İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Beyaz Yaka Suçları ve Kurumsal Soruşturmalar

Forex Soruşturmalarında Suç Örgütü İddiası ve Dijital Deliller: Şirket Hiyerarşisi, İştirak ve Savunma Hakları

Eldiven giyen bir kişi telefonu harici diske ve dizüstü bilgisayara bağlıyor; ekranda mesaj ve fotoğraf listesi görünüyor, yanda delil kutusu, belge ve kalem var, başka bir kişi belgeyi okuyor.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 21 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Forex soruşturmasında şirket hiyerarşisi ne zaman örgüt iddiasına dönüşür? TCK 220, dijital kayıtların hukuka uygunluğu, kişisel sorumluluk ve savunma hakları.

Forex soruşturmasında aynı şirkette çalışmak, bir mesajlaşma grubunda bulunmak veya yönetici unvanı taşımak, tek başına suç örgütü üyeliğini göstermez. Örgütün yapısı ile her kişinin bilgisi, iradesi ve somut katkısı ayrı ayrı ispatlanmalıdır. WhatsApp, CRM, HTS ve IP kayıtlarının değeri de hangi yöntemle elde edildiklerine, kimin kullanımına bağlandıklarına ve hangi fiili açıkladıklarına göre değişir. TCK 220/6’nın iptali, örgüte yardım ve dolandırıcılığa iştirak hükümlerini ortadan kaldırmamıştır. CMK 134 hakkında 2026’da verilen iptal kararı ise 25 Şubat 2027’de yürürlüğe girecektir. Bu ayrımlar, mağdurun doğru kişilere yönelmesi ve şüphelinin etkili savunması bakımından birlikte ele alınmalıdır. [1] [2] [3] [6]

Forex Soruşturmasında İlk Soru: Hangi Kişi, Hangi Fiille İlişkilendiriliyor?

Bir yatırımcı parasını çekemediğinde, telefonda konuştuğu temsilciyi bütün sistemin sorumlusu olarak görebilir. Şirkette çalışan kişi ise bordrosunu ve iş sözleşmesini göstererek soruşturmayla ilgisinin bulunmadığını düşünebilir. Her iki değerlendirme de somut kayıtlarla tamamlanmalıdır. Ceza sorumluluğu şahsidir; bir başkasının eylemi, yalnız aynı işyerinde bulunulduğu için kişiye yüklenemez. Buna karşılık iş sözleşmesi, bilerek gerçekleştirilen suç katkısını hukuka uygun hâle getirmez. İnceleme, kişinin unvanından önce yaptığı işe ve bu işi yaparken bildiklerine yönelmelidir. [1] (m. 20–21, 37–40)

Güncel soruşturmalarda bu ayrım özellikle önem taşımaktadır. Anadolu Ajansının 18 Eylül 2026 tarihli haberinde aktarılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı açıklamasında; müşteri bilgilerinin CRM üzerinden çalışanlara dağıtıldığı, ilk yatırımın alınması ile yeni ödeme sağlanması için farklı ekiplerin kullanıldığı, gerçeğe aykırı kimlik ve kazanç anlatımlarıyla kişilerin yönlendirildiği ileri sürülmüştür. Para çekme taleplerinin engellenmesi ve yeni ödeme istenmesi de soruşturma iddiaları arasındadır. Bunlar belirli bir soruşturmanın açıklamalarıdır; kesinleşmiş mahkûmiyet veya bütün Forex işletmelerini kapsayan bir tespit değildir. [5]

Bu tür iddiaların araştırılmasında organizasyon şeması bir başlangıçtır. Şemanın her kutusunda bulunan kişinin aynı amacı taşıdığı varsayılamaz. Kimin müşteri seçtiği, kimin gerçeğe aykırı kazanç ekranını değiştirdiği, kimin çekimi durdurduğu ve kimin bu işlemlerden haberdar olduğu açıklanmalıdır. Yatırımcının birikimine ulaşamaması kadar, yanlış kişiye yönelen isnadın iş ve aile hayatındaki sonuçları da bu araştırmanın dikkatle yapılmasını gerektirir. Kişiselleştirme, mağdurun başvurusunu zayıflatmaz; talebin gerçek sorumlulara ve somut fiillere yönelmesini sağlar.

Bir Şirket veya Çalışma Ekibi Ne Zaman TCK 220 Kapsamında Suç Örgütü Sayılır?

En az üç kişi, suç amacı, hiyerarşi, süreklilik ve elverişlilik

TCK 220 bakımından en az üç kişinin bulunması gerekir. Bunun yanında birlikteliğin suç işleme amacı taşıması, hiyerarşik bir bağ ve süreklilik göstermesi, yapısı ve araçları itibarıyla amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması aranır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19 Şubat 2013 tarihli, E.2012/6-1490, K.2013/59 sayılı kararında açıklanan bu ölçütler, Anayasa Mahkemesinin 2024/189 sayılı kararında da ele alınmıştır. Birlikte tek bir belirli suçu işlemeye yönelik anlaşma, bu nedenle kendiliğinden örgüt oluşturmaz. [1] (m. 220/1) [3] (§§5–6) [4]

Üç kişinin aynı ofiste çalışması, sayısal koşulun hukukî anlamda gerçekleştiğini göstermeye yetmez. Üç veya daha fazla kişinin suç işlemek amacıyla oluşturulan yapıyla bağı araştırılır. Süreklilik de yalnız şirketin kaç yıldır açık olduğuyla ölçülmez. Suç işlemeye yönelik iş bölümünün ve bağlılığın devamlılığı açıklanmalıdır. Hiyerarşinin mutlaka yazılı bir talimatnameye dayanması gerekmez; ancak kimin kime hangi suç faaliyetinde talimat verdiği ve bu talimatların nasıl uygulandığı gösterilmelidir. [3] [4]

Amaçlanan suçun tamamlanmış olması, örgütün varlığının zorunlu koşulu değildir. Bununla birlikte henüz suç işlenmemiş olmasıyla suç amacının ispatlanmamış olması farklıdır. Sadece satış hedefi, personel toplantısı veya müşteri takip yazılımı bulunması, hukuka aykırı amacı ortaya koymaz. Forex dosyasında elverişlilik değerlendirmesi; sahte platform üzerinde kontrol, müşteriyle iletişim kurma imkânı ve para toplama düzeni gibi somut olanaklarla ilişkilendirilebilir. Bu bağlantı, dosyanın verilerine dayanmalıdır. [1] (m. 220/1) [3] (§6) [4]

Ticari yönetim ile suç faaliyetinin yönetimi nasıl ayrılır?

Bir şirketin müdürü, satış sorumlusu ve teknik yöneticisi olabilir. Ceza hukukundaki örgüt yöneticiliği değerlendirmesi, bu ticari unvanların otomatik karşılığı değildir. Suç işleme amacını bilerek yapıya yön verme, görev dağıtma veya suç faaliyetinin devamını sağlama olguları araştırılır. Aynı şekilde, bordroda yönetici görünmeyen bir kişinin fiilen suç faaliyetini yönetmesi de mümkündür. Hukukî sonuç, sicildeki kaydın yanında gerçek yetki kullanımına bağlıdır. [1] (m. 20–21, 220/1 ve 5)

Örneğin CRM’de kullanıcı açabilmek, tek başına yatırımcıdan hileyle para alınmasını yönetmek değildir. Buna karşılık hangi müşteriye hangi gerçeğe aykırı anlatımın yapılacağını belirlemek, çekim isteyen yatırımcıya yeni ödeme koşulu koydurmak ve bunun uygulanmasını takip etmek, kanıtlandığında farklı ağırlıkta olgulardır. Bunlar soyut görev tanımı olarak değil; talimatın içeriği, tarihi, muhatabı ve gerçekleşen işlemle birlikte değerlendirilmelidir.

Dosyadaki olguAraştırılması gereken bağlantıTek başına çıkarılamayacak sonuç
SGK kaydı ve bordroÇalışma dönemi, görev, ücretin niteliği ve kişinin bilgisiÖrgüt üyeliği veya kesin sorumsuzluk
Yönetici unvanıSuç faaliyetine ilişkin gerçek karar ve talimat yetkisiBütün şirket işlemlerinin cezai sorumluluğu
İş WhatsApp grubunda bulunmaMesajın içeriği, aktif katkı, katılma tarihi ve uygulanan talimatGrubun bütün üyelerinin aynı suç kastını taşıması
CRM’de yüksek erişim yetkisiYetkinin kullanılıp kullanılmadığı, işlem ve oturum kayıtlarıHer veri değişikliğini ilgili kişinin yaptığı
Akrabalık veya sık görüşmeSuç amacını bilme ve somut katkıyla bağlantıHiyerarşik bağlılık veya bilerek yardım

Bu tablo bir ispat standardı değiştirmez. Amacı, TCK’nın şahsi sorumluluk ve kast hükümlerini dosyadaki somut ilişkilere uygulamaktır. Birden fazla olgu birlikte güçlü bir sonuca götürebilir; aynı olguların kişiyle ve zamanla ilişkilendirilmemesi ise toplu isnat sorununu sürdürür. [1] (m. 20–21, 37–40, 220)

Örgüt Üyeliği, Örgüte Yardım ve Dolandırıcılığa İştirak Aynı Şey midir?

Hiyerarşi içinde bulunmak ile dışarıdan yardım etmek

Örgüt üyeliğinde kişinin suç amacı taşıyan yapıya bilerek katılması ve hiyerarşik bağ içinde yer alması değerlendirilir. TCK 220/7 ise hiyerarşik yapıya dâhil olmadan örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişiyi düzenler. Kanun bu kişiyi örgüt üyesi olarak cezalandırır; bu, her yardım edenin fiilen örgüt hiyerarşisinde bulunduğunun kabulü anlamına gelmez. Yardımın niteliğine göre üyelik nedeniyle verilecek cezanın üçte birine kadar indirilebilmesi öngörülmüştür. [1] (m. 220/2 ve 7) [4]

Belirli bir dolandırıcılık fiiline yardım etmek ise TCK 39 çerçevesinde ayrıca incelenir. Örgütün faaliyetini destekleyen katkı ile belirli mağdura karşı işlenen suça katkının konusu aynı olmayabilir. Bir dosyada hangi yardımın isnat edildiği açıkça belirtilmelidir. Mesleki hizmet sunulması, teknik destek veya kişisel ilişki tek başına bu hükümlerden birini seçmeye yeterli değildir. Yardımın suçla bağlantısı ve kişinin bu bağlantıyı bilerek hareket edip etmediği gösterilmelidir. [1] (m. 21, 39, 220/7)

Bir çalışanın belirli bir tarihten sonra hileli işlemlerden haberdar olduğuna ilişkin kayıt bulunması, önceki bütün işlemleri de bilerek yaptığı sonucunu otomatik doğurmaz. Aynı şekilde, çalışma dönemi dışında gerçekleşen her mağdur ödemesinden sorumluluk çıkarılamaz. Bununla birlikte önceden verilmiş bir talimatın veya bilinçli katkının sonraki fiile etkisi varsa bu da araştırılmalıdır. Tarih incelemesi, sadece işe giriş ve çıkış çizelgesiyle sınırlı tutulmamalıdır.

TCK 220/6’nın iptali Forex dosyalarını nasıl etkiler?

