kiralama kararının hangi çoğunlukla alınabileceği de mevcut yapı ve özgülenme amacı üzerinden belirlenir.
Gelir hesabında rezervasyon bedeli, iptal iadesi, aracı ve yönetici komisyonu, vergiler ve bakım giderleri ayrı izlenmelidir. Ortaklardan birinin sağladığı müşteriye özel indirim yapılması veya kendi kullanımını gelirden önce tahsis etmesi çıkar çatışması yaratabilir. Net gelirin hangi tarihte dağıtılacağı ve bakım rezervinin ne kadar tutulacağı önceden yazılmalıdır.
Donatma iştirakinin borçlarında TTK m.1080, özel sınırlama hükümleri saklı olmak üzere paydaş donatanın iştirak payı oranında kişisel sorumluluğunu düzenler. Bununla birlikte kişisel kefalet, bağımsız borç taahhüdü veya kişinin kendi haksız fiili farklı sonuç doğurabilir. “Yalnız payım kadar risk alırım” cümlesi, bütün hukuki sebepler için geçerli bir güvence değildir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 08.09.2022 tarihli, E.2022/1412, K.2022/1398 sayılı kararında teknenin kışlama bedeline ilişkin uyuşmazlıkta TTK m.1080 değerlendirilmiş; diğer paydaşların zorunlu dava arkadaşı olduğu kabulüyle verilen usulden ret kararı kaldırılmıştır. Bu karar, bütün ortaklık davaları için aynı usulün uygulanacağını değil, önce ortaklık türünün ve talep edilen borcun doğru belirlenmesi gerektiğini gösterir. Alacağın esası bu kararla kesin olarak çözülmüş değildir.
Gemi payı nasıl devredilir; diğer ortakların onayı gerekir mi?
Sicile kayıtlı gemi payının devri için TTK m.1007/1, yazılı anlaşma ve imzaların noter onayını veya anlaşmanın gemi sicil müdürlüğünde yapılmasını öngörür. Geminin tamamının devrindeki TTK m.1001 düzenlemesiyle pay devri aynı işlem değildir. Donatma iştirakindeki sicile kayıtlı gemi üzerindeki iştirak payının devrinde ise gemi payının devri yanında sicile tescil de aranır (m.1007/2).
Kanun, paydaş donatanın iştirak payını kural olarak diğer paydaşların onayı olmadan devretmesine imkân verir. Ancak gemi payı veya iştirak payı devri sonucunda gemi Türk bayrağı çekme hakkını kaybedecekse bütün paydaşların veya paydaş donatanların onayı gerekir (m.1007/3). Bu özel hüküm atlanarak yalnız genel mülkiyet kurallarına göre işlem yapılmamalıdır.
TMK m.732’deki kanuni önalım taşınmaz paylarına ilişkindir; gemiler TTK m.936 uyarınca taşınırdır. Bu nedenle ortak yatta diğer kişilerin her satışta otomatik kanuni önalım hakkı bulunduğu varsayılmaz. Öncelikli teklif, sözleşmesel önalım, değerleme ve bildirim düzeni ayrıca kurulabilir. Bu düzenin üçüncü kişiye etkisi ve devri sınırlama gücü, seçilen yapıya göre kontrol edilmelidir.
Devralana mevcut kullanım takvimi, onaylanmış masraflar, devam eden rezervasyonlar ve borç dökümü sunulmalıdır. Donatma iştirakinde TTK m.1081’deki bildirim ve sorumluluk hükümleri ayrıca önemlidir. Satıcı ile alıcının “eski borçları alıcı öder” anlaşması, alacaklının haklarını onun katılımı olmadan her durumda değiştirmez.
Ortaklıktan çıkış ve teknenin satılması
Paylı mülkiyette TMK m.698 uyarınca paylaşmayı isteme hakkı esastır; kanuni istisnalar ve uygun olmayan zaman sınırlaması gözetilir. Paylaşmayı isteme hakkı hukuki işlemle en fazla on yıl sınırlanabilir. Bu düzen, her ortaklık modelinde tek taraflı bildirimle diğerlerine belirli bir bedelden satın alma zorunluluğu yüklenebileceği anlamına gelmez.
Sözleşmesel çıkışta bağımsız değerleme tarihi, değerleme gideri, mevcut borçların etkisi, ödeme takvimi ve teslim anı belirlenmelidir. İlk satın alma bedeli ile yıllar sonra oluşan piyasa değeri aynı olmayabilir. Tekneye yapılan her masrafın satış değerini aynı tutarda artırdığı da kabul edilemez. Birden çok değerleme arasında ciddi fark varsa üçüncü uzman yöntemi öngörülebilir.
Anlaşma sağlanamazsa TMK m.699 çerçevesinde paylaşma değerlendirilir. Yatın önemli değer kaybı olmadan fiziksel bölünmesi çoğunlukla mümkün olmadığından satış yoluyla paylaşma gündeme gelebilir. Satışın yalnız paydaşlar arasında artırmayla yapılması bütün paydaşların rızasına bağlıdır. Taşınırların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında 6325 sayılı Kanun m.18/B uyarınca dava öncesi arabuluculuk şartı da dikkate alınmalıdır. Adi ortaklık niteliği taşıyan yapılarda sona erme ve tasfiye bakımından adi ortaklığın tasfiyesi yazısına başvurulabilir.
Donatma iştirakinde sona erme, haklı sebeple çıkış ve tasfiye için TTK m.1082–1086 özel düzenlemeler getirir. Haklı nedenle çıkma isteminin reddi üzerine mahkemeden fesih istenmesi ve payın gerçek değerinden devralınmasına ilişkin imkânlar, sıradan paylı mülkiyet davasıyla özdeş değildir. Ayrıca paydaş donatanın ölümü iştiraki kendiliğinden sona erdirmez. Hangi dava şartı ve görevli mahkemenin uygulanacağı, talebin hukuki niteliğine göre belirlenmelidir.
Ortaklık sözleşmesinde bulunması gereken temel kayıtlar
İmzalanacak metin, teknenin kimliğini ve edinilen hakkı açıkça göstermelidir. Özellikle şu kayıtlar birlikte hazırlanmalıdır:
- Hak ve kayıt: Malikler, pay oranları, şirket veya kullanım modeli, sicil bilgisi ve mevcut takyidatlar.
- Kullanım ve teslim: Sezon takvimi, yetkili kullanıcılar, iptal, hasar bildirimi ve teslim tutanağı.
- Mali düzen: Sabit ve değişken giderler, avans, onay sınırı, belge erişimi ve gelir dağıtımı.
- Karar ve temsil: Toplantı usulü, çoğunluk, acil müdahale ve üçüncü kişiye karşı imza yetkisi.
- Çıkış ve devam: Değerleme, pay devri, ölüm, borçların kapatılması ve uyuşmazlık çözümü.
Kullanım sözleşmesi, satın alma belgesi ve yönetim şirketine verilen yetki aynı dosyada karşılaştırılmalıdır. Bir belgede tanınan geniş yetkinin diğer belgede daraltıldığı sanılıyorsa, uygulamada teknenin satılması veya yüksek tutarlı borç altına girilmesi gibi beklenmeyen sonuçlar doğabilir. Sözleşme incelemesinin amacı bu çelişkileri işlemden önce görünür kılmaktır.
Sonuç
Ortak yat sahipliğinin sürdürülebilirliği, kullanım günlerini paylaşmak kadar mülkiyet yapısını, temsil yetkisini ve ayrılma yöntemini doğru kurmaya bağlıdır. Paylı mülkiyet, şirket ortaklığı ve donatma iştiraki için aynı sözleşme metnini kullanmak önemli ayrımları gizleyebilir. Güncel sicil kayıtları, ortaklık metni, gider hesabı ve kullanım düzeni birlikte incelendiğinde tarafların hakları ve üstlendikleri riskler daha açık biçimde belirlenebilir.
İlgili yazılar: Yat ve teknenin miras yoluyla intikali; Yat satışında aracılık ve komisyon; Yat yönetim sözleşmesi; Yat kiralama sözleşmesi; Miras Tekne ve Yatın Sicil Devri.
Sıkça Sorulan Sorular
Yatın dörtte birini almak her zaman yılda üç ay kullanım sağlar mı?
Hayır. Mülkiyet payı ile fiilî kullanım takvimi farklıdır. Kullanım hakkının süresi, sezon dağılımı ve diğer ortakların hakları sözleşme ve uygulanacak mülkiyet hükümleriyle belirlenir. Ayrıntı: Kullanım takvimi ve teknenin teslimi nasıl düzenlenir?
Bir ortak diğerlerinin izni olmadan bakım yaptırabilir mi?
İşin olağan, önemli veya zorunlu ve acil nitelikte olmasına göre sonuç değişir. Yakın zarar tehlikesine karşı gerekli önlemle isteğe bağlı yenileme aynı yetki kapsamında değildir. Harcamanın gerekliliği ve tutarı belgelenmelidir. Ayrıntı: Hangi kararlar çoğunlukla, hangileri birlikte alınır?
Payımı üçüncü kişiye satarken bütün ortakların onayı gerekir mi?
Her durumda gerekmez. Ancak sicile kayıtlı gemi payının şekil şartları, donatma iştirakinin özel hükümleri, sözleşmesel düzenlemeler ve devirle Türk bayrağı çekme hakkının kaybedilip kaybedilmeyeceği incelenir. Ayrıntı: Gemi payı nasıl devredilir; diğer ortakların onayı gerekir mi?
Diğer ortaklar payımı otomatik olarak öncelikle satın alabilir mi?
Taşınmazlara ilişkin kanuni önalım hükmü yata kendiliğinden uygulanmaz. Sözleşmeyle tanınmış önalım veya öncelikli teklif hakkı varsa kapsamı, süresi ve hukuki etkisi ayrıca değerlendirilir. Ayrıntı: Gemi payı nasıl devredilir; diğer ortakların onayı gerekir mi?
Tekneyi hiç kullanmadığım yıl marina giderinden kurtulur muyum?
Kural olarak kullanmamak, mülkiyetten kaynaklanan ortak giderleri kaldırmaz. Geçerli gider paylaşım düzeni ve masrafın niteliği belirleyicidir. Kişisel kullanıma bağlı giderler ayrıca ayrılabilir. Ayrıntı: Bakım, sigorta ve işletme giderleri nasıl paylaşılır?
Anlaşamadığımızda doğrudan ortaklığın giderilmesi davası açabilir miyim?
Paylı taşınırın paylaşılması veya ortaklığın giderilmesi talebinde dava öncesi arabuluculuk şartı dikkate alınır. Donatma iştirakinin feshi gibi farklı taleplerde özel hükümler ve talebin niteliği ayrıca incelenmelidir. Ayrıntı: Ortaklıktan çıkış ve teknenin satılması.
Kaynakça
1 — 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, TBMM kabul metni, özellikle m.688–699 ve 732. Kabul metni tarihsel nüshadır; ilgili hükümler esas alınmıştır.
2 — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, Ticaret Bakanlığı nüshası, özellikle m.936, 940, 1001, 1007, 1064–1087.
3 — 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, TBMM kabul metni, m.620 ve devamı.
4 — 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, Adalet Bakanlığı, m.18/B.
5 — İzmir BAM 17. HD, 08.09.2022, E.2022/1412, K.2022/1398, tam metin erişimi. Erişim sağlayıcısı üyelik isteyebilir; kararın kapsamı metinde belirtilmiştir.