Ticari bir gemide yaralanan yabancı gemiadamı veya hayatını kaybeden mürettebat üyesinin yakınları açısından ilk hukuki soru, hangi ülkede ve kime karşı talepte bulunulabileceğidir. Geminin Türkiye’de bulunması, işverenin başka ülkede kurulması ve sözleşmede yabancı hukuk seçilmesi aynı dosyada bir araya gelebilir. Tazminat hakkı; iş ilişkisine uygulanacak hukuk, mahkemenin yetkisi, kazanın nedenleri ve sigorta güvencesi birlikte incelenerek belirlenir.
Bu makale, ücret ve fesih alacaklarının genel anlatımından ayrı olarak, ticari gemilerde bedensel zarar ve ölüm olaylarına odaklanır. Yabancı gemiadamları, aileleri, donatanlar, işveren şirketler, P&I kulüpleri ve Türkiye’deki dosyayı takip eden yabancı hukuk büroları için temel değerlendirme sırasını ortaya koyar.
İlk aşamada hangi kişiler ve belgeler belirlenmelidir?
Gemi sicilindeki malik, gemiyi işleten şirket, teknik yönetici, mürettebat yönetim şirketi ve iş sözleşmesindeki işveren farklı kişiler olabilir. Personelin işe yerleştirilmesine aracılık eden şirketin rolü de ayrıca belirlenmelidir. Bordroda adı geçen şirket veya acente, tek başına bütün tazminat taleplerinin doğru muhatabı olmayabilir.
İş sözleşmesi, varsa toplu iş sözleşmesi, işe alım belgeleri, ücret transferleri ve gemiye katılma kayıtları başlangıç belgeleridir. Kazanın hangi iş sırasında gerçekleştiği, emri kimin verdiği, ekipmanın kime ait olduğu ve güvenlik organizasyonunu kimin yürüttüğü de önem taşır. Donatanın deniz ticareti hukukundan doğabilecek sorumluluğu ile işverenin hizmet ilişkisinden doğan borcu aynı gerekçeye indirgenmemelidir.
Olayla ilgisi bulunan terminal, yükleme şirketi, ekipman üreticisi veya başka gemi hakkında ayrıca talep doğabilir. Bu üçüncü kişilere yöneltilecek haksız fiil iddiası, işverene karşı iş sözleşmesinden kaynaklanan taleple aynı hukuk ve yetki değerlendirmesine tabi olmayabilir. Her muhatap için ayrı bir sorumluluk tablosu kurulması dosyayı daha anlaşılır hâle getirir.
Yabancı gemiadamına hangi iş hukuku uygulanır?
Yabancılık unsuru bulunan iş sözleşmelerinde MÖHUK 27 temel düzenlemedir. Tarafların hukuk seçimi, işçinin mutad işyeri hukukunun emredici hükümleriyle sağlanan asgari koruması saklı kalmak üzere değerlendirilir. Seçim bulunmadığında mutad işyeri, işin birden fazla ülkede yapılması ve işverenin esas işyeri gibi bağlantılar önem kazanır. [1]
Deniz çalışanı bakımından mutad işyerinin belirlenmesi özel dikkat gerektirir. Geminin bayrağı, sefer düzeni, işe katılma ve dönüş limanları, iş organizasyonunun merkezi, talimatların verildiği yer ve sözleşmenin fiilen yürütüldüğü koşullar birlikte incelenir. Sözleşmedeki tek bir adresin veya gemiadamının vatandaşlığının her olayda kesin çözüm sunduğu söylenemez.
2025 değişikliği değerlendirmeyi nasıl etkiler?
7550 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle MÖHUK 27’nin birinci ve dördüncü fıkraları 2025’te değiştirilmiştir. Güncel dördüncü fıkra, bütün koşullara göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili hukuk bulunması hâlinde, birinci, ikinci ve üçüncü fıkralar yerine bu hukukun uygulanabilmesini düzenler. İşin yapıldığı yer hukukunun, işin yapıldığı sırada uygulanması zorunlu hükümleri ayrıca saklı tutulur. [2]
Bu değişiklik nedeniyle eski tarihli bir görüşteki “hukuk seçimi varsa daha sıkı ilişki hiçbir şekilde değerlendirilemez” yaklaşımı güncel metne aktarılmamalıdır. Bunun tersi olarak, işçinin Türk vatandaşı olması veya işverenle Türkiye bağlantısı bulunması da her dosyada Türk hukukunu kendiliğinden uygulanır hâle getirmez. Olay ve sözleşme tarihi ile uygulanacak geçiş değerlendirmesi ayrıca yapılır.
Deniz İş Kanunu her gemide uygulanır mı?
854 sayılı Deniz İş Kanunu’nun 1. maddesi, Türk bayrağı ve gemi büyüklüğü üzerinden belirli bir kapsam kurar. Aynı işverene ait gemilerin toplam tonajı veya çalıştırılan gemiadamı sayısına ilişkin ek kapsam kuralları da vardır. Yabancı bayraklı gemide çalışan herkesin doğrudan 854 sayılı Kanun’a tabi olduğunu söylemek bu düzenlemeyle bağdaşmaz. [3]
Türk hukukunun uygulanacağı belirlenen ancak Deniz İş Kanunu kapsamına girmeyen bir iş ilişkisinde, Türk Borçlar Kanunu’nun hizmet sözleşmesi hükümleri gündeme gelebilir. İşverenin işçinin kişiliğini ve sağlığını koruma borcunu düzenleyen TBK 417 önem taşır. Bu aşama, önce yabancılık unsuru nedeniyle uygulanacak hukukun belirlenmesini gerektirir. [4]
Türkiye’de hangi mahkemede dava açılabilir?
Milletlerarası yetki, iç hukuktaki görev ve yer bakımından yetkiden ayrılarak incelenmelidir. MÖHUK 44, bireysel iş sözleşmeleri ve iş ilişkileri için özel bağlantılar düzenler. İşçinin işini mutaden yaptığı işyerinin Türkiye’de bulunması önemlidir; işçinin işverene karşı taleplerinde işverenin yerleşim yeri ile işçinin yerleşim yeri veya mutad meskenine ilişkin Türkiye bağlantıları da dikkate alınır. MÖHUK 47/2, bu koruyucu yetkinin sözleşmeyle bertaraf edilmesini sınırlar. [1]
Bir Türkiye limanındaki kazada, olayın yeri ve Türk usul hukukundaki özel yetki hükümleri de değerlendirmeye katılır. Ancak geminin kısa süreyle Türkiye’ye uğramasından hareketle, dünyanın her yerindeki bütün iş ilişkisi uyuşmazlıklarının Türk mahkemesinde çözülebileceği söylenemez. Sigortacıya veya üçüncü kişiye yöneltilen taleplerin yetki dayanağı ayrıca gösterilmelidir.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi, 854 sayılı Kanun’a tabi gemiadamları yanında Türk Borçlar Kanunu’nun hizmet sözleşmesi hükümlerine tabi işçiler ile işverenleri arasındaki belirli uyuşmazlıkları da iş mahkemelerinin görevine alır. Bu nedenle her deniz kazası davasının denizcilik ihtisasına bakan ticaret mahkemesinde görüleceği varsayımı doğru değildir. [5]
İş kazası tazminatında arabuluculuk zorunlu mu?
7036 sayılı Kanun’un 3/3. maddesi; iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarını, aynı maddenin dava şartı arabuluculuk düzenlemesinin dışında tutar. Buna karşılık ücret, fesih ve başka alacakların aynı dosyada ileri sürülmesi ayrıca değerlendirilmelidir. [5]
Bu istisna, bağımsız bir sigorta talebi veya başka ticari uyuşmazlık hakkında otomatik sonuç doğurmaz. Davalının sıfatı, hukuki sebep, görevli mahkeme ve uygulanabilir diğer dava şartları ayrı kontrol edilmelidir. Başvuru yolunun yanlış sınıflandırılması, özellikle yabancı taraflı dosyada süre ve tebligat sorunlarını büyütebilir.
Yaralanma ve ölüm hâlinde hangi zararlar talep edilebilir?
Türk hukuku uygulanıyorsa bedensel zarar bakımından TBK 54; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi ve ekonomik geleceğin sarsılması gibi kalemler yönünden başlangıç noktasıdır. Ölüm hâlinde TBK 53 kapsamında cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse ilgili tedavi ve kazanç kayıpları ile destekten yoksun kalma zararı değerlendirilir. Manevi tazminat için TBK 56’nın koşulları incelenir. [4]
Yabancı hukukun uygulandığı bir olayda zarar kalemleri, hesap yöntemi, sorumluluk ölçütü ve sözleşmesel ödemeler farklı olabilir. Bu yüzden Türk tazminat hesabı ile yabancı toplu iş sözleşmesindeki sabit ölüm veya maluliyet ödemesi doğrudan eşitlenmemelidir. Bir ödemenin diğer talebe etkisi, ilgili hukuk ve sözleşme çerçevesinde belirlenir.
| Talep alanı | Gerekli temel bilgi | Sık karşılaşılan sorun |
|---|---|---|
| Tedavi ve bakım | Rapor, fatura, bakım ihtiyacı | Kazayla ilişkisiz giderlerin eklenmesi |
| Geçici kazanç kaybı | Çalışamama süresi, gerçek gelir | Brüt ve net ücretin karıştırılması |
| Kalıcı çalışma gücü kaybı | Uygun uzman raporu, meslek bilgisi | Tıbbi bulgu ile mesleki etkinin ayrılmaması |
| Destekten yoksun kalma | Fiilî destek ilişkisi, gelir, hak sahipleri | Mirasçılık ile destek ilişkisinin eşit sayılması |
| Sözleşmesel ödeme | İş ve toplu iş sözleşmesi | Ödemenin bütün hakları kapattığının sanılması |
Destekten yoksun kalma talebi, yalnızca mirasçılık belgesiyle açıklanamayabilir. Kimin fiilen destek aldığı, desteğin nasıl sürdüğü ve ölümün bu ilişkiyi nasıl etkilediği belirlenir. Yabancı aile belgelerinin kullanımı, temsil yetkisi ve gerektiğinde tercüme veya tasdik işlemleri ayrıca planlanmalıdır.
Kaza sonrası psikolojik etkiler de uygun tıbbi değerlendirmeyle belgelenebilir. Bununla birlikte bir anlatının hukuken kabul edilebilir zarar ve nedensellik değerlendirmesine dönüşmesi için uzman raporu, olay kayıtları ve çalışma hayatına etkisi birlikte ele alınır. Her ağır olayın aynı tazminat sonucunu doğuracağı varsayılmaz.
Kusur ve güvenlik organizasyonu nasıl incelenir?
Kazanın yalnızca son hareketine odaklanmak yeterli olmayabilir. İşin risk değerlendirmesi, eğitim, kişisel koruyucu donanım, dinlenme süreleri, vardiya düzeni, çalışma izni sistemi, ekipmanın bakımı ve acil yardım organizasyonu birlikte incelenir. Kapalı alana giriş, yüksekte çalışma, halat operasyonu veya vinç kullanımı gibi işler için özel kayıtlar önem kazanır.
İşverenin organizasyon kusuru, başka çalışanların hareketi, ekipman arızası ve gemiadamının davranışı aynı olayda etkili olabilir. Uygulanacak hukuk çerçevesinde bu nedenlerin tazminata etkisi belirlenir. Bir iç soruşturma raporunun yalnızca çalışanı sorumlu göstermesi, mahkemenin bütün delilleri değerlendirme görevini ortadan kaldırmaz.
Sağlık hizmetine erişim ve uygun tahliye de incelemenin parçasıdır. İlk tıbbi yardım, gemi hekimliği veya uzaktan tıbbi destek kayıtları, kıyıya çıkarma saati ve hastane kabul zamanı korunmalıdır. Sağlık ve güvenlik önlemleri sürerken, delillerin toplanması yaralı kişinin durumuna ve kişisel verilerinin korunmasına uygun yürütülmelidir.
MLC 2006 ve P&I güvencesi ne sağlar?
MLC 2006; uygulanabildiği gemi ve hukuk düzenlerinde tıbbi bakım, gemi sahibinin sorumluluğu ve belirli mali güvence yükümlülükleri bakımından önemlidir. İşle bağlantılı yaralanma, hastalık veya risk sonucu ölüm ya da uzun süreli maluliyet için sözleşmesel tazminatı güvenceye alan düzenlemeler bulunur. Standart A4.2.1 ve A4.2.2 kapsamında, koşulları oluştuğunda gemiadamı veya ilgili hak sahipleri güvence sağlayana başvurabilir. [6]
Türkiye’de bir uygun bulma kanununun çıkarılmış olması ile uluslararası onayın ILO nezdinde tescili aynı aşama değildir. İnceleme tarihinde erişilen ILO NORMLEX kaydı, MLC 2006’yı Türkiye’nin henüz onaylamadığı sözleşmeler arasında göstermektedir. Dolayısıyla MLC hükümleri, Türkiye her durumda sözleşmeye tarafmış gibi sunulmamalıdır. Yabancı bayrak devletinin hukuku, iş sözleşmesi ve düzenlenmiş mali güvence belgesi nedeniyle MLC sistemi yine önem taşıyabilir. [7]
MLC güvencesindeki sözleşmesel ödeme, bütün ülkelerde geçerli tek bir ölüm veya maluliyet bedeli belirlemez. İlgili sözleşme, toplu iş sözleşmesi ve ulusal düzenleme incelenir. Yapılan ödeme ile ayrıca istenebilecek zararların ilişkisi ve varsa mahsup konusu değerlendirilmelidir. Hak sahibinin anlamadığı dilde kapsamlı ibra imzalaması, dosyanın çözümü için uygun bir yöntem değildir.
P&I tarafında ise Gard Rule 27; mürettebatın yaralanması, hastalığı ve ölümü nedeniyle doğan belirli masraf ve sorumlulukları ele alan bir kulüp düzenlemesi örneğidir. Sadece sözleşmeyle üstlenilen ilave sorumluluklarda onay koşulları önem taşıyabilir. Her kulüp ve poliçe aynı kapsamı sağlamaz. Kayıt belgesi, özel şartlar ve varsa MLC mali güvence belgesi birlikte okunmalıdır. [8]
Deliller, sosyal güvenlik ve yabancı dosyayla koordinasyon
Olay kayıtlarının ilk sürümleri korunmalıdır. Gemi jurnali, görev ve dinlenme çizelgeleri, çalışma izinleri, ekipman bakım kayıtları, tanık iletişimleri, kamera görüntüleri ve uygun olduğu ölçüde seyir kayıtları dosyalanır. Tanıkların gemiden ayrılması ve dijital kayıtların silinmesi ihtimali nedeniyle delil tespiti ihtiyacı erken değerlendirilir.
Yabancı gemiadamının hangi sosyal güvenlik sistemine tabi olduğu ayrıca araştırılır. Yalnızca Türkiye’de tedavi görmesi, bütün 5510 sayılı Kanun yardımlarından yararlanacağını göstermez. Sigortalılık statüsü, uygulanabilir sosyal güvenlik anlaşmaları, işveren kayıtları ve olayın bildirimi önemlidir. Sosyal güvenlik ödemelerinin veya özel sigorta ödemelerinin tazminata etkisi, otomatik ve toplu bir indirim şeklinde ele alınmamalıdır.
Yabancı hukuk bürosundan gelen rapor ile Türkiye’deki tıbbi ve hukuki raporun hangi soruya cevap verdiği açıklanmalıdır. “Kalıcı maluliyet”, “mesleğini yapamama” ve belirli bir sözleşmedeki “disability” tanımı farklı ölçütlere dayanabilir. Para birimi, çalışma dönemi, gelir belgeleri ve hak sahibi listesi ortak bir dosya çizelgesinde tutulmalıdır.
Sulh görüşmesinde ödeme türü, kapsanan dönem, hak sahipleri, vekâlet yetkisi, tercüme ve ibra kapsamı açıkça yazılmalıdır. Geçici yardım ödemesinin bütün talepleri sona erdirip erdirmediği varsayıma bırakılmamalıdır. İhbar, dava ve diğer sürelerin görüşmeler sırasında nasıl korunacağı da ayrıca değerlendirilir.
Türk hukuku uygulanırken, işverene karşı TBK 417 kapsamındaki sözleşmesel sorumlulukta TBK 146’daki genel on yıllık zamanaşımı değerlendirmesi önem taşır. Başlangıç anı; alacağın muacceliyeti, zararın gelişimi ve ilgili içtihat dikkate alınarak belirlenir. Üçüncü kişiye karşı haksız fiil talebinde ise TBK 72’deki öğrenmeye bağlı iki yıllık ve fiile bağlı on yıllık süreler ile daha uzun ceza zamanaşımı ihtimali ayrıca incelenir. Bunlar yabancı hukuk veya özel deniz hukuku düzenlemelerine tabi her talep için ortak süre değildir. [4]
Karar incelemesi: yabancı bayraklı gemide görevli mahkeme
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24 Mayıs 2022 tarihli, E. 2021/194, K. 2022/312 sayılı kararında; yabancı bayraklı gemide çalışan bir gemiadamının korsan saldırısıyla bağlantılı maddi ve manevi zarar talepleri incelenmiştir. Mahkeme, taraflar arasındaki hizmet ilişkisini ve 7036 sayılı Kanun’u esas alarak iş mahkemelerinin görevli olduğuna karar vermiştir. [9]
Bu, tazminat miktarını veya sigortacının ödeme borcunu kesinleştiren bir karar değildir. İlk derece görevsizlik kararıdır; kesinleşme bilgisi doğrulanmamıştır. Ayrıca kararın yabancı bayrak ve Türk Borçlar Kanunu hakkındaki değerlendirmesi, her yabancı bayraklı gemide Türk hukukunun otomatik uygulanacağı şeklinde genellenmemelidir. Güncel MÖHUK incelemesi bağımsız olarak yapılmalıdır.
Örnek dosya: terminalde yaralanan yabancı gemiadamı
Varsayımsal olarak, yabancı bayraklı geminin personelinin Türkiye’de bir terminalde halat operasyonu sırasında yaralandığını düşünelim. İşverenin iş güvenliği yükümlülüğü, terminalin ekipman ve organizasyonu, uygulanan talimatlar ve gemiadamının görevi ayrı incelenir. İş sözleşmesi talebi ile terminale yöneltilecek talebin hukuk ve yetki dayanakları karşılaştırılır. Tıbbi yardım gideri, çalışılamayan dönem ve kalıcı etkiler farklı belgelerle hesaplanır. P&I veya başka güvenceye başvuru bu incelemeye paralel yürütülür.
Sonuç
Yabancı gemiadamının yaralanması veya ölümü, yalnızca geminin bayrağına bakılarak çözülemez. İşverenin doğru belirlenmesi, MÖHUK’un güncel hükümleri, görevli mahkeme, tıbbi deliller ve sigorta güvencesi birlikte değerlendirilmelidir. Tedavi ve destek ihtiyaçları karşılanırken delillerin korunması ve hak sahiplerinin bilgilendirilmesi, sınır ötesi dosyanın sağlıklı yürütülmesini sağlar.
İlgili yazılar: Deniz kirliliği ve tazminat; Gemi enkazının kaldırılması; Liman, iskele ve terminal hasarları; Yat kaptanı ve mürettebatın işçilik hakları; P&I sigortasında deniz kazası talepleri.
Sık Sorulan Sorular
Yabancı gemiadamı Türkiye’de tazminat davası açabilir mi?
Koşulları varsa açabilir. Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, görevli mahkeme, davalının konumu ve uygulanacak hukuk ayrı ayrı değerlendirilir. Vatandaşlığın yabancı olması tek başına engel değildir.
Yabancı bayraklı gemide her zaman yabancı hukuk mu uygulanır?
Hayır. Bayrak önemli bir bağlantıdır; fakat iş sözleşmesi, mutad işyeri ve daha sıkı ilişkili hukuk gibi unsurlar MÖHUK kapsamında birlikte incelenir.
İş kazası tazminatı için önce arabulucuya gitmek gerekir mi?
7036 sayılı Kanun’daki iş kazası ve meslek hastalığı tazminatı istisnası dikkate alınır. Ücret veya bağımsız sigorta talebi gibi başka kalemler için değerlendirme değişebilir.
Türkiye MLC 2006’ya taraf kabul edilebilir mi?
İnceleme tarihinde ILO NORMLEX, sözleşmeyi Türkiye’nin onaylamadığı sözleşmeler arasında göstermektedir. İç hukukta uygun bulma işlemi ile uluslararası onayın tescili karıştırılmamalıdır.
Ölüm tazminatını yalnızca mirasçılar mı isteyebilir?
Talep türüne göre değişir. Türk hukukunda destekten yoksun kalma zararında fiilî destek ilişkisi önemlidir. Sözleşmesel ölüm ödemesi ve miras yoluyla geçen haklar ayrıca incelenir.
P&I kulübünün tedavi giderini ödemesi bütün dosyayı kapatır mı?
Ödemenin kapsamına bağlıdır. Tedavi gideri, sözleşmesel ödeme ve diğer tazminat kalemleri ayrılmalı; varsa ibra ve mahsup hükümleri değerlendirilmelidir.
Kaynakça
1 — 5718 sayılı MÖHUK, özellikle m. 27, 44 ve 47; UYAP mevzuat kaydı.
2 — 7550 sayılı Kanun m. 18, 2025 değişikliği.
3 — 854 sayılı Deniz İş Kanunu, özellikle m. 1.
4 — 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, TBMM kabul metni, özellikle m. 53, 54, 56, 393 ve 417.
5 — 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, TBMM metni, özellikle m. 3/3, 5 ve 6.
6 — ILO, MLC 2006 kapsamındaki liman devleti denetimleri rehberi, mali güvence ve A4.2.1–A4.2.2 açıklamaları.
7 — ILO NORMLEX, Türkiye’nin onaylamadığı güncel sözleşmeler, MLC 2006 kaydı; erişim 14.10.2026.
8 — Gard, Rule 27: Liabilities in respect of crew. Belirli kulüp kurallarına örnek.
9 — İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, 24.05.2022, E. 2021/194, K. 2022/312; karar kaydı. Tam metin incelendi; karar görevle ilgilidir.
Kaynak erişim ve mevzuat inceleme tarihi: 14 Ekim 2026. Yayımdan önce değişiklik ve somut olaya uygulanabilirlik kontrolü yapılmalıdır.