TCK 220/6’nın 7499 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen hâli, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemeye ilişkin ayrı bir yaptırım içeriyordu ve yalnız silahlı örgütler hakkında uygulanıyordu. Anayasa Mahkemesi, 5 Kasım 2024 tarihli E.2024/81, K.2024/189 sayılı kararıyla bu fıkrayı iptal etti. Karar 9 Ocak 2025’te yayımlandı; altı aylık erteleme sonunda iptal 9 Temmuz 2025’te yürürlüğe girdi. 18 Ekim 2026 itibarıyla resmî TCK metninde fıkra iptal edilmiş olarak yer almaktadır. [1] [3] (§§7–9, 20–32 ve hüküm)

Bu nedenle güncel bir değerlendirmede, yürürlükte olmayan 220/6’ya dayanılarak genel bir “örgüt adına işlem yaptı, ayrıca üyelikten cezalandırılır” sonucu kurulamaz. Ayrıca iptal öncesindeki son metnin silahlı örgütlerle sınırlı olması, silahsız olduğu ileri sürülen bir Forex organizasyonuna eski hükmün de gelişigüzel uygulanamayacağını gösterir. [3]

İptal; gerçek örgüt üyeliğini, 220/7’deki bilerek ve isteyerek yardımı veya dolandırıcılığa iştiraki ortadan kaldırmamıştır. Daha önce işlenmiş fiiller ve kesinleşmiş kararlar bakımından suç tarihi, uygulanan fıkra, kararın durumu ve TCK 7’deki lehe kanun ilkesi birlikte incelenir. Her dosyanın doğrudan kapanacağı veya her hükümlünün kendiliğinden tahliye edileceği söylenemez. İptal edilen hükmün yerine, unsurları tartışılmadan başka bir suç adı yazılması da yeterli değildir. [1] (m. 7, 37–40, 220) [3]

Örgüt suçu ile nitelikli dolandırıcılık cezaları nasıl ilişkilendirilir?

Güncel TCK 220’de örgüt kurma veya yönetme için beş yıldan on yıla, üyelik için iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Bunlar 7571 sayılı Kanun sonrasındaki ceza aralıklarıdır; geçmiş fiillerde uygulanacak kanun ayrıca belirlenir. TCK 158/3 ise dolandırıcılığın üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesinde yarı oranında, suç işlemek için oluşturulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesinde bir kat artırım düzenler. [1] (m. 7, 158/3, 220/1–2)

Üç kişinin birlikte dolandırıcılık işlemesi ile suç örgütü kapsamında dolandırıcılık aynı değerlendirme değildir. İlkinde birlikte işleme, ikincisinde örgütün varlığı ve somut suçun örgüt faaliyetiyle bağlantısı açıklanmalıdır. Şirketteki personel sayısı, birlikte işleyen kişi sayısına doğrudan eşitlenemez. Artırımın hangi olguya dayandığı kararda gösterilmeli; suçun unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni olan aynı olgu, temel cezanın belirlenmesinde yeniden kullanılarak mükerrer değerlendirilmemelidir. [1] (m. 37, 61/3, 158/3)

TCK 220/4, örgüt faaliyeti içinde işlenen suçlardan ayrıca cezalandırmayı öngörür. 220/5’te örgüt yöneticilerinin, örgüt faaliyetindeki suçlardan ayrıca fail olarak sorumluluğu düzenlenir. Buradaki kişi, suç örgütünü yönettiği ortaya konulan kişidir. Ticaret sicilinde müdür görünen herkese aynı sonuç uygulanamaz. Örgüt üyesi hakkında da belirli dolandırıcılık fiiline katılım, yöneticilik için öngörülmüş özel sorumlulukla karıştırılmamalıdır. [1] (m. 220/4–5)

Telefon ve Bilgisayarlarda Arama: CMK 134 Ne Sağlar?

2026 AYM kararı ve 25 Şubat 2027 tarihinin önemi

Anayasa Mahkemesi, 12 Şubat 2026 tarihli E.2023/128, K.2026/36 sayılı kararıyla CMK 134’ün temel arama ve el koyma hükümlerini, uygulanma imkânı kalmayan diğer hükümlerle birlikte iptal etti. Karar 25 Mayıs 2026 tarihli, 33264 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. İptalin yürürlüğü dokuz ay ertelendiğinden tarih 25 Şubat 2027’dir. 18 Ekim 2026 itibarıyla CMK 134 yürürlüktedir. Sonraki tarihlerde yapılacak işlemler bakımından yeni düzenleme bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir. [2] [6] (§§69–73 ve hüküm)

İptalin temel gerekçesi, dijital incelemenin bütünüyle yasaklanması değildir. AYM, yargılama kesinleştikten sonra elde edilen kişisel verilerin saklanması, silinmesi, işlenmesinin sınırlandırılması ve kişinin bunlara ilişkin hakları için yeterli kanuni güvencelerin bulunmamasını ele almıştır. Karar; aile fotoğrafları, üçüncü kişilerin yazışmaları veya dosyayla ilgisiz sağlık bilgilerinin geleceğinin de hukuken önemli olduğunu göstermektedir. [6] (§§60–68)

İptal kararı, geçmişte alınan her dijital kaydın kendiliğinden yok sayılmasını sağlamaz. Somut aramanın yetkisi, kapsamı, veri elde etme yöntemi ve yargılamadaki kullanımı ayrı incelenir. Bununla birlikte kararın gerekçesi, dosyayla ilgisiz verilerin neden tutulduğu ve kimlerin erişimine açık olduğu gibi soruların somutlaştırılması bakımından doğrudan önem taşır. [6] (§§45–59, 64–73)

Arama kararı, kopyalama ve cihazın iadesi

Yürürlükteki CMK 134’e göre somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri ile başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması gerekir. Hâkim karar verebilir; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı da yetkilidir. Savcının kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim en geç yirmi dört saat içinde karar verir. Sürenin dolması veya aksi karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. [2] (m. 134/1)

Her dijital inceleme, cihazın yargılama sonuna kadar tutulmasını gerektirmez. Şifrenin çözülememesi, gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması veya işlemin uzun sürecek olması hâllerinde gerekli işlemler için cihaza el konulabilir. Şifre çözülüp gerekli kopyalar alındığında cihaz gecikmeksizin iade edilir. El koyma sırasında sistemdeki veriler yedeklenir; yedekten çıkarılan kopya şüpheliye veya vekiline verilir ve işlem tutanağa bağlanır. Cihaza el koymadan kopya alınması da mümkündür. [2] (m. 134/2–5)

Şirketin bilgisayarının çalışanca kullanılması ile cihazın mülkiyeti farklı konulardır. Kanun şüphelinin kullandığı sistemden söz eder. Ortak sunucunun veya bilgisayarın incelenmesinde hangi kullanıcıya, döneme ve suç iddiasına ilişkin araştırma yapıldığı belirlenmelidir. Sarsıkoğlu’nun CMK 134 incelemesinde de çok kullanıcılı sistemlerde aramanın kapsamı ve üçüncü kişilerin verileri bakımından ortaya çıkan sorunlar ele alınmaktadır. Bu mesele, geniş bir kopya alınması ile dosyayla ilgisiz bütün içeriğin serbestçe kullanılmasının aynı şey olmadığını gösterir. [2] (m. 134) [6] (§§48–57) [9] (s.293–294)

WhatsApp Yazışmaları ve HTS Kayıtları Aynı Usule mi Tabidir?

Kayıtlı mesaj, iletişim trafiği ve dinleme ayrımı

Bir telefonda saklanan eski mesajların incelenmesiyle devam eden haberleşmenin dinlenmesi farklı işlemlerdir. İlkinde cihazdaki kayıtların elde edilme yöntemi ve CMK 134 güvenceleri; ikincisinde CMK 135’in koşulları gündeme gelir. Bulut hesabı veya uzak sunucu söz konusu olduğunda verinin gerçekten nerede bulunduğu, kimden ve hangi yetkiye dayanılarak istendiği açıklanmalıdır. “WhatsApp kaydı” ifadesi, bu işlemlerin hukukî dayanağını tek başına göstermez. [2] (m. 134–135) [9] (s.298–299)

HTS, iletişimin kimler arasında, ne zaman ve ne kadar süreyle gerçekleştiğini araştırmaya yarayan trafik kayıtlarıdır; konuşmanın sözlerini gösteren bir tutanak değildir. CMK 135/6, iletişimin tespitini ayrıca düzenler. Soruşturmada hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı; kovuşturmada mahkeme kararı gerekir. Savcının kararında yirmi dört saat içinde onaya sunma ve hâkimin en geç yirmi dört saat içinde karar vermesi güvenceleri bulunur. [2] (m. 135/6) [7] (§§29–33)

Dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi için 135/8’deki suç listesi ayrıca önemlidir. Nitelikli dolandırıcılık bu listede yer alır. Örgüt hükmüne yapılan atıf ise TCK 220’nin bütün fıkralarına değil, üçüncü fıkrasına ilişkindir. Dolayısıyla yalnız “örgüt dosyası” denilerek bütün iletişim tedbirlerinin koşullarının oluştuğu söylenemez. Trafik tespiti ile dinleme listesinin ayrımı korunmalı, istenen işlemin türü belirlenmelidir. Müdafiyle iletişime ilişkin özel güvenceler de gözetilmelidir. [2] (m. 135–136)

Mağdurun veya çalışanın sunduğu mesajlar nasıl değerlendirilir?

Kişinin tarafı olduğu bir yazışmayı başvurusuna eklemesi ile başkasının hesabına izinsiz girilerek içerik alınması aynı durum değildir. Özel kişinin sunduğu kayıtta da elde ediliş biçimi, paylaşımın kapsamı ve haberleşmenin gizliliği araştırılır. Bir ekran görüntüsünün dosyaya sunulmuş olması, kaynağı ve doğruluğu hakkındaki soruları sona erdirmez. Hukuka aykırı elde edilen delilin reddi ve hükmün hukuka uygun delillere dayanması ilkeleri burada da geçerlidir. [1] (m. 132–136, 243) [2] (m. 206/2-a, 217)

Yazışmanın gönderici bilgisi, tarihleri ve ilgili konuşma bütünlüğü korunmalıdır. Birkaç mesajın kesilerek sunulması, talimatın öncesindeki açıklamayı veya sonrasındaki itirazı dışarıda bırakabilir. Buna karşılık her özel mesajın dosyaya eklenmesi de gerekli değildir. İlgili konuşma bölümünün hangi iddiayı açıkladığı belirtilmeli, kaynağın incelenmesi gerektiğinde hukuka uygun bir inceleme talep edilmelidir. Bu yaklaşım hem ispatın güvenilirliğini hem üçüncü kişilerin mahremiyetini korur. [6] (§§48–57) [9]

Dijital Kayıtlar Kişisel Sorumluluğu Ne Ölçüde Gösterir?

Kullanıcı adı, oturum, işlem ve kişi arasındaki bağ

Kayıtta bir kullanıcının adının görünmesiyle o işlemi belirli kişinin yapmış olması aynı tespit değildir. Önce kaydın neyi gösterdiği anlaşılmalıdır: Yetki atanması mı, oturum açılması mı, veri görüntüleme mi, bakiye değiştirme mi? Sonra kayıt ilgili kişiye bağlanmalıdır. Ortak bilgisayar, ortak hesap, vardiya değişimi veya yetki devri dosyada karşılığı varsa araştırılır. Bunlar her dosyaya uygulanacak hazır mazeretler değildir.

Örneğin çalışan adına açılmış hesapla gece yapılan bir işlemin değerlendirilmesinde, o geceki çalışma durumu ve hesabın kullanım düzeni anlamlı olabilir. Şirket genelindeki tek IP adresiyle farklı kullanıcıların işlemlerinin görünmesi hâlinde de ilgili kullanıcı, oturum ve zaman verileri karşılaştırılır. Dinamik IP veya VPN iddiası ileri sürülüyorsa, iddianın hangi kayıtla desteklendiği ve sonuca etkisi açıklanmalıdır. Teknik bir ihtimalin adını söylemek, somut kaydı çürütmez; teknik kaydın varlığı da kişinin kastını tek başına açıklamaz. [10] (böl.3.2)

Kayıt türüAçıklayabileceği olguTamamlanması gereken inceleme
WhatsApp mesajıTalimat, bilgi aktarımı, itiraz veya müşteriyle temasKaynak, konuşma bağlamı, gönderen ve fiilî kullanım
CRM işlem kaydıMüşteri ataması, erişim, not veya işlem değişikliğiYetkinin türü, işlemi yapan oturum, zaman ve diğer kayıtlarla uyum
HTS dökümüİletişim trafiği ve görüşme sıklığıGörüşmenin amacı, hat kullanıcısı ve olayla bağlantı; içerik başka delille araştırılır
IP ve oturum kaydıBağlantının belirli sistem veya ağa yönelmesiTarih, saat dilimi, kullanıcı ve sistemin ortak kullanım düzeni
Platformdaki bakiye ekranıKullanıcıya gösterilen tutarGerçek işlem, kayıt değişikliği, çekim yetkisi ve ödeme belgeleri
Hash değeriKarşılaştırılan veri kopyalarının bütünlüğüNeyin karşılaştırıldığı; belgeyi kimin ve hangi amaçla oluşturduğu ayrıca araştırılır

Tablodaki başlıklar farklı ispat sorularına yönelir. Bir kişinin müşteri aradığının gösterilmesi, konuşmada hileli vaat verdiğini kendiliğinden göstermez. Buna karşılık konuşma içeriğinin, CRM notunun ve aynı günkü ödeme talimatının uyumlu olması değerlendirmeyi değiştirebilir. Kayıtlar, her mağdur ve her kişi bakımından açıklanabilir bağlantılarla ele alınmalıdır. [1] (m. 20–21) [2] (m. 217) [8] [10]

Hash değeri neyi ispatlar, neyi ispatlamaz?

Hash, belirli bir veri kümesinden hesaplanan sayısal özet değeridir. Aynı biçimde alınmış kopyaların karşılaştırılması, incelemenin aynı veri üzerinde yapılıp yapılmadığının kontrolüne yardımcı olur. Bu kontrol; mesajı kimin yazdığını, dosyadaki beyanın doğru olduğunu veya kişinin suç kastını tek başına ispatlamaz. Hangi dosyanın veya kopyanın, hangi yöntemle ve ne zaman karşılaştırıldığı raporda anlaşılmalıdır. [10] (böl.3.1.2)

Telefon verileri bakımından ayrıca dikkat gerekir. SWGDE’nin 17 Eylül 2020 tarihli 1.2 sürümlü rehberi, çalışan mobil cihazlardaki verilerin değişebildiğini ve aynı cihazdan ayrı zamanlarda yapılan çıkarmaların hash değerlerinin farklılaşabileceğini belirtir. Bu nedenle sabit bir kopyanın sonradan değişmesi iddiası ile telefondan yeniden veri çıkarılması sonucu oluşan farklılık ayrılmalıdır. Uyumsuzluk araştırılmalı; her farklılık doğrudan sahtecilik sayılmamalıdır. Bu teknik rehber, Türk hukukundaki karar ve usul şartlarının yerine geçmez. [11] (böl.3, 6.3.1)

Kayıtların yalnız aleyhe bölümleri yeterli midir?

CMK 160/2, savcıya şüphelinin lehine ve aleyhine delilleri toplama ve koruma yükümlülüğü verir. Bu nedenle suç iddiasını desteklediği düşünülen talimatların yanında, çekim taleplerinin karşılanmasını isteyen mesajlar, yanıltıcı uygulamaya itirazlar veya kişinin ilgili erişime sahip olmadığını gösteren kayıtlar da değerlendirilmelidir. Lehe kaydın varlığı her zaman suç şüphesini ortadan kaldırmaz; ancak neden sonuca etkili görülmediği açıklanmalıdır. [2] (m. 160/2, 230)

Mağdur açısından da yalnız yüksek bakiye görüntüsünü sunmak yerine, para yatırma, işlem ve çekim sürecini gösteren kayıtların birlikte değerlendirilmesini istemek daha açıklayıcıdır. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 12 Şubat 2026 tarihli E.2021/41895, K.2026/1604 sayılı Forex kararında, şirket ve katılanların bilgisayar kayıtlarının karşılaştırılması, yatırımcıların gerçek işlem ve para çekme yetkilerinin araştırılması ve rapor çelişkilerinin giderilmesi istenmiştir. Daire, beraat hükümlerini eksik araştırma nedeniyle bozmuştur. Bu karar doğrudan mahkûmiyet hükmü değildir; şirket ortakları hakkındaki somut dosyada araştırılması gereken hususları göstermektedir. [8]

Bilirkişi Raporuna Karşı Etkili İtiraz Nasıl Kurulur?

Sonucu etkileyen teknik soruları açıkça belirtmek

“Bütün dijital kayıtlar yanlıştır” şeklindeki genel bir itiraz, hangi işlemin incelenmesi gerektiğini göstermez. İtirazın, rapordaki belirli tespiti ve bunun hukukî sonuca etkisini açıklaması gerekir. Örneğin olay saatinin farklı saat diliminde değerlendirilmesi, CRM yetkisiyle fiilî işlem kaydının karıştırılması veya bir hesabın geçmiş kullanıcısının dikkate alınmaması ileri sürülüyorsa ilgili sayfa, kayıt ve tarih belirtilmelidir. Eksik görülen inceleme de aynı açıklıkta istenmelidir. [2] (m. 67, 217) [10] (böl.3.2)

CMK 67 uyarınca bilirkişinin yaptığı işlemler ve ulaştığı sonuçlar raporda açıklanır. İlgililere rapora itiraz ve yeni inceleme isteme imkânı tanınır; uzmanından bilimsel mütalaa alınabilir. CMK 68 kapsamında bilirkişinin veya mütalaa hazırlayan uzmanın duruşmada dinlenmesi de istenebilir. Ancak bilirkişi, teknik bulguların ötesine geçerek kişinin “örgüt üyesi” veya “dolandırıcı” olduğuna ilişkin hukukî nitelendirmeyi mahkemenin yerine yapamaz. [2] (m. 63, 67–68)

Araştırma talebi şu soruları somutlaştırabilir: İşlem hangi veri kopyasında bulunuyor? Kayıt hangi uygulamanın hangi işlevinden üretilmiş? İşlem bir insan müdahalesi mi, otomatik sistem işlemi mi? Hesapla kişiyi bağlayan kayıt nedir? İncelenen tarih aralığının dışında ilgili açıklama var mı? Raporda çelişen bulgular neden elenmiş? Cevapların sadece teknik doğruluk için değil, suçun bilgisi ve kişisel katkı bakımından hangi sonucu doğuracağı da belirtilmelidir.

Mahkeme belirleyici savunmaya cevap vermek zorunda mıdır?

Anayasa Mahkemesinin 6 Ocak 2026 tarihli Akın Üçok kararında, uygulama izleri ve HTS değerlendirmelerine ilişkin esaslı itirazların karşılanmaması gerekçeli karar hakkı bakımından incelenmiştir. Başvurucunun uygulamayı kullandığına dair teknik tespitin ve bazı iletişim kayıtları hakkındaki gerekli araştırmanın bulunmaması, cezanın belirlenmesi üzerindeki etkisiyle birlikte değerlendirilmiş; gerekçeli karar hakkının ihlaline ve yeniden yargılamaya karar verilmiştir. [7] (§§39–49, 54–55)

Bu, Forex dosyasında verilmiş bir karar değildir. Buradaki anlamı, sonucu etkileyebilecek teknik ve kişisel itirazın açıkça değerlendirilmesi gereğidir. AYM aynı başvuruda, iletişim kayıtlarının elde edilmesine yönelik ayrı şikâyeti kabul edilemez bulmuştur. Dolayısıyla karar, bütün HTS kayıtlarının hukuka aykırı olduğu veya benzer itirazın her davada beraat getireceği şeklinde kullanılamaz. [7] (§§29–33, 55 ve hüküm)

Dosyaya Erişim, Tutukluluk ve Günlük Hayata Etkiler

Kısıtlama kararı bütün belgeleri kapatır mı?

CMK 153, müdafiin dosyayı incelemesini ve belge örneği almasını düzenler. Örgüt isnadı içeren soruşturmalarda, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürme koşuluyla hâkim tarafından kısıtlama kararı verilebilir. Ancak kişinin ifadesini içeren tutanaklar, bilirkişi raporları ve hazır bulunmaya yetkili olduğu adli işlemlerin tutanakları için aynı kısıtlama uygulanmaz. AYM’nin 2026/36 sayılı kararı da CMK 134 kapsamında elde edilen verilere erişim güvencelerini bu çerçevede değerlendirmiştir. [2] (m. 153) [6] (§§50–55)

İfade alınırken isnadın açıklanması, müdafi yardımından yararlanma ve susma hakkı gözetilmelidir. Yasak yöntemle alınan ifade, rıza bulunsa da delil olarak kullanılamaz. Müdafi olmadan kollukça alınan ifade ise hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Dijital kayıt gösterilmesi, bu güvenceleri ortadan kaldırmaz. [2] (m. 147–148)

Örgüt suçlaması otomatik tutuklama nedeni midir?

Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, tutuklama nedeni ve ölçülülük değerlendirmesi gerekir. CMK 100/3’te TCK 220 bakımından yer alan düzenleme, ikinci, yedinci ve sekizinci fıkraları hariç tutar. Bu nedenle “örgüt üyeliği” veya “örgüte yardım” isnadı, yalnız adı nedeniyle bu karinenin kapsamına sokulamaz. Katalog dışında da somut kaçma veya delillere müdahale nedenleriyle tutuklama değerlendirilebilir; katalog içinde bulunmak da tutuklamayı zorunlu kılmaz. [2] (m. 100)

Tutuklama kararında şüphe, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün neden yetersiz kalacağı somut olgularla gösterilmelidir. Sabit iş, bakmakla yükümlü olunan kişiler veya cihazların zaten güvence altına alınmış olması gibi hususlar, ilgili riskle bağlantısı kurularak ileri sürülebilir. Bunlar tek başına tahliye garantisi oluşturmaz. Şüpheli her aşamada salıverilmesini isteyebilir; karara itirazda genel süre, ayrıca hüküm bulunmadıkça öğrenmeden itibaren iki haftadır. [2] (m. 101, 104, 109, 268)

İş kaybı, gelir kesintisi veya telefonuna erişememe gibi sonuçlar soyut yakınma olarak bırakılmamalıdır. Cihazın mesleki kullanımı, kopyalamanın tamamlandığı tarih ve devam eden ihtiyacın ne olduğu belgelenerek iade talebi somutlaştırılabilir. Mağdur ise iletişim ve işlem kayıtlarının toplanmasını, ilgili kişilerin ve işlemlerin araştırılmasını isteyebilir. Bir kişinin tutuklanması, yatırımcının parasının kendiliğinden ödenmesi anlamına gelmez; zarar ve malvarlığına ilişkin başvurular ayrıca yürütülür. [2] (m. 134, 234)

Şirket çalışanlarının görevlerine göre sorumluluk, serinin çalışanlara ilişkin makalesinde; mali müşavirlik ve mesleki işlemler yedinci makalede; hesap kullandırma, para hareketleri ve malvarlığı tedbirleri sekizinci makalede ele alınmaktadır. Bu yazıdaki dijital inceleme, bu başvurular için doğru kişinin ve doğru fiilin belirlenmesine hizmet eder.

İlgili yazılar: Ceza Yargılamasında Dijital Deliller: Telefon İncelemesi, Hukuka Uygunluk ve İtiraz; HTS ve Baz İstasyonu Kayıtları: Ceza Yargılamasında İspat Sınırları ve Teknik İtirazlar; Azami Tutukluluk Süreleri: CMK 102, Süre Hesabı ve Tahliye; Forex Soruşturmalarında Şirket Çalışanlarının Ceza Sorumluluğu: Görev, Kast ve Suça İştirak; Forex Soruşturmalarında Muhasebeci ve Mali Müşavirlerin Ceza Sorumluluğu: Mesleki Görev, Kast ve İştirak; Forex Soruşturmalarında Banka Hesabını Kullandıranların Ceza Sorumluluğu ve MASAK Raporları.

Sonuç

Forex soruşturmasında örgütün varlığı, kişinin bu yapıyla bağı ve belirli mağdura karşı fiile katkısı ayrı sorulardır. Dijital kayıtların çokluğu bu ayrımları ortadan kaldırmaz. Hukuka uygun elde edilmiş kaydın neyi gösterdiği, kimin kullanımına ait olduğu ve suçun bilgisiyle nasıl birleştiği açıklanmalıdır. TCK 220/6’nın yürürlükten kalkmış olması ile CMK 134 hakkında iptal kararının henüz yürürlüğe girmemiş olması da farklı sonuçlar doğurur. Etkili başvuru; örgüt etiketini tekrarlamak yerine kişi, zaman, talimat, işlem ve zarar arasındaki bağlantıları ortaya koyar. Aynı titizlik, lehe kayıtların araştırılmasını ve belirleyici itirazların gerekçeli biçimde cevaplanmasını gerektirir. [1] [2] [3] [6] [7]

Sıkça Sorulan Sorular

Aynı şirkette üç kişi çalışması suç örgütü sayılmak için yeterli midir?

Hayır. En az üç kişi koşulunun yanında suç işleme amacı, hiyerarşik bağ, süreklilik ve amaç suçları işlemeye elverişli yapı araştırılır. Olağan iş bölümünün hangi somut olguyla suç örgütlenmesine dönüştüğü açıklanmalıdır. Personel sayısının üçten fazla olması, bütün çalışanların örgüt üyesi olduğunu göstermez. [1] (m. 220) [3] [4]

Bir WhatsApp grubunda bulunmak örgüt üyeliğini ispatlar mı?

Grup üyeliği tek başına bu sonucu doğurmaz. Grubun amacı, kişinin katılma tarihi, yazışmalara katkısı, talimatların içeriği ve fiilen gerçekleştirdiği işlemler birlikte incelenir. Kişinin grupta bulunduğu dönemdeki mesajlarla ilişkisi açıklanmalıdır. Buna karşılık suç faaliyetini bilerek yönlendiren mesajlar diğer kayıtlarla birleştiğinde önemli delil oluşturabilir. [1] [2] (m. 217)

TCK 220/6 iptal edildiğine göre örgüte yardım da suç olmaktan çıktı mı?

Hayır. TCK 220/7’deki, hiyerarşiye dâhil olmadan örgüte bilerek ve isteyerek yardım hükmü yürürlüktedir. Gerçek örgüt üyeliği ve belirli suçlara iştirak de ayrıca değerlendirilir. İptal edilen hükme dayanan eski dosyalarda suç tarihi, uygulanan metin ve kararın durumu incelenmelidir. [1] [3]

CMK 134 iptal edildi; artık telefon incelemesi yapılamaz mı?

18 Ekim 2026 itibarıyla bu sonuç doğru değildir. AYM’nin 2026/36 sayılı kararı 25 Mayıs 2026’da yayımlanmış, iptalin yürürlüğü dokuz ay ertelenmiştir. Tarih 25 Şubat 2027’dir. O zamana kadar yürürlükteki hükmün şartları uygulanır; sonraki işlemler için yeni mevzuat ayrıca kontrol edilmelidir. [2] [6]

Hash değerinin doğru olması mesajı benim yazdığımı kesinleştirir mi?

Hayır. Hash karşılaştırması verinin bütünlüğünü kontrol etmeye yarar. Kullanıcı kimliği, fiilî kullanım, mesajın bağlamı ve suç kastı ayrı konulardır. Ayrıca aynı sabit kopyanın karşılaştırılmasıyla telefondan farklı zamanlarda yeniden veri çıkarılması birbirine karıştırılmamalıdır. Teknik farklılığın nedeni raporda açıklanmalıdır. [10] [11]

HTS kaydı konuşmanın içeriğini gösterir mi?

HTS, iletişim trafiğine ilişkin bilgiler sağlar; konuşmanın ne hakkında olduğunu tek başına göstermez. İçerik, varsa hukuka uygun başka kayıt ve delillerle araştırılır. İletişimin tespiti ile dinleme farklı tedbirlerdir. Kararın kapsamı ve uygulanacak usul, yalnız “HTS araştırması” ifadesiyle geçiştirilemez. [2] (m. 135) [7]

Şirket bilgisayarına el konulduğunda iadesi için davanın bitmesi mi beklenir?

CMK 134/2, şifre çözüldükten ve gerekli kopyalar alındıktan sonra cihazın gecikmeksizin iadesini öngörür. Bu nedenle sadece inceleme amacıyla el koymada davanın sonunu beklemek zorunlu değildir. Cihaz hakkında farklı bir koruma tedbiri veya müsadere meselesi bulunuyorsa onun dayanağı ayrıca değerlendirilir. [2] (m. 123, 131, 134)

Dosyada kısıtlama varsa bilirkişi raporunu da göremez miyim?

CMK 153/3, bilirkişi raporlarını kısıtlama hükmünün dışında tutar. Şüphelinin ifadesini içeren tutanaklar ve hazır bulunmaya yetkili olduğu adli işlemlerin tutanakları için de aynı güvence vardır. Talep edilen belgenin niteliği açıkça belirtilerek erişim ve örnek alma hakkı kullanılmalıdır. [2] (m. 153)

Örgüt üyeliği suçlaması tutuklanmayı zorunlu kılar mı?

Hayır. Somut kuvvetli şüphe, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün yetersizliği değerlendirilmelidir. CMK 100/3’ün TCK 220’ye ilişkin atfında ikinci, yedinci ve sekizinci fıkralar hariç tutulmuştur. İsnadın adı, kişiye özgü gerekçenin yerine geçmez. Somut kaçma veya delillere müdahale nedenleri ayrıca incelenir. [2] (m. 100–101)

Yatırımcı, şirketin bütün çalışanlarından şikâyetçi olmalı mıdır?

Şikâyette bilinen kişi ve fiiller somut olarak anlatılmalı, kimliği belirlenemeyen sorumluların araştırılması istenmelidir. Sadece personel listesine dayanarak herkese aynı katkıyı yüklemek doğru değildir. Görüşülen numara, kullanıcı adı, ödeme ve çekim tarihleri gibi kayıtlar, gerçek sorumlulara ulaşılmasına yardımcı olur. [1] (m. 20–21) [2] (m. 234) [8]

Kaynakça

  1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu. Kabul: 26.09.2004; Resmî Gazete: 12.10.2004, sayı 25611. Özellikle m.7, 20–21, 37–40, 61, 132–136, 158, 220 ve 243; 18.10.2026 tarihinde erişilen güncel resmî metin. Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat.
  2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu. Kabul: 04.12.2004; Resmî Gazete: 17.12.2004, sayı 25673. Özellikle m.63, 67–68, 100–101, 104, 109, 123, 131, 134–136, 147–148, 153, 160, 206, 217, 230, 234 ve 268; 18.10.2026 tarihinde erişilen güncel resmî metin. Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat.
  3. Anayasa Mahkemesi, 05.11.2024, E.2024/81, K.2024/189. Resmî Gazete: 09.01.2025, sayı 32777. Özellikle §§5–9, 20–32 ve hüküm; TCK 220/6 hakkında iptal ve ertelenmiş yürürlük. Resmî karar.
  4. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 19.02.2013, E.2012/6-1490, K.2013/59. Örgüt suçuna ilişkin katılma ve temyiz meselesinin incelendiği karardaki örgüt unsurlarına ilişkin değerlendirmeler. Karar, Forex uyuşmazlığına ilişkin değildir; tarihsel metindeki ceza aralıkları güncel yaptırım olarak kullanılmamıştır. Resmî tam karar.
  5. Anadolu Ajansı, 18.09.2026, “İsrail bağlantılı Forex dolandırıcılığı soruşturmasında 191 şüpheli yakalandı”. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmaya ilişkin açıklamasını aktaran haber; isnatlar kesinleşmiş hüküm olarak değerlendirilmemiştir. Haber.
  6. Anayasa Mahkemesi, 12.02.2026, E.2023/128, K.2026/36. Resmî Gazete: 25.05.2026, sayı 33264. CMK 134 hakkında; özellikle §§45–59, 60–73 ve hüküm. İptal hükümlerinin yürürlüğü yayından itibaren dokuz ay ertelenmiştir. Resmî Karar Bilgi Bankası.
  7. Anayasa Mahkemesi, Birinci Bölüm, Akın Üçok, B. No: 2023/16601, 06.01.2026. Özellikle §§29–33, 39–49, 54–55 ve hüküm. İletişim kayıtları ve uygulama izleri hakkındaki esaslı itirazların karşılanmasına ilişkin gerekçeli karar hakkı incelemesi. Resmî tam karar.
  8. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 12.02.2026, E.2021/41895, K.2026/1604. Özellikle III. Gerekçe ve IV. Karar; Forex platformundaki gerçek işlem ve para çekme yetkilerinin, şirket ve katılan kayıtlarının karşılaştırılması ve bilirkişi raporlarındaki çelişkilerin giderilmesi. Resmî tam karar.
  9. Şenel Sarsıkoğlu, “Bilişim Sistemlerinden Delil Elde Edilmesine Yönelik İşlemler (CMK m.134) Hakkında Bir Değerlendirme”, İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, cilt 12, sayı 1, 2025, s.283–318; özellikle s.293–294 ve 298–299. DOI: 10.46547/imuhfd.2025.12.1.8. Dergi kaydı · Tam metin.
  10. Karen Kent, Suzanne Chevalier, Tim Grance ve Hung Dang, NIST Special Publication 800-86, Guide to Integrating Forensic Techniques into Incident Response, Ağustos 2006. Özellikle böl.3.1.2–3.2: veri kopyasının doğrulanması ve inceleme bağlamı. Teknik açıklama için kullanılmıştır; Türk hukukundaki usul kurallarının kaynağı değildir. NIST yayın kaydı · Tam metin.
  11. Scientific Working Group on Digital Evidence, SWGDE Best Practices for Mobile Device Evidence Collection & Preservation, Handling, and Acquisition, 18-F-003, sürüm 1.2, 17.09.2020. Özellikle böl.3 ve 6.3.1; aktif cihazlardaki değişen veriler ile ayrı veri çıkarma işlemlerinin hash karşılaştırmasına etkisi. Yayın kaydı · Tam metin.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları