İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Boşanmada Mal Paylaşımı

Aile Konutuna Eşin Açık Rızası Alınmadan Konulan İpotek Nasıl Kaldırılır? Şartlar, Dava Yolu ve Yargıtay Kararları

Aile konutu olarak kullanılan evde kredi ve ipotek evrakını inceleyen eşler; arka planda ev yaşamı
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 11 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Eşlerden birinin mülkiyetindeki taşınmaz, evlilik birliği içinde ailenin yaşam merkezi olarak kullanılıyorsa aile konutu niteliği kazanır. Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 194 uyarınca malik eş, diğer eşin belirli işleme yönelik açık rızası olmadan bu konut üzerinde kural olarak ipotek kuramaz. İpotek tesis tarihinde aile konutu niteliği ve açık rızanın bulunmadığı ortaya konulduğunda, malik olmayan eş aile mahkemesinde ipoteğin kaldırılmasını isteyebilir. Tapuda aile konutu şerhinin bulunmaması tek başına bu hakkı ortadan kaldırmaz; ancak ispat, rıza belgesinin kapsamı, evliliğin sonradan sona ermesi ve cebrî icra aşaması davanın sonucunu değiştirebilir.

Aile konutu nedir ve hangi taşınmazlar korunur?

Aile konutu sıradan bir meskenden hangi yönüyle ayrılır?

Aile konutu, evlilik birliği devam ederken eşlerin ortak yaşamlarını sürdürdükleri, aile hayatının fiilî merkezi olan konuttur. Tapuda mülkiyetin yalnız eşlerden birine ait bulunması, taşınmazın evlilikten önce edinilmiş olması veya eşler arasında mal ayrılığı rejiminin uygulanması TMK m. 194'ün korumasını kendiliğinden bertaraf etmez. Korumanın konusu mülkiyetin paylaşılması değil, aile yaşamının konut üzerindeki tek taraflı tasarruflarla tehlikeye düşürülmemesidir.

Önemli olan taşınmazın tapuda “mesken” olarak yazılması değil, işlem tarihinde fiilen aile konutu işlevini üstlenmesidir. Sürekli kullanılan konut ile sadece tatil veya dönemsel kullanım için tutulan yazlık ayrı değerlendirilir. Eşlerin farklı adres kayıtlarının bulunması da fiilî kullanımın araştırılmasına engel değildir; fakat ispatı güçleştirebilir.

Birden fazla taşınmaz veya arsa üzerindeki bina aile konutu olabilir mi?

Kural olarak korunacak konut ailenin esas ve sürekli yaşam merkezidir. Tapuda “arsa” niteliğinde görünen parsel üzerinde konut bulunması veya aynı parselde konut dışında işyeri, depo, ahır gibi bölümlerin yer alması hâlinde, aile konutu olarak kullanılan bölümün kapsamı saptanmalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 13.10.2021 tarihli E.2021/4627, K.2021/7256 sayılı kararında, karma kullanımlı taşınmazın tamamındaki ipoteğin kaldırılması yerine konut olarak kullanılan kısmın keşif ve krokiyle belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Kararın tam metni.

Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesi ipoteği nasıl sınırlar?

Açık rıza neden gereklidir?

TMK m. 193 eşlere kural olarak hukukî işlem serbestisi tanırken, m. 194 aile konutu bakımından özel bir sınır getirir. Hükme göre eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadıkça aile konutunu devredemez, aile konutuna ilişkin kira sözleşmesini feshedemez ve konut üzerindeki hakları sınırlayamaz. İpotek aynî teminat hakkıdır: borç ödenmediğinde konutun paraya çevrilmesine yol açabildiğinden aile konutundaki yaşantıyı önemli ölçüde etkiler.

Borçlu olmakla ipotek veren olmak farklıdır. Aile konutu, malik eşin kendi borcu kadar üçüncü kişinin, şirketin veya müşterek çocuğun borcuna teminat gösterilse de açık rıza koşulu incelenir. Müşterek çocuğun kullandığı kredi nedeniyle ipotek kurulması, diğer eşin rıza verdiğini otomatik olarak göstermez.

Rıza yazılı olmak zorunda mıdır; bilgisi olmak yeterli midir?

TMK m. 194, rızanın geçerliliği için genel ve mutlak bir yazılı şekil şartı öngörmez. Bununla birlikte aranan irade belirli ipotek işlemine yönelik, açık ve tereddütsüz olmalıdır. Eşin kredinin varlığını bilmesi, banka şubesine gitmiş olması, aile bütçesinden taksit ödenmesi veya borçlu kişiyi tanıması tek başına açık ipotek rızası anlamına gelmez. Uygulamada yazılı eş muvafakatnamesi işlemin ve rızanın kapsamını ortaya koyan temel belgedir; bu belgenin gerçekliği ve içeriği ayrıca denetlenir.

Rızanın hiç bulunmaması ile var olduğu ileri sürülen rızanın hangi işlemleri kapsadığı ayrı uyuşmazlıklardır. Özellikle üst sınır ipoteği, genel kredi sözleşmesi ve ileride kullandırılacak krediler bakımından rıza metninin tarihi, kapsamı ve hangi ipotek kaydına ilişkin olduğu önemlidir.

Eşin rızası olmadan konulan ipoteğin hukukî sonucu nedir?

İpotek kendiliğinden tapudan silinir mi?

Açık rızası alınmayan malik olmayan eş, TMK m. 194'e aykırı ipoteğin geçersizliğini ileri sürerek kaldırılmasını talep edebilir. Ancak ipotek kaydı kendiliğinden silinmez. Alacaklının usulüne uygun fek/terkin talebi veya mahkeme hükmünün sicilde uygulanması gibi bir hukuki işleme ihtiyaç vardır. Dava açılması da ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılmış icra takibini kendiliğinden durdurmaz.

Borç ilişkisinin varlığı ile taşınmaz üzerinde kurulmuş ipoteğin geçerliliği birbirine karıştırılmamalıdır. İpotek kaldırıldığında dahi kredi sözleşmesindeki asıl borcun, varsa kefalet veya diğer teminatların ayrı hukuki dayanakları devam edebilir. İpotek uyuşmazlığı bu yükümlülüklerin tamamını otomatik sona erdirmez.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.04.2015 tarihli kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 15.04.2015, E.2013/2-2056, K.2015/1201. Uyuşmazlıkta aile konutu, aynı evde oturan müşterek çocukların şirket kredisine güvence gösterilmişti. Özel Dairenin eşin işlemden haberdar olduğu yönündeki değerlendirmesine karşı Hukuk Genel Kurulu, salt bilgi veya hayatın olağan akışı çıkarımının açık rıza yerine geçmeyeceğini belirterek ipoteğin kaldırılması yönündeki direnme kararını onadı. Aile konutu şerhinin bulunmaması da işlemin geçerliliğine tek başına dayanak oluşturmadı. Kararın erişilebilir tam metni.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 07.05.2024 tarihli kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 07.05.2024, E.2023/8582, K.2024/3209. Davacı eşin, sonraki bir ipotek belgesini imzalamış olması ve ilk işlemden haberdar sayılması, dava konusu ilk ipotek yönünden açık rızanın varlığını kendiliğinden göstermedi. Daire, ipoteğin kaldırılması gerektiği yönünde bozma kararı verdi. Bu karar, işlemler arasındaki rıza ayrımını göstermesi bakımından önemlidir. Kararın erişilebilir tam metni.

Aile konutu şerhi yoksa ipotek kaldırılması istenebilir mi?

Şerh aile konutu hakkını kurmaz, mevcut niteliği açıklar

TMK m. 194/3, malik olmayan eşe tapu kütüğüne aile konutu şerhi verilmesini isteme hakkı tanır. Yargıtay uygulamasında şerh kurucu değil açıklayıcı kabul edilir: konut şerh verildiği için aile konutu olmaz; aile konutu olduğundan şerh istenebilir. Dolayısıyla ipotek tarihinde şerh bulunmasa da konutun aile yaşamının merkezi olduğu ve gerekli açık rızanın bulunmadığı ispatlanırsa ipoteğin kaldırılması istenebilir.

Ancak “şerh yoksa hiçbir sorun çıkmaz” da, “şerh olmasa bütün ipotekler kesin iptal edilir” de doğru değildir. Taşınmazın aile konutu niteliği; imza, rıza, tapu ve kredi belgelerinin içeriği; daha sonra gerçekleşen devir veya icra işlemleri ayrıca incelenir. Bu meseleler serinin ikinci makalesinde ayrıntılandırılmaktadır.

Şerh için tapu müdürlüğüne başvurulabilir mi?

Evet. Malik olmayan eş, TMK m. 194/3 uyarınca tapu müdürlüğüne başvurabilir. Evlilik, tapu kaydı ve aile konutu niteliğine ilişkin kanıtların eşleştirilmesi gerekir. Şerh talebi geçmişte kurulmuş ipoteği kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Şerhin tesisi ve ipoteğin terkin edilmesi, farklı sonuçlar doğuran ayrı işlemlerdir.

İpoteğin kaldırılmasını kim, kime karşı ve nerede isteyebilir?

Malik olmayan eşin dava hakkı ve doğru davalılar

TMK m. 194'teki korumadan hareketle ipoteğin kaldırılmasını isteyen kişi kural olarak işlem sırasında açık rızası bulunması gereken malik olmayan eştir. Malik eşin kendi kurduğu ipoteği sonradan bu hükme dayanarak geçersiz saydırması, aynı dava hakkının kullanılması değildir; başka geçersizlik veya sözleşmesel sebep varsa bunlar ayrı değerlendirilir.

İpoteğin kaldırılması talebi, aynî teminat hakkından doğrudan yararlanan ipotek alacaklısına karşı yöneltilir; taşınmaz maliki eşin de taraf gösterilmesi, işlem ve tapu kaydı yönünden somut talep ile birlikte değerlendirilmelidir. Alacağın varlık yönetim şirketine devredilmiş olması, bankanın birleşmesi veya icra satışının gerçekleşmesi davalı belirlemesini değiştirebilir. Yalnız eski kredi sözleşmesindeki banka adına bakılarak taraf listesi oluşturulmamalıdır.

Görevli ve yetkili mahkeme

TMK m. 194 kaynaklı uyuşmazlıkta aile mahkemesi görevlidir. Taşınmaz üzerindeki aynî hakkın kaldırılmasını konu alan taleplerde HMK m. 12'nin taşınmazın bulunduğu yer mahkemesine ilişkin kesin yetki düzenlemesi gözetilmelidir. Davanın tapu iptali ve tescil ile birleşmesi, sonradan yeni maliklerin doğması gibi hâllerde dava ve yetki kapsamı ayrıca nitelendirilir.

Aile konutunun ve açık rıza yokluğunun ispatı nasıl yapılır?

Aile konutu niteliği işlem tarihine göre belirlenir

Davacı eş, konutun ipoteğin tesis edildiği tarihte gerçekten aile konutu olduğunu ileri sürmeli ve ispat etmelidir. Yalnız dava tarihindeki adres yeterli olmayabilir. Başlıca deliller şunlardır:

  • Tüm takyidatları ve yevmiye bilgilerini içeren tarihçeli tapu kaydı; ipotek resmi senedi ve banka kredi dosyası.
  • Evlilik ve nüfus kayıtları, işlem tarihine yakın MERNİS yerleşim yeri kayıtları, belediye veya kolluk araştırması.
  • Elektrik, su, doğal gaz, aidat ve internet abonelikleri, site yönetimi kayıtları, tebligatlar, okul kayıtları gibi hukuka uygun biçimde elde edilmiş fiilî yaşam belgeleri.
  • Aile konutu kullanımını olay ve dönem itibarıyla bilen tanıkların anlatımları; gerekiyorsa keşif ve bilirkişi incelemesi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.03.2025, E.2023/8051, K.2025/2339 sayılı kararında belediye yazısı, MERNİS bağlantısı, site yönetiminin de görüşüldüğü kolluk araştırması, faturalar ve resmî belgeleri birlikte ele almış; aile konutu olgusunun ispatlandığı yönünde bozma gerekçesi kurmuştur. Kararın erişilebilir tam metni.

Açık rızayı kim ispatlar?

İspat bakımından iki aşama birbirinden ayrılır. Aile konutu niteliğini ileri süren eş, o olguyu ortaya koymalıdır. Bunun ardından ipotek için gerekli açık rızanın alındığını ileri süren alacaklı veya tasarrufta bulunan taraf, rızanın varlığı, sahihliği ve kapsamını ispat etmekle yükümlüdür. Yalnız “rıza vermedim” beyanıyla her davanın kabulü de, bütün ispat yükünün rızası alınmayan eşte olduğu iddiası da isabetli değildir.

Muvafakatnamedeki imza inkâr edilirse

Eş muvafakatnamesi dosyaya sunulduğunda belge aslı, düzenlendiği tarih, imza ve teminatın kapsamı incelenmelidir. İmza inkârı hâlinde karşılaştırma imzalarıyla uzman teknik inceleme önem kazanır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 08.06.2026, E.2026/2302, K.2026/6250, tek belge inceleme ve grafoloji bilirkişisinin raporunu yeterli görmemiş; ehil bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği gerekçesiyle bozma kararı vermiştir. Bu karar imzanın sahte olduğuna karar vermemiş, eksik bilirkişi incelemesini bozma sebebi saymıştır. Kararın erişilebilir tam metni.

Resmî ipotek senedindeki muvafakat imzası inkâr edilirse ayrı dava gerekebilir

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 16.04.2025, E.2023/707, K.2025/240 sayılı kararında, tapu müdürlüğünde düzenlenen resmî ipotek senedindeki yazı ve imzanın davacı eşe ait olmadığı iddiasını ele almıştır. Kurul, HMK m. 208/4 uyarınca resmî senette sahtecilik iddiasının değerlendirilmesinde, senedi düzenleyen kişi veya kurumu da taraf gösteren ayrı bir dava açılması için mahkemece iki haftalık kesin süre verilmesi gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur. Bu usul, bankanın özel nitelikli muvafakat belgesindeki imza incelemesiyle mekanik biçimde aynı kabul edilmemelidir. Belgenin resmî senet mi, özel belge mi olduğu ve sahtelik iddiasının hangi aşamada ileri sürüldüğü ön incelemede belirlenmelidir. Kararın erişilebilir tam metni.

Bankanın iyi niyeti veya mevcut kredi borcu ipoteği geçerli kılar mı?

Bankanın tapu şerhine dayanması

Banka, tapuda aile konutu şerhi bulunmadığını ve sicile güvenerek işlem yaptığını savunabilir. Bununla birlikte TMK m. 194'ün emredici niteliği, taşınmazın kullanım biçimi, değerleme/ekspertiz raporu, banka çalışanlarının işlem öncesi bilgisi ve TMK m. 1023–1024'ün uygulanma koşulları birlikte değerlendirilir. Şerh bulunmaması, açık rıza aranmayan bir ipotek işlemi yaratmaz. Üçüncü kişilerin tapu siciline güven ilkesi de her somut olayda sınırsız koruma sağlamaz.

Gerçek ve kapsamı belirli muvafakatnamenin etkisi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 24.10.2024, E.2024/2796, K.2024/7865 sayılı onama kararında, incelenen davanın konusu olan 21.04.2014 tarihli ipoteğe, davacı eşin 15.04.2014 tarihli belgeyle rıza verdiği kabul edilmiştir. Aynı genel kredi sözleşmesi çerçevesinde daha sonra kullanılan krediler, somut muvafakatnamenin ve ipoteğin kapsamı içinde değerlendirilmiştir. Bu karardan bütün gelecekteki işlemler için sınırsız ve soyut rızanın her durumda geçerli olduğu sonucu çıkarılamaz; belgenin tam metni ve somut teminat ilişkisi belirleyicidir. Kararın erişilebilir tam metni.

İcra takibi, boşanma ve ölüm süreci değiştirir mi?

İpoteğin paraya çevrilmesi takibi başlamışsa

Alacaklı ipoteğin paraya çevrilmesini istemişse tapu davasına ek olarak icra dosyası, kıymet takdiri, satış ilanı, ihale ve tebligat kayıtları gecikmeden incelenmelidir. İpoteğin kaldırılması davası takibi veya ihaleyi kendiliğinden durdurmaz. Geçici hukuki koruma talebinin konusu, yetkili mahkeme, teminat ve mevcut icra aşaması ayrıca belirlenir. Satış tamamlanmışsa yalnız “ipoteğin kaldırılması” sonucuyla yetinilemeyebilir; tapu iptali ve tescil ile üçüncü kişi hakları gündeme gelebilir.

Boşanma kesinleşirse

Aile konutu koruması evlilik birliğinin varlığına bağlıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 22.01.2026, E.2025/6377, K.2026/793, dava sürerken boşanma hükmü kesinleştiği için ipoteğin kaldırılması davasının konusuz kaldığına; giderler bakımından davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun değerlendirilmesine karar verilmesi gerektiğine işaret etmiştir. Devam eden boşanma davası tek başına kesinleşme değildir. Kararın erişilebilir tam metni.

Malik eş veya malik olmayan eş ölürse

Ölen kişinin hangi eş olduğu kritik bir ayrımdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 28.04.2026, E.2025/9149, K.2026/4777, malik eşin dava açılmadan önce veya dava sırasında ölmesinin, sağ kalan malik olmayan eşin geçmişte rızası alınmadan kurulan ipoteğe karşı dava açmaktaki hukukî yararını tek başına ortadan kaldırmadığını belirtmiştir. Buna karşılık Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 21.05.2024, E.2023/4693, K.2024/3686, korunan malik olmayan davacı eşin ölmesi üzerine TMK m. 194'e dayalı kişisel korumanın mirasçılara geçmeyeceği ve davanın konusuz kaldığı sonucuna ulaşmıştır. Dolayısıyla “eşin ölümü hâlinde ipotek davası her zaman sürer” şeklinde genel ifade doğru değildir. 2026 tarihli karar · 2024 tarihli karar.

İpoteğin kaldırılmasında uygulanabilir yol haritası

  1. İşlem zamanını sabitleyin. İpotek tarihi, yevmiye numarası, alacaklı, kredi ve teminat kayıtlarını edinin.
  2. Konutun o tarihteki niteliğini ispatlayın. Adres, fiilî kullanım, yönetim, faturalar ve tanıkları birlikte hazırlayın.
  3. Rıza incelemesini yapın. Belge yokluğu, imzanın aidiyeti, açık irade ve muvafakat kapsamını ayırın.
  4. Devir ve icra durumunu öğrenin. Satış, ihale, yeni malik veya alacağın devri varsa talep ve tarafları yeniden değerlendirin.
  5. Geçici koruma ihtiyacını belirleyin. Dava ve icra başvurularının kendiliğinden aynı sonuçları doğurmadığını gözetin.
  6. Hükmün tapuda uygulanmasını takip edin. Mahkeme kararının kesinleşme ve uygulanabilirlik durumu ile terkin işleminin fiilen tamamlandığını kontrol edin.

Sonuç

Aile konutuna eşin açık rızası alınmadan ipotek konulması TMK m. 194 bakımından ciddi bir geçerlilik sorunudur. Ancak değerlendirme yalnız evlilik cüzdanı veya tapuda şerh bulunmaması üzerinden yapılamaz. İpotek tarihindeki aile konutu niteliği, gerçek ve işleme özgü rıza, kredi belgesinin kapsamı, bankanın savunmaları, icranın aşaması ve evliliğin sonraki seyri birlikte incelenmelidir. Koruma talebinin esaslı kısmı kadar, satışın önlenmesi gerektiğinde zamanında tedbir istenmesi ve kararın tapuda uygulanmasının takip edilmesi de önem taşır.

Sıkça Sorulan Sorular

Aile konutuna eşimin haberi olmadan ipotek konulursa ne yapabilirim?

İpotek tarihinde taşınmaz aile konutuysa ve açık rızanız alınmadıysa TMK m. 194'e dayanılarak aile mahkemesinde ipoteğin kaldırılması istenebilir. Öncelikle tapu ve kredi kayıtları, aile konutu kullanımının delilleri ve mevcut icra durumu incelenmelidir.

Tapuda aile konutu şerhi yoksa dava açabilir miyim?

Evet. Şerh açıklayıcıdır, korumanın tek kurucu unsuru değildir. Bununla birlikte ipotek tarihinde taşınmazın gerçekten aile konutu olduğu somut delillerle kanıtlanmalıdır.

Eşim şirket kredisi için evimizi ipotek ettirmişse durum değişir mi?

Sadece borcun şirkete veya müşterek çocuğa ait olması açık rıza koşulunu ortadan kaldırmaz. Ancak varsa muvafakatnamenin hangi kredi ve ipotek işlemlerini kapsadığı incelenir.

İpoteğin kaldırılması asıl kredi borcunu da siler mi?

Hayır. İpotek aynî teminattır. Asıl kredi, kefalet ve diğer yükümlülüklerin geçerliliği ayrı hukuki ilişkiler uyarınca değerlendirilir.

Boşanma davam devam ederken ipoteğin kaldırılmasını isteyebilir miyim?

Boşanma kararının kesinleşmemiş olması tek başına TMK m. 194 korumasını sona erdirmez. Ancak yargılama sırasında boşanma kesinleşirse davanın konusuz kalması gibi önemli usul sonuçları doğabilir.

İpoteğin kaldırılması davası icra satışını durdurur mu?

Hayır, kendiliğinden durdurmaz. İcra dosyasının aşaması incelenerek geçici koruma koşulları ve icra hukukundaki gerekli başvurular ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynakça

1 — 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, özellikle m. 2, 193, 194, 240, 652, 1023 ve 1024; Anayasa Mahkemesinin mevzuat ve içtihat aktarımlarını içeren Menşure İşler kararı.

2 — 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m. 12 ve m. 389–393.

3 — Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 16.04.2025, E.2023/707, K.2025/240; HMK m. 208/4 ve resmî senette sahtelik iddiası; tam karar.

4 — Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 15.04.2015, E.2013/2-2056, K.2015/1201; tam karar.

5 — Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 13.10.2021, E.2021/4627, K.2021/7256; tam karar.

6 — Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 07.05.2024, E.2023/8582, K.2024/3209; tam karar.

7 — Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 24.10.2024, E.2024/2796, K.2024/7865; tam karar.

8 — Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.03.2025, E.2023/8051, K.2025/2339; tam karar.

9 — Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 21.05.2024, E.2023/4693, K.2024/3686; tam karar.

10 — Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 22.01.2026, E.2025/6377, K.2026/793; tam karar.

11 — Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 28.04.2026, E.2025/9149, K.2026/4777; tam karar.

12 — Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 08.06.2026, E.2026/2302, K.2026/6250; tam karar.

13 — Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, E-Terkin uygulaması ve sıkça sorulan sorular.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları