İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Şirketler Hukuku

Adi Ortaklık Sözleşmesi Nasıl Hazırlanır? Kuruluş, Sermaye ve Kâr-Zarar Paylaşımı

Ortak sözleşmeyi inceleyen ellerin yanında para, araç ve bilgisayarla farklı katılım türlerinin temsili.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 10 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Adi ortaklık sözleşmesinde katkı, kâr-zarar, yönetim, temsil ve ayrılma hükümleri nasıl düzenlenir? Şekil şartları ve belge kontrol listesi.

Adi ortaklık sözleşmesi hazırlanırken ortakların kimliği, ortak amaç, katılım payları, kazanç ve zarar oranları, yönetim, temsil, hesap verme ve ayrılma koşulları birlikte düzenlenmelidir. Adi ortaklık kural olarak özel bir şekle bağlı olmadan kurulabilir; buna karşılık yazılı ve imzalı bir metin, hangi konuda anlaşmaya varıldığını göstermesi bakımından önemlidir. Taşınmaz veya özel şekle tabi başka bir hakkın devri söz konusuysa, genel şekil serbestisi o işlem için gerekli şekli ortadan kaldırmaz.

İyi hazırlanmış bir sözleşme yalnızca kuruluş gününü anlatmaz. Bir ortağın taahhüdünü yerine getirmemesi, işletmenin beklenenden fazla nakde ihtiyaç duyması, yöneticinin hesap vermemesi veya bir ortağın ölmesi halinde uygulanacak yöntemi de belirler. Böylece taraflar uyuşmazlık çıktığında ilk kez kural oluşturmaya çalışmaz.

Adi ortaklık hangi ilişkiyi düzenler?

Türk Borçlar Kanunu'nun 620. maddesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca ulaşmak üzere birleştirmeyi üstlendiği sözleşmeyi esas alır. Ortaklar gerçek kişi olabileceği gibi tüzel kişi de olabilir. Ancak kurulan adi ortaklığın kendisi ayrı bir tüzel kişilik kazanmaz. Sözleşmedeki işletme adı veya ortaklığa ait vergi kaydı, bu sonucu değiştirmez.

Sadece para vermek, aynı işyerinde çalışmak veya satıştan belirli bir ücret almak her zaman ortaklık anlamına gelmez. İlişki; ödünç, hizmet, vekâlet, eser veya başka bir sözleşme niteliğinde olabilir. Hazırlık sırasında paranın geri ödenmesinin koşulsuz mu olduğu, tarafların ortak amaç için ne üstlendiği ve kazanç üzerindeki hakların nasıl doğacağı açıklığa kavuşturulmalıdır.

Örneğin bir kişinin belirli tutarı faiziyle geri almak üzere vermesiyle, aynı parayı işletmenin sonucuna katılmak üzere koyması farklıdır. Sözleşmeye “ortaklık” yazılması, fiilen kurulmuş başka bir ilişkiyi kendiliğinden değiştirmez. TBK m. 19 uyarınca gerçek ve ortak irade önem taşır.

Taraflar ve faaliyet konusu nasıl yazılmalı?

Gerçek kişilerin kimlik ve tebligat bilgileri; tüzel kişilerin tam unvanı, kayıt bilgileri ve imza yetkilisi açıkça belirlenmelidir. Bir şirket adına imza atan kişinin yetkisinin bu ortaklığı kurmaya elverişli olup olmadığı kontrol edilmelidir. Şirketin ortağı ile şirketin kendisi aynı sözleşme tarafı değildir.

Faaliyet konusu somutlaştırılmalıdır: İşletilecek işyeri, yürütülecek proje, sağlanacak hizmet veya hedeflenen ekonomik sonuç nedir? Faaliyetin kapsamına yeni bir iş eklenmesi hangi karara bağlıdır? Ruhsat, mesleki izin, kira veya idari onay gerektiren konular ayrıca ele alınır. Adi ortaklık sözleşmesi bu izinlerin yerine geçmez.

Yazılı sözleşme ve noter işlemi zorunlu mudur?

Adi ortaklık bakımından genel kural şekil serbestisidir. Bununla birlikte sözleşmenin geçerliliği, sözleşmenin mahkemede ispatı ve katılım payının devri üç ayrı meseledir. Tarafların imzaladığı metin ispatı kolaylaştırır; ancak taşınmaz devri için gereken resmi şekil ve tescil işlemlerini tek başına sağlamaz. Alacağın devri gibi başka işlemler için de kendi özel hükümleri incelenir.

Taraflar sözleşmenin ancak belirli bir şekilde yapılırsa bağlayıcı olacağını kararlaştırabilir. Bu durumda TBK m. 17'deki iradi şekil düzenlemesi önem kazanır. Görüşme tutanağı, niyet mektubu ve kesin sözleşmenin birbirinden ayrılması; bağlayıcılığın hangi anda doğacağının yazılması yararlıdır. Noterlikte yapılan her işlem aynı hukuki etkiye sahip değildir: İmza onayı ile kanunun aradığı resmi düzenleme şekli birbirine karıştırılmamalıdır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 08.11.2023 tarihli, E. 2023/4413, K. 2023/3160 sayılı kararı, yazılı kuruluş zorunluluğu ile ispat yükünün ayrılmasının önemini gösterir. İncelenen uyuşmazlıkta ödeme ve yetki ilişkilerine dayanılması, ortaklığın varlığının ispatı için yeterli görülmemiştir. Bu karar, her banka kaydının değersiz olduğu anlamına gelmez; ortaklık iradesini gösterecek belgenin kuruluş aşamasında hazırlanmasının önemini ortaya koyar.

Sermaye ve katılım payı hangi ayrıntılarla belirlenir?

TBK m. 621 uyarınca katılım payı para, alacak, başka bir mal veya emek olabilir. Adi ortaklık için anonim ya da limited şirketteki gibi genel bir asgari esas sermaye tutarı öngörülmez. Buna rağmen “herkes ihtiyaca göre katkıda bulunur” ifadesi, ödeme zamanı ve eksik katkının sonuçları bakımından ciddi belirsizlik yaratabilir.

Sözleşmede aksi kararlaştırılmadığında katılım paylarının ortaklığın amacının gerektirdiği önem ve nitelikte ve birbirine eşit olması gerekir. Farklı katkılar kararlaştırılacaksa bu farklılık açıkça yazılmalı; değerleme, teslim ve kabul belgeleriyle desteklenmelidir.

Katkı türüSözleşmede açıklanacak konuTamamlayıcı kayıt
ParaTutar, para birimi, vade ve ödeme hesabıAçıklamalı ödeme kaydı ve teslim teyidi
EkipmanMülkiyetin mi, kullanımın mı bırakıldığıSeri numaralı envanter ve teslim tutanağı
Emekİşin kapsamı, süre, sorumluluk ve çalışamama haliGörev tanımı ve faaliyet kaydı
AlacakBorçlu, tutar, tahsil riski ve devir işlemiAlacağın dayanağı ve devir belgesi
TaşınmazKullanım hakkı ile mülkiyet devrinin ayrılmasıGerekli resmi işlem, tapu ve izin belgeleri

Mülkiyet devri ile kullanımın bırakılması neden ayrılmalıdır?

Bir aracın veya makinenin ortaklık faaliyetinde kullanılması, mülkiyetinin ortaklara geçtiğini kendiliğinden göstermez. Kullanım süresi, bakım, sigorta, hasar ve geri teslim şartları ayrı yazılmalıdır. Mülkiyet katılım payı olarak konulmuşsa tasfiye sonunda aynı eşyanın aynen geri alınacağı varsayılmamalıdır; TBK m. 642'deki değer üzerinden geri alma düzenlemesi dikkate alınır.

Katılım payının kuruluşta belirlenen değeri ile ilerideki piyasa değeri de aynı değildir. Hangi hesabın hangi değer üzerinden yapılacağı belirtilmeden yalnız “makine sermayesi” yazılması, hem dönem hesabında hem tasfiyede uyuşmazlık yaratabilir.

Ek ödeme, avans ve ortak alacağı nasıl ayrılır?

Ortağın sonradan yaptığı her ödeme sermaye artışı değildir. İşletme giderinin karşılanması, geçici avans, ödünç veya yeni katılım taahhüdü farklı sonuçlar doğurur. TBK m. 627'deki gider, avans ve yükümlülük hükümleri gözetilerek her ödemenin niteliği kayda geçirilmelidir.

Örneğin kirayı kişisel hesabından ödeyen ortağın bu tutarı geri isteyip isteyemeyeceği, kâr payından düşülüp düşülmeyeceği ve ödemenin katkı oranını değiştirip değiştirmediği belirlenmelidir. Belirsiz ve sınırsız ek finansman yükümlülüğü yerine karar yöntemi, üst sınır, ödeme zamanı ve ödemeyen ortağa uygulanacak hukuka uygun çözüm yazılabilir.

Kâr ve zarar paylaşımı nasıl düzenlenir?

TBK m. 623'e göre aksi kararlaştırılmadıkça ortakların kazanç ve zarardaki payları, katılım payının değeri ve niteliği ne olursa olsun eşittir. Bu nedenle yüzde yetmiş finansman sağlayan kişinin kendiliğinden yüzde yetmiş kâr hakkı bulunduğu söylenemez. Farklı paylaşım isteniyorsa oranlar açıkça düzenlenmelidir.

Sözleşmede sadece kazanca veya sadece zarara katılma oranı belirlenmişse bu belirleme diğerindeki payı da ifade eder. Yalnız emeğini katılım payı olarak koyan ortak için, zarara katılmadan kazanca katılma anlaşması yapılabilir. Para veya mal da koyan ortağın aynı istisnadan kendiliğinden yararlanacağı kabul edilmemelidir.

Ciro, net kazanç ve dağıtılabilir nakit aynı mıdır?

Ciro işletmenin bütün tahsilatını veya satış büyüklüğünü ifade edebilir; ortaklara dağıtılacak kazançla aynı değildir. Giderlerin, vergilerin, iadelerin, stokların ve tahsil edilemeyen alacakların nasıl hesaba katılacağı açıklanmalıdır. Muhasebe bakımından kazanç görülmesi de kasada aynı miktarda nakit bulunduğu anlamına gelmez.

Yönetici ortakların yılda en az bir defa hesap verme ve kazanç paylarını ödeme yükümlülüğü TBK m. 630'da düzenlenir. Hesap dönemini uzatan anlaşmalar geçersizdir. Bu nedenle “kâr ancak yönetici uygun görürse ödenir” gibi sınırsız takdire dayalı bir kayıt yerine, hesap tarihi, itiraz yöntemi ve kanuni yükümlülüklerle uyumlu ödeme düzeni kurulmalıdır.

Yönetim karşılığı ücret, gider iadesi ve kâr avansı da ayrılmalıdır. Ortağın aylık çektiği paranın hangi kalemde izlendiği ve dönem sonunda nasıl mahsup edileceği belirlenmezse aynı ödeme hem ücret hem kâr payı olarak tartışılabilir.

Karar alma, yönetim ve temsil nasıl düzenlenir?

Karar alma ortaklığın iradesini; yönetim işlerin yürütülmesini; temsil ise üçüncü kişilerle yapılan işlemlerin kimin üzerinde sonuç doğuracağını ilgilendirir. Bu üç alanın tek bir “yetkili ortak” cümlesiyle bırakılması yeterli değildir.

TBK m. 624'te oybirliği temel kuraldır. Sözleşmede çoğunluk öngörülmüşse kanunun ortak sayısını esas alan düzenlemesi gözetilmelidir. Yönetim görevleri, olağan işlemler ve olağandışı işler ayrıca belirlenmelidir. Bütçe dışı borçlanma, uzun süreli kira veya önemli malvarlığı işlemleri için onay yöntemi açık yazılabilir.

Temsil bakımından TBK m. 637 ve genel temsil hükümleri birlikte uygulanır. Yönetici ortağın önemli tasarruf işlemlerine ilişkin yetkisi, bütün ortakların oybirliğiyle verilmeli ve yetki belgesinde açıkça gösterilmelidir. Sözleşmedeki iç harcama sınırının üçüncü kişilere karşı etkisi ise temsil yetkisinin kapsamı ve bildirimiyle ayrıca değerlendirilir.

Bilgi alma hakkı sözleşmeyle kaldırılabilir mi?

Yönetimde bulunmayan ortak da bilgi alabilir, defter ve kayıtları inceleyebilir, örnek alabilir ve mali duruma ilişkin özet çıkarabilir. TBK m. 631'e aykırı sözleşme hükümleri geçersizdir. Düzenli rapor gönderilmesi bu hakkı destekler; hakkın tamamen kaldırılmasının yerine geçmez.

Sözleşmeye aylık rapor, belge erişimi, ortak hesapların izlenmesi ve ticari sırların korunması için uygulanabilir yöntemler eklenebilir. Şifrelerin yalnız tek kişide bulunması, ortaklığın mali bilgilerinin kişisel mesajlarda kalması ve belgesiz nakit kullanımı önlenmelidir.

Borç sorumluluğu ve uyuşmazlığı önleyici hükümler

Ortakların kendi aralarındaki zarar paylaşımı, alacaklının haklarını kendiliğinden sınırlandırmaz. TBK m. 638 kapsamındaki ortaklık borçlarında müteselsil sorumluluk gündeme gelir. İç sözleşmede “A yalnız yüzde yirmi sorumludur” yazılması, bu sınırlamayı kabul etmemiş alacaklıya aynı biçimde ileri sürülemez. Borcun hangi ortaklar adına ve hangi yetkiyle üstlenildiği ayrıca incelenir.

Ödeme yapan ortağın diğerlerine başvurma hakkı, ödeme belgesi ve iç paylaşım düzeniyle desteklenmelidir. Teminat verme, kişisel kefalet ve ortakların özel borçları birbirinden ayrılmalıdır. Her ortağın özel borcunun otomatik olarak ortaklık borcu sayılacağı yönünde hüküm veya beklenti kurulması doğru değildir.

Belirsiz düzenlemeUyuşmazlık riskiAçıklığa kavuşturulacak konu
“Masraflar ortak karşılanır.”Kişisel giderin işletmeye yüklenmesiGider türü, onay ve belge
“Kâr sonra paylaşılır.”Hesap tarihinin belirsizliğiDönem, hesap yöntemi ve ödeme
“Yönetici her işlemi yapar.”İç yetki ile dış temsilin karışmasıİşlem grupları ve yetki belgesi
“Ayrılan parasını alır.”Net pay ile başlangıç katkısının karışmasıBorçlar, değerleme ve mahsuplar
“Ölümde ortaklık sürer.”Kiminle devam edileceğinin belirsizliğiMirasçılar veya sağ kalan ortaklar

Bildirim adresleri, teslimin kanıtlanması, toplantı ve karar kayıtları da düzenlenmelidir. Yetki anlaşması veya tahkim şartı eklenirken HMK'nın taraf niteliği, yazılılık ve uyuşmazlığın elverişliliği koşulları incelenmelidir. Her sözleşmeye aynı mahkeme adını yazmak geçerli yetki anlaşması kurulduğu anlamına gelmez. Dava şartı arabuluculuk da uyuşmazlığın niteliğine göre ayrıca değerlendirilir.

Ayrılma, ölüm ve tasfiye için hangi hükümler gerekir?

Süre, amacın tamamlanması, fesih, ortak değişikliği ve ölüm ayrı senaryolardır. Belirsiz süreli ortaklıkta TBK m. 640'ın bildirim süresi, hesap yılı sonu ve dürüstlük kuralına ilişkin hükümleri dikkate alınmalıdır. Payın üçüncü kişiye devri de tek başına onu ortak yapmaz; yeni ortak alınmasında TBK m. 632 esas alınır.

Ölüm halinde mirasçılarla devam ile yalnız sağ kalan ortaklarla devam farklı sonuçlar doğurur. Devam, ayrılma payı, bilgi paylaşımı, değerleme uzmanı ve ödeme güvencesi birbirini tamamlamalıdır. İki kişilik ortaklıkta bir kişinin kalması, adi ortaklığın tek kişiyle aynı biçimde sürdürülmesi sonucunu doğurmaz.

Tasfiyede yalnız başlangıçta verilen para değil; varlıklar, borçlar, giderler, avanslar ve tamamlanmamış işler birlikte ele alınır. TBK m. 642–645 gözetilerek görevli seçimi ve kayıtların teslimi belirlenebilir. Ortaklığın sona ermesi, üçüncü kişilere karşı borçları kendiliğinden kaldırmaz.

İmzadan önce hangi ekler tamamlanmalıdır?

  • Katılım payı ve teslim çizelgesi.
  • Açılış envanteri ve mevcut borç-alacak listesi.
  • Görev, karar ve temsil yetkisi tablosu.
  • Hesap verme ve gider belgelendirme düzeni.
  • Ruhsat, kira, sigorta ve gerekli izin belgeleri.
  • Ayrılma ve ölüm senaryoları için değerleme yöntemi.

Eklerin sözleşmenin parçası olduğu, çelişki halinde hangi düzenlemenin uygulanacağı ve değişikliklerin nasıl yapılacağı açıklanmalıdır. Her ortağın aynı son metni ve ekleri aldığı doğrulanmalıdır. Sonradan boşluk doldurma veya tarih atma uygulaması yerine tamamlanmış, sürümü belli ve imzalı kayıt korunmalıdır.

İlgili yazılar: Yazılı Sözleşme Olmadan Adi Ortaklığın İspatı; Adi Ortaklık Borçları: Sorumluluk, Dava ve İcra; Adi Ortaklıkta Yönetim, Temsil ve Yetkinin Kaldırılması; Adi Ortaklıkta Ortağın Ölümü ve Mirasçıların Hakları; Adi Ortaklıkta Sermaye İadesi ve Paranın Geri Alınması.

Sonuç

Adi ortaklık sözleşmesinin amacı, tarafların katkısını ve beklentisini ölçülebilir hale getirmektir. Katılım payı, kazanç paylaşımı, yönetim ve temsil ayrı düzenlenmeli; iç paylaşımın alacaklılara etkisi doğru kurulmalıdır. Kuruluş belgeleriyle birlikte hesap, ayrılma ve ölüm hükümlerinin hazırlanması, ortaklık süresince ortaya çıkabilecek belirsizlikleri azaltır.

Sıkça Sorulan Sorular

Adi ortaklık sözleşmesi noterde yapılmazsa geçersiz mi olur?

Kural olarak hayır. Bununla birlikte katılım payına ilişkin özel şekil, tarafların kararlaştırdığı şekil ve ispat kuralları ayrı incelenir. Noter işlemi bütün özel şekil sorunlarını aynı biçimde çözmez.

Eşit sermaye koymayan ortaklar eşit kâr alabilir mi?

Evet. Aksi kararlaştırılmamışsa kanuni kural eşit kazanç ve zarar payıdır. Katkı oranıyla farklı bir paylaşım isteniyorsa bunun sözleşmede açıklanması gerekir.

Sadece emeğini koyan kişi ortak olabilir mi?

Evet. Emeğin kapsamı, süresi ve üstlenilen iş belirlenmelidir. Yalnız emeğini koyan ortak için zarara katılmaksızın kazanca katılma anlaşması yapılabilir.

Ortaklık adına ayrı vergi kaydı alınması tüzel kişilik kazandırır mı?

Hayır. Vergisel işlemlerle özel hukuk tüzel kişiliği farklı konulardır. Sözleşme, temsil ve borç ilişkilerinde gerçek ortakların kimliği önemini korur.

Sözleşmede yazan borç sınırı alacaklıyı bağlar mı?

Sadece ortaklar arasında kararlaştırılan sınır, alacaklı bakımından kendiliğinden sonuç doğurmaz. Alacaklıyla kurulan hukuki ilişki ve onun kabul ettiği sorumluluk düzeni ayrıca incelenir.

İnternetteki örnek sözleşme doğrudan kullanılabilir mi?

Örnek metin hazırlık listesi sağlayabilir. Ancak katkı türleri, temsil, özel şekil, izinler ve ayrılma senaryoları somut ortaklığa uyarlanmadan imzalanması önemli boşluklar bırakabilir.

Kaynakça

  1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, özellikle m. 12, 17, 19, 40–48 ve 620–645.
  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m. 17–18, 190 ve 200–203.
  3. Yargıtay 3. HD, 08.11.2023, E. 2023/4413, K. 2023/3160. Karar erişimi hesap gerektirebilir.
  4. Esra Hamamcıoğlu ve Argun Karamanlıoğlu, Adi Ortaklık Sözleşmesinde Şekil, Cevdet Yavuz'a Armağan, s. 1303–1331.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları