İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Yabancılar ve Göç Hukuku

İdari Gözetime Alternatif Yükümlülükler: İmza, Adres, Teminat ve Elektronik İzleme

Adres anahtarı, bildirim kâğıdı ve telefonla gözetim dışındaki takibi anlatan temsili görsel.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 9 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

İmza, adres, teminat ve elektronik izleme yükümlülüklerinin şartları, süresi, değiştirilmesi ve itiraz mercilerini güncel mevzuatla inceleyin.

İdari gözetime alternatif yükümlülükler, sınır dışı sürecinin kişi geri gönderme merkezinde tutulmadan yürütülmesini sağlayan tedbirlerdir. 6458 sayılı Kanun’un 57/A maddesi yedi yükümlülük türü düzenler. Birkaçı birlikte uygulanabilir; genel süre üst sınırı yirmi dört aydır. Ancak hangi tedbirin gerekli olduğu, süresi ve uygulanma şekli kişiye özgü değerlendirilmelidir.

Merkezden çıkıştan sonra başlayan imza veya adres yükümlülüğü, yalnızca basit bir kayıt işlemi değildir. Kişinin günlük hayatını, aile ilişkilerini ve başka ile gidebilmesini etkileyebilir. Bu nedenle ilk kararın yanında değişiklik, mazeret, sonlandırma ve yargısal denetim yollarının da bilinmesi gerekir.

Alternatif yükümlülük kimlere uygulanabilir?

Gözetimden önce ve gözetim sona erdikten sonra değerlendirme

57/A maddesi, 57/2 kapsamındaki yabancılar ile gözetimi sonlandırılan yabancılar için alternatifler öngörür. 57/2 kapsamına girdiği hâlde gözetim altına alınmayan yabancıya bir veya birkaç alternatif getirilmesi kanunda zorunlu tutulmuştur. Bunun anlamı, Türkiye’de bulunan her yabancının bu tedbirlere tabi olduğu değildir; kanuni kapsam ayrıca belirlenir.

14 Eylül 2022 tarihli Yönetmelik’in 7. maddesine göre alternatiflerin, esas olarak gözetimden önce değerlendirilmesi gerekir. Kişinin yaşı, sağlığı, aile durumu ve özel ihtiyaçları dikkate alınır. Başlangıçta değerlendirme yapılamamışsa merkeze kabulden sonra öncelikle ele alınır; gözetimin devamı ve uzatılmasında da yeniden incelenir. Karar valilikçe verilir, uygulamayı il göç idaresi takip eder.

Alternatif istemek için önce altı ayın dolmasını beklemek gerekmez. Ancak bir adres göstermek veya aile bağını ileri sürmek de tek başına talebin kabulünü zorunlu kılmaz. Önerilen tedbirin, dosyada gösterilen kaçma veya diğer riskleri nasıl karşılayacağı açıklanmalıdır.

Sınır dışı kararı kaldırılırsa yükümlülük devam eder mi?

Yönetmelik m.6/2, Kanun’un 55. maddesi kapsamındakilere alternatif uygulanmayacağını düzenler. Sınır dışı kararının iptal edilmesi, kaldırılması veya geri alınması hâlinde de bu rejimde yeni alternatif getirilemez; mevcut yükümlülükler sonlandırılır. Bu sonuç, başka bir kanuni statüye bağlı bildirim veya ikamet yükümlülüğünün de mutlaka ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Sınır dışı davasının yalnızca açılması ile kararın iptali aynı değildir. Dava sürerken mevcut alternatifin kapsamı ayrıca takip edilir. Kararın sona erdiği durumda ilgili mahkeme veya idare kararı dosyaya sunulmalı, yükümlülük kaydının kaldırılması ve kişiye yazılı bildirim yapılması istenmelidir.

Yedi alternatif yükümlülük nelerdir?

Kanundaki türTemel işleviDosyada dikkat edilecek nokta
Belirli adreste ikametUlaşılabilir bir adres sağlarAdresin doğrulanması ve il değişikliği
Bildirimde bulunmaBelirlenen aralıklarla hazır bulunmayı doğrularYöntem, sıklık ve mazeret kayıtları
Aile temelli geri dönüşBelirli yakınların yanında kalmayı sağlarYabancının talebi ve yakınların muvafakati
Geri dönüş danışmanlığıHaklar ve dönüş süreci hakkında bilgilendirme sağlarBilgilendirme ve geri göndermeme güvencesi
Gönüllü kamu hizmetiKamu yararına gönüllü görev öngörürGönüllülük ve uygulama koşulları
TeminatMali güvence karşılığında merkez dışında takip sağlarGüncel tutar, özel süre ve iade koşulları
Elektronik izlemeTeknolojik araçlarla takip sağlarMobil uygulama veya kelepçenin hukuki şartları

Ses tanıma, mobil uygulama ve elektronik kelepçe, kanundaki yedi türe ek üç bağımsız kategori gibi sayılmamalıdır. Yönetmelik bunları bildirim veya elektronik izlemenin uygulanma biçimleri olarak ayrıntılandırır.

Adres ve imza yükümlülüğünde uygulama

Adresin doğrulanması ve başka ile taşınma

Belirli adreste ikamet, ceza muhakemesindeki konutu terk etmeme tedbiriyle özdeş değildir. Bununla birlikte kişinin kararda belirtilen adreste ikamet etmesi gerekir. Yönetmelik m.8, adresin doğrulanmasını; duruma göre kira sözleşmesi veya yanında kalınacak kişinin yazılı muvafakatini arar. Adreste ikamet sistem üzerinden doğrulanabiliyorsa ayrıca öngörülen belge koşulu bakımından istisna vardır.

Başka ilde ikamet isteği yazılı olarak yapılır. Sağlık, eğitim ve aile bağları gibi nedenleri gösteren belgeler değerlendirmeye sunulur. Bazı sınır dışı sebeplerinde Başkanlığın uygun görüşü de aranır. Başvuru yapılmış olması, talep kabul edilmeden kendiliğinden taşınma yetkisi vermez.

Bildirim sıklığı herkes için aynı değildir

Bildirim; parmak izi doğrulaması, ses tanıma veya il müdürlüğünde ıslak imza yoluyla yerine getirilebilir. Yöntem ve sıklık kişiye ilişkin değerlendirmeyle belirlenir. Yönetmelik m.9’a göre bildirim aralıkları bir aydan fazla olamaz. Bu üst aralık, herkesin ayda yalnızca bir kez bildirim yapacağı anlamına gelmez.

Ölçülülük değerlendirmesinde merkeze uzaklık, düzenli tedavi, çocuğun bakımı ve ulaşım imkânı önem taşıyabilir. Daha seyrek bildirim veya farklı il talebinde yalnızca güçlükten söz etmek yerine randevu çizelgesi, sağlık belgesi, ikamet ve aile kayıtları sunulmalıdır. Bazı güvenlik veya kamu düzeni sebeplerine dayanan dosyalarda yalnızca adres ya da yalnızca bildirim uygulanmasına ilişkin Yönetmelik sınırlamaları ayrıca dikkate alınır.

Aile temelli geri dönüş ve gönüllülük ne anlama gelir?

Yönetmelik m.11’e göre aile temelli geri dönüş, yabancının Türkiye’de yasal olarak bulunan birinci veya ikinci derece yakınlarının yanında kalabilmesine dayanır. Yabancının yazılı talebi ile yakınlarının yazılı muvafakati gerekir. Muvafakat, idareyle iş birliği ve seyahat masraflarına ilişkin taahhütler de içerir; sıradan adres izniyle aynı belge değildir.

Geri dönüş danışmanlığında kişinin hakları, yükümlülükleri ve çıkış seçenekleri açıklanır. Yönetmelik, geri göndermeme ilkesini saklı tutar. Bu nedenle bir danışmanlık görüşmesine katılmak, ülkesinde karşılaşacağı ciddi tehlike iddiasından vazgeçtiği şeklinde yorumlanmamalıdır. İmzalanan belgenin danışmanlık kaydı mı yoksa ayrı bir dönüş beyanı mı olduğu anlaşılmalıdır.

Kamu yararına hizmetlerde görev alma bakımından kanunun gönüllülük şartı korunur. Bunun ücretli çalışmaya genel izin sağladığı veya her ilde her başvuru sahibine fiilen sunulan standart bir program olduğu ileri sürülemez. Somut program ve koşulları ayrıca doğrulanmalıdır.

Teminatla merkezden çıkış nasıl değerlendirilir?

Güncel miktar ve ödeme usulü

Teminat, herkese açık ve istenen miktarın yatırılmasıyla kendiliğinden tahliye sağlayan bir sistem değildir. Kişinin bu tedbire uygunluğu değerlendirilir; Yönetmelik m.14/11’de belirli sınır dışı sebepleri için istisnalar bulunur. Uygun karar sonrasında ödeme ilgili muhasebe birimi hesabına yapılır ve dekont il müdürlüğüne teslim edilir.

Yönetmelikteki başlangıç tutarı 100.000 TL’dir; her yıl yeniden değerleme oranında artırılıp il müdürlüklerine bildirilmesi öngörülmüştür. Dolayısıyla bu rakamı 2026’da ödenecek sabit güncel tutar olarak kullanmak yanlış olur. Dosyaya uygulanacak tutar ve resmî ödeme bilgisi yazılı olarak teyit edilmelidir. Bu yazıda doğrulanmamış bir 2026 ödeme rakamı verilmemektedir.

Teminatın süresi, iadesi ve gelir kaydı

Teminat verilen yabancı ayrıca bildirim yükümlülüğüne tabi tutulur. Yönetmelik, ülkeden çıkış için tanınacak teminat süresini bir aydan az ve altı aydan fazla olmayacak şekilde düzenler. Genel yirmi dört aylık alternatif süresi bu özel çıkış süresiyle karıştırılamaz.

Sınır dışı kararının yerine getirilmesi, çıkışın tespiti veya kararın idare mahkemesince iptali gibi hâllerde iade düzenlenmiştir. İade için talep ve hesap bilgileri alınır. Sürede çıkılmaması bakımından Kanun m.57/A/7, mücbir sebebi ve mahkeme sürecinin sona ermemesini saklı tutar. Bu kanuni istisnalar gözetilmeden yalnızca takvime bakılarak gelir kaydı değerlendirmesi yapılamaz. Gelir kaydı veya iade uyuşmazlığı, elektronik izlemeye itirazla aynı işlem değildir; görev ve usul ayrıca belirlenir.

Elektronik izlemede hangi güvenceler vardır?

Yönetmelik elektronik izlemeyi mobil uygulama ve elektronik kelepçe olarak düzenler. Kelepçenin uygulanması belirli sınır dışı sebepleri ve ek koşullara bağlanmıştır; her alternatif dosyasında serbestçe seçilebilen sıradan bir araç olarak görülemez. Özel ihtiyaç sahibi veya hassas durumdaki kişiler için düzenlenen farklılaştırmalar da incelenmelidir.

Karar, teknik kullanım kuralları ve yükümlülüğe aykırılığın sonuçları kişiye bildirilmelidir. Teknik arıza, hastaneye yatış veya cihaz kullanımını etkileyen bir durum ortaya çıktığında olay gecikmeden belgelenerek idareye iletilir. Yükümlülüğün değiştirilmesi veya sona erdirilmesi istenirken teknik kayıtlar ve sağlık belgeleri önem taşır.

57/A/5 uyarınca elektronik izleme kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurulur. Başvuru tedbiri kendiliğinden durdurmaz; hâkim beş gün içinde incelemeyi sonuçlandırır ve kararı kesindir. Şartların ortadan kalkması veya değişmesi üzerine yeniden başvuru, Yönetmelik m.18’de ayrıca düzenlenmiştir.

İmza yükümlülüğüne karşı hangi mahkeme görevlidir?

Alternatifler daha hafif tedbirler olsa da temel haklara müdahale eder. Bu nedenle uygulamanın kanuni dayanağı ve ölçülülüğü ayrıca tartışılabilir. Öğretide, özellikle bazı sınırlamaların ve ek yükümlülüklerin kanun yerine Yönetmelikle düzenlenmesi kanunilik bakımından eleştirilmektedir. Cansu Kaya Ülken’in 2026 tarihli incelemesi de bu soruna işaret eder. Bu akademik değerlendirme, düzenlemelerin kendiliğinden yürürlükten kalktığı anlamına gelmez; somut itirazda tartışılabilecek hukuki bir gerekçedir.

Kanun, elektronik izleme için sulh ceza yolunu açıkça gösterir. Diğer alternatiflerde ise yalnızca bu cümleye bakılarak her uyuşmazlığın idare mahkemesinde görüleceği sonucuna varılamaz.

Uyuşmazlık Mahkemesi, 7.10.2024 tarihli E.2024/352, K.2024/395 kararında, gözetimi sona erdirildikten sonra haftalık parmak izi ve ıslak imza yükümlülüğü getirilen yabancının uyuşmazlığını incelemiştir. Çoğunluk, bu yükümlülüğü gözetimin devamı niteliğinde değerlendirerek adli yargıyı görevli bulmuş ve sulh ceza hâkimliğinin görevsizlik kararını kaldırmıştır. Karşı oy ise kanundaki açık sulh ceza düzenlemesinin elektronik izlemeyle sınırlı olmasını vurgulamıştır.

Bu karar, gözetim sonrasında getirilen bildirim yükümlülüğünde doğrudan önem taşır. Başlangıçtan itibaren uygulanan farklı bir alternatif, teminatın gelir kaydı veya başka bir idari işlem söz konusuysa aynı sonuca gerekçesiz biçimde atlanmamalıdır. İtiraz edilen kararın içeriği, önceki gözetimle bağlantısı ve güncel içtihat birlikte ele alınır. Tebliğ belgesindeki merci bilgisinin kanun ve içtihatla karşılaştırılması da gerekir.

Yükümlülüğe uyulmazsa ne olur?

Kanun m.57/A/6 yeniden idari gözetime imkân tanır. Yönetmelik m.21 ise adresin terk edilmesi, art arda iki bildirimin yapılmaması ve elektronik izleme kurallarının ihlali gibi hâlleri ayrıntılandırır. Aynı hüküm, öncelikle mücbir sebebin değerlendirilmesini ister.

Bu nedenle bildirim gününde hastanede bulunan kişi, mümkün olan en kısa zamanda mazeretini ve belgesini sunmalıdır. Kayıt hatası ileri sürülüyorsa giriş kaydı, başvuru alındısı veya ilgili teknik kayıtların araştırılması istenir. Yükümlülüğe aykırılık iddiası, sınırsız gözetim yetkisi yaratmaz; yeni gözetim kararı da gerekçe, süre ve yargısal denetim güvencelerine tabidir.

Ayrıca Kanun m.102/1-e, teminat dışındaki sayılan alternatiflere aykırılık için idari para cezası öngörür. Yeniden gözetim, para cezası ve teminatın gelir kaydı birbirinden ayrı işlemlerdir. Para cezasının uygulanacağı yılın tutarı ve başvuru yolu ilgili karar üzerinden ayrıca kontrol edilmelidir; kanundaki başlangıç rakamı güncel ödeme tutarı gibi kullanılmamalıdır.

Sonuç

Alternatif yükümlülüklerin işlevi, sınır dışı sürecini daha az kısıtlayıcı araçlarla yürütmektir. Bunun gerçekleşmesi için kararın türü, yöntemi, süresi ve değiştirilebilme koşulları açık olmalıdır. İmza, adres, teminat ve elektronik izleme birbirinin aynısı değildir. Başvuru dosyası, kişinin somut koşullarını gösterirken yükümlülüğün değiştirilmesi, hafifletilmesi veya kaldırılmasına ilişkin talebi de açıkça ortaya koymalıdır.

İlgili yazılar: İdari gözetimde altı ay, uzatma ve aylık değerlendirme; Geri gönderme merkezi koşulları ve etkili başvuru hakkı; Hukuka aykırı idari gözetim sonrası giderim ve tazminat; İdari gözetim kararına itiraz; Geri gönderme merkezinde yakını olanlar için başvuru rehberi.

Sıkça Sorulan Sorular

Alternatif yükümlülük ikamet izni verir mi?

Hayır. Merkez dışında takip edilme kararı, tek başına ikamet veya çalışma izni sağlamaz. Kalış statüsü ayrı değerlendirilir.

İmza yükümlülüğü her zaman haftada bir midir?

Hayır. Sıklık kişiye ilişkin değerlendirmeyle belirlenir; Yönetmelik bildirim aralığının bir aydan fazla olamayacağını düzenler. Tebliğ edilen takvim esas alınır.

Birden fazla alternatif uygulanabilir mi?

Evet. Kanun buna izin verir; bazı durumlarda Yönetmelik ek yükümlülük arar. Birlikte uygulamanın toplam etkisi ve ölçülülüğü yine değerlendirilmelidir.

Başka ile taşınma talebi yükümlülüğü durdurur mu?

Talepte bulunmak kendiliğinden durdurma veya taşınma izni oluşturmaz. Karar ve ilgili izin usulü takip edilmelidir.

Teminat herkes için 100.000 TL midir?

Hayır. Bu, Yönetmelikteki başlangıç tutarıdır; yıllık artırıma tabidir. Güncel tutar, kapsam ve resmî ödeme hesabı dosya bakımından doğrulanmalıdır.

Yirmi dört ay dolunca bütün göç işlemleri biter mi?

Hayır. Bu süre alternatif yükümlülüklerin üst sınırıdır. Sınır dışı, tahdit ve kalış statüsüne ilişkin işlemler ayrıca değerlendirilir.

Kaynakça

  • 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, m.4, 55, 57, 57/A ve 102. Konsolide metin; tam metin PDF.
  • İdari Gözetime Alternatif Yükümlülüklere İlişkin Yönetmelik, RG 14.9.2022/31953, m.5–21. Metin.
  • Uyuşmazlık Mahkemesi, 7.10.2024, E.2024/352, K.2024/395; çoğunluk gerekçesi, hüküm ve karşı oy. Resmî karar PDF.
  • Cansu Kaya Ülken, “İdari Gözetime Alternatif Yükümlülüklerin Hukuki Niteliği ve Uygulanması”, Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 12(2), 2026, s.487–508, özellikle sonuç bölümü. Makale PDF.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları