İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Anayasa Mahkemesi ve AİHM Başvuruları

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Başvuru: Şartları, Süresi, Başvuru Süreci ve Kararların Sonuçları

AİHM başvuru dosyası, iç hukuk kararları ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi bulunan hukuk çalışma masası
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 26 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

AİHM başvurusu nereye gönderilir? Güncel form, dört aylık süre, iç hukuk yolları, avukatların usul hataları ve ihlal kararının sonuçları.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru, bir davanın kaybedilmiş olmasından daha fazlasını gerektirir. Başvurucu; hangi hakkının, hangi işlem veya ihmal nedeniyle ihlal edildiğini, bu şikâyeti Türkiye’de hangi mercilere taşıdığını ve Strasbourg’a süresinde başvurduğunu gösterebilmelidir. Haklılık iddiası kadar, bu iddianın doğru başvurucu, doğru form ve doğru belgelerle sunulması da önem taşır.

AİHM’e olağan ilk bireysel başvuru, güncel resmî formun doldurulup imzalanarak ekleriyle birlikte Strasbourg’daki Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğüne posta yoluyla gönderilmesiyle yapılır. Genel başvuru süresi dört aydır. UYAP üzerinden AYM’ye başvurulabilmesi, AİHM’e de UYAP’tan başvurulabildiği anlamına gelmez. eComms yazışmaları ve acil geçici tedbir talepleri ayrı usullere tabidir. [1–3]

Bu rehber, Türkiye aleyhine yapılacak bireysel başvurular bakımından 11 Ekim 2026 tarihinde kontrol edilen resmî düzenlemeleri esas alır. Süre, kullanılacak iç hukuk yolu ve talep edilebilecek giderim, somut şikâyetin özelliklerine göre belirlenir.

AİHM hangi uyuşmazlıkları inceler?

AİHM, Avrupa Konseyi sistemi içinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin uygulanmasını denetler. Avrupa Birliği Adalet Divanından farklı bir mahkemedir. Başvurunun konusu, Sözleşmeye taraf bir devletin sorumluluğunu doğuran hak ihlalidir. Bir şirket, avukat, işveren veya komşu doğrudan davalı gösterilmez. Bununla birlikte özel kişilerden kaynaklanan bir saldırıda devletin koruma, soruşturma veya etkili yargısal denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi, devlet aleyhine başvurunun konusu olabilir. [1, 26]

Yaşam hakkı, kötü muamele yasağı, özgürlük ve güvenlik, adil yargılanma, özel ve aile hayatı, ifade ve örgütlenme özgürlükleri ile mülkiyet hakkı başlıca başvuru alanlarıdır. Ancak bir protokolde hak bulunması tek başına yeterli değildir; ilgili devletin o protokolle bağlı olup olmadığı ve olay tarihinde yürürlükte bulunup bulunmadığı da araştırılır.

Örneğin bir taşınmaz davasında düşük bedel belirlenmesi iddiası; mahkemeye erişim, yargılamanın adilliği veya mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçülülüğü yönünden açıklanabilir. AİHM’den yalnızca “bilirkişi hesabını yeniden yapmasını” istemek ise ulusal uyuşmazlığı aynı biçimde yeniden tartışmaya açar. Başvurucu, uyuşmazlığın Sözleşme bakımından hangi sorunu doğurduğunu göstermelidir.

AİHM bir temyiz mahkemesi midir?

AİHM, Yargıtay veya Danıştay kararlarının bir sonraki olağan temyiz mercii değildir. Delillerin değerlendirilmesi ve ulusal hukukun yorumlanması öncelikle ulusal mahkemelerin görevidir. Bununla birlikte yargısal değerlendirme, Sözleşmedeki bir güvenceyi ihlal ediyorsa AİHM denetimi mümkündür.

Bochan/Ukrayna (No. 2), Büyük Daire, B. No. 22251/08, 5/2/2015 kararında bu sınır somutlaşmıştır. Başvurucu önceki AİHM kararına dayanarak iç hukukta yeniden inceleme istemiş; ulusal yüksek mahkeme önceki Strasbourg kararının içeriğini açık biçimde çarpıtmıştır. Büyük Daire, basit bir yorum farklılığını aşan bu yaklaşımın adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine karar vermiştir. Karar, her hukuki hatanın Strasbourg’da düzeltileceğini değil, açık keyfîliğin adil yargılanma güvencesi bakımından incelenebileceğini gösterir. [11, §§ 61–65]

Kimler başvurabilir ve mağdur sıfatı nasıl gösterilir?

Gerçek kişiler, hükümet dışı kuruluşlar ve kişi grupları, kendilerini etkileyen bir Sözleşme ihlalini ileri sürebilir. Türkiye aleyhine başvurabilmek için Türk vatandaşı olmak şart değildir. Başvurucunun devletin yetki alanıyla ilişkisi ve ileri sürdüğü hakkın kapsamı belirleyicidir. [1, m. 1 ve 34]

Şirketin malvarlığına yönelen işlemde şirket ile ortağının mağduriyeti aynı kabul edilmez. Şirket adına başvurulacaksa tüzel kişiliğin kimliği, onu temsil eden kişinin sıfatı ve bu temsilin dayanağı belgelenmelidir. Şirketin organ temsilcisi ile başvuruyu takip eden avukatın yetkileri birbirinden ayrılır.

Mağdur sıfatı kural olarak kişisel etkilenmeyi gerektirir; soyut biçimde bir kanunun yanlışlığından yakınmak yeterli olmaz. Bununla birlikte ölüm ve kaybolma olaylarında yakınların dolaylı mağduriyeti, belirli koşullarda potansiyel mağduriyet ve olağanüstü temsil durumları ayrıca değerlendirilir. Öğretide de mağduriyetin, yalnızca iç hukuktaki dava ehliyeti veya mirasçılık sıfatıyla açıklanamayacağı gösterilmektedir. [18, s. 205–214]

Dosya hazırlanırken şu sorular somutlaştırılmalıdır: İhlal kimin hakkına yönelmiştir? Başvurucu bu işlemden nasıl etkilenmiştir? Ulusal makamlar ihlali kabul edip yeterli giderim sağlamış mıdır? Başvurucunun ölümü, şirketin tasfiyesi veya temsil değişikliği olmuş mudur? Bu gelişmelerin gizlenmesi yerine Mahkemeye bildirilmesi, hem sıfatın hem de başvurunun dürüst biçimde sürdürülmesinin gereğidir. [25, bölüm 4.6]

AİHM başvurusu nereye ve hangi yöntemle yapılır?

İlk başvurunun gönderileceği resmî adres

Güncel resmî başvuru sayfasındaki posta adresi şöyledir: [3]

The Registrar European Court of Human Rights Council of Europe 1 avenue de l’Europe 67075 Strasbourg Cedex FRANCE

Başvuru, AİHM’in resmî başvuru sayfasından alınan form kullanılarak hazırlanır. Form bilgisayara indirilip uyumlu PDF okuyucuda açılmalı, doldurulan nüsha kaydedilmeli, çıktıdaki bütün alanlar ayrıca okunmalıdır. Elektronik ortamda doldurulması, elektronik yolla gönderildiği anlamına gelmez.

Postaya verilen tam dosyanın bir kopyası, gönderi kabul belgesi, takip numarası ve teslim kaydı saklanmalıdır. Taahhütlü veya takip edilebilir gönderi, gönderim tarihinin belgelenmesine yardımcı olur. Mahkemeye ulaşma tarihi ile usulüne uygun başvurunun postaya verilme tarihi farklıdır. Kural 47 uyarınca esas alınan tarih, gerekli koşulları taşıyan formun gönderildiği ve kural olarak posta damgasıyla gösterilen tarihtir. [2, § 6; 27]

UYAP, e-posta, faks ve eComms arasındaki fark

İşlem veya kanalKullanım alanıBaşvurucu bakımından sonuç
Strasbourg’a postaOlağan ilk AİHM başvurusuGüncel, imzalı form ve gerekli ekler birlikte gönderilir.
UYAP Avukat PortalıTürkiye’de AYM bireysel başvurusuAİHM başvurusunu gerçekleştirmez.
Normal e-posta veya genel iletişim formuBilgi veya ilgili birimin özel iletişim amaçlarıOlağan ilk başvurunun yerine geçmez.
FaksRule 39 kapsamında kabul edilen acil kanallardan biriOlağan başvurudaki dört aylık süreyi kesmez.
eCommsMahkemenin öngördüğü aşamada elektronik yazışma ve bildirimHerkesin ilk başvuru yapabildiği genel bir portal değildir.
ECHR Rule 39 SiteYakın ve giderilemez zarar riski için geçici tedbirEsas başvuru formunun ve usulünün yerine geçen genel başvuru kanalı değildir.

Tablodaki ayrımlar AİHM’in başvuru, elektronik iletişim ve tedbir belgeleri ile AYM’nin UYAP duyurusuna dayanır. AYM başvurularının UYAP Avukat Portalı üzerinden alınması 1 Ekim 2025’te başlamıştır; bu düzenleme iki mahkemenin başvuru sistemlerini birleştirmemiştir. [3, 12, 14, 21]

Dosyayı Türkiye’deki adliyeye, Adalet Bakanlığına, AYM’ye veya bir diplomatik temsilciliğe “AİHM’e iletilmek üzere” vermek, genel AİHM posta usulünün yerine güvenle konulamaz. Aynı şekilde basın biriminin e-posta adresine gönderilen dilekçenin dava açacağı varsayılmamalıdır. İlk dosyanın doğru alıcıya ve doğru usulle gönderilmesi başvurucunun hazırlık yükümlülüğünün parçasıdır.

Türkiye’den kamu görevinden çıkarılma başvurularında 2026 özel usulü

AİHM, 2016 darbe girişimi sonrasında kamu görevlileri, yargı mensupları, askerî görevliler ve diğer kamu personelinin görevden çıkarılmasına ilişkin başvuru grubu için 1 Ocak 2026’dan itibaren özel idari tedbirler öngörmüştür. Her başvurucu için elektronik ortamda doldurulmuş resmî form ve kişiye özgü QR kod taşıyan kapak sayfası ayrı ayrı basılır; kapak formun önüne yerleştirilir. Kapak sayfası, hukuki şikâyetlerin yer aldığı formun yerine geçmez. [20]

Bu grupta, haklı ve açıklanmış engeller dışında e-posta adresi bildirilmesi gerekir. Kayıt yazısı dâhil yazışmalar kural olarak eComms üzerinden yapılır; kayıt mektubunun kâğıt nüshası gönderilmez. Eksik kapak sayfası önemli işlem gecikmelerine yol açabilir. Bu özel düzenleme, bütün AİHM başvurularının çevrim içi yapılmaya başlandığı biçiminde yorumlanamaz. Güncel kapak, Mahkemenin ilgili sayfasından alınmalıdır. [20]

İç hukuk yollarının tüketilmesi ne anlama gelir?

İç hukuk yollarını tüketmek, dava dosyasındaki kararları sıraya dizmekten ibaret değildir. Kullanılması gereken yolun erişilebilir, şikâyeti gidermeye elverişli ve uygulamada etkili olması; başvurucunun da bu yolu kendi süre ve usul kurallarına uygun kullanması gerekir. Aynı ihlalin özü ulusal makamlara sunulmalıdır. [9, §§ 69–77]

Başvurucu ilk derece mahkemesinde yalnızca alacak miktarını tartışmış, AYM’de de yalnızca hesap hatasını ileri sürmüşse, Strasbourg’da ilk kez tamamen farklı bir ayrımcılık şikâyeti kurması tüketme sorunu doğurabilir. Buna karşılık ulusal dilekçede belirli bir Sözleşme maddesinin numarasının yazılmamış olması, şikâyetin özü açıkça anlatılmışsa tek başına belirleyici değildir.

Vučković ve Diğerleri/Sırbistan, Büyük Daire, B. No. 17153/11 ve diğer 29 başvuru, 25/3/2014 kararında askerlik hizmeti ödemeleriyle ilgili ayrımcılık iddiası incelenmiştir. Başvurucular anayasal başvurularında ayrımcılık şikâyetini açıkça veya özü itibarıyla ileri sürmemiştir. Büyük Daire, kullanılabilir ve yeterli iç hukuk yollarının gereği gibi tüketilmediği sonucuna varmıştır. Avukat açısından çıkarılacak sonuç, “AYM’ye gidildi” kaydıyla yetinmeyip hangi ihlalin hangi dilekçede ileri sürüldüğünü göstermektir. [9, §§ 79–91]

Türkiye’de önce AYM’ye başvurmak gerekir mi?

AYM bireysel başvurusu, yetki alanına giren ve etkili giderim sunabildiği şikâyetler bakımından kural olarak tüketilmesi gereken bir yoldur. Hasan Uzun/Türkiye, İkinci Daire, B. No. 10755/13, 30/4/2013 kararında, mülkiyet sınırı uyuşmazlığı sonrasında doğrudan Strasbourg’a gelen başvurucu bakımından AYM’ye başvurulmamış olması kabul edilemezlik sonucunu doğurmuştur. Mahkeme, anayasal başvurunun uygulamadaki etkililiğini denetleme yetkisini de saklı tutmuştur. [8, §§ 52–71]

Bu nedenle “AYM her başvuruyu reddediyor” düşüncesi, yolu atlamak için yeterli açıklama değildir. Buna karşılık her şikâyette aynı mercilere aynı sırayla gidileceği de söylenemez. Tutukluluk, kötü muamele, makul sürede yargılanma veya kararın uygulanmaması şikâyetleri farklı giderim yollarını gündeme getirebilir. Örneğin makul süre tazminatı bakımından güncel Tazminat Komisyonu rejimi ayrıca incelenmelidir. Ana davanın bitişi ile her hak şikâyetinin iç hukuk sürecinin bitişi aynı tarih olmayabilir.

AYM’ye başvurunun süre veya usul hatası nedeniyle incelenmemiş olması, kural olarak AİHM için yolların başarıyla tüketildiğini göstermez. Başvurucu, kendi ihmaliyle kullanılamaz hâle getirdiği bir yolu “artık başka yol kalmadı” gerekçesiyle aşamaz. Yolun etkisizliği iddia ediliyorsa bu iddia, somut uygulama ve belgelere dayanmalıdır.

Olağanüstü yollar ve etkisizlik istisnası

Her olağanüstü başvuru, yargılamanın yenilenmesi talebi veya savcılıktan itiraz istemi tüketilmesi zorunlu bir yol değildir. Etkisiz ya da takdire bağlı bir yola başvurmak, dört aylık süreyi kendiliğinden yeniden başlatmaz. Fiilen yeniden açılan bir yargılamada yeni bir mesele incelenmişse, bu mesele bakımından farklı değerlendirme yapılabilir. [7, §§ 191–200]

Uygulanabilir yolun belirlenmesi sırasında devletin “şu etkili giderim yoluna başvurulmadı” itirazı öngörülmelidir. Başvurucu, kullanmadığı yolu yalnızca listelemekle kalmamalı; neden uygulanamaz veya etkisiz olduğunu açıklamalıdır. En güvenilir hazırlık, her şikâyet için ayrı bir iç hukuk ve süre çizelgesi oluşturmaktır.

Dört aylık başvuru süresi nasıl hesaplanır?

Güncel süre ve başlangıç tarihinin belirlenmesi

1 Şubat 2022 ve sonrasında verilen nihai iç hukuk kararları için genel süre dört aydır. Değişiklik 15 No.lu Protokolden kaynaklanır. Bu tarihten önce verilen nihai kararlar için öngörülen geçiş rejimi, güncel başvurularda altı aylık süreye güvenilmesini haklı kılmaz. Eski bir resmî broşürde veya eski bir makalede altı ay yazması hâlinde güncel Sözleşme ve yürürlük düzenlemesi esas alınmalıdır. [19]

Başlangıç bakımından kararın tarihi, başvurucuya veya vekiline tebliği ve kararın içeriğinin yeterli biçimde öğrenilmesi birlikte değerlendirilir. AİHM’in yaklaşımı özerktir; her dosyada “yalnızca karar tarihi” ya da “mutlaka daha sonraki kâğıt tebligat” şeklinde tek ölçü kullanılamaz. Temsilciye yapılan bildirim ve onun öğrenmesi de önem taşır. [7, §§ 200–205]

UYAP erişim kaydı, UETS tebligatı ve fiziki tebligat farklı tarihler gösteriyorsa bunların tamamı dosyaya alınmalıdır. Avukatın güvenli çalışma yöntemi, en erken hukuken önem taşıyabilecek tarihi belirlemek, belirsizliği gerekçesiyle kaydetmek ve hazırlığı daha geç tarihe dayanarak ertelememektir. Bu, her UYAP görüntülemesinin her durumda AİHM süresini başlattığı iddiası değildir; somut karar, bildirim yükümlülüğü ve öğrenmenin kapsamı incelenmelidir.

Etkili bir iç hukuk yolu bulunmuyorsa süre, olay veya işlemden ya da bunun yeterince öğrenilmesinden başlayabilir. Başlangıçta kullanılan yolun etkisizliği sonradan anlaşılmışsa bu durumun ne zaman ortaya çıktığı açıklanmalıdır. İhlalin sonuçlarının sürmesi de her zaman “devam eden ihlal” anlamına gelmez; eski bir işlemin etkilerinin devam ettiğine dayanarak süresiz başvuru imkânı bulunduğu varsayılmamalıdır. [7, §§ 206–211]

Dört ay, 120 gün olarak hesaplanmaz

Süre takvim ayları üzerinden hesaplanır. Varsayımsal örnek: Nihai kararın süreyi başlatacak şekilde 15 Haziran 2026’da öğrenildiği kabul edilsin. Dört aylık sürenin son günü 15 Ekim 2026’dır. Başvurunun 120 gün üzerinden hesaplanması farklı ve yanlış bir sonuca götürebilir. Ay sonunda başlayan sürelerde takvim ayrıca kontrol edilmelidir. [7, §§ 212–215]

Son günün cumartesi, pazar veya resmî tatile rastlaması, ulusal usuldeki kurallara dayanılarak süreyi kendiliğinden ilk iş gününe uzatmaz. Sabri Güneş/Türkiye, Büyük Daire, B. No. 27396/06, 29/6/2012 kararında, dönemin altı aylık süresinin pazar günü sona ermesine rağmen pazartesi yapılan başvuru süre aşımına uğramıştır. Karardaki altı aylık süre tarihsel rejime aittir; tatil günlerine ilişkin hesap ilkesi güncel dört aylık rejimde de önemini korur. [10, §§ 43–61; 7, § 214]

Süreyi korumayan işlemler

Sadece bir mektup göndermek, faks çekmek, e-posta yollamak veya temel bilgileri bulunmayan bir form sunmak, gerekli nitelikleri taşıyan ilk başvurunun yerini tutmaz. Başvurunun son gününde yalnızca posta etiketinin hazırlanması da dosyanın o gün kabul edildiğini göstermez. Gönderi belgesindeki fiilî kabul tarihi saklanmalıdır.

Eksik ilk gönderiden sonra gelen yazının, kalan eksiklerin tamamlanması için yeni bir dört aylık süre verdiği varsayılamaz. İçtüzüğün 47. maddesinde özel değerlendirme imkânları bulunmakla birlikte bunlar rutin ek süre hakkı değildir. İstisnai bir engel ileri sürülecekse engel, etkisi ve buna rağmen gösterilen özen belgelenmelidir. [2, §§ 5–6; 5]

Başvuru formu ve ekleri nasıl hazırlanmalıdır?

Form kendi başına anlaşılır olmalıdır

Başvurucunun kimliği, temsil bilgileri, davalı devlet, olaylar, ihlal iddiaları, iç hukuk yolları ve süreye ilişkin açıklamalar formun ilgili alanlarına yerleştirilmelidir. “Açıklamalar ekli dilekçededir” yazılarak formun esas bölümleri boş bırakılamaz. AYM dilekçesinin veya temyiz layihasının aynen eklenmesi, AİHM formunu doldurma yükümlülüğünü kaldırmaz. [5]

Olay anlatımı tarih sırasını izlemeli; başvurunun anlaşılması için gerekli olay ve kararları içermelidir. Hukuki şikâyet bölümünde ise her hak bakımından devletin hangi davranışının neden sorun oluşturduğu açıklanır. Olay anlatımı ile hukuki değerlendirme arasındaki bu ayrım, aynı belgenin iki farklı bölümde gereksiz yere tekrarlanmasını önler.

Ek açıklama gerekiyorsa en fazla 20 sayfa kullanılabilir. Bu sınır, bütün mahkeme kararları ve delil eklerinin toplamının 20 sayfa olacağı anlamına gelmez. Ek açıklamanın A4, en az 12 punto ana metin, 10 punto dipnot, 1,5 satır aralığı ve en az 3,5 cm kenar boşluklarıyla düzenlenmesi; sayfa ve paragraflarının numaralandırılması öngörülür. Ek metin, formdaki yeterli açıklamayı genişletir. [2, § 2; 5]

Hangi belgeler eklenmelidir?

Dosyanın kapsamına göre ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, ilgili derece mahkemesi kararları, kanun yolu kararları, AYM kararı, ulusal makamlara sunulan ilgili dilekçeler, gerekli duruşma tutanakları ve süreyi gösteren bildirim kayıtları eklenir. Sadece nihai karar, bir şikâyetin iç hukukta ileri sürüldüğünü göstermeye yetmeyebilir. [6, hata 3–4]

Örneğin belirleyici bir itirazın cevaplanmadığı söyleniyorsa, itirazı içeren dilekçe ile bunu değerlendirmediği ileri sürülen karar birlikte bulunmalıdır. Usulüne uygun tebligat yapılmadığı iddiasında ise yalnızca hüküm değil, tebligat kayıtları ve bu sorunu ulusal makamlara taşıyan başvuru da önemlidir. Bu belge seçimi, AİHM’in bütün ulusal dosyayı başvurucu adına kendiliğinden araştıracağı varsayımına dayanmaz.

Formun gerekli özgün imzaları ile ek belgelerin kopya olması farklı konulardır. Eklerin okunaklı kopyaları gönderilir; asıl belgelerin geri gönderileceğine güvenilmez. Ekler tarih sırasıyla listelenip kesintisiz sayfa numarası taşımalı; dosya zımba, ataş veya bantla birleştirilmemelidir. Özel bir belge sağlanamıyorsa somut neden ve elde etmek için yapılan girişimler gösterilmelidir. [4, bölüm II ve III]

İmza, temsil ve noter vekâletnamesi

Avukatla başvuruda, formun yetkilendirme alanında başvurucunun yetki veren ve avukatın yetkiyi kabul eden tarihli özgün imzaları bulunmalıdır. Formun sonundaki doğruluk beyanı imzası ise ayrı işlev taşır. Bir imzanın bulunması diğer gerekli imzaların yerini tutmaz. [2, § 1(c); 6, hata 5 ve 11]

Türkiye’de düzenlenmiş noter vekâletnamesinin dosyada bulunması, formdaki yetkilendirme bölümünü gereksiz hâle getirmez. Buna karşılık her AİHM başvurusu için ayrıca noter vekâletnamesi çıkarılmasının genel bir Strasbourg şartı olduğu da söylenemez. Ayrı yetki belgesi; sonradan temsilci atanması veya değişmesi gibi hâllerde ve kuralların izin verdiği istisnalarda gündeme gelir. İlk başvuruda özgün imza sunulamıyorsa ciddi engel açıkça açıklanmalıdır; son güne kalınmış olması tek başına yeterli gerekçe sayılmaz. [2, 5]

Bir şirket başvurusunda avukatın yetkisinden önce, avukata yetki veren kişinin şirketi temsile yetkisi araştırılmalıdır. Ticaret sicili veya yetkili organ kararı gibi dayanaklar bu nedenle önemlidir. Başvurucu çocuk, kısıtlı veya temsil imkânı sınırlı bir kişi ise sıfat ve yetki, olayın özelliklerine göre ayrıca belgelenir.

Türkçe başvuru ve kişisel bilgilerin korunması

İlk başvuru Türkçe hazırlanabilir. Bütün Türkçe eklerin başlangıçta İngilizce veya Fransızcaya çevrilmesi genel bir zorunluluk değildir. Hükümete bildirimden sonraki aşamada kural olarak İngilizce veya Fransızca kullanılır; farklı dil kullanımına ilişkin izin, Mahkemenin usulüne bağlıdır. [16, Kural 34; 26]

Kimliği Mahkemeden saklayarak anonim başvuru yapılamaz. Buna karşılık kimliğin kamuya açıklanmaması için gerekçeli talepte bulunulabilir. Çocukların kimliği, sağlık bilgileri veya güvenlik riski gibi nedenler somutlaştırılmalıdır. Kamuya karşı anonimlik ile Mahkemeye doğru kimlik ve temsil bilgisi verme yükümlülüğü birbirinden farklıdır. Dosyaya ilgisiz kişisel verileri yığmak yerine şikâyet için gerekli kayıtlar seçilmelidir. [2, § 4; 28]

Etkili bir ihlal iddiası nasıl kurulur?

İyi bir başvuru, çok sayıda Sözleşme maddesini art arda sıralamakla güçlenmez. Her şikâyette olay, devletin davranışı, ihlal edildiği ileri sürülen güvence, iç hukukta ileri sürülme biçimi ve dayanak belge arasında bağlantı kurulmalıdır. Aşağıdaki tablo, gerçek bir dava dosyası değil, varsayımsal bir hazırlık örneğidir.

Hazırlık unsuruSomutlaştırılacak bilgiKullanılabilecek belge
OlayBaşvurucu aleyhine belirleyici raporun hangi tarihte dosyaya girdiğiRapor, evrak kayıtları
İhlal iddiasıRapor hakkında görüş bildirme imkânı verilmeden hüküm kurulduğuDuruşma tutanağı, gerekçeli karar
İç hukukta ileri sürmeBu sorunun hangi dilekçelerde ve hangi taleple gündeme getirildiğiİstinaf, temyiz ve AYM dilekçelerinin ilgili bölümleri
Ulusal cevapMahkemelerin itiraza verdiği cevap veya cevap bulunmamasıİlgili karar paragrafları
Kişisel etkiSavunma imkânının dosyanın bütünü içinde nasıl zayıfladığıBelirleyici gerekçe ile başvurucu açıklaması
Giderimİhlalin tespiti ve uygun giderim talebinin hangi zararla bağlantılı olduğuZarar ve gider kayıtları

Örnekte devlet, raporun daha önce erişilebilir olduğunu, başvurucunun görüş sunabildiğini veya raporun hükümde belirleyici olmadığını savunabilir. Başvuru hazırlığı bu ihtimalleri gizlememeli; erişim tarihi, verilen süre, yapılan itiraz ve raporun karardaki ağırlığı bakımından açıklama getirmelidir. Böylece şikâyet, yalnızca “rapora katılmıyorum” düzeyinden usul güvencesinin tartışılmasına taşınır.

Kararlara atıf yapılırken dosyayla benzerlik kurulmalıdır. Başka bir kişinin kazandığı dava, farklı olay ve farklı iç hukuk sürecindeki başvurucuya otomatik sonuç sağlamaz. Kararın Daire veya Büyük Daire kararı olması, kabul edilebilirlik mi yoksa esas hakkında mı verildiği ve ilgili paragraftaki sınırlamalar ayrıca okunmalıdır.

Yapay zekâyla taslak veya karar listesi hazırlanmışsa karar adı, başvuru numarası, tarih, paragraf ve hukuki önerme asıl kaynaktan denetlenmelidir. AİHM’in Ocak 2026 Türkçe açıklamaları, kullanılan araç ne olursa olsun sunulan içeriğin sorumluluğunun başvurucuya ait olduğunu belirtir. Kasten gerçeğe aykırı veya yanıltıcı bilgi sunulması, başvuru hakkının kötüye kullanılması sorununu doğurabilir. Her yazım hatası otomatik kötüye kullanım değildir; ancak var olmayan bir kararın doğrulanmadan dosyaya konulması ciddi bir hazırlık kusurudur. [4, yapay zekâ araçlarının kullanımı bölümü]

Avukatların AİHM başvurularında yapabileceği hatalar

Avukatla temsil, usul hatalarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Aşağıdaki liste, avukatlar hakkında bir hata oranı veya belirli bir meslek mensubuna ilişkin isnat içermez; resmî kuralların dosya hazırlığına uygulanmasından çıkan riskleri gösterir. AİHM’in 7 Mayıs 2026 tarihli “Common mistakes” belgesi bu kontrol için temel başvuru kaynaklarından biridir. [6]

HataDoğurabileceği sorunDosya tesliminden önce yapılacak kontrol
AYM başvurusunu AİHM başvurusu sanmakStrasbourg’a başvuru yapılmamış olmasıMahkeme, adres ve gönderim kanalını ayrı doğrulamak
Eski form veya eski süre bilgisini kullanmakFormun işleme alınmaması ya da süre aşımıFormu resmî sayfadan yeniden almak; dört ay rejimini kontrol etmek
Her şikâyeti aynı nihai karara bağlamakBir şikâyetin süresini veya gerekli yolunu kaçırmakŞikâyet bazında süre ve tüketme çizelgesi hazırlamak
Formu boş bırakıp ek dilekçeye göndermekKural 47 koşullarının sağlanmamasıOlay, ihlal ve tüketme alanlarını form üzerinde okumak
Yetki alanında tek imzayla yetinmekTemsilin gereği gibi kurulamamasıBaşvurucu, avukat ve son beyan imzalarını ayrı denetlemek
Yalnız AYM kararını göndermekŞikâyetin özü ve ulusal süreç kanıtlanamamasıİlgili karar, dilekçe, tutanak ve bildirim kayıtlarını eşleştirmek
İç hukukta farklı bir iddiayı tartışmış olmakMaddi anlamda tüketmemeAİHM şikâyetinin ulusal dilekçelerdeki yerini göstermek
Genel hak listesi veya kopya başvuru kullanmakKişisel ihlalin temellendirilememesiHer başvurucunun olayını, zararını ve delilini ayrı yazmak
Önceki uluslararası başvuruyu gizlemekMükerrerlik veya kötüye kullanım sorunuÖnceki başvuru ve kararları açıklamak
eComms hesabını ve süreli yazıları takip etmemekSavunma hakkının kullanılamaması veya kayıttan düşmeSorumlu kişi ve yedek takip düzeni kurmak
Tazminatı yalnız ilk formda istemekAdil tazmin talebinin reddedilmesi riskiMahkemenin sonraki talimatına uygun talep ve belgeleri sunmak
İçtihadı doğrulamadan aktarmakYanlış hukuki önerme veya yanıltıcı başvuruHUDOC tam metninde künye, gerekçe ve sonucu denetlemek

Eksik ilk dosyayı yalnızca ek belge göndererek tamamlamak neden risklidir?

Mahkemenin güncel hata belgesine göre, Kural 47’ye uymayan ilk gönderinin dosyası tutulmayabilir. Bu durumda “eksik belgeyi eski dosyaya ekleyin” yaklaşımı yeterli olmaz: Yeni, tam başvuru formu ve gerekli bütün ekler birlikte yeniden gönderilmelidir. Yeniden gönderim hâlâ uygulanabilir dört aylık süre içinde olmalıdır. Bu açıklama, Mahkemenin usulüne uygun kaydedilmiş bir dosyada sonradan özellikle istediği belgeyi göndermekle karıştırılmamalıdır. [6, hata 13]

Varsayımsal olarak, son güne üç gün kala imzasız form gönderen bir avukat, eksiklik yazısının bir ay sonra gelmesini yeni süre başlangıcı sayamaz. Buna karşılık Mahkeme kayıtlı dosyada belirli bir belge için açık süre vermişse, o talimatın konusu ve süresi izlenir. İki durumu ayırmak, eksiklik yazısının tam metnini okumayı gerektirir.

Son gönderim kontrolü nasıl yapılmalı?

Dosyayı hazırlayan kişi dışında ikinci bir gözle inceleme yapılması yararlıdır. Kontrol, yalnız sayfa sayımından oluşmamalıdır. Başvurucu ve davalı devlet doğru mu; bütün şikâyetler formda var mı; her birinin iç hukuk geçmişi ve süre dayanağı gösterilmiş mi; imzalar tamam mı; ek listesiyle gerçek ekler örtüşüyor mu; okunaksız veya eksik karar sayfası var mı; gönderi kabul kaydı saklanacak mı soruları cevaplanmalıdır.

Çok sayıda benzer başvuruda toplu çalışma tablosu, bireysel form ve kişiye özgü belgeleri ortadan kaldırmaz. Resmî talimata göre ondan fazla başvurucu için ek kimlik tablosu da gerekir. Türkiye’ye ilişkin özel kamu görevinden çıkarılma grubunda ise her kişi için ayrı form ve kapak yükümlülüğü ayrıca uygulanır. [3, 5, 20]

Kabul edilebilirlik incelemesinde başvuru neden reddedilebilir?

Şeklen geçerli başvuru yapılması, başvurunun kabul edilebilir bulunduğu anlamına gelmez. Süre ve tüketme şartlarının yanında kişi, konu, yer ve zaman bakımından yetki; mağduriyet; önceki uluslararası başvurular; iddianın yeterli temeli ve başvuru hakkının dürüst kullanılması da değerlendirilir. [1, m. 34–35]

Açıkça dayanaktan yoksunluk, formdaki kutuların doldurulmasından farklı bir meseledir. Olay ve belgeler anlatılan ihlali göstermiyorsa veya başvuru yalnızca ulusal mahkemenin olağan delil takdirini yeniden tartışıyorsa bu sonuca varılabilir. “Önemli zarar görmemiş olma” ise ayrıca düzenlenmiş bir ölçüttür; yalnızca para miktarıyla açıklanamaz. İnsan haklarına saygının esastan incelemeyi gerektirdiği istisna korunur. [1, m. 35 § 3]

Aynı meselenin AİHM tarafından daha önce incelenmesi veya başka bir uluslararası inceleme ya da çözüm usulüne sunulması da önem taşır. Bütün uluslararası yazışmalar otomatik engel değildir; merciin niteliği, başvurucular, olaylar, şikâyet ve yeni bilgi bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Önceki başvuruların açıklanması bu incelemenin sağlıklı yapılmasını sağlar.

Bir dosyada bazı şikâyetler kabul edilemez, diğerleri incelenebilir bulunabilir. Başvurunun tamamı için tek bir sonuç varsaymak yerine her ihlal iddiasının şartları ayrı denetlenmelidir. Ayrıca kabul edilemezlik, o uyuşmazlıkta yapılan her devlet işleminin bütünüyle hukuka uygun olduğuna ilişkin genel bir onay değildir; kararın dayandığı gerekçe okunmalıdır.

Başvuru yapıldıktan sonra süreç nasıl işler?

Önce form ve ekler değerlendirilir; ardından başvuru uygun yargısal oluşuma gönderilir. Tek hâkim, üç hâkimli komite veya yedi hâkimli Daire farklı görevler üstlenir. Yerleşik içtihat kapsamındaki tekrarlayan meseleler komitece de sonuçlandırılabilir. Her dosyanın sırayla tek hâkimden komiteye, oradan Daireye geçmesi şeklinde zorunlu bir basamak sistemi yoktur. [27]

Başvurunun hükümete bildirilmesi, şikâyetler ve sorular çerçevesinde görüş alınmasına hizmet eder. Bu bildirim ihlal kararı değildir; kabul edilebilirlik ve esas birlikte incelenebilir. Mahkemenin yazısına göre dostane çözüm ve çekişmeli inceleme ayrı aşamalarda veya birlikte yürütülebilir. Başvurucu, devletin tüketme, süre, mağduriyet ve esas hakkındaki itirazlarına somut cevap vermelidir. [16, Kural 54A; 3]

Süreç ağırlıklı olarak yazılıdır. Her başvuruda duruşma yapılmaz ve sonuçlanma süresi için güvenilir tek bir yıl aralığı verilemez. Dosyanın niteliği, önceliği, tarafların cevapları ve inceleme yöntemi süreyi etkiler. Kayıt numarası alınması veya uzun süre cevap gelmemesi, başvurunun kabul edildiğini göstermez. [27]

eComms yazışmalarında avukatın takip yükümlülüğü

Mahkemenin 1 Ekim 2026’da güncellediği elektronik sunum talimatı, uygulanabilir dosyalarda belgelerin eComms üzerinden sunulmasını düzenler. Belgeler metin içinde arama yapılabilen PDF biçiminde hazırlanmalı; imzalı belgenin aslı korunmalıdır. Başarıyla yüklenen belge bakımından Strasbourg saati esas alınır. Yalnız e-posta bildirimi beklemek yerine eComms hesabı da düzenli kontrol edilmelidir. [12]

Yüklenen belge silinip üzerine yeni sürüm yazılabilen sıradan bir ortak klasör mantığıyla hareket edilmemelidir. Düzeltme gerekiyorsa yeni belgenin niteliği açıkça belirtilerek usul izlenir. Süreli bir yazı ofise ulaştığında, “dosyayı takip eden kişi izindeydi” sorununun doğmaması için yedek takip düzeni kurulmalıdır. Adres, e-posta ve temsil değişiklikleri de bildirilmelidir.

Avukat zorunlu mu ve başvuru ücretli mi?

İlk başvuru avukatsız yapılabilir. Hükümete bildirimden sonraki aşamada kural olarak İçtüzüğün 36. maddesine uygun temsil gerekir; Mahkemenin izin verdiği istisnalar saklıdır. Türkiye’de mesleğini icraya yetkili bir avukatın temsil için ayrıca Fransa’da avukatlık ruhsatı alması genel koşul değildir. [16, Kural 36]

AİHM başvurusu için Mahkemeye harç ödenmez. Buna karşılık avukatlık, posta ve gerektiğinde çeviri giderleri olabilir. Mahkemenin adli yardımı, ilk başvuruyu hazırlayan herkese otomatik avukat atanması anlamına gelmez; usulün belirli aşamasında, yardımın gerekliliği ve maddi imkânların yetersizliği incelenir. [26; 16, Kurallar 105–110]

Acil durumlarda Rule 39 tedbiri nasıl istenir?

Rule 39, Sözleşme kapsamındaki bir hak yönünden yakın ve giderilemez zarar riski bulunan istisnai durumlar içindir. Sınır dışı veya iade hâlinde ciddi kötü muamele riski, bu değerlendirmenin sık görüldüğü alanlardandır. Bir davanın kaybedilmesi, para ödenmesi veya cezanın infaz edilecek olması tek başına tedbir şartlarının gerçekleştiğini göstermez. [13]

Tedbir talebinde güncel tehlike, gerçekleşmesi beklenen işlem ve zaman, başvurulan iç hukuk yolları, varsa durdurucu etkili kararlar ve ilgili belgeler açıklanır. Sağlık riski için güncel sağlık kayıtları; sınır dışı bakımından işlem, hedef ülke ve planlanan tarih önemlidir. Genel ülke raporu, başvurucuya özgü riskin açıklanmasını tek başına ikame etmez.

Talep ECHR Rule 39 Site üzerinden, faksla veya postayla sunulabilir; e-posta kabul edilen tedbir kanalı değildir. Güncel prosedürde Strasbourg saatiyle iş günleri 08.00–16.00 aralığı belirtilir. Geç gönderilen taleplerin aynı gün inceleneceği varsayılamaz; özellikle uzaklaştırmadan bir iş gününden az önce yapılan taleplerde inceleme yetişmeyebilir. [14]

İcra işlemini durdurabilen iç hukuk yolları varsa bunların kullanımı ayrıca değerlendirilir. Nihai kararın çok yakında verileceği ve hemen uygulanacağı durumlarda beklemenin yaratacağı risk de talimatta düzenlenmiştir. Tedbir talebiyle esas başvurunun takibi birlikte planlanmalı; Mahkemenin istediği form veya belge süresinde sunulmalıdır. Geçici tedbir talep edilmiş olması, dört aylık süreye ilişkin genel bir muafiyet değildir. [13, §§ 38–42]

AİHM kararının sonuçları, tazminat ve yeniden yargılama

İhlal kararı ve adil tazmin

İhlal tespit edilmesi, talep edilen bütün tazminatın ödeneceği anlamına gelmez. Maddi zarar ile ihlal arasında uygun bağlantı gösterilmeli; hesap ve belgeler sunulmalıdır. Manevi zarar bakımından değerlendirme hakkaniyete dayanır; talep Mahkemenin takdirine bırakılabilir. Masraf ve giderlerin gerçekten yapılmış veya ödenmesi gereken, gerekli ve makul giderler olduğu açıklanmalıdır. [15, §§ 8–19]

Başlangıç formuna tazminat yazılmış olması, sonraki aşamada verilen talimatı izleme yükümlülüğünü kaldırmaz. Mahkemenin belirlediği zamanda adil tazmin talebi ve ilgili belgeler sunulmalıdır. Bunun istisnası, basitleştirilmiş tekrarlayan başvurularda ayrı talebin aranmayacağının taraflara açıkça bildirilmesi gibi özel usullerdir. Bu nedenle “mutlaka yeniden talep gerekir” veya “ilk talep her durumda yeterlidir” şeklindeki iki mutlak ifade de yanıltıcıdır. [15, §§ 20–23]

Kararlar nasıl kesinleşir ve uygulanır?

Kabul edilemezlik kararlarına karşı olağan temyiz yolu yoktur. Daire kararlarının Büyük Daireye gönderilmesi, karar tarihinden itibaren üç ay içinde istenebilen istisnai bir usuldür; her dosyada ikinci inceleme hakkı sağlamaz. Komite kararları ve Büyük Daire hükümleri bakımından kesinlik kuralları farklıdır. [1, m. 28 ve 43–44; 27]

Kesinleşen ihlal kararının uygulanması ilgili devletin yükümlülüğüdür ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından denetlenir. Giderim yalnızca para ödemesinden oluşmayabilir: Kişiye ilişkin sonuçları ortadan kaldıracak bireysel tedbirler ile benzer ihlalleri önleyecek genel tedbirler gerekebilir. Ödeme süresi, faiz ve para birimi bakımından hüküm fıkrası esas alınır. [17]

Türkiye’de yeniden yargılama süreleri aynı değildir

AİHM, ulusal mahkemenin hükmünü kendiliğinden bozup yerine beraat, tapu tescili veya işe iade hükmü kurmaz. İhlal kararının iç hukukta hangi işlemle uygulanacağı, ihlalin niteliği ve ilgili usul kanununa göre belirlenir. Yeniden yargılama talebi de ayrıca hazırlanır.

Yargılama alanıBaşlıca düzenlemeAİHM ihlal kararına dayalı süre bakımından temel ayrım
CezaCMK m. 311/1-fKanundaki koşullarla AİHM kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde yenileme istenebilir.
HukukHMK m. 375/1-i ve 377/1-eKesinleşmiş AİHM kararının tebliğinden itibaren üç ay. Eski on yıllık üst sınır bu bent yönünden AYM tarafından iptal edilmiştir.
İdari yargıİYUK m. 53/1-ı ve 53/3İlgili sebep için AİHM kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıllık süre düzenlenmiştir.

Bu tablo olağan AİHM ihlal kararı senaryosunun temel sürelerini gösterir. Tarihsel geçiş hükümleri, dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonucu düşme kararları ve ilgili yargılama alanının diğer koşulları ayrıca incelenmelidir. Bütün davalarda “bir yıl” bulunduğu varsayımı özellikle hukuk davalarında hak kaybına yol açabilir. [22–24]

Ceza yargılamasında yenileme istemi, hükmün infazını kendiliğinden durdurmaz; CMK m. 312 uyarınca infazın geri bırakılması veya durdurulması ayrıca gündeme gelir. Başvurucu, tespit edilen ihlalin kendi hükmüyle bağlantısını ve hangi işlemin ihlali gidereceğini açıklamalıdır. [22]

Hukuk davalarında ayrıca AYM’nin E. 2022/7, K. 2022/79, 21/6/2022 tarihli kararı dikkate alınmalıdır. Mahkeme, HMK m. 377’deki on yıllık azami sınırı, AİHM’in kesinleşmiş ihlal kararına dayanan başvuruları düzenleyen (e) bendi yönünden iptal etmiştir. Gerekçe, başvurucudan kaynaklanmayan uzun ulusal ve uluslararası inceleme sürelerinin giderim yolunu işlevsiz bırakabilmesidir. Bu iptal, üç aylık başvuru süresinin kaldırıldığı anlamına gelmez. [29, §§ 24–30 ve hüküm]

Dostane çözüm ve tek taraflı deklarasyon

Dostane çözüm, tarafların belirli giderim koşulları üzerinde anlaşmasıyla dosyanın sonuçlandırılmasına imkân verebilir. Görüşmelerin gizliliği korunmalıdır. Tek taraflı deklarasyon ise devletin ihlal ve giderim konusunda sunduğu beyanın Mahkemece değerlendirilmesine dayanır; başvurucunun itirazına rağmen kayıttan düşme ihtimali bulunabilir. Bunlar ihlal hükmüyle aynı karar türü değildir. [1, m. 37 ve 39; 16, Kural 62A]

Bir öneri değerlendirilirken yalnız para tutarına bakılmamalıdır. Ödeme zamanı, bireysel giderim, iç hukukta yeniden yargılama imkânı ve dosyanın kayıttan düşmesinin sonuçları birlikte değerlendirilmelidir. Başvurucunun bilinçli karar verebilmesi, metnin sonuçlarının kendisine açıkça anlatılmasını gerektirir.

Sonuç

AİHM başvurusunun gücü, hak ihlalini doğru tarif etmekle usulü doğru uygulamanın birleşmesinden doğar. Önce her şikâyetin etkili iç hukuk yolu ve süresi belirlenmeli; ardından güncel form, temsil imzaları ve belgeler eksiksiz hazırlanmalıdır. Dosya gönderildikten sonra da Mahkemenin yazıları, eComms kayıtları ve adil tazmin talepleri takip edilmelidir.

Başvurunun posta ile yapılması, dört aylık sürenin takvim aylarıyla hesaplanması, eksik ilk dosyanın yeniden tam olarak gönderilmesi ve ihlal kararının iç hukukta ayrı usullerle uygulanması, hak kaybını önlemek bakımından temel ayrımlardır. Avukatın görevi, bunları standart bir dilekçeye bırakmadan müvekkilin dosyasına uygulamak; güçlü olduğu kadar zayıf noktaları da belgelere dayanarak değerlendirmektir.

Güneş & Güneş Hukuk Bürosunun Anayasa Mahkemesi ve AİHM başvuru süreçlerine ilişkin çalışma alanı hakkında ayrıca bilgi edinilebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

AİHM başvurusu Türkiye’de hangi kuruma teslim edilir?

Olağan ilk başvuru, resmî form ve ekleriyle doğrudan Strasbourg’daki AİHM Yazı İşleri Müdürlüğüne postalanır. Türkiye’deki bir kuruma teslimin Strasbourg başvuru süresini koruduğu varsayılmamalıdır. Adres ve yöntem bölümüne bakınız.

AİHM’e UYAP veya e-Devlet üzerinden başvurabilir miyim?

Genel ilk AİHM başvurusu bu kanallardan yapılmaz. UYAP Avukat Portalındaki bireysel başvuru imkânı AYM’ye ilişkindir. eComms ve Rule 39 sistemi ayrı amaçlara hizmet eder. Elektronik kanalların farkı bölümünde açıklanmıştır.

AİHM’e başvuru süresi dört ay mı, altı ay mı?

1 Şubat 2022 ve sonrasında verilen nihai iç hukuk kararlarında genel süre dört aydır. Önceki kararlar için tarihsel geçiş kuralı vardır. Eski altı aylık örnekler güncel dosyaya doğrudan uygulanmamalıdır. Süre hesabı bölümüne bakınız.

Son gün pazar ise pazartesi gönderebilir miyim?

Ulusal usuldeki tatil uzaması AİHM süresine kendiliğinden uygulanmaz. Dosya gönderimi son güne bırakılmamalıdır. Sabri Güneş kararı ve takvim örneği ilgili bölümde açıklanmıştır.

AYM’ye gitmeden AİHM’e başvurabilir miyim?

AYM yolu ilgili şikâyet için erişilebilir ve etkiliyse kural olarak önce kullanılmalıdır. İstisna, yalnızca olumsuz sonuç beklentisine değil, somut etkililik değerlendirmesine dayanır. İç hukuk yolları bölümüne bakınız.

AYM’nin süre aşımı kararı AİHM yolunu açar mı?

Tek başına açmaz. İç hukukta süreye uyulmaması, AİHM’de usulüne uygun tüketme şartının gerçekleşmemesi sonucunu doğurabilir. AYM kararının gerekçesi ve ilgili şikâyetin geçmişi incelenmelidir. AYM aşaması bölümünde ayrıntı vardır.

Avukatımın noter vekâletnamesi yeterli midir?

Noter vekâletnamesi, ilk formdaki yetkilendirme bölümünün gerekli özgün imzalarını kendiliğinden ikame etmez. Temsil yetkisi ile formun sonundaki beyan imzası ayrı kontrol edilmelidir. İmza ve temsil bölümüne bakınız.

Başvuru formunu Türkçe doldurabilir miyim?

Evet. İlk başvuru Türkçe yapılabilir. Sonraki aşamalarda Mahkemenin dil kuralları ve verdiği izinler izlenir. Dil ve kişisel bilgiler bölümünde açıklanmıştır.

Yirmi sayfa sınırına karar ekleri de dâhil mi?

Bu sınır, formu genişleten ek açıklama içindir; mahkeme kararları ve diğer belge eklerinin toplamına konulmuş genel bir 20 sayfa sınırı değildir. Form yine kendi başına yeterli açıklamayı içermelidir. Formun hazırlanması bölümüne bakınız.

Eksik belgeyi sonradan gönderirsem ilk başvurum korunur mu?

Her durumda korunmaz. Kural 47’ye aykırı ilk gönderi için yeni tam form ve bütün eklerin süresinde tekrar gönderilmesi gerekebilir. Mahkemenin kayıtlı dosyada istediği ek belge ise farklıdır. Eksik dosyanın yeniden gönderilmesi bölümüne bakınız.

AİHM başvurusu cezanın infazını durdurur mu?

Başvuru kendiliğinden infazı durdurmaz. Rule 39 için istisnai yakın ve giderilemez zarar riski, iç hukuktaki durdurma talepleri için de ilgili ulusal koşullar değerlendirilir. Geçici tedbir bölümüne bakınız.

Başvuru numarası verilmesi davayı kazandığım anlamına gelir mi?

Hayır. Kayıt, kabul edilebilirlik ve ihlal tespiti ayrı aşamalardır. Hükümete bildirim yapılması da sonuç garantisi değildir. Başvuru sonrası süreç bölümünde ayrıntı vardır.

AİHM başvurusu için harç veya avukat zorunluluğu var mı?

Mahkemeye başvuru harcı yoktur; ilk aşamada avukat zorunlu değildir. Sonraki aşamada kural olarak temsil gerekir; adli yardımın ayrıca koşulları vardır. Temsil ve giderler bölümüne bakınız.

İhlal kararı çıkarsa yeniden yargılama için bir yıl sürem mi olur?

Her yargılama alanında aynı süre yoktur. Ceza ve idari yargıdaki bir yıllık düzenlemeler, hukuk davalarındaki üç aylık süreyle karıştırılmamalıdır. Başlangıç ve diğer koşullar yeniden yargılama tablosunda açıklanmıştır.

Kaynakça

[1] Avrupa Konseyi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, özellikle m. 1, 19, 28, 34–35, 37, 39, 41, 43–46; güncel metin.

[2] AİHM, İçtüzük Kural 47, §§ 1–7.

[3] AİHM, Apply to the Court, form, adres, gönderim ve iletişim açıklamaları.

[4] AİHM, Başvuru formunun doldurulmasına ilişkin açıklamalar, Ocak 2026, özellikle s. 3–12.

[5] AİHM, Institution of Proceedings, 1 Şubat 2022’de değiştirilen uygulama talimatı, §§ 1–17.

[6] AİHM, Common mistakes in filling in the application form and how to avoid them, 7 Mayıs 2026, 1–13 numaralı açıklamalar.

[7] AİHM Yazı İşleri Müdürlüğü, Practical Guide on Admissibility Criteria, 28 Şubat 2026 güncellemesi, özellikle §§ 191–215. Rehber Mahkemeyi bağlamaz.

[8] AİHM, İkinci Daire, Hasan Uzun/Türkiye, B. No. 10755/13, 30 Nisan 2013, §§ 52–71; Adalet Bakanlığı Türkçe çevirisi.

[9] AİHM, Büyük Daire, Vučković ve Diğerleri/Sırbistan, B. No. 17153/11 ve diğer 29 başvuru, 25 Mart 2014, §§ 69–91.

[10] AİHM, Büyük Daire, Sabri Güneş/Türkiye, B. No. 27396/06, 29 Haziran 2012, §§ 43–61; Adalet Bakanlığı Türkçe çevirisi. Sürenin uzunluğu tarihsel rejime ilişkindir.

[11] AİHM, Büyük Daire, Bochan/Ukrayna (No. 2), B. No. 22251/08, 5 Şubat 2015, §§ 61–65; 11 Mart 2015 düzeltmesini içeren metin.

[12] AİHM, Electronic filing by applicants and third parties, 1 Ekim 2026 güncellemesi.

[13] AİHM, Requests for interim measures, 28 Mart 2024 değişikliği, özellikle §§ 31–42.

[14] AİHM, Procedure for interim measures, Rule 39 gönderim kanalları ve çalışma saatleri.

[15] AİHM, Just satisfaction claims, 9 Haziran 2022 değişikliği, §§ 8–23.

[16] AİHM, Rules of Court, 15 Eylül 2025 metni, özellikle Kurallar 34, 36, 47, 54A, 60, 62A ve 105–110.

[17] Avrupa Konseyi, The supervision process, kararların Bakanlar Komitesi denetiminde uygulanması.

[18] Mustafa Baysal, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Bireysel Başvuruda Mağdur Kavramı”, Uyuşmazlık Mahkemesi Dergisi, 2015, Sayı 5, s. 193–233, özellikle s. 205–214.

[19] AİHM Yazı İşleri Müdürlüğü, Dört aylık başvuru süresine ilişkin duyuru, ECHR 032 (2022), 1 Şubat 2022.

[20] AİHM Yazı İşleri Müdürlüğü, Türkiye’den kamu görevinden çıkarılma başvuruları için özel tedbirler, ECHR 306 (2025), 19 Aralık 2025; uygulanma başlangıcı 1 Ocak 2026.

[21] Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvurular UYAP Avukat Portalı Üzerinden Alınmaya Başlandı, 1 Ekim 2025 uygulaması.

[22] 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 311–312.

[23] 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 375/1-i ve 377/1-e.

[24] 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 53.

[25] Avrupa Barolar ve Hukuk Birlikleri Konseyi (CCBE), The European Court of Human Rights: Questions & Answers for Lawyers, özellikle bölümler 4.6–4.8.

[26] AİHM, Questions and Answers, başvuru, temsil, masraf ve Mahkemenin yetkisine ilişkin açıklamalar.

[27] AİHM, Your application to the ECHR: How to apply and how your application is processed, başvurunun kaydı ve yargısal inceleme aşamaları.

[28] AİHM, Requests for anonymity, kamuya karşı kimliğin gizlenmesi taleplerine ilişkin uygulama talimatı.

[29] Anayasa Mahkemesi, E. 2022/7, K. 2022/79, 21 Haziran 2022, resmî seçme kararlar derlemesi, özellikle §§ 24–30 ve hüküm; Resmî Gazete: 1 Temmuz 2022, Sayı 31883.

Kaynaklara ilişkin kontrol tarihi: 11 Ekim 2026. İngilizce ve Fransızca resmî metinler ile Türkçe yardımcı çevirilerin hukuki statüsü aynı değildir.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları