İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Miras ve Tereke Hukuku

Boşanma Davası Devam Ederken Eşin Ölümü: Mirasçılık, Kusurun Tespiti ve Mal Rejiminin Tasfiyesi

Ayrı duran alyanslar, siyah kurdele ve ev anahtarı bulunan dosya.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 11 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Boşanma davası sürerken eşin ölümü mirası nasıl etkiler? Kusurun tespiti, mal rejimi, katılma alacağı, deliller ve mirasçılık belgesini inceleyin.

Boşanma kararı kesinleşmeden eşlerden biri ölürse evlilik ölümle sona erer; sağ kalan eş, sırf boşanma davası açılmış olduğu için miras hakkını kaybetmez. Bununla birlikte ölen eşin mirasçılarından biri, devam eden dosyada sağ kalan eşin kusurunun tespitini isteyebilir. Türk Medeni Kanunu’nun 181. maddesindeki şartlar gerçekleşirse mirasçılık sonucu değişir. Mal rejiminden doğan katılma alacağı ise ayrıca değerlendirilir. [Kaynak 1, TMK m.181 ve 225]

Bu nedenle ilk inceleme üç belge üzerinden yapılmalıdır: ölüm kaydı, boşanma dosyasının bütün kararları ve bu kararların kesinleşme durumu. Ardından mirasçılık, eşler arasındaki malvarlığı alacakları ve boşanmaya bağlı diğer talepler ayrı ayrı belirlenir. Bir alandaki hak kaybının diğer bütün hakları da ortadan kaldırdığı kabul edilemez.

Ölümün gerçekleştiği aşama neden önemlidir?

Dava açılması, ayrı yaşama, boşanmaya ilişkin protokol imzalanması veya ilk derece mahkemesinin boşanma kararı vermesi tek başına evliliği sona erdirmez. Boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir. Ölüm bu andan önce meydana gelmişse, mahkemenin artık ölümden sonra eşleri boşaması söz konusu olmaz; boşanma talebi konusuz kalır. Dosyanın kusur tespiti bakımından sürdürülmesi farklı bir meseledir. [Kaynak 1, TMK m.181; Kaynak 4]

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.12.2024 tarihli, E.2024/4814, K.2024/10452 sayılı kararında eş, boşanma hükmü kesinleşmeden temyiz aşamasında ölmüştür. Daire, evliliğin ölümle sona erdiğini ve mirasçıların kusur tespiti yönünden devam hakkının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. Kararın pratik önemi, ölüm haberinin yalnız nüfus kaydında kalmaması; ilgili yargı merciine bildirilerek dosyanın yeni hukuki duruma göre ele alınmasıdır. [Kaynak 4]

Boşanma hükmü ölümden önce kesinleşmiş, yalnız tazminat veya nafaka gibi bölümlerin incelemesi sürüyor olabilir. Bu ihtimalde ölüm anında eş sıfatı bulunmayabilir. Dosyanın tamamı hakkında genel bir “kesinleşmedi” açıklaması yeterli değildir; boşanma hükmü ile diğer hüküm bölümlerinin kesinleşmesi ayrı kontrol edilmelidir.

Tablo 1 — Ölümün gerçekleştiği aşama neden önemlidir?
Ölüm anındaki durumMiras bakımından ilk değerlendirme
Boşanma davası hiç açılmamışTMK m.181/2 yoluyla sonradan yeni boşanma davası açılmaz; diğer miras hükümleri saklıdır.
Dava sürüyor veya boşanma hükmü kesinleşmemişEş kural olarak mirasçıdır; mirasçıların devam ve kusur ispatı imkânı araştırılır.
Boşanma hükmü kesinleşmişEski eşin eş sıfatıyla yasal mirasçılığı yoktur; önceki ölüme bağlı kazandırmalar m.181/1’e göre incelenir.

Mirasçılar davaya nasıl devam eder?

TMK m.181/2, ölen eşin mirasçılarından birinin davaya devam etmesini yeterli görür. Bütün mirasçıların birlikte başvurması şart değildir. Düzenleme yalnız davacı eşin ölümüne özgü değildir; davalı eşin ölümü hâlinde de hükmün koşulları değerlendirilir. Başvuran kişinin mirasçı sıfatı, mirasçılık belgesi ve gerektiğinde nüfus kayıtlarıyla ortaya konulmalıdır. [Kaynak 1, TMK m.181, 598]

Devam dilekçesinde ölüm olayı, başvuranın sıfatı, devam iradesi ve sağ kalan eş yönünden istenen kusur tespiti açıkça belirtilmelidir. Dosyanın nerede olduğu araştırılarak ilk derece, istinaf veya temyiz aşamasına uygun işlem yapılır. Ölüm üzerine taraf ve temsil durumunun düzeltilmesi, tebligatların doğru kişilere yapılması ve mirası kabul veya ret bakımından HMK m.55’in değerlendirilmesi gerekir. [Kaynak 2]

Bu başvuru, mirasçıların ölen kişinin yerine sınırsız biçimde yeni bir evlilik uyuşmazlığı kurmasına izin vermez. Ölen kişinin açtığı dava, karşı dava, dayandığı olaylar, sunduğu deliller ve yargılamanın bulunduğu aşama önemini korur. Özellikle yalnız bir özel boşanma sebebine dayanan dosya ile evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanan dosyanın kapsamı aynı varsayılmamalıdır.

Mirasçılık sıfatı çekişmeli ise bu sorun da çözülmelidir. Mirası reddetmiş kişinin sırf nüfus kaydında çocuk olarak görünmesiyle başvuru yetkisinin bulunduğu kabul edilemez. Atanmış mirasçılık, ret, feragat ve mirastan yoksunluk iddiaları varsa, devam isteyen kişinin hukuki yararı ve sıfatı somut belgelerle değerlendirilir.

Sağ kalan eşin hangi kusuru ispatlanmalıdır?

Kanun, sağ kalan eşin kusurunun ispatlanmasını arar. Uygulamada incelenen husus, boşanmaya sebebiyet verecek nitelikte kusurlu davranışın dosyanın usul çerçevesi içinde kanıtlanmasıdır. Soyut aile anlaşmazlığı, mirasçıların eşten hoşlanmaması veya evliliğin kısa sürmesi tek başına yeterli değildir. Somut davranış, zamanı, evlilik ilişkisiyle bağlantısı ve delili gösterilmelidir. [Kaynak 1, TMK m.181; Kaynak 5]

İspat yükü bakımından TMK m.6 ve HMK m.190 esas alınır. Mesajlar, hukuka uygun şekilde elde edilmiş kayıtlar, tanık anlatımları, sağlık belgeleri, önceki dava ve koruma dosyaları olayın niteliğine göre önem taşıyabilir. Bir ceza veya koruma dosyasının bulunması, aile mahkemesinin önündeki bütün vakıaların kendiliğinden ispatlandığı anlamına gelmez. Hukuka aykırı elde edilen deliller HMK m.189/2 gereğince ayrıca sorun yaratır. [Kaynak 1–2]

Kusur incelemesi ile kusur oranlarının karşılaştırılması aynı şey değildir. Kanundaki mirasçılık yaptırımı, TMK m.174’teki boşanma tazminatının şartları kopyalanarak çözülemez. Bununla birlikte her küçük davranıştan mirasçılığın kaldırılması sonucu çıkarılması da isabetsizdir. Dava sebebi, bağışlama veya hoşgörü iddiası, olayın sonradan ileri sürülüp sürülemeyeceği ve sağ kalan eşin savunmaları birlikte değerlendirilir.

Mirasçılar yeni tanık ve delil bildirebilir mi?

Mirasçıların dosyaya girmesi, geçmiş usul işlemlerini sıfırlamaz. Delil bildirme ve iddianın genişletilmesi kuralları, izin verilen istisnalarıyla birlikte uygulanır. HMK m.145 uyarınca geç delilin kabul koşulları varsa gerekçesi açıklanmalıdır; “mirasçı oldum, bütün delilleri şimdi sunabilirim” yaklaşımı yeterli değildir. [Kaynak 2]

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 17.09.2024 tarihli, E.2024/6241, K.2024/5976 sayılı kararında, ölen davacının tanık deliline dayanmamış olması ve mirasçıların sonradan bildirdikleri tanıklar tartışılmıştır. Sağ kalan eşin kusurunun ispatlanamadığı yönündeki kararın onanmasından sonra karar düzeltme istemi de reddedilmiştir. Bu örnek, mirasçıların davayı bulunduğu usul aşamasından devralmasının önemini gösterir; her geç delilin her dosyada mutlaka reddedileceği biçiminde genellenmemelidir. [Kaynak 5]

Kusur tespitinin mirasa etkisi nedir?

TMK m.181/2’nin şartları gerçekleştiğinde sağ kalan eş, ölen kişinin eş sıfatıyla yasal mirasçısı olamaz. Önceden yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla sağlanan haklar da, tasarruftan aksi anlaşılmadıkça kaybedilir. Dolayısıyla vasiyetname bulunduğunda yalnız mirasçılık belgesine bakılması yeterli olmaz; belgenin içeriği ve mirasbırakanın iradesi ayrıca yorumlanır. [Kaynak 1, TMK m.181]

Bu sonuç, ölen kişinin çocuklarının kendi mirasçılığını ortadan kaldırmaz. Sağ kalan eşin payının akıbeti, aile ağacı ve diğer mirasçılar esas alınarak yeniden hesaplanır. “Eşin payı otomatik olarak başvuran mirasçıya geçer” denilemez. Başvuruyu tek mirasçının yapabilmesi ile ortaya çıkan miras dağılımından kimlerin yararlanacağı farklı konulardır.

Kusur tespiti kararının hüküm bölümünde açık biçimde yer alması önemlidir. Sadece gerekçede eşe kusur yüklenmesi, sonraki miras işlemlerinde gerekli açıklığı sağlamayabilir. Mirasçılık belgesinin yeni duruma uygun hâle getirilmesi, önceki intikal veya paylaşmanın etkileri ve gerekiyorsa geri verme talepleri ayrıca yürütülür. [Kaynak 1, TMK m.598; Kaynak 5]

Mal rejimi alacağı neden ayrı hesaplanır?

Katılma alacağı, kişinin mirasçı olmasından değil, eşler arasında uygulanan mal rejiminin tasfiyesinden doğar. Edinilmiş mallara katılma rejiminde kişisel mallar, edinilmiş mallar, borçlar, denkleştirme ve eklenecek değerler belirlenir; sonra artık değer üzerinden hesap yapılır. Evliliğin tamamında aynı rejimin geçerli olduğu da varsayılamaz. Özellikle 1 Ocak 2002 öncesi edinimler ve mal rejimi sözleşmeleri ayrıca incelenmelidir. [Kaynak 1, TMK m.202, 219–241; Kaynak 7]

Boşanma kararı kesinleşmeden ölüm gerçekleştiğinde evliliğin sona erme sebebi ölümdür. Bu nedenle mal rejiminin sona erme anını, her durumda önceki boşanma davasının açılış tarihine çekmek doğru olmaz. TMK m.225’in ölüm ile mahkemenin boşanmaya karar vermesine bağladığı sonuçlar birbirinden ayrılır. Tasfiyede malın hangi tarihte mevcut sayılacağı ile hangi tarihteki değerinin kullanılacağı da ayrı sorulardır. [Kaynak 1, TMK m.225, 228, 235]

Nihan Songör Sayılır, 2026 tarihli incelemesinde m.181/2’nin mirasçılık alanındaki sonucunun katılma alacağını kendiliğinden ortadan kaldırmadığını savunmaktadır. Zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada artık değerdeki payın azaltılmasına ilişkin m.236/2’nin ölümle sona eren evliliğe uygulanması ise ayrı bir tartışmadır. Yazara göre ölüm hâlinde doğrudan uygulama mümkün görünmemektedir. Buradan çıkarılacak uygulama sonucu, kusur tespiti kararını tek başına bütün mal rejimi alacaklarının reddi gerekçesi yapmamaktır. [Kaynak 6]

Miras payı ile katılma alacağına örnek

Yalnız hesap yöntemini göstermek için; ölen eşin artık değerinin 8 milyon TL, sağ kalan eşin karşı artık değerinin sıfır olduğunu, başka borç veya tasfiye kalemi bulunmadığını ve çocuklarla birlikte mirasçılık söz konusu olduğunu varsayalım. Sağ kalan eşin katılma alacağı 4 milyon TL kabul edilirse, miras payları kalan 4 milyon TL üzerinden hesaplanır. Eşin yasal payı bu tutarın dörtte biri olan 1 milyon TL’dir; iki ayrı haktan toplam 5 milyon TL gündeme gelir. [Kaynak 1, TMK m.236 ve 499]

Eş m.181/2 nedeniyle mirasçılığını kaybederse örnekteki 1 milyon TL’lik miras hakkı ortadan kalkar; 4 milyon TL’lik mal rejimi alacağının da aynı sebeple otomatik olarak yok olduğu söylenemez. Bu örnek gerçek dosya değerlemesi değildir; kişisel mal, kredi, karşı alacak, eklenecek değer ve diğer borçlar sonucu değiştirebilir.

Aile konutu, nafaka ve tazminat ne olur?

Aile konutunda oturma veya mülkiyet talebi de tek bir hak değildir. TMK m.240’taki mal rejimi temelli özgüleme ile m.652’deki miras payına mahsup edilerek özgüleme farklı dayanaklara sahiptir. Mirasçı sıfatının kaybı, miras hukukundaki talebin koşullarını doğrudan etkiler; mal rejiminden kaynaklanan istemin şartları ayrıca incelenir. Konutta fiilen oturmak, tek başına konutun tamamına sahip olmak anlamına gelmez. [Kaynak 1]

Boşanmanın gerçekleşmesine bağlı yoksulluk nafakası ve TMK m.174 tazminat talepleri, ölüm nedeniyle konusuz kalan boşanma davasında aynı şekilde sürdürülemez. Buna karşılık ölümden önce muaccel olmuş alacak, kesinleşmiş hükümden doğan borç ve bağımsız hukuki sebebe dayanan tazminat ayrı değerlendirilir. Her ödeme kalemi için kararın kapsamı, başlangıç ve bitiş tarihi, kesinleşme ve muacceliyet kontrol edilmelidir. [Kaynak 1, TMK m.169, 174–176; Kaynak 5]

Sosyal güvenlik kurumundan bağlanabilecek ölüm aylığı ise medeni hukuktaki miras payıyla aynı hak değildir. Mirasçılığa ilişkin bir tespit, uygulanacak sosyal güvenlik mevzuatı incelenmeden aylığın mutlaka bağlanacağı veya kesileceği şeklinde sunulmamalıdır.

Mahkeme, süre ve giderler nasıl belirlenir?

Kusur tespiti, devam eden boşanma dosyasının kapsamında aile mahkemesinde ele alınır; aile mahkemesi bulunmayan yerde görevlendirilmiş asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar. Mal rejimi tasfiyesi de aile hukuku alanındadır. Mirasçılık belgesi, tereke koruma işlemi ve mirasa ilişkin diğer davaların görev ve yetkisi ise kendi kurallarına göre belirlenir. Hepsi tek dilekçeyle aynı mahkemeden istenebilecek işlemler değildir. [Kaynak 3; Kaynak 1–2]

TMK m.181/2’de devam başvurusu için ayrıca yazılı bir genel gün sayısı bulunmaması, dosyanın sınırsız süreyle bekletilebileceği anlamına gelmez. Tebligatlar, mahkemenin verdiği süreler, işlemden kaldırma ve kanun yolu süreleri izlenmelidir. Güncel HMK sisteminde istinaf ve temyiz süreleri kural olarak kararın tebliğinden itibaren iki haftadır; kararın kanun yoluna açık olup olmadığı ve eski usule tabi dosyalar ayrıca kontrol edilir. [Kaynak 2, m.150, 345, 361 ve geçici m.3]

Kusur tespiti için zorunlu arabuluculuk öngören genel bir hüküm yoktur. Bununla birlikte ayrı bir taşınmaz paylaşımı veya kira uyuşmazlığı da varsa o talebin dava şartları ayrıca uygulanır. Harç, tebligat, bilirkişi, keşif ve vekâlet giderleri talep türüne göre değişir; bu nedenle dosyanın bütün taleplerini kapsayan tek bir sabit ücret açıklaması yanıltıcı olur.

Dosya hazırlığında hangi belgeler toplanmalıdır?

  • Ölüm ve nüfus kayıtları; mirasçıların kimlik ve temsil bilgileri.
  • Boşanma ve karşı dava dilekçeleri, cevaplar, delil listeleri, duruşma tutanakları.
  • İlk derece ve kanun yolu kararları, tebliğ belgeleri ve kesinleşme şerhleri.
  • Vasiyetname, miras sözleşmesi, feragat veya ret işlemleri varsa bunların belgeleri.
  • Mal rejimi sözleşmesi, edinim tarihleri, tapu, banka, kredi ve ödeme kayıtları.
  • Her kusur iddiasını hangi delilin ispatlayacağını gösteren tarih sıralı olay çizelgesi.

Sağ kalan eş aynı zamanda küçük mirasçının velisi ise, çocuğun menfaatiyle kendi menfaati arasında çatışma bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Gerektiğinde temsil kayyımı gündeme gelir. Çocuğun hem karşı tarafın hem kendi temsilcisinin aynı kişi olduğu görünümüyle yargılamaya devam edilmemelidir. [Kaynak 1, TMK m.426]

Tereke mallarının kaybolması veya elden çıkarılması riski somutsa ilgili koruma işlemleri ayrıca istenir. Sadece kusur tespiti dilekçesi verilmesi bütün malvarlığı işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. Mirasçılık belgesinin işlevi için veraset ilamı rehberi, malvarlığının belirlenmesi için terekenin tespiti yazısı birlikte incelenebilir.

Sonuç

Boşanma sürerken ölüm hâlinde doğru başlangıç, boşanma hükmünün kesinleşip kesinleşmediğini belirlemektir. Ardından mirasçıların devam hakkı ve kusurun usulüne uygun ispatı incelenir. Mirasçılığın kaybı ile katılma alacağı, aile konutu ve doğmuş diğer alacaklar ayrı hesaplanır. Dosyanın bütününü kapsayan bu ayrım, hem mirasçıların hem sağ kalan eşin haklarının doğru değerlendirilmesini sağlar.

Hukuki destek için miras hukuku ve miras davaları sayfamıza da bakabilirsiniz.

İlgili yazılar: Eşin Ölümünde Mal Rejimi; Yabancı Boşanma Kararının Türkiye’de Mirasçılığa Etkisi.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma davası açılan eş mirasçı olmaya devam eder mi?

Karar kesinleşmeden ölüm gerçekleşmişse kural olarak evet. TMK m.181/2’nin devam ve kusur ispatı şartları sonucu değiştirebilir. Bkz. ölümün gerçekleştiği aşama.

Mahkeme boşanmaya karar vermişse sonuç değişir mi?

Kararın verilmesi kadar boşanma hükmünün kesinleşmesi önemlidir. Yalnız diğer hüküm bölümlerinin incelemesinin sürmesi ayrı değerlendirilir. Bkz. kesinleşme ayrımı.

Bütün mirasçıların davaya katılması gerekir mi?

Kanun mirasçılardan birinin devam etmesini yeterli görür. Başvuranın mirasçı sıfatı ve temsil durumu belgelenmelidir. Bkz. davaya devam.

Ölümden sonra ilk kez boşanma davası açılabilir mi?

TMK m.181/2, ölüm sırasında devam eden boşanma davasını esas alır. Bu hüküm ölümden sonra yeni bir boşanma davası kurmaz. Bkz. ölüm anındaki durumlar.

Mirasçılar yeni tanık gösterebilir mi?

Dosyanın aşaması ve delil sunma kuralları belirleyicidir. Mirasçı olmak önceki usul işlemlerini ortadan kaldırmaz. Bkz. tanık ve deliller.

Eşin kusuru tespit edilirse çocukları da mirastan çıkar mı?

Hayır. Çocukların kendi mirasçılığı ayrı değerlendirilir; eşin kaybettiği payın dağılımı tüm aile ağacına göre hesaplanır. Bkz. miras sonuçları.

Kusurlu eş katılma alacağını kaybeder mi?

Mirasçılığın kaybı, bu alacağı kendiliğinden sona erdirmez. Mal rejimi hükümleri ve özel şartlar ayrıca incelenir. Bkz. mal rejimi alacağı.

Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte mi biter?

Ölümle sona eren evlilik ile boşanma kararıyla sona eren evlilik ayrılmalıdır. Ölüm hâlinde dava tarihine otomatik dönüş yapılamaz. Bkz. tasfiye zamanı.

Eski vasiyetnameyle eşe bırakılan mal ne olur?

TMK m.181’in uygulanması ve tasarrufta aksi iradenin bulunup bulunmaması incelenir. Her vasiyet için aynı sonuç varsayılamaz. Bkz. ölüme bağlı kazandırmalar.

Ölüm aylığı da miras payı gibi mi değerlendirilir?

Hayır. Sosyal güvenlik mevzuatındaki aylık hakkı ayrı koşullara bağlıdır. Bkz. diğer mali haklar.

Kusur tespiti bütün tapu işlemlerini durdurur mu?

Tek başına durdurmaz. Somut risk için uygun koruma talebinin ayrıca hazırlanması gerekir. Bkz. dosya hazırlığı ve koruma.

Küçük çocuk mirasçıyı sağ kalan eş temsil edebilir mi?

Menfaat çatışması varsa temsil kayyımı değerlendirilmelidir. Özellikle eşin mirasçılığına itiraz edilen dosyada temsil ayrıca incelenir. Bkz. belgeler ve temsil.

Kaynakça

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, özellikle m.6, 169, 174–181, 202, 219–241, 426, 499, 598 ve 652; 13.10.2026 tarihinde kontrol edilen konsolide metin.
  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m.55, 119, 141, 145, 150, 189–194, 345, 361 ve geçici m.3.
  3. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m.2 ve 4.
  4. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 25.12.2024, E.2024/4814, K.2024/10452; ölüm nedeniyle boşanmanın konusuz kalması ve mirasçıların devam hakkı. Karar tam metni, yeniden yayımlayan: Kanun Yolu.
  5. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 17.09.2024, E.2024/6241, K.2024/5976; kusurun ispatlanamaması ve karar düzeltme isteminin reddi. Karar tam metni, yeniden yayımlayan: Consülto.
  6. Nihan Songör Sayılır, “Derdest Boşanma Davasında Eşlerden Birinin Ölümü Halinde Sağ Kalan Kusurlu Eşin Katılma Alacağı”, Ankara Barosu Dergisi, 2026/3, 84, s.2019–2048, özellikle s.2035–2046. Yayın ve tam metin.
  7. 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun, m.10.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları